ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU (2026)
Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, temel hak ve özgürlüklerinin kamu gücü tarafından ihlal edildiğini düşünen kişilere tanınmış en önemli anayasal güvencelerden biridir. Türkiye’de Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru, kamu gücü tarafından gerçekleştirildiği iddia edilen işlem, eylem veya ihmaller nedeniyle bireylerin temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği iddiasına dayanan anayasal bir denetim mekanizması olarak düzenlenmiştir. Bu başvuru yolu, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 148. maddesi ile normatif bir çerçeveye kavuşturulmuş olup, bireylerin uluslararası yargı mercilerine başvurmadan önce tüketmeleri gereken iç hukuk yollarından biri niteliği taşımaktadır.
Bireysel başvurunun kabul edilebilir bulunabilmesi için ihlal iddiasına konu edilen işlem veya karar bakımından olağan kanun yollarının tüketilmiş olması, başvurunun kanunda öngörülen süre içinde yapılması ve başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olmaması gibi usulî şartların gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Bu kapsamda yürütülen incelemede, başvuruya konu kamu işlem veya kararının anayasal güvence altındaki temel hak ve özgürlükleri ihlal edip etmediği anayasal normlar ve uluslararası insan hakları standartları çerçevesinde değerlendirilmektedir. İhlalin tespit edilmesi hâlinde ise ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına yönelik uygun giderim yollarına hükmedilmesi mümkün olmaktadır.
- Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Nedir?
- Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Şartları
- Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Süresi Nedir?
- Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Nasıl Yapılır?
- Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuruyu Kimler Yapabilir?
- Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Yapmak Kararın Uygulanmasını Durdurur mu?
- Bireysel Başvuruda Tedbir Talebi
- Bireysel Başvuruya Konu Olabilecek Hak İhlalleri
- Hangi Durumlarda Bireysel Başvuru Yapılabilir?
- Kesinleşen Ceza Mahkemesi Kararına Karşı Bireysel Başvuru
- Anayasa Mahkemesinin İnceleme Süreci
- Anayasa Mahkemesinde Bireysel Başvuru Süreci Nasıl İlerler?
- Anayasa Mahkemesi Hangi Kararları Verebilir?
- Anayasa Mahkemesi Kararlarının Bağlayıcılığı
- Sıkça Sorulan Sorular
- Yabancılar Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Yapabilir Mi?
- Anayasa Mahkemesine Hangi Hak İhlalleri İçin Başvuru Yapılabilir?
- Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Süresi Kaç Gündür?
- Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Nasıl Yapılır?
- Avukatsız Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Yapılabilir Mi?
- Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Ücreti Ne Kadardır?
- Devam Eden Dava Varken Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Yapılabilir Mi?
- Bireysel Başvuru Sürecinde Tanık Dinlenir Mi?
- Anayasa Mahkemesinde Duruşma Yapılır mı?
- Tutuklu veya Hükümlü Kişiler Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Yapabilir Mi?
- Sınır Dışı Kararlarına Karşı Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Yapılabilir Mi?
- Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvurularda Tedbir Kararı Verebilir Mi?
- Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuruları Ne Kadar Sürede Sonuçlandırır?
- Anayasa Mahkemesi İhlal Kararı Verirse Ne Olur?
- Anayasa Mahkemesi Başvuruyu Reddederse Ne Yapılabilir?
- Anayasa Mahkemesi Kararından Sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Başvurulabilir Mi?
Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Nedir?
Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, kamu gücü tarafından gerçekleştirilen işlem, eylem veya ihmaller sonucunda bireylerin anayasa ile güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği iddiasına dayanan, anayasal nitelikte bir hak arama yoludur. Bu başvuru mekanizması, bireylerin kamu otoritelerinin tasarruflarına karşı temel hak ve özgürlüklerinin korunmasını sağlamak amacıyla öngörülmüş olup, bireyin doğrudan anayasal yargı organına başvurabilmesine imkân tanımaktadır.
Bireysel başvuru kapsamında yapılan inceleme, derece mahkemelerinin kararlarının yerindeliğinin denetlenmesinden ziyade, başvuruya konu edilen işlem veya kararın anayasal güvence altındaki hak ve özgürlükleri ihlal edip etmediğinin değerlendirilmesine yöneliktir. Bu yönüyle bireysel başvuru, olağan kanun yollarının yerine geçen bir başvuru yolu olmayıp, temel hak ve özgürlüklerin anayasal düzeyde korunmasını amaçlayan ikincil nitelikte bir denetim mekanizması olarak kabul edilmektedir.
Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Şartları
Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Şartları, bireylerin temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’ne başvurabilmeleri için yerine getirilmesi gereken bazı hukuki koşulları ifade eder. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu, her ne kadar vatandaşlara önemli bir hak arama imkânı tanısa da bu başvurunun incelenebilmesi için kanunda öngörülen belirli şartların sağlanmış olması gerekir. Öncelikle başvuruya konu edilen ihlalin, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda güvence altına alınmış ve aynı zamanda Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler kapsamında korunan temel hak ve özgürlüklerden birine ilişkin olması gerekir. Bunun yanında başvurucunun, ihlale yol açtığını iddia ettiği işlem, eylem veya karar nedeniyle doğrudan ve kişisel olarak etkilenmiş olması da aranan önemli koşullardan biridir.
