BANKA HESABI (IBAN) KİRALAMA SUÇU VE CEZASI (2026)
Banka hesabı (IBAN) kiralama suçu ve cezası , son yıllarda artan dolandırıcılık, kara para aklama ve organize suç faaliyetleri bağlamında sıkça gündeme gelen bir kavramdır. Bu fiil, bir kişinin kendi adına açılmış banka hesabını, maddi menfaat karşılığında üçüncü şahısların kullanımına sunması veya hesabı başkalarının yasadışı işlemleri için kiraya vermesi şeklinde ortaya çıkar; sonuçları hem mağdurlar hem de hesap sahibini hukuki ve cezai sorumlulukla karşı karşıya bırakır. Türk Ceza Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirilirken; failin kastı, menfaat elde etme amacı ve işlemin suç teşkil edip etmediği gibi unsurlar belirleyici olur.
- BANKA HESABI (IBAN) KİRALAMA NEDİR?
- BANKA HESABI (IBAN) KİRALAMANIN RİSKLERİ
- BANKA HESABI KİRALAMA SÜRECİ NASIL İŞLEMEKTEDİR?
- BANKA HESABI IBAN KİRALAMANIN HUKUKİ SORUMLULUĞU
- BANKA HESABI IBAN KİRALAMANIN SUÇ OLUŞTURDUĞU HALLER
- BANKA HESABI KİRALAMANIN CEZASI
- IBAN KİRALAYAN KİŞİNİN CEZAİ YÜKÜMLÜLÜĞÜ
- IBAN KİRALAMANIN MAĞDURLARI VE BANKA MÜŞTERİLERİNİN DURUMU
- IBAN KİRALAYANLARIN “BEN SADECE HESABIMI VERDİM” SAVUNMASI GEÇERLİ Mİ?
- ÖDEME KURULUŞLARINDAKİ HESAPLARIN KİRALANMASI
- IBAN KİRALAMA SUÇUNDA AVUKATIN ROLÜ VE HUKUKİ DESTEK
- Sıkça Sorulan Sorular
- IBAN kiralama nedir ve nasıl anlaşılır?
- IBAN kiralamak suç mudur?
- Sadece hesabımı verdim, ben suçlu sayılır mıyım?
- IBAN kiralama riskleri nelerdir?
- Ödeme kuruluşlarındaki hesapların kiralanması da suç mudur?
- IBAN kiralama mağdurları kimlerdir?
- Hesabım izinsiz kullanıldı, ne yapmalıyım?
- Ceza indiriminden yararlanmak mümkün mü?
- SONUÇ
BANKA HESABI (IBAN) KİRALAMA NEDİR?
Banka hesabı (IBAN) kiralama, bir kişinin kendi adına açılmış banka hesabını veya IBAN numarasını, genellikle maddi bir kazanç karşılığında başka bir kişinin kullanımına sunmasıdır. Bu durum, çoğu zaman dolandırıcılık, yasa dışı bahis, kara para aklama gibi suç faaliyetlerinde kullanılmak üzere yapılan bir işlemdir. Hesap sahibi, hesabını “sadece para transferi yapılacak” gibi masum görünen gerekçelerle kullandırdığında dahi, bu hesabın suç gelirlerinin aktarımında kullanılması halinde suça iştirak etmiş sayılabilir.
Uygulamada, suç örgütleri veya dolandırıcılar genellikle “komisyon karşılığı hesabını kısa süreliğine kullanma” ya da “IBAN kiralama” ilanlarıyla kişileri kandırarak hesaplarını kullanır. Ancak, hesabın sahibi parasal menfaat sağlamış olsun ya da olmasın, hesabının suçta kullanılması durumunda kara para aklama (TCK m.282), dolandırıcılık veya suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama gibi ağır suçlamalarla karşı karşıya kalabilir.
Bu nedenle, IBAN kiralama yalnızca etik dışı bir davranış değil, ciddi cezai sonuçlar doğurabilen bir suç eylemi olarak kabul edilmektedir.
BANKA HESABI (IBAN) KİRALAMANIN RİSKLERİ
Banka hesabı (IBAN) kiralamanın hem hesabı kiraya veren hem de hukuken hesabın sahibi sayılan kişiler için doğurduğu riskler ciddidir.
1. Cezaî Sorumluluk
Banka hesabını veya IBAN numarasını başkalarının kullanımına sunan kişi, bu hesap üzerinden gerçekleştirilen yasa dışı işlemlerden doğrudan veya dolaylı olarak sorumlu tutulabilir. Hesabın dolandırıcılık, kara para aklama ya da yasa dışı bahis gibi suçlarda kullanılması durumunda, hesap sahibi “suça yardım” eden ya da “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçunu işleyen kişi olarak değerlendirilebilir. Bu kapsamda, fail olmasa dahi ciddi hapis cezalarıyla karşılaşmak mümkündür.
2. Mali Kayıplar ve Hukuki Talepler
Hesabın kiraya verilmesi sonrasında, bu hesap üzerinden geçen tutarlar suç gelirlerinden kaynaklandığında, ilgili paraların tamamı el konulabilir. Ayrıca mağdurlar veya devlet, hesap sahibinden haksız kazançların iadesini talep edebilir. Böylece kişi, hiç kullanmadığı veya yararlanmadığı paralar nedeniyle maddi zarara uğrayabilir.
