Kişiler Arasındaki Konuşmaların Dinlenmesi ve Kayda Alınması Suçu TCK 133 (2026)
- Kişiler Arasındaki Konuşmaların Dinlenmesi ve Kayda Alınması Suçu Nedir?
- TCK 133 Kapsamında Kişiler Arasındaki Konuşmaların Dinlenmesi ve Kayda Alınması Suçu
- TCK 133 Suçunun Unsurları Nelerdir?
- Kişiler Arasındaki Konuşmaların Gizliliği Hangi Durumlarda Korunur?
- İzinsiz Ses Kaydı Almak Suç mudur?
- Telefon Konuşmasının Kayda Alınması Suç Sayılır mı?
- Yüz Yüze Yapılan Konuşmanın Gizlice Kaydedilmesi
- WhatsApp Sesli Görüşmelerinin Kaydedilmesi Suç Oluşturur mu?
- Zoom, Google Meet ve Microsoft Teams Görüşmelerinin Kaydedilmesi
- Ortam Dinlemesi Yapılması Halinde Hukuki Sorumluluk
- İş Yerinde Ses Kaydı Alınması Suç Sayılır mı?
- Eşler Arasındaki Konuşmaların Kaydedilmesi Suç Oluşturur mu?
- Boşanma Davasında Ses Kaydı Delil Olarak Kullanılabilir mi?
- Ses Kaydının Mahkemeye Sunulması Hangi Durumlarda Hukuka Uygundur?
- TCK 133 ile TCK 134 Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu Arasındaki Fark
- Kişiler Arasındaki Konuşmaların Dinlenmesi ve Kayda Alınması Suçunun Cezası
- TCK 133 Kapsamında Hapis ve Adli Para Cezası
- Kişiler Arasındaki Konuşmaların Dinlenmesi Suçunda Şikayet Süresi
- TCK 133 Kapsamında Uzlaşma Hükümleri Uygulanır mı?
- Kişiler Arasındaki Konuşmaların Dinlenmesi Suçunda Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Uygulanabilir mi?
- Kişiler Arasındaki Konuşmaların Dinlenmesi Suçunda Görevli Mahkeme
- Kişiler Arasındaki Konuşmaların Dinlenmesi Suçunda Zamanaşımı Süresi
- TCK 133 Kişiler Arasındaki Konuşmaların Dinlenmesi Suçu Yargıtay Kararları
- Sıkça Sorulan Sorular
- İzinsiz Ses Kaydı Alınması Suç Sayılmakta mıdır?
- Telefon Konuşmasının Kayda Alınması Halinde Ceza Verilir Mi?
- Yüz Yüze Yapılan Konuşmanın Gizlice Kaydedilmesi Suç Oluşturur Mu?
- WhatsApp Sesli Görüşmesinin Kaydedilmesi Hukuka Aykırı Sayılır Mı?
- İş Yerinde Ses Kaydı Alınması Halinde Suç Oluşur Mu?
- Boşanma Davasında Alınan Ses Kaydı Delil Olarak Kabul Edilir Mi?
- Kendi Tarafı Olunan Konuşmanın Kayda Alınması Suç Oluşturur Mu?
- Ses Kaydının Sosyal Medyada Paylaşılması Halinde Hangi Cezalar Uygulanır?
- Kişiler Arasındaki Konuşmaların Dinlenmesi Suçu Şikayete Tabi Tutulmakta Mıdır?
- TCK 133 Kapsamında Uzlaşma Hükümleri Uygulanabilir Mi?
- Kişiler Arasındaki Konuşmaların Dinlenmesi Suçu Hangi Mahkemede Görülmektedir?
- TCK 133 Kapsamında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Verilebilir Mi?
- Kişiler Arasındaki Konuşmaların Dinlenmesi Suçunda Zamanaşımı Süresi Ne Kadardır?
- Ses Kaydının Hukuka Uygun Delil Olarak Kabul Edilmesi Hangi Şartlara Bağlıdır?
Kişiler Arasındaki Konuşmaların Dinlenmesi ve Kayda Alınması Suçu Nedir?
Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçu, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 133. maddesinde düzenlenen ve bireylerin haberleşme ile özel hayatın gizliliğini korumayı amaçlayan bir suç tipidir. Bu suç aleni olmayan konuşmaların, tarafların rızası olmaksızın dinlenmesi, kayda alınması veya bu kayıtların ifşa edilmesiyle oluşmaktadır.
Söz konusu suç tipiyle korunan hukuki değer, kişilerin başkaları tarafından işitilmesini istemedikleri sır alanları ve iletişim özgürlükleridir. Konuşmanın içeriğinden bağımsız olarak, gizlilik iradesinin varlığı suçun oluşumu için yeterli kabul edilmektedir.
TCK 133 Kapsamında Kişiler Arasındaki Konuşmaların Dinlenmesi ve Kayda Alınması Suçu
TCK 133. madde hükmü uyarınca bu suç, üç farklı görünüm biçimiyle tanımlanmıştır ve faillerin konumuna göre ayrı yaptırımlara bağlanmıştır:
-
Taraf Olunmayan Konuşmanın Dinlenmesi veya Kaydedilmesi (TCK 133/1): İki veya daha fazla kişinin aleni olmayan konuşmasının, bu konuşmanın tarafı olmayan bir üçüncü kişi tarafından rıza dışı bir aletle dinlenmesi veya ses kaydına alınmasıdır.
