Hisse Senedi Mülkiyet Tespiti ve Kaydileştirilmesi

İçindekiler

Hisse Senedi Mülkiyet Tespiti ve Kaydileştirilmesi

Hisse Senedi Mülkiyet Tespiti ve Kaydileştirilmesi (2026)

Hisse Senedi Mülkiyet Tespiti Nedir?

Hisse senedi mülkiyet tespiti, bir anonim ortaklıktaki pay sahipliği sıfatının hukuki olarak kime ait olduğunun, bu aidiyetin hangi tarihte başladığının ve üçüncü kişilere karşı ne şekilde ispat edilebileceğinin belirlenmesi sürecidir. Modern hukuk sisteminde bu tespit, yalnızca pay senedinin fiziksel olarak elde bulundurulmasıyla değil, senedin türüne göre değişkenlik gösteren dijital veya resmi kayıt zinciriyle doğrulanır. Halka açık şirketlerde mülkiyetin tespiti Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) nezdindeki hesap kayıtlarına dayanırken, halka kapalı şirketlerin hamiline yazılı paylarında mülkiyetin şirket ve üçüncü kişiler nezdinde hüküm ifade edebilmesi için zilyetliğin devrinin yanı sıra MKK’ya bildirim yapılması ve tekil numara ile eşleştirilmesi zorunludur.

Nama yazılı paylarda ise temel tespit aracı şirket pay defteridir; zira şirketle olan ilişkilerde ve paya bağlı mali (temettü, rüçhan) veya yönetimsel (oy hakkı, genel kurula katılım) hakların kullanılmasında, kural olarak sadece pay defterinde veya merkezi kayıt sisteminde adı geçen kişi hak sahibi kabul edilir.

Hisse Senedi Sahipliği Nasıl İspat Edilir?

Hisse senedi sahipliğinin ispatı, senedin türüne ve şirketin niteliğine göre farklılık gösteren katmanlı bir usule tabidir. Borsada işlem gören kaydi paylarda ispat, tamamen Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) nezdindeki elektronik kayıtlar üzerinden gerçekleştirilir; bu sistemde mülkiyet hesaben izlendiği için hak sahipliği ancak sistemdeki bakiye bilgisiyle kanıtlanabilir.

Halka kapalı anonim şirketlerin hamiline yazılı pay senetlerinde ise ispat süreci, 2021 yılındaki yasal değişiklikle birlikte fiziksel zilyetliğin ötesine geçmiştir; pay sahibi olduğunu iddia eden kişinin senedi elinde bulundurmasının yanı sıra, devrin MKK’ya bildirilmiş olması ve senedin sistemdeki tekil numara ile kendi adına kaydedilmiş olması şarttır.Nama yazılı pay senetlerinde ispat, senedin usulüne uygun cirosu ve teslimine ek olarak şirket pay defterine yapılan kayıtla tamamlanır; zira Türk Ticaret Kanunu uyarınca şirketle olan ilişkilerde sadece pay defterinde kayıtlı olan kimse pay sahibi olarak tanınır. 

Kaydileştirme Nedir? Hisse Senetlerinde Kaydi Sistem Nasıl Çalışır?

Kaydileştirme, sermaye piyasası araçlarının (hisse senedi, tahvil vb.) fiziksel olarak kağıda basılması yerine, elektronik ortamda, bilgisayar kayıtları aracılığıyla izlenmesidir. Geleneksel sistemde kıymetli evrak niteliği taşıyan kağıt parçaları mülkiyeti temsil ederken, kaydi sistemde bu haklar sayılar ve dijital verilerle ifade edilir. Türk hukukunda bu sistemi yürütmekle görevli temel kuruluş Merkezi Kayıt Kuruluşu’dur (MKK).​ Hisse senetlerinde kaydi sistemin çalışma mekanizması şu temel adımlar ve ilkeler üzerine kuruludur:

