BANKA VEYA KREDİ KARTLARININ KÖTÜYE KULLANILMASI SUÇU (2026)
Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Bilişim Alanında Suçlar” bölümünde düzenlenmektedir. Teknolojinin geliştiği bu çağda kredi karı kullanan kişilerin sayısının da artması ile bu suçun işlenme oranı da artmaktadır. Bu yazımızda bu suç tipinin unsurlarını ve şikayet sürecini Yargıtay kararları ışığında aktaracağız.
- Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması Suçu Nedir?
- Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması Suçu Soruşturma ve Kovuşturma Usülü
- Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması Şikayet Süreci
- Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması Suçu Cezası
- Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması Suçu Fiilleri
- 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nda Kart Suçlarının Düzenlenişi
- Başkalarına Ait Kart Bilgilerinin Kullanılması Suç Teşkil Eder mi?
- Kart Bilgilerinin İzinsiz Ele Geçirilmesi Hangi Durumlarda Suç Sayılır?
- Başkasına Ait Kartla Alışveriş Yapmak Hangi Cezaları Doğurur?
- Kart Sahiplerinin Rızası Olmadan Kullanım Durumunda Hukuki Süreç
- Çalıntı Kartla İşlem Yapılması Halinde Uygulanan Yaptırımlar
- Sahte Kart Üretimi veya Kullanımı Hangi Suç Kapsamındadır?
- Banka veya Kredi Kartı Dolandırıcılığı Suçunda Bilişim Yolu ile İşlenen Haller
- Bu Suçla İlgili Soruşturma ve Kovuşturma Süreci Nasıl İşler?
- Banka ve Kredi Kartı Suçlarında Şikayet Süresi ve Zamanaşımı
- Etkin Pişmanlık ve Önödeme ve Uzlaşma
- Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması ve Cezanın Ertelenmesi Şartları
- Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması Suçunda Ceza Zamanaşımı
- Mağdur Kişilerin Hakları ve Para İadesi Süreci
- Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması Suçu Avukat
- Sıkça Sorulan Sorular:
- Başkalarına ait kart bilgilerinin kullanılması suç kapsamında değerlendirilir mi?
- Kart bilgileri izinsiz ele geçirildiğinde ne tür cezalar öngörülür?
- Kredi kartı dolandırıcılığı durumunda para iadesi yapılabilir mi?
- Sahte kart kullanımı tespit edildiğinde hangi işlemler başlatılır?
- Kart sahibi suçtan haberdar değilse sorumluluk doğar mı?
- Şikayet süresi geçerse dava açılabilir mi?
- Banka veya kredi kartı suçu işlendiğinde hapis cezası verilir mi?
- Suçun ilk defa işlenmesi cezada indirim sağlar mı?
- Kartla yapılan işlemler iptal edilebilir mi?
- Banka veya kredi kartı suçu hakkında dava süreci ne kadar sürer?
Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması Suçu Nedir?
Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 245. maddesinde düzenlenmektedir. İlgili kanun maddesinin ilk fıkrasında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz olarak kullanma, kullandırtma, yarar sağlama eylemleri cezalandırılmıştır. İkinci fıkrasında ise başkasına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma, devretme, satın alma veya kabul etme eylemleri cezalandırılmaktadır. Maddenin üçüncü fıkrasındaysa sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlama fiili cezalandırılmaktadır. Kanunda bu eylemlere karşılık fail için hapis ve adli para cezaları öngörülmektedir.
TCK 245/1 – Gerçek Banka Veya Kredi Kartının Kötüye Kullanılması Suçu
TCK md. 245/1’de yer alan suçun hareket unsuru, banka veya kredi kartının ele geçirilmesi veya elde bulundurulması suretiyle bu kartların rıza dışı kullanılması veya kullandırılmasıdır. Banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçunun oluşması için öncelikle gerçek bir banka veya kredi kartının ele geçirilmiş olması gerekmektedir. Kartın ele geçiriliş yöntemi mülga 765 Türk Ceza Kanunu döneminde önem ifade etse de 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu sistematiğinde önem ifade etmemektedir. Dolayısıyla hem kartın rızayla alınması gibi hukuka uygun yollarla elde bulundurma hem hırsızlık yoluyla elde edilmesi gibi hukuka aykırı yollarla ele geçirme durumunda bu suç oluşacaktır.
