Sosyal Medya Hesabı Dolandırıcılığı: Cezası, Şikayet Yolları ve Para İadesi

Sosyal medya hesabı dolandırıcılığı

Sosyal Medya Hesabı Dolandırıcılığı: Cezası, Şikayet Yolları ve Para İadesi (2026)

İçindekiler

Sosyal Medya Hesabı Dolandırıcılığı Nedir?

Sosyal medya hesabı dolandırıcılığı; kişilerin dijital kimliklerinin, itibarının veya maddi varlıklarının, hileli davranışlar ve yanıltıcı yöntemler vasıtasıyla ele geçirilmesi ya da bu hesaplar kullanılarak üçüncü kişilerin haksız kazanç sağlama amacıyla aldatılması fiilidir. Türk Ceza Kanunu kapsamında bu eylemler, duruma göre bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık veya bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girme suçlarını vücuda getirmektedir.

Sosyal Medya Hesabı Devir Dolandırıcılığı Ne Demek?

Sosyal medya hesabı devir dolandırıcılığı; yüksek takipçili veya onaylanmış hesapların alım-satım vaadiyle mülkiyetinin devredilmesi sürecinde gerçekleştirilen hileli işlemler bütünüdür. Failin, hesap bedelini tahsil ettikten sonra hesabı teslim etmemesi veya hesabı devraldıktan sonra kararlaştırılan ücreti ödemeyerek iletişimi koparması, bu dolandırıcılık türünün tipik görünüm şeklidir. Sözleşmesel yükümlülüklerin hileli bir kurguyla en başından itibaren ifa edilmeme iradesi, fiili ceza hukuku anlamında dolandırıcılık boyutuna taşımaktadır.

“Hesap Dolandırıcılığı” ile “Hesap Çalma” Arasındaki Fark

“Hesap çalma” fiili, teknik ve hukuki boyutuyla bir bilişim suçudur. Bu eylemde, mağdurun iradesi dışında hackerlık yöntemleri, zararlı yazılımlar veya kaba kuvvet saldırıları kullanılarak hesaba erişim sağlanmakta ve Türk Ceza Kanunu madde 243 (Bilişim sistemine girme) ile madde 244 (Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme) suçları oluşmaktadır.

“Hesap dolandırıcılığı” ise hile ve desiseler kullanılarak mağdurun iradesinin sakatlanması esasına dayanır. Bu yöntemde fail, mağduru yanıltarak giriş bilgilerini bizzat mağdurun kendi eliyle vermesini (ol oltalama/phishing) veya maddi bir menfaat aktarmasını sağlamaktadır. Burada korunan hukuki değer bilişim güvenliğinin yanı sıra doğrudan malvarlığıdır.

Hangi Platformlarda Görülür?

Sosyal medya hesabı dolandırıcılığı, kullanıcı yoğunluğunun ve ticari etkileşimin yüksek olduğu tüm dijital platformlarda uygulama alanı bulmaktadır. Yaygın olarak görüldüğü mecralar şunlardır:

  • Instagram ve Facebook: Sponsorlu sahte reklamlar, telif hakkı ihlali uyarıları ve hediye çekilişleri görünümünde oltalama linkleri vasıtasıyla gerçekleştirilmektedir.

  • X (Twitter): Mavi tık doğrulama süreçleri, kripto varlık çekilişleri ve finansal yatırım vaatleri içeren manipülatif paylaşımlar üzerinden icra edilmektedir.

  • TikTok: Canlı yayın bağışları, popülarite artırma vaatleri ve sahte ajans sözleşmeleri kullanılarak hesaplar veya maddi varlıklar hedef alınmaktadır.

  • WhatsApp ve Telegram: “Borsa/Yatırım grupları”, sahte iş ilanları ve yakın akraba/arkadaş profil taklitleri yapılarak doğrudan borç para veya doğrulama kodu talep edilmesi yöntemiyle yürütülmektedir.

Sosyal Medya Hesabı Dolandırıcılığı Türleri

Sahte Satış / Butik Hesabı Dolandırıcılığı

Yüksek takipçili ve güven veren imaj projeksiyonuna sahip sahte e-ticaret ya da butik hesapları üzerinden yürütülen dolandırıcılık türüdür. Tüketicilerden ürün bedeli kapıda ödeme veya EFT/havale yöntemiyle tahsil edilmekte, akabinde ya hiçbir ürün gönderilmemekte ya da siparişle ilgisi olmayan, ekonomik değeri bulunmayan değersiz eşyalar gönderilmektedir. Fail, parayı tahsil ettikten sonra mağduru engellemekte ve hesabı kapatarak ya da ismini değiştirerek izini kaybettirmektedir.

Hesap Ele Geçirme (Hacking) ve Tanıdık Adına Para İsteme

Bir kullanıcının mevcut sosyal medya hesabının hukuka aykırı yöntemlerle ele geçirilmesi sonrasında, hesabın asıl sahibiymiş gibi davranılarak rehberdeki veya takipçi listesindeki kişilerin dolandırılması eylemidir. Fail, hesap sahibinin arkadaşlarına acil nakit ihtiyacı, borç talebi, borç para transferi için aracı olma veya yardım kampanyası adı altında mesajlar göndererek haksız menfaat temin etmektedir. Mağdurlar, güvendikleri bir kişiden mesaj aldıklarını düşünerek sorgulamadan verilen IBAN numaralarına para göndermektedir.

Oltalama (Phishing) ve Sahte “Doğrulama / Mavi Tik” Bağlantıları

Kullanıcılara platform yönetiminden geliyor izlenimi verilen sahte e-posta, SMS veya doğrudan mesajlar (DM) gönderilmesi yöntemidir. İletilerde genellikle “telif hakkı ihlali yapıldığı”, “hesabın kapatılacağı” veya “mavi tık (doğrulanmış hesap) başvurusunun onaylandığı” yönünde sahte uyarılar yer almaktadır. Mesajda bulunan bağlantı linkine tıklayan kullanıcılar, platformun arayüzünü birebir taklit eden sahte giriş sayfalarına yönlendirilerek kullanıcı adı, şifre ve iki aşamalı doğrulama kodlarını kendi rızalarıyla faile ifşa etmektedir.

Sahte Çekiliş, Ödül ve Yatırım Vaadi

Kullanıcıların kazanma veya zenginleşme arzularını istismar eden dolandırıcılık türüdür. Tanınmış markaların veya kişilerin adları kullanılarak sahte çekiliş ve ödül kampanyaları düzenlenmektedir. Mağdura “ödül kazandığı” bildirilmekte, ancak ödülün gönderilmesi için “kargo ücreti”, “dosya masrafı” veya “vergi” adı altında ön ödeme talep edilmektedir. Yatırım vaadinde ise “kripto para veya borsa yatırımıyla yüksek kazanç” vaat edilerek mağdurlar sahte yatırım platformlarına yönlendirilmekte ve paralarına el konulmaktadır.

Deepfake / Yapay Zekâ ile Ünlü Taklidi Reklamları

Gelişmiş yapay zekâ teknolojileri kullanılarak tanınmış siyasetçilerin, iş insanlarının veya sanatçıların ses ve görüntülerinin gerçeğe aykırı olarak manipüle edilmesi (deepfake) yöntemidir. Bu sahte videolar aracılığıyla hazırlanan sponsorlu reklamlar, sosyal medya platformlarında yayımlanmaktadır. Videolarda, ilgili ünlünün ağzından devlet destekli yatırım projeleri, yüksek getirili hisse senetleri veya yasal olmayan finansal kazanç fırsatları tanıtılarak geniş kitlelerin sahte yatırım sitelerine para yatırması sağlanmaktadır.

Hesap Devir/Satış Dolandırıcılığı

Parayı Gönderdim, Hesabı Devretmedi

Yüksek takipçi kitlesine sahip bir hesabı satın almak amacıyla alıcının, satıcı konumundaki fail ile anlaşarak kararlaştırılan bedeli göndermesi sonrasında yaşanan mağduriyettir. Fail, banka transferi yoluyla parayı hesabına geçirdikten sonra, hesabın giriş bilgilerini alıcıya teslim etmemekte ve iletişimi tamamen keserek ortadan kaybolmaktadır.