  • ​Fiziki Senetlerin Ortadan Kalkması: Şirketler paylarını kaydileştirmeye karar verdiklerinde, ellerinde bulunan fiziksel senetleri MKK’ya teslim ederler ve bu senetler imha edilerek hükümsüz hale gelir. Yeni ihraç edilen paylar ise hiç basılmadan doğrudan elektronik olarak oluşturulur.
  • ​İsme Açılmış Hesaplar: Kaydi sistemde paylar, nama veya hamiline yazılı olmalarına bakılmaksızın, hak sahipleri adına bankalar veya aracı kurumlar (MKK üyeleri) nezdinde açılan alt hesaplarda izlenir. MKK, bu sistemin en üstünde tüm kayıtların ana veritabanını tutar.
  • ​Hakların Elektronik Transferi: Bir hisse senedi satıldığında, fiziksel bir kağıdın el değiştirmesi yerine, bir hesaptan diğerine dijital virman yapılır. Madde 27 uyarınca, bu devrin üçüncü kişilere karşı hüküm ifade etmesi için MKK’ya yapılan elektronik bildirim tarihi esas alınır.
  • ​Hakların Kullanımı ve Takibi: Kar payı (temettü) dağıtımı, bedelsiz pay alımı veya genel kurul katılımı gibi işlemler, sistemdeki gün sonu kayıtlarına göre otomatik olarak belirlenir. Örneğin, genel kurula katılabilecekler listesi MKK sisteminden alınan pay sahipleri çizelgesi ile kesinleşir.
  • ​Entegrasyon ve Kripto Varlık Dönüşümü: SPK m.13 uyarınca sermaye piyasası araçlarının sadece MKK sisteminde değil, kurulun izin vermesi halinde kripto varlık olarak da ihraç edilebilmesine ve blokzincir tabanlı elektronik ortamlarda izlenmesine olanak tanımaktadır.

Kağıt (Fiziki) Hisse Senetlerinin Kaydileştirilmesi Nedir?

Kağıt (fiziki) hisse senetlerinin kaydileştirilmesi, şirketler tarafından bastırılmış olan fiziksel pay senetlerinin hukuki geçerliliğini yitirerek, temsil ettikleri hakların dijital ortamda kayıt altına alınması sürecidir. Bu süreçte, kıymetli evrak niteliğindeki kağıt parçaları imha edilmek üzere toplanır ve yerini MKK nezdinde tutulan elektronik hesaplara bırakır. Kaydileştirme ile birlikte mülkiyetin ispatı, senedin fiziksel olarak elde bulundurulmasından çıkarak sistem üzerindeki kayıtlı bakiye bilgisine dayanmaya başlar. Sermaye Piyasası Kanunu’nun 13. maddesi uyarınca, kaydileştirilmesine karar verilen senetlerin teslimi zorunludur; teslim edilmeyen senetler borsada işlem göremez ve bunlara bağlı mali ile yönetimsel haklar (temettü, oy hakkı vb.) kayıt işlemi tamamlanana kadar kullanılamaz.

Fiziki Hisse Senetlerinin Kaydileştirilmesi Zorunlu mudur?

Fiziki hisse senetlerinin kaydileştirilmesi, şirketin niteliğine ve tabi olduğu mevzuata göre farklı bir zorunluluk rejimine tabidir. Halka açık anonim şirketler için kaydileştirme, Sermaye Piyasası Kanunu’nun 13. maddesi uyarınca tamamen zorunludur; bu kapsamda olan payların senede bağlanmaksızın elektronik ortamda ihracı esastır ve kaydileştirilme kararı verilen senetlerin teslim edilmemesi halinde, bu paylara bağlı mali ve yönetimsel haklar kayıt işlemi tamamlanana kadar kendiliğinden donar.

Buna karşın, halka kapalı anonim şirketler için payların tamamen dijitalleşmesi (fiziki senedin yok edilmesi) anlamında bir zorunluluk bulunmamakla birlikte, hamiline yazılı pay senetleri bakımından 2021 yılından itibaren bildirim zorunluluğu getirilmiştir. Bu şirketlerde paylar fiziki olarak basılmaya devam etse dahi, senedin mülkiyet bilgilerinin ve devirlerinin Merkezi Kayıt Kuruluşu’na bildirilmesi kanuni bir zorunluluktur; aksi takdirde pay sahibi genel kurulda oy kullanamaz ve kâr payı alamaz.