Bu suçun oluşabilmesi için kartın ele geçirilmiş olması yetmeyip aynı zamanda kullanılması ve yarar sağlanması gerekmektedir. Burada değinilmesi gereken bir konu da kartın fiziken olarak kullanılmadığı, internet ortamında kullanılarak failin kendisine yarar sağladığı durumlarda bu suçun oluşup oluşmayacağıdır. Kartın fiziksel olarak ele geçirilmese bile kart numarasının ve bilgilerinin bir şekilde ele geçirilmesi suretiyle elektronik ortam üzerinden kullanılmasının TCK Madde 245/1 kapsamına girip girmeyeceği hususundaki öğretide görüş ayrılıkları mevcut olsa da 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunun üçüncü maddesine göre kredi kartının numarasının da, fiziki varlığının bulunmaması halinde dahi, kredi kartının kötüye kullanılması için yeterli olduğunu gösterir.
Nitekim Yargıtay’ın bu yönde kararları mevcuttur. Örneğin Yargıtay 17. Ceza Dairesi bir kararında; “somut olayda sanığın müştekiye ait kredi kartı bilgilerini ve şifresini rızası dışında kullanarak harcama yapması şeklindeki eylemi sebebiyle… sanığın Kanunu’nun 245/1 maddesinde yer alan, ‘’Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.’’ suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suçun hukuki nitelendirilmesinde yanılgıya düşürülerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında” (Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2018/2513 K. 2018/10864 T. 18.09.2018)
Bu suç açısından failin kendisine veyahut bir başkasına yarar sağlaması ile suç tamamlanacaktır. Yani suçun netice unsuru yarar sağlamadır. Yarar ifadesinden para veya diğer ekonomik değerler şeklindeki maddi yararlar anlaşılmalıdır. Banka veya kredi kartları nakit dışı ödeme araçları olduğu için kullanılmalarıyla elde edilecek olan fayda da ödeme sonrası elde edilen, mağduru öznel olarak zarara uğratan manevi kazançlar değil ekonomik değeri olan maddi kazançlar şeklinde olacaktır. Kartın veya üzerindeki bilgilerin satılması gibi kartın işlevine uygun olmayacak şekilde kullanılması sonucu elde edilen faydalar banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunun neticesini oluşturmayacaktır.
TCK 245/2 – Sahte Kart Üretimi, Satılması, Devredilmesi
TCK m. 245’in 2. fıkrası, başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretilmesi, satılması, satın alınması, devredilmesi veya kabul edilmesi suçunu düzenlemiştir. Hareketlerin birbirine “veya” bağlacı ile bağlanmasından anlaşılacağı üzere bu suç, tipte belirtilen hareketlerin herhangi birinin veya birkaçının icra edilmesiyle işlenebilen seçimlik hareketli suçtur. Bu suçun oluşması için failin öncelikle sahte oluşturduğu banka veya kredi kartının başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilmesi gerekir. Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilmeden kanunda sayılan eylemlerin yapılması halinde ilgili suç oluşmayacaktır.
Burada değinilmesi gereken noktalardan biri “sahte kart bulundurma” eyleminin bu suçu oluşturup oluşturmayacağıdır. Zira kanun hükmünde sahte kart üretme, satma, satın alma, devretme ve kabul etme eylemlerine yer verilmiş, sahte kart bulundurma eylemine yer verilmemiştir. Doktrinde kimi yazarlar bulundurma eylemini kabul etme eyleminin içinde saymaktadır. Lakin suçta ve cezada kanunilik ilkesi ışığında kişinin sahte kart bulundurma eyleminin bu suçu oluşturmayacağını söylemek doğru olacaktır.
Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması Suçu Soruşturma ve Kovuşturma Usülü
Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu açısından 2 fıkranın da ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir.
- Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması: TCK m. 245/1’de yer alan suç için üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası ve beş bin güne kadar adli para cezası öngörülmüştür. Bu suç bakımından öngörülmüş bir soruşturma veya kovuşturma şartı yoktur. Takibi şikayete bağlı olmayan bir suçtur. Re’sen soruşturulur. Görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemeleridir. Yetkili mahkeme, CMK md. 12/1’de “Davaya bakmak yetkisi, suçun işlendiği yer mahkemesine aittir” olarak belirtildiği üzere suçun işlendiği yer mahkemesidir.
- Sahte Kart Üretimi, Satılması, Devredilmesi: TCK m. 245/2’de yer alan suç için üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adli para cezası öngörülmüştür. Cezaların üst sınırının birinci fıkradan daha yüksek olacak şekilde düzenlenmiştir. Bu suç için öngörülmüş bir soruşturma veya kovuşturma şartı yoktur. Takibi şikayete bağlı olmayan bir suçtur, re’sen soruşturulur. Görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemeleridir. Yetkili mahkeme, CMK md. 12/1’de “Davaya bakmak yetkisi, suçun işlendiği yer mahkemesine aittir” olarak belirtildiği üzere suçun işlendiği yer mahkemesidir. Bu suç seçimlik hareketli suç olarak düzenlenmiş olup seçimlik hareketlerin farklı yerlerde icra edilmiş olması halinde bu yer mahkemeleri de yetkilidir.
Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması Şikayet Süreci
Her ne kadar banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu şikayete tabi bir suç olmasa da, mağdurun kolluğa veya Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurusu ile fiilin yetkili mercilerce öğrenilmesi bakımından önem taşımaktadır. Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması şikayet süreci kapsamında mağdur, kartın hangi tarih ve saatlerde, hangi işyerinde veya hangi işlem türü ile kullanıldığını; mümkünse hesap dökümü gibi delilleri şikayet dilekçesine eklemeli ve ATM kamera kayıtları, banka yazışmaları gibi delillerin de temin edilmesini talep etmelidir.
Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunda şikayet süreci bakımından belirli bir şikayet süresi bulunmamakta, fiil TCK anlamında re’sen soruşturulan bir suç olduğu için savcılık ihbar, suç duyurusu veya banka bildirimleri üzerinden de soruşturmaya başlayabilir. Bununla birlikte banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu yönünden dava zamanaşımı süresi dolmadan yapılacak başvurular failin tespiti açısından gecikmeksizin gerçekleştirilmesi ve mağdurun hak kaybına uğramaması bakımından önemlidir.
Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması Suçu Cezası
| Kategori | Seçimlik Eylem | Cezası |
|---|---|---|
| Başkası Adına Kart Kullanma (245/1) | Başkasına ait banka veya kredi kartını, rızası olmadan kullanmak ya da kullandırmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlamak | Üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası |
| Sahte Kart Üretme – Satma – Devretme – Satın Alma – Kabul Etme (245/2) | Sahte banka veya kredi kartı üretmek, satmak, devretmek, satın almak veya kabul etmek | Üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası |
| Sahte Kart Kullanma (245/3) | Sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan banka ya da kredi kartını kullanarak menfaat sağlamak | Dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası |
| Nitelikli Hâl (245/4) | Suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi | Cezaların yarı oranında artırılması |
| Denetimli Serbestlik Dışı (245/5) | Bu suçlardan verilen hapis cezalarında kısa süreli hapis cezalarının seçenek yaptırımlara çevrilmesi uygulanmaz | Seçenek yaptırım uygulanmaz |
Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunda ceza, fiilin TCK m.245 kapsamında hangi fıkra dahilinde gerçekleştiğine göre değişmektedir. TCK m.245/1 kapsamına giren; başkasına ait gerçek bir banka veya kredi kartının, kart sahibinin rızası olmaksızın kullanılması suretiyle haksız yarar sağlanması halinde banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu nedeniyle 3 yıldan 6 yıla kadar hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezası öngörülmektedir. TCK m.245/2 kapsamında ise sahte banka veya kredi kartı üretmek, satmak, devretmek, satın almak veya kabul etmek fiillerinde ise ceza 3 yıldan 7 yıla kadar hapis ve 10.000 güne kadar adli para cezası olarak belirlenmiştir.
