ÇOCUĞUN İSMİNİ DEĞİŞTİRME DAVASI (2026)
Çocuğun ismini değiştirme davası, çocuğun üstün yararı ilkesi ışığında, adının değiştirilmesine yönelik bir dava türüdür. Her ne kadar çocuğun ismini ilk belirleyen kişi onun anne ve babası olsa da bazı koşulların gerçekleşmesi ile çocuğun ismini değiştirmek için mahkemeye başvurmak gerekebilir. Bu makalede, çocuğun ismini değiştirme davasının hukuki dayanaklarını, hangi hallerde isim değişikliğinin mümkün olduğunu, davayı kimlerin açabileceğini ve yapılması gereken usul işlemlerini sistematik biçimde inceleyeceğiz.
- Çocuğun İsmini Değiştirme Davası Nedir?
- Hangi Durumlarda Çocuğun İsmi Değiştirilebilir?
- Çocuğun İsmini Değiştirme Davasını Kimler Açabilir?
- Çocuğun İsmini Değiştirme Davasında Mahkeme Süreci
- Çocuğun İsmini Değiştirme Davası Görevli ve Yetkili Mahkeme
- Çocuğun İsmini Değiştirme Davası Davacı ve Davalı Çocuğun Rızası Gerekli midir?
- İsim Değişikliği İçin Gerekli Belgeler ve Dilekçe Detayları
- İsim Değişikliği Kararı Nüfusa Nasıl İşlenir?
- Çocuğun 2. İsmini Sildirmek Mümkün Mü?
- Çocuğumun İsmini Değiştirmek İstiyorum
- Diğer Eşin Onayı Olmadan Çocuğun İsmini Değiştirme
- Çocuğun İsmini Değiştirme Davasında Dikkat Edilmesi Gerekenler
- Çocuğun İsmini Değiştirme Davası Avukat
- Sıkça Sorulan Sorular
- Çocuğun ismini değiştirmek için dava şart mı?
- Anne tek başına çocuğun ismini değiştirebilir mi?
- Mahkeme çocuğun adını değiştirme talebini hangi şartlarda kabul eder?
- 18 yaş altı çocuk için isim değişikliği mümkün mü?
- Eşimin rızası olmadan çocuğun adını değiştirmem mümkün müdür?
- Çocuğun ismini değiştirme davası kararı ne zaman kesinleşir ve nüfusa işlenir?
- İsim değişikliğinden sonra eski kimlik geçerli olur mu?
- Aynı anda hem isim hem soyadı değişikliği yapılabilir mi?
- Çocuğun İsmini Değiştirme Davası Sonuç
Çocuğun İsmini Değiştirme Davası Nedir?
Kişilerin ismi gibi toplum düzenini ilgilendiren, belirleyici ve tanımlayıcı görevleri bulunan hususlar sürekli değişikliğe uğramamalıdır. Bu sebeple Türk Hukukunda kural isim değişmemezliğidir. Zira sürekli değişen isimler kamu düzeninde kargaşaya sebebiyet verebilmektedir. Lakin kural bu olmakla birlikte 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 27. maddesinde, haklı sebeplerin varlığı halinde kişinin hakimden isim değişikliğini isteyebileceği düzenlenmiştir. Şu anki mevzuatımız yönünden isim değişikliği konusunda sınırlayıcı tek hüküm Türk Medeni Kanunu’nun 27. maddesidir. İlgili maddede “haklı sebeplerin varlığı” denilmekle yetinilerek bu sebeplere ilişkin örnek verilmemiştir. Bu durumda hakim, haklı sebebin var olup olmadığını somut olay bazında inceleyerek bir karara varacaktır.
Burada değinilmesi gereken bir durum da isim değişikliği ile ismin düzeltilmesi kavramlarıdır. Bu iki kavram birbirinden farklıdır. İsmin düzeltilmesinde nüfus memurunun yaptığı bir hata sebebiyle kişinin isminde yazım hatası oluşmuştur. Bu durum Türk Medeni Kanunu’nun 39. maddesi kapsamında adın düzeltilmesi davasının konusunu oluşturur ve ilgili dava nüfus müdürlüğüne karşı açılmalıdır. Buna karşılık olarak isim değiştirmede ise kişi haklı sebeplerin varlığı halinde mevcut isminin değiştirilerek başka bir isim kullanmayı talep etmektedir.