Kağıt Hisse Senetlerinin Kaydileştirilmesi Nasıl Yapılır?

Kağıt hisse senetlerinin kaydileştirilmesi veya kayıt altına alınması süreci, senedin türüne ve şirketin statüsüne göre belirlenen yasal prosedürlerin izlenmesiyle gerçekleştirilir. Halka açık şirketlerde bu süreç, Sermaye Piyasası Kanunu hükümleri uyarınca fiziki senetlerin şirket veya aracı kurumlar aracılığıyla toplanarak Merkezi Kayıt Kuruluşu’na teslim edilmesi ve bu senetlerin sistemde iptal edilerek hak sahipleri adına açılan elektronik hesaplara tanımlanmasıyla tamamlanır.

Halka kapalı anonim şirketlerin hamiline yazılı pay senetlerinde ise süreç, senedin imha edilmesini değil, mülkiyet bilgilerinin dijital bir sicile işlenmesini kapsar; bu doğrultuda pay sahipleri, ellerindeki senetlerle birlikte şirkete başvurur, yönetim kurulu senedin geçerliliğini kontrol ettikten sonra MKK sistemine bildirimde bulunur ve sistem tarafından her bir senet için üretilen tekil numara senedin üzerine yazılarak kayıt işlemi sonlandırılır. Nama yazılı paylarda ise kaydileştirme zorunluluğu bulunmamakla birlikte, şirketler kendi kararlarıyla pay defteri kayıtlarını MKK sistemiyle entegre ederek mülkiyetin dijital takibini sağlayabilirler.

Kaydileştirme Sürecinde MKK (Merkezi Kayıt Kuruluşu) Rolü

Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK), kaydileştirme sürecinde sistemin merkezinde yer alan; mülkiyetin dijital izini süren, kayıtları tutan ve hukuki güvenliği sağlayan tek yetkili kuruluştur. Sermaye Piyasası Kanunu’nun 13. ve 27. maddeleri ile Türk Ticaret Kanunu’nun 489. maddesi uyarınca MKK, payların senede bağlanmaksızın elektronik ortamda izlenmesini sağlar ve hak sahiplerinin kimlik bilgilerini, sahip oldukları pay miktarını ve bu paylar üzerindeki her türlü kısıtlamayı (haciz, rehin vb.) veri tabanında muhafaza eder.

Merkezi Kayıt Kuruluşu, halka açık şirketlerde payların kaydileştirilerek tamamen elektronik ortamda izlenmesini sağlarken; halka kapalı anonim şirketlerde hamiline yazılı payları Hamiline Pay Kayıt Sistemi aracılığıyla her bir fiziki senetle ilişkilendirerek kayıt altına alır. Genel kurul toplantıları öncesinde pay sahipleri çizelgesini hazırlayarak hak sahipliğini tevsik eden MKK, pay devri gibi işlemlerin kendi nezdinde kayıt altına alınması suretiyle mülkiyet değişikliklerinin hüküm ifade etmesini ve paya bağlı hakların üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir hale gelmesini sağlayan bir rol üstlenmektedir.

Hisse Senedi Mülkiyetinin Kaydileştirme Yoluyla Tescili

Hisse senedi mülkiyetinin kaydileştirme yoluyla tescili, mülkiyetin ispatını fiziksel bir senede zilyet olmaktan çıkarıp, bu hakkın merkezi bir elektronik sistemde kayıt altına alınmasına dayandıran hukuki bir dönüşümdür. Paylaştığın Sermaye Piyasası Kanunu’nun 13. ve Türk Ticaret Kanunu 489. maddesi uyarınca bu tescil süreci, mülkiyetin devrinin üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi için kurucu bir nitelik kazanmıştır. Kaydileştirme yoluyla tescil; payların, hak sahiplerinin isimlerine açılmış hesaplarda hesaben izlenmesi ve her türlü mülkiyet değişikliğinin Merkezi Kayıt Kuruluşu  sistemine bildirilmesiyle gerçekleşir. Bu sistemde, pay üzerindeki hakların doğumunda ve devrinde fiziksel teslimatın yerini elektronik veri girişi alırken, tescil anı olarak bildirimin MKK sistemine ulaştığı tarih ve saat esas alınır.

