Kripto Borsası Kapanırsa Param Ne Olur? Devlet Güvencesi Var Mı?

Kripto Borsası Kapanırsa Param Ne Olur

Kripto Borsası Kapanırsa Param Ne Olur? Devlet Güvencesi Var Mı? (2026)

İçindekiler

Kripto Varlıklar Borsada Nasıl Saklanıyor?

Kripto varlık alım-satım platformlarında kullanıcıların bakiye ve mülkiyet bilgileri, borsaların kontrolünde bulunan merkezi veri tabanlarında ve blokzincir ağlarında kayıt altında tutulmaktadır.

Varlıkların güvence altına alınması amacıyla, her kullanıcı için ayrı birer blokzincir adresi oluşturulmakta ve bu adreslere ait özel anahtarlar (private key) platformun güvenlik altyapısı tarafından yönetilmektedir.

Sistemin güvenliği ve operasyonel hızı arasında bir denge kurulabilmesi adına, varlıklar farklı erişim seviyelerine sahip cüzdan sistemleri arasında paylaştırılarak muhafaza edilmektedir.

Sıcak Cüzdan ve Soğuk Cüzdan Farkı

Sıcak cüzdanlar (hot wallet), internet bağlantısı sürekli aktif olan ve işlemlerin hızlı bir şekilde gerçekleştirilmesine olanak tanıyan dijital depolama alanlarıdır.

Alım-satım işlemlerinin anlık olarak tamamlanabilmesi için gerekli likidite bu cüzdanlarda tutulmakta, ancak internete bağlı olmaları sebebiyle siber saldırı risklerine daha açık hale gelmektedirler.

Soğuk cüzdanlar (cold wallet) ise internet bağlantısı bulunmayan, fiziksel donanımlar veya çevrimdışı sistemler üzerinde yapılandırılan saklama araçlarıdır.

İnternet erişimi barındırmadıklarından ötürü siber tehditlere karşı maksimum koruma sağlamakta ve borsaların elinde bulundurduğu varlıkların büyük bir kısmının güvenli bir şekilde depolanmasında birincil yöntem olarak tercih edilmektedir.

Saklama Kuruluşu Nedir, Alım-Satım Platformundan Farkı Ne?

Saklama kuruluşları (custody), kripto varlıkların güvenli bir biçimde depolanması, özel anahtarların yönetilmesi ve siber risklere karşı korunması amacıyla kurulan, yetkilendirilmiş ve denetime tabi profesyonel yapılardır.

Bu kuruluşlar, varlık sahiplerinin dijital kıymetlerini kendi adlarına koruma altına almakta ve yalnızca varlıkların güvenliği ile mevzuata uygun yönetimini üstlenmektedir.

Alım-satım platformları ise kullanıcıların kripto varlıkları birbirleriyle takas etmelerine, emir iletmelerine ve piyasa hareketlerini takip etmelerine olanak tanıyan ticari pazar yerleridir.

Saklama kuruluşları tamamen güvenli depolama ve mülkiyet koruma odaklı çalışırken, alım-satım platformları likidite, işlem hacmi ve piyasa erişilebilirliği sağlama amacı gütmektedir.

Günümüz finansal ekosisteminde, çıkar çatışmalarının önlenmesi ve güvenliğin artırılması amacıyla ticaret ve saklama faaliyetlerinin birbirinden ayrıştırılması hukuki bir gereklilik olarak öne çıkmaktadır.

Rezerv Kanıtı Nedir, Ne İşe Yarar?

Rezerv Kanıtı (Proof of Reserves), kripto varlık alım-satım platformlarının ellerinde bulundurduklarını beyan ettikleri müşteri varlıklarının, gerçekte blokzincir üzerinde mevcut ve erişilebilir olduğunu doğrulamak amacıyla kullanılan bir şeffaflık yöntemidir.

Bu mekanizma sayesinde platformun iflas riskleri, kullanıcı fonlarının yetkisiz kullanımı ve karşılıksız varlık üretimi gibi finansal suiistimallerin önüne geçilmesi hedeflenmektedir.

