
İTİRAZIN İPTALİ DAVASI (2026)
İtirazın iptali davası, borçlunun haksız ve mesnetsiz itirazı nedeniyle duran icra takibinin devamının sağlanması amacıyla alacaklı tarafından açılan bir dava türü olarak düzenlenmektedir. Bu dava ile birlikte, itirazın haksızlığının tespiti ile takibin devamına karar verilmesi ve şartların oluşması halinde icra inkâr tazminatına hükmedilmesi talep edilmektedir. İcra ve İflas Kanunu’nun ilgili hükümleri uyarınca açılan itirazın iptali davasında, alacağın varlığı ve miktarı genel hükümlere göre ispat edilmekte ve uyuşmazlık esasa girilerek çözümlenmektedir. Bu kapsamda dava, itirazın kaldırılması yolundan farklı olarak maddi hukuka ilişkin bir incelemeyi zorunlu kılmakta ve yargılama sonucunda verilen karar kesin hüküm niteliği taşımaktadır.
- İtirazın İptali Davası Nedir?
- İtirazın İptali Davasının Hukuki Dayanağı
- İtirazın İptali Davası Hangi Hallerde Açılır?
- İtirazın İptali Davası İle İtirazın Kaldırılması Arasındaki Farklar
- İtirazın İptali Davasının Şartları
- İtirazın İptali Davasında Görevli Mahkeme
- İtirazın İptali Davasında Yetkili Mahkeme
- İtirazın İptali Davasında Taraflar
- İtirazın İptali Davasında İspat Yükü
- İtirazın İptali Davasında Deliller
- İtirazın İptali Davasında Süreler (Hak Düşürücü Süre)
- İtirazın İptali Davasında Yargılama Usulü
- İtirazın İptali Davasında Faiz Talebi
- İtirazın İptali Davasında Kötü Niyet Tazminatı (İcra İnkar Tazminatı)
- İtirazın İptali Davasında Kısmi Dava Açılabilir Mi?
- İtirazın İptali Davasında Birlikte Talep Edilebilecek Hususlar
- İtirazın İptali Davasının Sonuçları
- İtirazın İptali Davası Kazanılırsa Ne Olur?
- İtirazın İptali Davası Kaybedilirse Ne Olur?
- İtirazın İptali Davasında Zamanaşımı
- İtirazın İptali Davası Açmadan Önce Arabuluculuk Zorunlu Mu?
- İtirazın İptali Davasında Harç ve Yargılama Giderleri
- İtirazın İptali Davasında Avukatla Takip Zorunlu Mu?
- Yargıtay Kararları Işığında İtirazın İptali Davası
- SIKÇA SORULAN SORULAR
- İtirazın İptali Davası Açma Süresi Ne Kadardır?
- İtirazın İptali Davasında 1 Yıllık Süre Ne Zaman Başlar?
- İtirazın İptali Davası Açılmazsa Ne Olur?
- İtirazın İptali Davası Hangi Tür Alacaklar İçin Açılabilir?
- İtirazın İptali Davasında İspat Yükü Kimdedir?
- İtirazın İptali Davasında Tanık Dinlenir Mi?
- İtirazın İptali Davasında Yazılı Belge Şart Mıdır?
- İtirazın İptali Davasında Faiz Talep Edilebilir Mi?
- İtirazın İptali Davasında İcra İnkar Tazminatı Nedir?
- İtirazın İptali Davasında İcra İnkar Tazminatı Ne Kadar Olur?
- İtirazın İptali Davasında Kısmi Dava Açılabilir Mi?
- İtirazın İptali Davası Arabuluculuğa Tabi Midir?
- İtirazın İptali Davasında Harç Ne Kadar Ödenir?
- İtirazın İptali Davasında Avukat Tutmak Zorunlu Mudur?
- İtirazın İptali Davası Sonrasında Takip Nasıl Devam Eder?
- İtirazın İptali Davası Zamanaşımını Keser Mi?
İtirazın İptali Davası Nedir?
İtirazın iptali davası, borçlu tarafından icra takibine yapılan itiraz sonucunda duran takibin devamını sağlamak amacıyla alacaklı tarafından açılan bir eda davası niteliği taşımaktadır. Bu dava ile icra takibine konu edilen alacağın varlığı ve miktarı genel hükümlere göre yargılamaya konu edilmekte ve borçlunun itirazının haksız olduğu mahkeme kararı ile tespit edilmektedir. Yargılama sonucunda itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi talep edilmekte ve şartların oluşması halinde icra inkâr tazminatına hükmedilmesi mümkün olmaktadır.