Hisse Senedi Kaydı Bulunmayan Durumlarda Ne Yapılmalı?

​Anonim şirkette hamiline yazılı pay sahibi olunmasına rağmen ilgili pay senedinin Merkezi Kayıt Kuruluşu sisteminde kaydının ve tekil numarasının bulunmaması halinde izlenmesi gereken süreç, öncelikle pay sahibinin fiziki senediyle birlikte şirkete yazılı başvuruda bulunmasıyla başlar. Bu başvuru üzerine şirket yönetim kurulu, ibraz edilen senedin gerçekliğini ve şirket pay defterindeki kayıtlarla uyumunu incelemekle yükümlüdür. Yapılan incelemenin ardından şirket, başvurucuya ve senede ilişkin bilgileri en geç beş iş günü içinde Merkezi Kayıt Kuruluşu’na bildirir. Son aşamada ise MKK sistemi tarafından oluşturulan tekil numara senede işlenir ve bu işlemle birlikte payın kaydileştirilmesine ilişkin tescil süreci tamamlanmış olur.

Kaydileştirilmemiş Hisse Senetlerinde Hak Kaybı Olur mu?

Kaydileştirilmemiş veya yasal süresi içinde Merkezi Kayıt Kuruluşu’na (MKK) bildirilmeyen hisse senetlerinde, mülkiyet hakkı tamamen sona ermese de bu hakka bağlı yetkilerin kullanımı bakımından ciddi bir hukuki kısıtlama, yani hakların donması söz konusu olur. Türk Ticaret Kanunu’nun 489. maddesi ve 6 Nisan 2021 Tairhli madde 10 uyarınca, hamiline yazılı pay senetlerinin MKK’ya bildirilmemesi durumunda, pay sahipleri bu bildirim yapılıncaya kadar Kanundan doğan paya bağlı haklarını kullanamazlar. Bu durum, pay sahibinin genel kurul toplantılarına katılamaması, oy kullanamaması, kâr payı (temettü) alamaması ve rüçhan haklarından yararlanamaması anlamına gelir. Ayrıca, bildirimi yapılmamış bir senedin devri şirket ve üçüncü kişiler nezdinde hüküm ifade etmeyeceği için mülkiyetin devredilmesi veya payın teminat gösterilmesi gibi hukuki işlemler de geçersizlik riskiyle karşılaşır.

Hisse Senedi Mülkiyet Tespiti Davası Nedir?

Hisse senedi mülkiyet tespiti davası, bir anonim şirketteki payların aidiyeti konusunda ihtilaf çıkması durumunda, gerçek hak sahibinin mahkeme kararıyla belirlenmesini sağlayan bir hukuki yoldur. Özellikle hamiline yazılı paylarda MKK bildiriminin yapılmaması, pay defteri kayıtlarındaki usulsüzlükler, senedin zayi olması veya iktisap sebebindeki (devir sözleşmesi, miras vb.) uyuşmazlıklar bu davanın temel gerekçelerini oluşturur. Hukuki niteliği itibarıyla bir tespit davası olan bu süreçte mahkeme; senedin fiziksel zilyetliğini, iktisap belgelerini ve MKK nezdindeki kayıt geçmişini inceleyerek mülkiyetin kime ait olduğuna karar verir. Davacı taraf, pay sahibi olduğunu ancak kayıtların eksikliği veya yanlışlığı nedeniyle haklarını (oy kullanma, temettü alma) kullanamadığını ispat ederek, mevcut hukuki belirsizliğin giderilmesini ve mülkiyetinin resmiyet kazanmasını talep eder.