Hesabı Devrettim, Alıcı Erişimi Geri Aldı / Ödemeyi İtiraz Etti

Hesap sahibinin, hesabı alıcıya devretmesine rağmen kararlaştırılan ücreti alamadığı veya aldığı ücretin usulsüz yöntemlerle geri çekildiği senaryodur. Alıcı rolündeki fail, hesabı teslim aldıktan sonra ödemeyi yapmamakta veya ters ibraz (chargeback) / sahte dekont gibi yöntemlerle parayı geri tahsil etmektedir. Diğer bir görünümde ise satıcı parayı alıp hesabı devretmekte, ancak ilk e-posta ve kurtarma bilgileri kendisinde olduğu için platformun “hesabım çalındı” prosedürlerini kullanarak hesaba erişimi tekrar geri almaktadır.

“Hesabını Bana Aç/Devret” Yönlendirmesi İle Dolandırıcılık

Fiziki bir cebir veya tehdit olmaksızın, tamamen psikolojik manipülasyon, şantaj veya hileli yönlendirmelerle mağdurun hesabını devretmeye veya erişim bilgilerini vermeye zorlanmasıdır. Fail, mağdurun hassas verilerini, uygunsuz görsellerini veya ticari sırlarını ifşa etmekle tehdit ederek (şantaj yoluyla) ya da idari bir merci veya kolluk görevlisi sıfatını taklit ederek hesabı kendisine devrettirmektedir.

Hesap Devri/Satışı Hukuken Geçerli mi?

Platform Kullanım Şartları Hesap Devrini Yasaklıyor mu?

Sosyal medya platformlarının üyelik açılışında kullanıcılar tarafından onaylanan Kullanım Şartları ve Hizmet Sözleşmeleri, istisnasız bir şekilde hesapların devrini, satılmasını, kiralanmasını veya lisanslanmasını kesin bir dille yasaklamaktadır.

Platform kurallarının ihlal edilerek hesabın üçüncü bir kişiye devredildiğinin veya satıldığının tespiti halinde, ilgili şirket sözleşmeden doğan tek taraflı fesih ve müdahale hakkını kullanmaktadır. Bu kapsamda, devredilen hesabın kalıcı olarak kapatılması veya ilk e-posta adresinin sahibine iade edilmesi gibi yaptırımlar platform tarafından uygulanır.

Hesap Satış “Sözleşmesi” Mahkemede Korunur mu?

Sosyal medya hesapları, kullanıcı adı, takipçi kitlesi, etkileşim oranı ve barındırdığı dijital içerikler sebebiyle ekonomik bir değere sahiptir. Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde, sözleşme özgürlüğü ilkesi uyarınca, taraflar kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine ve kişilik haklarına aykırı olmamak şartıyla her türlü sözleşmeyi akdedebilirler.

Platformun kullanım şartlarında devrin yasaklanmış olması, taraflar arasında yapılan hesap satış sözleşmesini borçlar hukuku anlamında mutlak surette geçersiz kılmaz. Bu durum doktrin ve uygulamada bir nispi borç ilişkisi ihlali olarak kabul edilir. Yani taraflar arasında akdedilen sözleşme, kendi aralarında geçerli bir borç doğurur ve tarafları bağlar. Eğer satıcı hesabı devretmezse veya alıcı parayı ödemezse, taraflar adli mahkemelerde bu sözleşmeye dayanarak edimin ifasını veya sözleşmeye aykırılık sebebiyle tazminat talep edebilirler.

Devir Dolandırıcılığında Alıcı ve Satıcının Hukuki Konumu

Hesap devri sürecinde taraflardan birinin en başından itibaren dolandırıcılık kastıyla hareket etmesi, konuyu borçlar hukuku uyuşmazlığından çıkararak ceza hukuku boyutuna taşır.

  • Satıcının Hukuki Konumu (Fail Olduğu Senaryo): Satıcı, hesabı devredeceğini beyan ederek alıcıdan parayı tahsil eder ancak hesabı teslim etmeden iletişimi keserse, hileli bir davranışla menfaat temin etmiş olur. Bu durumda satıcı, TCK m. 158/1-f uyarınca “Bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık” suçunun faili konumuna gelir. Platform kurallarının devri yasaklaması, faili cezai sorumluluktan kurtarmaz.

  • Alıcının Hukuki Konumu (Fail Olduğu Senaryo): Alıcı, hesabı devraldıktan sonra sahte dekont veya ters ibraz (chargeback) yöntemleriyle ödemeyi iptal ederse ya da hesabı teslim alıp şifreleri değiştirdikten sonra satıcıya engel koyarsa, yine nitelikli dolandırıcılık suçunun faili olur.

  • Geri Alma Süreçlerindeki Konum: Satıcı hesabı devrettikten sonra, kurucu e-posta adresini kullanarak “hesabım çalındı” şikayetiyle hesabı platformdan geri alırsa; bu eylem hem dolandırıcılık suçunu hem de TCK m. 244 kapsamında “bilişim sistemindeki verileri değiştirme ve sistemi engelleme” suçunu oluşturur. Mağdur olan taraf, sözleşmeye dayalı haklarını ileri sürerek maddi zararının tazminini isteyebilir.

Sosyal Medya Hesabı Dolandırıcılığı Hangi Suçu Oluşturur?

TCK m.158/1-f: Bilişim Sistemleri Aracılığıyla Nitelikli Dolandırıcılık

Malum olduğu üzere sosyal medya platformları, birer bilişim sistemidir. Failin, sosyal medya hesabı üzerinden hileli davranışlarla mağduru aldatarak onun veya başkasının zararına, kendisine veya bir başkasına haksız bir menfaat temin etmesi halinde de TCK madde 158/1-f bendi uyarınca “Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık” suçu oluşmaktadır. Kanun koyucu, bilişim sistemlerinin sağladığı kolaylık ve gizlilik faktörünü ağırlatıcı sebep sayarak bu suç için alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamayacağı düzenlemesini getirmiştir.

TCK m.157: Basit Dolandırıcılık 

Dolandırıcılık fiilinin cezai nitelendirilmesinde, bilişim sisteminin suçun icrasındaki rolü belirleyicidir. Eğer sosyal medya hesabı, hilenin yapılmasında veya mağdurun aldatılmasında bir araç olarak kullanılmamışsa, yalnızca failler arasındaki ilk iletişim aşamasında basit bir haberleşme aracı vasfını aşmayacak şekilde yer almışsa eylem basit dolandırıcılık teşkil edebilir. Örneğin; tarafların fiziken bir araya gelerek hileli işlemleri gerçekleştirdiği, ancak birbirlerinin iletişim bilgilerini veya buluşma konumunu sosyal medya üzerinden paylaştığı durumlarda, bilişim sistemi suçun merkezinde yer almadığı için TCK m.157 uyarınca basit dolandırıcılık hükümleri uygulanmaktadır.

TCK m.244: Sisteme Girme, Veriyi Bozma/Değiştirme (Hesap Ele Geçirme)

Sosyal medya hesabı dolandırıcılığı çoğunlukla bir hesabın hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi aşamasını da barındırır.

Bir kullanıcının şifre ve kullanıcı bilgilerinin rızası hilafına değiştirilmesi, hesaba erişiminin engellenmesi veya hesap içeriğindeki verilerin silinmesi fiilleri, TCK m. 244/2 kapsamında “bir bilişim sistemindeki verileri bozma, yok etme, değiştirme veya erişilmez kılma” suçunu oluşturur ve altı aydan üç yıla kadar hapis cezasını gerektirir. Hesaba yalnızca hukuka aykırı olarak girilmesi ve orada kalınması hâlinde ise TCK m. 243/1 uyarınca bir yıla kadar hapis veya adli para cezası söz konusu olur.

Bununla birlikte TCK m. 244/4, bu fiiller yoluyla haksız bir çıkar sağlanmasını yalnızca “başka bir suç oluşturmaması hâlinde” cezalandırır. Ele geçirilen hesap üzerinden üçüncü kişiler aldatılarak para temin edilmişse, fiil TCK m. 158/1-f kapsamında nitelikli dolandırıcılığı oluşturacağından m. 244/4 uygulanmaz; bu hüküm tali normdur.

TCK m.135–136: Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Ele Geçirilmesi

Sosyal medya hesaplarında yer alan ad-soyad, fotoğraf, mesaj geçmişi, e-posta adresi ve telefon numarası gibi bilgiler hukuken kişisel veri niteliğindedir. Dolandırıcılık amacıyla bir hesabın ele geçirilmesi veya oltalama yöntemiyle bu verilere nüfuz edilmesi durumunda, TCK m.136 uyarınca “Kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme, yayma veya verme” suçu meydana gelir. Verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesi ise duruma göre TCK m.135 hükmünü ihlal etmektedir.