Diğer taraftan, sahte olarak oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle yarar sağlanması halinde banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu için 4 yıldan 8 yıla kadar hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezası uygulanır. Bu sebeple banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunda ceza, hem hapis cezası hem de adli para cezasının birlikte uygulanması nedeniyle oldukça ağırdır ve kanun koyucunun malvarlığı değerleri ile finansal sisteme duyulan güveni koruma iradesini açıkça ortaya koyar.
Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması Suçu Fiilleri
Bank veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçuna sebebiyet veren eylemler, Türk Ceza Kanunu’nun 245. maddesinde 3 fıkrada düzenlenmiştir. Türk Ceza Kanunu’nun 245/1 maddesinde banka veya kredi kartının ele geçirilmek suretiyle sahibinin rızası olmadan kullanılması veya kullandırılması sonucunda failin kendisine veya bir başkasına fayda sağlaması eylemi cezalandırılmaktadır. Bu eylemin faili açısından kanunda üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası öngörülmektedir.
Türk Ceza Kanunu’nun 245/2 maddesinde ise başkalarına ait banka hesapları ile ilişkilendirmek suretiyle sahte banka veya kredi kartı üretme, satma, devretme, satın alma veya kabul etme eylemleri cezalandırılmaktadır. Bu eylemlerin cezalandırılması için en önemli şart failin bu eylemleri başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirerek gerçekleştirmesidir. Bu eylemin faili açısından üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası öngörülmektedir.
Türk Ceza Kanunu’nun 245/3 maddesinde, sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlama eylemi cezalandırılmaktadır. Bu eylem esasında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunun 2. fıkrası uyarınca üretilen sahte banka/kredi kartlarını kullanan kişilere cezalandırılması için ihdas edilmiştir. Bu eylemin failleri açısından dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası öngörülmektedir.
5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nda Kart Suçlarının Düzenlenişi
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda kart suçlarının düzenlenişi, “Topluma Karşı Suçlar” başlıklı üçüncü kısım içinde yer alan “Bilişim Alanında Suçlar” bölümünde yapılmış olup, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu TCK m.245’te, bilişim sistemine girme suçu TCK m.243’te ve sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçu TCK m.244’te hüküm altına alınmıştır. Böylece kanun koyucu, banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması ile bilişim sistemlerine yönelik saldırıları birlikte değerlendirerek modern finansal işlemlere duyulan güveni korumayı amaçlamıştır.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda kart suçlarının düzenlenişi, yalnızca banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu yönünden değil, bu suçların işlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbirlerine hükmedilmesini öngören TCK m.246 hükmünde düzenlenmektedir.
Başkalarına Ait Kart Bilgilerinin Kullanılması Suç Teşkil Eder mi?
Başkalarına ait kart bilgilerinin kullanılması, kart fiziksel olarak ele geçirilmemiş olsa bile, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu kapsamında suç teşkil edebilmektedir. Kart numarası, son kullanma tarihi, güvenlik kodu ve benzeri bilgilerin hamilinin izni olmadan kullanılması suretiyle internet üzerinden alışveriş yapılması veya “mail order” yöntemiyle işlem gerçekleştirilmesi halinde, başkalarına ait kart bilgilerinin kullanılması suçu bakımından TCK m.245/1 gündeme gelir. Yargıtay uygulamasında da kart bilgileriyle kartsız işlem yapılması banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu kapsamında kabul edilmektedir.
Kart Bilgilerinin İzinsiz Ele Geçirilmesi Hangi Durumlarda Suç Sayılır?
Kart bilgilerinin izinsiz ele geçirilmesi, fiilin niteliğine göre hem banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu hem de bilişim sistemine girme veya sistemi engelleme, verileri yok etme veya değiştirme suçları ile bağlantılı olarak değerlendirilebilir. Örneğin zararlı yazılımlar aracılığıyla kart verilerinin elde edilmesi durumunda kart bilgilerinin izinsiz ele geçirilmesi ve bu ele geçirilen kartın yarar sağlamak amacıyla kullanılması halinde TCK m.245/1’de düzenlenen banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu oluşacaktır.
