İstanbul Ceza Avukatı

İçindekiler

İstanbul Ceza Avukatı

İstanbul Ceza Avukatı (2026)

İstanbul ceza avukatı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında yürütülen ceza yargılamalarında sanık müdafiliği ve müşteki vekilliği yapan avukattır. Soruşturmanın başlangıcından kararın kesinleşmesine kadar tüm aşamalarda hukuki temsil sağlar.

Bu makalede ceza avukatının görevleri, yargılama sürecinin aşamaları, gözaltı ve tutuklulukta haklarınız, sık karşılaşılan suç türleri, 2026 güncel ücretler ve avukat seçim kriterleri ele alınmaktadır. Ceza hukuku ile ilgili diğer yazılarımıza buradan ulaşabilirsiniz.

Ceza Avukatı Nedir?

Türk hukukunda avukatlık mesleğinde resmi bir branşlaşma bulunmaz. Avukatlık Kanunu’nda “ceza avukatı” veya “ağır ceza avukatı” şeklinde bir unvan tanımlanmamıştır. Ancak uygulamada, mesleki kariyerinin büyük bölümünü ceza hukukundan doğan uyuşmazlıklarda geçirmiş ve bu alanda derinleşmiş avukatlar “ceza avukatı” olarak anılır.

Ceza avukatı, ceza yargılamasında iki temel sıfatla görev yapar:

Müdafi: Şüpheli veya sanığın savunmasını yapan avukattır. CMK m.2/1-c’de tanımlanmıştır. Müdafiin görevi, müvekkilinin beyan ve savunmalarından yola çıkarak hukuk tekniği çerçevesinde savunma yapmaktır. Müdafi, müvekkilinin talimatlarına bağlı olmaksızın hukuki yararını gözetir.

Vekil: Suçtan zarar gören, katılan veya malen sorumlu kişiyi temsil eden avukattır. CMK m.2/1-d’de tanımlanmıştır. Mağdur vekili, yargılamada katılma talebinde bulunarak delil sunma, tanık dinletme ve kararlara itiraz etme haklarını kullanır.

Ceza Avukatı ile Ağır Ceza Avukatı Arasındaki Fark

Hukuki açıdan aralarında bir fark yoktur. Her iki kavram da resmi bir unvan değildir. “Ağır ceza avukatı” ifadesi, ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren davaları ağırlıklı olarak takip eden avukatlar için halk arasında kullanılan bir tabirdir.

5235 sayılı Kanun’un 12. maddesine göre ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçlar; ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlardır.

İstanbul’da Ceza Avukatı Ne Yapar?

Ceza avukatının görev alanı, suç şüphesinin öğrenildiği andan kararın kesinleşmesine, hatta infaz aşamasına, kadar uzanır.

Soruşturma Aşamasında

Soruşturma, CMK m.2/1-e uyarınca suç şüphesinin yetkili makamlarca öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evredir. Bu aşamada Cumhuriyet Savcılığı delilleri toplar ve kamu davası açılıp açılmayacağına karar verir. İstanbul ceza avukatı bu evrede:

  • Kolluk ve savcılıkta alınan ifadelere müdafi sıfatıyla katılır.
  • Şüpheliye susma hakkı, müdafi seçme hakkı ve diğer yasal haklarını hatırlatır.
  • Hukuka aykırı delillerin tespiti için soruşturma dosyasını inceler.
  • Gözaltı, yakalama, arama ve el koyma gibi koruma tedbirlerine itiraz eder.
  • Tutuklama talebi halinde sulh ceza hakimliğinde savunma yapar.
  • Kovuşturmaya yer olmadığı kararı (KYOK) verilmesi için gerekli hukuki argümanları savcılığa sunar.

Soruşturma gizlidir (CMK m.157). Ancak müdafi, şüphelinin ifadesini içeren tutanaklar ile bilirkişi raporlarını inceleyebilir.

Soruşturmanın selameti açısından hakim kısıtlama kararı vermişse, bu belgelerin dışındaki dosya içeriğine erişim geçici olarak sınırlandırılabilir.