-
Taraf Olunan Konuşmanın Kaydedilmesi (TCK 133/2): Katılımcılardan birinin, diğer konuşmacıların rızası bulunmaksızın, gerçekleşen konuşmayı ses alma cihazıyla kayda alması eylemidir.
-
Kayıtların Hukuka Aykırı İfşa Edilmesi (TCK 133/3): Gizlice yapılan ses kayıtlarının veya dinleme sonucu elde edilen bilgilerin, yetkisiz kişilere aktarılması ya da basın-yayın yoluyla kamuoyuna duyurulması suretiyle yayılmasıdır.
TCK 133 Suçunun Unsurları Nelerdir?
Maddi Unsur: Suçun maddi unsurunu, katılanların rızası olmaksızın aleni olmayan konuşmaların dinlenmesi, ses kaydına alınması veya bu kayıtların ifşa edilmesi eylemleri oluşturmaktadır. Konuşmanın gerçekleştiği yerin niteliğinden ziyade, konuşmanın herkese açık yürütülüp yürütülmediği ve taraf olmayanlarca işitilmesinin istenip istenmediği esastır.
Manevi Unsur: Söz konusu suç yalnızca kasten işlenebilen bir suç tipidir; taksirle işlenmesi mümkün değildir. Failin, konuşmanın aleni olmadığını ve tarafların rızasının bulunmadığını bilerek ve isteyerek hareket etmesi suçun manevi unsurunun varlığı için yeterlidir.
Hukuka Aykırılık Unsuru: İşlenen fiilin hukuka aykırı olması şarttır. İlgililerin açık veya zımnı rızasının bulunması, mevzuatın yetki tanıdığı durumlarda yapılan adli dinlemeler veya kişinin kendisine yöneltilen ani ve haksız bir saldırıyı ıspatlama zarureti hallerinde hukuka aykırılık unsuru ortadan kalkmaktadır.

Kişiler Arasındaki Konuşmaların Gizliliği Hangi Durumlarda Korunur?
Aleni Olmayan Konuşma Vasfı: Gizliliğin hukuken korunabilmesi için gerçekleşen iletişimin aleni olmaması gerekmektedir. Dışarıdan sınırsız sayıda kişinin serbestçe duyabileceği alanlarda yapılan konuşmalar aleniyet kazandığından, bu kapsamdaki konuşmalar ceza hukuku korumasından yararlanamamaktadır.
Gizlilik ve Mahremiyet İradesi: Konuşan tarafların, sözlerinin üçüncü kişilerce işitilmemesi yönünde belirgin bir irade sergilemiş olmaları aranır. Konuşmanın içeriğinin kişisel veri veya sır niteliğinde olması şart olmayıp, başkaları tarafından dinlenmeme yönündeki makul beklentinin mevcudiyeti koruma için yeterlidir.
Hukuka Uygunluk Sebeplerinin Yokluğu: Tarafların rızasının bulunmadığı ve kanunun yetki vermediği tüm durumlarda gizlilik ilkesi geçerliliğini korur. İletişimin denetlenmesine dair adli kararlar veya meşru savunma niteliğindeki istisnai haller haricinde, rıza dışı her türlü dinleme ve kayıt eylemine karşı konuşmaların gizliliği kanunla teminat altına alınmıştır.
İzinsiz Ses Kaydı Almak Suç mudur?
İzinsiz ses kaydı almak, Türk Ceza Kanunu kapsamındaki genel kural uyarınca suç teşkil etmektedir. Katılımcıların açık veya zımnı rızası bulunmaksızın, aleni olmayan konuşmaların bir cihaz vasıtasıyla kayda alınması, özel hayatın ve haberleşmenin gizliliğinin ihlali sonucunu doğurmaktadır.
Bununla birlikte, Yargıtay içtihatlarıyla kabul edilen istisnai durumlar mevcuttur. Kişinin kendisine veya yakınlarına yönelik haksız bir saldırıyı (şantaj, tehdit, hakaret vb.) önlemek, yetkili makamlara sunmak üzere başka türlü delil elde etme imkanının bulunmadığı ve kaydın ani gelişen durum üzerine alındığı hallerde eylem hukuka aykırı sayılmamaktadır.
Telefon Konuşmasının Kayda Alınması Suç Sayılır mı?
Telefon görüşmelerinin taraflardan birinin veya üçüncü bir kişinin rızası olmaksızın kayda alınması suç oluşturmaktadır. TCK 133/2 maddesi gereğince, telefon konuşmasının tarafı olan kişinin, diğer tarafın haber ve onayı olmaksızın görüşmeyi ses kayıt cihazıyla kaydetmesi cezai yaptırıma tabidir.
Eğer kayıt, görüşmeye taraf olmayan üçüncü bir kişi tarafından gizlice yapılıyorsa, bu durum TCK 132 maddesi çerçevesinde haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunu veya TCK 133/1 maddesinde düzenlenen konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçunu meydana getirmektedir. Sunulacak başka bir delilin bulunmadığı zorunlu haller haricinde, rıza dışı alınan telefon kayıtları ceza sorumluluğu doğurduğu gibi hukuka aykırı delil niteliği taşıması sebebiyle yargılamada da kullanılamamaktadır.