Başkasına Ait Kartla Alışveriş Yapmak Hangi Cezaları Doğurur?
Başkasına ait kartla alışveriş yapmak, kart sahibinin rızası bulunmadığı sürece doğrudan banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu kapsamında cezalandırılır. Kartın hırsızlık, güveni kötüye kullanma veya başka bir suç sonucunda ele geçirilmiş olması, başkasına ait kartla alışveriş yapmak fiilinin hukuki niteliğini değiştirmemektedir. Bu durumda fail açısından hem kartın ele geçirilmesi adınan işlenen suç hem de TCK m.245/1 anlamında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu yönünden ayrı ayrı sorumluluk gündeme gelebilir. Yargıtay uygulamasına göre, başkasına ait kartla mağazalarda alışveriş yapılması, POS cihazından çekim yapılması veya sanal ortamda harcama yapılması, suçun tamamlanması için yeterli kabul edilmektedir.
Kart Sahiplerinin Rızası Olmadan Kullanım Durumunda Hukuki Süreç
Kart sahiplerinin rızası olmaksızın ilgili kartın kullanılarak maddi bir yarar elde edilmesi durumunda TCK m.245/1’de yer alan banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu oluşacaktır. Burada failin ilgili kartı ne şekilde ele geçirdiği önem ifade etmeyecektir. Dolayısıyla kartın rızayla alınması gibi hukuka uygun yollarla elde bulundurulmasında ya da hırsızlık yoluyla elde edilmesi gibi hukuka aykırı yollarla ele geçirilmesinde durumunda bu suç oluşacaktır. Burada önemli olan failin eylem sonucunda kendisi veya başka biri lehine maddi yarar sağlamasıdır.
Çalıntı Kartla İşlem Yapılması Halinde Uygulanan Yaptırımlar
Çalıntı kartla işlem yapılması halinde hem Türk Ceza Kanunu’nun 141. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçu hem de Türk Ceza Kanunu’nun 245. maddesinde düzenlenen banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu bakımından değerlendirilir. Lakin ifade etmek gerekir ki kartın hırsızlık yoluyla ele geçirilmiş olması tek başına banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunu oluşturmamaktadır. Bu suçun oluşması için ancak çalıntı kartın kart sahibinin rızası olmaksızın kullanılması ve bu suretle failin kendi veya bir başka kişi lehine haksız yarar sağlanması gerekmektedir. Bu durumda fail, hem TCK m.141 vd. hükümleri çerçevesinde hırsızlık suçundan hem de TCK m.245 hükmü uyarınca banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan sorumlu tutulabilir.
Sahte Kart Üretimi veya Kullanımı Hangi Suç Kapsamındadır?
Sahte kart üretimi Türk Ceza Kanunu’nun 245/2 maddesinde düzenlenen suçu oluşturmaktadır. Bu maddeye göre sahte banka veya kredi kartı üreten, satan, devreden, satın alan veya kabul eden kişinin üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacağı düzenlenmektedir. Dolayısıyla sahte kart üretme eylemi bu madde kapsamında değerlendirilir. Lakin burada değinmemiz gereken önemli bir husus da bu eylemin başkasının banka hesaplarıyla ilişkilendirilmek suretiyle yapılması gerektiğidir. Zira sahte kart üretme fiili bu suretle işlenmediği takdirde ilgili suç oluşmayacaktır.
Sahte kart kullanımı ise Türk Ceza Kanunu’nun 245/3 maddesinde düzenlenen suçu oluşturmaktadır. Bu maddeye göre sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya kredi kartını kullanan kişi fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacaktır. Bu suçun oluşması için de fiil sebebiyle fail kendisine veya başkasına yarar sağlamalıdır.Kart Bilgilerinin Paylaşılması veya Satılması Suç Oluşturur mu?