Kovuşturma (Yargılama) Aşamasında

Kovuşturma, iddianamenin mahkemece kabulüyle başlar ve hükmün kesinleşmesine kadar devam eder (CMK m.2/1-f). Mahkeme iddianameyi aldıktan sonra 15 gün içinde kabul veya iade kararı verir. Bu evrede ceza avukatı:

  • Sanık için savunma dilekçesi hazırlar ve duruşmalarda sözlü savunma yapar.
  • Delillerin hukuka uygunluğunu denetler. Hukuka aykırı deliller varsa savunmasında bu hususlara dikkat çeker.
  • Tanık dinletme, bilirkişi raporu isteme ve keşif yapılmasını talep eder.
  • Sanığın lehine olan tüm hususları mahkemeye sunar.
  • Tutukluluğun devamı kararlarına itiraz eder.
  • Müşteki/ katılan vekili olarak ise suçun ispatına yönelik delilleri mahkemeye sunar, duruşmada sanığa soru yöneltir.

İstinaf ve Temyiz Sürecinde

İlk derece mahkemesinin kararına karşı, kararın tefhim veya tebliğinden itibaren 7 gün içinde istinaf başvurusu yapılır.

İstinaf incelemesini bölge adliye mahkemesinin ilgili ceza dairesi yapar. Bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı ise belirli koşullarda Yargıtay’a temyiz başvurusu yapılabilir.

Ceza avukatı bu aşamada istinaf ve temyiz dilekçelerini hazırlar, duruşmalı incelemelerde müvekkilini temsil eder.

İnfaz Aşamasında

Ceza avukatının görevi, kararın kesinleşmesiyle sona ermez. İnfaz sürecinde de koşullu salıverilme sürelerinin doğru hesaplanması, açık cezaevine geçiş, denetimli serbestlikten yararlanma ve infazın ertelenmesi taleplerinde hukuki destek sağlar.

Ceza Avukatı Tutmak Zorunlu Mu?

Kural olarak zorunlu değildir. Herkes ceza mahkemesinde kendisini avukat olmadan savunabilir. Ancak CMK’nın 150. maddesi, bazı durumlarda müdafi bulundurulmasını zorunlu kılmıştır. Bu hallerde sanık avukat istemese dahi baro tarafından avukat görevlendirilir.

Zorunlu Müdafilik Gerektiren Haller

CMK’da zorunlu müdafi atanması gereken durumlar şunlardır:

  • CMK m.150/3: Şüpheli veya sanığa isnat edilen suçun alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezası gerektiriyorsa
  • CMK m.150/2: Şüpheli veya sanık 18 yaşını doldurmamışsa
  • CMK m.150/2: Şüpheli veya sanık kendisini savunamayacak derecede malulse (akıl hastalığı vb.)
  • CMK m.150/2: Şüpheli veya sanık sağır ve dilsizse
  • CMK m.74/2: Şüpheli veya sanığın gözlem altına alınmasına karar verilmesinden önce
  • CMK m.91/6: Gözaltı sonrası sulh ceza hakimliği sorgusu esnasında
  • CMK m.101/3: Tutuklama istenildiğinde
  • CMK m.102/3: Tutuklama süresinin uzatılması istenildiğinde
  • CMK m.204/1: Duruşma düzenini bozan sanığın salondan çıkarılması halinde
  • CMK m.247/4: Kaçak sanık hakkında duruşma yapılması halinde

Bu hallerin dışında da avukat desteği almak, hak kaybını önlemek açısından önemlidir. İfade aşamasında yapılan hatalar, yanlış beyanlar veya kaçırılan kanun yolu süreleri telafisi güç sonuçlar doğurabilir.

CMK (Baro) Avukatı ile Özel Avukat Farkı

Zorunlu müdafilik kapsamında baro tarafından görevlendirilen avukatın ücreti devlet tarafından karşılanır. Müvekkilden ücret talep edilmez.

Özel olarak seçilen avukat ile baro tarafından atanan avukat arasında yasal yetki bakımından fark yoktur. Ancak pratikte, özel avukat dosyaya daha fazla zaman ayırabilir ve savunma stratejisini müvekkille birlikte daha detaylı planlayabilir.

İstanbul Ceza Avukatının Baktığı Davalar

Asliye Ceza Mahkemesinde Görülen Suçlar

Asliye ceza mahkemesi, sulh ceza hakimliği ve ağır ceza mahkemesinin görev alanına girmeyen tüm suçlara bakar.