Yüz Yüze Yapılan Konuşmanın Gizlice Kaydedilmesi
Yüz yüze yapılan ve aleni olmayan (herkese açık gerçekleşmeyen) bir konuşmanın gizlice kaydedilmesi eylemi TCK 133. maddesi kapsamında suç teşkil etmektedir. Suçun hukuki niteliği, kaydı alan kişinin konuşmadaki konumuna göre farklılık göstermektedir:
-
Üçüncü Kişi Tarafından Kayıt (TCK 133/1): Konuşmanın tarafı olmayan bir kişinin, yüz yüze gerçekleşen aleni olmayan bir görüşmeyi ortam dinlemesi veya gizli cihaz vasıtasıyla kayda alması halinde 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir.
-
Konuşmanın Tarafı Tarafından Kayıt (TCK 133/2): Birden fazla kişinin katıldığı yüz yüze bir söyleşide, katılımcılardan birinin diğerlerinin rızası olmaksızın gizlice ses kaydı alması durumunda 6 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunmaktadır. Konuşmanın niteliğine göre eylem, duruma bağlı olarak TCK 134 uyarınca özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu da oluşturabilmektedir
WhatsApp Sesli Görüşmelerinin Kaydedilmesi Suç Oluşturur mu?
WhatsApp veya benzeri İnternet tabanlı uygulamalar üzerinden gerçekleştirilen sesli aramalar, hukuki niteliği itibarıyla “haberleşme” kavramı içerisinde değerlendirilmektedir. Bu nedenle söz konusu görüşmelerin izinsiz kaydı TCK 133 kapsamından ziyade TCK 132’de düzenlenen haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu çerçevesinde ele alınmaktadır.
Görüşmenin taraflarından birinin, karşı tarafın onayı ve haberi olmaksızın WhatsApp sesli aramasını kayda alması veya bu kaydı üçüncü kişilerle paylaşması halinde TCK 132/1-2 maddeleri uyarınca haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu vücut bulmaktadır. Yine meşru savunma veya ani gelişen bir suç iddiasını ispat zarureti bulunmadığı sürece bu tür kayıtlar hukuka aykırı delil mahiyetindedir ve cezai sorumluluk doğurmaktadır.
Zoom, Google Meet ve Microsoft Teams Görüşmelerinin Kaydedilmesi
Zoom, Google Meet ve Microsoft Teams gibi çevrim içi platformlar üzerinden gerçekleştirilen görüntülü veya sesli toplantılar, hukuki niteliği itibarıyla haberleşme vasıtası olarak kabul edilmektedir. Bu platformlardaki oturumların, katılımcıların bilgisi ve açık rızası olmaksızın kaydedilmesi TCK’nin 132. maddesinde düzenlenen haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunu oluşturmaktadır.
Toplantıyı organize eden veya katılan kişilerden birinin bildirim yapmaksızın oturumu kayda alması halinde TCK 132/1 uyarınca ceza sorumluluğu doğmaktadır. Katılımcı olmayan üçüncü kişilerin sisteme yetkisiz erişerek kayıt yapması durumunda ise eylem, bilişim sistemine hukuka aykırı girme (TCK 243) ile haberleşmenin gizliliğini ihlal (TCK 132) suçlarını eş zamanlı meydana getirmektedir. Ayrıca elde edilen bu görüntü veya ses kayıtlarının ilgililerin onayı olmaksızın dördüncü kişilerle ya da sosyal medyada paylaşılması TCK 132/2-3 uyarınca nitelikli ifşa suçuna sebebiyet vermektedir.
Ortam Dinlemesi Yapılması Halinde Hukuki Sorumluluk
Ortam dinlemesi; bireylerin yüz yüze, aleni olmayan görüşmelerinin, taraf olmayan üçüncü kişilerce gizli dinleme cihazı, böcek, telefon veya diğer teknik araçlarla dinlenmesi ya da kayda alınması eylemidir. Bu fiil Türk Ceza Kanunu’nun 133/1. maddesi kapsamında doğrudan suç olarak tanımlanmış olup failler hakkında 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Ortam dinlemesi eylemi cezai sorumluluğun yanı sıra ciddi hukuki ve tazminat sorumluluklarını da beraberinde getirmektedir:
-
Hukuk Uygunluk ve Delil Mahiyeti: Hukuka aykırı yollarla yapılan ortam dinlemesi sonucu elde edilen veriler, Anayasa’nın 38/6. maddesi uyarınca mahkemelerde usulüne uygun delil olarak kullanılamamaktadır.
-
Tazminat Sorumluluğu: Rıza dışı ortam dinlemesine maruz kalan kişiler, kişilik haklarının ve özel hayatlarının ihlal edilmesi nedeniyle Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 58. maddesi dayanağıyla fail aleyhine manevi tazminat davası açma hakkına sahiptir.
-
Kişisel Verilerin Korunması Mevzuatı (KVKK): Ses ve görüntü verileri kişisel veri niteliğinde olduğundan, izinsiz ortam dinlemesi gerçekleştirenler TCK 135 ve devamı maddeleri ile KVKK hükümleri uyarınca idari ve cezai yaptırımlarla karşılaşmaktadır.

İş Yerinde Ses Kaydı Alınması Suç Sayılır mı?