3. Banka Hesaplarının Dondurulması
Soruşturma aşamasında, savcılık veya mahkeme kararıyla şüpheli görülen tüm banka hesaplarına bloke konulabilir. Bu durumda hesap sahibi, kendi maaşına veya meşru tasarruflarına dahi erişemeyebilir. Bankalar da riski azaltmak amacıyla ilgili kişinin tüm hesaplarını kapatma veya kalıcı olarak bloke etme yoluna gidebilir.
4. Bankacılık Yaptırımları
Banka hesabının yasa dışı faaliyetlerde kullanıldığının tespiti halinde, bankalar müşteriyi kara listeye alabilir. Bu da ilerleyen dönemde yeni hesap açma, kredi kullanma veya finansal işlemler yapma konusunda ciddi engeller yaratır. Bankacılık sisteminde güvenilirliğini kaybeden kişi uzun yıllar boyunca finansal faaliyetlerden dışlanabilir.
5. Vergi ve İdari Soruşturmalar
Şüpheli para transferleri vergi idaresinin dikkatini çekebilir. Bu durumda, hesabına yatan tutarlarla ilgili vergi soruşturması başlatılabilir ve kişiden haksız kazanç elde ettiği gerekçesiyle vergi, ceza ve gecikme faizi talep edilebilir. Ayrıca, idari para cezalarıyla da karşılaşılması mümkündür.
6. Kişisel Güvenlik ve Sosyal Riskler
IBAN kiralama teklifi sunan kişiler genellikle dolandırıcılık veya organize suç ağlarının parçasıdır. Bu kişilerle kurulan temas, tehdit, şantaj veya zorla işbirliğine sürüklenme riskini beraberinde getirir. Bunun yanı sıra, hesabının yasa dışı işlerde kullanıldığının ortaya çıkması, kişinin sosyal çevresinde itibar kaybına neden olabilir.
7. Adli Sicil Kaydı ve Geleceğe Etkisi
IBAN kiralama nedeniyle ceza davası açılması veya mahkûmiyet kararı verilmesi, kişinin sabıka kaydına işlenir. Bu durum, iş başvurularında, kamu ihalelerinde veya vize işlemlerinde ciddi olumsuz sonuçlar doğurabilir. Özellikle yabancı uyruklular açısından, oturum veya çalışma izni süreçleri de olumsuz etkilenebilir.
8. Delil ve İspat Güçlüğü
Hesabını kiraya veren kişi, “haberim yoktu” veya “iyi niyetle verdim” savunmasını yapsa bile, bu iddiayı ispatlamak çoğu zaman zordur. Banka hareketleri, yazışmalar ve para transferleri çoğu kez şüpheli kabul edilir. Bu nedenle, masumiyetini kanıtlamak uzun ve yıpratıcı bir yargılama süreci gerektirebilir.
9. Malvarlığına El Koyma ve Haciz Tehlikesi
Soruşturma sonucunda suçtan elde edildiği düşünülen tutarlara veya bu tutarlara denk malvarlıklarına el konulabilir. Mahkeme kararıyla hesaplara, taşınmazlara veya araçlara haciz uygulanabilir. Bu da kişiyi uzun vadeli mali sıkıntılarla karşı karşıya bırakır.
10. Kusur ve İhmalkârlık Nedeniyle Artan Cezalar
Hesabını bilerek veya ihmalkâr biçimde başkalarının kullanımına açan kişiler hakkında mahkemeler ağırlaştırılmış ceza uygulayabilir. Özellikle “menfaat sağlama” amacıyla yapılan kiralamalarda cezanın alt sınırı yükseltilir. Bu nedenle, “sadece kısa süreliğine verdim” veya “karşılığında küçük bir komisyon aldım” gibi savunmalar, cezadan kurtulmaya yeterli olmaz.
BANKA HESABI KİRALAMA SÜRECİ NASIL İŞLEMEKTEDİR?
Banka hesabı kiralama süreci genellikle bir teklif veya iletişimle başlar. Dolandırıcılar veya yasa dışı bahis organizasyonları, sosyal medya, internet ilanları ya da mesajlaşma uygulamaları üzerinden kişilere ulaşarak “kısa süreli kullanım”, “komisyon karşılığı para transferi” veya “güvenilir hesap arayışı” gibi gerekçeler öne sürer. Bu ilk temas, çoğu zaman masum bir iş teklifi gibi görünür, ancak suç örgütlerinin para transfer zincirinde kullanılmak üzere yapılan bir girişimdir.
Teklifin kabul edilmesiyle birlikte taraflar arasında sözlü veya yazılı bir mutabakat oluşur. Genellikle “ne kadar süreyle kullanılacağı”, “ne kadar komisyon alınacağı” ve “hangi işlemlerin yapılacağı” gibi hususlar konuşulur. Ancak bu anlaşmaların hukuken geçerli hiçbir yönü bulunmaz; aksine, suçun varlığını ispatlayan delil olarak değerlendirilir. Özellikle yazılı veya mesaj üzerinden yapılan görüşmeler, soruşturmalarda önemli kanıt niteliği taşır.
Hesap sahibi, IBAN numarasını, hesap adını ve bazı durumlarda internet bankacılığı bilgilerini paylaşır. Bu aşama en kritik noktadır çünkü artık hesap sahibi, hesabı üzerindeki kontrolü kaybeder. Erişim bilgilerinin paylaşılması, sadece para transferine değil, dolandırıcılık veya kara para aklama eylemlerine de kapı aralar. Bu durumda, hesap sahibinin “bilmeden verdim” savunması geçerliliğini büyük ölçüde yitirir.
