Sendikal Hakların Kullanılmasının Engellenmesi Suçu
- Sendikal Hakların Kullanılmasının Engellenmesi Suçu Nedir?
- TCK 118 Kapsamında Sendikal Hakların Kullanılmasının Engellenmesi Suçu
- Sendikal Hakların Kullanılmasının Engellenmesi Suçunun Unsurları
- Sendikal Hakların Engellenmesinde Bireysel ve Kolektif Sendika Özgürlüğü
- Bireysel Sendikal Hakların Kullanılmasının Engellenmesi Suçu
- Sendikaya Üye Olmanın Engellenmesi
- Sendikaya Üye Olmaya Zorlanma
- Sendikadan Ayrılmanın Engellenmesi
- Sendikadan İstifa Etmeye Zorlanma
- Sendikaya Üye Olmama Hakkının Engellenmesi
- Sendikal Faaliyete Katılmanın Engellenmesi
- Sendikal Faaliyetten Ayrılmaya Zorlanma
- Bireysel Sendikal Hakların Cebir veya Tehdit Kullanılarak Engellenmesi
- Kolektif Sendikal Hakların Kullanılmasının Engellenmesi Suçu
- Sendikanın Faaliyetlerinin Engellenmesi
- Sendikanın Toplantı ve Örgütlenme Faaliyetlerinin Engellenmesi
- Sendikanın Üye Kazanma Faaliyetlerinin Engellenmesi
- Sendikanın İş Yerindeki Faaliyetlerinin Engellenmesi
- Sendikal Faaliyetlerin Cebir, Tehdit veya Hukuka Aykırı Başka Bir Davranışla Engellenmesi
- İşveren Tarafından Sendikal Hakların Kullanılmasının Engellenmesi
- İşveren Tarafından Sendikaya Üye Olunmasının Engellenmesi
- İşveren Tarafından Sendikadan İstifaya Zorlanma
- Sendikaya Üye Olan İşçinin İşten Çıkarılması
- Sendikal Faaliyete Katılan İşçinin İşten Çıkarılması
- Sendika Üyeliği Nedeniyle İşçiye Baskı ve Tehdit Uygulanması
- Sendikal Nedenlerle İşçinin Görev Yerinin Değiştirilmesi
- Sendikal Hakların Kullanılmasının Engellenmesi Suçunda Fail ve Mağdur
- Sendikal Hakların Kullanılmasının Engellenmesi Suçunda Cebir ve Tehdit
- Sendikal Hakların Kullanılmasının Engellenmesi Suçunun Cezası
- TCK m. 119 Sendikal Hakların Engellenmesi Suçuna Uygulanabilir mi?
- Sendikal Hakların Engellenmesi Suçunda Şikayet ve Savcılık Soruşturması
- Sendikal Hakların Kullanılmasının Engellenmesi Suçunda Görevli ve Yetkili Mahkeme
- Sendikal Hakların Kullanılmasının Engellenmesi Suçunda Zamanaşımı
- Sendikal Nedenle İşten Çıkarma Halinde İşe İade Davası
- Sendikal Nedenle İşten Çıkarılan İşçinin Sendikal Tazminat Hakkı
- Sendikal Tazminat ile İşe İade Davası Arasındaki İlişki
- Sendikal Hakların Engellenmesinde Ceza Soruşturması ile İş Davasının Birlikte Yürütülmesi
- Sendikal Hakların Kullanılmasının Engellenmesi Suçu Yargıtay Kararları
- Sendikal Hakların Kullanılmasının Engellenmesi Suçu Avukat
- Sıkça Sorulan Sorular
- Sendikaya Üye Olmak İşveren Tarafından Engellenebilir Mi?
- Sendikaya Üye Olmaya Zorlanan İşçi Tarafından Şikayette Bulunulabilir Mi?
- Sendikadan İstifa Etmeye Zorlanan İşçi Tarafından Suç Duyurusunda Bulunulabilir Mi?
- Sendikaya Üye Olunduğu İçin İşten Çıkarılma Suç Sayılabilir Mi?
- Sendikal Faaliyete Katılmanın Engellenmesi Nedeniyle Ceza Verilebilir Mi?
- Sendikanın Faaliyetlerinin Engellenmesi Suç Sayılabilir Mi?
- Sendika Toplantısının Engellenmesi TCK 118 Kapsamında Değerlendirilebilir Mi?
- Sendikal Hakların Engellenmesi Suçu İçin Cebir veya Tehdit Kullanılması Gerekli Midir?
- İşveren Tarafından Sendikadan İstifa Ettirilmek İçin Baskı Yapılması Suç Sayılabilir Mi?
- Sendika Üyeliği Nedeniyle İşçinin Görev Yeri Değiştirilebilir Mi?
- Sendika Üyesi İşçinin Ücret ve Prim Haklarının Kısıtlanması Nedeniyle Dava Açılabilir Mi?
- Sendikal Nedenle İşten Çıkarılan İşçi Tarafından İşe İade Davası Açılabilir Mi?
- Sendikal Nedenle İşten Çıkarılan İşçi Tarafından Sendikal Tazminat Talep Edilebilir Mi?
- Sendikal Hakların Kullanılmasının Engellenmesi Suçu Şikayete Tabi Tutulmakta Mıdır?
- Sendikal Hakların Engellenmesi Nedeniyle Savcılığa Suç Duyurusunda Bulunulabilir Mi?
- Sendikal Baskının İspatında WhatsApp Yazışmaları Kullanılabilir Mi?
- Sendikal Hakların Engellenmesinin İspatında Tanık Dinletilebilir Mi?
- Sendikal Hakların Kullanılmasının Engellenmesi Suçunda Hapis Cezası Verilebilir Mi?
- Sendikal Hakların Kullanılmasının Engellenmesi Suçu Hangi Mahkemede Görülür?
- Sendikal Hakların Engellenmesi Nedeniyle Ceza Davası ve İş Davası Birlikte Yürütülebilir Mi?
Sendikal Hakların Kullanılmasının Engellenmesi Suçu Nedir?
Sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi suçu; kişilerin sendikaya üye olma, üye olmama, sendikal faaliyetlere katılma veya sendikadan ayrılma konusundaki özgür iradelerinin cebir veya tehdit kullanarak engellenmesidir. Aynı şekilde cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranışla doğrudan sendikanın faaliyetlerinin engellenmesi halinde yine bu suç meydana gelecektir.
Bununla birlikte sendika üyesi bir işçi hakkında yapılan her olumsuz işlem kendiliğinden TCK m. 118 kapsamında suç oluşturmaz. Fiilin hangi amaçla gerçekleştirildiği, cebir veya tehdit içerip içermediği ve sendikanın faaliyetlerini gerçekten engelleyip engellemediği somut olayın koşullarına göre ayrıca değerlendirilmelidir.