Hisse Senedi Sahipliği Uyuşmazlıklarında Açılabilecek Davalar

Hisse senedi sahipliği uyuşmazlıklarında başvurulabilecek davalar, uyuşmazlığın kaynağına ve talep edilen hukuki korumaya göre çeşitlilik gösterir. Bu süreçte en temel yol, pay sahipliği sıfatının kime ait olduğunun belirlenmesini amaçlayan pay sahipliğinin tespiti davası iken; mülkiyetin haksız bir şekilde başkası adına kaydedildiği durumlarda pay defterinin düzeltilmesi (veya silinmesi) davası ikame edilir. Eğer uyuşmazlık bir genel kurul kararına dayanıyorsa genel kurul kararının iptali veya butlanının tespiti davaları gündeme gelirken, yönetimin pay sahibini haksız yere engellemesi durumunda paya bağlı mali ve yönetimsel hakların kullandırılmasına yönelik eda davaları açılabilir.

Hisse Senedi Mülkiyetinin Tespiti İçin Gerekli Belgeler

Hisse senedi mülkiyetinin tespiti için gerekli belgeler, senedin türüne ve şirketin kayıt rejimine göre mülkiyetin ispatını sağlayacak hukuki delillerden oluşur. Halka kapalı şirketlerin hamiline yazılı paylarında en kritik belgeler; her bir pay senedi için Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından üretilen tekil numarayı içeren pay senedinin aslı, senedin teslim alındığına dair Tebliğ ekindeki formlar ve devir yapılmışsa devralan tarafından MKK’ya yapılan bildirimi kanıtlayan ekran çıktıları veya sistem bildirimleridir. Nama yazılı paylarda ise payın usulüne uygun ciro edildiğini gösteren senet arkasındaki imza zinciri ile mülkiyetin tescil edildiği şirket pay defterinin onaylı sureti temel ispat aracıdır.

Borsada işlem gören kaydi paylarda mülkiyetin tespiti için aracı kurumlardan veya MKK’nın e-Yatırımcı uygulamasından alınan, payların hesaben mülkiyetini gösteren bakiyesi doğrulanmış hesap dökümleri istenir. Miras veya cebri icra gibi durumlarda ise bu belgelere ek olarak veraset ilamı, kesinleşmiş mahkeme kararı veya icra müdürlüğünün mülkiyet geçişini belgeleyen yazıları, mülkiyetin tespiti sürecinde sunulması gereken hukuki dayanakları oluşturur.

Hisse Senedi Devir İşlemleri ve Kaydi Sistem Üzerinden Takibi

Hisse senedi devir işlemleri ve bu sürecin kaydi sistem üzerinden takibi, Türk Ticaret Kanunu’nun 489. maddesi ve 31466 sayılı tebliğ madde 10 uyarınca fiziksel teslimat ile dijital bildirimin birleştiği bir usule tabidir. Hamiline yazılı pay senetlerinin devrinde, senedin zilyetliğinin devralana geçirilmesi mülkiyetin intikali için temel şart olsa da, bu devrin şirket ve üçüncü kişiler nezdinde hüküm ifade edebilmesi için devralan tarafından Merkezi Kayıt Kuruluşu’na elektronik ortamda bildirilmesi zorunludur.

Devir işlemi gerçekleştikten sonra, devralan kişi e-Devlet veya MKK’nın e-Yatırımcı portalı üzerinden payın kendi adına tescil edilip edilmediğini, senedin tekil numarası üzerinden anlık olarak takip edebilmektedir. Bu kaydi takip mekanizması sayesinde, payın devri üzerindeki belirsizlikler ortadan kalkmakta; devir bildirimi yapıldığı andan itibaren paya bağlı oy ve temettü gibi haklar yeni malik tarafından kullanılabilir hale gelmektedir.