Bireysel başvuru yapılabilmesi için bir diğer temel şart ise iç hukuk yollarının tüketilmiş olmasıdır. Başka bir ifadeyle kişi, ihlal iddiasına ilişkin olarak kanunda öngörülen dava, itiraz veya temyiz gibi tüm başvuru yollarını kullanmış olmalıdır. Bu yollar tüketilmeden yapılan bireysel başvurular kural olarak kabul edilemez bulunur. Ayrıca bireysel başvurunun, nihai kararın öğrenilmesinden itibaren otuz gün içerisinde yapılması gerekir. Süresi içerisinde yapılmayan başvurular da şekli sebeplerle reddedilebilmektedir.
Tüm bu şartlar birlikte değerlendirildiğinde, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolunun etkili şekilde kullanılabilmesi için başvuru süresi, başvurucunun mağdur sıfatı ve iç hukuk yollarının tüketilmesi gibi kriterlerin dikkatle değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle bireysel başvuru yapılmadan önce somut olayın hukuki niteliğinin doğru şekilde analiz edilmesi, başvurunun kabul edilebilirliği açısından belirleyici olmaktadır.
| Şart | Açıklama |
|---|---|
| Temel Hak İhlali | Başvuruya konu olan ihlalin, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda güvence altına alınmış ve aynı zamanda uluslararası sözleşmeler kapsamında korunan temel hak ve özgürlüklerden birine ilişkin olması gerekir. |
| Mağdur Sıfatı | Başvuruda bulunan kişinin, ihlale neden olduğu ileri sürülen işlem, eylem veya karar nedeniyle doğrudan ve kişisel olarak etkilenmiş olması gerekir. |
| Kamu Gücü İşlemi | İhlalin, mahkeme kararı, idari işlem veya kamu gücü kullanan bir makamın eylemi sonucunda meydana gelmiş olması gerekir. |
| İç Hukuk Yollarının Tüketilmesi | Başvuru yapılmadan önce dava, itiraz, istinaf veya temyiz gibi kanunda öngörülen tüm başvuru yollarının kullanılmış olması gerekir. |
| Süresinde Başvuru | Nihai kararın öğrenilmesinden itibaren 30 gün içinde bireysel başvuru yapılmalıdır. |
| Açıkça Dayanaktan Yoksun Olmama | Başvurunun, açıkça temelsiz veya yalnızca kanun yolu şikâyeti niteliğinde olmaması gerekir. |
Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Süresi Nedir?
Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru süresi, ihlale neden olduğu ileri sürülen işlem veya karar bakımından başvurulabilecek olağan kanun yollarının tüketilmesinden sonra işlemeye başlamaktadır. Buna göre bireysel başvurunun, nihai kararın başvurucuya tebliğ edildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekmektedir. Başvurunun bu süre içinde yapılmaması hâlinde başvuru süre aşımı nedeniyle kabul edilemez bulunabilmektedir. Sürenin hesaplanmasında tebligat tarihi esas alınmakta olup, haklı bir mazeretin varlığı hâlinde bu durumun başvurucu tarafından somut şekilde ortaya konulması gerekmektedir. Bu bağlamda bireysel başvuru süresi, başvurucuların hak arama özgürlüğünü kullanabilmeleri açısından belirleyici bir usul kuralı niteliği taşımaktadır.
Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Nasıl Yapılır?
Bireysel başvuru, 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun ve Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nde öngörülen şartlara uygun şekilde, resmî dil kullanılarak ve bireysel başvuru formu aracılığıyla yapılır. Başvuru formu, 6/11/2018 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan İçtüzük değişikliği ile güncellenmiş olup, İçtüzük ekinde yer almaktadır. Ayrıca form, Anayasa Mahkemesi’nin resmi internet sitesinden (www.anayasa.gov.tr) temin edilebilir.
Başvuru formu, başvurucunun kimlik ve iletişim bilgilerini detaylı şekilde içerir. Gerçek kişi başvurucuların T.C. kimlik numarası, adı, soyadı, anne ve baba adı, doğum tarihi, cinsiyet, uyruğu, mesleği, adresi, varsa telefon numaraları ve elektronik posta adresi dilekçede bulunmalıdır. Tüzel kişi başvurularında ise MERSİS numarası, unvanı, adresi ve tüzel kişiliği temsile yetkili kişinin adı, soyadı ve T.C. kimlik numarası eklenir; MERSİS numarası yoksa vergi numarası veya kayıtlı olduğu sicil ve numarası kullanılır. Ayrıca iletişim bilgileri ve elektronik posta adresi eklenir.