İtirazın İptali Davasının Hukuki Dayanağı
İtirazın iptali davasının hukuki dayanağı, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesinde açıkça düzenlenmektedir. Anılan hüküm uyarınca, icra takibine itiraz eden borçluya karşı alacaklının, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davası açma hakkı bulunmaktadır. Bu dava, genel mahkemelerde açılmakta ve yargılama sürecinde alacak ilişkisi maddi hukuk hükümlerine göre incelenmektedir. Davanın kabulü halinde icra takibinin devamı sağlanmakta ve icra inkâr tazminatına hükmedilebilmektedir.
İtirazın İptali Davası Hangi Hallerde Açılır?
İtirazın iptali davası, ilamsız icra takibine borçlu tarafından süresi içinde yapılan itiraz nedeniyle takibin durması halinde açılmaktadır. Alacaklının, alacağını İcra ve İflas Kanunu’nun 68 ve 68/a maddelerinde sayılan belgelerle ispat edememesi durumunda itirazın kaldırılması yoluna başvurması mümkün olmadığından, itirazın iptali davası açılması zorunlu hale gelmektedir. Bu dava, alacağın varlığının ve borçlunun itirazının haksızlığının mahkeme kararı ile tespit edilmesini amaçlamakta ve genel yargılama usulüne tabi olarak görülmektedir.
İtirazın İptali Davası İle İtirazın Kaldırılması Arasındaki Farklar
İtirazın iptali davası ile itirazın kaldırılması yolu, icra takibine yapılan itirazın sonuçlarını ortadan kaldırmayı amaçlamakla birlikte hukuki nitelik ve sonuçları bakımından farklılık göstermektedir. İtirazın iptali davası genel mahkemelerde açılmakta ve alacak genel hükümlere göre ispat edilmektedir. Buna karşılık itirazın kaldırılması, icra hukukuna özgü olup sınırlı belgelerle icra mahkemesinde görülmektedir. İtirazın iptali davası kesin hüküm niteliği taşırken, itirazın kaldırılması kararları maddi anlamda kesin hüküm oluşturmamaktadır.
| Kriter | İtirazın İptali Davası | İtirazın Kaldırılması |
|---|---|---|
| Hukuki Dayanak | İİK m. 67 | İİK m. 68-68/a |
| Başvurulan Merci | Genel görevli mahkemeler (Asliye Hukuk, Asliye Ticaret vb.) | İcra Hukuk Mahkemesi |
| Davanın Niteliği | Genel mahkemede açılan eda davasıdır | Takip hukukuna özgü, daha dar kapsamlı bir başvurudur |
| Delil Şartı | Her türlü delil ileri sürülebilir | Kural olarak yazılı belge gerekir |
| İspat İmkânı | Tanık, bilirkişi, keşif dahil tüm deliller mümkündür | Sınırlı inceleme yapılır, belge esastır |
| Süre | İtirazın tebliğinden itibaren 1 yıl içinde açılmalıdır | Ödeme emrine itirazın tebliğinden itibaren 6 ay içinde talep edilmelidir |
| Yargılama Usulü | Genel hükümlere göre tam yargılama | Daha hızlı ve basit inceleme |
| Sonuç | Mahkeme alacağın varlığına karar verir; takip devam eder | İtiraz kaldırılırsa takip kesinleşir |
| İcra İnkar Tazminatı | Talep edilirse ve şartları oluşursa hükmedilebilir | Şartları varsa hükmedilebilir |
| Kesin Hüküm Etkisi | Maddi anlamda kesin hüküm oluşturur | Maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaz (itirazın kaldırılması kararı sınırlı etkilidir) |
İtirazın İptali Davasının Şartları
İtirazın iptali davasının açılabilmesi için öncelikle alacaklı tarafından ilamsız icra takibi başlatılmış olması gerekmektedir. Borçlunun, yasal süresi içerisinde icra takibine itiraz ederek takibi durdurmuş olması dava şartı olarak aranmaktadır. Ayrıca alacaklının, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması zorunlu bulunmaktadır. Alacağın genel hükümlere göre ispatlanabilir nitelikte olması ve itirazın haksızlığının mahkemece tespit edilmesi gerekmektedir.