TCK 118 Kapsamında Sendikal Hakların Kullanılmasının Engellenmesi Suçu
TCK m. 118 kapsamında sendikal hakların engellenmesi, bireysel ve kolektif sendika özgürlüğü bakımından iki ayrı şekilde düzenlenmiştir. Bireysel sendika özgürlüğüne karşı işlenen suçta kişinin sendikal tercihini değiştirmek amacıyla cebir veya tehdit kullanılması gerekir. Kolektif sendika özgürlüğüne karşı işlenen suçta ise sendikanın faaliyetlerinin cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranışla fiilen engellenmesi aranmaktadır.
Örneğin işçiye sendikaya üye olması halinde işten çıkarılacağının bildirilmesi, sendikadan istifa etmediği takdirde ücretinin düşürüleceği veya çalışma koşullarının ağırlaştırılacağının söylenmesi, bireysel sendikal hakkın kullanılmasının engellenmesi suçunu oluşturur.
Bunun yanında sendikanın toplantı yapacağı yere girişin hukuka aykırı biçimde kapatılması, üyelerle iletişim kurmasının sistemli olarak önlenmesi veya iş yerindeki hukuka uygun sendikal faaliyetlerinin zor kullanılarak durdurulması ise sendikanın kolektif faaliyetlerinin engellenmesine örnek gösterilebilir.
Sendikal Hakların Kullanılmasının Engellenmesi Suçunun Unsurları
Sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi suçunun oluşabilmesi için öncelikle bireysel veya kolektif sendika özgürlüğünün ihlal edilmesi gerekmektedir. Bunun yanında failin, kişinin sendikal tercihine veya sendikal faaliyetlere yönelik olarak bilerek ve isteyerek hareket etmesi gerekir. Yani failin kast ile hareket etmesi gerekir. Özellikle bireysel sendikal hakların engellenmesinde, cebir veya tehdidin mağduru belirli bir sendikal tercihe zorlamak amacıyla kullanılması suçun temel unsurlarındandır.
Bireysel sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi için cebir veya tehdit kullanılması suçun meydana gelmesi için yeterlidir. Dolayısıyla kişinin cebir veya tehdide boyun eğmesi ve istenileni yapması, fiilin suç vasfı için zorunlu değildir. Bunun yanında kolektif sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi suçu için sendikanın faaliyetinin engellenmesi neticesinin gerçekleşmesi zorunludur.
Bununla birlikte, sendika üyesi bir işçi hakkında gerçekleştirilen her haksız işlem ceza sorumluluğu doğurmaz. Bir davranış iş hukuku bakımından sendikal ayrımcılık veya haksız fesih oluşturduğu halde TCK m. 118’de aranan cebir, tehdit, özel amaç ya da sendikanın faaliyetlerinin fiilen engellenmesi unsurları bulunmayabilir. Bu nedenle suçun oluşup oluşmadığı, gerçekleştirilen işlemin görünüşüne değil somut olayın bütün koşullarına göre belirlenmelidir.
Sendikal Hakların Engellenmesinde Bireysel ve Kolektif Sendika Özgürlüğü
Bireysel sendika özgürlüğü, kişinin sendikal tercihlerini herhangi bir baskı altında kalmadan belirleyebilmesini ifade eder. İşbu özgürlük; sendikaya üye olma, ayrılma, faaliyetlere katılma, katılmama, yönetimde görev alma ve almama gibi hakları kapsar. Dolayısıyla kişiyi sendikalaşmaktan vazgeçirmeye çalışmak kadar belirli bir sendikaya üye olmaya zorlamak da bireysel sendika özgürlüğüne müdahale niteliğindedir.
Kolektif sendika özgürlüğü ise sendikanın varlığını sürdürebilmesini ve hukuka uygun faaliyetlerini serbestçe yürütebilmesini korur. Sendikanın üyeleriyle iletişim kurması, toplantı düzenlemesi, örgütlenmesi, üye kazanması ve çalışma hayatına ilişkin sendikal faaliyetlerde bulunması bu korumanın kapsamındadır. Cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranışla bu faaliyetlerin engellenmesi kollektif sendika özgürlüğüne yönelik olarak suç oluşturabilir.
Bireysel Sendikal Hakların Kullanılmasının Engellenmesi Suçu
Bireysel sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi suçu, kişinin sendikal tercihini serbestçe belirleme hakkına karşı işlenen fiilleri kapsamaktadır. TCK m.118/1 uyarınca suçun oluşabilmesi için kişinin belirli bir sendikal tercihe zorlanması amacıyla cebir veya tehdit kullanılması gerekmektedir. Bu nedenle yalnızca eleştiri, tavsiye veya ikna çabası suç için yeterli değildir; kişinin iradesini baskı altına almaya elverişli bir cebir ya da tehdit bulunmalıdır.
Suçun oluşabilmesi için mağdurun baskıya boyun eğerek failin arzu ettiği sendikal hareketi gerçekleştirmesi zorunlu değildir. Kişinin sendikal kararlarını etkilemek amacıyla cebir veya tehdit kullanılmasıyla suç meydana gelmektedir.
Bunun yanında kişinin tercihini değiştirme amacı taşımaksızın sendikal faaliyetleri nedeniyle doğrudan işten çıkarılması veya çalışma koşullarının değiştirilmesi TCK m.118/1 kapsamında suç teşkil etmeyebilir. Zira bu tür işlemler iş hukuku anlamında sendikal tazminat veya işe iade gerektirebilse dahi fiilin cebir veya tehdit niteliği net olarak ortaya konulamıyorsa suç oluşmayacaktır.
Sendikaya Üye Olmanın Engellenmesi
Kişinin özgür iradesiyle bir sendikaya üye olmasının cebir veya tehditle önlenmesi suç teşkil eder. İşçiye sendikaya üye olması durumunda işten çıkarılacağının, ücretinin düşürüleceğinin, primlerinin kesileceğinin veya daha ağır çalışma koşullarına tabi tutulacağının bildirilmesi bu kapsamda değerlendirilebilir. Suçun oluşması için işçinin üyelikten vazgeçmesi şart olmayıp bu sonucu sağlamak amacıyla cebir veya tehdit kullanılması yeterlidir.
Sendikaya Üye Olmaya Zorlanma
Sendika özgürlüğü yalnızca sendikaya üye olma hakkını değil, kişinin istediği sendikayı seçme ve hiçbir sendikaya üye olmama hakkını da korur. Bu nedenle bir işçinin belirli bir sendikaya üye olması için fiziki güç kullanılması veya işini, ücretini ya da çalışma koşullarını kaybedeceği yönünde tehdit edilmesi TCK m. 118/1 kapsamında suç oluşturur. Üyeliğin işveren, sendika yöneticisi veya başka bir kişi tarafından dayatılması sonucu değiştirmez.