Başvuru, avukat veya kanuni temsilci aracılığıyla yapılacaksa, temsilcinin kimlik ve iletişim bilgileri de formda yer almalıdır. Başvuruda, ihlale yol açtığı iddia edilen işlem, eylem veya ihmallerin tarih sırasına göre özeti sunulur. Bunun yanında hangi temel hakkın hangi nedenle ihlal edildiği, gerekçeler ve varsa deliller açık ve özlü bir şekilde açıklanır. İhlal edilen haklar birbirleriyle ilişkilendirilerek ayrı ayrı belirtilir.
Başvuru yollarının tüketildiğine dair bilgiler de formda yer almalıdır. Hangi aşamada hangi yollara başvurulduğu, başvuru yollarının tüketildiği veya öngörülmediği durumlarda ihlalin öğrenildiği tarih formda gösterilir. Süresinde yapılamayan başvurular için mazeretler açıklanır. Başvurucunun talepleri, Mahkeme önünde devam eden başka başvurular varsa numaraları, kimliğinin gizli tutulması talebi ve gerekçeleri, kısa mesaj veya elektronik posta yoluyla bilgilendirme isteği ve başvurucunun veya temsilcisinin imzası formda yer alır.
Son olarak, başvuru sırasında İçtüzük’ün 73. maddesi uyarınca, maddi ve manevi bütünlüğün korunmasına yönelik tedbir talebi ve gerekçeleri de dilekçede belirtilmelidir. Bu sayede başvuru, Anayasa Mahkemesi’nin incelemesine hazır ve usulüne uygun şekilde sunulmuş olur.
Bireysel başvurular, Anayasa Mahkemesine doğrudan müracaatla ya da mahkemeler veya yurt dışı temsilcilikler vasıtasıyla yapılabilir.
Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuruyu Kimler Yapabilir?
Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkı, kamu gücü tarafından gerçekleştirilen işlem, eylem veya ihmaller nedeniyle temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiğini ileri süren gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerine tanınmıştır. Bu kapsamda Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları başvuruda bulunabildiği gibi, Türkiye’de bulunan yabancılar da temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiğini iddia etmeleri hâlinde bireysel başvuru yoluna başvurabilmektedir. Ancak kamu tüzel kişileri bireysel başvuru hakkına sahip değildir. Özel hukuk tüzel kişilerinin ise yalnızca tüzel kişiliğe ait hakların ihlal edildiği iddiasıyla başvuru yapabilmeleri mümkündür. Bu yönüyle bireysel başvuru hakkı, doğrudan ve kişisel olarak hak ihlaline uğradığını ileri süren kişiler bakımından kullanılabilen bir hak arama yoludur.
Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Yapmak Kararın Uygulanmasını Durdurur mu?
Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulması kural olarak başvuruya konu edilen kararın veya işlemin uygulanmasını kendiliğinden durdurmamaktadır. Başka bir ifadeyle bireysel başvuru, otomatik olarak yürütmenin durdurulması veya kararın icrasının ertelenmesi sonucunu doğurmamaktadır. Bununla birlikte başvurunun konusu itibarıyla telafisi güç veya imkânsız zararların ortaya çıkma ihtimalinin bulunması hâlinde, başvurucunun talebi üzerine geçici tedbir kararı verilmesi mümkündür. Bu tür durumlarda Anayasa Mahkemesi, başvurunun esası hakkında karar verilinceye kadar başvuruya konu işlem veya kararın uygulanmasının geçici olarak durdurulmasına karar verebilmektedir. Bu nedenle bireysel başvurunun kararın uygulanmasını durdurup durdurmayacağı, somut olayın özellikleri ve mahkemenin değerlendirmesi doğrultusunda belirlenmektedir.
Bireysel Başvuruda Tedbir Talebi
Bireysel başvuru kapsamında, başvurunun incelenmesi sürecinde telafisi güç veya imkânsız zararların ortaya çıkma ihtimalinin bulunması hâlinde başvurucu tarafından tedbir talebinde bulunulması mümkündür. Tedbir talebi, başvuruya konu edilen işlem veya kararın uygulanması hâlinde başvurucunun temel hak ve özgürlükleri bakımından geri dönülmesi güç sonuçların doğabileceği durumlarda gündeme gelmektedir. Bu çerçevede Anayasa Mahkemesi, başvurunun esasına ilişkin inceleme sonuçlanıncaya kadar geçici nitelikte tedbir kararı verebilmekte ve başvuruya konu işlem veya kararın uygulanmasının belirli bir süre için durdurulmasına hükmedebilmektedir. Tedbir kararı verilmesi, başvurunun kabul edilebilir olduğu veya ihlal bulunduğu anlamına gelmemekte olup, yalnızca başvurunun etkili şekilde incelenebilmesini sağlamak amacıyla alınan geçici bir koruma tedbiri niteliği taşımaktadır.