İtirazın İptali Davasında Görevli Mahkeme
İtirazın iptali davasında görevli mahkeme, uyuşmazlığın konusuna ve alacağın niteliğine göre belirlenmektedir. Genel kural olarak, itirazın iptali davası genel mahkemelerde görülmektedir. Alacağın kaynağının ticari bir ilişkiye dayanması halinde görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi olarak belirlenmektedir. Ticari nitelik taşımayan alacaklarda ise asliye hukuk mahkemesi görevli olmaktadır. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınmaktadır.
İtirazın İptali Davasında Yetkili Mahkeme
İtirazın iptali davasında yetkili mahkeme, genel yetki kuralları çerçevesinde belirlenmektedir. Buna göre dava, kural olarak davalı borçlunun yerleşim yeri mahkemesinde açılmaktadır. Ayrıca, icra takibinin yapıldığı yer mahkemesi de eğer icra takibinde yetkiye itiraz edilmedi ise yetkili kabul edilmektedir. Taraflar arasında geçerli bir yetki sözleşmesi bulunması halinde, dava bu sözleşmede belirlenen mahkemede açılabilmektedir. Yetki itirazı, davalı tarafından süresi içerisinde ileri sürülmediği takdirde kesinleşmektedir.
İtirazın İptali Davasında Taraflar
İtirazın iptali davasında davacı sıfatı, icra takibini başlatan ve itiraz nedeniyle takibi duran alacaklıya ait bulunmaktadır. Davalı ise icra takibine itiraz ederek takibin durmasına sebep olan borçlu olarak belirlenmektedir. Taraf sıfatı, icra takibindeki taraflara bağlı olarak şekillenmektedir. Alacağın devri halinde, devralan kişinin davacı sıfatını kazanması mümkün olmaktadır. Tarafların dava ehliyetine sahip olmaları, yargılamanın sağlıklı yürütülmesi açısından zorunlu görülmektedir.
İtirazın İptali Davasında İspat Yükü
İtirazın iptali davasında ispat yükü, genel ispat kuralları uyarınca davacı alacaklı üzerinde bulunmaktadır. Alacaklı, icra takibine konu alacağın varlığını, miktarını ve borçlunun itirazının haksız olduğunu mahkeme nezdinde ispatlamakla yükümlü tutulmaktadır. Borçlu ise itirazını haklı kılan ödeme, zamanaşımı veya takas gibi def’ileri ileri sürmesi halinde bu iddialarını ispat etmek zorunda bulunmaktadır. Mahkeme, tarafların sunduğu delilleri serbestçe değerlendirerek uyuşmazlığı çözüme kavuşturmaktadır.
İtirazın İptali Davasında Deliller
İtirazın iptali davasında deliller, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre ileri sürülmekte ve değerlendirilmektedir. Bu kapsamda yazılı belgeler, sözleşmeler, faturalar, hesap dökümleri, tanık beyanları, bilirkişi incelemesi ve yemin deliline başvurulabilmektedir. Alacaklı, alacağını genel hükümlere göre her türlü hukuka uygun delille ispat edebilme imkânına sahip bulunmaktadır. Delillerin süresi içerisinde sunulması ve usulüne uygun şekilde ikame edilmesi, davanın sonucu bakımından önem arz etmektedir.
İtirazın İptali Davasında Süreler (Hak Düşürücü Süre)
İtirazın iptali davası, borçlunun icra takibine yaptığı itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılmak zorunda bulunmaktadır. Bu süre, İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesinde düzenlenen hak düşürücü süre niteliği taşımaktadır. Sürenin geçirilmesi halinde alacaklının itirazın iptali davası açma hakkı ortadan kalkmakta ve icra takibine devam edilmesi mümkün olmamaktadır. Hak düşürücü süre, mahkeme tarafından resen dikkate alınmakta ve tarafların ileri sürmesine gerek bulunmamaktadır.
İtirazın İptali Davasında Yargılama Usulü
İtirazın iptali davasında yargılama usulü, alacağın niteliğine göre belirlenmektedir. Genel olarak bu davalar, yazılı yargılama usulüne tabi olarak görülmektedir. Basit yargılama usulünün uygulanacağı haller ise ilgili özel kanun hükümlerine göre değerlendirilmektedir. Yargılama sürecinde tarafların iddia ve savunmaları toplanmakta, deliller ikame edilmekte ve gerektiğinde bilirkişi incelemesine başvurulmaktadır. Mahkeme, yapılan yargılama sonucunda itirazın iptali ile takibin devamına veya davanın reddine karar vermektedir.