Ortaklık Haklarının Kullanılabilmesi İçin Kaydileştirme Şartı

Ortaklık haklarının kullanılabilmesi için kaydileştirme veya kayıt altına alınma şartı, paylaştığın Türk Ticaret Kanunu’nun 489. maddesi ve Sermaye Piyasası Kanunu’nun 13. maddesi uyarınca mülkiyetin ötesinde bir hak kullanma engeli teşkil eder. Halka açık şirketlerde paylar tamamen dijitalleştiği için kaydileştirme işlemi yapılmadan herhangi bir hakkın kullanılması fiziken imkansızken; halka kapalı şirketlerin hamiline yazılı paylarında bu şart, senedin Merkezi Kayıt Kuruluşu’na bildirilmesi şeklinde tecelli eder.

Yasal düzenlemeye göre, hamiline yazılı pay senedine sahip olanlar, senedin MKK sistemine kaydı yapılmadığı ve bu kayıt üzerinden adlarına bir tekil numara üretilmediği sürece, genel kurul toplantılarına katılamaz, oy kullanamaz, kar payı (temettü) alamaz ve rüçhan haklarını işletemezler. Şirket yönetimleri, genel kurul hazırlık aşamasında yalnızca MKK’dan alınan Pay Sahipleri Çizelgesinde ismi yer alan kişileri hazirun cetveline dahil etmekle yükümlü olduklarından, bildirim şartını yerine getirmeyen ortaklar senedin fiziki varlığına rağmen şirkete karşı pay sahipliğinden doğan yetkilerini ileri süremezler.

Hisse Senedi Kaydileştirme Sürecinde SPK Düzenlemeleri

Sermaye Piyasası Kanunu’nun 13. maddesi ve ilgili Kaydileştirme Tebliği uyarınca, halka açık anonim şirketlerin paylarının senede bağlanmaksızın ihraç edilmesi ve Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde hak sahipleri adına açılan hesaplarda takibi zorunludur. SPK mevzuatı, kaydileştirme kararı alınan payların fiziki senetlerinin şirkete teslim edilmesini, teslim edilmeyen senetlerin ise hukuken kıymetli evrak niteliğini yitirerek borsada işlem görme ve ortaklık haklarını kullanma yetkisini kaybetmesini hükme bağlar. Kurulun getirdiği bu düzenlemeler; mülkiyetin tescilinde şeffaflığı sağlama, sahtecilik ve kaybolma risklerini bertaraf etme ve tüm sermaye piyasası işlemlerinin anlık olarak denetlenmesine imkan tanıyan dijital bir altyapı kurma amacı taşır.

Hisse Senedi Mülkiyet Tespiti Davasında Görevli Mahkeme

Hisse senedi mülkiyet tespiti davasında görevli mahkeme, uyuşmazlığın ticari bir işten kaynaklanması ve anonim şirketler hukukuna ilişkin olması nedeniyle Asliye Ticaret Mahkemeleridir. Türk Ticaret Kanunu’nun 4. ve 5. maddeleri uyarınca, şirketler hukukundan doğan bu tür uyuşmazlıklar mutlak ticari dava niteliğinde kabul edildiğinden, davanın değerine bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görülmesi zorunludur. MKK bildirim yükümlülükleri çerçevesinde açılacak bu davalarda, özellikle hamiline yazılı payların mülkiyetinin tespiti ve kayıt altındaki uyuşmazlıkların giderilmesi teknik bir yargılama gerektirdiğinden, ticaret mahkemelerinin uzmanlığına başvurulur. Asliye ticaret mahkemesinin bulunmadığı küçük yerlerde ise bu davalara, asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemeleri bakmakla görevlidir.

Hisse Senedi Uyuşmazlıklarında Zamanaşımı Süreleri

Hisse senedi uyuşmazlıklarında zamanaşımı süreleri, davanın hukuki niteliğine ve dayandığı uyuşmazlığın türüne göre farklılık göstermektedir. Türk Ticaret Kanunu’nun 560. maddesi uyarınca, genel kural olarak şirket ortaklarının, yöneticilerin ve denetçilerin sorumluluklarına dayanan tazminat davaları, davacının zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halükarda zararı doğuran fiilin meydana geldiği tarihten itibaren 5 yıllık hak düşürücü süreye tabidir.