Bireysel Başvuruya Konu Olabilecek Hak İhlalleri
Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvurular, Anayasa’da güvence altına alınmış ve aynı zamanda uluslararası insan hakları sözleşmeleri kapsamında korunan temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddialarına dayanmaktadır. Bu kapsamda bireysel başvuruya konu edilebilecek haklar, özellikle yaşam hakkı, işkence ve kötü muamele yasağı, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı, özel hayatın ve aile hayatının korunması hakkı, mülkiyet hakkı, ifade özgürlüğü, din ve vicdan özgürlüğü ile adil yargılanma hakkı gibi temel hakları içermektedir. Bireysel başvuru incelemesinde, başvurucunun ileri sürdüğü ihlal iddiaları somut olayın özellikleri çerçevesinde değerlendirilmekte ve kamu gücü tarafından gerçekleştirilen işlem veya kararların bu haklar üzerindeki etkileri anayasal güvenceler ışığında incelenmektedir.
Yaşam Hakkının İhlali Nedeniyle Bireysel Başvuru Hakkı
Yaşam hakkı, bireyin en temel ve vazgeçilmez hakkı olarak kabul edilmekte olup devletin hem bireyin yaşamına yönelik doğrudan müdahalelerden kaçınma hem de bireylerin yaşamını korumaya yönelik gerekli tedbirleri alma yükümlülüğünü içermektedir. Bu kapsamda kamu gücü tarafından gerçekleştirilen eylem veya ihmaller sonucunda bireyin yaşam hakkının ihlal edildiği iddiası, bireysel başvuruya konu edilebilmektedir. Yaşam hakkı kapsamında yapılan incelemelerde yalnızca ölümle sonuçlanan olaylar değil, aynı zamanda yaşamı ciddi şekilde tehlikeye sokan durumlar ile ölüm olaylarının etkili şekilde soruşturulmaması gibi hususlar da değerlendirme konusu olabilmektedir.
Kölelik ve Zorla Çalıştırma Yasağının İhlali Nedeniyle Bireysel Başvuru
Kölelik ve zorla çalıştırma yasağı, bireyin insan onuruna aykırı koşullar altında çalıştırılmasının veya iradesi dışında bir çalışmaya zorlanmasının önlenmesini amaçlayan temel haklardan biridir. Bu kapsamda bireylerin zorla çalıştırılması, borç karşılığı çalışmaya mecbur bırakılması veya insan onuruyla bağdaşmayan çalışma koşullarına maruz bırakılması gibi durumlar, temel hak ihlali iddiası kapsamında bireysel başvuruya konu edilebilmektedir. Anayasa Mahkemesi, bu tür başvurularda kamu makamlarının bireyleri zorla çalıştırma uygulamalarına karşı koruma yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğini ve ortaya çıkan ihlal iddialarını etkili biçimde inceleyip incelemediğini değerlendirmektedir.
Kişi Özgürlüğü ve Güvenliği Hakkının İhlali Nedeniyle Bireysel Başvuru
Kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı, bireyin keyfî şekilde özgürlüğünden yoksun bırakılmamasını ve özgürlüğüne yapılan müdahalelerin hukuka uygun bir temele dayanmasını güvence altına alan temel haklardan biridir. Bu bağlamda hukuka aykırı gözaltı veya tutuklama işlemleri, özgürlükten yoksun bırakma tedbirlerinin kanuni şartlara uygun şekilde uygulanmaması ya da özgürlük kısıtlamasının ölçüsüz olması gibi durumlar bireysel başvuruya konu edilebilmektedir. Anayasa Mahkemesi, bu tür başvurularda özgürlüğe yapılan müdahalenin kanuni dayanağını, meşru amacını ve ölçülülüğünü incelemekte; ayrıca özgürlükten yoksun bırakılan kişilerin yargısal denetime erişim imkânlarının sağlanıp sağlanmadığını da değerlendirmektedir.
Adil Yargılanma Hakkının İhlali Nedeniyle Bireysel Başvuru Hakkı
Adil yargılanma hakkı, bireylerin hak ve yükümlülüklerine ilişkin uyuşmazlıkların bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından makul süre içinde ve hakkaniyete uygun bir yargılama süreci sonunda karara bağlanmasını güvence altına almaktadır. Bu hak kapsamında mahkemeye erişim hakkı, savunma hakkı, silahların eşitliği ilkesi, çelişmeli yargılama ilkesi ve makul sürede yargılanma gibi güvenceler yer almaktadır. Bu güvencelerin ihlal edildiği iddiaları bireysel başvuruya konu edilebilmekte olup, Anayasa Mahkemesi incelemesinde yargılama sürecinin bütüncül olarak değerlendirilmesi suretiyle adil yargılanma hakkının ihlal edilip edilmediği belirlenmektedir. İhlalin tespit edilmesi hâlinde ise ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına yönelik uygun giderim yollarına hükmedilebilmektedir.
Hangi Durumlarda Bireysel Başvuru Yapılabilir?
