
Kurumlar Arası Geçişe Muvafakat Verilmemesi İptali Davası (2026)
Kurumlar arası geçişe muvafakat verilmemesi iptali davası, kamu görevlisinin kurum değiştirme talebinin mevcut kurum tarafından reddedilmesi üzerine açılan bir idari davadır.
Kamu kurumlarında görev yapan memurlar, kariyerleri boyunca çeşitli sebeplerle farklı bir kurumda çalışma ihtiyacı duyabilmektedir. Daha iyi bir çalışma ortamı, kariyer gelişimi, ailevi nedenler veya kişisel tercihler bu geçişlerin en önemli sebepleri arasında yer alır. Ancak 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca kurumlar arası nakil, sadece personelin talebiyle değil, aynı zamanda mevcut kurumun onayı yani muvafakati ile mümkün olmaktadır.
Bazen memur, geçiş yapmak istediği kurum tarafından kabul edilmesine rağmen mevcut kurum, “hizmet ihtiyacı” veya “personel yetersizliği” gibi gerekçelerle muvafakat vermeyebilir. Bu durumda ise memur, muvafakat verilmemesi işleminin iptali için idare mahkemesinde dava açma hakkına sahiptir.
Kurumlar Arası Geçiş Nedir?
Kurumlar arası geçiş, bir kamu görevlisinin mevcut görevinden ayrılarak farklı bir kamu kurumunda göreve başlamasıdır. 657 sayılı Kanun’un 74. maddesi bu konuda temel kanuni düzenlemeyi içerir. Buna göre, memurların kurumlar arasında naklen geçiş yapabilmeleri için:
-
Memurun talepte bulunması,
-
Atanacağı kurumun bu talebi kabul etmesi,
-
Halen görev yaptığı kurumun muvafakat vermesi
gerekmektedir.
Dolayısıyla kurumlar arası geçiş, tek taraflı bir işlem değil; üçlü bir sürecin sonucunda gerçekleşir. Ancak sorun genellikle memurun kendi kurumundan muvafakat alamaması halinde doğar.
Muvafakat Vermeme İşlemi Nedir?
Muvafakat vermeme işlemi, memurun kurum değişikliği talebinin, görev yaptığı kurum tarafından reddedilmesi anlamına gelir. Bu red işlemi de bir idari işlem niteliğindedir. İdarelerin bu konuda takdir yetkisi vardır; ancak bu yetki sınırsız değildir. Takdir yetkisi kullanılırken kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilmeli, keyfi karar verilmemelidir.
Danıştay kararlarında da vurgulandığı üzere, muvafakat verilmemesi işlemleri hukuka uygunluk denetimine tabidir. Yani idare, somut gerekçeler göstermeden sadece personeli elde tutma amacıyla muvafakat vermezse bu işlem iptal edilebilir.
Hangi Durumlarda Muvafakat Vermeme İşlemi Hukuka Aykırı Olabilir?
Muvafakat verilmemesi işleminin iptali davalarında mahkemeler, işlemin hukuka uygunluğunu değerlendirirken birtakım kriterleri göz önünde bulundurmaktadır. Öncelikle kamu yararı ve hizmet gerekleri incelenmekte; kurumun gerçekten ciddi bir personel ihtiyacı içinde olup olmadığı, mevcut işlerin başka memurlar tarafından sürdürülebilir olup olmadığı ve red kararının kurumsal bir zorunluluktan mı yoksa keyfi bir yaklaşımdan mı kaynaklandığı araştırılmaktadır. Bunun yanı sıra memurun özel durumu da önem taşımaktadır.
Aile birliğinin korunması, eşin farklı şehirde görev yapması, çocukların eğitim durumu, sağlık sorunları veya memurun uzun süredir başka kuruma geçiş talebinde bulunması gibi hususlar mahkeme tarafından dikkate alınmaktadır. Ayrıca idarenin ret gerekçesi açık, somut ve belgelerle desteklenmiş olmalıdır; yalnızca “personel yetersizliği” gibi soyut ifadeler tek başına yeterli kabul edilmez. Bu unsurların sağlanmaması halinde idare mahkemeleri, muvafakat verilmemesi işlemini hukuka aykırı bularak iptal edebilmektedir.