Ancak doğrudan mülkiyet hakkına dayanan ve pay sahipliğinin tespiti ile pay defterinin düzeltilmesini amaçlayan davalar, mülkiyet hakkının ayni niteliği gereği kural olarak herhangi bir zamanaşımına tabi değildir; zira mülkiyet hakkı, o hakka sahip olunduğu sürece her zaman ileri sürülebilir. Buna karşın, genel kurul kararlarının iptaline ilişkin uyuşmazlıklarda, kararın alındığı tarihten itibaren 3 aylık oldukça kısa ve kesin bir hak düşürücü süre öngörülmüştür. Kar payı (temettü) alacaklarında ise Türk Borçlar Kanunu’nun genel hükümleri uyarınca 5 yıllık zamanaşımı süresi kıyasen uygulanır.

Hisse Senedi Kaydı ile İlgili Yargı Kararları

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2020/1632 E., 2021/2252 K. kararında, anonim şirkette nama yazılı payların devri, pay defterine kayıt ve kaydileştirme süreçlerinin pay sahipliğinin belirlenmesindeki rolü ele alınmıştır. Davacı, fiziken elinde bulundurduğu hisse senetlerine dayanarak pay sahipliğinin tespitini, geçmişte yapılan devrin geçersizliğini ve payların kendi adına tescili ile Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde kaydileştirilmesini talep etmiş; ancak yargılama sonucunda davacının hisse devrini bizzat talep ettiği, devrin yönetim kurulu kararıyla pay defterine işlendiği ve bedelin ödendiği, ayrıca yaklaşık 17 yıl boyunca pay sahipliğine ilişkin herhangi bir hak ileri sürmediği tespit edilmiştir.

Yargıtay, ticaret sicili ve pay defteri kayıtlarının aleniyeti karşısında bu kayıtların esas alınacağını, fiziki hisse senedi zilyetliğinin tek başına pay sahipliğini ispatlamaya yeterli olmadığını ve kaydileştirme ile sicil kayıtlarına yansımayan iddiaların uzun süre ileri sürülmemesi halinde dürüstlük kuralı gereği korunamayacağını vurgulayarak davanın reddine ilişkin kararı onamıştır.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/6566 E., 2024/2950 K. kararında, murisin anonim şirketteki pay sahipliğinin ve pay miktarının tespiti talebi, özellikle kaydileştirme sistemi ve buna bağlı hak kayıpları iddiaları çerçevesinde incelenmiştir. Davalı taraf, sermaye piyasası mevzuatı uyarınca fiziki hisse senetlerinin Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde kaydileştirilmesi gerektiğini, süresinde kaydileştirme yapılmaması halinde hakların kaybedileceğini ileri sürmüş ise de, yargılama sürecinde murisin şirketin kuruluşundan itibaren pay sahibi olduğu, sermaye artışları ve birleşme işlemleri sonucunda pay sayısının arttığı ve bu payların karşılığının bilirkişi incelemesiyle belirlendiği kabul edilmiştir.

Ayrıca, 6362 sayılı Kanun’un ilgili hükmünün iptali sonrasında, kaydileştirilmeyen paylar bakımından yatırımcıların Yatırımcı Tazmin Merkezi nezdinde talepte bulunabilme imkânının doğduğu, bu nedenle davacıların pay sahipliğinin tespitini istemekte hukuki yararlarının bulunduğu ve mülkiyet hakkına dayalı bu tür taleplerin zamanaşımına tabi olmadığı vurgulanmıştır. Yargıtay, kaydileştirme sisteminin varlığına rağmen, somut olayda pay sahipliğinin ticaret sicili kayıtları, şirket belgeleri ve bilirkişi incelemesi ile ispatlanabildiğini kabul ederek, davanın kabulüne ilişkin kararı onamıştır.

Hisse senedi mülkiyeti, payın türüne göre tespit edilir. Halka açık şirketlerde Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) nezdindeki hesap kayıtları esastır. Halka kapalı şirketlerde ise mülkiyet; pay defterindeki kayıtlar, senedin zilyetliği (elinde bulundurulması) ve özellikle hamiline yazılı paylar için MKK sistemine yapılmış olan bildirim ve tekil numara eşleşmesi ile tespit edilir.