Bireysel başvuru, kamu gücü tarafından gerçekleştirilen işlem, eylem veya ihmaller sonucunda bireyin anayasa ile güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği iddiasının bulunması hâlinde yapılabilmektedir. Bu başvuru yolu, özellikle yargı kararları, idari işlemler veya kamu makamlarının eylemleri nedeniyle ortaya çıkan hak ihlallerine karşı kullanılabilmektedir. Bununla birlikte bireysel başvurunun yapılabilmesi için ihlal iddiasına konu edilen işlem veya karar bakımından öngörülen olağan kanun yollarının tüketilmiş olması gerekmektedir. Ayrıca ihlalin güncel ve kişisel bir hakka ilişkin olması ve başvurucunun bu ihlalden doğrudan etkilenmiş bulunması da bireysel başvuru yapılabilmesi bakımından aranan koşullar arasında yer almaktadır.
Kesinleşen Ceza Mahkemesi Kararına Karşı Bireysel Başvuru
Kesinleşen Ceza Mahkemesi Kararına Karşı Bireysel Başvuru, ceza yargılaması sürecinde verilen ve artık olağan kanun yolları tüketilerek kesinleşmiş mahkeme kararlarına karşı, temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddiasıyla başvurulabilen önemli bir hukuk yoludur. Ceza mahkemesi tarafından verilen kararın kesinleşmiş olması, bireysel başvuru hakkını ortadan kaldırmaz; aksine, bu yolun kullanılabilmesi için kural olarak tüm iç hukuk yollarının tüketilmiş olması gerekmektedir. Bu kapsamda istinaf ve temyiz gibi kanun yollarının tamamlanmasının ardından, başvurucu nihai kararın kendisine tebliğ edildiği veya öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde bireysel başvuruda bulunabilir.
Ceza mahkemesi kararlarına karşı yapılan bireysel başvurularda, başvurucunun yalnızca mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmesi yeterli değildir. Başvurunun kabul edilebilir olması için, kararın Anayasa’da güvence altına alınmış temel haklardan birini ihlal ettiğinin somut ve gerekçeli şekilde ortaya konulması gerekir. Bu kapsamda özellikle adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, savunma hakkı, makul sürede yargılanma hakkı veya kişi özgürlüğü ve güvenliği gibi hakların ihlali sıklıkla bireysel başvuruya konu edilmektedir.
Öte yandan, Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru incelemesinde bir temyiz mercii gibi hareket etmez ve yerindelik denetimi yapmaz. Yani delillerin yeniden değerlendirilmesi, cezanın yerinde olup olmadığının incelenmesi veya mahkeme kararının hukuki isabetinin genel anlamda denetlenmesi bireysel başvurunun kapsamı dışındadır. İnceleme, yalnızca temel hak ihlali bulunup bulunmadığıyla sınırlıdır.
Başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesi bir ihlal tespit ederse, ihlalin kaynağına göre yeniden yargılama yapılmasına karar verebilir veya uygun görülen hallerde başvurucu lehine tazminata hükmedebilir. Bu yönüyle bireysel başvuru, kesinleşmiş ceza mahkemesi kararlarına karşı olağan bir kanun yolu olmasa da, temel hakların korunmasını sağlayan etkili ve anayasal bir denetim mekanizması olarak önemli bir işlev görmektedir.
Anayasa Mahkemesinin İnceleme Süreci
Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvurular, belirli aşamalardan oluşan bir inceleme sürecine tabi tutulmaktadır. Bu süreçte öncelikle başvurunun usul yönünden incelenmesi yapılmakta ve başvurunun şekil şartlarını taşıyıp taşımadığı değerlendirilmektedir. Bu aşamada başvurunun süresi içinde yapılıp yapılmadığı, başvurucunun başvuru ehliyetinin bulunup bulunmadığı ve gerekli belgelerin başvuruya eklenip eklenmediği gibi hususlar incelenmektedir. Usul yönünden uygun bulunan başvurular bakımından ise kabul edilebilirlik incelemesi yapılmakta ve başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olup olmadığı ile başvurunun bireysel başvuru kurumunun amacına uygun şekilde yapılıp yapılmadığı değerlendirilmektedir. Kabul edilebilir bulunan başvurular daha sonra esas incelemesine alınarak ileri sürülen hak ihlali iddiaları anayasal güvenceler çerçevesinde değerlendirilmektedir.
Bireysel başvurunun kabul edilebilirliği, Anayasa Mahkemesi’nin yetki alanı ve başvuru şartlarıyla doğrudan bağlantılıdır. Mahkeme, yalnızca Anayasa’da güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında herhangi birinin kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddialarını inceleyebilir; yasama işlemleri ve düzenleyici idari işlemler ile Anayasa Mahkemesi’nin yargı denetimi dışında bıraktığı kararlar bireysel başvuru kapsamına girmez.
Başvuruda bulunacak kişi, ihlale yol açtığı ileri sürülen işlem, eylem veya ihmalden doğrudan ve güncel bir biçimde etkilenmiş olmalı, başvuru hakkı tüzel kişiler bakımından ise yalnızca özel hukuk tüzel kişiliğine ilişkin hakların ihlali söz konusu olmalıdır; kamu tüzel kişileri başvuruda bulunamaz ve yabancılar, yalnızca Türk vatandaşlarına tanınmış haklarla ilgili bireysel başvuru yapamaz.