Hesabını veya IBAN’ını Kullandıranın Sorumluluğu

Sosyal medya üzerinden yayılan “komisyon karşılığı hesap”, “ek gelir” ya da “evden para kazan” ilanları, dolandırıcılık organizasyonlarının suç gelirini aklamak için kullandığı en yaygın yöntemdir. Bu ilanlara itibar ederek banka hesabını, IBAN’ını veya internet bankacılığı bilgilerini üçüncü kişilere kullandıran kişiler, çoğu zaman farkında olmadan ağır cezai sorumlulukla karşılaşmaktadır.

Müstakil bir “IBAN kiralama” suçu bulunmamaktadır. 11. Yargı Paketi (7571 sayılı Kanun) görüşmelerinde TCK m. 245/B olarak teklif edilen “ödeme araçları veya hesap bilgilerini başkasına verme” hükmü, kanunun nihai metnine dâhil edilmemiş ve yasalaşmamıştır. Bunun pratik sonucu şudur: fiil, kullanım amacına göre mevcut suç tipleri içinde değerlendirilmeye devam etmektedir.

Uygulamada gündeme gelen başlıca suç tipleri şunlardır:

  • Nitelikli dolandırıcılığa iştirak (TCK m. 158/1-f): En sık karşılaşılan nitelendirmedir. Hesap sahibinin, hesabına gelen paranın dolandırıcılık geliri olduğunu bilmesi veya bilebilecek durumda olması hâlinde, TCK m. 37 vd. uyarınca müşterek fail ya da yardım eden sıfatıyla sorumluluğu doğar.
  • Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama (TCK m. 282): Hesaba gelen paranın, alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan elde edilmiş olması hâlinde TCK m. 282 devreye girer. Bu suçun cezası üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezasıdır.
  • Başkası hesabına hareket ettiğini bildirmeme (5549 sayılı Kanun m. 15): Kimlik tespitini gerektiren işlemlerde kendi adına ama başkası hesabına hareket eden kişinin bu durumu yükümlüye yazılı olarak bildirmemesi suç olarak düzenlenmiş olup, altı aydan bir yıla kadar hapis veya beş bin güne kadar adli para cezası öngörülmüştür.

Savunmanın merkezi kast unsurudur. Bu dosyalarda belirleyici olan, hesap sahibinin paranın kaynağını bilip bilmediği, elde ettiği menfaatin niteliği ve hesabın kullanım süresi ile hacmidir. Komisyon adı altında düzenli ödeme alınması, hesap hareketlerinin kişinin bilinen gelir düzeyiyle bağdaşmaması ve hesabın çok sayıda farklı mağdurdan para almak için kullanılmış olması, kastın varlığına delalet eden karinelerdir.

Buna karşılık, tek seferlik bir işlem, ikinci el satış veya P2P işlem gibi meşru bir hukuki ilişkinin belgelenebildiği hâllerde, kastın bulunmadığı savunması güçlenir. Bu nedenle ilan metni, yazışmalar ve varsa sözleşme belgeleri soruşturmanın ilk aşamasında dosyaya sunulmalıdır.

Birden Fazla Suçun Birleşmesi: Fail Kaç Suçtan Ceza Alır?

Sosyal medya dolandırıcılığında fail çoğunlukla tek bir hareketle yetinmez. Önce hesap ele geçirilir, ardından bu hesap üzerinden başkaları aldatılır. Bu durumda hangi suçtan ve kaç kez ceza verileceği, sonuç cezayı doğrudan belirlediği için dosyanın en kritik teknik meselesidir.

Kural: ayrı hareketler, ayrı suçlar. Failin mağdurun hesabını hukuka aykırı olarak ele geçirmesi ile bu hesap üzerinden takipçi listesindeki kişileri aldatarak para temin etmesi, birbirinden bağımsız iki hareket oluşturur. Bu nedenle fail hem hesabın ele geçirilmesinden (TCK m. 243, 244/2) hem de nitelikli dolandırıcılıktan (TCK m. 158/1-f) ayrı ayrı cezalandırılır. Uygulamada sıkça dile getirilen “en ağır cezadan sorumlu olunur” görüşü, bu senaryo bakımından isabetli değildir.

İstisna: tek hareketle birden fazla suç. TCK m. 44 uyarınca, işlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan yalnızca en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılır. Ancak bu hükmün uygulanabilmesi tek bir hareketin varlığına bağlıdır. Örneğin tek bir sahte giriş sayfası aracılığıyla hem şifrenin ele geçirilmesi hem de kişisel verilere nüfuz edilmesi hâlinde bu hüküm gündeme gelir. Buna karşılık hesabın ele geçirilmesi ve sonrasında üçüncü kişilerin dolandırılması iki ayrı hareket olduğundan, m. 44 uygulanmaz.

Ele geçirilen hesapla para alınmışsa hangi madde uygulanır? Bilişim sistemine yönelik fiillerle haksız çıkar sağlanması, TCK m. 244/4’te yalnızca “başka bir suç oluşturmaması hâlinde” cezalandırılmıştır. Ele geçirilen hesap üzerinden üçüncü kişiler aldatılarak para elde edilmişse fiil nitelikli dolandırıcılığı oluşturacağından, bu hüküm uygulanmaz.

Birden fazla mağdur varsa ne olur? Yerleşik Yargıtay uygulamasında dolandırıcılık suçu, mağdur sayısınca oluşur. Bu itibarla:

Aynı mağdur, farklı zamanlarda: Aynı suç işleme kararının icrası kapsamında aynı kişiden birden çok kez para alınmışsa (örneğin önce “kargo ücreti”, ardından “vergi” adı altında), TCK m. 43/1 uyarınca tek ceza verilir ve bu ceza dörtte birden dörtte üçüne kadar artırılır.

Farklı mağdurlar, tek hareket: Aynı fiille birden fazla kişinin mağdur edilmesi hâlinde TCK m. 43/2 uyarınca yine zincirleme suç hükümleri uygulanır.

Farklı mağdurlar, ayrı ayrı hile: Ele geçirilen hesaptan takipçi listesindeki kişilere tek tek mesaj gönderilerek her biriyle bağımsız bir hile kurgusu yürütülmüşse, her mağdur bakımından ayrı bir dolandırıcılık suçu oluşur; zincirleme suç hükümleri uygulanmaz.

Son ihtimalde ceza katlanarak arttığından, mağdur sayısının ve her mağdura yönelik hilenin ayrı ayrı kurgulanıp kurgulanmadığının soruşturmanın başında ortaya konulması, hem müşteki hem şüpheli bakımından belirleyicidir.

Sosyal Medya Hesabı Dolandırıcılığının Cezası Nedir?

Nitelikli Dolandırıcılığın Cezası Kaç Yıl?

Sosyal medya platformları üzerinden işlenen dolandırıcılık fiilleri, TCK m. 158/1-f bendi kapsamında bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturmaktadır. Kanun koyucu, bu bent kapsamındaki suçlar için özel bir alt sınır öngörmüştür. Buna göre, sosyal medya dolandırıcılığı suçunun temel cezası 4 yıldan 10 yıla kadar hapis cezasıdır.

Hapis cezasının yanı sıra, fail hakkında beşbin güne kadar adli para cezasına da hükmedilmektedir. Ancak TCK m. 158/1’in son cümlesi uyarınca, bu bent kapsamında hükmedilecek adli para cezasının miktarı, suçtan elde edilen haksız menfaatin iki katından az olamaz.

Hesap Devir Dolandırıcılığında Ceza Nasıl Belirlenir?

Hesap devir dolandırıcılığında ceza tayin edilirken hâkim, TCK m. 61 uyarınca suçun işleniş biçimini, meydana gelen zararın ağırlığını ve failin kastının yoğunluğunu dikkate alarak temel cezayı 4 yıl ile 10 yıl arasında belirlemektedir. Eğer devir vaadiyle ele geçirilen hesap yüksek ticari değere, onaylanmış hesap statüsüne sahipse veya çok sayıda üçüncü kişinin dolandırılmasında bir basamak olarak kullanılmışsa, ceza alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmektedir.

Suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde TCK m. 158/3 uyarınca verilecek ceza yarı oranında; suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ise bir kat artırılır. İki failin birlikte hareket ettiği hâllerde bu artırım uygulanmaz; iştirak ilişkisi TCK m. 37 vd. hükümlerine göre değerlendirilir.

Hangi Mahkemede Yargılanır? 