Hangi Durumlarda Çocuğun İsmi Değiştirilebilir?
Çocuğun ismini değiştirme davası için gerekli şartları Türk Medeni Kanunu’nda şu şekilde düzenlenmiştir:
- Haklı bir sebep bulunmalıdır.
- İlgili talepte bulunmalıdır.
- Mahkeme bu yönde karar vermelidir.
Kanunda yalnızca “haklı sebeplerin varlığı” denmekle yetinilmiş, ayrıca bu yönde bir örnek verme yoluna gidilmemiştir. Bu durumda hakim, somut olay bazında bir değerlendirme yaparak bu koşulun gerçekleşip gerçekleşmediğine karar verecektir. Haklı sebeplere örnek olarak; kötü şöhret sahibi bir insan ile aynı isme sahip olma, kişinin isminin alay konusu olması, kütükteki ismi ile sürekli kullanılan isminin farklı olması verilebilir.
Önemli olan hususlardan biri de çocuğun ismini değiştirme davasında talebin kim tarafından yapılacağıdır. İsim değişikliği talebi kişiye sıkı sıkıya bağlı bir haktır, bu sebeple şahsen kullanılmalıdır. Dolayısıyla mahkemeden bu yönde bir talepte bulunabilmek için temyiz gücünün var olması (diğer bir ifade ile ayırt etme gücü) yeterlidir.
Çocuğun İsmini Değiştirme Davasını Kimler Açabilir?
Çocuğun ismini değiştirme davasını kimlerin açabileceği; anne ve babanın birlikte olup olmamasına ve çocuğun ayırt etme gücüne sahip (mümeyyiz) olup olmamasına göre şekillenecektir.
Eğer anne ve baba birlikte, fakat çocuğun ayırt etme gücü yoksa; bu durumda anne ve baba birlikte mahkemeye başvurarak çocuğun ismini değiştirme davası açmalıdır. Zira bu durumda çocuk tam ehliyetsizdir ve onun yerine kanuni temsilcisi dava açabilir. Eğer anne ve baba bu durumda anlaşmazlığa düşüyorsa Türk Medeni Kanunu’nun 195. maddesi uyarınca hakim çocuğun yüksek yararı ilkesini de gözeterek; eşleri yükümlülükleri konusunda uyarır, onları uzlaştırmaya çalışır ve eşlerin ortak rızası ile uzman kişilerin yardımını isteyebilir. Eğer anne ve baba birlikteyse ve çocuk da ayırt etme gücüne sahipse; isim değiştirme talebi kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğundan bu durumda çocuk kendi adına talepte bulunmalıdır.
Uygulamada en çok karşılaşılan durum anne ve babanın birlikte olmadığı durumlarda çocuğun ayırt etme gücüne sahip olmaması halinde davanın kim tarafından açılacağıdır. Bu durumda dava velayet hakkı kendisine bırakılan ebeveyn tarafından açılmalıdır. Lakin velayet hakkı kendisine bırakılmayanın da davaya katılımının sağlanması gerekir. Nitekim taraf teşkili dava şartı olup yargılamanın her aşamasında mahkeme tarafından re’sen kontrol edilir.
Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu verdiği bir kararda da buna dikkat çekmiştir: “Belirtildiği üzere çocuğun adını anne ve baba birlikte belirlediklerinden değiştirilmesi talebini de yasal şartların oluşması halinde mahkemeden birlikte istemeleri gerekir. Anne ve babanın bu taleplerini birlikte yapmamaları veya değişiklik üzerinde anlaşamamaları halinde birinin başvurusu üzerine değerinin davada taraf olarak katılımı sağlanmalıdır. Taraf teşkiline ilişkin bu husus dava şartı olup, kamu düzenine ilişkin olmakla davanın her aşamasında mahkemece re’sen dikkat edilmesi gereken bir olgudur.” (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 08.12.2010 Tarih, 2010/643 Esas, 2010/648 Karar)
Çocuğun İsmini Değiştirme Davasında Mahkeme Süreci
Çocuğun ismini değiştirme davasında mahkeme süreci, görevli ve yetkili mahkemeye dilekçe verilmesi ile başlayacaktır. Dava dilekçesinin kabulü, tensip, tebligat ve delillerin toplanması aşamalarıyla yargılama süreci ilerler. Mahkeme, çocuğun ismini değiştirme davası kapsamında çocuğun üstün yararını gözeterek bir karar varmalıdır. Yaşına ve olgunluk düzeyine göre mahkeme tarafından çocuk dinlenebilir, sosyal inceleme raporu isteyebilir ve varsa tanık beyanları değerlendirilerek karar verilir.
Çocuğun İsmini Değiştirme Davası Görevli ve Yetkili Mahkeme
Çocuğun ismini değiştirme davasında görevli ve yetkili mahkeme 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nda düzenlenmiştir. Bu kanuna göre nüfus kayıtlarının düzeltilmesini talep eden kişinin yerleşim yerindeki asliye hukuk mahkemesinde dava açılmalıdır. Görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olup yetkili mahkeme ise nüfus kayıtlarının düzeltilmesini talep eden kişinin yerleşim yeri mahkemesidir.
Çocuğun İsmini Değiştirme Davası Davacı ve Davalı Çocuğun Rızası Gerekli midir?
Çocuğun ismini değiştirme davasında davacı taraf çocuğun ayırt etme gücüne sahip olup olmamasına bağlı değişkenlik göstermektedir. Çocuğun ayırt etme gücü varsa bu dava kendisi tarafından açılmalıdır. Zira isim değişikliği talebi kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardandır. Lakin çocuğun ayırt etme gücü yoksa davayı velayet hakkı bağlamında anne ve babası açmalıdır. Anne-baba ayrıysa ve davayı velayet kendisine bırakılan kişi açmışsa, velayet kendisine bırakılmayan tarafa davanın ihbar edilmesi gerekmektedir. Bu durum taraf teşkilinin sağlanması açısından önemlidir. Davalı taraf ise nüfus müdürlüğü olarak gösterilmektedir.
Bu davalarda çocuğun görüşünün alınıp alınmaması gerektiği akla gelebilir. Türkiye’nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme m.12 uyarınca, çocuğu ilgilendiren yargısal ve idari süreçlerde çocuğun görüşü, yaşı ve olgunluk derecesine uygun olarak dikkate alınır. Aile hukukundaki genel ilke de çocuğun üstün yararıdır. Bu nedenle mahkemeler uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda, özellikle okul çağındaki çocuklarda çocuğu bizzat dinleyebilir ve pedagog raporu alabilir.
İsim Değişikliği İçin Gerekli Belgeler ve Dilekçe Detayları
Çocuğun isminin değişikliği davası için Asliye Hukuk Mahkemesi’ne dilekçe verilmelidir. Bu dilekçede haklı sebeplerin varlığını kanıtlayan vakıalar anlatılmalı ve bunları somutlaştıracak deliller eklenmelidir. Bu tür davalarda uygulamada tanık deliline oldukça sık bir şekilde dayanılmaktadır. Bu sebeple davacı tarafından dava dilekçesinde mutlaka tanık deliline dayanıldığı belirtilmelidir. Mahkeme, dilekçeler aşamasının bitmesi ile tensip zaptı düzenler ve bunu davanın taraflarına tebliğ eder. Tensip zaptında davacı tarafa tanıkların bildirilmesi için kesin süre verilir. Bu kesin süre içerisinde haklı sebeplerin varlığını kanıtlayan tanıkların isimleri ve adresleri mahkemeye bildirilmeli ve tanık davetiyesi çıkması sağlanmalıdır.
İsim Değişikliği Kararı Nüfusa Nasıl İşlenir?