Yatırımcı güveninin tesis edilmesi ve platformun yükümlülüklerini tam olarak karşılayabileceğinin hukuken ve teknik olarak ispatlanması amacıyla bu yönteme başvurulmaktadır.

Rezerv Kanıtı Denetimi Nasıl Çalışır?

Rezerv kanıtı denetimi, platformdaki tüm kullanıcı bakiyelerinin kriptografik bir özet fonksiyonu olan “Merkle Ağacı” (Merkle Tree) yapısı altında bir araya getirilmesiyle gerçekleştirilmektedir.

Bu dijital ağacın en üstünde yer alan kök şifre, tüm kullanıcı hesaplarının toplam borç yükümlülüğünü temsil etmektedir.

Eş zamanlı olarak, platformun kontrolü altında olan blokzincir cüzdan adreslerindeki varlıkların toplam miktarı tespit edilmektedir.

Cüzdanlardaki toplam varlık miktarı ile Merkle ağacındaki toplam borç miktarı karşılaştırılarak, platformun kullanıcı fonlarını bire bir (1:1) oranında karşılayıp karşılamadığı kontrol edilmektedir.

Bu süreç sonunda her kullanıcı, kendi hesap bakiyesinin bu güvenli şifreleme zincirine dahil edildiğini bağımsız olarak doğrulayabilmektedir.

Rezerv Kanıtı Denetimi ve Bağımsız Denetim Aynı Şey Mi?

Rezerv kanıtı denetimi ile geleneksel bağımsız denetim aynı hukuki ve mali niteliğe sahip değildir.

Rezerv kanıtı, yalnızca belirli bir zaman diliminde platformun elinde tuttuğu dijital varlıkların, kullanıcı borçlarını karşılayıp karşılamadığını gösteren anlık ve sınırlı bir teknik tespittir.

Bu işlem, şirketin genel finansal sağlığı, saklı borçları veya diğer mali yükümlülükleri hakkında bilgi vermemektedir.

Bağımsız denetim ise uluslararası muhasebe standartları çerçevesinde yürütülen, şirketin tüm varlık ve yükümlülüklerini, nakit akışlarını, gelir-gider dengesini ve iç kontrol mekanizmalarını inceleyen kapsamlı bir hukuki ve mali süreçtir.

Dolayısıyla rezerv kanıtı, kurumsal şeffaflığı artıran tamamlayıcı teknik bir araç olarak kabul edilmekte, ancak yasal bir bağımsız denetim raporunun yerini tutmamaktadır.

SPK Kripto Saklama Düzenlemesi Ne Getiriyor?

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından yürürlüğe konulan kripto varlık düzenlemeleri, yatırımcıların dijital varlıklarının güvenliğini en üst düzeye çıkarmayı ve piyasadaki operasyonel riskleri minimize etmeyi amaçlamaktadır.

Bu düzenleme kapsamında, kripto varlıkların platformların kendi bilançolarından ve öz varlıklarından tamamen ayrı tutulması esası benimsenmiştir.

Böylece platformların iflası veya hukuki takibe uğraması durumunda, müşteri varlıklarının korunması yasal güvence altına alınmaktadır.

III-35/B.1 Ve III-35/B.2 Tebliğleri Neyi Zorunlu Kılıyor?

Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcıların Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Tebliğ III-35/B.1, kripto varlık hizmet sağlayıcıların kuruluşu, ortaklık yapıları, yönetici kadrolarının taşıması gereken nitelikler ve genel faaliyet izinlerine ilişkin kurumsal asgari şartları belirlemektedir.

Bu tebliğ ile platformların sektöre giriş engelleri yapılandırılmış ve kurumsal yönetim ilkelerine uyum zorunlu kılınmıştır.

Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcıların Çalışma Usul ve Esasları ile Sermaye Yeterliliği Hakkında Tebliğ III-35/B.2 ise, platformların operasyonel çalışma usullerini, saklama hizmetlerinin sınırlarını, listeleme esaslarını ve sermaye yeterliliği yükümlülüklerini düzenlemektedir.