İtirazın İptali Davasında Faiz Talebi
İptal davası faiz talebi, alacağın niteliğine ve taraflar arasındaki hukuki ilişkiye göre ileri sürülebilmektedir. Alacaklı, icra takibinde talep ettiği faiz türü ve başlangıç tarihini dava dilekçesinde de açıkça belirtmek zorunda bulunmaktadır. Sözleşmeye dayalı alacaklarda sözleşmede kararlaştırılan faiz oranı uygulanmakta, sözleşme bulunmayan hallerde ise yasal faiz talep edilebilmektedir. Mahkeme, faiz talebini genel hükümlere göre değerlendirerek alacağın fer’isi olarak hüküm altına almaktadır.
İtirazın İptali Davasında Kötü Niyet Tazminatı (İcra İnkar Tazminatı)
İptal davası icra inkâr tazminatı, borçlunun icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğinin mahkemece tespit edilmesi halinde gündeme gelmektedir. İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesi uyarınca, alacağın likit olması ve itirazın haksızlığının sabit görülmesi halinde borçlu aleyhine alacak miktarının yüzde yirmisinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilebilmektedir. Bu tazminatın amacı, haksız itiraz yoluyla icra takibinin sürüncemede bırakılmasının önlenmesi olarak kabul edilmektedir.
İtirazın İptali Davasında Kısmi Dava Açılabilir Mi?
İptal davası, alacağın bölünebilir nitelikte olması halinde kısmi dava açılması mümkün bulunmaktadır. Alacaklı, icra takibine konu alacağın bir kısmı yönünden itirazın iptalini talep edebilmekte ve kalan kısım için daha sonra ek dava açabilmektedir. Ancak kısmi dava açılması halinde, icra takibinin yalnızca dava konusu edilen miktar bakımından devamı sağlanmaktadır. Bu durum, faiz, tazminat ve yargılama giderleri bakımından da dava konusu edilen miktarla sınırlı sonuçlar doğurmaktadır.
İtirazın İptali Davasında Birlikte Talep Edilebilecek Hususlar
İptal davası, itirazın iptali ve icra takibinin devamı talebiyle birlikte çeşitli fer’i taleplerin de ileri sürülmesi mümkün bulunmaktadır. Bu kapsamda alacak faizi, icra inkâr tazminatı, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı borçluya yükletilmesi talep edilebilmektedir. Ayrıca, alacağın fer’ileri açıkça belirtilmek suretiyle dava dilekçesinde talep konusu yapılabilmektedir. Mahkeme, birlikte talep edilen hususları ayrı ayrı değerlendirerek hüküm altına almaktadır.
İtirazın İptali Davasının Sonuçları
İptal davası sonuçları, mahkemenin davanın kabulüne veya reddine karar vermesine göre belirlenmektedir. Davanın kabulü halinde borçlunun icra takibine yaptığı itiraz hükümsüz hale gelmekte ve takibin kaldığı yerden devamına karar verilmektedir. Ayrıca şartların oluşması durumunda icra inkâr tazminatı ve fer’i alacaklar hakkında da hüküm kurulmaktadır. Davanın reddi halinde ise icra takibi kesin olarak sona ermekte ve alacaklının aynı takip üzerinden yeniden işlem yapması mümkün olmamaktadır.
İtirazın İptali Davası Kazanılırsa Ne Olur?
İptal davası alacaklı tarafından kazanılması halinde, borçlunun icra takibine yönelik itirazı iptal edilmekte ve duran icra takibinin devamı sağlanmaktadır. Mahkeme kararı, icra dosyasına sunularak takip işlemlerine kaldığı yerden devam edilmektedir. Bununla birlikte alacağın likit olması ve itirazın haksızlığının sabit görülmesi halinde borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilebilmektedir. Ayrıca faiz, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti de borçlu üzerinde bırakılmaktadır.
İtirazın İptali Davası Kaybedilirse Ne Olur?
İptal davası alacaklı tarafından kaybedilmesi halinde, borçlunun icra takibine yaptığı itiraz geçerliliğini korumaktadır. Bu durumda icra takibi kesin olarak sona ermekte ve alacaklının aynı alacak için aynı takip dosyası üzerinden yeniden icra takibi başlatması mümkün olmamaktadır. Alacaklı, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmaktadır. Bununla birlikte, alacaklı dilerse genel hükümlere göre alacak davası açma hakkını muhafaza etmektedir.