Mahkemeler tarafından idari işlemin hukuka uygun olup olmadığı konusunda değerlendirme yapılırken aşağıdaki hususlar göz önünde bulundurulur:
| Kriter |
Değerlendirme Unsurları |
| Kamu yararı ve hizmet gerekleri |
– Kurum gerçekten personel ihtiyacı içinde mi?
– Görev başka memurlarla sürdürülebilir mi?
– Red işlemi kurumsal bir zaruret mi yoksa keyfi bir karar mı? |
| Memurun özel durumu |
– Aile birliği (eşin farklı şehirde görev yapması, çocukların eğitimi vb.)
– Sağlık sorunları
– Uzun süredir başka kuruma geçiş talebinde bulunması |
Kurumlar Arası Geçişe Muvafakat Verilmemesi İptali Davası Nasıl Açılır?
Memur, kurumlar arası geçiş talebinin reddedilmesi üzerine 60 gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açmalıdır. Burada izlenmesi gereken yol şöyledir:
-
İdari işlemin öğrenilmesi:
Ret işlemi yazılı olarak tebliğ edilmelidir. Tebliğ tarihinden itibaren dava açma süresi başlar.
-
İdare mahkemesinde dava açma:
İptal davası, işlemin tesis edildiği kurumun bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde açılır.
-
Dava dilekçesi içeriği:
İşlemin tebliğ tarihi, memurun talebi, idarenin ret gerekçesi, kamu yararı ve memurun özel durumu,Danıştay ve Anayasa Mahkemesi içtihatları dilekçede ayrıntılı olarak açıklanmalıdır. Dilekçede özellikle kurumlar arası geçişe muvafakat verilmemesi işleminin keyfi sebeple reddedildiği, soyut gerekçeler ile başvurunun kabul edilmediği ve buna ilişkin deliller ibraz edilmelidir.
-
Yürütmenin durdurulması talebi:
Memur, dava süresince mağduriyet yaşamaması için “yürütmenin durdurulmasını” da talep edebilir. Mahkeme uygun görürse, dava sonuçlanmadan memurun yeni kurumda göreve başlamasına imkan tanıyabilir.
Mahkeme, muvafakat verilmemesi işlemini iptal ettiğinde, memur istediği kuruma geçiş yapma hakkı kazanır. İdare, mahkeme kararına uymakla yükümlüdür. Aksi takdirde, memur idari yargıda tazminat davası da açabilir.
Ayrıca, iptal davasının kazanılması, benzer durumda olan diğer memurlar için de yol gösterici olmaktadır. Çünkü mahkeme kararları, kamu kurumlarının keyfi uygulamalarını sınırlamakta ve hukuka uygun davranmaya zorlamaktadır.
Kurumlar Arası Geçişe Muvafakat Verilmemesinde Takdir Yetkisi
İdarelere, diğer kamu kurum ve kuruluşlara naklen geçişleri konusunda takdir yetkisi tanınmış ise de mutlak ve sınırsız olmayan bu yetkinin kullanılması kapsamında gerçekleştirilen işlemlerin kamu yararı ve hizmet gereklilikleri bakımından yargı denetimine tabi olduğu sabittir. Nitekim bu hususta Danıştay 2002/5415 E., 2005/5092 K. sayılı ilamında,
“Davalı idarece, davacının çalıştığı … Üniversitesi Hastanesinde sağlık hizmetlerinin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesi için hizmetine ihtiyaç duyulduğu ve kendisine muvafakat verildiği takdirde aynı konumda olan diğer personele olumsuz yönde örnek oluşturacağı belirtilerek ve 657 sayılı Yasanın 74. maddesinde tanınan takdir yetkisine dayanılarak işlemin kurulduğu öne sürülmekte olup; madde hükmünde de anlaşılacağı üzere, idarelere kamu görevlilerinin diğer kamu kurum ve kuruluşlarına naklen geçişleri konusunda takdir yetkisi tanınmış ise de, mutlak ve sınırsız olmayan bu yetkinin kullanılması kapsamında gerçekleştirilen işlemlerin kamu yararı ve hizmet gerekleri bakımından yargı denetimine tabi olduğu çekişmesizdir.
Bu durumda, Anayasanın sözü edilen hükmünün doğal sonucu olarak davacının eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılacağı açık olup, davacıya muvafakat verilmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukuksal isabet görülmemiştir.”
İfadelerine yer verilmiştir.