Çocuğun ismini değiştirme davasında mahkeme kararı kesinleştikten sonra mahkeme, kararı nüfus müdürlüğüne tebliğ edecektir. Tebliğ edilen bu karara göre nüfus müdürlüğü nüfus kütüğünde gerekli değişiklikleri yapmakla mükelleftir. Aynı zamanda 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’na göre adın değiştirildiği Basın İlan Kurumu’nun ilan portalında da duyurulur.
Çocuğun 2. İsmini Sildirmek Mümkün Mü?
Çocuğun ikinci isminin kaldırılması da adın değiştirilmesi kapsamında olup bu durumda aynı usul ve ispat kuralları geçerlidir. Haklı sebep çerçevesinde, örneğin çocuğun farklı adla tanınması veya iki adın çocukta kimlik karmaşası yaratması gibi gerekçeler ile ikinci ismin sildirilmesi mahkemeden talep edilebilir. Bazı durumlarda isim ekleme davası da açılmak istenebilir. Bu konuya ilişkin makalemize şuradan ulaşabilirsiniz.

Çocuğumun İsmini Değiştirmek İstiyorum
Çocuğun ismini değiştirmek için Asliye Hukuk Mahkemesi’ne dilekçe verilmesi gerekir. Eğer çocuğun ayırt etme gücü varsa bu durumda kendisinin mahkemeden talep etmesi gerekir. Fakat çocuğun ayırt etme gücü yoksa çocuğun üzerinde velayet hakkı olan anne ve baba çocuğun ismini değiştirme davası açabilir. Mahkemeye verilecek olan dilekçede haklı sebeplerin varlığı açıklanmalı ve delillerle desteklenmelidir. Bu durumda en çok başvurulan delil tanık delili olup tanık listesinin süresinde verilmesi hak kaybını önleyecektir.
Diğer Eşin Onayı Olmadan Çocuğun İsmini Değiştirme
Eğer anne ve babanın evlilik birliği sona ermişse çocuğun ismini değiştirme davasını kimin açacağı önem arz eder. Kural olarak çocuğun adı anne ve baba tarafından birlikte belirlendiğinden anne ve babanın anlaşarak bu davayı açması halinde ortada bir uyuşmazlık olmayacaktır. Lakin bu hallerde genelde velayet hakkı kendisine bırakılan kişi sonradan çocuğun ismini değiştirme davası açar. Açılan bu davanın velayet kendisine bırakılmayan kişinin davaya katılımı sağlanmalıdır. Zira velayet hakkı her zaman değişebilecek bir husustur.
Çocuğun İsmini Değiştirme Davasında Dikkat Edilmesi Gerekenler
Çocuğun ismini değiştirme davasında hakimin isim değişikliği kararı verebilmesi için somut olayda haklı sebeplerin mevcut olması gerekmektedir. Bu sebeple davacı taraf haklı sebebin somut olayda gerçekleştiğini ispat etmelidir. Örneğin davacının farklı bir adla tanınması ya da isminin alay konusu olması gibi durumlar haklı sebebi oluşturabilir. Bu olguları kanıtlayan delillere dava dilekçesinde muhakkak yer verilmelidir. Aynı zamanda bu davalarda, davacının en sık dayandığı delil tanık delilidir. Bu sebeple mahkeme tarafından bu delile dayanan davacıya tensip tutanağı ile birlikte tanık listesinin sunulması için kesin süre verilir. Bu sürede tanık listesi mahkemeye verilmezse davalı bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılır. Bu sürelerin takibi ve tanıkların hazır edilmesi elzemdir.
Aynı zamanda mahkeme çocuğun yaşına göre pedagog gibi uzman bir kimseden rapor alınmasını isteyebileceği gibi direkt olarak çocuğun dinlenilmesini de isteyebilir. Eğer davacının lehine olan bir durumsa bu dava dilekçesinde muhakkak belirtilmelidir.
Bu davanın özellikle yetkili ve görevli mahkemede açılması özellikle süre kaybı yaşanmaması ve ilave masraf yapılmaması açısından oldukça önemlidir. Çocuğun isminin değiştirilmesi davasında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olup nüfus kayıtlarının düzeltilmesini talep eden (kısaca davacı) yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.