Sendikadan Ayrılmanın Engellenmesi
Sendika üyeliğini sürdürüp sürdürmemek kişinin serbest iradesine bağlıdır. Sendikadan ayrılmak isteyen kişinin cebir veya tehditle üyeliğini devam ettirmeye zorlanması da kişinin sendikal hareket iradesini kısıtlamaktadır. Bu sebeple işbu fiilin cebir veya tehditle gerçekleştirilmesi aynı şekilde suç teşkil eder.
Sendikadan İstifa Etmeye Zorlanma
İşçinin sendika üyeliğinden ayrılması için cebir veya tehdide maruz bırakılması, TCK m. 118/1’de açıkça düzenlenen fiillerden biridir. İşten çıkarma, ücret azaltma, görev yeri değişikliği veya çalışma koşullarını ağırlaştırma tehdidiyle işçiden istifa dilekçesi alınması bu kapsama girmektedir.
Sendikaya Üye Olmama Hakkının Engellenmesi
Hiçbir sendikaya üye olmama hakkı, bireysel sendika özgürlüğünün gereklerindendir. Bir kişinin iş bulabilmesi, mevcut işini sürdürebilmesi veya belirli haklardan yararlanabilmesi için bir sendikaya üye olmaya cebir veya tehditle zorlanması bu özgürlüğü ihlal eder. Ancak sendika üyelerine üyelikten kaynaklanan ve hukuka uygun biçimde sağlanan sendikal imkanlar, tek başına üye olmayan kişiye yöneltilmiş bir tehdit olarak kabul edilemez.
Sendikal Faaliyete Katılmanın Engellenmesi
Kişinin sendikanın hukuka uygun toplantılarına, eğitimlerine, örgütlenme çalışmalarına ve sair faaliyetlerine katılması engellenemez. Cebir veya tehdit ile bu hakkın engellenmesi TCK m.118/1 kapsamında suçtur. İşçinin sendikal toplantıya katılması halinde işten çıkarılacağının, vardiyasının değiştirileceğinin veya ekonomik haklarının kısıtlanacağının söylenmesi somut olayın özelliklerine göre suç oluşturabilir. Koruma yalnızca sendika üyeliğini değil, kişinin sendikal faaliyetlere katılıp katılmama konusundaki serbest iradesini de kapsar.
Sendikal Faaliyetten Ayrılmaya Zorlanma
Sendikal faaliyete katılan bir kişinin bu faaliyetleri bırakmaya veya gelecekte sendikal etkinliklere katılmamaya cebir ya da tehditle zorlanması da TCK m. 118/1 kapsamında değerlendirilir. İşçinin sendikal çalışmaları bırakmaması halinde işini veya ekonomik haklarını kaybedeceğinin bildirilmesi buna örnek gösterilebilir. Suçun oluşması için kişinin sendikal faaliyetten gerçekten ayrılması gerekmez. Bu amaca yönelik cebir veya tehdidin kullanılması yeterlidir.
Bireysel Sendikal Hakların Cebir veya Tehdit Kullanılarak Engellenmesi
Bireysel sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi suçu, kişinin sendikal tercihini serbestçe belirleme hakkına karşı işlenen fiilleri kapsamaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için cebir veya tehdit kullanılması gerekir. Cebir, kişinin iradesini etkileyen fiziki güç kullanımını; tehdit ise kişiye kendisinin veya yakınlarının yaşamına, vücut bütünlüğüne, mal varlığına, işine ya da diğer haklarına yönelik bir zarar verileceğinin bildirilmesini ifade eder.
İşçinin sendikadan istifa etmemesi halinde işten çıkarılacağının veya sendikal faaliyete devam ederse ücretinin düşürüleceğinin söylenmesi, somut olayın koşullarına göre tehdit niteliği taşıyabilir.
Bireysel sendikal hakların engellenmesi suçu için “hukuka aykırı başka bir davranış” yeterli görülmemiştir. Dolayısıyla cebir veya tehdit içermeyen başkaca sendikal baskılar, ceza hukuku anlamında suç oluşturmaz. Bununla birlikte aynı davranış sendikal ayrımcılık, haksız fesih veya sendikal tazminat bakımından hukuki sonuç doğurabilir.

Kolektif Sendikal Hakların Kullanılmasının Engellenmesi Suçu
Kolektif sendika özgürlüğü, sendikanın hukuka uygun faaliyetlerini bağımsız biçimde sürdürebilmesini güvence altına alır. Bu kapsamda sendikanın faaliyetlerinin cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranışla engellenmesi suçtur. Bireysel sendikal hakların engellenmesinden farklı olarak burada doğrudan belirli bir kişinin tercihi değil, sendikanın örgütsel faaliyeti hedef alınmaktadır.
Bu suçun oluşabilmesi için engellemeye yönelik davranışın sendikanın faaliyetini tamamen veya kısmen yürütülemez hale getirmesi gerekir. Fiilin TCK m.118/2 kapsamında suç oluşturması için sendikal faaliyetin gerçekten engellenmesi gerekmektedir.
Sendikanın Faaliyetlerinin Engellenmesi
Sendikanın üyeleriyle iletişim kurması, toplantı düzenlemesi, örgütlenme çalışmaları yürütmesi, üyelerinin ekonomik ve sosyal haklarını savunması sendikal faaliyet kapsamında sayılabilir. TCK m.118/2 kapsamında suçun meydana gelmesi için cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranışla bu faaliyetlerin önlenmesi gerekmektedir.
Yalnızca sendikanın gerçekleştireceği hukuka uygun faaliyetlerin engellenmesi bu suçun konusunu oluşturabilmektedir. Dolayısıyla sendikanın planladığı hukuka aykırı faaliyetlerin engellenmesi TCK m.118/2 kapsamında suç teşkil etmez. Aynı şekilde kanuna dayanan bir yasaklama veya yetkili makam tarafından usulüne uygun biçimde gerçekleştirilen bir engelkural olarak suç oluşturmaz.
Sendikanın Toplantı ve Örgütlenme Faaliyetlerinin Engellenmesi
Sendikalar, amaçları doğrultusunda toplantı düzenleyebilir ve örgütlenme çalışmaları yapabilir. Toplantı yerine girişin zor kullanılarak kapatılması, katılımcıların tehdit edilerek dağıtılması veya toplantının hukuka aykırı bir işlemle yapılamaz hale getirilmesi sendikal faaliyetin engellenmesi suçunu oluşturabilir.
Her toplantı veya örgütlenme çalışmasına getirilen sınırlama kendiliğinden suç sayılmaz. Faaliyetin hukuka uygunluğu, engelleme davranışının hukuki bir yetkiye dayanıp dayanmadığı ve toplantının gerçekten engellenip engellenmediği birlikte değerlendirilmelidir.