Hesap bilgilerini ele geçiren kişiler, bu hesabı genellikle yasa dışı bahis, dolandırıcılık veya kara para aklama işlemleri için kullanır. Para transferleri kısa sürede farklı hesaplara yönlendirilir, izler karıştırılır. Çoğu durumda hesap üzerinden geçen tutarlar birkaç gün içinde başka ülkelere gönderilerek takibi zorlaştırılır. Hesap sahibi ise bu süreçte çoğu zaman ne kadar para girdiğini veya nereye aktarıldığını bile bilmez.
Hesabın kullanılmasının ardından, hesap sahibine genellikle “komisyon” veya “teşekkür” adı altında bir miktar ödeme yapılır. Bu ödeme nakit ya da başka bir hesaba aktarım yoluyla olabilir. Ancak bu kazanç, hukuken “suçtan elde edilen menfaat” olarak değerlendirilir ve kişinin cezai sorumluluğunu artırır. Komisyon almak, suçun bilerek işlendiğine dair güçlü bir delil olarak görülür.
Suç örgütleri, paranın kaynağını gizlemek için çok katmanlı transfer zincirleri kurar. Aynı tutar farklı hesaplara aktarılır, küçük miktarlara bölünür veya yabancı ülkelere gönderilir. Amaç, paranın yasa dışı bir işlemden geldiğini gizlemektir. Bu aşamada kullanılan her hesap, zincirin bir halkası hâline gelir ve soruşturma açıldığında tüm hesap sahipleri sorumluluk altına girer.
Bankalar, olağan dışı para hareketlerini tespit ettiğinde bu durumu Mali Suçları Araştırma Kurulu’na (MASAK) bildirir. Şüpheli işlem bildirimi sonrasında hesaplara bloke konabilir. Aynı zamanda savcılık tarafından soruşturma başlatılarak hesap sahibi ifadeye çağrılır. Bu noktadan sonra kişinin, hesabın yasa dışı işlemlerde kullanıldığını bilmediğini kanıtlaması oldukça güçtür.
Soruşturma kapsamında banka hareketleri, para akışları, telefon ve mesaj kayıtları incelenir. Hesap sahibinin ne ölçüde bilgi sahibi olduğu, maddi kazanç elde edip etmediği ve suçun işlenmesine nasıl katkı sunduğu değerlendirilir. Bu süreçte en küçük bir menfaat ilişkisi bile “kasten hareket etme” olarak yorumlanabilir.
Hesabın suçta kullanıldığı tespit edilirse, hesap sahibi hakkında ceza davası açılır. Mahkeme, kişinin eylemini suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama (TCK m.282) veya suça yardım (TCK m.39) kapsamında değerlendirebilir. Bunun sonucunda hapis, para cezası, el koyma veya malvarlığına tedbir uygulanabilir. Ayrıca bankalar, ilgili kişiyi kara listeye alarak finansal sistemden dışlayabilir.
Hesap sahibi, kandırıldığını veya bilmeden hesabını kullandırdığını ileri sürebilir. Ancak bu savunmanın geçerli olabilmesi için, hesap sahibinin durumu fark ettiğinde bankaya veya savcılığa bildirimde bulunması gerekir. Aksi hâlde, “ihmalkâr davranış” olarak değerlendirilir ve cezai sorumluluk doğurur. Sürecin sonunda kişi hem cezaî yaptırımla hem de uzun süreli itibarsızlık ve mali kayıplarla karşılaşabilir.
BANKA HESABI IBAN KİRALAMANIN HUKUKİ SORUMLULUĞU
Türk Ceza Kanunu bakımından değerlendirme:
Banka hesabı veya IBAN kiralama eylemi, Türk Ceza Kanunu kapsamında birden fazla suç tipine vücut verebilecek niteliktedir. En yaygın olarak bu eylem, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçu kapsamında değerlendirilir. TCK’nın 282. maddesi uyarınca, suçtan elde edilen paraların yasal bir görünüm kazanması amacıyla bir hesaba aktarılması, bu hesaba bilerek izin verilmesi ya da bu hesaptaki paranın çekilmesine aracılık edilmesi aklama suçu oluşturur. Bu suçun cezası üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezasıdır.
IBAN kiralama eylemi çoğu zaman dolandırıcılık suçuna yardım kapsamında da değerlendirilir. Kiralanan hesap dolandırıcılıkta kullanıldığında, hesap sahibi doğrudan fail olmasa bile suçun işlenmesine bilerek katkıda bulunduğu için yardım eden sıfatıyla cezalandırılır. Yardım edenin cezası, asıl faile verilen cezanın üçte birinden yarısına kadar indirilmiş haliyle uygulanır.
Uygulamada bu hesaplar özellikle internet üzerinden yapılan dolandırıcılıklarda kullanıldığı için, fiil çoğu zaman bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu (TCK m.158/1-f) kapsamında ele alınır. Bu durumda ceza dört yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır. Suçun nitelikli hali olması nedeniyle ceza miktarı oldukça yüksektir.
Bazı durumlarda ise, hesabına suçtan elde edilen para aktarılan kişi bu parayı bilerek çekip teslim ettiğinde suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunu işlemiş sayılır. TCK’nın 165. maddesine göre bu suçun cezası altı aydan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır.
