MEMURUN TAYİN TALEBİNİN REDDİ HALİNDE İPTAL DAVASI AÇILIR MI? (2026)
Memurun tayin talebinin reddi halinde iptal davası, idarenin takdir yetkisi ile memurun kişisel mazeretleri arasında kurulan dengenin hukuka uygun şekilde gözetilip gözetilmediğinin yargısal denetimini sağlayan idari dava türüdür. Bu makalede, memurun tayin hakkı incelendikten sonra tayin talebinin reddine ilişkin işlemin hangi hallerde hukuka aykırı sayılabileceğini, idarenin takdir yetkisinin sınırlarını, memurun tayin talebinin reddi halinde iptal davası açma süresi ve şartlarını, Danıştay içtihatları ve ilgili mevzuat çerçevesinde ayrıntılı olarak ele alacağız.
- MEMURUN TAYİN HAKKI NEDİR?
- MEMUR HANGİ DURUMLARDA TAYİN TALEP EDEBİLİR?
- TAYİN TALEBİ HANGİ ŞARTLARDA YAPILABİLİR?
- TAYİN TALEBİNİN REDDİ HANGİ GEREKÇELERE DAYANABİLİR?
- TAYİN TALEBİNİN REDDİ HUKUKA UYGUN MU?
- TAYİN TALEBİNİN REDDİNE KARŞI BAŞVURU YOLLARI
- TAYİN TALEBİNİN REDDİNE KARŞI İPTAL DAVASI AÇILABİLİR Mİ?
- İPTAL DAVASI AÇMA SÜRESİ VE USULÜ
- İPTAL DAVASINDA GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEME
- DAVA DİLEKÇESİNDE NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?
- MAHKEME TARAFINDAN YAPILACAK HUKUKİ DENETİM
- TAYİN REDDİNE İLİŞKİN EMSAL DANIŞTAY KARARLARI
- TAYİN REDDİNİN HAKSIZ SAYILDIĞI DURUMLAR
- MEMURUN AİLE BİRLİĞİNİN KORUNMASI İLKESİ VE TAYİN HAKKI
- SAĞLIK VE AİLE MAZERETİNE DAYALI TAYİN TALEPLERİNİN REDDİ
- TAYİN TALEBİNİN REDDİ SONRASINDA NE YAPILMALI?
- SIKÇA SORULAN SORULAR
- Memurun Tayin Talebinin Reddi Halinde İptal Davası Açılır Mı?
- Tayin Talebim Reddedildi Ne Yapabilirim?
- Tayin Talebi Neden Reddedilir?
- Tayin Talebinin Reddi Hukuka Aykırı Sayılır Mı?
- Tayin Talebinin Reddi İçin Dava Nasıl Açılır?
- Tayin Talebinin Reddi Davasında Süre Ne Kadardır?
- Tayin Talebi Reddedilen Memur Nerede Dava Açabilir?
- Aile Birliği Nedeniyle Tayin Talebi Reddedilirse Ne Olur?
- Sağlık Mazeretiyle Tayin Talebi Reddedilirse Dava Açılabilir Mi?
- Tayin Talebi Reddedilen Memur İdari Başvuru Yapmak Zorunda Mı?
- Tayin Talebi Reddedilen Memur Dava Açarsa Ne Sonuç Alabilir?
- Danıştay Tayin Talebi Reddedilen Memur Hakkında Nasıl Kararlar Veriyor?
MEMURUN TAYİN HAKKI NEDİR?
Devlet memurların tayinine ilişkin temel düzenleme 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 72. maddesinde düzenlenmektedir. Bunun yanında Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik’te de devlet memurunun tayin hakkına ilişkin düzenlemeler mevcuttur. Bu mevzuat hükümlerine göre devlet memuru eş durumu, sağlık, can güvenliği, engellilik durumu veya öğrenim durumu gibi sebeplerle tayin talep etme hakkına sahiptir.
Bu sebeplerin yanında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 73. maddesinde “karşılıklı olarak yer değiştirme” hükmü düzenlenmektedir. Bu düzenlemeye göre aynı kurumun başka yerde bulunan aynı sınıftaki memurlar karşılıklı olarak yer değiştirme suretiyle (becayiş) atanmalarını talep edebilir. Bu talep atamaya yetkili amirin uygun bulması ile gerçekleştirilecektir.