Çocuğun İsmini Değiştirme Davası Avukat
Özellikle haklı sebeplerin varlığının hangi delillere dayandırılacağı, tanık varsa tanık listesinin hangi aşamada mahkemeye sunulacağı, tanıkların nasıl hazırlanacağı, usuli süreler gibi durumlarda uzman bir avukattan destek almak önemli olup hak kaybının yaşanmaması açısından da gereklidir.

Sıkça Sorulan Sorular
Çocuğun ismini değiştirmek için dava şart mı?
Evet, kural olarak çocuğun ismini değiştirme davası açılması gerekmektedir. İmla hataları gibi durumlarda ismin düzeltilmesi davası açılmalıdır.
Anne tek başına çocuğun ismini değiştirebilir mi?
Eğer evlilik birliği sona ermiş ve velayet anneye bırakılmışsa kural yine de eşlerin birlikte dava açmalarıdır. Eğer eşler bu konuda anlaşamadıysa anne tek başına dava açtıktan sonra açılan davadan babanın haberdar olmasını sağlamalıdır, zira taraf teşkili dava şartıdır.
Mahkeme çocuğun adını değiştirme talebini hangi şartlarda kabul eder?
Bunun için Türk Medeni Kanunu’nda haklı sebeplerin varlığı aranmakta olup bu durumlara örnek verilmemiştir. Haklı sebeplere örnek olarak ismin kötü şöhret sahibi bir insan ile aynı isme sahip olma, kişinin isminin alay konusu olması, kütükteki ismi ile sürekli kullanılan isminin farklı olması verilebilir.
18 yaş altı çocuk için isim değişikliği mümkün mü?
Evet mümkündür. Haklı sebeplerin varlığı halinde çocukların da ismi değişebilir. Bu durumda çocuğun ayırt etme gücüne sahip olup olmamasına göre dava anne/baba ya da doğrudan çocuk tarafından açılabilmektedir.
Eşimin rızası olmadan çocuğun adını değiştirmem mümkün müdür?
Eşler evlilik birliği içinde ise ve biri çocuğun adının değiştirilmesi için mahkemeye başvurduysa açılan bu davadan muhakkak diğer eşin haberdar olması sağlanmalıdır. Zira taraf teşkili dava şartıdır. Bu durumda hakim eşleri yükümlülükleri konusunda uyararak uzlaşmalarını sağlayacaktır.
Çocuğun ismini değiştirme davası kararı ne zaman kesinleşir ve nüfusa işlenir?
Çocuğun isminin değiştirilmesi davası çekişmesiz yargı işlerinden olup taraflardan her biri 2 hafta içerisinde istinaf kanun yoluna başvurabilir. Eğer bu yola başvurulmazsa karar kesinleşir ve nüfusa işlenir.
İsim değişikliğinden sonra eski kimlik geçerli olur mu?
Mahkeme kararından sonra nüfus kayıtları da güncellenecektir. Dolayısıyla adı değiştirilen kişinin kimlik kartını yenilemesi gerekir.
Aynı anda hem isim hem soyadı değişikliği yapılabilir mi?
Türk Medeni Kanunu’nda çocuğun soyadının nasıl kazanacağı düzenlenmek birlikte nasıl değiştirileceği konusunda özel bir düzenleme yoktur. Dolayısıyla çocuğun soyadının değiştirilmesi de ad değişikliği hükmü bağlamında değerlendirilmelidir. Bu sebeple haklı sebeplerin varlığı halinde hem isim hem soyadı değişikliği yapılabilir.
Çocuğun İsmini Değiştirme Davası Sonuç
Çocuğun isminin değiştirilmesi davası, kişilik haklarının yanında kamu düzenini de ilgilendiren bir davadır. Bu davada davacı taraf haklı sebebin gerçekleştiğini somut delillere dayanarak ispat etmelidir. Yetkisiz ya da görevsiz mahkemede dava açılması gibi usuli hatalar davanın reddine ve gecikmeye yol açabileceğinden, davanın açılmasında ve yürütülmesi esnasında mutlaka uzman bir avukata danışılmalıdır.