İtirazın İptali Davasında Zamanaşımı
İptal davası zamanaşımı, alacağın dayandığı temel hukuki ilişkiye göre belirlenmektedir. İtirazın iptali davası açılması, alacağın zamanaşımını kesen nedenler arasında yer almaktadır. Ancak davanın süresinde açılmaması halinde hak düşürücü süre nedeniyle dava hakkı ortadan kalkmaktadır. Zamanaşımı süresi, dava konusu alacağın niteliğine göre Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca değerlendirilmektedir. Mahkeme, zamanaşımı itirazını tarafların ileri sürmesi halinde incelemektedir.
İtirazın İptali Davası Açmadan Önce Arabuluculuk Zorunlu Mu?
İptal davası açılmadan önce arabuluculuğa başvurulup başvurulmayacağı, alacağın niteliğine göre belirlenmektedir. Ticari uyuşmazlıklardan kaynaklanan para alacaklarına ilişkin itirazın iptali davalarında, dava şartı arabuluculuk uygulaması zorunlu tutulmaktadır. Bu durumda alacaklının, dava açmadan önce arabuluculuğa başvurduğunu belgelendirmesi gerekmektedir. Arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması halinde dava, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilmektedir. Ticari nitelik taşımayan alacaklarda ise arabuluculuk zorunlu bulunmamaktadır.
İtirazın İptali Davasında Harç ve Yargılama Giderleri
İptal davası harç ve yargılama giderleri, dava konusu edilen alacak miktarı üzerinden hesaplanmaktadır. Dava açılırken nispi peşin harç ödenmekte olup yargılama sonunda alınması gereken harç tamamlanmaktadır. Ayrıca tebligat, bilirkişi, tanık ve keşif giderleri yargılama giderleri kapsamında değerlendirilmektedir. Davanın kabulü halinde yargılama giderleri davalı borçluya yükletilmektedir. Davanın reddi halinde ise harç ve giderlerden davacı alacaklı sorumlu tutulmaktadır.
İtirazın İptali Davasında Avukatla Takip Zorunlu Mu?
İptal davası tarafların avukatla temsil edilmesi zorunlu bulunmamaktadır. Taraflar, davayı bizzat kendileri takip edebilme hakkına sahiptir. Ancak itirazın iptali davaları, usul ve maddi hukuk bakımından teknik bilgi gerektiren davalar arasında yer almaktadır. Bu nedenle hak kaybı yaşanmaması açısından bir avukat aracılığıyla dava açılması ve sürecin yürütülmesi uygulamada önem arz etmektedir. Avukatla takip edilmesi halinde, yargılama sonunda vekâlet ücretine de hükmedilmektedir.
Yargıtay Kararları Işığında İtirazın İptali Davası
Yargıtay kararları ışığında itirazın iptali davası, icra takibine yapılan itirazın hukuka uygunluğunun genel hükümlere göre değerlendirilmesini esas alan bir dava türü olarak ele alınmaktadır. Yargıtay, itirazın iptali davalarında alacağın varlığı ve miktarının davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini istikrarlı biçimde kabul etmektedir. Ayrıca icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacağın likit olması ve borçlunun itirazının haksızlığının açıkça ortaya konulması gerektiği vurgulanmaktadır. Süre, görev ve yetki kurallarına aykırılıkların kamu düzenine ilişkin olduğu yönündeki içtihatlar da uygulamada yol gösterici nitelik taşımaktadır.
SIKÇA SORULAN SORULAR
İtirazın İptali Davası Açma Süresi Ne Kadardır?
İptal davası, borçlunun icra takibine yaptığı itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılmak zorundadır. Bu süre, hak düşürücü süre niteliğinde olup, sürenin geçirilmesi halinde alacaklı dava açma hakkını kaybetmektedir. Süre, İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesi ile düzenlenmiştir. Mahkeme, davanın süre içinde açılıp açılmadığını resen incelemekte ve sürenin aşılması halinde davayı usulden reddetmektedir.
İtirazın İptali Davasında 1 Yıllık Süre Ne Zaman Başlar?
Bir yıllık hak düşürücü süre, borçlunun icra takibine yaptığı itirazın alacaklıya tebliğ edildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Tebligatın yapılması, itirazın resmi olarak tarafına ulaştığının göstergesidir. Sürenin başlangıcı mahkeme tarafından resen dikkate alınmaktadır. Süre geçtikten sonra açılan itirazın iptali davaları usulden reddedilmekte ve alacaklının aynı takip dosyası üzerinden tekrar hak talep etmesi mümkün olmamaktadır.