İş yerinde izinsiz ses kaydı alınması genel kural olarak Türk Ceza Kanunu uyarınca suç teşkil etmektedir. İş yeri ortamı çalışma alanı olsa da çalışanların ve işverenlerin belirli bir mahremiyet ve kişisel veri koruma beklentisi mevcuttur. İşverenin veya diğer çalışanların haberleşme ve özel hayatın gizliliğini ihlal edecek şekilde rıza dışı gizli ses kaydı alınması TCK 132 veya TCK 133 kapsamında cezai sorumluluk doğurmaktadır.
Bununla birlikte, Yargıtay içtihatları uyarınca iş ilişkisinde mobbing, hakaret, tehdit, taciz veya şantaj gibi ani gelişen ve haksız bir eyleme maruz kalan çalışanın; başka şekilde delil elde etme imkanının bulunmadığı yetkili makamlara başvurma amacıyla aldığı anlık ses kayıtları hukuka aykırı sayılmamakta ve ceza sorumluluğu doğurmamaktadır. Buna karşın, sistemli, planlı ve sürekli olarak yapılan gizli kayıtlar hukuka aykırı delil mahiyetinde olup suç oluşturmaktadır.
Eşler Arasındaki Konuşmaların Kaydedilmesi Suç Oluşturur mu?
Eşler arasında da olsa tarafların rızası bulunmaksızın yapılan gizli ses kayıtları kural olarak haberleşmenin gizliliğini ihlal veya kişiler arasındaki konuşmaların kayda alınması suçunu meydana getirmektedir. Evlilik birliği içerisinde bulunulması, eşlerin birbirlerinin haberleşme ve özel hayat gizliliği haklarını tamamen ortadan kaldırmamaktadır. Ceza hukuku ve aile hukuku uygulamasında Yargıtay, bu konuyu “sadakat borcu” ve “delil üretme” ayrımı üzerinden değerlendirmektedir:
-
Planlı ve Kurgusal Kayıtlar: Eşin güvenini sarsarak, kurgusal durumlar yaratarak veya önceden planlanmış şekilde gizli cihaz/dinleme yazılımı yerleştirilerek alınan kayıtlar suç teşkil eder ve boşanma davalarında hukuka aykırı delil sayılarak reddedilir.
-
Meşru Savunma Niteliğindeki Anlık Kayıtlar: Eşin fiziksel şiddet, ağır hakaret, tehdit veya zina gibi haksız fiillerinin aniden gelişmesi durumunda; o anki eylemin ispatı amacıyla ve başka yoldan delil elde etme imkanı yokken alınan anlık ses kayıtları hukuka uygun kabul edilebilmekte ve ceza sorumluluğu doğurmamaktadır.
Boşanma Davasında Ses Kaydı Delil Olarak Kullanılabilir mi?
Boşanma davalarında ses kaydının delil olarak kullanılabilmesi, kaydın elde ediliş biçimine ve hukuka uygunluğuna bağlıdır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 189/2 uyarınca, hukuka aykırı olarak elde edilmiş deliller mahkeme tarafından resen dikkate alınamaz ve hükme esas oluşturamaz.
Gizlice alınan ses kayıtları kural olarak hukuka aykırı delil niteliği taşımaktadır. Ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve ilgili hukuk dairelerinin yerleşik içtihatları uyarınca bir tarafın diğer tarafça uygulanan sistemli hakaret, tehdit, fiziksel veya psikolojik şiddet gibi eylemleri anlık olarak ve başka türlü ispat etme imkanının bulunmadığı zorunlu durumlarda aldığı kayıtlar, istisnai olarak boşanma davasında delil olarak kabul edilebilmektedir.
Ses Kaydının Mahkemeye Sunulması Hangi Durumlarda Hukuka Uygundur?
Ses kaydının cezai sorumluluk doğurmadan ve ceza veya hukuk mahkemelerinde hukuka uygun delil olarak kabul edilebilmesi için Yargıtay tarafından belirlenen şu şartların birlikte gerçekleşmesi aranmaktadır:
-
Ani ve Kendiliğinden Gelişen Durum: Kaydın önceden planlanmış, kurgulanmış veya tuzak kurulmak suretiyle değil; o an aniden gelişen haksız bir saldırı (hakaret, tehdit, şantaj, iftira vb.) esnasında alınmış olması gerekir.
-
Başka Türlü Delil Elde Etme İmkansızlığı: Kaydı alan kişinin, uğradığı haksız eylemi veya suç teşkil eden durumu o esnada kolluk kuvvetlerine başvurarak veya tanık gibi başka bir kanıtla tespit ettirme imkanının kesinlikle bulunmaması şarttır.
-
Yetkili Makamlara Sunma Amacı: Elde edilen ses kaydının yalnızca adli adımların atılması, iddiaların ispatlanması ve yetkili yargı mercilerine (mahkeme, savcılık) sunulması amacıyla kullanılması gerekmektedir. Kaydın dördüncü kişilerle paylaşılması veya kamuoyuna ifşa edilmesi hukuka uygunluk sebebini ortadan kaldırır.