Sendikanın Üye Kazanma Faaliyetlerinin Engellenmesi
Üye kazanma faaliyetleri, sendikaların temel örgütlenme çalışmalarındandır. Sendika görevlilerinin çalışanlarla iletişim kurmasının zorla önlenmesi, çalışanların sendikayla görüşmeleri halinde zarar görecekleri yönünde tehdit edilmesi veya üyelik çalışmalarının hukuka aykırı yöntemlerle etkisiz hale getirilmesi TCK m. 118/2 kapsamında suç oluşturur.
Sendikalar arasındaki hukuka uygun rekabete dayanan dolaylı engellemeler bu suçun kapsamına girmez. Ceza sorumluluğu için üye kazanma faaliyetinin cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranışla fiilen engellenmesi gerekir.
Sendikanın İş Yerindeki Faaliyetlerinin Engellenmesi
Sendikanın ve işyeri sendika temsilcilerinin kanundan, toplu iş sözleşmesinden veya diğer hukuki düzenlemelerden kaynaklanan faaliyetlerinin iş yerinde yürütülmesi engellenemez. Temsilcilerin görevlerini yapmalarının önlenmesi, sendikal duyuruların hukuka aykırı biçimde ortadan kaldırılması, üyelerle iletişimin kesilmesi veya sendikal çalışmanın sürdürülemeyeceği yönünde tehditte bulunulması somut olayın özelliklerine göre suç teşkil edebilir.
Bununla birlikte sendikanın iş yerinde sınırsız bir faaliyet yetkisi bulunmamaktadır. İşverenin yönetim hakkı kapsamında aldığı hukuka uygun ve objektif kararlarla sendikal faaliyeti engelleme amacı taşıyan işlemler birbirinden ayrılmalıdır. Özellikle işten çıkarma, görev yeri değişikliği veya disiplin işlemlerinin tek başına yapılmış olması kolektif suçun oluştuğunu göstermez; bu işlemlerin sendikanın faaliyetlerini engellediği ve kanundaki diğer şartların gerçekleştiği ayrıca kanıtlanmalıdır.
Sendikal Faaliyetlerin Cebir, Tehdit veya Hukuka Aykırı Başka Bir Davranışla Engellenmesi
TCK m.118/2 kapsamında kolektif sendika özgürlüğünün cebir, tehdit ve hukuka aykırı başka bir davranışla engellenmesi suç sayılmıştır. Bu kapsamda cebir fiziki güç kullanımını, tehdit ileride bir zarar verileceğinin bildirilmesini ifade eder. Hukuka aykırı başka bir davranış ise yalnızca ceza kanunlarına değil, hukuk düzeninde yer alan bağlayıcı bir emir veya yasağa aykırı davranışları kapsar.
Davranışın cebir, tehdit veya hukuka aykırılık içermesi suç için tek başına yeterli değildir. Söz konusu davranış sonucunda sendikanın hukuka uygun faaliyetlerinden en az birinin fiilen engellenmesi gerekmektedir.
İşveren Tarafından Sendikal Hakların Kullanılmasının Engellenmesi
İşveren, işçinin sendikaya üye olma, üye olmama, üyelikten ayrılma ve sendikal faaliyetlere katılma konusundaki serbest iradesine müdahale edemez. İşe almanın veya çalışma ilişkisinin devamının belirli bir sendikal tercihe bağlanması da yasaktır. Bu tür işlemler, 6356 sayılı Kanun’un 25. maddesi kapsamında sendikal ayrımcılık oluşturabilir. İşbu engellemenin cebir veya tehdit kullanılarak yapılması halinde ise TCK m.118/1 kapsamında suç meydana gelebilir.
İşveren Tarafından Sendikaya Üye Olunmasının Engellenmesi
İşveren, işçinin belirli bir sendikaya üye olmasını engelleyemez. İşe alınmanın, terfinin veya mevcut işin sürdürülmesinin sendikaya üye olmama şartına bağlanması hukuka aykırıdır. İşçiye üyelik halinde işten çıkarılacağının, görev yerinin değiştirileceğinin veya ekonomik haklarının kısıtlanacağının bildirilmesi tehdit niteliği taşıyabilir.
Bu tehdidin işçiyi sendikaya üye olmamaya zorlamak amacıyla kullanılması TCK m. 118/1 kapsamında suç oluşturabilir. İşçinin tehdit nedeniyle üyelikten vazgeçmesi gerekmez. Cebir veya tehdit bulunmasa bile işverenin davranışı sendikal ayrımcılık ve sendikal tazminat bakımından sonuç doğurabilir.
İşveren Tarafından Sendikadan İstifaya Zorlanma
Sendika üyeliğini sürdürmek veya üyelikten ayrılmak işçinin serbest kararına bağlıdır. İşveren, işçiden sendikadan istifa etmesini isteyemez ve bu amaçla baskı uygulayamaz. İşten çıkarma, ücret azaltma, vardiya değişikliği, disiplin cezası veya görev yeri değişikliği tehdidiyle işçinin istifaya zorlanması TCK m. 118/1 kapsamında değerlendirilebilir.
Suçun oluşması için işçinin gerçekten sendikadan ayrılması gerekmez. İstifaya zorlama amacıyla cebir veya tehdit kullanılması yeterlidir. Baskının cebir veya tehdit düzeyine ulaşmadığı durumlarda da sendikal ayrımcılık nedeniyle işverenin hukuki sorumluluğu doğabilir.
Sendikaya Üye Olan İşçinin İşten Çıkarılması
İşçinin yalnızca sendika üyesi olması geçerli veya haklı bir fesih nedeni değildir. Sendika üyeliğine dayanan fesih hukuka aykırıdır. İşçi, feshin geçersizliğini ileri sürerek işe iade ve sendikal tazminat talep edebilir.
Bununla birlikte sendikal nedenle yapılan her fesih kendiliğinden TCK m. 118 kapsamında suç oluşturmaz. Bireysel sendikal hakkın cebir veya tehdit kullanılarak engellenmesi halinde TCK m.118/1 kapsamında suç meydana gelir.
Sendikal Faaliyete Katılan İşçinin İşten Çıkarılması
İşçi, çalışma saatleri dışında veya işverenin izniyle çalışma saatleri içinde hukuka uygun sendikal faaliyetlere katılabilir. Sendika toplantısına, eğitimine veya örgütlenme çalışmasına katılması nedeniyle işten çıkarılamaz. Bu sebebe dayanan fesih, işe iade ve sendikal tazminat hakkı doğurabilir.
Bunun yanında sendikal faaliyete katılan işçinin, işten çıkarılmadan önce cebir veya tehdit kullanılarak faaliyetlere katılması engellenmeye çalışılmış ise TCK m.118/1 kapsamında suç meydana gelmektedir. Örneğin işçiye faaliyete katılması halinde işten çıkarılacağının önceden bildirilmesi tehdit olarak değerlendirilebilir.