Genel olarak üst sınırı 10 yıl veya daha az hapis cezası gerektiren suçlar bu mahkemenin görev alanındadır. Yaygın olarak görülen dava türleri:

  • Basit ve nitelikli hırsızlık (TCK m.141-142)
  • Basit dolandırıcılık (TCK m.157)
  • Kasten yaralama (TCK m.86-87)
  • Tehdit (TCK m.106)
  • Hakaret (TCK m.125)
  • Konut dokunulmazlığının ihlali (TCK m.116)
  • Kişilerin huzur ve sükununu bozma (TCK m.123)
  • Özel hayatın gizliliğini ihlal (TCK m.134)
  • Güveni kötüye kullanma (TCK m.155)
  • Taksirle yaralama (TCK m.89)
  • Mala zarar verme (TCK m.151)
  • Şantaj (TCK m.107)
  • Tefecilik (TCK m.241)

Ağır Ceza Mahkemesinde Görülen Suçlar

5235 sayılı Kanun’un 12. maddesine göre ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlar ile kanunda özel olarak belirtilen suçlar ağır ceza mahkemesinin görev alanına girer:

  • Kasten adam öldürme (TCK m.81-82)
  • Nitelikli yağma (gasp) (TCK m.149)
  • Nitelikli dolandırıcılık (TCK m.158)
  • Cinsel saldırı ve cinsel istismar (TCK m.102-103)
  • İrtikap (TCK m.250)
  • Zimmet (TCK m.247)
  • Rüşvet (TCK m.252)
  • Resmi belgede sahtecilik (TCK m.204)
  • Uyuşturucu madde imal ve ticareti (TCK m.188)
  • Silahlı örgüt üyeliği (TCK m.314)
  • İnsan ticareti (TCK m.80)
  • Devletin güvenliğine karşı suçlar

Çocuk Mahkemeleri

18 yaşını doldurmamış sanıkların yargılandığı davalara çocuk mahkemeleri ve çocuk ağır ceza mahkemeleri bakar.

Bu mahkemelerde sanığın yaşı sebebiyle cezada zorunlu indirim uygulanır ve yargılama farklı usul kurallarına tabidir.

İstanbul’da Sık Karşılaşılan Suç Türleri

İstanbul, Türkiye’nin en yoğun nüfuslu ve en fazla ceza davasının görüldüğü ilidir. Aşağıdaki suç türleri İstanbul adliyelerinde en sık karşılaşılan davalardandır:

Dolandırıcılık (TCK m.157-158): Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp zarara uğratma eylemi neticesinde meydana gelen suç türüdür. Nitelikli halleri (banka veya kredi kurumu aracılığıyla, bilişim sistemleri kullanılarak vb.) ağır ceza mahkemesinin görevine girer. Son yıllarda özellikle banka hesabını kullandırma yoluyla dolandırıcılık davaları hızla artmıştır.

Uyuşturucu Madde Suçları (TCK m.188-191): Kullanmak için uyuşturucu bulundurma (TCK m.191) ile imal ve ticaret (TCK m.188) suçları farklı yaptırımlara tabidir. Kullanım suçunda tedavi ve denetimli serbestlik uygulanırken, ticaret suçunda ağır hapis cezaları öngörülmüştür. Miktarın kullanım sınırı içinde kalıp kalmadığı yargılamada belirleyicidir.

Hırsızlık (TCK m.141-142): Başkasının taşınır malını rızası dışında almak suçudur. Gece vakti, bina içinde, suç örgütü faaliyeti kapsamında gibi nitelikli halleri cezayı artırır.

Kasten Yaralama (TCK m.86-87): Başkasının vücuduna acı veren veya sağlığını bozan eylemlerdir. Silahla, canavarca hisle, organ kaybına neden olacak şekilde işlenmesi nitelikli hal sayılır.

Tehdit ve Şantaj (TCK m.106-107): Bir kimseyi kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik saldırı gerçekleştireceğinden bahisle korkutma suçudur. Şantaj ise hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapmayacağından bahisle tehdit etmeyi kapsar.

Bilişim Suçları (TCK m.243-245): Bilişim sistemine girme, sistemi engelleme/bozma, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması bu kapsamdadır. Dijitalleşmeyle birlikte bu suç türü Türkiye çapında ve özellikle İstanbul’da hızla artmaktadır.