Emsal yargı kararları da gözetildiğinde memur tarafından sunulan kurumlar arası geçiş talebi veyahut nakil talebi ; İdare tarafından detaylı şekilde incelenmeli, temel hak ve özgürlükler gözetilmelidir.
Danıştay’ın birçok kararında, muvafakat vermeme işlemlerinin keyfi gerekçelere dayalı olamayacağı açıkça belirtilmiştir. Örneğin: Danıştay 5. Dairesi, sadece personel yetersizliği gerekçesinin tek başına yeterli olmayacağını, bunun somut verilerle desteklenmesi gerektiğini belirtmiştir.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu ise, aile birliğinin korunmasının kamu yararı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, bu nedenle eş durumu gerekçesiyle yapılan taleplerin reddedilmesinin çoğu durumda hukuka aykırı olacağını vurgulamıştır.
Devlet memurlarının hizmet şartlarını, niteliklerini, atanma ve yetiştirilmelerini, ödev, hak, yüküm ve sorumluluklarını, aylıklarını ve ödeneklerini ve diğer özlük işlerini düzenlemek amacıyla yürürlüğe konulan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile memurların kurumlar arasında naklen atanmaları konusunda idarelere takdir yetkisi tanındığı açık olup, bu yetkinin ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri göz ardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun dava konusu idari işlemin sebep ve maksat yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği yerleşmiş yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.
KURUMLAR ARASI GEÇİŞ TALEBİNDE BULUNMA SEBEPLERİ
Uygulama en çok aile birliğinin korunması ve sağlık sorunları sebebiyle kurumlar arası geçişe muvafakat verilmesi talebinde bulunulduğu görünmektedir. Örneğin; eşi başka bir şehirde görev yapan memur, aile bütünlüğünü sağlamak için eşinin bulunduğu şehirdeki kuruma geçiş yapmak isteyebilir. Anayasa’nın 41. maddesi aile birliğinin korunmasını güvence altına almıştır. Bu nedenle mahkemeler eş durumu gerekçeli talepleri önemle değerlendirir.
Yine kronik hastalığı bulunan bir memurun tedavisi sadece büyük şehirde bulunan bir hastanede yapılabilmektedir. Memur, bulunduğu küçük ilçeden büyük şehre tayin talep edebilir. Veyahut çocuğu engelli olan bir memur, çocuğun özel eğitim imkanlarının bulunduğu şehre nakil talep edebilir. Sağlık raporlarıyla desteklenen başvurular, kamu yararıyla da bağdaştığı için olumlu değerlendirilmektedir.
Kariyer ve görevde yükselme ihtiyacı halinde kurumlar arası geçişe muvafakat verilmesi gerektiği yönünde yargı kararları bulunmaktadır. Örneğin, bir mühendis, uzmanlık alanına uygun birim sadece başka kurumda bulunduğu için kariyerini geliştirmek amacıyla kurumlar arası geçiş isteyebilir veyahut mevcut kurumunda terfi imkanları sınırlı olan bir memur, yükselme şansı yüksek olan başka bir kuruma geçmek isteyebilir.
Çalışma koşullarının iyileştirilmesi gerekçesi ile memur kurumlar arası geçiş verilmesi talebinde bulunabilir. Örnek vermek gerekir ise; aşırı iş yükü veya mobbing iddiaları nedeniyle memur, daha sağlıklı bir çalışma ortamı için farklı bir kuruma geçmek isteyebilir. Veya ulaşım ve barınma imkanlarının zor olduğu kırsal bir bölgede çalışan memur, şehir merkezine nakil talep edebilir.
Eğitim imkanları da yine kurumlar arası geçiş talebinde bulunmak için ileri sürülen sebepler arasındadır. Örneğin çocuğu liseye veya üniversiteye başlayan bir memur, çocuğun eğitimine uygun imkanların bulunduğu şehre tayin talep edebilir. Veya memur kendisi lisansüstü eğitim kazanmış olabilir ve üniversitenin bulunduğu şehre geçmek isteyebilir.
Görüldüğü üzere, memurun kurumlar arası geçiş talebi sadece kişisel bir tercih değil; çoğu zaman aile birliği, sağlık, eğitim ve kamu yararı ile yakından bağlantılıdır. Bu sebepler, idari yargının da değerlendirmelerinde önemli bir rol oynamaktadır.