Tebliğ uyarınca platformların kaldıraçlı, kredili veya türev işlemlere aracılık etmesi yasaklanmış olup özsermaye ve borçlanma sınırlarına ilişkin katı rasyoların (sermaye yeterliliği tabanı) sürekli olarak korunması zorunlu hale getirilmiştir.

Saklama Kuruluşuyla Sözleşme Zorunluluğu Ve 31 Mart 2026 Tarihi

Faaliyet izin başvurusunda bulunan platformların, SPK tarafından yetkilendirilmiş bağımsız saklama kuruluşlarıyla yazılı bir saklama sözleşmesi imzalaması yasal bir zorunluluktur. Bu sözleşmelerin tamamlanması ve kurula sunulması için daha önce 31 Mart 2026 kesin son tarih olarak belirlenmişti.

Ancak SPK’nın 26 Mart 2026 tarihli ilke kararı ile bu katı süre sınırı esnetilmiştir. Sektördeki saklama kuruluşlarının sayısı ve teknik entegrasyon süreçlerinin henüz istenen olgunluğa ulaşmaması nedeniyle, sabit tarih uygulaması sonlandırılmıştır.

Yeni düzenlemeye göre, saklama sözleşmesi imzalama ve yetki belgesi alma yükümlülükleri, yetkilendirilen saklama kuruluşlarının piyasada yaygın şekilde hizmet vermeye başlamasının ardından SPK tarafından ilan edilecek yeni takvime göre yürütülecektir.

TÜBİTAK Kriterleri: Özel Anahtarlar Türkiye’de Mi Tutulacak?

TÜBİTAK tarafından yayımlanan Bilgi Sistemleri ve Teknolojik Altyapı Kriterleri, kripto varlıkların yönetiminde hayati öneme sahip özel anahtarların (private key) üretim ve saklama süreçlerini katı kurallarla sınırlandırmaktadır.

Bu kriterler doğrultusunda, platformların ve saklama kuruluşlarının müşteri varlıklarına erişim sağlayan özel anahtarları uluslararası güvenlik standartlarına (ISO/IEC 19790 veya FIPS 140-3 gibi) uygun Güvenli Donanım Modülleri (HSM) içerisinde üretmesi ve saklaması zorunludur.

Söz konusu kriterler ve SPK mevzuatının sınır ötesi hizmet sunumuna ilişkin genel ilkeleri gereğince, müşteri varlıklarının kontrolünü doğrudan sağlayan bu kritik özel anahtarların, Türkiye sınırları içerisindeki yerel ve güvenli sunucu altyapılarında (fiziksel olarak izole edilmiş soğuk ortamlarda veya Türkiye’deki saklama kuruluşlarının denetimindeki sistemlerde) tutulması esastır.

Anahtarların yurt dışına çıkarılması siber güvenlik ve egemen denetim yetkisi açısından sınırlandırılmakta, işlemlerin çoklu imza (multi-sig) veya eşik kriptografisi ile yetkilendirilmiş yerel personel tarafından onaylanması şart koşulmaktadır.

Borsa İflas Ederse Kripto Param Ne Olur?

Kripto varlık alım-satım platformlarının iflası halinde, müşterilerin sahip olduğu dijital varlıkların akıbeti yasal koruma altındadır. Sermaye Piyasası Kanunu’nda yapılan düzenlemeler çerçevesinde, kullanıcıların mülkiyetinde olan nakit ve kripto varlıklar, platformun kendi mal varlığından tamamen ayrı bir hukuki statüde tutulmaktadır.

Bu ayrım, platformun iflas etmesi durumunda dahi müşterilerin hak iddia edebilmesinin temel yasal dayanağını oluşturmaktadır.