Cinsel Suçlar (TCK m.102-105): Cinsel saldırı, cinsel taciz, cinsel istismar ve reşit olmayanla cinsel ilişki suçları bu kategoridedir. Ağır ceza mahkemesinin görev alanına girer ve zorunlu müdafilik kapsamındadır.

Gözaltı ve Tutuklulukta Şüphelinin Hakları 

Bir suç şüphesiyle yakalanma veya gözaltına alınma halinde aşağıdaki haklar anayasal güvence altındadır:

Gözaltı Süresi ve Hakları

Gözaltı, CMK m.91’de düzenlenmiştir. Yakalanan kişi hakkında Cumhuriyet Savcısı’nın kararıyla gözaltı uygulanır. Süreler şöyledir:

  • Yakalama yerine en yakın hakime veya mahkemeye sevk süresi en fazla 12 saat
  • Gözaltı süresi kural olarak en fazla 24 saat
  • Toplu suçlarda Cumhuriyet Savcısı’nın yazılı emriyle her defasında 1 günü geçmemek üzere 3 güne (72 saat) kadar uzatılabilir
  • Bazı özel hallerde (toplu olaylar, çok sayıda şüpheli) 4 güne (96 saat) kadar uzatma yapılabilir

Gözaltındaki kişinin hakları:

  • Susma hakkı: İfade vermemek veya belirli sorulara yanıt vermemek hakkı
  • Müdafi yardımı: Gözaltının her aşamasında avukat talep etme hakkı
  • Yakınlara haber verilmesi: Bir yakınına veya belirlediği kişiye durumunun bildirilmesi
  • Sağlık muayenesi: Gözaltına alınırken ve serbest bırakılırken hekim muayenesi
  • İtiraz hakkı: Gözaltı kararına karşı sulh ceza hakimliğine itiraz

Tutukluluk Süresi ve İtiraz

Tutuklama, CMK m.100-108 arasında düzenlenmiştir. Ancak hakim kararıyla uygulanabilir.

Tutuklama kararı verilebilmesi için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin (kaçma şüphesi, delil karartma tehlikesi) birlikte bulunması gerekir.

Tutukluluk süreleri:

  • Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde: en fazla 1 yıl, zorunlu hallerde 6 ay uzatılabilir (toplam 1,5 yıl)
  • Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde: en fazla 2 yıl, zorunlu hallerde 3 yıl uzatılabilir (toplam 5 yıl)

Tutukluluk kararına CMK m.101/5 uyarınca itiraz edilebilir. İtiraz, kararı veren hakimliğe dilekçe ile yapılır. Ayrıca soruşturma evresinde en geç 30 günlük sürelerle tutukluluk halinin devamının gerekip gerekmediği re’sen veya talep üzerine değerlendirilir.

İfade Verirken Dikkat Edilmesi Gerekenler

İlk ifade, ceza yargılamasının en kritik anlarından biridir. Bu aşamada yapılan beyanlar, soruşturma ve kovuşturma boyunca delil olarak kullanılabilir. Dikkat edilmesi gereken hususlar:

  • Şüpheli avukatı gelmeden ifade vermek zorunda değildir. Bu aşamada susma hakkını kullanabilir.
  • Baskı altında verilen ifadeler hukuka aykırıdır ve delil değeri taşımaz.
  • Zorunlu müdafilik kapsamında olmasına rağmen avukat bulunmadan alınan ifade hukuka aykırıdır.
  • İfade tutanağını imzalamadan önce tutanağı dikkatle okumak ve ifade ile tutanağın içeriğinin aynı olduğundan emin olunmalıdır.

Ceza Hukukunda Bilinmesi Önemli Gereken Kavramlar

HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması)

CMK m.231’de düzenlenen HAGB, mahkemece kurulan mahkumiyet hükmünün sanık hakkında hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder. Sanık 5 yıllık (çocuklar için 3 yıllık) denetim süresini sorunsuz tamamlarsa hüküm açıklanmaz.

HAGB kararı verilebilmesi için: hükmolunan cezanın 2 yıl veya daha az hapis ya da adli para cezası olması, sanığın daha önce kasten işlenmiş bir suçtan mahkum olmaması ve sanığın rızasının bulunması gerekir.