Ayrıca, Anayasa Mahkemesi’nin yetkisi yer bakımından Türkiye Cumhuriyeti devletine ait veya onun adına kullanılmış kamu gücü faaliyetleriyle sınırlıdır ve başvurular, 23 Eylül 2012 tarihinden sonra kesinleşmiş nihai işlem ve kararlar için geçerlidir.
Bireysel başvuru, başvuru yollarının tüketildiği tarihten veya ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılmalı; mahkeme adli tatile tabi olmadığından süreler tatilde de işlemeye devam eder. Mücbir sebep veya ağır hastalık gibi haklı mazeret durumlarında başvurucu, mazeretini ve belgelerini başvuru formuna ekleyerek on beş gün içinde başvuruda bulunabilir; Mahkeme, mazeretin geçerliliğini değerlendirir.
Başvurunun kabul edilebilmesi için tüm idari ve yargısal başvuru yollarının tüketilmiş olması gerekir ve Mahkeme, açıkça dayanaktan yoksun başvuruları, ihlal iddialarının temellendirilememesi, yalnızca kanun yoluna ilişkin şikâyetler, karmaşık veya zorlama şikâyetler ile temel hak ihlali bulunmayan veya meşru olan müdahaleler nedeniyle reddedebilir.
Ayrıca Anayasa Mahkemesi, başvurunun Anayasa’nın uygulanması, yorumlanması veya temel hakların kapsamı ve sınırları açısından önem taşımadığı ve başvurucunun önemli bir zarar görmediği durumlarda da başvuruyu kabul edilemez bulabilir. Bu çerçevede, bireysel başvurunun kabul edilebilirliği, hem konu, kişi, yer ve zaman bakımından Mahkeme’nin yetkisi hem de başvuruya ilişkin şekli ve esas kriterlerin bir arada gerçekleşmesine bağlıdır.
Anayasa Mahkemesinde Bireysel Başvuru Süreci Nasıl İlerler?
Bireysel başvuru süreci, başvurunun ilgili mercilere sunulmasıyla başlamaktadır. Başvurunun kayda alınmasının ardından dosya üzerinde ön inceleme yapılmakta ve başvurunun kabul edilebilirlik şartlarını taşıyıp taşımadığı değerlendirilmektedir. Bu aşamada gerekli görülmesi hâlinde ilgili kamu kurumlarından veya derece mahkemelerinden bilgi ve belge talep edilebilmektedir. Başvurunun kabul edilebilir bulunması hâlinde dosya esas incelemesine alınmakta ve başvurucunun ileri sürdüğü hak ihlali iddiaları ayrıntılı şekilde incelenmektedir. İnceleme sonucunda ihlalin varlığı veya yokluğu konusunda karar verilmekte; ihlal tespit edilmesi hâlinde ihlalin giderilmesine yönelik uygun hukuki sonuçlara hükmedilebilmektedir.
Anayasa Mahkemesi Hangi Kararları Verebilir?
Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru incelemesi sonucunda çeşitli kararlar verebilmektedir. Öncelikle başvurunun kabul edilemez olduğuna karar verilebilmekte veya başvurunun esasına girilerek ihlal bulunmadığı sonucuna ulaşılabilmektedir. Bunun yanında mahkeme, başvurucunun temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği sonucuna varması hâlinde ihlal kararı verebilmektedir. İhlalin tespit edilmesi durumunda ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını sağlamak amacıyla yeniden yargılama yapılmasına karar verilmesi, başvurucu lehine tazminata hükmedilmesi veya ihlalin giderilmesi için gerekli görülen diğer tedbirlerin belirlenmesi mümkündür. Bu kararlar, bireysel başvuru mekanizmasının temel hak ve özgürlüklerin korunmasına yönelik anayasal işlevini yerine getirmesi bakımından önemli bir rol oynamaktadır.
Esas incelemesi sonucunda Anayasa Mahkemesi, bir temel hak veya hürriyetin ihlal edildiğini tespit ettiğinde, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için gerekli kararları alır; ancak yerindelik denetimi yapamaz ve idari eylem veya işlem niteliğinde karar veremez. İhlalin bir mahkeme kararından kaynaklandığı durumlarda, Mahkeme dosyayı yeniden yargılama yapılması amacıyla ilgili mahkemeye gönderir; ilgili mahkeme, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde dosyayı ivedilikle yeniden inceler ve karar verir. Bununla birlikte, yapılan inceleme sonucunda başvurucunun bir hakkının ihlal edildiği belirlenmişse, yeniden yargılama yapılmasına gerek görülmediği hallerde Mahkeme, başvurucu lehine uygun bir tazminata hükmedebilir.
Tazminat miktarının belirlenmesinin daha ayrıntılı bir incelemeyi gerektirmesi halinde ise Mahkeme, bu konuyu karara bağlamaksızın başvurucuya genel mahkemelerde dava açma yolunu gösterebilir. Bu şekilde Anayasa Mahkemesi, temel hak ihlallerinin giderilmesini sağlarken, başvurucunun hukuki güvenliğini ve tazminat hakkını korur.