Müşteri Varlıklarının İflas Masasına Dahil Edilememesi

Kripto varlık hizmet sağlayıcılarının borçlarından ötürü iflası halinde, müşterilere ait olan nakit ve kripto varlıklar hiçbir şekilde iflas masasına dahil edilemez.

Sermaye Piyasası Kanunu’nun ilgili maddesi uyarınca, platformun tasfiyesi veya iflası sürecinde, müşteri bakiyeleri iflas masasının dışarısında bırakılarak doğrudan hak sahiplerine iade edilmek zorundadır.

Bu sayede, platformun diğer üçüncü şahıslara olan borçlarının ödenmesinde müşterilerin varlıklarının kullanılması yasal olarak tamamen engellenmiştir.

Kripto Varlıkların Haczedilememesi Ve Rehin Yasağı

Hukuki düzenlemeler kapsamında, alım-satım platformlarının kendi borçları nedeniyle müşterilere ait nakit ve kripto varlıklar üzerine haciz konulması, ihtiyati tedbir uygulanması veya bu varlıkların rehnedilmesi kesin olarak yasaklanmıştır.

Ancak bu koruma, yalnızca platformun kendi borçları için geçerlidir; müşterinin şahsi borçları nedeniyle kendi kripto varlıklarının haczedilmesi veya bu varlıklar üzerinde adli makamlarca tedbir uygulanması İcra ve İflas Kanunu hükümleri dairesinde mümkündür.

Ek olarak, kripto varlıkları konu edinen rehin sözleşmelerine Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu hükümlerinin uygulanmayacağı hükme bağlanarak bu alandaki rehin işlemleri özel kurallara tabi tutulmuştur.

Borsa Varlığımı Kaybeder Veya Kötüye Kullanırsa Sorumlu Kim?

Kripto varlık alım-satım platformlarında muhafaza edilen varlıkların kayba uğraması veya yetkisiz şekilde kullanılması durumunda hukuki sorumluluk, öncelikle yasal koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunan kripto varlık hizmet sağlayıcısına (KVHS) aittir.

Türk hukuk sisteminde yapılan son yasal düzenlemelerle, platformların müşterilerine karşı olan mali ve hukuki sorumluluk sınırları netleştirilmiş; hem kurumsal tüzel kişiliğin hem de şirket yöneticilerinin şahsi sorumlulukları yasal güvenceye bağlanmıştır.

KVHS’nin Saklama Sorumluluğu Ve Kusur Esası

Kripto varlık hizmet sağlayıcılarının, müşterilerine ait varlıkların saklanmasından doğan sorumluluğu genel olarak kusur sorumluluğu esasına dayanmaktadır.

Sistem arızaları, siber saldırılar, operasyonel hatalar veya kendi personellerinin ihmalkar davranışları sonucu meydana gelen varlık kayıplarında, platformların kusurları oranında sorumluluğu bulunmaktadır. Ancak platform yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile diğer mensupları, kendi kusurlarına ve halin icabına göre zararın kendilerine yüklenilebildiği ölçüde şahsen de sorumlu tutulmaktadır.

Kanun uyarınca, zimmet sayılan karar ve işlemler nedeniyle müşterilerin zarara uğraması halinde, bu fiilleri gerçekleştiren yöneticilerin şahsi iflaslarına karar verilebilmekte ve kişisel mal varlıkları üzerinden zararın tazmini yoluna gidilebilmektedir.

Güveni Kötüye Kullanma Ve İlgili Cezai Boyut

Müşterilerin alım-satım veya saklama amacıyla platforma tevdi ettiği kripto varlıkların, platform yetkilileri tarafından kendi menfaatlerine kullanılması ya da geri iade edilmemesi, Türk Ceza Kanunu kapsamındaki geleneksel “güveni kötüye kullanma” suçunun sınırlarını aşarak özel bir ihtisas suçuna dönüştürülmüştür.

Sermaye Piyasası Kanunu’nun 110/A maddesi uyarınca, koruma ve saklama yükümlülüğü altındaki kripto varlıkları kendisinin veya başkasının menfaatine geçirerek zimmetine aktaran platform yöneticileri ve mensupları hakkında 8 yıldan 14 yıla kadar hapis ve adli para cezası öngörülmektedir.