TCK 133 ile TCK 134 Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu Arasındaki Fark
Türk Ceza Kanunu’nun 133. maddesinde düzenlenen kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçu ile 134. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, korunan hukuki değerler ve eylemin nesnesi bakımından birbirinden ayrılmaktadır. TCK 133, özel olarak kişilerin taraf oldukları veya olmadıkları aleni olmayan “sözlü iletişimlerini” (ses verilerini) koruma altına alırken; TCK 134, bireylerin sesli iletişim boyutunu aşan, fiziki veya dijital mahrem alanlarını, gizli yaşam alanlarındaki görüntülerini, yaşam tarzlarını ve söz niteliği taşımayan kişisel mahremiyet unsurlarını güvenceye bağlamaktadır.
Bu bağlamda, iki veya daha fazla kişinin sır niteliğinde olsun ya da olmasın aleni olmayan sözel diyaloglarının izinsiz dinlenmesi veya kaydedilmesi TCK 133 kapsamında değerlendirilirken; kişilerin bilgisi ve rızası dışında gizli görüntülerinin çekilmesi, mahrem alanlarının izlenmesi veya özel hayatlarına ilişkin durumların takibe alınması TCK 134 kapsamındaki suçu oluşturmaktadır.
Kişiler Arasındaki Konuşmaların Dinlenmesi ve Kayda Alınması Suçunun Cezası
TCK 133. maddesinde düzenlenen suçun yaptırımları, eylemin işleniş biçimine ve failin konumuna göre kademeli bir şekilde belirlenmiştir. Maddenin birinci fıkrası uyarınca; taraf olunmayan aleni dışı bir konuşmayı bir aletle dinleyen veya kayda alan kişi hakkında 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilmektedir.
İkinci fıkrada düzenlenen; taraf olunan bir konuşmanın diğer katılımcıların rızası olmaksızın ses alma cihazıyla kaydedilmesi eyleminde fail, 6 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılmaktadır. Üçüncü fıkra kapsamında; hukuka aykırı şekilde kaydedilmiş olan bu konuşma veya ses kayıtlarının ifşa edilmesi, yetkisiz kişilere aktarılması veya yayınlanması halinde ise verilecek ceza 2 yıldan 5 yıla kadar hapis olarak uygulanmaktadır; şayet bu ifşa basın ve yayın yoluyla gerçekleştirilirse verilecek ceza yarı oranında artırılmaktadır.
TCK 133 Kapsamında Hapis ve Adli Para Cezası
Türk Ceza Kanunu’nun 133. maddesinde öngörülen yaptırımlar, işlenen fiilin niteliğine göre hapis cezası veya adli para cezası şeklinde düzenlenmiştir. TCK 133/1 uyarınca taraf olunmayan aleni dışı konuşmanın dinlenmesi veya kaydedilmesi durumunda 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasına; TCK 133/3 uyarınca kayıtların hukuka aykırı ifşası halinde ise yine 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasına hükmolunmaktadır. Söz konusu fıkralarda doğrudan adli para cezası öngörülmemiş olup, hükmedilen hapis cezasının 1 yıl veya altında kalması şartıyla TCK 50 uyarınca adli para cezasına çevrilmesi hakimin takdirindedir.
Buna karşın, taraf olunan bir konuşmanın rıza dışı kaydedilmesini düzenleyen TCK 133/2 maddesinde kanun koyucu seçimlik ceza öngörmüştür. Bu fiili işleyen fail hakkında 6 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası verilebilmektedir. Mahkemenin adli para cezasını seçmesi halinde, TCK 52 hükümleri çerçevesinde gün karşılığı belirlenen miktar üzerinden bir meblağ tahsil edilmektedir.

Kişiler Arasındaki Konuşmaların Dinlenmesi Suçunda Şikayet Süresi
TCK 133. maddesinde düzenlenen kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçu, TCK 139. maddesi gereğince şikayete tabi suçlar arasında yer almaktadır. Soruşturma ve kovuşturmanın yapılabilmesi için mağdurun usulüne uygun şekilde şikayette bulunması yasal bir zorunluluktur.
Hak sahibi olan kişinin şikayet hakkını kullanma süresi, Ceza Muhakemesi Kanunu ve TCK 73. maddesi uyarınca fiilin ve failin öğrenildiği tarihten itibaren 6 aydır. Bu 6 aylık süre hak düşürücü nitelikte olup, fiil ve fail öğrenilmediği sürece zamanaşımı süresi işlemeye devam etmektedir. Ancak her halükarda eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren dava zamanaşımı süresi olan 8 yıl geçtikten sonra soruşturma yürütülemez.
TCK 133 Kapsamında Uzlaşma Hükümleri Uygulanır mı?
Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçu (TCK 133), Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 253. maddesi uyarınca uzlaştırma kapsamına tabi suçlar arasında yer almaktadır. TCK 139. maddesi gereğince bu suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı tutulduğundan, CMK 253/1-a hükmü gereği uyuşmazlığın öncelikle uzlaştırma bürosuna gönderilmesi yasal bir zorunluluktur.
Soruşturma veya kovuşturma aşamasında dosya uzlaştırmacıya tevdi edilir; mağdur ve şüphelinin/sanığın uzlaşması halinde dosya hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı (KYOK) verilir veya açılmış olan kamu davası düşürülür.Tarafların edimli veya edimsiz olarak uzlaşamamaları halinde ise yargılama sürecine kaldığı yerden devam edilmektedir.