Son olarak, IBAN kiralama eylemi bir suç örgütünün faaliyetleri çerçevesinde ya da örgüt yararına gerçekleştirilmişse, fail hakkında örgüt üyeliği veya örgüte yardım suçlarından da sorumluluk doğabilir. Bu durumda cezalar çok daha ağırdır ve beş yıldan on yıla kadar hapis cezası gündeme gelir.
Görüldüğü üzere, banka hesabı veya IBAN kiralama fiili, Türk Ceza Kanunu açısından farklı suç tiplerini tetikleyebilen, ağır cezai sonuçlar doğuran bir eylemdir. Kişinin bu yönde bir fiile bilinçli ya da ihmalkâr biçimde karışması, hem adli para cezası hem de uzun süreli hapis cezalarıyla sonuçlanabilir.
Bankacılık mevzuatı yönünden değerlendirme:
Banka hesabı (IBAN) kiralama eylemi yalnızca Türk Ceza Kanunu kapsamında değil, aynı zamanda Bankacılık mevzuatı açısından da ciddi ihlaller içeren bir fiildir. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu, banka hesaplarının yalnızca hesap sahibi tarafından kullanılabileceğini ve üçüncü kişilere devredilmesinin yasak olduğunu açıkça öngörmektedir. Bu kapsamda, bir kişinin kendi adına açılmış hesabı başka birine kullandırması, bankacılık sisteminin güvenilirliğini zedeleyen bir davranış olarak değerlendirilir.
Bankalar, müşterini tanı (KYC – Know Your Customer) yükümlülüğü gereği, hesap açan ve işlem yapan kişinin kimliğini doğrulamakla yükümlüdür. Hesap sahibinin, hesabını fiilen başka kişilerin kullanımına sunması bu yükümlülüğü ihlal eder ve bankayı da risk altına sokar. Bu nedenle, IBAN kiralama işlemi tespit edildiğinde banka tarafından ilgili hesap derhal kapatılabilir, hesap hareketleri dondurulabilir ve durum Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK)’a bildirilir.
Ayrıca, 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun uyarınca, kimlik tespiti yapılmadan veya yanlış beyanla gerçekleştirilen finansal işlemler şüpheli işlem sayılır. Hesabını kiraya veren kişi, bu kanun kapsamında şüpheli işlem bildirimi konusu haline gelir ve hakkında adli ve idari inceleme başlatılabilir.
Bu fiil, bankacılık sistemine olan güveni sarsmakla kalmaz, aynı zamanda hesap sahibinin finansal sicilini de olumsuz etkiler. Banka, böyle bir durum tespit ettiğinde müşterinin risk kaydını olumsuz olarak güncelleyebilir, ilerleyen dönemde yeni bir hesap açma veya kredi kullanma taleplerini reddedebilir.
Sonuç olarak, bankacılık mevzuatı açısından IBAN kiralama, yalnızca sözleşmeye aykırılık değil, aynı zamanda finansal sistemin güvenliğini tehdit eden bir eylem olarak değerlendirilir. Bu tür işlemler, hem idari yaptırımlara hem de suç duyurusuna konu olabilir; dolayısıyla, kişi sadece cezai değil, aynı zamanda bankacılık sisteminden dışlanma riskiyle de karşı karşıya kalır.
BANKA HESABI IBAN KİRALAMANIN SUÇ OLUŞTURDUĞU HALLER
Banka hesabı (IBAN) kiralamanın suç oluşturduğu haller, temel olarak hesabın kullanıldığı amaca, failin kastına ve fiilin somut işleyişine göre belirlenir. Hesabın, suçtan elde edilen gelirlerin aktarılması, gizlenmesi veya havale zincirine dahil edilmesi amacıyla verilmesi halinde bu eylem doğrudan suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama kapsamında değerlendirilir; burada hesabı verenin, paranın suç gelirinden kaynaklandığını bilmesi ya da makul bir şekilde bilebilecek durumda olması cezai sorumluluğu doğurur. Benzer şekilde, hesabın dolandırıcılık, nitelikli dolandırıcılık veya bilişim yoluyla dolandırıcılık eylemlerinde aracılık edecek şekilde kullandırılması hâlinde, hesap sahibinin durumu bilerek veya yardım kastıyla yapması dolandırıcılığa yardım/iştirak suçunu oluşturur.
Hesap bilgilerinin —özellikle internet bankacılığı giriş bilgilerinin— kiraya verilmesi veya devredilmesi, yalnızca para transferi sağlamakla kalmaz; erişim imkânı üzerinden doğrudan mali işlemlere katılımı mümkün kılar. Bu tür erişim verilmesi hâlinde hesap sahibi, işlemlere doğrudan ortak veya organize suç örgütünün bir parçası olarak değerlendirilebilir; eylemin bir suç örgütü adına veya örgütün faaliyetlerini kolaylaştırmak amacıyla yapılması halinde ise suç örgütü faaliyeti kapsamında daha ağır cezai sorumluluk doğar. Ayrıca hesabın bilinçli olarak birden fazla kişiye veya bir şebekeye sürekli biçimde kullandırılması, kastın ve menfaat elde etme iradesinin güçlü göstergesidir ve mahkemelerce ağırlaştırıcı faktör sayılır.