HAGB kararı adli sicil kaydında (sabıka kaydında) görünmez. Ancak güvenlik soruşturması kapsamında sorgulanabilir.

Önemli: Anayasa Mahkemesi, HAGB’yi düzenleyen CMK 231/5-14 fıkralarını iptal etmiştir. İptal kararı 30 Eylül 2026’da yürürlüğe girecektir. Bu tarihe kadar HAGB uygulanmaya devam etmektedir.

Cezanın Ertelenmesi

TCK m.51 uyarınca, 2 yıl veya daha az hapis cezasına mahkum edilen sanığın cezasının infazı ertelenebilir. Erteleme bir mahkumiyet kararıdır ve adli sicil kaydına işlenir. Sanık 1-3 yıllık denetim süresinde kasıtlı suç işlemezse ceza infaz edilmiş sayılır. HAGB’den farklı olarak, erteleme kararı hukuki sonuç doğurur ve sicilde kalır.

Adli Kontrol

CMK m.109’da düzenlenen adli kontrol, tutuklama yerine uygulanan bir koruma tedbiridir. Yurt dışına çıkış yasağı, belirli aralıklarla imza atma, belirli yerlere gitmeme, silah bulundurmama gibi yükümlülükler içerebilir. Adli kontrol kararına itiraz mümkündür.

Denetimli Serbestlik

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun kapsamında uygulanan denetimli serbestlik, hükümlünün cezasının bir kısmını toplum içinde belirli yükümlülüklere tabi olarak geçirmesidir. Koşullu salıverilme tarihine belirli bir süre kala uygulanabilir.

Uzlaşma

CMK m.253’te düzenlenen uzlaşma, şüpheli/sanık ile mağdurun bir uzlaştırıcı nezaretinde karşılıklı anlaşarak ceza muhakemesini sona erdirmesidir. Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlarda ve kanunda sayılan diğer suçlarda uygulanır. Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaşma yoluna gidilemez.

Şikayetten Vazgeçme

Şikayete bağlı suçlarda mağdurun şikayetinden vazgeçmesi, kovuşturma aşamasında davanın düşmesine neden olur.

Vazgeçme tek bir sanık hakkında yapılsa bile tüm sanıklara etkilidir. Ancak şikayete tabi olmayan suçlarda (kasten öldürme, yağma, uyuşturucu ticareti vb.) vazgeçme davanın düşmesini sağlamaz.

İstanbul Ceza Avukatı Ücreti (2026)

Avukatlık ücreti, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin (AAÜT) altında kalmamak kaydıyla taraflar arasında serbestçe belirlenir. 4 Kasım 2025’te Resmi Gazete’de yayımlanan 2025-2026 AAÜT’ye göre ceza davalarında asgari ücretler:

AAÜT 2025-2026 Güncel Asgari Ücretler

Mahkeme / İşlem Asgari Ücret (TL)
Asliye Ceza Mahkemesi 45.000
Ağır Ceza Mahkemesi 65.000
Çocuk Mahkemesi 45.000
Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi 65.000
Ceza soruşturma aşaması takipleri 20.000
Sulh Ceza Hakimliği işleri 20.000

Bu rakamlar asgari ücretlerdir. Avukatın bilgi ve deneyimi, davanın kapsamı, suçun niteliği, dosyanın gerektirdiği emek ve davanın süresi ücretin belirlenmesinde etkili faktörlerdir.

İstanbul Barosu tarafından yayımlanan tavsiye niteliğindeki ücret tarifesi de referans olarak kullanılabilir ancak bağlayıcı değildir.

Ücret Ne Zaman Ödenir?

Avukatlık ücreti kural olarak peşin ödenir. Ancak taraflar anlaşarak taksitlendirme yapabilir. Ücretin bir kısmının dava sonucuna bağlı (nisbi) olarak kararlaştırılması da mümkündür.

Ücret anlaşması yazılı olarak yapılmalıdır.

Ceza Davası Masrafları

Ceza davaları kamu adına Cumhuriyet Savcılığı tarafından açıldığından, dava açılması için müştekiden harç alınmaz. Sanık için ise avukatlık ücreti dışında noter vekaletname ücreti dışında masraf yapmaz.