Kişiler Arasındaki Konuşmaların Dinlenmesi Suçunda Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Uygulanabilir mi?
Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçunda Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) müessesesinin uygulanması hukuken mümkündür. CMK 231. maddesi uyarınca HAGB kararının verilebilmesi için sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının 2 yıl veya daha az süreli olması ya da cezanın adli para cezasından ibaret bulunması gerekmektedir.
Söz konusu suçun TCK 133/2 fıkrasındaki taraf olunan konuşmanın kaydı halince verilen ceza miktarı (6 aydan 2 yıla kadar) doğrudan HAGB sınırları içerisindedir. TCK 133/1 ve TCK 133/3 fıkralarında öngörülen ceza aralığı (2 yıldan 5 yıla kadar) bakımından ise mahkemenin takdir edeceği somut ceza miktarının 2 yıl veya altında kalması, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin bulunmaması, suç sebebiyle bir zarar doğmuşsa bu zararın giderilmesi ve sanığın HAGB’ye muvafakat etmesi halinde HAGB kararı verilebilmektedir.
Kişiler Arasındaki Konuşmaların Dinlenmesi Suçunda Görevli Mahkeme
Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçunda (TCK 133) görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 133. maddesinde öngörülen hapis cezalarının üst sınırı 5 yılı geçmediğinden (TCK 133/1 ve TCK 133/3 fıkralarında üst sınır 5 yıl, TCK 133/2 fıkrasında ise üst sınır 2 yıldır), 5235 sayılı Kanun’un 11. maddesi gereğince yargılama yapma görevi Asliye Ceza Mahkemesinin sorumluluk alanına girmektedir.
Kişiler Arasındaki Konuşmaların Dinlenmesi Suçunda Zamanaşımı Süresi
Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçunda zamanaşımı iki farklı açıdan değerlendirilmektedir:
-
Olağan Dava Zamanaşımı Süresi: TCK’nin 66/1-e maddesi uyarınca, 5 yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda olağan dava zamanaşımı süresi 8 yıldır. TCK 133 kapsamındaki tüm alt suç tiplerinin ceza üst sınırı en fazla 5 yıl olduğu için, suçun işlendiği tarihten itibaren 8 yılın geçmesiyle kamu davası düşmektedir.
-
Olağanüstü (Uzamış) Dava Zamanaşımı Süresi: Soruşturma veya kovuşturma aşamasında zamanaşımını kesen işlemlerin varlığı halinde, TCK’nin 67/4. maddesi gereğince süre en fazla yarısı oranında uzamaktadır. Bu durumda kesintili dava zamanaşımı süresi 12 yıl olarak uygulanmaktadır.
-
Ceza Zamanaşımı Süresi: Mahkumiyet kararının kesinleşmesinden sonra cezanın infazı için geçerli olan ceza zamanaşımı süresi ise TCK’nin 68/1-e maddesi gereğince 10 yıldır.
TCK 133 Kişiler Arasındaki Konuşmaların Dinlenmesi Suçu Yargıtay Kararları
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/640 E., 2020/6960 K. sayılı ve 09.12.2020 tarihli ilamında; iş yerindeki zimmet/güveni kötüye kullanma iddiaları ve oluşan zararın ödenmesiyle ilgili yüz yüze yapılan görüşmelerin, sanık işveren ve diğer çalışanı tarafından gizlice cep telefonu ile kayda alınması eylemini değerlendirmiştir. Daire, sanıkların kendilerine isnat edilen/edilecek suçlamalara karşı iddialarını ispatlamak, kaybolma olasılığı bulunan delillerin muhafazasını sağlamak ve başkaca şekilde ispatlanması mümkün olmayan bir hal içerisinde hareket ettiklerini tespit etmiştir. Bu doğrultuda haksız bir saldırıyı önleme ve yetkili makamlara sunma amacıyla yapılan anlık kayıtların hukuka aykırı hareket etme bilinci taşımadığı, yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmadığı gerekçesiyle yerel mahkemenin sanıklar hakkında verdiği beraat kararlarını oy birliğiyle onamıştır.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2013/30383 E., 2014/14161 K. sayılı ve 09.06.2014 tarihli ilamında; emri altında çalışan kardeşine disiplin cezası vermesi sebebiyle kendisini telefonla arayıp hakaret ve tehdit eden katılanın konuşmalarını kaydeden, telefonun hoparlörünü açarak odasındakilere dinleten ve bu ses kaydını Cumhuriyet Başsavcılığına sunan sanığın ceza sorumluluğunu değerlendirmiştir. Daire, sanığın başka şekilde ispatlanması mümkün olmayan bir hal içerisindeyken kendisine yönelik haksız saldırıyı (hakaret ve tehdit) kanıtlamak amacıyla anlık kayıt yaptığını belirtmiştir. Bu eylemin hukuka aykırı kabul edilemeyeceği gibi sanığın hukuka aykırı hareket etme bilinciyle da davranmadığı vurgulanmıştır. Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması ile haberleşmenin gizliliğini ihlal suçlarının kanuni unsurlarının oluşmadığı, tehdit suçunun ise sabit olmadığı gerekçesiyle yerel mahkemenin beraat kararı oy birliğiyle onanmıştır.