Başkasına ait kart bilgilerinin paylaşılması veya satılması fiili Türk Ceza Kanunu’nun 245/1’de düzenlenen suçun “kullandırtma” eylemi olarak düşünülebilir. Zira kart bilgilerini hamilin rızası olmaksızın satan kişi, bu kart bilgilerinin kullandırtma kastı ile hareket etmektedir. Aynı zamanda bu eylemden maddi bir yarar da sağladığından hareketi banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu bakımından sorumluluk doğurabilir.
Banka veya Kredi Kartı Dolandırıcılığı Suçunda Bilişim Yolu ile İşlenen Haller
Banka veya kredi kartı dolandırıcılığı suçunda bilişim yolu ile işlenen haller, çoğunlukla internet bankacılığı, mobil uygulamalar, sanal POS sistemleri ve online alışveriş siteleri üzerinden ortaya çıkmaktadır. Bu hallerde banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu, bilişim sistemine girme, verileri yok etme veya değiştirme gibi TCK m.243 ve m.244’te düzenlenen bilişim suçları ile iç içe geçmekte; fail, çoğu zaman kart bilgilerinin izinsiz elde edilmesi ve elektronik ortamda kullanılması yoluyla haksız yarar sağlamaktadır.
Aynı zamanda Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesinde nitelikli dolandırıcılık suçu düzenlenmiştir. Banka veya kredi kartı dolandırıcılığı bu maddenin “f” bendinde düzenlenen “bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” suçuna sebebiyet vermektedir. Bu durumda faile 3 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası ve beşbin güne kadar adli para cezası hükmolunacaktır.
Bu Suçla İlgili Soruşturma ve Kovuşturma Süreci Nasıl İşler?
Bu suçla ilgili soruşturma ve kovuşturma süreci nasıl işler sorusuna yanıt aranırken, öncelikle banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunun şikayete bağlı olmadığı, Cumhuriyet savcılığı tarafından resen soruşturulduğu vurgulanmalıdır. Mağdurun şikayeti, bankanın ihbarı veya kolluk tarafından tespit edilen şüpheli işlemler üzerine savcılık soruşturma başlatır; delil olarak hesap hareketleri, kamera kayıtları, POS ve ATM logları, telefon ve elektronik posta yazışmaları toplanır. Ardından şüphelinin ifadesi alınır, yeterli şüphe oluşması halinde Cumhuriyet Savcısı tarafından iddianame düzenlenerek kamu davası açılır.
Bu suç açısından görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir. Yargılama sonunda beraat, mahkumiyet, ceza verilmesine yer olmadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) veya davanın düşmesi gibi kararlar verilebilir. Ayrıca bu suç bakımından istinaf ve temyiz kanun yolları da açıktır.
Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu bakımından şikayet hakkının hangi makama ve ne şekilde yapılacağı ile ilgili daha detaylı bilgi almak için “Suç Duyurusu Nasıl Yapılır” adlı yazımıza göz geçirebilirsiniz.
Banka ve Kredi Kartı Suçlarında Şikayet Süresi ve Zamanaşımı
Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu şikayete tabi bir suç olmadığından savcılık tarafından resen soruşturulan suçlardandır. Dolayısıyla mağdurun belirli bir süre içinde şikayette bulunma zorunluluğu yoktur; ancak dava zamanaşımı süresi dolmadan ihbarda bulunmak fiilin ve failin etkin şekilde soruşturulabilmesi ve hakkında kovuşturma işlemlerinin uygulanması açısından önem taşır.
Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunda dava zamanaşımı 8 yıldır. bu süre banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunun işlendiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Dava zamanaşımını kesen işlemler (ifade alma, iddianame düzenlenmesi vb.) gerçekleştiğinde zamanaşımı sürelerinin uzaması gündeme gelebilir. Zamanaşımı süresinin dolması halinde açılmış olan kamu davası düşer ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu yönünden fail hakkında ceza yargılaması yapılamaz.