Hesaba aktarılan paranın alındığı, çekildiği ya da hesabın doğrudan suç gelirlerinin aklanması için kullanıldığı somut kanalizasyonlar mevcutsa; yani hesap sahibinin bu parayı bilerek kabul edip tasarruf ettiği tespit edilirse, suç eşyasını satın alma veya kabul etme suçundan da sorumluluk gündeme gelir. Kısacası, IBAN kiralama eylemi yalnızca teknik bir devretme değil; hesabın hangi amaçla ve hangi biçimde kullanıldığı, hesabı verene sağlanan menfaat ve failin bilme/öngörme durumuna göre suç teşkil edip etmeyeceğini belirler.
Bunlara ek olarak, bankacılık mevzuatına ve suça ilişkin bildirim yükümlülüklerine aykırı davranılması hâlinde idari ve adli süreçler birbirini tamamlar; kimlik tespiti yapılmayan ya da yanlış beyanla sürdürülen işlemler MASAK’a şüpheli işlem bildirimi ile intikal eder, bankacılık işlemleri durdurulur ve idari yaptırımlar yanında adli soruşturmalar başlatılır. Terörün finansmanı, vergi kaçakçılığı veya diğer ağır suçlar için hesap temini gibi özel alanlarda kullanılması halinde ise ilgili özel mevzuat ve ağırlaştırıcı hükümler devreye girer.
BANKA HESABI KİRALAMANIN CEZASI
Türk Ceza Kanunu’na göre öngörülen cezalar açısından:
TCK’de açıkça ‘banka hesabı kiralama’ diye ayrı bir suç maddesi yer almamakla birlikte, uygulamada bu tip eylemler genellikle TCK 158/1‑f (nitelikli dolandırıcılık) gibi suçlar kapsamında ya da iştirak, yardım ya da suç gelirlerini aklama gibi suçlarla birlikte ele alınmakla birlikte Yargıtay’ın aşağıda vereceğimiz kararlarıda işbu yaklaşımı desteklemektedir.
TCK 158/1‑f — Nitelikli Dolandırıcılık (bilişim + banka sistemlerinin araç kullanılması)
TCK m. 158/1‑f bendine göre, “bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle” yapılan dolandırıcılık nitelikli hal kabul edilmektedir. Bu suç için kanunda öngörülen ceza ise 3 yıl’dan 10 yıl’a kadar hapis cezası ve 5.000 güne kadar adli para cezasıdır. Bazı yorumlarda, bankacılık sistemlerini araç olarak kullanma unsuru bulunduğunda, alt sınır 4 yıla kadar çıkarılabileceği ifade edilmektedir.
TCK 282 — Suç Gelirlerini Aklama
Banka hesabı, suç geliri elde etmede bir araç olarak kullanılmışsa, TCK 282 kapsamında “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçu gündeme gelebilmekte ve bu suç için öngörülen ceza 3 yıldan 7 yıla kadar hapis ve adli para cezası olarak belirtilmektedir.
7258 sayılı Kanun (Yasa Dışı Bahis)
Eğer banka hesabı, yasa dışı bahis işlemlerinde kullanılmışsa, 7258 sayılı Kanun’un 5. maddesi c bendi gibi düzenlemeler devreye girer. Bu durumda ceza 3 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezası olabilmektedir.
Suç Örgütü, Yardım‐İştirak veya Öngörü Kapsamını TCK 220, iştirak hükümleri kapsamında değerlendirebiliriz. Bununla birlikte banka hesabı kiralayanın, eylemi bir örgütün parçası olarak yapması halinde TCK 220 kapsamı (örgüt kurmak, örgüte üye olmak) gündeme gelebilmektedir. Ayrıca, hesabı kullandıran kişi doğrudan fail olmayıp yardım/katkı sağlıyorsa, iştirak ya da yardım suçlarından sorumlu tutulabilir.
Yargıtay kararlarından örnekler:
Yargıtay 15. CD, 2020/4842 E., 2021/3070 K. – “Hesabına gelen paranın mağdurlardan alındığını bile bile çekim yapan sanığın, dolandırıcılık suçuna müşterek fail olarak katıldığı kabul edilmiştir.”
Yargıtay 8. CD, 2024/24160 E., 2025/3482 K. (30.04.2025) – Eylemin Rusya’daki kişilere para aktarımı yoluyla gerçekleştiği olayda, mahkûmiyet kararı verilmiş; ancak bu karar ile Yargıtay’ın içtihadı teyit etmesi önemli olarak görülüyor.
Yargıtay 11. CD, 2021/15296 E., 2023/495 K. – Bu karar, banka hesabını kullandıran kişi hakkında dolandırıcılık hükmü verilmesine ilişkin bir karar olup, içtihat açısından önem taşır.
Yargıtay 11. CD, 2021/16966 E., 2024/7470 K. 04.06.2024 Bu karar, bazı sanıkların banka hesaplarını paylaştığını, ancak kast ve delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat ettiklerini göstermekte; yani delil yetersizliği durumunda beraat kararı verilmesi mümkündür.
Yargıtay 15. CD, 2017/30565 E., 2021/981 K. 09.02.2021 Basit kimlik denetimleri esnasında hesap numarası ezberlenerek işlem yapılması durumu ele alınmış; Yargıtay, somut şartlar altında dolandırıcılık suçunun oluşmadığına karar vermiştir.
IBAN KİRALAYAN KİŞİNİN CEZAİ YÜKÜMLÜLÜĞÜ
IBAN kiralayan kişi, hesabının suçtan elde edilen paraların aktarılması amacıyla kullanıldığını bilerek bunu yapması halinde 3 yıldan 7 yıla kadar hapis, 20.000 güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Eğer kişi, suç gelirinin kaynağını bilmeden sadece “komisyon” karşılığı hesabını kiralıyor ve olayın suç olduğunu öngörebilecek durumdaysa bile bu suç oluşabilir.