Anayasa Mahkemesi Kararlarının Bağlayıcılığı
Anayasa Mahkemesi tarafından bireysel başvuru kapsamında verilen kararlar, anayasal düzen içinde bağlayıcı nitelik taşımaktadır. Bu kararlar, yalnızca başvurucuyu değil aynı zamanda ihlale konu olan işlem veya kararı tesis eden kamu makamlarını ve ilgili yargı mercilerini de bağlamaktadır. İhlal tespit edilmesi hâlinde ilgili kurum ve mahkemelerin, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını sağlayacak şekilde gerekli işlemleri yerine getirmeleri gerekmektedir. Bu kapsamda özellikle yeniden yargılama yapılmasına karar verilmesi durumunda, ilgili derece mahkemeleri Anayasa Mahkemesinin ihlal tespitine uygun biçimde yargılama sürecini yeniden yürütmekle yükümlüdür. Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcılığı, anayasanın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesinin bir gereği olarak kabul edilmekte olup, bu kararların uygulanması temel hak ve özgürlüklerin etkili biçimde korunması bakımından büyük önem taşımaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular
Yabancılar Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Yapabilir Mi?
Türkiye’de bulunan yabancılar da, kamu gücü tarafından gerçekleştirilen işlem, eylem veya ihmaller nedeniyle anayasa ile güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiğini ileri sürmeleri hâlinde bireysel başvuru yoluna başvurabilmektedir. Ancak yabancılar bakımından bazı haklar yalnızca vatandaşlara tanınmış olabileceğinden, başvuru konusu edilen ihlal iddiasının yabancılar açısından da koruma kapsamında bulunan bir hakka ilişkin olması gerekmektedir. Başlığa ilişkin olarak İstanbul Yabancı Avukatı...
Anayasa Mahkemesine Hangi Hak İhlalleri İçin Başvuru Yapılabilir?
Bireysel başvuru, anayasa ile güvence altına alınmış ve aynı zamanda uluslararası insan hakları sözleşmeleri kapsamında korunan temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddiaları bakımından yapılabilmektedir. Bu kapsamda yaşam hakkı, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı, adil yargılanma hakkı, mülkiyet hakkı, ifade özgürlüğü, din ve vicdan özgürlüğü ile özel hayatın korunması hakkı gibi temel haklara ilişkin ihlal iddiaları bireysel başvuruya konu edilebilmektedir.
Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Süresi Kaç Gündür?
Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru süresi, ihlale neden olduğu ileri sürülen işlem veya karar bakımından olağan kanun yollarının tüketilmesinden sonra işlemeye başlamaktadır. Buna göre başvurunun, nihai kararın başvurucuya tebliğ edildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekmektedir. Bu süre içerisinde yapılmayan başvurular süre aşımı nedeniyle kabul edilemez bulunabilmektedir.
Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Nasıl Yapılır?
Bireysel başvuru, Anayasa Mahkemesi tarafından belirlenen başvuru formunun doldurulması ve gerekli belgelerin eklenmesi suretiyle gerçekleştirilmektedir. Başvuru doğrudan Anayasa Mahkemesine yapılabileceği gibi, başvurucunun bulunduğu yerdeki mahkemeler aracılığıyla da iletilebilmektedir. Başvuruda ihlal edildiği ileri sürülen hakların, ihlale neden olduğu iddia edilen işlem veya kararın ve ihlalin dayanaklarının açık şekilde belirtilmesi gerekmektedir.
Avukatsız Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Yapılabilir Mi?
Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek için avukatla temsil zorunluluğu bulunmamaktadır. Başvurucu, bireysel başvurusunu bizzat kendisi yapabileceği gibi bir avukat aracılığıyla da gerçekleştirebilmektedir. Bununla birlikte bireysel başvuru sürecinin teknik ve usul kurallarına bağlı olması nedeniyle hukuki destek alınması uygulamada önem taşıyabilmektedir.
Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Ücreti Ne Kadardır?
Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabilmesi için belirli bir harcın ödenmesi gerekmektedir. Bu harç tutarı her yıl yeniden değerleme oranları doğrultusunda güncellenmekte olup başvuru sırasında ilgili bireysel başvuru harcının yatırılması zorunludur. Harcın ödenmemesi durumunda başvurunun usulden reddedilmesi söz konusu olabilmektedir.
Devam Eden Dava Varken Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Yapılabilir Mi?
Bireysel başvuru yoluna başvurulabilmesi için kural olarak ihlale konu edilen işlem veya karar bakımından öngörülen olağan kanun yollarının tüketilmiş olması gerekmektedir. Bu nedenle henüz devam eden bir dava veya henüz kesinleşmemiş bir yargı süreci bulunuyorsa, kural olarak bireysel başvuru yapılması mümkün değildir. Ancak istisnai durumlarda etkili bir başvuru yolunun bulunmadığının ileri sürüldüğü hâllerde farklı değerlendirmeler yapılabilmektedir.