İtirazın İptali Davası Açılmazsa Ne Olur?
İptal davası açılmaz veya süre geçirilirse, borçlunun itirazı geçerli kalmakta ve icra takibi kesin olarak durmaktadır. Bu durumda alacaklı, aynı icra dosyası üzerinden takip yapamamaktadır. Alacaklının tek seçeneği, genel hükümlere göre alacak davası açmak olmaktadır. Bu durum, faiz, tazminat ve diğer fer’i taleplerin icra yoluyla tahsilini engellemekte ve alacaklının icra takibinden kaynaklanan haklarını sınırlamaktadır.
İtirazın İptali Davası Hangi Tür Alacaklar İçin Açılabilir?
İptal davası, ilamsız icra takibine konu edilen tüm para alacakları için açılabilmektedir. Ticari, sınai veya hizmet alacakları gibi farklı nitelikteki alacaklar bu kapsamda değerlendirilmektedir. Ancak alacağın miktarının belirli ve likit olması gerekmektedir. Belirsiz veya tartışmalı alacaklar bakımından dava, mahkemece reddedilebilmektedir. Bu dava türü özellikle icra takibinde borçlunun haksız itirazlarını ortadan kaldırmak için kullanılmaktadır.
İtirazın İptali Davasında İspat Yükü Kimdedir?
İptal davası ispat yükü davacı alacaklı üzerindedir. Alacaklı, icra takibine konu alacağın varlığını ve miktarını ispat etmek zorundadır. Borçlu ise itirazını haklı kılan ödeme, takas veya zamanaşımı gibi def’ileri ileri sürmesi halinde bunları ispat etmekle yükümlüdür. Mahkeme, tarafların sunduğu delilleri değerlendirerek itirazın haksız olup olmadığını tespit etmektedir. İspat yükü kural olarak alacaklının davasını desteklemesini zorunlu kılmaktadır.
İtirazın İptali Davasında Tanık Dinlenir Mi?
İtirazın iptali davalarında tanık dinlenmesi mümkündür. Taraflar, alacağın varlığı, borcun miktarı veya itirazın haksızlığına ilişkin bilgi sağlayabilecek kişileri tanık olarak gösterebilmektedir. Mahkeme, tanık beyanlarını serbestçe değerlendirerek kararını vermektedir. Tanık dinletme zorunluluğu bulunmamakla birlikte, taraflarca sunulması halinde yargılamanın delil bütünlüğü açısından önem arz etmektedir. Tanık dinleme talebi yazılı olarak yapılmalıdır.
İtirazın İptali Davasında Yazılı Belge Şart Mıdır?
İptal davası yazılı belge zorunlu değildir ancak alacağın ispatında en güçlü delil niteliğini taşımaktadır. Sözleşmeler, faturalar, hesap özetleri ve yazılı anlaşmalar mahkemece kabul edilmektedir. Yazılı belge bulunmaması halinde tanık beyanı, bilirkişi raporu veya diğer hukuka uygun delillerle alacak ispat edilebilmektedir. Mahkeme, delillerin tamamını serbestçe değerlendirerek itirazın haksız olup olmadığını tespit etmektedir.
İtirazın İptali Davasında Faiz Talep Edilebilir Mi?
İtirazın iptali davalarında alacaklı, dava konusu alacak için faiz talep edebilir. Sözleşmede belirlenmiş faiz oranı varsa bu uygulanmakta, aksi durumda yasal faiz talep edilebilmektedir. Faiz talebi, dava dilekçesinde açıkça belirtilmek zorundadır. Mahkeme, alacağın miktarını ve faiz başlangıç tarihini değerlendirerek talebin uygunluğunu incelemektedir. Faiz, alacakla birlikte fer’i alacak olarak hüküm altına alınmaktadır.
İtirazın İptali Davasında İcra İnkar Tazminatı Nedir?
İcra inkâr tazminatı, borçlunun icra takibine haksız ve kötü niyetli itiraz yapması halinde alacaklıya ödenen tazminattır. Amaç, borçlunun takibi durdurma yoluyla alacaklının hakkını zedelemesini önlemektir. İcra ve İflas Kanunu’na göre, alacağın likit olması ve itirazın haksızlığının mahkemece tespit edilmesi şartıyla borçlu aleyhine tazminat ödenmesine hükmedilmektedir. Tazminat miktarı, alacağın yüzde yirmisinden az olamaz.