![]()
Etkin Pişmanlık ve Önödeme ve Uzlaşma
Ceza hukukundaki etkin pişmanlık ve önödeme ve uzlaşma kavramları, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu bakımından farklı sonuçlar doğurmaktadır. TCK m.245/5 uyarınca, birinci fıkra kapsamına giren fiiller yönünden malvarlığına karşı suçlara ilişkin etkin pişmanlık hükümleri uygulanır. Bu hüküm uyarınca fail, soruşturma veya kovuşturma aşamasında mağdurun uğradığı zararı tamamen giderirse cezasında belirli oranlarda indirim yapılabilir. Bu nedenle etkin pişmanlık, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu failinin zararı tazmin ederek daha düşük bir ceza alma imkanı sağlamaktadır. Bunların haricinde banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçları ön ödemeye ya da uzlaşmaya tabi suçlar arasında sayılmamaktadır.
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması ve Cezanın Ertelenmesi Şartları
Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu için cezanın ertelemesi gündeme gelebilir. Cezanın ertelenmesi için sanığa verilen hapis cezasının 2 yıl veya daha az olması, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan 3 aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş bulunması ve ileride suç işlemeyeceği kanaatinin oluşması gerekir. Erteleme kararı verildiğinde ceza infaz edilmez; sanık denetim süresine tabi tutulur ve bu sürede yükümlülüklere uygun davranması halinde ceza infaz edilmiş sayılır.
Hükmün açıklanmasının geriye bırakılması (HAGB) açısından ise fail hakkında hükmolunan cezanın iki yıl veya altında olması, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaat oluşması ve mağdurun zararı varsa giderilmiş olması gerekir. Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu çoğu olayda 2 yılın üzerinde ceza ile sonuçlansa da bazı somut olaylarda lehe hükümlerin uygulanması, etkin pişmanlık ve takdiri indirimler sonucu HAGB sınırı içine düşmesi mümkündür.
Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması Suçunda Ceza Zamanaşımı
Ceza zamanaşımı, kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının infaz edilebileceği süreyi ifade eder ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu bakımından TCK m.68 hükümleri uyarınca belirlenir. Mahkemece verilen hapis ve adli para cezalarının kesinleşmesinden sonra, belirli bir süre içinde infaz edilmemesi halinde ceza zamanaşımı nedeniyle cezanın infaz kabiliyeti ortadan kalkar. Ceza zamanaşımının süresi, hükmolunan cezanın türü ve miktarına göre değişmekte; hapis cezası veya adli para cezasının üst sınırı dikkate alınarak farklı süreler öngörülmektedir.
Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu açısından eğer verilen ceza 5 yıl ve daha az bir hapis cezası ise ceza zamanaşımı 10 yıldır. Lakin verilen ceza 5 yıldan fazla ise ceza zamanaşımı 20 yıldır. Mahkeme tarafından hapis cezasına hükmolunduktan sonra bu sürelerin geçmesi ile artık verilen hapis cezasının infazı mümkün olmayacaktır.
Mağdur Kişilerin Hakları ve Para İadesi Süreci
Mağdur kişilerin hakları ve para iadesi süreci, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu ile karşı karşıya kalan kart hamilleri açısından ceza yargılaması ile özel hukuk davasının birlikte yürütülmesini gerektirmektedir. Mağdur, öncelikle bankaya başvurarak yetkisiz işlemlere itiraz etme, kartın iptalini isteme, yeni kart talep etme ve haksız çekilen tutarların iadesini talep etme hakkına sahiptir. Bankanın iç incelemesi ve güvenlik yükümlülüklerine uygun davranıp davranmadığı, uyuşmazlıkta bankanın sorumluluğunu etkilemektedir.
Mağdur kişilerin hakları ve para iadesi süreci kapsamında, ceza davasında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu failinin mahkum edilmesi, iade ve tazmin talepleri bakımından önemli bir delil mahiyetindedir. Mağdur, ceza davası yanında haksız fiil sorumluluğuna dayanarak fail aleyhine veya banka ile akdi ilişkiye dayanarak banka aleyhine alacak/tazminat davası açabilir. Ayrıca tüketici sıfatını haiz kart hamilleri bakımından, 6502 sayılı Kanun çerçevesinde bankanın sorumluluğu ve para iadesi süreçleri, tüketici hakem heyetleri ve tüketici mahkemeleri önünde ayrıca değerlendirilir.
Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması Suçu Avukat
Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu avukat desteği, hem mağdur hem de şüpheli/sanık açısından hak kayıplarının önlenmesi bakımından büyük önem taşır. Suçun teknik niteliği, bilişim sistemleriyle olan yakın ilişkisi ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu için öngörülen ağır yaptırımlar dikkate alındığında, soruşturma aşamasından itibaren deneyimli bir ceza avukatıyla hareket edilmesi, delillerin toplanması, savunma stratejisinin belirlenmesi ve etkin pişmanlık gibi lehe hükümlerin doğru zamanda işletilmesi açısından belirleyici olabilir.
Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu avukat yardımı, mağdur yönünden ise şikayet ve tazmin süreçlerinin sağlıklı yürütülmesi, bankaya karşı ileri sürülebilecek hakların tespiti, para iadesi prosedürlerinin takip edilmesi ve ceza davasına katılma hususlarında önem kazanır. Bu nedenle banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu kapsamında yürütülen soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde, bilişim alanında suçlar ve finansal ceza hukuku alanında çalışan bir avukattan hukuki destek alınması, hem maddi zararın giderilmesi hem de ceza sorumluluğunun doğru şekilde belirlenmesi bakımından elzemdir.
![]()
Sıkça Sorulan Sorular:
Başkalarına ait kart bilgilerinin kullanılması suç kapsamında değerlendirilir mi?
Başkalarına ait kart bilgilerin izinsiz kullanılarak yarar sağlanması banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçuna sebebiyet verecektir.
Kart bilgileri izinsiz ele geçirildiğinde ne tür cezalar öngörülür?
Kart bilgilerinin izinsiz ele geçirilmesi tek başına banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçuna sebebiyet vermese de bu bilgilerin maddi yarar sağlama amacıyla kullanılması sonucunda bu suç oluşacaktır.
Kredi kartı dolandırıcılığı durumunda para iadesi yapılabilir mi?
Bu durumda bankaya şüpheli işlem bildiriminde bulunarak iade talep etmeyi denemek gerekir. Lakin çoğu zaman dolandırıcılık suçu failine hukuk davası açmak gerekir.
Sahte kart kullanımı tespit edildiğinde hangi işlemler başlatılır?
Bu durumda failin kendisine yarar sağlama durumu da mevcutsa TCK m.245/3’te yer alan suç oluşur. Bu suçun faili açısından dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası öngörülmektedir.
Kart sahibi suçtan haberdar değilse sorumluluk doğar mı?
Kart sahibinin suç işleme kastı olmadığından herhangi bir cezai sorumluluğu gündeme gelmeyecektir.
Şikayet süresi geçerse dava açılabilir mi?
Bu suçlar açısından şikayet süresi yoktur. Lakin delillerin en iyi şekilde toplanabilmesi için olayın üzerinden çok süre geçmeden şikayette bulunmak gerekir.
Banka veya kredi kartı suçu işlendiğinde hapis cezası verilir mi?
Bu suçlar açısından kanunda hapis ve adli para cezaları öngörülmektedir.
Suçun ilk defa işlenmesi cezada indirim sağlar mı?
Failin adli sicilinin temiz olması halinde takdiri indirim sebeplerinin uygulanması mümkündür.
Kartla yapılan işlemler iptal edilebilir mi?
Banka ile iletişime geçip şüpheli işlem bildiriminde bulunulduğunda yapılan işlemlerin iptal edilme durumu söz konusu olabilir. Bu durum bankanın iç işleri ile de alakalı bir durumdur.
Banka veya kredi kartı suçu hakkında dava süreci ne kadar sürer?
Bu durum dosyadaki delil durumuna, fail ve mağdur sayısına, kartla yapılan işlem sayısına ve mahkemenin iş yüküne göre değişebilecek durumdur. Lakin ceza yargılamasının 1-2 sene sürmesi olası bir durumdur.
![]()