Evet, ancak kapsamı farklıdır. Halka açık şirketlerde payların tamamen dijitalleşmesi zorunluluktur. Halka kapalı anonim şirketlerin hamiline yazılı payları için ise senedin fiziksel varlığı korunur ancak bu senetlerin MKK sistemine kayıt ve bildirilmesi zorunludur Bildirilmeyen paylar hukuken donmuş kabul edilir.

Halka açık paylarda senetler aracı kurumlar vasıtasıyla MKK’ya teslim edilerek iptal edilir. Halka kapalı hamiline paylarda ise süreç; pay sahibinin senetle birlikte şirkete başvurması, şirketin MKK sistemine veri girişi yapması ve sistemin ürettiği tekil numaranın senedin üzerine yazılmasıyla gerçekleştirilir.

Kaydileştirme veya MKK kaydı yapılmasa dahi pay sahibi olduğunuzu mahkemeler nezdinde iktisap belgeleri (mirasçılık belgesi, devir sözleşmesi vb.) ile ispat edebilirsiniz. Ancak MKK kaydı olmadığı sürece bu mülkiyet hakkı şirkete karşı ileri sürülemez ve paya bağlı haklar (oy kullanma, temettü alma) kullanılamaz.

Vakit kaybetmeden ilgili anonim şirkete yazılı başvuruda bulunularak senedin MKK sistemine kaydedilmesi talep edilmelidir. Şirket bildirimi yapmaktan kaçınırsa, Asliye Ticaret Mahkemesi’nde Pay Sahipliğinin Tespiti ve MKK Kaydının Yapılması talepli dava açılmalıdır.

Pay sahipliği sıfatı tartışmalı olan, senedi zayi olan veya kayıtları usulsüz tutulan her pay sahibi, mülkiyetin kendisine ait olduğunun tespiti için dava açabilir. 

İspat araçları şunlardır:

* MKK sisteminden alınan pay dökümleri ve tekil numaralı senet aslı.

* Şirket pay defterinin onaylı sureti.

* Ciro zincirini gösteren pay senedi arkasındaki imzalar (nama yazılılar için).

* Banka dekontları, devir sözleşmeleri veya veraset ilamları.

Evet, mülkiyet hakkı ölmez ancak hakların donması nedeniyle fiili hak kaybı yaşanır. Kaydı olmayan pay sahibi genel kurula katılamaz, oy kullanamaz ve kar payı alamaz. Ayrıca devir işlemleri MKK’ya bildirilmediği sürece geçersiz sayılır.

Hamiline paylarda devir, senedin teslimi ve ardından devralan kişinin MKK sistemine bildirimde bulunmasıyla tamamlanır. Nama yazılı paylarda ise senet üzerine ciro ve teslimden sonra devrin pay defterine işlenmesi gerekir.

Hisse senedine ilişkin tüm uyuşmazlıklar mutlak ticari dava sayıldığından, görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemeleridir. Yetkili mahkeme ise kural olarak şirketin merkezinin bulunduğu yer mahkemesidir.

MKK kayıtlarındaki maddi hatalar şirket aracılığıyla düzeltilebilir. Eğer hata bir uyuşmazlıktan kaynaklanıyorsa, mahkemeden alınacak bir ilamla kayıtların düzeltilmesi sağlanır

Davanın karmaşıklığına, delillerin (bilirkişi incelemesi, pay defteri tetkiki vb.) toplanma hızına göre değişmekle birlikte, bu davalar genellikle 1 ila 2 yıl arasında sonuçlanmaktadır. İhtiyati tedbir kararı alınarak hakların korunması mümkündür.

Pay sahibi senedini şirkete ibraz eder. Şirket yetkilileri MKK’nın internet tabanlı sistemi üzerinden giriş yapar. MKK, payı elektronik olarak tanımlar ve bir barkod/tekil numara üretir. Bu numara senede işlenerek süreç fiziksel ve dijital olarak mühürlenmiş olur.