Bireysel Başvuru Sürecinde Tanık Dinlenir Mi?
Bireysel başvuru incelemesinde, Anayasa Mahkemesi, 6216 sayılı Kanun ve İçtüzük’te öngörülen şartlara uygun olarak duruşma yapabilir, tanık ve uzman dinleyebilir ya da gerek gördüğü hallerde keşif işlemleri gerçekleştirebilir. Bu yöntemler, Mahkemenin başvuruyu esasa uygun şekilde değerlendirmesine ve temel hak ihlallerinin doğru bir biçimde tespit edilmesine imkân sağlar. Ancak bu inceleme, sadece ihlalin belirlenmesine yönelik olup yerindelik denetimi veya idari işlemlere müdahale niteliği taşımaz. Böylece Mahkeme, başvurucunun haklarının korunmasını sağlarken, usul ve yetki sınırları içinde hareket etmiş olur.
Anayasa Mahkemesinde Duruşma Yapılır mı?
6216 sayılı Kanun ve İçtüzük’te öngörülen şartlara uygun olarak Anayasa Mahkemesinde duruşma yapılabilir.
Tutuklu veya Hükümlü Kişiler Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Yapabilir Mi?
Tutuklu veya hükümlü kişiler de temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiğini ileri sürmeleri hâlinde bireysel başvuru hakkına sahiptir. Bu kişiler başvurularını ceza infaz kurumları aracılığıyla ilgili mahkemelere ileterek bireysel başvuru sürecini başlatabilmektedir. Bu kapsamda tutukluluk süresi, ceza infaz koşulları veya yargılama sürecine ilişkin hak ihlalleri bireysel başvuruya konu edilebilmektedir.
Sınır Dışı Kararlarına Karşı Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Yapılabilir Mi?
Sınır dışı edilme kararları da bireysel başvuruya konu edilebilmektedir. Özellikle sınır dışı edilme kararının kişinin yaşam hakkı, kötü muamele yasağı veya aile hayatının korunması gibi temel haklarını ihlal edeceği iddiası bulunması hâlinde bireysel başvuru yapılması mümkündür. Bu tür başvurularda telafisi güç sonuçların ortaya çıkma ihtimali bulunduğundan tedbir talebinde bulunulması da söz konusu olabilmektedir.
Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvurularda Tedbir Kararı Verebilir Mi?
Anayasa Mahkemesi, bireysel başvuru kapsamında telafisi güç veya imkânsız zararların doğma ihtimalinin bulunması hâlinde geçici tedbir kararı verebilmektedir. Bu tür kararlar, başvurunun esasına ilişkin inceleme tamamlanıncaya kadar başvurucunun temel haklarının korunmasını amaçlayan geçici nitelikteki önlemler olarak değerlendirilmektedir.
Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuruları Ne Kadar Sürede Sonuçlandırır?
Bireysel başvuruların sonuçlandırılma süresi başvurunun niteliğine, dosyanın kapsamına ve mahkemenin iş yüküne bağlı olarak değişebilmektedir. Bu nedenle bireysel başvurular için kesin bir sonuçlandırma süresi öngörülmemiştir. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesi, başvuruları makul süre içinde sonuçlandırmak amacıyla inceleme süreçlerini yürütmektedir.
Anayasa Mahkemesi İhlal Kararı Verirse Ne Olur?
Anayasa Mahkemesi bireysel başvuruyu incelediğinde, bir temel hak veya özgürlüğün ihlal edildiğine karar verirse yalnızca bu ihlali tespit etmekle yetinmez; aynı zamanda ihlalin sonuçlarının nasıl giderileceğini de belirler. Ancak bu süreçte yerindelik denetimi yapmaz ve idari işlem niteliğinde karar veremez.
Eğer ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanıyorsa, dosya yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilir. Bu mahkeme, ihlali ortadan kaldıracak şekilde ve mümkün olduğunca hızlı biçimde yeniden inceleme yaparak karar verir. Öte yandan, yeniden yargılamanın somut olayda bir fayda sağlamayacağı kanaatine varılırsa, başvurucu lehine uygun bir tazminata hükmedilebilir.
Anayasa Mahkemesi Başvuruyu Reddederse Ne Yapılabilir?
Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuruyu kabul edilemez bulması veya ihlal olmadığına karar vermesi hâlinde iç hukuk bakımından başvurulabilecek başka bir olağan başvuru yolu bulunmamaktadır. Ancak başvurucu, gerekli şartların oluşması hâlinde uluslararası insan hakları mekanizmalarına başvurma imkânına sahip olabilmektedir.
Anayasa Mahkemesi Kararından Sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Başvurulabilir Mi?
Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru, uluslararası yargı mercilerine başvurmadan önce tüketilmesi gereken bir iç hukuk yolu olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi tarafından verilen nihai kararın ardından, gerekli şartların bulunması hâlinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuruda bulunulması mümkündür. Bu başvurunun ise uluslararası başvuru usullerine ve belirlenen süre şartlarına uygun şekilde yapılması gerekmektedir.