Sosyal medya dolandırıcılığı dosyalarında görevli mahkeme, 2025 yılı sonunda köklü biçimde değişmiştir. Uzun yıllar boyunca TCK m. 158 kapsamındaki tüm nitelikli dolandırıcılık suçları, 5235 sayılı Kanun’un 12. maddesindeki katalog uyarınca Ağır Ceza Mahkemelerinde görülmekteydi. Ancak 7571 sayılı Kanun’un 12. maddesiyle, 5235 sayılı Kanun’un 12. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “nitelikli dolandırıcılık (m. 158)” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır. Bu değişiklik 25 Aralık 2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Bunun pratik sonucu şudur: nitelikli dolandırıcılık suçunun üst sınırı on yıl olup on yılı aşmadığından, katalogdan çıkarılmasıyla birlikte bu suç 5235 sayılı Kanun’un 11. maddesi uyarınca Asliye Ceza Mahkemesinin genel görev alanına girmiştir. Artık dosyalar üç hâkimli bir heyet yerine tek hâkim tarafından karara bağlanmaktadır.

Devam eden davaların durumu: 5235 sayılı Kanun’a eklenen Geçici Madde 7 uyarınca, değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihte ağır ceza mahkemelerinde görülmekte olan davalarda veya istinaf ya da temyiz incelemesinde bulunan dosyalarda, mahkemenin görevinin değiştiği gerekçesiyle görevsizlik veya bozma kararı verilemez; bu davalara kesin hükümle sonuçlandırılıncaya kadar önceki göreve ilişkin kurallara göre bakılmaya devam olunur. Dolayısıyla derdest dosyalar mahkeme değiştirmeyecektir.

İstisna, örgüt bağlantısı: Fiilin, suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlendiği iddia ediliyor ve iddianamede TCK m. 220 kapsamında örgüt suçlaması da yer alıyorsa, bağlantı nedeniyle dava yine Ağır Ceza Mahkemesinde görülür.

Yetkili mahkeme: Yetki bakımından CMK m. 12 uyarınca kural, suçun işlendiği yer mahkemesidir. Bilişim sistemleri aracılığıyla işlenen dolandırıcılıkta suçun işlendiği yer, hileli davranışın gerçekleştirildiği ve haksız menfaatin elde edildiği yer olarak belirlenir. Uygulamada mağdurun paranın transferini gerçekleştirdiği yer ile şüphelinin parayı tahsil ettiği yer arasında yetki uyuşmazlıkları çıkabilmekte; bu uyuşmazlıklar CMK m. 17 vd. hükümlerine göre çözülmektedir. Mağdur, suç duyurusunu ikamet ettiği yer Cumhuriyet Başsavcılığına yapabilir; başsavcılık yetkisizlik kararıyla dosyayı yetkili yere gönderir.

Etkin Pişmanlık: Zarar Giderilirse Ceza İndirimi

Sosyal medya dolandırıcılığı suçlarında, mağdurun uğradığı maddi zararın tamamen giderilmesi halinde TCK m. 168 uyarınca etkin pişmanlık hükümleri uygulanmaktadır. Ceza indirimi, zararın giderildiği evreye göre değişiklik göstermektedir:

  • Kovuşturma Başlamadan Önce İade: Suç tamamlandıktan sonra ve fakat kovuşturma başlamadan (iddianamenin kabulünden) önce failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun zararını aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi hâlinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir (TCK m. 168/1).
  • Kovuşturma Aşamasında İade: Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra, fakat hüküm verilmeden önce gösterilmesi hâlinde verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir (TCK m. 168/2). İndirim oranı her iki hâlde de azami sınırı gösterir; somut oran hâkimin takdirindedir.
  • Kısmi İade: Zararın kısmen giderilmesi hâlinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için ayrıca mağdurun rızası aranır (TCK m. 168/4).

Hesap devir dolandırıcılığında etkin pişmanlığın “aynen geri verme” görünümü, hesabın tüm erişim ve kurtarma bilgileriyle birlikte hak sahibine iadesidir; salt bedelin ödenmesi tek seçenek değildir.

Adli Para Cezası ve Erteleme Mümkün mü?

TCK m. 50 uyarınca seçenek yaptırıma çevirme imkânı, yalnızca kısa süreli hapis cezaları bakımından tanınmıştır. TCK m. 49/2’ye göre kısa süreli hapis cezası, hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezasıdır. TCK m. 158/1-f bendinde alt sınır dört yıl olduğundan, doğrudan verilen temel cezanın adli para cezasına çevrilmesi hukuken mümkün değildir.

Hapis cezasının ertelenmesi veya Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kurumlarının uygulanabilmesi için ise mahkemece tayin edilen sonuç hapis cezasının 2 yıl veya daha az süreli olması şarttır.

Sosyal medya dolandırıcılığında ceza alt sınırı 4 yıl olduğundan, fail hakkında erteleme veya HAGB kararı verilebilmesi ancak etkin pişmanlık, teşebbüs veya takdiri indirim nedenlerinin bir arada uygulanması neticesinde cezanın 2 yıl ve altına düşürülmesi halinde hukuken imkan dahilinde olmaktadır.

Önemli Uyarı: Anayasa Mahkemesi, 2025/98 Esas, 2025/149 Karar sayılı kararı ile CMK m. 231’in HAGB’yi düzenleyen fıkralarını iptal etmiş; iptal kararı 31.12.2025 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanmış ve yürürlüğü dokuz ay ertelenmiştir. Buna göre 30 Eylül 2026 tarihine kadar yeni bir yasal düzenleme yapılmadığı takdirde HAGB kurumu bu tarih itibarıyla ceza muhakemesi sistemimizden çıkacaktır. Anılan tarihten sonra karara bağlanacak dosyalarda HAGB seçeneği bulunmayacak; cezanın iki yılın altına düşürülmesi hâlinde başvurulabilecek yegâne hukuki imkan TCK m. 51’de düzenlenen hapis cezasının ertelenmesi olacaktır.

Dolandırıldım, Ne Yapmalıyım? (Adım Adım Eylem Planı)

İlk 24 Saatte Yapılması Gerekenler

Sosyal medya üzerinden gerçekleştirilen dolandırıcılık eylemlerinde, faillerin dijital izleri silme ve haksız menfaati transfer etme hızı dikkate alınarak ilk 24 saat içinde hukuki ve teknik tedbirlerin gecikmeksizin alınması gerekmektedir.

Delilleri Güvence Altına Alma (Ekran Görüntüsü, URL, Dekont, Yazışmalar)

Dijital verilerin kaybolma ihtimaline binaen, ispat niteliğine haiz tüm doneler ivedilikle kayıt altına alınmalıdır:

  • Ekran Görüntüleri: Fail ile yapılan tüm mesajlaşmaların, failin profil sayfasının, paylaştığı gönderilerin ve varsa gönderilen sahte linklerin ekran görüntüleri tarih ve saat görünecek şekilde alınmalıdır.

  • Profil URL Adresi: Şüpheli hesaplar kullanıcı adı değiştirebildiği için, hesabın benzersiz uzantısını gösteren profil URL adresi (Örn: [instagram.com/kullanici_adi](https://instagram.com/kullanici_adi)) kopyalanarak not edilmelidir.

  • Finansal Kayıtlar: Banka veya kripto para platformları üzerinden yapılan transferlere ait dekontlar, alıcı hesap numaraları, IBAN bilgileri ve işlem numaraları PDF formatında indirilmelidir.

Bankaya İtiraz / Ters İbraz (Chargeback) Başvurusu

Maddi transferin gerçekleştiği banka ile derhal iletişime geçilmelidir. Ödeme banka/kredi kartı vasıtasıyla yapılmışsa, ilgili bankaya uluslararası kart kuruluşları kuralları çerçevesinde “Ters İbraz” (Chargeback) başvurusunda bulunulmalıdır. Transfer EFT veya havale yoluyla yapılmışsa, bankanın şüpheli işlem ve dolandırıcılık birimine ihbarda bulunularak karşı hesaba bloke konulması talep edilmelidir.

Şifre Değişimi ve İki Adımlı Doğrulama

Oltalama saldırısına maruz kalınmışsa veya hesap güvenliği tehlikedeyse, ilgili platformdaki ve bu platformla bağlantılı e-posta adresindeki şifreler karmaşık kombinasyonlarla değiştirilmelidir. Hesapta açık olan tüm aktif oturumlar uzaktan sonlandırılmalı ve siber güvenliğin sağlanması adına “İki Adımlı Doğrulama” (2FA) özelliği aktif hale getirilmelidir.

Hesap Devir Dolandırıcılığında İlk Adımlar (Hesabı Geri Alma Talebi)

Hesap devir süreçlerinde aldatılarak hesabı faile kaptıran kullanıcılar, platformların resmi destek ve yardım merkezleri üzerinden “Çalınan Hesap” (Hacked Account) prosedürlerini işletmelidir.