Eğer IBAN sahibi, asıl suçun (örneğin dolandırıcılık) kim tarafından işlendiğini bilmiyor ama onun suç işlemesine yardımcı olması halinde de yardım eden olarak cezanın dörtte biri ile yarısı arasında indirimli haliyle cezalandırılır.
İştirak, birden fazla kişinin suça katılım sağlamak suretyile farklı şekillerde gerçekleştirdiği bir eylemi ifade etmektedir. Bundan dolayı da katılım şekli, azmettirme (TCK 38), yardım etme (TCK 39), doğrudan faillik (TCK 37), IBAN’ını bilerek yasa dışı işlemlerde kullandıran kişi suça iştirak hükümlerine tabi olacaktır.
İşbu vaziyet duruma göre değişiklik göstermektedir. Şöyle ki: Hapis cezası uygulanması halinde ceza 1 yıldan suçun niteliğine göre değişmek kaydıyla 10 yıla kadar çıkabilmektedir. Adli para cezası uygulanması halinde binlerce ve hatta on binlerce güne kadar uygulanabilir. Ayrıca kişi suç gelirini saklaması, transfer etmesi veya başka hesaplara yönlendirmesi halinde TCK 282 gereği ağırlaştırma hükümlerine tabidir.
IBAN KİRALAMANIN MAĞDURLARI VE BANKA MÜŞTERİLERİNİN DURUMU
Banka hesabı veya IBAN kiralama eylemi, yalnızca hesabı kiraya veren kişi için değil, bankacılık sistemi ve diğer müşteriler açısından da ciddi riskler doğurur. Bu eylemin doğurduğu mağduriyetler ve etkiler birkaç başlık altında değerlendirilebilir.
Öncelikle, hesap sahibi (IBAN kiralayan kişi) en doğrudan mağdurdur. Hesabın yasa dışı faaliyetlerde kullanılması hâlinde, kişi doğrudan ceza sorumluluğu ile karşı karşıya kalır. Hesap üzerinden geçen paraların kaynağı suç geliriyse, TCK kapsamında aklama, dolandırıcılığa yardım veya suç eşyasının kabulü gibi suçlardan soruşturma başlatılır. Bu durum, kişinin mali varlıklarına el konulmasına, banka hesaplarının bloke edilmesine ve uzun süreli hapis veya adli para cezalarına yol açabilir. Ayrıca sabıka kaydı oluşması, kişinin sosyal ve ekonomik yaşamını ciddi şekilde etkiler.
İkinci olarak, banka müşterileri ve finansal sistem dolaylı mağduriyet yaşar. Hesabın suç zincirine dâhil edilmesi, bankayı risk altına sokar ve banka, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ve MASAK mevzuatı gereği şüpheli işlem bildiriminde bulunmak zorunda kalır. Bu süreç, hesap sahibinin diğer banka işlemlerini de etkileyebilir; bankalar, müşterinin riskli olduğunu değerlendirerek yeni hesap açma, kredi kullanma veya diğer finansal hizmetlerden yararlanma hakkını sınırlayabilir.
Üçüncü olarak, yasa dışı faaliyetlerin gerçek mağdurları ortaya çıkar. Dolandırıcılık, yasa dışı bahis veya kara para aklama işlemleri, bu hesaplar üzerinden yürütüldüğünde, parası elinden alınan veya zarar gören kişiler gerçek mağdur konumuna düşer. Bu durum, tazminat davaları ve hukuki takip süreçlerini beraberinde getirir.
Ayrıca, bankaların itibar ve güvenlik açısından yaşadığı kayıplar da önemli bir mağduriyet unsurudur. Hesapların yasa dışı faaliyetlerde kullanılması, bankaların mali itibarını zedeler ve ek denetim yükümlülükleri doğurur. Bu da diğer müşterilerin hizmet alımlarını etkileyebilir.
IBAN KİRALAYANLARIN “BEN SADECE HESABIMI VERDİM” SAVUNMASI GEÇERLİ Mİ?
Banka hesabını veya IBAN’ını kiraya veren kişilerin sık başvurduğu savunmalardan biri, “Ben sadece hesabımı verdim” ifadesidir. Hukuk açısından bu savunma tek başına geçerli sayılmaz. Mahkemeler, kişinin hesabını hangi amaçla kullandırdığını, hesabın işleyişine ne kadar müdahil olduğunu ve eylemden menfaat elde edip etmediğini titizlikle inceler. Hesap, dolandırıcılık, aklama veya diğer suç gelirlerinin aktarımı için kullanıldıysa, hesabı veren kişi doğrudan suçun faili olmasa bile suça yardım etme, suç gelirlerini aklama veya suç eşyasının kabulü gibi suçlardan sorumlu tutulabilir. Savunmanın kabul edilebilmesi için kişi, hesabın kullanımına dair tüm denetimi bulunmadığını ve suçla bağlantısını bilmediğini somut delillerle kanıtlamak zorundadır. Aksi halde, “sadece verdim” ifadesi hukuki olarak yeterli görülmez ve cezai sorumluluk doğar.