Kurumlar Arası Geçişe Muvafakat Verilmemesi İptali Dava Dilekçesi Örneği
İSTANBUL İDARE MAHKEMESİNE
DAVACI :
VEKİLİ : Av. AYSEL İREM KAP & Av.FERDİ KURNAZ& Av. BERKAY BAŞCI
DAVALI :
KONU : Müvekkil tarafından yapılan kurumlar arası geçişe muvafakat verilmesi talebine istinaden verilen ../../.. Tarihli … sayılı red kararına ilişkin idari işlemin iptali isteminden ibarettir.
AÇIKLAMALAR
1-Müvekkil, … Üniversitesi nezdinde öğrenci işleri birimine bağlı olarak 2010 yılından beri görev yapmaktadır. Eşinin memur olması ve Ankara ilinde görev yapıyor olması sebebiyle İstanbul ilinden Ankara’ya nakil olmak istemiş ve nakil talebini yazılı olarak iletmiştir.
Davalı idare müvekkilin bu talebine istinaden red kararı vermiş ve işbu karar müvekkile tebliğ edilmiştir. Kararın gerekçesinde “iş ve işlemlerdeki yoğunluk ve personel eksikliği” şeklinde belirtilmiştir. Müvekkil tarafından yapılan kurumlar arası geçişe muvafakat verilmesi talebi davalı tarafından ../../.. Tarihli … sayılı karar ile reddedildiğinden idari işlemin iptali için işbu davanın ikame edilmesi zorunluluğu doğmuştur.
2- Öncelikle belirtilmesi gerekir ki idarelere, diğer kamu kurum ve kuruluşlara naklen geçişleri konusunda takdir yetkisi tanınmış ise de mutlak ve sınırsız olmayan bu yetkinin kullanılması kapsamında gerçekleştirilen işlemlerin kamu yararı ve hizmet gereklilikleri bakımından yargı denetimine tabi olduğu sabittir.
Davalı idare tarafından müvekkilin geçiş talebini sebepleri ile temel hak ve özgürlüklükleri gözetilerek incelenmemiş ve genel geçer cevaplar ile işbu talep reddedilmiştir.
4- Müvekkilin hem ailevi hem de ekonomik sebeplerden dolayı içinde bulunduğu müşkül durum davalı idare tarafından hiçbir incelemeye konu edilmeksizin, müvekkilin muvafakat verilmesi talebi reddolunmuştur. Bilinmesi gerekir ki T.C. Anayasasının 5. maddesi,
“Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.“
hükmü ile kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamanın ve insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmanın Devletin temel amaç ve görevleri arasında olduğu belirtilmiştir.
657 sayılı Kanun’un 74. maddesi ile memurların kurumlar arasında naklen atanmaları konusunda idarelere takdir yetkisi tanındığı açık olup, bu yetkinin ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri göz ardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun dava konusu idari işlemin sebep ve maksat yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği yerleşmiş yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 10. maddesi,
“Amir, maiyetindeki memurlara hakkaniyet ve eşitlik içinde davranır. Amirlik yetkisini kanun ve diğer mevzuatta belirtilen esaslar içinde kullanır.”
Hükmünü havidir. Bu itibarla kamu görevlisinin taleplerini hakkaniyet ve eşitlik içerisinde değerlendirilmesi gerektiği kanunun amir hükmü gereğidir.
Netice itibariyle kurumlar arası nakillerin idarenin muvafakatine bağlı olduğu sarih olsa da idarenin takdir yetkisini kullanırken kamu yararını, talepte bulunanın bulunduğu durumu ve hizmet gerekliliklerini göz önünde bulundurması gerekmektedir. Fakat davalı idare müvekkilin muvafakat talebinin reddine dair hiçbir şekilde objektif gerekçe sunamamıştır. İdareye tanınan takdir yetkisi keyfi, sınırsız ve mutlak bir yetki olmayıp yargının denetimine tabi olduğundan ve müvekkilin nakil talebine muvafakat edilmesinin reddine dair somut nedenler ve delilleri açık ve şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya konulmamıştır. Neticeten dava konusu idari işlemin iptalini talep etme zorunluluğu doğmuştur.