Bu süreçte, hesaba tanımlı ilk e-posta adresine gelen erişim ve şifre değişiklik bildirimlerindeki “Bu işlemi ben yapmadım” seçeneği kullanılarak hileli işlemler geri alınmaya çalışılmalıdır. Platform yönetiminin kimlik doğrulama taleplerine eksiksiz yanıt verilerek hesabın mülkiyeti kanıtlanmalıdır.

Sosyal medya hesabı dolandırıcılığı

Sosyal Medya Dolandırıcılığı Nereye Şikayet Edilir?

Cumhuriyet Başsavcılığı’na Suç Duyurusu

Sosyal medya dolandırıcılığı mağdurları, ikamet ettikleri yer veya suçun işlendiği yer Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı bir dilekçe ile başvurarak suç duyurusunda bulunmalıdır. Dilekçede; şüpheliye ait profil URL adresi, kullanılan banka hesap/IBAN bilgileri, telefon numaraları ve tüm somut deliller ek olarak sunulmalıdır.

Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü

En yakın emniyet müdürlüğü veya jandarma komutanlığı bünyesinde bulunan Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ya da amirliklerine şahsen müracaat edilerek şikayet dilekçesi ve deliller teslim edilebilmektedir.

Platforma Bildirim (Instagram/Meta, X) ve BTK Başvurusu

Suçta kullanılan sahte veya ele geçirilmiş hesapların daha fazla kişiyi mağdur etmesini önlemek amacıyla, platform içi raporlama araçları kullanılarak “Taklit”, “Dolandırıcılık” veya “Hacked” gerekçesiyle ilgili kuruluşa doğrudan bildirim yapılmalıdır. Ek olarak, kişilik haklarının ihlali veya bilişim suçu unsurları barındıran içeriklere erişimin engellenmesi adına Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ihbar hatları veya internet ihbar merkezleri üzerinden başvuru gerçekleştirilebilmektedir.

Sahte Hesaba Erişimin Engellenmesi ve İçeriğin Kaldırılması

Ceza soruşturması, failin cezalandırılmasını hedefler ancak devam eden mağduriyeti durdurmaz. Kendi adı, fotoğrafı veya ticari unvanı kullanılarak açılmış sahte bir hesabın ya da ele geçirilmiş hesabın yayında kalması, her geçen saatte yeni mağdurlar doğurur. Bu nedenle ceza sürecine paralel olarak 5651 sayılı Kanun kapsamındaki idari ve yargısal yollar işletilmelidir.

  • İçerikten çıkarılma ve erişimin engellenmesi (5651 s. K. m. 9): İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini ileri süren kişi, doğrudan içerik veya yer sağlayıcıya başvurarak içeriğin yayından çıkarılmasını isteyebileceği gibi, doğrudan Sulh Ceza Hâkimliğine de başvurabilir. Hâkim, talebi duruşma yapmaksızın en geç yirmi dört saat içinde karara bağlar. Talep, yalnızca ihlalin gerçekleştiği içerik, kısım veya bölüm ile sınırlı olarak (URL bazında) yapılmalıdır. Bu yol, sahte butik hesapları ve dolandırıcılık amacıyla açılmış taklit profiller bakımından etkili bir tedbirdir.
  • Özel hayatın gizliliği nedeniyle erişimin engellenmesi (m. 9/A): İçeriğin özel hayatın gizliliğini ihlal ettiği hâllerde, ele geçirilen hesaptan mağdurun özel görsellerinin ya da yazışmalarının yayımlanması gibi, doğrudan BTK’ya başvurulabilir. Kurum başkanının kararı derhal Erişim Sağlayıcıları Birliğine bildirilerek uygulanır; karar, uygulanmasından itibaren yirmi dört saat içinde Sulh Ceza Hâkimliğinin onayına sunulur.
  • Gecikmesinde sakınca bulunan hâller (m. 8/A): Yaşam hakkı ile kişilerin can ve mal güvenliğinin korunması amacıyla gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine doğrudan BTK Başkanı tarafından karar verilebilir. Geniş çaplı ve organize deepfake yatırım kampanyalarında bu hükme dayanılması mümkündür.
  • Delillerin korunması notu: Erişimin engellenmesi kararı içeriği görünmez kılar; ancak ceza dosyası bakımından delilin kendisini ortadan kaldırmaz. Bu nedenle erişim engellenmeden önce ekran görüntülerinin, profil URL’sinin ve gönderi bağlantılarının kayıt altına alınması zorunludur. Delil değerini güçlendirmek için noter aracılığıyla dijital tespit yaptırılması ya da elektronik ortamda zaman damgalı kayıt alınması tavsiye edilir. Ayrıca 5651 sayılı Kanun uyarınca trafik bilgilerinin saklanması yükümlülüğü sınırlı bir süre için öngörüldüğünden, IP ve log kayıtlarının soruşturma kapsamında gecikmeksizin talep edilmesi gerekir.

Suçta Kullanılan Telefon Hattının Bağlantısının Kesilmesi

7571 sayılı Kanun ile getirilen bir diğer tedbir, dolandırıcılıkta kullanılan iletişim altyapısının doğrudan devre dışı bırakılmasıdır. Nitelikli hırsızlık (TCK m. 142/2-e), dolandırıcılık (TCK m. 157 ve 158) ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması (TCK m. 245) suçlarında kullanıldığı tespit edilen mobil haberleşme hattının bağlantısı, yürütülen soruşturma kapsamında hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri üzerine, mobil haberleşme hizmeti sunan işletmeci tarafından kesilir.

Hâkim kararı olmaksızın yapılan işlem 24 saat içinde hâkim onayına sunulur; hâkim kararını, bağlantının kesilmesinden itibaren 48 saat içinde açıklar. Aksi hâlde bağlantının kesilmesi tedbiri kendiliğinden kalkar. Karara veya emre rağmen hattı kesmeyen işletmeciye 50.000 TL ile 300.000 TL arasında para cezası uygulanır.

Bu tedbir, sosyal medya dolandırıcılığında özel bir önem taşır. Failin sosyal medya hesabı kapatılsa dahi, aynı telefon numarası üzerinden WhatsApp veya Telegram üzerinden faaliyetine devam etmesi yaygın bir durumdur. Bu nedenle suç duyurusu dilekçesinde, şüpheliyle iletişim kurulan telefon numarasının açıkça gösterilmesi ve ilgili hattın bağlantısının kesilmesinin talep edilmesi, hem devam eden mağduriyetlerin önlenmesi hem de failin muhtemele faaliyetlerinin önlenmesi bakımından etkili bir taleptir.

e-Devlet Üzerinden Şikayet Mümkün mü?

Doğrudan e-Devlet kapısı üzerinden sosyal medya dolandırıcılığına ilişkin münferit bir suç duyurusu kanalı bulunmamaktadır. Ancak e-Devlet entegrasyonu bulunan CİMER (Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi) üzerinden yapılan siber dolandırıcılık ihbarları, kurum tarafından otomatik olarak yetkili İçişleri Bakanlığı siber birimlerine veya Adalet Bakanlığı üzerinden ilgili başsavcılıklara yönlendirilmektedir. Yine de hukuki sürecin hızı ve etkinliği açısından doğrudan adliyeye suç duyurusu yapılması esastır.

Şikayet Süresi Var mı? (Re’sen Soruşturma / Şikayete Bağlılık)

Sosyal medya vasıtasıyla işlenen gerek nitelikli dolandırıcılık (TCK m.158) gerekse bilişim sistemine hukuka aykırı girme ve verileri değiştirme (TCK m.243-244) suçları, şikayete bağlı suçlar kategorisinde yer almamaktadır. Bu suçlar kamu düzenini ilgilendirdiğinden, adli makamlarca re’sen (kendiliğinden) soruşturulmaktadır. Dolayısıyla bu fiiller için 6 aylık şikayet süresi bulunmamaktadır.

Bu fiiller bakımından altı aylık şikâyet süresi işlemez. Mağdurlar, TCK m. 66/1-d uyarınca on beş yıllık dava zamanaşımı süresi içerisinde her zaman suç duyurusunda bulunma hakkını haizdir. Buna karşılık, hesabın ele geçirilmesine ilişkin TCK m. 244 suçu bakımından zamanaşımı süresi sekiz yıl (TCK m. 66/1-e) olarak uygulanır. Zamanaşımının TCK m. 67 uyarınca kesilmesi hâlinde süre yeniden işlemeye başlar; ancak toplam süre, kanunda belirlenen sürenin yarısından fazla uzayamaz.

Şikayet Dilekçesi Nasıl Yazılır? 