Noter masrafı 2026 yılı itibariyle yaklaşık 2.000 TL’dir.

İstanbul’da Ceza Avukatı Nasıl Seçilir?

Ceza davası, kişinin özgürlüğünü doğrudan ilgilendiren bir süreçtir. Avukat seçimi bu sürecin en belirleyici adımlarından biridir. Dikkat edilmesi gereken kriterler:

Ceza hukuku deneyimi: Avukatın ceza hukuku alanında ne kadar süredir çalıştığı, hangi suç türlerinde deneyim sahibi olduğu ve daha önce benzer davalarda çalışıp çalışmadığı önemlidir.

Ceza yargılaması, usul kuralları önem arz etmektedir. Usulsüz dinleme ya da teknik takip ya da tanığın çelişkili beyanları davanın seyrini değiştirebilir. Bu sebeple tecrübe büyük önem arz etmektedir.

İletişim ve ulaşılabilirlik: Ceza davalarında hızlı müdahale büyük önem arz etmektedir.. Gözaltı, tutuklama gibi acil durumlarda avukata ulaşılabilirlik hayati önem taşır.

Dava sürecinin her aşamasında müvekkilini bilgilendiren, sorularına zamanında yanıt veren bir avukat tercih edilmelidir.

Güven ilişkisi: Avukat-müvekkil ilişkisi karşılıklı güvene dayanır. İlk görüşmede kendinizi rahat ifade edebildiğiniz, dava hakkında gerçekçi değerlendirmeler yapan bir avukat seçmek önemlidir.

Hiçbir avukat dava sonuçlanmadan garanti veremez. Böyle bir vaatlere itibar edilmemelidir.

Ücret şeffaflığı: Avukatlık ücretinin kapsamı, ödeme koşulları ve hangi hizmetleri içerdiği dava başlamadan önce yazılı olarak belirlenmelidir.

Strateji geliştirme becerisi: Dosyayı analiz eden, olası senaryoları değerlendiren ve savunma stratejisini müvekkille birlikte planlayan bir avukat tercih edilmelidir.

Her dosya birbirinden farklıdır. Bu sebeple her dosya için ayrıca inceleme yapılmalı ve savunma stratejisi geliştirilmelidir.

İstanbul Avrupa Yakası ve Anadolu Yakası Ceza Avukatı

İstanbul’da ceza davaları iki yakadaki farklı adliyelerde görülür. Avukatın herhangi bir ilde veya ilçede dava takip etmesinin önünde yasal bir engel bulunmaz. Ancak dosyanın görüldüğü adliyeye yakınlık, duruşma takibi ve dosya inceleme açısından pratik kolaylık sağlar.

Avrupa Yakası Adliyeleri

  • İstanbul Adliyesi (Çağlayan): Beyoğlu, Şişli, Kağıthane, Sarıyer, Beşiktaş, Eyüpsultan ilçelerindeki davalar
  • Bakırköy Adliyesi: Bakırköy, Bahçelievler, Bağcılar, Güngören ilçelerindeki davalar
  • Büyükçekmece Adliyesi: Büyükçekmece, Beylikdüzü, Esenyurt, Avcılar ilçelerindeki davalar
  • Gaziosmanpaşa Adliyesi: Gaziosmanpaşa, Sultangazi ilçelerindeki davalar
  • Küçükçekmece Adliyesi: Küçükçekmece, Başakşehir ilçelerindeki davalar
  • Silivri Adliyesi: Silivri ilçesi; ayrıca Silivri Ceza İnfaz Kurumları İstanbul’un en büyük cezaevi kompleksidir

Anadolu Yakası Adliyeleri

  • İstanbul Anadolu Adliyesi (Kartal): Kadıköy, Üsküdar, Ataşehir, Maltepe, Kartal, Pendik, Tuzla, Sultanbeyli, Çekmeköy, Sancaktepe ilçelerindeki davalar
  • Beykoz Adliyesi: Beykoz ilçesindeki davalar

Hakkımda Ceza Davası Olup Olmadığını Nasıl Öğrenirim?

E-Devlet (turkiye.gov.tr) platformu üzerinden “Dava Dosyası Sorgulama” hizmeti ile hakkınızda açılmış bir ceza davası olup olmadığını öğrenebilirsiniz.