5-Hukuka uygunluk karinesinden yararlanan idari işlem için yürütmenin durdurulması kararı verilmemesi halinde, dava sonunda iptal kararı verilmesinin hiçbir faydası olmayacak, telafisi imkansız zararlar doğacaktır. Yürütmeyi durdurma kararının verilmemesi halinde müvekkilin evlilik birliği zedelenecek ve İstanbul ilinden naklini sağlayamayacaktır. Bu nedenle yürütmenin durdurulması gerekmektedir.
HUKUKİ SEBEPLER : İdari Yargılama Usulü Kanunu,
657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu, Anayasa ve sair yasal mevzuat.
HUKUKİ DELİLLER : Müvekkilin özlük dosyası, ilgili üniversitelerin yazışmaları, bilirkişi, yemin, tanık, Yargıtay içtihatları ve sair yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda izah edilen sebepler ve Sayın Mahkemenin re’sen nazara alacağı hususlar da dahil olmak üzere;
1-Davalı İdare tarafından tesis edilen işlem açıkça hukuka aykırı olduğu gibi uygulanması halinde telafisi güç ve imkansız zararlar meydana geleceğinden, dava konusu işlemin icra edilmekle tükenecek işlem statüsünde olmasından dolayı davalı idarenin savunması alınmadan YÜRÜTMENİN DURDURULMASINA,
2-Müvekkil tarafından yapılan kurumlar arası geçişe muvafakat verilmesi talebine istinaden verilen ../../.. Tarihli … sayılı red kararına ilişkin İDARİ İŞLEMİN İPTALİNE,
3-Yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı idareye yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep ederim…/../..
NOT: Kurumlar arası geçişe muvafakat verilmemesi iptali davası dava dilekçesi örnek olarak hazırlanmış olup somut olayın özelliklerine göre hazırlanmasını gerekmektedir. Davanın kim tarafından açılacağı, hangi Kuruma karşı açılacağı, red kararı verilmesindeki gerekçeler ve ileri sürülmesi gereken iddialar/deliller vb. hususlar önem arz etmekte olup dava dilekçesinin davanın temelini oluşturduğu gözetildiğinde bir avukattan destek alınmalıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
Kurumlar Arası Geçişte Muvafakat Zorunlu mu?
657 sayılı Kanun’un 74. maddesine göre memurun geçiş yapabilmesi için hem atanacağı kurumun hem de mevcut kurumun onayı gerekir. Bu sebeple muvafakat zorunludur.
Muvafakat Verilmemesi Halinde Ne Yapabilirim?
Red işleminin tebliğinden itibaren 60 gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılabilir.
Kurumlar Arası Geçiş Talebim “Personel Yetersizliği” Sebebi ile Reddedildi, Ne Yapmalıyım?
Memurun bu durumda dava açma hakkı bulunmaktadır. İdarelere, diğer kamu kurum ve kuruluşlara naklen geçişleri konusunda takdir yetkisi tanınmış ise de mutlak ve sınırsız olmayan bu yetkinin kullanılması kapsamında gerçekleştirilen işlemlerin kamu yararı ve hizmet gereklilikleri bakımından yargı denetimine tabi olduğu sabittir.
Personel yetersizliği gibi genel geçer sebepler ile, kişinin özel durumu değerlendirilmeden red kararı verilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Davayı kazanırsam ne olur?
Mahkeme muvafakat vermeme işlemini iptal ederse, memurun geçiş yapmak istediği kuruma atanması sağlanır.
Muvafakat Davalarında Avukat Desteği
Kurumlar arası geçişe muvafakat verilmemesi iptali davaları teknik ve özel bilgi gerektiren idari davalardır. Bu nedenle idare hukuku alanında deneyimli bir avukatla hareket etmek, sürecin daha hızlı ve etkili ilerlemesini sağlar. Avukat, dilekçenin hazırlanmasından mahkeme sürecine kadar hukuki desteği sağlar ve emsal kararlarla davayı güçlendirir.
SONUÇ
Kamu görevlilerinin kurumlar arası geçiş hakkı, sadece kişisel bir tercih değil; aynı zamanda Anayasa’da güvence altına alınmış aile hayatı, eşitlik ve çalışma hakkı gibi temel haklarla da doğrudan bağlantılıdır. İdareler, bu geçişlerde keyfi davranmamalı; her ret kararını somut gerekçelerle desteklemelidir. Aksi durumda, memurların açacağı iptal davalarında işlemler iptal edilebilir.