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2013/26013 E., 2014/10209 K. sayılı ve 28.04.2014 tarihli ilamında; katılan ile telefonda yaptığı özel görüşmeleri gizlice kaydedip internet sitesinde yayımlatan sanığın eylemini nitelendirmiştir. Daire; görüşmenin yüz yüze yapılmaması ve sanığın konuşmanın tarafı olması nedenleriyle kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçunun (TCK 133) unsurlarının oluşmadığını belirtmiştir. Taraflar arasındaki telefon görüşmesinin rıza dışı ifşa edilmesinin haberleşmenin gizliliğini ihlal (TCK 132) suçunu oluşturduğu tespit edilerek, TCK 133 ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından verilen beraat kararları yerinde bulunarak oy birliğiyle onanmıştır.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2017/1386 E., 2018/832 K. sayılı ve 24.01.2018 tarihli ilamında; gazeteci olan sanığın, katılan ile yüz yüze yaptığı görüşmeyi rıza dışı kaydedip sosyal medya hesabında katılanın fotoğrafıyla birlikte paylaşması eylemini incelemiştir. Daire; yüz yüze görüşmenin tarafı olan sanığın bu konuşmayı yayımlamasının TCK 133/3 (görüşmelerin ifşası) kapsamında değerlendirilemeyeceğini, konuşmanın katılanın özel hayatına ilişkin olmaması sebebiyle özel hayatın gizliliğini ihlal (TCK 134) suçunu da oluşturmayacağını belirtmiştir. Buna karşın, kamuya açık alanda çekilen fotoğrafın paylaşılmasının verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu (TCK 136/1) oluşturduğu gözetilmeden, TCK 133/3’ten mahkumiyet ve TCK 134’ten beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuş, mahkumiyet hükmü oy birliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2017/10732 E., 2018/9468 K. sayılı ve 10.10.2018 tarihli ilamında; bir ceza infaz kurumunda ambar memuru olan sanığın, hakkında yürütülen idari ve adli soruşturma sürecine ilişkin olarak şikayetçi ile yüz yüze yaptığı görüşmeyi cep telefonuna gizlice kaydetmesi eylemini hukuken değerlendirmiştir. Daire; TCK 133/1 maddesindeki suçun, konuşmanın tarafı olmayan üçüncü kişilerce işlenebileceğini; iki kişi arasında geçen konuşmada taraflardan birinin kaydı bizzat yapması halinde TCK 133/1 suçunun unsurlarının oluşmayacağını belirtmiştir.
Dosya kapsamındaki ses kaydı dökümlerine göre görüşmede şikayetçinin özel yaşam alanına dair bir husus konuşulmadığından eylemin TCK 134/1 (özel hayatın gizliliğini ihlal) suçunu da oluşturmayacağı tespitiyle, yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmaması (CMK m. 223/2-a) sebebiyle beraat kararı verilmesi gerekirken sanığın mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ve yerel mahkeme hükmü oy birliğiyle bozulmuştur.
Bilişim Hukuku hakkında daha fazla bilgiye buradan erişebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular
İzinsiz Ses Kaydı Alınması Suç Sayılmakta mıdır?
Evet, izinsiz ses kaydı alınması genel kural olarak Türk Ceza Kanunu kapsamında suç teşkil etmektedir. Katılımcıların rızası bulunmaksızın aleni olmayan konuşmaların bir cihazla kayda alınması, özel hayatın ve haberleşmenin gizliliğini ihlal eder. Ancak kişinin kendisine veya yakınlarına yönelik ani gelişen haksız bir saldırıyı önlemek amacıyla ve başka şekilde delil elde etme imkanı yokken yapılan anlık kayıtlar istisnai olarak suç oluşturmaz.
Telefon Konuşmasının Kayda Alınması Halinde Ceza Verilir Mi?
Evet, telefon konuşmasının taraflardan birinin veya üçüncü bir kişinin rızası olmaksızın kayda alınması ceza sorumluluğu doğurur. Görüşmeye taraf olan kişinin karşı tarafın onayı olmadan kayıt yapması TCK 133/2 uyarınca 6 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası gerektirir. Görüşmenin tarafı olmayan bir üçüncü kişinin gizlice kayıt yapması halinde ise TCK 132 uyarınca haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu oluşur ve 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası uygulanır.
Yüz Yüze Yapılan Konuşmanın Gizlice Kaydedilmesi Suç Oluşturur Mu?
Evet, yüz yüze ve aleni olmayan bir konuşmanın gizlice kaydedilmesi suçtur. Konuşmanın tarafı olmayan bir kişinin gizlice dinleme veya kayıt yapması durumunda TCK 133/1 uyarınca 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilir. Konuşmanın taraflardan biri tarafından diğerlerinin haberi olmaksızın kaydedilmesi halinde ise TCK 133/2 gereğince 6 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası yaptırımı uygulanmaktadır.
WhatsApp Sesli Görüşmesinin Kaydedilmesi Hukuka Aykırı Sayılır Mı?
Evet, WhatsApp veya benzeri İnternet tabanlı uygulamalar üzerinden yapılan sesli görüşmeler haberleşme vasıtası kabul edildiğinden izinsiz kaydedilmesi hukuka aykırıdır ve suç teşkil eder. Bu tür kayıt eylemleri TCK 132 maddesinde düzenlenen haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunu oluşturur ve faillere 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir.