MEMUR HANGİ DURUMLARDA TAYİN TALEP EDEBİLİR?
Mazerete dayalı tayin taleplerinin reddi, yargı kararlarında özel bir önem taşımaktadır. İdare mahkemeleri, özellikle aile birliği, sağlık ve öğrenim gibi anayasal güvence altındaki haklarla ilgili mazeretleri titizlikle incelemektedir. Şu hallerde devlet memuru tayin talep edebilmektedir:
- Eş Durumu Mazereti: Aile birliğinin korunması ilkesi, eş durumu mazeretine dayalı taleplerde temel referans noktasıdır. Danıştay 5. Dairesi bir kararında, “Ailenin korunması, Anayasa ile tanınmış sosyal bir haktır ve kamu hizmetinin daha verimli yerine getirilmesi bakımından, kamu görevlileri için daha da önem taşır” diyerek aile birliğinin önemini vurgulamıştır (Danıştay 5. Daire, 2003/3647 E., 2006/1140 K.). Burada şunu da belirtmekte fayda vardır. Eş durumu mazereti ile tayin talep etme hakkı yalnızca memur çiftlere tanınan bir hak değildir. Eşi memur olmayan eş de aile birliğinin korunması ilkesi çerçevesinde tayin talep edebilir. Bu durumda tayin talep eden kişi, eşinin başvuru tarihi itibarıyla son iki yıl içinde 360 gün sosyal güvenlik primi ödemek suretiyle kendi adına veya bir hizmet akdi ile işverene bağlı olarak halen çalıştığını ispatlayan bir belge ile tayin talep etmelidir.
- Sağlık Durumu Mazereti: Devlet memurunun sağlık durumu nedeniyle tayin talep edebilmesi için kendisinin, eşinin, annesinin, babasının, bakmakla yükümlü olduğu çocuklarının, yargı kararı ile vasi tayin edildiği kardeşinin hasta olması ve bu hastalığın tedavisinin görev yaptığı yerde mümkün olmaması veya mevcut görev yerinin bu kişilerin sağlık durumlarını tehlikeye düşürmesi gerekmektedir. Aynı zamanda bu durumu eğitim ve araştırma hastanesi veya üniversite hastanesinden alınacak sağlık kurulu raporu ile belgelendirmesi gerekmektedir.
- Öğrenim Mazereti: Devlet memurları, görev yaptıkları ilden farklı bir ilde veya bulundukları ilin ilçelerinde ikinci üniversiteye devam edebilmektedir. Ayrıca bazı memurlar, lisans eğitimlerinin yanı sıra yüksek lisans ya da doktora programlarına kayıt olarak akademik çalışmalarını sürdürmektedir. Bu kapsamda, eğitimlerini daha sağlıklı ve verimli şekilde yürütebilmek için öğrenim gördükleri şehir veya ilçeye gitmek istemeleri sıkça karşılaşılan bir durumdur. Öğrenim mazereti nedeniyle tayin hakkı açıkça Yönetmelikte düzenlenmemiştir. Danıştay da tayin hakkını dar yorumlamaktadır. Örneğin bir kararında Danıştay; Anayasa ile güvence altına alınan eğitim hakkının kapsamının atanma talebinin eğitim özrü doğrultusunda yerine getirilmesi gibi pozitif yükümlülükleri içerecek kadar geniş olduğu sonucuna ulaşılması mümkün olmadığına hükmetmiştir.
TAYİN TALEBİ HANGİ ŞARTLARDA YAPILABİLİR?
Devlet memurunun yer değiştirme (tayin) talebi, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 72. maddesi ile Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik hükümleri çerçevesinde, hizmet gerekleri ve mazeret halleri dikkate alınarak değerlendirilmektedir. Tayin talebi; kamu hizmetinin sürekliliği, kadro ve ihtiyaç durumu, hizmet bölgeleri, zorunlu hizmet süreleri ve objektif kriterler gözetilerek idarenin takdir yetkisi kapsamında karara bağlanmaktadır. İdare, bu takdir yetkisini kullanırken eşitlik, hakkaniyet, ölçülülük ve hizmet gereklerine uygunluk ilkelerine bağlı olmakla yükümlüdür.