İtirazın İptali Davasında İcra İnkar Tazminatı Ne Kadar Olur?
İcra inkâr tazminatı, alacağın miktarına göre hesaplanmakta olup, İcra ve İflas Kanunu’na göre alacağın %20’sinden az olamaz. Mahkeme, haksız itirazın süresi, borçlunun niyeti ve alacağın likitliği gibi unsurları dikkate alarak tazminat miktarını belirlemektedir. Tazminat, dava sonunda borçlu üzerine hükmedilmekte ve alacaklının fer’i alacakları arasında yer almaktadır. Amaç, borçluyu kötü niyetli itirazdan caydırmaktır.
İtirazın İptali Davasında Kısmi Dava Açılabilir Mi?
İtirazın iptali davalarında alacağın bölünebilir olması durumunda kısmi dava açılması mümkündür. Alacaklının, alacağın bir kısmı için itirazın iptalini talep etmesi halinde icra takibi yalnızca dava konusu edilen kısım bakımından devam etmektedir. Kalan alacak için ayrı bir dava açılabilir. Kısmi dava, faiz, tazminat ve yargılama giderleri açısından da dava konusu edilen miktarla sınırlı sonuç doğurmaktadır.
İtirazın İptali Davası Arabuluculuğa Tabi Midir?
Ticari alacaklardan kaynaklanan itirazın iptali davalarında, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması zorunludur. Arabuluculuk, dava şartı niteliğinde olup, başvurunun yapılmaması halinde dava usulden reddedilmektedir. Ticari olmayan alacaklarda arabuluculuk zorunlu değildir. Arabuluculuk belgesi, dava dilekçesi ekinde mahkemeye sunulmak zorundadır ve tarafların uyuşmazlığı dostane çözme çabası göstermesi sağlanmaktadır.
İtirazın İptali Davasında Harç Ne Kadar Ödenir?
İptal davası harç, dava konusu alacak miktarı üzerinden nispi olarak hesaplanmaktadır. Dava açılırken peşin olarak ödenen harç, yargılama sonunda tamamlanmaktadır. Yargılama giderleri, tebligat, bilirkişi ve tanık masrafları da taraflardan alınabilmektedir. Mahkeme, davanın kabulü halinde harç ve giderleri davalı borçluya yüklemektedir. Davanın reddi durumunda ise ödenen harç davacı üzerinde kalmaktadır.
İtirazın İptali Davasında Avukat Tutmak Zorunlu Mudur?
İptal davası avukatla temsil zorunlu değildir; taraflar diledikleri takdirde davayı bizzat takip edebilir. Ancak dava, icra ve maddi hukuk açısından teknik bilgi gerektirdiği için avukat aracılığıyla takip edilmesi hak kayıplarını önlemektedir. Avukatla takip edilen davalarda vekâlet ücreti, yargılama giderleriyle birlikte hüküm altına alınabilmektedir. Uygulamada çoğu alacaklı, uzman avukat desteğiyle dava açmaktadır.
İtirazın İptali Davası Sonrasında Takip Nasıl Devam Eder?
İptal davası kazanıldığında, mahkeme kararı icra dosyasına sunularak icra takibi kaldığı yerden devam etmektedir. Takip, davada hükmedilen miktar ve fer’iler üzerinden yürütülmektedir. Faiz, icra inkâr tazminatı, yargılama giderleri ve vekâlet ücretleri borçluya yükletilmektedir. Davanın kaybedilmesi durumunda ise itiraz geçerli kalmakta ve takip sona ermektedir. Bu durumda alacaklı yalnızca genel hükümlere göre alacak davası açabilir.
İtirazın İptali Davası Zamanaşımını Keser Mi?
İptal davası açılması, alacağın zamanaşımını kesen sebepler arasında yer almaktadır. Ancak dava, hak düşürücü süre olan bir yıl içinde açılmalıdır; aksi halde dava hakkı ortadan kalkmaktadır. Zamanaşımı süresi, alacağın niteliğine göre Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre belirlenmektedir. Mahkeme, zamanaşımı itirazını tarafların ileri sürmesi halinde incelemekte ve sürenin geçirilip geçirilmediğini dikkate almaktadır. Bu durum, alacaklının hak kaybını önlemek açısından önemlidir.