Eylemin, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi halinde ise ceza 14 yıldan 20 yıla kadar hapis cezasına çıkarılmakta; ayrıca faillere, müşterilerin ve platformun uğradığı zararın en az üç katı tutarında adli para cezası uygulanmaktadır.

Kripto borsası kapanırsa param ne olur

Güvenli Bir Kripto Platformu Nasıl Seçilir?

Kripto varlık yatırımlarının güvenli bir iklimde gerçekleştirilebilmesi, tercih edilecek platformun taşıdığı yasal ve teknik niteliklerin doğru analiz edilmesine bağlıdır.

Güvenli bir işlem deneyimi için yatırımcıların, platformun yalnızca kullanıcı arayüzü veya komisyon oranlarına değil, hukuki uyum süreçlerine ve varlık güvencelerine odaklanması gerekmektedir.

Bu kapsamda, platform seçiminde dikkat edilmesi gereken temel kriterler yasal ve finansal denetim mekanizmaları çerçevesinde şekillenmektedir.

SPK Lisansı, Faaliyet İzni Ve Tasfiye Listesi Kontrolü

Güvenli bir platform seçiminde ilk ve en kritik adım, ilgili şirketin yasal statüsünün kontrol edilmesidir. Türkiye’de kripto varlık alım-satım işlemleri sunan platformların yasal olarak faaliyet gösterebilmesi için Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) nezdinde gerekli başvuruları tamamlamış olması şarttır.

Yatırımcılar, işlem yapmayı düşündükleri platformun durumunu SPK tarafından düzenli olarak güncellenen listeler üzerinden sorgulamalıdır. Bu doğrultuda, platformun yasal olarak operasyonlarına devam edebileceğini gösteren “Faaliyette Bulunanlar Listesi”nde yer alıp almadığı kontrol edilmelidir.

Diğer taraftan, yasal gereklilikleri karşılayamadığı için faaliyetine son verilen veya başvurusunu geri çeken şirketlerin yer aldığı “Tasfiye Sürecinde Olanlar Listesi”ndeki platformlardan ise kesinlikle uzak durulmalıdır.

Rezerv Kanıtı Ve Bağımsız Denetim Raporu Var Mı?

Yasal uyumun yanı sıra platformun finansal şeffaflığı da güvenliğin ayrılmaz bir parçasıdır. Tercih edilecek platformun, kullanıcı fonlarını bire bir (1:1) oranında elinde tuttuğunu periyodik olarak ispatlayan Rezerv Kanıtı (Proof of Reserves) raporlarını kamuoyuyla paylaşıp paylaşmadığı incelenmelidir.

Bu raporlar, platformun olası bir yoğun para çekme talebi dalgası karşısında likidite krizi yaşamayacağının teknik bir güvencesidir.

Bununla birlikte, yalnızca anlık bir teknik veri sunan rezerv kanıtının ötesinde, platformun genel finansal durumunu, iç kontrol mekanizmalarını ve siber güvenlik altyapısını ortaya koyan bağımsız denetim raporlarının varlığı da sorgulanmalıdır.

Saygın ve bağımsız denetim kuruluşları tarafından onaylanmış mali ve teknolojik denetim raporlarına sahip platformlar, kurumsal ciddiyet ve şeffaflık açısından öncelikli olarak tercih edilmelidir.

Kripto Varlıklar Devlet Güvencesinde Mi?

Kripto varlıklar, geleneksel bankacılık sisteminde bulunan mevduat kabul kurumu güvencelerine veya Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kapsamındaki devlet korumasına tabi değildir.

Bankacılık Kanunu uyarınca nakdi mevduatlar belirli bir limit dahilinde devlet tarafından sigortalanırken, kripto varlıklar doğası gereği bu tür bir kamusal garanti şemsiyesinin dışında kalmaktadır.