Memurun tayin talep edebileceği başlıca hukuki sebepler; aile birliğinin sağlanmasına ilişkin eş durumu mazereti, memurun veya kanunda belirtilen yakınlarının sağlık durumu, can güvenliği tehdidi, engellilik durumu ve mevzuatta açıkça öngörülen diğer zorunlu mazeret halleridir. Aile birliğinin korunmasına yönelik taleplerde; eşin kamu görevlisi olup olmadığı, görev yeri, statüsü ve ilgili özel düzenlemeler birlikte değerlendirilmekte; sağlık mazeretine dayalı taleplerde ise kanunda belirtilen sağlık kuruluşlarından (eğitim ve araştırma hastanesi veya üniversite hastanesinden) alınmış raporlarla mevcut görev yerinde tedavinin mümkün olmadığı veya görev yerinin sağlık açısından ağır sakınca doğurduğu belgelenmelidir. Can güvenliği ve benzeri nitelikteki mazeretlerde adli veya idari mercilerden alınacak resmi belge ve kayıtlar aranmakta olup, bu hallerde çoğu zaman atama dönemi beklenmeksizin yer değişikliği yapılabilmektedir.
Bu mazeret hallerinin yanı sıra memur, zorunlu hizmet süresini tamamlaması, hizmet bölgeleri arasında denge gözetilmesi veya kariyer planlaması kapsamında isteğe bağlı yer değiştirme talebinde de bulunabilir; ancak bu nitelikteki talepler, norm kadro, kurumun ihtiyaçları, hizmet gerekleri ve ilgili mevzuatta öngörülen özel şartların sağlanması koşuluyla idarece uygun görülmesi halinde yerine getirilir. Tayin talebinin reddine ilişkin idari işlem; sebep, konu ve amaç unsurları yönünden hukuka aykırılık taşıdığı iddiasıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’na dayalı iptal davasına konu olabilmektedir.
TAYİN TALEBİNİN REDDİ HANGİ GEREKÇELERE DAYANABİLİR?
Tayin talebinin reddi, kural olarak idarenin takdir yetkisi kapsamında; kamu hizmetinin gerekleri, kadro ve ihtiyaç durumu, hizmet bölgeleri ve zorunlu hizmet süreleri, mevzuatta öngörülen objektif kriterlerin sağlanmaması gibi hukuken geçerli sebeplere dayanılarak yapılabilir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca yer değişikliği işlemlerinde hizmetin sürekliliği ve verimliliği esastır; bu kapsamda talep edilen yerde uygun boş kadro bulunmaması, personel dağılımının bozulacak olması veya ilgili hizmet biriminde ciddi personel ihtiyacı bulunması halinde idare tarafından tayin talebi reddedilebilir.
Mazeret tayinlerinde ise (eş durumu, sağlık, can güvenliği, engellilik vb.) talebin reddi; mazeretin ilgili yönetmelikte öngörülen şartları taşımaması, yeterli ve usulüne uygun belgeyle ortaya konulmaması, belirtilen mazeretin görev yapılan yerde fiilen giderilebilecek nitelikte olması veya talep edilen yerin mazereti karşılamaya elverişli olmaması gibi nedenlere dayanabilir. Örneğin, sağlık mazeretinde tam teşekküllü sağlık kurulu raporu bulunmaması ya da mevcut görev yerinde tedavi imkanının fiilen var olması; eş durumunda ise eşin statüsünün, görev yerinin veya çalışma şeklinin mevzuattaki kriterlere uymaması idarece ret sebebi olarak gösterilebilmektedir.
Bunun yanı sıra, zorunlu hizmet süresinin tamamlanmamış olması, hizmet puanı veya sıra esasına dayalı yer değiştirme sisteminde öncelik koşullarının oluşmaması, başvurunun usule aykırı yapılması ya da gerçeğe aykırı beyana/yanıltıcı belgeye dayalı talepte bulunulması da tayin talebinin reddine veya işlemin sonradan iptaline gerekçe teşkil edebilir. İdare, ret kararında dayandığı gerekçeleri açık ve denetlenebilir şekilde ortaya koymak zorundadır; aksi halde red kararı idari yargıda sebep ve amaç unsurları yönünden hukuka aykırı bulunarak iptal edilebilecektir.