Sendika Üyeliği Nedeniyle İşçiye Baskı ve Tehdit Uygulanması
İşçiye sendika üyeliğini sürdürmesi halinde işini, ücretini, primini veya görev yerini kaybedeceğinin bildirilmesi tehdit niteliği taşıyabilir. Tehdidin açıkça söylenmesi şart değildir. Örtülü ifadeler, üçüncü kişiler aracılığıyla iletilen sözler ve sistemli baskılar da somut olayın koşullarına göre tehdit olarak kabul edilebilir.
TCK m. 118/1 bakımından baskının işçinin sendikal tercihini değiştirme amacı taşıması gerekir. İşçinin korkması veya üyelikten gerçekten ayrılması zorunlu değildir. Cebir veya tehdit düzeyine ulaşmayan davranışlar suç oluşturmayabilir. Ancak bu davranışlar sendikal ayrımcılık ve tazminat sorumluluğu doğurabilir.
Sendikal Nedenlerle İşçinin Görev Yerinin Değiştirilmesi
İşçinin görev yeri sırf sendika üyeliği veya sendikal faaliyetleri nedeniyle değiştirilemez. İşletmesel ihtiyaca dayanan ve sendikal amaç taşımayan görevlendirmeler ise kendi koşulları içinde geçerli olabilir. Değişiklik çalışma koşullarında esaslı bir değişiklik oluşturuyorsa İş Kanunu’nun 22. maddesindeki usule uyulmalıdır.
Sendikal amaç taşıyan görev yeri değişikliği, sendikal ayrımcılık ve sendikal tazminat hakkı doğurabilir. Değişikliğin işçiyi sendikadan ayrılmaya veya faaliyetleri bırakmaya zorlamak için tehdit olarak kullanılması halinde TCK m. 118/1 de uygulanabilir.
Sendikal Hakların Kullanılmasının Engellenmesi Suçunda Fail ve Mağdur
Sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi suçu herkes tarafından işlenebilir. Bu kapsamda suç işveren, işveren vekili, sendika yöneticisi, işçi veya üçüncü kişi tarafından işlenebilir. Örneğin işçiyi sendikadan istifaya zorlayan işveren kadar, çalışanların belirli bir sendikaya üye olmasını tehdit yoluyla sağlamaya çalışan sendika yöneticisi de suçun faili olabilir.
TCK m. 118/1’de düzenlenen bireysel sendikal hakların engellenmesi suçunun mağduru, sendikal tercihi cebir veya tehditle etkilenmeye çalışılan kişidir. Mağdurun halihazırda bir sendikanın üyesi olması zorunlu değildir. Sendikaya üye olması engellenen, belirli bir sendikaya üye olmaya zorlanan, sendikal faaliyete katılması önlenen veya sendikadan ayrılmaya zorlanan işçi, işveren ya da kamu görevlisi suçun mağduru olabilir.
TCK m. 118/2’de ise doğrudan sendikanın kolektif faaliyetleri korunmaktadır. Bu durumda faaliyetleri engellenen sendika suçtan zarar gören konumundadır; engelleme nedeniyle bireysel sendikal hakları etkilenen üyeler, yöneticiler veya görevliler de olayın özelliklerine göre mağdur olarak değerlendirilebilir.
Sendikal Hakların Kullanılmasının Engellenmesi Suçunda Cebir ve Tehdit
Cebir, kişinin sendikal tercihini etkilemek amacıyla fiziki güç kullanılmasıdır. İşçinin sendikaya üye olmasını önlemek, sendikadan ayrılmasını sağlamak veya sendikal faaliyete katılmasını engellemek amacıyla itilmesi, darbedilmesi, zorla bir yere götürülmesi ya da bulunduğu yerden çıkarılması cebir kapsamında değerlendirilebilir.
Tehdit ise kişinin kendisine veya önem verdiği hukuki değerlere gelecekte zarar verileceğinin bildirilerek sendikal iradesinin baskı altına alınmasıdır. İşçinin sendikaya katıldığı takdirde işlen çıkarılacağı, toplantıya katıldığı takdirde görev yerinin değiştirileceği, üyeliği sürdürürse prim haklarından yararlanamayacağı gibi ifadeler tehdit olarak değerlendirilebilir. Tehdidin mutlaka açık şekilde yapılması gerekmez. Üçüncü kişiler aracılığıyla iletilen sözler ve örtülü ifadeler de tehdit niteliği taşıyabilir.
Bireysel sendikal hakların engellenmesini düzenleyen TCK m. 118/1 bakımından cebir veya tehdit suçun zorunlu unsurudur. Buna karşılık TCK m. 118/2 kapsamında sendikanın kolektif faaliyetleri, cebir ve tehdidin yanında hukuka aykırı başka bir davranışla da engellenebilir. Cebir veya tehdidin bulunup bulunmadığı; kullanılan ifadeler, tarafların konumu, davranışın gerçekleştiği ortam ve sendikal faaliyetlerle bağlantısı birlikte değerlendirilerek belirlenir.
Sendikal Hakların Kullanılmasının Engellenmesi Suçunun Cezası
TCK m.118/1 kapsamında kişinin bireysel sendikal özgürlüğünün cebir veya tehdit ile kısıtlanması halinde, fail hakkında altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
TCK m.118/2 kapsamında bir sendikanın faaliyetlerinin cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranışla engellenmesi halinde ise bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
Mahkeme, temel cezayı belirlerken kullanılan cebir veya tehdidin ağırlığını, engellenen faaliyetin niteliğini, fiilin meydana getirdiği zararı ve failin kastının yoğunluğunu dikkate alır.
TCK m. 119 Sendikal Hakların Engellenmesi Suçuna Uygulanabilir mi?
TCK m. 119’da bazı özgürlüklere karşı işlenen suçların silahla, birden fazla kişi tarafından, örgütün korkutucu gücünden yararlanılarak veya kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılarak işlenmesi halinde cezanın artırılması öngörülmüştür. Ancak sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi suçu, maddede sayılan suçlar arasında yer almamaktadır.
Ceza hukukunda kıyas ve sanık aleyhine genişletici yorum yapılamayacağından TCK m.119, sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi suçuna uygulanmaz. Bununla birlikte fiilin işleniş biçimi, temel cezanın alt ve üst sınırlar arasında belirlenmesinde dikkate alınabilir. Eylemin ayrıca kasten yaralama, silahla tehdit veya başka bir suç oluşturması halinde ise bu suçlar yönünden ayrıca değerlendirme yapılır.
Sendikal Hakların Engellenmesi Suçunda Şikayet ve Savcılık Soruşturması
Sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi suçu şikayete tabi değildir. Savcılık, fiili öğrendiğinde mağdurun şikayeti bulunmasa dahi soruşturmayı resen yürütür. Bu nedenle şikayete tabi suçlar için geçerli olan altı aylık şikayet süresi bu suç bakımından uygulanmaz. Bunun yanında mağdur işçi, sendika veya olayı öğrenen üçüncü kişi Cumhuriyet başsavcılığına ya da kolluk birimlerine ihbarda bulunabilir. Yapılacak ihbarda baskının kim tarafından, ne zaman ve hangi söz veya davranışlarla gerçekleştirildiği somut biçimde açıklanmalı; varsa ilgili mesajlar, e-postalar, işyeri yazışmaları ve diğer belgeler sunulmalıdır.