ÖDEME KURULUŞLARINDAKİ HESAPLARIN KİRALANMASI
Banka hesaplarının yanı sıra, günümüzde ödeme kuruluşları ve e-cüzdan platformlarındaki hesapların kiralanması da ciddi bir risk teşkil etmektedir. Ödeme kuruluşları, kullanıcılarına elektronik para transferi, sanal cüzdan ve online ödeme hizmetleri sunar; bu hesaplar genellikle IBAN veya sanal hesap numarası üzerinden işlem yapmaktadır. Hesabın kiraya verilmesi veya başka kişilerin kullanımına açılması, bankacılık hesaplarıyla benzer şekilde hukuki ve mali sorumluluk doğurur.
Bu tür hesaplar, dolandırıcılık, yasa dışı bahis, kara para aklama ve sahte fatura işlemlerinde araç olarak kullanılabilir. Hesap sahibinin, hesabın kullanım amacını bilmesi veya makul özeni göstermemesi durumunda, TCK kapsamında suça yardım, aklama veya nitelikli dolandırıcılık gibi suçlardan sorumluluk doğabilir. Ayrıca ödeme kuruluşları da 6493 sayılı Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri Kanunu kapsamında müşterini tanı (KYC) ve şüpheli işlem bildirim yükümlülüğüne sahiptir. Hesabın kiralanması tespit edildiğinde, kuruluş hesabı dondurabilir, kapatabilir veya durumu MASAK’a bildirebilir.
Ödeme kuruluşlarındaki hesapların kiralanması, bankacılık hesaplarından farklı olarak online izlenebilirlik ve dijital delil üretimi nedeniyle, delil toplama sürecinde daha hızlı tespit edilebilir ve soruşturma süreci daha kısa sürede başlatılabilir. Ayrıca dijital platformlarda yapılan işlemler, hem ulusal hem de uluslararası denetim mekanizmaları tarafından kolayca izlenebilir; bu nedenle suçun tespit edilmesi ve ceza uygulanması bankalara kıyasla daha hızlı gerçekleşebilir. Bu hususta daha detaylı bilgi edinmek isterseniz “Papara Hesabı Kiralama Cezası” başlıklı makalemize göz atabilirsiniz.
Sonuç olarak, ödeme kuruluşlarındaki hesapların kiralanması, yalnızca hesabı veren kişi için cezai ve mali risk oluşturmakla kalmaz; platformun güvenilirliğini, diğer kullanıcıların haklarını ve ödeme sistemlerinin işleyişini de tehlikeye atar. Bu nedenle, hesabın kiraya verilmesi, hem Türk Ceza Kanunu hem de ödeme hizmetleri mevzuatı kapsamında ciddi yaptırımlara tabidir.
IBAN KİRALAMA SUÇUNDA AVUKATIN ROLÜ VE HUKUKİ DESTEK
IBAN kiralama soruşturmalarında, avukat sürecin başından itibaren müvekkilin haklarını korumak ve hukuki sürecin doğru yürütülmesini sağlamak amacıyla görev üstlenir. İlk aşamada, olayın somut çerçevesi tespit edilerek, hesap hareketleri ve iletişim kayıtları incelenir. Banka dekontları, mesaj ve e‑posta bildirimleri ile diğer dijital veriler korunur ve saklanır. Telefon veya bilgisayar gibi araçlar üzerindeki verilerin kaybolmaması için gerekli önlemler alınır.
Savunma stratejisi, müvekkilin hesabı nasıl kullandırdığı, menfaat elde edip etmediği ve olayın genel özellikleri göz önünde bulundurularak hazırlanır. Hesabın kullanım biçimi, erişim sağlanıp sağlanmadığı ve elde edilen menfaatler titizlikle incelenir. Bu bilgiler ışığında, uygun hukuki argümanlar oluşturularak savunmanın temeli hazırlanır.
Kurumlarla olan iletişim avukat aracılığıyla yürütülür. Bankalar, MASAK ve Cumhuriyet Savcılığı ile yazışmalar ve talepler koordine edilir. Hesap blokesi veya tedbir konulması durumunda gerekli bilgiler alınır ve hukuki itirazların hazırlanması sağlanır. Bu sayede sürecin her aşamasında müvekkilin haklarının korunması amaçlanır.
Delillerin incelenmesi ve karşı delillerin hazırlanması süreci de avukat tarafından yönetilir. Mali ve dijital deliller, adli ve mali bilirkişi raporları, tanık ifadeleri ve sözleşmeler kullanılarak savunma desteklenir. Ayrıca dijital forenzik incelemeler de gerektiğinde gerçekleştirilir.
Tutuklama veya adli kontrol gibi önlemler söz konusu olduğunda, bu süreçler avukat tarafından takip edilir ve serbest bırakma veya adli kontrol talepleri sunulur. Tutukluluk incelemelerinde, müvekkilin durumu ve hafifletici unsurlar mahkemeye iletilir.
Ceza soruşturması ile bankacılık, vergi ve sivil tazminat süreçleri eş zamanlı olarak yönetilir. Hukuki süreçlerin birbirine etkisi göz önünde bulundurularak koordinasyon sağlanır. Müvekkilin işbirliği yapması ve zararı kısmen veya tamamen telafi etmesi durumunda, ceza indirimi ve pişmanlık hükümleri de değerlendirilir.
Usul hataları veya hukuka aykırı deliller tespit edildiğinde, bunların reddi için gerekli başvurular yapılır ve bankalar ile mali kurumların bilgi talepleri denetlenir. Dava sürecinde iddianameye karşı savunma hazırlanır, deliller ışığında yargılama yönetilir ve hüküm sonrası temyiz veya itiraz süreçleri takip edilir.