TAYİN TALEBİNİN REDDİ HUKUKA UYGUN MU?
Devlet memurunun tayin talebi idarenin takdir yetkisi kapsamında zaman zaman reddedilebilmektedir. Özellikle kadro ve ihtiyaç durumu, hizmet bölgeleri ve zorunlu hizmet süresi gibi olgular tayin talebinin akıbetini belirleten önemli faktörlerdendir. Tayin taleplerinin değerlendirilmesinde kamu yararı ve hizmet verimliliği ilkeleri gözetildiğinden talep edilen yerde boş kadronun olmaması ya da tayin gerçekleştiğinde personel dağılımın bozulacak olması gibi durumlarsa idare tarafından tayin talebi reddedilebilir.
Uygulamada en fazla karşılaşılan durum tayin talep eden devlet memurunun mevzuatta aranan şartları taşımamasıdır. Örneğin sağlık nedeni ile tayin talebinde mevzuatta öngörülmüş olan kurumlardan sağlık raporunun olmaması ya da tayin sonucu sağlık durumunu düzeltmeye elverişsiz olması; eş durumunda tayin talebinde devlet memuru olmayan eşin başvuru tarihi itibarıyla son iki yıl içinde 360 gün sosyal güvenlik primi ödemek suretiyle kendi adına veya bir hizmet akdi ile işverene bağlı olarak halen çalıştığının ispatlanamaması durumunda tayin talebinin reddi hukuka uygun olacaktır.
TAYİN TALEBİNİN REDDİNE KARŞI BAŞVURU YOLLARI
Memurun tayin talebinin reddi halinde iptal davası açılması mümkündür. İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptal davası açılması mümkündür.
Memurun tayin talebinin reddi halinde iptal davası açılması açısından 2 ihtimal söz konusudur. İlk olarak devlet memuru tayin talebinin reddedildiğini tebliğ aldığından itibaren 60 gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açabilir. İkinci ihtimal ise devlet memuru iptal davası açmadan önce üst makama idari işlemin kaldırılması, geril alınması, değiştirilmesi ya da yeni bir idari işlem tesis esilmesi için başvurabilir. Üst makamın bulunmadığı durumlardaysa idari işlemi tesis eden makama başvuruda bulunulabilir. Devlet memuru tarafından yapılacak olan bu başvuru dava açma süresini durduracaktır. Eğer üst makamdan 30 gün içerisinde cevap gelmezse talep reddedilmiş sayılacak ve başvuru tarihine kadar geçen süre de hesaba katılarak dava açma süresi işlemeye devam edecektir.
Bunlara ek olarak devlet memurunun Kamu Denetçiliği Kurumu’na (Ombudsman) başvuruda bulunması da mümkündür. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’na göre kurum, idare hakkındaki şikayetleri inceleyerek idarenin işlem ve davranışlarının hukuka ve hakkaniyete uygun olup olmadığını değerlendirir ve idareye önerilerde bulunur. İlgili kanuna göre kuruma başvuru için İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda belirtilen idari başvuru yollarının tüketilmiş olması şarttır. Örneğin devlet memurunun tayin talebinin reddi halinde üst makama başvuru yapılmadan kuruma başvurulamaz. Ancak telafisi güç zararların doğacak olması ihtimalinde idari başvuru yolları tüketilmese de kurum ilgili başvuruyu inceleyecektir. Ayrıca dava açma süresi içerisinde kuruma yapılacak başvuru, dava açma süresini durduracaktır.
TAYİN TALEBİNİN REDDİNE KARŞI İPTAL DAVASI AÇILABİLİR Mİ?
Memurun tayin talebinin reddi halinde iptal davası en sık başvurulan yollardan biridir. Bu dava İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda düzenlenmiş olup idari işlemden menfaati ihlal edilen kişi idari işlemin hukuka aykırı olması sebebiyle idari yargıda dava açabilir. Memur tayin talebinin reddi halinde iptal davasını, red kararı kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren 60 gün içerisinde açmalıdır.