İhbar, şikayet veya resen tespit üzerine soruşturmanın başlatılması halinde savcılık şüpheli ve mağdurun ifadesini alır, olayı bilen tanıkları dinler. Bunun yanında dosyada mesajlar, e-postalar ve hukuka uygun şekilde elde edilen ses veya görüntü kayıtları incelenir.
ireysel hakların engellenmesinde, cebir veya tehdidin sendikal tercihi etkileme amacı taşıyıp taşımadığı araştırılır. Kolektif hakların engellenmesinde ise sendikanın faaliyetlerinin fiilen engellenip engellenmediği belirlenir. Yeterli şüpheye ulaşılırsa iddianame düzenlenir. Yeterli delil bulunamazsa kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (takipsizlik) verilir.
Sendikal Hakların Kullanılmasının Engellenmesi Suçunda Görevli ve Yetkili Mahkeme
Sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi suçunda görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Savcılık tarafından iddianame düzenlenip kabul edildiğinde ceza davası asliye ceza mahkemesinde görülür.
Yetkili mahkeme, kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesidir. Cebir veya tehdidin gerçekleştirildiği ya da sendikanın faaliyetinin fiilen engellendiği yer esas alınır.
Sendikal Hakların Kullanılmasının Engellenmesi Suçunda Zamanaşımı
Sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi suçunda olağan dava zamanaşımı süresi sekiz yıldır. Süre, kural olarak suçun işlendiği tarihten itibaren başlar. Engelleme devam eden bir nitelik taşıyorsa sürenin başlangıcı, engellemenin sona erdiği tarihe göre belirlenir.
Şüphelinin ifadesinin alınması, tutuklama kararı verilmesi, iddianame düzenlenmesi veya mahkumiyet kararı verilmesi gibi soruşturmayı ilerleten işlemler zamanaşımını keser. İşbu kesilme halinde süre yeniden işlemeye başlar. Ancak dava zamanaşımı en fazla yarısı kadar uzayabilir. Bu nedenle uzamış zamanaşımı süresi en fazla on iki yıldır
Sendikal Nedenle İşten Çıkarma Halinde İşe İade Davası
İşçinin sendikaya üye olması, sendikadan ayrılmaması veya sendikal faaliyetlere katılması fesih sebebi olamaz. Gerçekte bu sebebe dayanan fesihler geçersizdir. Bu durumda işçi, feshin geçersizliğinin tespiti için işe iade davası açabilir.
Sendikal fesih halinde, işe iade davaları için gereken en az altı aylık kıdem ve işyerinde otuz işçi çalışması şartları aranmaz. İşçi, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içindezorunlu arabuluculuğa başvurmalıdır. Anlaşma sağlanamazsa son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılmalıdır. Bu süreler hak düşürücü niteliktedir.
Feshin sendikal nedene dayandığı belirlenirse işçinin işe iadesine ve sendikal tazminata karar verilir. İşçi işe dönmek istiyorsa kesin kararın tebliğinden itibaren on iş günü içinde işverene başvurmalıdır. Ayrıca en fazla dört aylık boşta geçen süre ücreti ve diğer hakları da şartları varsa talep edilebilir.
Sendikal Nedenle İşten Çıkarılan İşçinin Sendikal Tazminat Hakkı
İş sözleşmesi sendikal nedenle feshedilen işçi, sendikal tazminat talep edebilir. Bu tazminat için işçinin ayrıca maddi zarara uğradığını kanıtlaması gerekmez. Zira tazminatın amacı, sendika özgürlüğüne yönelik müdahaleyi hukuki yaptırıma bağlamaktır.
Sendikal tazminat, işçinin en az bir yıllık çıplak brüt ücreti tutarındadır. Prim, ikramiye, yemek ve yol yardımı gibi ek menfaatler hesaba katılmaz. Yargıtay’ın güncel kararına göre bir yıllık tutar, günlük çıplak brüt ücretin 365 ile çarpılmasıyla belirlenir. (Yargıtay 9. HD 2024/10265 E. 2024/14468 K.)
İşçi, işe iade davası açmadan doğrudan sendikal tazminat da talep edebilir. Dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuğa başvurulmalıdır. İşveren, fesih için ileri sürdüğü nedeni ispatlamakla yükümlüdür. İşçi ise açıklanan nedenin gerçek olmadığını ve feshin sendikal nedene dayandığını ortaya koymalıdır. Sendika üyelik tarihleri, toplu işten çıkarmalar, işverenin açıklamaları ve benzer durumdaki işçilere yapılan farklı işlemler bu değerlendirmede önem taşır.
Sendikal Tazminat ile İşe İade Davası Arasındaki İlişki
Sendikal nedenlerde dolayı işten çıkarılan işçi, işe iade davası ile birlikte veya tek başına sendikal tazminat talep edebilir. Dolayısıyla sendikal tazminat hakkı, işe iade davası açılması şartına bağlı değildir.
İşe iade davasında feshin sendikal nedene dayandığı belirlenirse işçinin işe iadesine ve sendikal tazminata karar verilir. İşveren işçiyi yeniden işe başlatsa dahi sendikal tazminatı ödemek zorundadır. İşçinin süresi içinde işe dönüş başvurusu yapmaması da sendikal tazminat hakkını ortadan kaldırmaz.
Sendikal Hakların Engellenmesinde Ceza Soruşturması ile İş Davasının Birlikte Yürütülmesi
Sendikal hakların engellenmesi aynı anda hem ceza hukuku hem de iş hukukuna ilişkin sonuçlar doğurabilir. Savcılık, TCK m. 118 kapsamında failin ceza sorumluluğunu araştırırken; iş mahkemesi ise feshin geçersizliğini, işe iadeyi ve sendikal tazminatı inceler. Bu süreçler birlikte yürütülebilir.
Savcılığa suç duyurusunda bulunulması, işe iade davası için geçerli süreleri durdurmaz. İşçi, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmalıdır. Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açmalıdır.
Ceza soruşturmasında verilen kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararı, iş davasının mutlaka reddedilmesi sonucunu doğurmaz. Çünkü TCK m. 118 bakımından cebir, tehdit veya sendikanın faaliyetlerinin fiilen engellenmesi aranır. Sendikal tazminat için ise feshin sendikal nedene dayanması yeterli olup cebir veya tehdit aranmaz.