İş Yerinde Ses Kaydı Alınması Halinde Suç Oluşur Mu?
Evet, iş yerinde çalışanların veya işverenin rızası olmaksızın gizlice ses kaydı alınması TCK 132 veya TCK 133 kapsamında suç oluşturur. Ancak iş yerinde mobbing, taciz, hakaret veya tehdit gibi haksız bir fiile maruz kalan çalışanın; başka türlü delil elde etme imkanının bulunmadığı anlarda yetkili makamlara sunmak amacıyla aldığı anlık kayıtlar hukuka uygun kabul edilmektedir. Buna karşın sürekli, kurgusal ve sistemli yapılan kayıtlar ceza sorumluluğu doğurur.
Boşanma Davasında Alınan Ses Kaydı Delil Olarak Kabul Edilir Mi?
Boşanma davalarında hukuka aykırı yollarla elde edilen ses kayıtları HMK 189/2 uyarınca delil olarak kabul edilmemektedir. Ancak Yargıtay içtihatlarına göre; tarafın maruz kaldığı sistemli hakaret, tehdit veya evlilik birliğini temelden sarsan haksız eylemleri başka bir kanıtla ispat etme imkanının bulunmadığı ani durumlarda aldığı kayıtlar, istisnai olarak mahkemece delil olarak dikkate alınabilmektedir.
Kendi Tarafı Olunan Konuşmanın Kayda Alınması Suç Oluşturur Mu?
Evet, kişinin bizzat katıldığı bir konuşmayı, diğer katılımcıların bilgi ve rızası olmaksızın ses kayıt cihazıyla kayda alması TCK 133/2 maddesi gereğince suç teşkil eder. Bu eylemin cezası 6 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır.
Ses Kaydının Sosyal Medyada Paylaşılması Halinde Hangi Cezalar Uygulanır?
Gizlice veya izinsiz alınan ses kayıtlarının sosyal medyada veya basın-yayın yoluyla paylaşılması, kaydın niteliğine göre cezayı ağırlaştıran bir nedendir. TCK 133/3 kapsamında rıza dışı kaydedilen konuşmaların ifşa edilmesi halinde 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası öngörülmüş olup, ifşanın basın ve yayın yoluyla yapılması durumunda verilecek ceza yarı oranında artırılmaktadır. Görüşme haberleşme niteliğinde ise TCK 132/2 uyarınca 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Kişiler Arasındaki Konuşmaların Dinlenmesi Suçu Şikayete Tabi Tutulmakta Mıdır?
Evet, TCK 139. maddesi uyarınca TCK 133 kapsamında düzenlenen kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçu şikayete tabidir. Mağdurun, fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde yetkili makamlara şikayette bulunması gerekmektedir. Şikayet olmaması halinde soruşturma veya kovuşturma yürütülemez.
TCK 133 Kapsamında Uzlaşma Hükümleri Uygulanabilir Mi?
Evet, şikayete tabi bir suç olması sebebiyle CMK 253/1-a maddesi gereğince TCK 133 kapsamındaki tüm suç tipleri uzlaştırma prosedürüne tabidir. Soruşturma veya kovuşturma aşamasında dosya öncelikle uzlaştırma bürosuna gönderilir; tarafların anlaşması halinde dosya hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir veya açılan kamu davası düşürülür.
Kişiler Arasındaki Konuşmaların Dinlenmesi Suçu Hangi Mahkemede Görülmektedir?
TCK 133 maddesinde öngörülen suçların tüm fıkralarındaki ceza üst sınırları 5 yılı geçmediğinden, bu suçlara ilişkin yargılamayı yapmakla görevli mahkeme 5235 sayılı Kanun’un 11. maddesi uyarınca Asliye Ceza Mahkemesidir.
TCK 133 Kapsamında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Verilebilir Mi?
Evet, sanık hakkında verilen hapis cezasının 2 yıl veya daha az süreli olması, adli para cezasına hükmedilmesi, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin bulunmaması ve mahkemenin yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varması halinde CMK 231 uyarınca Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı verilebilir.
Kişiler Arasındaki Konuşmaların Dinlenmesi Suçunda Zamanaşımı Süresi Ne Kadardır?
Bu suç tipi için TCK 66/1-e maddesi gereğince olağan dava zamanaşımı süresi 8 yıldır. Soruşturma veya kovuşturma aşamasında zamanaşımını kesen işlemlerin bulunması halinde TCK 67/4 uyarınca olağanüstü (uzamış) dava zamanaşımı süresi 12 yıl olarak uygulanır. Cezanın kesinleşmesinden sonraki ceza zamanaşımı süresi ise TCK 68/1-e uyarınca 10 yıldır.
Ses Kaydının Hukuka Uygun Delil Olarak Kabul Edilmesi Hangi Şartlara Bağlıdır?
Bir ses kaydının yargılamada hukuka uygun delil sayılabilmesi için; kaydın kurgusal veya tuzak niteliğinde olmayıp ani gelişen haksız bir saldırı esnasında alınması, kişinin o an kolluk kuvvetlerine başvurma veya başka yoldan delil elde etme imkanının bulunmaması ve kaydın yalnızca yetkili adli makamlara (savcılık veya mahkeme) sunulmak amacıyla yapılmış olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