Dilekçede Mutlaka Bulunması Gerekenler

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 158. maddesi ve ilgili mevzuat uyarınca, siber dolandırıcılık fiillerine ilişkin hazırlanan bir suç duyurusu dilekçesinin hukuken geçerli ve etkin olabilmesi için belirli unsurları bünyesinde mutlak surette barındırması gerekmektedir.

Bu doğrultuda, dilekçenin sunulacağı yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı makamı net olarak belirtilmeli; müştekinin T.C. kimlik numarası, ad-soyad ve tebligata yarar açık adresi eksiksiz şekilde yazılmalıdır.

Şüphelinin kimlik veya adres bilgileri biliniyorsa dilekçeye eklenmeli, bilinmiyorsa suçta kullanılan sosyal medya kullanıcı adı, profil URL adresi, banka hesap/IBAN numarası ve iletişim kurulan telefon bilgileri gösterilerek şüpheli hanesi “Meçhul” olarak düzenlenmelidir.

Bunların yanı sıra, eylemin gerçekleştiği tarih ve saat aralığı ile sevk maddelerinin açıkça gösterilmesi, vakıaların mantıksal ve kronolojik bir sıra gözetilerek öz bir biçimde özetlenmesi ve iddiaları destekleyen ekran görüntüleri, banka dekontları ile konuşma dökümleri gibi delillerin maddeler halinde listelenerek dilekçe ekine dahil edilmesi gerekmektedir.

Örnek Suç Duyurusu Dilekçesi (Kronolojik Anlatım)

İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA

MÜŞTEKİ: AD-SOYAD (T.C. Kimlik No: …………………….)

ADRES: Açık Tebligat Adresi

ŞÜPHELİ: Meçhul (Suçta Kullanılan Sosyal Medya Hesabı Adı [Profil URL: (https://www.instagram.com/suslu_kullanici) olan hesap kullanıcısı, [Varsa Şüphelinin IBAN’ı ve İsim Bilgisi]

SUÇ: Bilişim Sistemlerinin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Nitelikli Dolandırıcılık (TCK m. 158/1-f), Bilişim Sistemindeki Verileri Bozma, Değiştirme veya Sistemi Engelleme

SUÇ TARİHİ: [Olayın Gerçekleştiği Gün/Ay/Yıl]

AÇIKLAMALAR:

1. Müşteki olarak, ………….. tarihinde ……… isimli sosyal medya mecrasında yer alan ve şüpheli/ler tarafından işletilen @kullaniciadiisimli hesaptan [Hesap devri / ürün satışı / yatırım vaadi vb.] yönünde bir ilan görülmüş ve ilan üzerine ilgili hesap ile doğrudan mesaj yoluyla iletişime geçilmiştir.

2. Şüpheli şahıs, hileli beyanlarla güven telkin etmiş ve [Olayın özeti: Örneğin; hesabı devredeceğini beyan ederek / ürünü göndereceğini söyleyerek] tarafımdan [Maddi Tutar] TL transfer edilmesini talep etmiştir. Şüphelinin yönlendirmesi doğrultusunda, [Banka Adı] üzerinden şüpheliye ait [TR………………………….] IBAN numaralı hesaba açıklama kısmında [Varsa açıklama notu] belirtilerek ilgili tutar gönderilmiştir (Ek-1: Banka Dekontu).

3. Para transferinin gerçekleştiği saat [Saat] itibariyle, şüpheli şahıs taahhüt ettiği edimi [Hesap bilgilerini teslim etmemiş / ürünü göndermemiş] ve müşteki tarafı ilgili platform üzerinden engelleyerek iletişimi tamamen koparmıştır. Şüphelinin en başından beri dolandırıcılık kastıyla hareket ettiği, hileli davranışlarla menfaat temin ettiği sabittir.

DELİLLER: Banka dekontu, şüpheli şahıs ile yapılan kronolojik mesajlaşma kayıtlarının ekran çıktıları, şüpheliye ait profil URL adresi ve her türlü yasal delil.

NETİCE-İ TALEP: Yukarıda arz ve izah edilen ve Cumhuriyet Başsavcılığınızca re’sen dikkate alınacak nedenlerle; bilişim sistemini araç olarak kullanmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işleyen ve haksız menfaat temin eden şüphelinin/şüphelilerin tespiti adına gerekli teknik ve siber incelemelerin yapılması, ilgili banka hesaplarına CMK m. 128 uyarınca bloke konulması ve şüpheliler hakkında kamu davası açılması yönünde karar verilmesini saygılarımla talep ederim. [Gün/Ay/Yıl]

Müşteki
[İmza]

EKLER:
1-Banka Transfer Dekontu,
2-Mesajlaşma Ekran Görüntüleri ve Profil URL Çıktısı.

Gönderilen Para Geri Alınır mı?

IBAN/Havale İle Gönderilen Para

Havale veya EFT yöntemiyle bir banka hesabına gönderilen paranın, gönderen kişi tarafından tek taraflı bir talimatla bankadan geri geri çağrılması veya bloke ettirilmesi mümkün değildir. Bankalar, hesap sahibinin rızası veya adli bir karar olmaksızın hesaptaki meblağı iade edemez ya da donduramaz.

Para transferinin dolandırıcılık kastıyla yaptırıldığı anlaşıldığı an, gecikmeksizin Cumhuriyet Başsavcılığına veya siber suçlar birimine müracaat edilmelidir. Cumhuriyet Savcısı tarafından Ceza Muhakemesi Kanunu madde 128 uyarınca şüphelinin banka hesabına hukuka aykırı yollarla elde edildiği şüphesi kuvvetli olan değerler kapsamında bloke kararı uygulanması talep edilmelidir. Para henüz fail tarafından çekilmemiş veya başka hesaba aktarılmamışsa, bu adli bloke kararı sayesinde paranın muhafazası sağlanır.

Tazminat davasında zamanaşımı: Haksız fiilden doğan tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar (TBK m. 72/1). Ancak tazminat istemi, ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu daha uzun ceza zamanaşımı süresi uygulanır (TBK m. 72/2).

Nitelikli dolandırıcılıkta ceza zamanaşımı on beş yıl olduğundan, tazminat davası bakımından da on beş yıllık süre geçerlidir. Bu kural, mağdurun iki yıllık süreyi kaçırdığı dosyalarda dahi hak arama imkânını korur.

CMK m. 128/A: Hesabın 48 Saat İçinde Askıya Alınması 

24/12/2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanun’un 22. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’na eklenen 128/A maddesi uyarınca; nitelikli hırsızlık (TCK m. 142/2-e), nitelikli dolandırıcılık (TCK m. 158/1-f ve l) ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması (TCK m. 245) suçlarının işlendiği hususunda makul şüphe bulunması hâlinde, banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdinde ya da bunlar aracılığıyla yapılan veya yapılmaya teşebbüs edilen işlemlere konu, suçta kullanılan her türlü hesabın kırk sekiz saate kadar askıya alınmasına ilgili kuruluş tarafından karar verilebilir.

Bu düzenleme, sosyal medya dolandırıcılığı mağdurları bakımından belirleyicidir; zira makalenin konusu olan fiiller, maddenin kapsamındaki TCK m. 158/1-f bendinin tam merkezinde yer alır.

CMK m. 128’den farkı: Genel elkoyma hükmü olan CMK m. 128, suçtan elde edildiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphe aramakta ve kural olarak BDDK, SPK ya da MASAK gibi ilgili kurumlardan rapor alınmasını zorunlu kılmaktadır. Bu şartlar, hâkim kararı ve kurum yazışmalarıyla birlikte süreci günlere yaymakta; para bu süre içinde çoğunlukla başka hesaplara dağıtılmış olmaktaydı. Madde gerekçesinde de belirtildiği üzere, m. 128/A kapsamındaki elkoyma işlemleri bakımından 128. madde uygulanacak; ancak rapor alma şartı aranmayacaktır. Ayrıca şüphe eşiği “kuvvetli şüphe”den, daha düşük olan “makul şüphe”ye çekilmiştir.

İşleyiş: Askıya alma işlemi ve hesap hareketleri, ilgili malî kurum tarafından tüm bilgi ve belgelerle birlikte derhal Cumhuriyet başsavcılığına bildirilir. Askı süresi içinde hâkim kararıyla, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle, hesaptaki değere elkonulabilir. Savcı emriyle yapılan elkoyma, kanunda öngörülen süre içinde hâkim onayına sunulmaz veya hâkim onay vermezse tedbir kendiliğinden kalkar.