Sendikal Hakların Kullanılmasının Engellenmesi Suçu Yargıtay Kararları
Yargıtay, her sendikal hak ihlalini doğrudan TCK m. 118 kapsamında değerlendirmemektedir. Bireysel sendika özgürlüğüne yönelik suçta cebir veya tehdit aranır. Kolektif sendika özgürlüğü bakımından ise hukuka uygun ve belirli bir sendikal faaliyetin gerçekten engellenmesi gerekir.
İşyerinde sendikal örgütlenme faaliyeti yürüten işçilerin sözleşmeleri feshedilmiştir. İş mahkemeleri, fesihlerin sendikal nedene dayandığını kabul etmiştir. Buna rağmen Ceza Genel Kurulu, sendikal nedenle yapılan feshin tek başına TCK m. 118 kapsamında suç oluşturmayacağını belirtmiştir.
Sendikal fesih, bireysel sendika hakkına müdahale niteliğindedir. Ancak TCK m. 118/1 bakımından ayrıca cebir veya tehdit bulunmalıdır. Somut olayda tehdit iddiaları tanık anlatımlarıyla veya başka delillerle doğrulanmamıştır. Bu nedenle beraat hükümleri onanmıştır.
Kararın önemli sonucu şudur: İş mahkemesinin sendikal fesih tespiti, ceza dosyasında önemli bir delildir. Fakat tek başına mahkumiyet için yeterli değildir.
Görevinden uzaklaştırılan sendika şube başkanı, şube binasının kilitlerini değiştirmiştir. Diğer sendika görevlilerini binaya almamıştır. Yerel mahkeme, TCK m. 118/2 uyarınca mahkumiyet kararı vermiştir.
Yargıtay, hangi sendikal faaliyetin engellendiğinin açıklanmadığını belirtmiştir. Engellenen faaliyetin sendika açısından taşıdığı önem de araştırılmamıştır. Sendikanın ve üyelerin bu durumdan nasıl etkilendiği ortaya konulmamıştır. Bu nedenle mahkumiyet hükmü bozulmuştur.
Kararda daire eylemin suç oluşturmadığına karar vermemiştir. Mahkumiyet için somut sendikal faaliyetin ve engellemenin sonuçlarının belirlenmesi gerektiğini vurgulamıştır.
Kamu görevlisi olan yöneticiler, bazı öğretmenleri üyesi oldukları sendikadan ayrılmaya zorlamıştır. Öğretmenlere, sendika üyeliğinin görevlerini ve mesleki durumlarını olumsuz etkileyebileceği bildirilmiştir. Bazı öğretmenlere istifa formu da verilmiştir.
Yargıtay; mağdur anlatımlarını, tanık beyanlarını ve sanıkların kısmi kabullerini birlikte değerlendirmiştir. Kullanılan sözlerin sendikadan ayrılmaya yönelik tehdit niteliğinde olduğunu kabul etmiştir. Mağdurların gerçekten istifa etmemiş olması sonucu değiştirmemiştir. Bu gerekçelerle beraat hükümleri bozulmuştur.
Karara göre TCK m. 118/1’de failin amacına ulaşması gerekmez. Sendikal tercihi değiştirmek amacıyla elverişli bir tehdidin kullanılması yeterlidir.
Sendikanın 46 üyeyle yetki başvurusu yapmasından sonra işçilere baskı uygulandığı ileri sürülmüştür. Bazı işçiler ücretli izne çıkarılmıştır. Bazılarının iş sözleşmeleri feshedilmiştir. Daha sonra 21 işçi sendika üyeliğinden ayrılmıştır.
İşçiler lehine verilmiş kesinleşmiş işe iade ve sendikal tazminat kararları da bulunmaktadır. Yargıtay, bu dava dosyalarının getirtilmesini istemiştir. Üyelikten ayrılmaların, işten çıkarmaların ve işveren tarafından kullanılan sözlerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Daire, suçun kesin olarak oluştuğuna karar vermemiştir. Eksik araştırmayla beraat kararı verilemeyeceğini belirterek hükmü bozmuştur.
İşçiler, sendikaya üye olduktan kısa süre sonra işten çıkarılmıştır. İşe iade davalarında fesihlerin sendikal nedene dayandığı kabul edilmiştir. Bu tespitleri destekleyen tanık anlatımları da bulunmaktadır. Yargıtay, eylemlerin TCK m. 118/1 kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek beraat hükümlerini bozmuştur.
Ancak bu karar, Ceza Genel Kurulunun 2019 tarihli kararından önce verilmiştir. Bu nedenle karar, sendikal nedenle yapılan her feshin otomatik olarak suç oluşturduğu şeklinde yorumlanamaz. Güncel yaklaşım bakımından cebir veya tehdit unsurunun ayrıca ispatlanması gerekir. İşe iade kararı ve tanık anlatımları ise bu değerlendirmede kullanılabilecek delillerdir.
Kararlar birlikte değerlendirildiğinde iki temel ölçüt ortaya çıkmaktadır. Bireysel sendikal hakların engellenmesinde cebir veya tehdit somut delillerle kanıtlanmalıdır. Kolektif sendika özgürlüğünde ise hangi hukuka uygun sendikal faaliyetin ne şekilde engellendiği açıkça gösterilmelidir. İş mahkemesi kararları ceza dosyasında önemlidir. Ancak ceza mahkemesinin suçun bütün unsurlarını ayrıca araştırması gerekir.
Sendikal Hakların Kullanılmasının Engellenmesi Suçu Avukat
Sendikal hakların engellenmesine ilişkin uyuşmazlıklar hem ceza hukukunu hem de iş hukukunu ilgilendirebilir. Avukat, somut olayın hukuki niteliğini değerlendirir ve izlenmesi gereken yolu belirler. Mağdur işçinin veya sendikanın haklarını korur. Şüpheli ya da sanık bakımından ise etkili bir savunma yürütür. Soruşturma ve dava sürecinin usulüne uygun ilerlemesini sağlar.
Bu dosyalarda yanlış veya gecikmiş işlemler önemli hak kayıplarına yol açabilir. Olayın yalnızca bir iş hukuku ihlali mi yoksa aynı zamanda suç mu oluşturduğu doğru belirlenmelidir. Bu nedenle sürecin mümkün olduğunca erken aşamasında, ceza ve iş hukuku alanında deneyimli bir avukatın desteğinden yararlanılması önemlidir.

Sıkça Sorulan Sorular
Sendikaya Üye Olmak İşveren Tarafından Engellenebilir Mi?
Hayır. İşveren, işçinin sendikaya serbestçe üye olmasını engelleyemez. İşçiyi üye olmamaya zorlamak amacıyla cebir veya tehdit kullanılması, TCK m. 118/1 kapsamında suç oluşturabilir.
Sendikaya Üye Olmaya Zorlanan İşçi Tarafından Şikayette Bulunulabilir Mi?
İşçi, savcılığa veya kolluk birimlerine başvurabilir. Bu suç şikayete bağlı değildir. Soruşturma savcılık tarafından resen yürütülür.