Memur tayin talebinin reddi halinde iptal davası açmadan önce üst makama başvurarak ilgili idari işlemin kaldırılmasını, değiştirilmesini ya da yerine yeni bir idari işlem tesis edilmesini talep edebilir. Bu durum dava açma süresini durduracaktır. Üst makama başvuru durumununda idare memurun talebi doğrultusunda idari işlemi kaldırarak yeni bir idari işlem tesis edebilir ya da memurun talebini reddedebilir. Bunun haricinde idare 30 gün içerisinde cevap vermezse memur talebini reddedilmiş sayarak idari işlem aleyhine iptal davası açabilir.
İPTAL DAVASI AÇMA SÜRESİ VE USULÜ
Memurun tayin talebinin reddi halinde iptal davası açarken özellikle dava açma süresine dikkat etmelidir. Zira dava açma süreleri kamu düzenine ilişkin olup mahkeme yargılamanın her aşamasında davanın süresinde açılıp açılmadığına kendiliğinden dikkate alacaktır. Eğer idari işlem aleyhine iptal davasının süresi içerisinde açılmazsa ilgili idari işlem hukuka uygunluk karinesinden yararlanarak hukuka uygun hale gelecektir. Bu da memurun hak kaybı yaşamasına sebebiyet verecektir.
Memurun tayin talebinin reddi halinde iptal davası açma süresi İdari Yargılama Usulü Kanunu’na göre idare mahkemelerinde 60 gündür. Bu süre memurun tayin talebinin reddi kararının kendisine tebliğ edildiği günden itibaren hesaplanmaktadır. Memur tayin talebinin reddi halinde iptal davasını ret kararının kendisine tebliğinden itibaren 60 gün içinde açmalıdır. Memur tayin talebinin reddi halinde iptal davası açmadan önce üst makama başvuruda bulunarak ret kararının kaldırılması ve yeni bir idari işlem tesis edilmesi için başvuruda bulunabilir. Memur üst makama başvuruda bulunmuşsa bu durum dava açma süresini durduracaktır.
Bunun haricinde memurun tayin talebinin reddi halinde iptal davası açarken görevli ve yetkili mahkemede dava açması usul açısından önem arz etmektedir. Ayrıca idare mahkemesine verilen dava dilekçeleri mahkemenin görevlendirdiği bir üye tarafından ilk inceleme yapılır. İlk inceleme sırasında özellikle görev, yetki, süre aşımı, husumet ve ehliyet yönünden yapılır ve 15 gün içerisinde tamamlanır.
İPTAL DAVASINDA GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEME
İdari yargılamada yetki ve görev kamu düzenindendir. Dolayısıyla memurun tayin talebinin reddi halinde iptal davası mahkeme yetkili/görevli olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden incelemektedir. Bu sebeple memurun tayin talebinin reddi halinde iptal davası açarken görevli ve yetkili mahkemede dava açması hem süre hem de hak kaybını engelleyecektir.
Görev uyuşmazlığın konu itibariyle hangi mahkemede görüleceği ile ilgili kurallardır. İdari yargılama hukukunda genel görevli mahkeme idare mahkemeleridir. Mahkemenin görevsizliği şu iki durumda gerçekleşmektedir:
- İdari yargıda açılması gereken bir davanın adli yargıda açılması halinde (davanın idare mahkemesinde açılması gerekirken asliye hukuk mahkemesinde açılması)
- İdari yargıdaki mahkemelerden birinde açılması gerekirken diğerinde açılması halinde (davanın idare mahkemesinde açılması gerekirken vergi mahkemesinde açılması)
Yetki ise uyuşmazlığın coğrafi sınır itibariyle hangi mahkemede çözüleceğini ifade eden kurallardır. İdari Yargılama Usulü Kanunu’na göre genel yetkili mahkeme dava konusu idari işlemi yapan idari merciin bulunduğu yer idare mahkemesidir. Lakin aynı kanunda kamu görevlilerinin atanmasına ilişkin özel yetki kuralı getirilmiştir. Bu kurala göre kamu görevlilerinin atanması veya nakillerine ilişkin davalarda yetkili mahkeme kamu görevlilerinin yeni veya eski görev yeri idare mahkemesidir. Özel yetki kuralı bulunan durumlarda genel yetkili mahkeme yetkili olmayacaktır. Lakin memurun tayin talebinin reddi halinde iptal davası açarken yeni/eski görev yeri ayrımı olmadığından mevcut görev yerindeki idare mahkemesinde iptal davası açması mümkündür.