Sermaye Piyasası Kanunu bünyesinde yapılan düzenlemeler, devletin yatırımcılara doğrudan bir finansal geri ödeme garantisi sunmasını değil; platformların uyması gereken katı denetim, bağımsız saklama ve yönetim kuralları aracılığıyla sistemik güvenliğin yasal olarak tesis edilmesini sağlamaktadır.

Kişisel Önlemler: Kripto Varlıkları Şahsi Soğuk Cüzdana Çekme Hakkı Ve Hukuki Niteliği

Kripto varlık alım-satım platformlarında tutulan varlıkların şahsi soğuk cüzdanlara (non-custodial wallets) transfer edilmesi, yatırımcıların en temel mülkiyet haklarından biridir.

Yasal düzenlemeler çerçevesinde platformlar, kullanıcıların haklı bir gerekçe olmaksızın kendi varlıklarını transfer etme özgürlüklerini kısıtlayamaz veya engelleyemezler.

Kripto varlıkların şahsi cüzdanlara çekilmesi, özel anahtarın (private key) kontrolünün bütünüyle yatırımcıya geçmesini sağlamakta ve platform risklerini tamamen ortadan kaldırmaktadır.

Hukuki açıdan bu işlem, mülkiyetin fiili zilyetliğinin (fiilen elinde bulundurma durumunun) bütünüyle hak sahibine geçmesi niteliğini taşımaktadır.

Platformun Hacklenmesi Durumunda Hak Arama Yolları Ve Tazmin Süreci

Kripto varlık alım-satım platformlarının bir siber saldırıya (hack) uğraması ve müşteri varlıklarının çalınması durumunda, platformun bilgi güvenliği ve altyapı koruma yükümlülüklerini ihlal etmesi sebebiyle hukuki sorumluluğu doğmaktadır.

Yatırımcılar, uğradıkları zararların tazmini amacıyla genel hükümler çerçevesinde platform işleticisi şirkete ve kusuru bulunan yönetim kurulu üyelerine karşı maddi tazminat davaları ikame etme hakkına sahiptir.

Ayrıca siber hırsızlık vakalarında, faillerin tespiti ve çalınan varlıkların blokzincir üzerindeki hareketlerinin takibi amacıyla cumhuriyet başsavcılıkları nezdinde cezai şikayet süreçleri başlatılabilmektedir.

Zararların tazmin edilmesinde platformların sahip oldukları mesleki sorumluluk sigortaları veya bu tür riskler için ayırdıkları güvence fonları öncelikli olarak devreye girmektedir.

Kripto borsası kapanırsa param ne olur

Bilişim Hukuku hakkında daha fazla bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular 

Kripto Borsası Kapanırsa Param Ne Olur? 

Kripto varlıklar, geleneksel bankacılık sisteminde bulunan mevduat kabul kurumu güvencelerine veya Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kapsamındaki devlet korumasına tabi değildir.

Bankacılık Kanunu uyarınca nakdi mevduatlar belirli bir limit dahilinde devlet tarafından sigortalanırken, kripto varlıklar doğası gereği bu tür bir kamusal garanti şemsiyesinin dışında kalmaktadır.

Rezerv Kanıtı Denetimi Zorunlu Mu?

Evet, Türkiye’de kripto varlık hizmet sağlayıcıları (KVHS) için rezerv kanıtı denetimi yaptırmak yasal bir zorunluluktur.

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tebliğleri uyarınca, platformların hem faaliyet izni alabilmek için başvuru öncesinde hem de faaliyetleri süresince periyodik olarak her üç ayda bir (çeyreklik dönemlerde) bağımsız bilgi sistemleri denetçilerine rezerv kanıtı denetimi yaptırması gerekmektedir.

Yabancı Borsada Param Güvende Mi?

Türkiye sınırları dışındaki yabancı borsalarda (Binance, Coinbase vb.) tutulan varlıklar, Türk hukukunun ve SPK denetim mekanizmalarının doğrudan koruma şemsiyesi altında yer almamaktadır.