Ayrıca “Adli Sicil Kaydı Sorgulama” ile sabıka kaydınızı, “Ceza İnfaz Kurumu Kalan Ceza Sorgulama” ile infaz durumunuzu kontrol edebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

1-Ceza Davalarında Avukat Tutmak Zorunlu Mu?

Kural olarak zorunlu değildir. Ancak CMK m.150’ye göre alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlarda, 18 yaşından küçük sanıklarda ve kendisini savunamayacak derecede malul olan sanıklarda müdafi bulundurulması zorunludur.

Zorunlu hallerde müdafisi bulunmayan sanığa baro tarafından ücretsiz avukat atanır.

2-Gözaltına Alındığımda Ne Yapmalıyım?

Sakin olunmalı ve susma hakkı kullanılmalıdır. Müdafi gelmeden ifade verilmesi zorunlu değildir.

Yakınlara haber verilmesi talep edilmelidir. Gözaltı süresi kural olarak 24 saattir; bu süre sonunda serbest bırakılma veya sulh ceza hakimi önüne çıkarılma gerçekleştirilmelidir.

3-HAGB Nedir, Sabıka Kaydına İşlenir Mi?

HAGB, mahkemenin verdiği 2 yıl veya daha az hapis/adli para cezasını açıklamayıp sanığı 5 yıl denetime tabi tutmasıdır.

Denetim süresi sorunsuz geçerse dava düşer. HAGB kararı adli sicil kaydında görünmez. Ancak özel bir sisteme kaydedilir ve güvenlik soruşturmasında ortaya çıkabilir.

4-İstanbul ceza avukatı ücreti 2026 ne kadar?

2025-2026 AAÜT’ye göre asliye ceza davalarında asgari 45.000 TL, ağır ceza davalarında asgari 65.000 TL olarak belirlenmiştir.

Fiili ücret, davanın kapsamına ve avukatın deneyimine göre bu rakamların üzerinde belirlenebilir.

5-Ceza davaları ne kadar sürer?

Suçun niteliğine, delillerin durumuna ve mahkemenin iş yoğunluğuna göre değişmektedir. Basit suçlarda 6 ay-1 yıl, karmaşık dosyalarda 2-4 yıl sürebilmektedir.

İstinaf ve temyiz aşamalarının eklenmesiyle bu süre daha da uzayabilmektedir.

6-Tutukluluk kararına itiraz edilebilir mi?

Evet. Tutuklama kararına karşı CMK m.101/5 uyarınca itiraz yolu açıktır. İtiraz, kararı veren hakimliğe dilekçe ile yapılır.

Ayrıca soruşturma evresinde en geç 30 günlük sürelerle tutukluluk halinin devamının gerekip gerekmediği re’sen değerlendirilir.

7-Ağır ceza avukatı ile ceza avukatı arasındaki fark nedir?

Yasal açıdan bir fark yoktur. Ağır ceza avukatı, ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren (10 yıldan fazla hapis cezası gerektiren) davaları ağırlıklı olarak takip eden avukatlar için kullanılan bir tabirdir. Resmi bir unvan değildir.

8-Avukatsız verdiğim ifade mahkemede kullanılır mı?

Zorunlu müdafilik kapsamında olmasına rağmen avukat bulunmadan alınan ifade hukuka aykırıdır ve tek başına mahkumiyet kararına dayanak yapılamaz.

Zorunlu müdafilik kapsamı dışında ise avukatsız verilen ifade geçerli sayılabilir; ancak bu durum savunma hakkını zayıflatır.

9-Hakkında açılmış dava olup olmadığı nasıl öğrenilir?

E-Devlet platformu üzerinden UYAP Vatandaş Portal’a giriş yapılarak “Dosya Sorgulama” bölümünden açılmış dava olup olmadığı kontrol edilebilir.

10-Beraat nedir, hangi durumlarda verilir?

Beraat, sanığın yüklenen suçu işlemediğinin sabit olması veya suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması halinde verilen karar türüdür.

Delil yetersizliği de beraat kararı verilmesini gerektirir; şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği, sanığın suçluluğu kesin olarak kanıtlanamaması halinde mahkumiyet kararı verilemez.