Sendikadan İstifa Etmeye Zorlanan İşçi Tarafından Suç Duyurusunda Bulunulabilir Mi?
Cebir veya tehditle sendikadan ayrılmaya zorlanan işçi suç duyurusunda bulunabilir. Suçun oluşması için işçinin gerçekten istifa etmiş olması gerekmez.
Sendikaya Üye Olunduğu İçin İşten Çıkarılma Suç Sayılabilir Mi?
Sendika üyeliği nedeniyle işten çıkarma hukuka aykırıdır. İşe iade ve sendikal tazminat hakkı doğurabilir. Ancak her sendikal fesih kendiliğinden TCK m. 118 kapsamına girmez. Ceza sorumluluğu için maddede aranan diğer koşullar da bulunmalıdır.
Sendikal Faaliyete Katılmanın Engellenmesi Nedeniyle Ceza Verilebilir Mi?
Evet. Bir kişiyi sendikal faaliyete katılmamaya zorlamak amacıyla cebir veya tehdit kullanılması suçtur. Kişinin baskıya boyun eğmiş olması şart değildir.
Sendikanın Faaliyetlerinin Engellenmesi Suç Sayılabilir Mi?
Evet. Sendikanın hukuka uygun faaliyetinin cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranışla fiilen engellenmesi, TCK m. 118/2 kapsamında suçtur. Bu fiilin cezası bir yıldan üç yıla kadar hapistir.
Sendika Toplantısının Engellenmesi TCK 118 Kapsamında Değerlendirilebilir Mi?
Evet. Hukuka uygun bir sendika toplantısının cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranışla engellenmesi TCK m. 118/2 kapsamında değerlendirilebilir. Her tartışma veya aksama yeterli değildir, toplantının gerçekten engellendiği belirlenmelidir.
Sendikal Hakların Engellenmesi Suçu İçin Cebir veya Tehdit Kullanılması Gerekli Midir?
Bireysel sendikal hakların engellenmesi suçuna ilişkin TCK m. 118/1 bakımından cebir veya tehdit gerekir. Sendikanın faaliyetlerinin engellenmesini düzenleyen ikinci fıkrada ise cebir ve tehdidin yanında hukuka aykırı başka bir davranış da yeterli olabilir.
İşveren Tarafından Sendikadan İstifa Ettirilmek İçin Baskı Yapılması Suç Sayılabilir Mi?
Baskının cebir veya tehdit düzeyine ulaşması halinde TCK m. 118/1 kapsamında suç oluşabilir. Ancak her türlü işveren tutumu otomatik olarak cezai sorumluluk doğurmaz.
Sendika Üyeliği Nedeniyle İşçinin Görev Yeri Değiştirilebilir Mi?
İşçinin görev yeri sırf sendika üyeliği nedeniyle değiştirilemez. Üyelikten bağımsız ve objektif işletmesel nedenlere dayanan değişiklikler ayrıca değerlendirilir. Sendikal amaç taşıyan görev yeri değişikliğine karşı dava ve şikayet yoluna gidilebilir.
Sendika Üyesi İşçinin Ücret ve Prim Haklarının Kısıtlanması Nedeniyle Dava Açılabilir Mi?
Evet. Ücret veya primin sendika üyeliği nedeniyle kısıtlanması sendikal ayrımcılık oluşturabilir. İşçi, eksik ödenen alacaklarını ve koşulları varsa en az bir yıllık ücreti tutarında sendikal tazminatı talep edebilir.
Sendikal Nedenle İşten Çıkarılan İşçi Tarafından İşe İade Davası Açılabilir Mi?
Evet. Sendikal nedenle fesihte otuz işçi ve altı aylık kıdem koşulları aranmaz. İşçi, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmalıdır. Anlaşma sağlanamazsa son tutanaktan itibaren iki hafta içinde işe iade davası açılmalıdır.
Sendikal Nedenle İşten Çıkarılan İşçi Tarafından Sendikal Tazminat Talep Edilebilir Mi?
Evet. İşçi, işe iade davası açmasa dahi sendikal tazminat talep edebilir. 6356 sayılı Kanun’un 25. maddesine göre bu tazminat işçinin bir yıllık ücretinden az olamaz. Dava öncesinde zorunlu arabuluculuğa başvurulmalıdır.
Sendikal Hakların Kullanılmasının Engellenmesi Suçu Şikayete Tabi Tutulmakta Mıdır?
Hayır. TCK m. 118 kapsamındaki suçlar şikayete bağlı değildir. Savcılık suçu öğrendiğinde resen soruşturma yapabilir. Şikayetten vazgeçilmesi de soruşturmayı kendiliğinden sona erdirmez.
Sendikal Hakların Engellenmesi Nedeniyle Savcılığa Suç Duyurusunda Bulunulabilir Mi?
Evet. Mağdur, Cumhuriyet başsavcılığına veya polis ve jandarma birimlerine başvurabilir. Başvuruda eylemler, şüpheliler, tarihler ve mevcut deliller açıkça belirtilmelidir.
Sendikal Baskının İspatında WhatsApp Yazışmaları Kullanılabilir Mi?
Evet. Hukuka uygun şekilde elde edilen WhatsApp yazışmaları delil olarak kullanılabilir. Mesajların kime ait olduğu ve değiştirilmediği doğrulanabilmelidir. Bu kapsamda yazışmalar, diğer delillerle birlikte değerlendirilir.
Sendikal Hakların Engellenmesinin İspatında Tanık Dinletilebilir Mi?
Evet. Sendikal baskıya doğrudan şahit olan kişiler tanık olarak dinletilebilir. Tanıkların somut, tutarlı ve görgüye dayalı anlatımları ispat bakımından önem taşır.
Sendikal Hakların Kullanılmasının Engellenmesi Suçunda Hapis Cezası Verilebilir Mi?
Evet. Bireysel sendikal hakların cebir veya tehditle engellenmesinin cezası altı aydan iki yıla kadar hapistir. Sendikanın faaliyetlerinin engellenmesi halinde ise bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilebilir.
Sendikal Hakların Kullanılmasının Engellenmesi Suçu Hangi Mahkemede Görülür?
Bu suç nedeniyle açılan ceza davası kural olarak Asliye Ceza Mahkemesinde görülür. Yetkili mahkeme ise suçun işlendiği yer mahkemesidir.
Sendikal Hakların Engellenmesi Nedeniyle Ceza Davası ve İş Davası Birlikte Yürütülebilir Mi?
Evet. Ceza davasında failin cezai sorumluluğu, iş davasında ise feshin ve sendikal ayrımcılığın sonuçları incelenir. Ceza süreci, işe iade için öngörülen bir aylık arabuluculuk süresini durdurmaz. İş mahkemesi gerekli görürse ceza dosyasını bekletici mesele yapabilir.