Mağdura erken iade: Maddenin en önemli yeniliği beşinci fıkrasıdır. Elkonulan menfaatin suçtan zarar gören mağdura ait olduğunun soruşturma veya kovuşturma evresinde anlaşılması hâlinde, bu evrelerin tamamlanması beklenmeden söz konusu değer sahibine iade edilir. Böylece mağdurun parasına kavuşması için yargılamanın kesinleşmesi beklenmez. Bu, önceki rejime kıyasla mağdur lehine köklü bir değişikliktir ve suç duyurusu dilekçesinde açıkça talep edilmelidir.

Kuruluşun sorumsuzluğu: Maddenin altıncı fıkrası uyarınca, bu madde kapsamında askıya alma işlemine karar veren gerçek ve tüzel kişiler hukukî bakımdan sorumlu tutulamaz. Bu düzenleme, kuruluşları hızlı hareket etmeye teşvik etmekle birlikte, iyiniyetli hesap sahiplerinin haksız blokeyle karşılaşma riskini artırmaktadır.

MASAK blokesiyle karışmamalı: 5549 sayılı Kanun’un 19/A maddesi uyarınca MASAK, şüpheli işlemleri teyit ve analiz etmek amacıyla hesap hareketlerini yedi iş günü süreyle askıya alma yetkisine sahiptir. Bu tedbir idari nitelikte olup CMK m. 128/A’dan hukuken ayrıdır. Hesabına bloke konulan kişinin atacağı ilk adım, blokenin hangi hukuki dayanağa ve hangi mercie ait olduğunu yazılı olarak öğrenmektir; itiraz yolu ve süresi buna göre belirlenir.

Kredi Kartı İle Ödeme ve Chargeback

Ödeme bir sosyal medya bağlantısı veya sahte e-ticaret arayüzü üzerinden kredi kartı veya banka kartıyla yapılmışsa, uluslararası kart kuruluşlarının kuralları çerçevesinde Ters İbraz (Chargeback) mekanizması işletilebilir.

Kart sahibi, kartı çıkaran bankaya yazılı olarak başvurarak ürünün teslim edilmediğini, hizmetin ifa edilmediğini veya işlemin hileli olduğunu beyan ederek harcama itirazında bulunmalıdır. Banka, bu itirazı uluslararası kurallar dahilinde karşı tarafın bankasına iletir. Üye iş yeri, mal veya hizmeti hukuka uygun şekilde teslim ettiğini ispat edemezse, ilgili tutar failin hesabından geri alınarak mağdurun kartına iade edilir.

Ancak doğrudan şahsi hesaba yapılan havale/EFT işlemleri ters ibraz prosedürünün dışındadır; bu prosedür yalnızca kartlı ödeme altyapısı kullanan POS işlemleri için geçerlidir.

Yargılama Sonunda İade ve Tazminat İmkânı

Ceza yargılaması neticesinde haksız menfaatin mağdura iade edilebilmesi, failin yakalanması ve ele geçirilen malvarlığı değerlerinin muhafaza altına alınmış olması şartına bağlıdır. Ceza mahkemesi, mahkûmiyet hükmü ile birlikte adli emanette veya banka blokajında tutulan paranın sahibine iadesine karar verir.

Failin etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istemesi durumunda, ceza indirimi alabilmek amacıyla mağdurun maddi zararını yargılama bitmeden önce bizzat ve rızasıyla gidermesi pratik imkanlar arasındadır.

Eğer ceza davası sürecinde zarar giderilmemiş ve muhafaza altına alınmış bir para bulunmuyorsa, mağdurun kesinleşen ceza mahkemesi ilamını delil göstererek hukuk mahkemelerinde TBK m. 49 uyarınca Haksız Fiil Tazminatı davası açması veya kesinleşen ilama dayanarak İcra İflas Kanunu hükümleri uyarınca icra takibi başlatması gerekmektedir.

Maddi ve Manevi Tazminat Davası Açabilir miyim?

Kişilik Hakkı İhlali: TMK m.24 ve TBK m.49

Sosyal medya hesabının dolandırıcılık veya hileli yöntemlerle ele geçirilmesi, sadece bir malvarlığı zararını değil, aynı zamanda kişinin dijital kimliğini ve itibarını hedef aldığından kişilik hakkı ihlalini de oluşturur. Türk Medeni Kanunu madde 24 uyarınca hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, hâkimden saldırıya son verilmesini ve tehlikenin önlenmesini talep edebileceği gibi uğradığı zararın tazminini de isteyebilir.

Bu ihlalin borçlar hukuku boyutundaki karşılığı Türk Borçlar Kanunu madde 49’da düzenlenen haksız fiil sorumluluğudur. Failin hukuka aykırı, kusurlu ve hileli eylemi neticesinde mağdurun malvarlığında eksilme meydana gelmişse bu zararlar maddi tazminat davasına konu edilir. Maddi tazminat talebinin kabulü için; haksız fiil, kusur, zarar ve haksız fiil ile zarar arasında illiyet (nedensellik) bağının bulunması şarttır.

İtibar Kaybı ve Manevi Zarar İçin Tazminat

Ele geçirilen sosyal medya hesabı üzerinden failin, hesap sahibinin adını ve görsellerini kullanarak üçüncü kişilerden para talep etmesi, müstehcen içerikler paylaşması veya dolandırıcılık faaliyetlerini devam ettirmesi, mağdurun toplum nezdindeki onur, şeref ve saygınlığını ağır biçimde zedeler. TBK madde 58 uyarınca, kişilik hakkının zedelenmesi sebebiyle acı, elem ve üzüntü duyan salt gerçek veya tüzel kişiler, manevi tazminat adı altında bir miktar paranın ödenmesini talep etme hakkına haizdir.

Manevi tazminat davasında mahkemece hükmedilecek tutar bir ceza olmadığı gibi, mağdurun zenginleşmesini de amaçlamaz. Hâkim, tazminat miktarını belirlerken tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını, ihlalin ağırlığını, failin kusur derecesini, ele geçirilen hesabın etki alanını ve mağdurun duyduğu manevi acının boyutunu dikkate alarak hakkaniyete uygun bir meblağa hükmeder.

Ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararı, hukuk hâkimini kusurun değerlendirilmesi ve zararın belirlenmesi bakımından bağlamaz (TBK m. 74). Buna karşılık yerleşik Yargıtay içtihadı uyarınca, ceza mahkemesinin maddi vakıanın gerçekleşip gerçekleşmediğine ve failin kim olduğuna ilişkin kesinleşmiş tespitleri hukuk hâkimini bağlar. Bu itibarla kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı, tazminat davasında ispat yükünü önemli ölçüde hafifletir; ancak tazminatın kapsamı ve kusur oranı hukuk mahkemesince bağımsız olarak takdir edilir.

Tazminat Davasında Zamanaşımı 

Haksız fiilden doğan tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar (TBK m. 72/1). Ancak tazminat istemi, ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu daha uzun ceza zamanaşımı süresi uygulanır (TBK m. 72/2). Nitelikli dolandırıcılıkta ceza zamanaşımı on beş yıl olduğundan, tazminat davası bakımından da on beş yıllık süre geçerlidir. Bu kural, mağdurun iki yıllık süreyi kaçırdığı dosyalarda dahi hak arama imkânını korur.

Sosyal Medya Hesabı Dolandırıcılığında Yargıtay Kararları

Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2017/37851, K. 2021/5508: Sanığın internet ortamında kredi temin edeceğine dair asılsız ilanlar vermesi ve bu ilan üzerinden kendisiyle sosyal medya aracılığıyla iletişime geçen katılandan “komisyon bedeli” adı altında haksız kazanç elde etmesi eylemini konu alan uyuşmazlıkta; Yargıtay, dolandırıcılık faaliyetinin başlangıç, kurgu ve icra aşamalarında dijital mecraların aktif olarak kullanılmış olmasını esas almıştır. Yargıtay 15. Ceza Dairesi, internet ve sosyal medyanın sağladığı kolaylıklardan yararlanılarak gerçekleştirilen bu nevi fiillerin, TCK m. 158/1-f bendi kapsamında düzenlenen “Bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık” suçunu oluşturduğuna hükmederek yerel mahkemenin mahkûmiyet kararını oy birliğiyle onamıştır.

Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2017/5914, K. 2019/8929: Sanığın, şikayetçiye ait Facebook hesabının şifresini kırıp erişim sağladıktan sonra, hesap sahibinin arkadaş listesindeki bir kişiye kendisini hesap sahibi gibi tanıtarak internet bankacılığı üzerinden para talep etmesi eylemini konu alan uyuşmazlıkta; talep edilen paranın gönderilmemesi üzerine fiil teşebbüs aşamasında kalmıştır. Yargıtay, failin sosyal mühendislik ve hesap ele geçirme (oltalama) yöntemleriyle bilişim sistemini aldatma aracı olarak kullanmasını ceza normu kapsamında değerlendirmiştir. Yargıtay 15. Ceza Dairesi, dijital izler, log kayıtları ve sanığın ikrarı ile sabit olan bu hileli eylemin, TCK m. 158/1-f uyarınca “Bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs” suçunu oluşturduğuna hükmederek yerel mahkemenin mahkûmiyet kararını oy birliğiyle onamıştır

Sosyal Medya Dolandırıcılığından Nasıl Korunulur?

Hesap Alım-Satımında Dikkat Edilecekler

Sosyal medya hesaplarının devir veya satım işlemlerinde dolandırıcılık riskini asgariye indirmek adına teknik ve hukuki tedbirlerin eş zamanlı alınması gerekmektedir. Bu itibarla aşağıdaki husulara dikkat çekmek gerekir:

  • Güvenli Ödeme Altyapıları: Ödemelerin, tarafların kimlik doğrulamasını gerçekleştiren aracı kuruluşlar veya “Güvenli Hesap / Emanet Hesap” (Escrow) hizmeti sunan hukuken akredite edilmiş dijital platformlar üzerinden yapılması tercih edilmelidir. Doğrudan şahsi IBAN numaralarına yapılan denetimsiz transferlerden kaçınılmalıdır.

  • Açıklama Kısmının Doldurulması: Banka kanalıyla yapılan para transferlerinde, EFT/Havale açıklama kısmına işleme konu olan hesabın benzersiz kullanıcı adı (handle) ve devir sözleşmesinin mahiyeti (Örn: “@kullaniciadi isimli Instagram hesabının tüm haklarıyla devri bedelidir“) açıkça yazılmalıdır. Bu ibare, olası bir uyuşmazlıkta Türk Borçlar Kanunu uyarınca borcun ifası ve delil niteliği açısından önem arz etmektedir.

  • Kurucu E-posta ile Teslim: Bir sosyal medya hesabının mülkiyeti teknik olarak o hesaba bağlı ilk e-posta adresine aittir. Hesap devralınırken, sadece hesabın şifresi değil; hesaba ait kurucu e-posta adresi de tüm erişim ve kurtarma bilgileriyle birlikte teslim alınmalı, akabinde iki aşamalı doğrulama kodları yeni sahibine göre güncellenmelidir.

Şüpheli Bağlantı ve Sahte Hesap Nasıl Anlaşılır?

Oltalama ve kurumsal taklit yöntemlerine karşı dijital mecralarda şu hususlara dikkat edilmelidir:

  • URL Adresi ve SSL Sertifikası Kontrolü: Gelen mesajlardaki bağlantı linklerinin platformun resmi internet sitesi adresiyle birebir uyuşup uyuşmadığı kontrol edilmelidir. Sahte siteler genellikle lntagram.com veya instagram-destek-merkezi.com gibi harf oyunları veya ek uzantılar barındırır.

  • Resmi İletişim Kanalları: Sosyal medya platformları, kullanıcılara telif ihlali veya mavi tık doğrulaması gibi bildirimleri doğrudan mesaj yoluyla iletmez. Bu tür kurumsal bildirimler yalnızca kullanıcının uygulama içi ayarlarındaki “Gelen Kutusu / Destek Talepleri” sekmesinde ya da resmi kurumsal e-posta adresleri üzerinden gönderilir.

  • Hesap Künyesinin İncelenmesi: Platformlarda yer alan Bu Hesap Hakkında özelliği kullanılarak, şüpheli profilin geçmişte kullanıcı adı değiştirip değiştirmediği, hesabın hangi tarihte oluşturulduğu ve hangi ülkede konumlandırıldığı incelenmelidir. Kısa sürede çok kez isim değiştirmiş veya takipçi yapısı organik olmayan hesaplara karşı ihtiyatlı yaklaşılmalıdır.

Bilişim Hukuku kapsamındaki diğer hizmetlerimize buradan erişebilirsiniz.

Sosyal medya hesabı dolandırıcılığı

Sıkça Sorulan Sorular

Sosyal Medya Dolandırıcılığının Cezası Kaç Yıl?

Sosyal medya aracılığıyla işlenen dolandırıcılık fiilleri, bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık kapsamında değerlendirildiğinden temel cezası 4 yıldan 10 yıla kadar hapis cezasıdır. Bu cezanın yanında, suçtan elde edilen haksız menfaatin iki katından az olmamak üzere adli para cezasına da hükmedilmektedir.

Hesap Devri İçin Para Gönderdim, Hesabı Vermedi; Ne Yapabilirim?

Maddi transferin gerçekleştirildiği bankaya ivedilikle başvurularak işlem ihbar edilmeli ve adli makamlara sunulmak üzere resmi dekont temin edilmelidir. Akabinde, fail ile yapılan tüm mesajlaşma kayıtları ve failin profil URL adresi ile birlikte en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmalıdır.

Dolandırıcının Sadece Kullanıcı Adını Biliyorum, Şikayet Edebilir Miyim?

Failin gerçek kimlik bilgilerinin bilinmemesi şikayete engel teşkil etmemektedir. Dilekçede şüpheli kısmına “Meçhul” yazılarak failin kullandığı sosyal medya profil URL adresi, varsa iletişim kurduğu telefon numarası ve para gönderilen IBAN bilgisi savcılık makamına sunulduğunda, siber suçlar birimi tarafından yapılacak teknik incelemeler ve banka yazışmalarıyla failin kimliği tespit edilmektedir.

Şikayetten Sonra Hesabımı Geri Alabilir Miyim?

Adli makamlarca yürütülen ceza soruşturması doğrudan hesabı geri alma işlevine sahip değildir; savcılık suçun tespiti ve cezalandırılmasıyla ilgilenir. Ele geçirilen hesabın geri alınabilmesi için platformun resmi yardım merkezi üzerinden “çalınan hesap” prosedürlerinin işletilmesi ve kurucu e-posta kanalıyla mülkiyetin ispat edilmesi gerekmektedir.

Dolandırıcılık Şikayetinde Avukat Zorunlu Mu?

Türk hukuku uyarınca ceza davası açılması veya suç duyurusunda bulunulması için avukat tutma zorunluluğu bulunmamaktadır. Ancak dijital delillerin teknik olarak doğru sunulması, suç vasfının doğru tayin edilmesi ve sürecin hızlı takibi adına alanında uzman bir bilişim avukatından hukuki destek alınması hak kayıplarını önlemektedir.

Yurt Dışındaki Bir Dolandırıcı İçin Ne Yapılabilir?

Failin veya platform sunucularının yurt dışında bulunması durumunda da Türkiye’deki adli makamlara suç duyurusunda bulunulması hukuken mümkündür. Cumhuriyet başsavcılıkları, uluslararası adli yardımlaşma sözleşmeleri ve kolluk birimlerinin uluslararası iş birlikleri (Interpol/Europol) vasıtasıyla teknik takibat yürütebilmektedir.

Az Miktarda Dolandırıldım, Yine De Şikayet Etmeli Miyim?

Suçun oluşması ve soruşturulması açısından çalınan meblağın miktarının bir önemi bulunmamaktadır. Düşük miktarlı dolandırıcılık eylemleri de kamu düzenini ihlal ettiğinden ve failler bu yöntemi sistematik olarak çok sayıda kişiye karşı uygulayabileceğinden, delillerin kaybolmaması ve kamu davasının açılması adına adli süreç başlatılmalıdır.

Banka Hesabıma Bloke Konulması Mümkün Mü?

Dolandırıcılık vakalarında, haksız menfaatin izinin sürülmesi amacıyla paranın gönderildiği şüpheli hesaplara Ceza Muhakemesi Kanunu madde 128 uyarınca hakim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı kararıyla adli bloke konulabilmektedir. Mağdurun talebi üzerine paranın haksız bir şekilde transfer edildiği tespit edilen hesaplar bu yolla dondurulur.

Platform Kurallarının Devri Yasaklaması Hak Arama Özgürlüğünü Engeller Mi?

Sosyal medya şirketlerinin sözleşmelerinde hesap satışını yasaklamış olması, cezai boyuttaki dolandırıcılık suçunun soruşturulmasına veya hukuk mahkemelerinde açılacak tazminat davalarına engel teşkil etmez. Şirket içi kurallar, anayasal bir hak olan mahkemeye erişim ve hak arama hürriyetini kısıtlayamaz.