DAVA DİLEKÇESİNDE NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?
Memurun tayin talebinin reddi halinde iptal davası açarken dava dilekçesinde bir takım unsurlara değinmek hak kaybı yaşanmasını engelleyecektir:
- Dava Dilekçesinin Kanuna Uygun Olarak Hazırlanması: Memurun tayin talebinin reddi halinde iptal davası açarken dava dilekçesini idari Yargılama Usulü Kanunu’na uygun olarak hazırlaması gerekmektedir. Özellikle dava dilekçesinde dava konusu olan ve iptali talep edilen idari işlemin açıkça gösterilmesi gerekmektedir. Zira ilk inceleme sırasında incelenecek durumlardan biri de kesin ve yürütülmesi zorunlu bir idari işlemin var olup olmadığıdır. Bunun haricinde husumet doğru tarafa yöneltilmedir.
- Atanma Şartlarının Mevcudiyeti Desteklenmeli: Memurun tayin talebinin reddi halinde iptal davası açarken dava dilekçesinde memurun atama talebinin dayandığı mazeretler ve bu mazeretleri destekleyecek olan deliller belirtilmelidir. Örneğin sağlık sebebi ile atama taleplerinde yetkili kuruluşlardan alınan sağlık raporlarının dava dilekçesine eklenmesi gerekir.
- Liyakat ve Puan Üstünlüğü: Memurun atanmak istediği kadro için yapılan değerlendirmelerde (sınav, hizmet puanı vb.) diğer adaylara göre üstün durumda olması, talebin reddi işlemini hukuka aykırı kılabilmektedir. Bu sebeple memurun tayin talebinin reddi halinde iptal davası açarken ilgili sınav sonuçları da eklenmelidir. Zira yüksek puan almasına rağmen memurun tayin talebinin reddi halinde iptal davası açılarak atama gerçekleştirilebilir.
- İdarenin Takdir Yetkisi: Memur atamalarında mahkemelerin davayı reddetmesi çoğu zaman idarenin bu yönde takdir yetkisi olması sebebiyledir. Zira hiçbir suretle idare mahkemesi yerindelik denetimi yapamaz. Fakat idarenin her işlemi gibi atamanın reddi de kamu yararına uygun olmalıdır. Bu yüzden memurun tayin talebinin reddi halinde iptal davası açarken dava dilekçesinde idarenin takdir yetkisinin kamu yararına uygun olmadığı da belirtilmelidir.
Görüldüğü gibi memurun tayin talebinin reddi halinde iptal davası oldukça teknik bir konudur. Zira bu dava için hazırlanacak olan dava dilekçesi birçok unsur dikkat edilerek hazırlanmalıdır. Bu sebeple memurun tayin talebinin reddi halinde iptal davası idare hukuku avukatından danışmanlık alınarak yürütülmesi gerekmektedir. Bu durum olası hak kayıplarını engellemektedir.
MAHKEME TARAFINDAN YAPILACAK HUKUKİ DENETİM
Memurun tayin talebinin reddi halinde iptal davası açıldığında idare mahkemesinin yapacağı hukuki denetim, idari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve amaç unsurları bakımından incelenmesini içermektedir. İdare Mahkemesi, idarenin yerine geçerek yerindelik (idarenin uygunluk takdiri) denetimi yapamaz, yapacağı denetim hukuka uygunluk denetimidir. Bu çerçevede mahkeme, ret gerekçelerinin somut gerekçelerle desteklenip desteklenmediğini, hizmet gerekleri, kadro ve ihtiyaç durumu, hizmet bölgeleri–zorunlu hizmet sürelerini araştırır. Memurun tayin talebinin reddi halinde iptal davası açılmasında mahkemenin yapacağı hukuki denetim özellikle mazeret tayinlerinde (eş, sağlık, engellilik, can güvenliği) ileri sürülen belgelerin usulüne uygun değerlendirilip değerlendirilmediğine, soyut ve genel ifadelerle ret yapılıp yapılmadığına ve alternatif çözümlerin incelenip incelenmediğine odaklanır. Aynı zamanda mahkeme, memurun tayin talebinin reddinde idarenin kamu yararını gözetip gözetmediğini de incelemektedir.