Her ne kadar bu küresel platformlar kendi iç güvenlik sistemlerine, uluslararası rezerv kanıtı mekanizmalarına ve sigorta fonlarına (SAFU gibi) sahip olsalar da olası bir uyuşmazlık, iflas veya varlık kaybı durumunda Türk mahkemelerinin ya da SPK’nın müdahale yetkisi bulunmamaktadır.

Soğuk Cüzdanda Tutulan Varlık Daha Mı Güvenli?

Evet, soğuk cüzdanlarda muhafaza edilen kripto varlıklar, internete bağlı platformlarda veya sıcak cüzdanlarda tutulan varlıklara kıyasla teknik ve siber güvenlik açısından çok daha güvenlidir.

Soğuk cüzdanlar internet ağından tamamen izole edildiği için uzaktan gerçekleştirilebilecek siber saldırılara, veri tabanı sızıntılarına ve borsa içi suiistimallere karşı bağışıklık sahibidir. Ancak soğuk cüzdan kullanımında güvenlik sorumluluğu bütünüyle yatırımcıya geçmektedir.

Cüzdanın fiziksel olarak kaybolması, hasar görmesi ya da “kurtarma kelimelerinin” (seed phrase) üçüncü kişilerin eline geçmesi durumunda varlıkların kurtarılması yasal veya teknik olarak mümkün olmamaktadır.

Dolayısıyla soğuk cüzdanlar en güvenli yöntem olmakla birlikte, yüksek düzeyde kişisel koruma disiplini gerektirmektedir.

Platform Hacklendiğinde Sigorta Fonları Zararımı Karşılar Mı?

Bir siber saldırı neticesinde yaşanacak varlık kayıplarında, zararın karşılanıp karşılanmayacağı ilgili platformun sahip olduğu kurumsal güvence mekanizmalarına bağlıdır.

Türkiye’deki yasal mevzuat kapsamında, platformların siber risklere karşı mesleki sorumluluk sigortası yaptırması ya da kendi bünyelerinde bir güvence fonu oluşturması teşvik edilmektedir.

Bununla birlikte, yasal bir mevduat sigortası bulunmadığından ötürü, siber saldırı durumunda platformun mali gücü veya sigorta teminatı zararı karşılamaya yetersiz kalırsa, yatırımcılar zararlarını tahsil etmekte zorluk yaşayabilirler.

Bu tip durumlarda platformun hukuki sorumluluğuna gidilerek adli merciler önünde tazminat davası açılması gerekmektedir.

Borsadaki Nakit Bakiyem (Türk Lirası) Kripto Varlıklar Gibi Mi Saklanıyor?

Hayır, platformlar nezdinde tutulan Türk Lirası gibi nakit bakiyeler, kripto varlıklardan tamamen farklı bir hukuki ve fiziki rejim altında saklanmaktadır.

SPK düzenlemelerine göre, müşterilere ait nakit varlıklar platformların kendi kasalarında veya şirket hesaplarında tutulamaz.

Bu bakiyelerin, kurulca uygun görülen ve bankacılık mevzuatına tabi olan yetkili bankalar bünyesindeki “müşteri adına açılmış bloke hesaplarda” muhafaza edilmesi zorunludur.

Nakit varlıkların bankalar nezdinde tutulması, platformun olası bir iflası durumunda nakit paranın doğrudan korunmasını ve platform borçları için haczedilmesini önleyen çift aşamalı bir güvence sağlamaktadır.

Kripto Varlık Platformu Sahibinin/ Yöneticisinin Şahsi Borcu İçin Müşteri Varlıklarına El Konulabilir Mi?

Hayır, kripto varlık hizmet sağlayıcılarının ortaklarının, sahiplerinin ya da şirket yöneticilerinin şahsi borçları nedeniyle müşterilerin mülkiyetinde olan hiçbir kripto varlığa veya nakit bakiyeye el konulamaz, ihtiyati tedbir uygulanamaz ve bu varlıklar haczedilemez.