Avukat, yalnızca savunma yapmakla kalmaz; aynı zamanda müvekkile önleyici hukuki danışmanlık da sağlar. Hesabın kullanımına dair riskler hakkında bilgilendirme yapılır ve şüpheli teklifler tespit edildiğinde önceden bankaya veya yetkili mercilere bildirim yapılması yönlendirilir. Bu sayede hem cezai hem de mali risklerin azaltılması amaçlanır.
Son olarak, banka hesap dökümleri, mesaj ve e‑posta yazışmaları, dekontlar, sözleşmeler, tanık beyanları ve dijital kayıtlar avukat tarafından talep edilir, korunur ve savunmada etkin şekilde kullanılır. Tüm bu adımlar, müvekkilin haklarının korunması ve sürecin hukuka uygun şekilde yönetilmesi için uygulanır.
Sıkça Sorulan Sorular
IBAN kiralama nedir ve nasıl anlaşılır?
Banka hesabının veya IBAN numarasının başka bir kişi veya kuruluş tarafından kullanılması işlemine IBAN kiralama denir. Bu işlem genellikle dolandırıcılık, yasa dışı bahis veya suç gelirlerinin aklanması için kullanılır.
IBAN kiralamak suç mudur?
Evet, TCK ve bankacılık mevzuatı çerçevesinde IBAN kiralamak suç oluşturur. Hesabın kullanım amacı ve sağlanan menfaat göz önüne alınarak hesap sahibi cezai sorumlulukla karşılaşabilir.
Sadece hesabımı verdim, ben suçlu sayılır mıyım?
“Ben sadece hesabımı verdim” savunması tek başına yeterli değildir. Mahkeme, hesabın kullanılış biçimi, elde edilen menfaat ve kişiyle ilgili diğer delilleri değerlendirir. Hesabın suç gelirlerinde kullanılması durumunda sorumluluk doğabilir.
IBAN kiralama riskleri nelerdir?
Hesap sahibi cezai yaptırımlarla, banka hesaplarının bloke edilmesiyle ve mali kayıplarla karşı karşıya kalabilir. Ayrıca ödeme kuruluşları ve bankalar hesabı dondurabilir veya kapatabilir.
Ödeme kuruluşlarındaki hesapların kiralanması da suç mudur?
Evet, e‑cüzdan veya ödeme kuruluşu hesaplarının kiralanması da benzer şekilde suç oluşturur ve hem TCK hem 6493 sayılı Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri Kanunu kapsamında yaptırıma tabidir.
IBAN kiralama mağdurları kimlerdir?
Hesabı kiraya veren kişi, banka veya ödeme kuruluşu, finansal sistem ve yasa dışı işlemlerden zarar gören gerçek mağdurlar bu kapsamda sayılabilir.
Hesabım izinsiz kullanıldı, ne yapmalıyım?
Hesabın kullanıldığına dair tüm belgeler korunmalı, bankaya ve yetkili mercilere derhal bildirim yapılmalı ve mümkün olan en kısa sürede hukuki destek alınmalıdır.
Ceza indiriminden yararlanmak mümkün mü?
Müvekkilin işbirliği yapması, zararı telafi etmesi veya pişmanlık göstermesi halinde ceza indiriminden yararlanmak mümkündür; bu süreç avukat tarafından yönetilir.
SONUÇ
IBAN veya banka hesaplarının kiralanması, görünürde basit bir işlem gibi algılansa da, hem hukuki hem de mali açıdan ciddi riskler doğurmaktadır. Hesabın yasa dışı amaçlarla kullanılması hâlinde, hesap sahibinin doğrudan ceza sorumluluğu ortaya çıkar. Bu nedenle vatandaşların, hesaplarını başkalarına kiraya vermekten kesinlikle kaçınmaları gerekmektedir.
Hesabın kiralanması sonucunda ortaya çıkabilecek suçlar arasında suç gelirlerini aklama, dolandırıcılığa yardım etme, örgüte yardım ve suç eşyasının kabulü gibi ağır cezai sonuçlar bulunur. Ayrıca banka ve ödeme kuruluşları, şüpheli işlemleri tespit ettiklerinde hesapları dondurabilir, kapatabilir veya durumu MASAK’a bildirebilir. Bu durum hem hesap sahibinin mali hareketlerini kısıtlar hem de uzun vadede sosyal ve ekonomik yaşamını olumsuz etkiler.
Vatandaşların dikkat etmesi gereken temel hususlar şunlardır: Hesap bilgilerini, IBAN numarasını veya diğer erişim bilgilerini hiçbir şekilde üçüncü kişilerle paylaşmamak; şüpheli teklifler veya olağan dışı ödeme taleplerine karşı dikkatli olmak; bankacılık işlemlerinde daima resmi ve güvenli kanalları kullanmak; ve şüpheli bir durumla karşılaşıldığında derhal bankaya veya yetkili mercilere bildirimde bulunmak.
Hukuki açıdan ise, bir hesap kiralama veya paylaşım durumu ile karşılaşıldığında, erken dönemde avukattan destek alınması büyük önem taşır. Avukat, sürecin doğru yönetilmesini sağlayarak delillerin korunmasını, hukuki itirazların yapılmasını ve savunma stratejisinin oluşturulmasını sağlar. Bu sayede hem ceza hem de idari yaptırımların etkisi azaltılabilir ve hak kayıplarının önüne geçilebilir.