TAYİN REDDİNE İLİŞKİN EMSAL DANIŞTAY KARARLARI
Memurun tayin talebinin reddi halinde iptal davasına ilişkin Danıştay ve Bölge İdare Mahkemesi’nin emsal kararları şunlardır:
- İzmir BİM 1. İdari Dava Dairesi, E. 2017/1155 K. 2017/1099 T. 24.10.2017: “Bu durumda; her ne kadar davalı idarece sözleşmeli personelin eş durumu özrü nedeniyle iller arası tayin imkanının bulunduğu ileri sürülmekte ise de, davacının eş durumu nedeniyle il içi görev yerinin değiştirilmesine engel herhangi bir yasal düzenlemenin bulunmadığı, davacının eşinin görevinin niteliği ve Gökçeada İlçesinde çalışma imkanı bulunmadığı hususu dikkate alındığında, davacının durumunun Anayasa’nın aileye yönelik düzenlemeler getiren hükümleri de göz önünde tutulmak, aile birliğinin korunması yönündeki ilgili Bakanlar Kurulu Kararının Ek Madde 3/(b) bendindeki düzenleme ve davacının atanmak istediği yerde hizmetine ihtiyaç bulunup bulunmadığı hususları da dikkate alınmak suretiyle değerlendirilmesi gerekirken, bu yöndeki talebinin, ”4/B sözleşmeli personelin eş durumuna istinaden il içi tayininin mümkün olmadığı” gerekçesiyle il içi atama yapılamayacağından bahisle reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.”
- Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2020/1287 K. 2020/1950 T. 22.10.2020: “Bu kapsamda; dava dosyasındaki işlem tarihinden önce ve sonra alınmış tüm sağlık kurulu raporlarından, davacının kanser hastası olan eşinin başkasının güç ve yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremeyeceği açık olup, eşinin tedavisini sürdürebileceği onkoloji polikliniği mevcut olan bir hastanenin bulunduğu yere atamasının yapılması gerekirken, sağlık özrü gözetilmeksizin, tedavi görebileceği hastanenin bulunmadığı bir yere atanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.”
TAYİN REDDİNİN HAKSIZ SAYILDIĞI DURUMLAR
Tayin reddinin haksız sayıldığı durumlar, öncelikle gerekçe yükümlülüğünün karşılanmadığı, yani ret kararının soyut ve genel ifadelerle kurulduğu; hizmet gerekleri, kadro/dağılım ve ihtiyaç unsurlarının somut veri ve belgelerle ortaya konulmadığı hallerde gündeme gelmektedir. Aynı şekilde idarenin ölçülülük ve eşitlik ilkelerini gözetmeksizin, başvuranla benzer durumda bulunan personele farklı uygulama yapması; zorunlu hizmet veya hizmet puanı kriterlerini hatalı yorumlaması; başvurunun usulüne uygun ibraz edilen delillerini (sağlık kurulu raporu, engellilik belgesi, adli/idari koruma kararları, öğrenim belgesi vb.) dikkate almaması yahut bu deliller hakkında hiçbir değerlendirme yapmaması da ret işlemini haksız kılmaktadır. Ayrıca, talep edilen yer mümkün değilse alternatif hizmet birimlerinin araştırılmaması, geçici görevlendirme veya aynı bölge içinde çözüm yollarının incelenmemesi de hukuka aykırılık nedenidir.
MEMURUN AİLE BİRLİĞİNİN KORUNMASI İLKESİ VE TAYİN HAKKI
Aile birliğinin korunması ilkesi, Anayasa’nın 41. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 72. maddesinde yer değiştirme suretiyle atama rejimine yansıyan temel bir ölçüttür. İdare, yer değiştirme taleplerini hizmet gerekleri, kadro imkanları ve personel planlaması çerçevesinde değerlendirirken, memurun aile birliğini fiilen sağlayabilecek çözümleri öncelikle gözetmek; eşin görev yeri, statüsü ve somut mazeret sebeplerini dikkate alarak kararını somut gerekçelerle tesis etmekle yükümlüdür.
Aile birliği gerekçesine dayanan taleplerin reddedilmesi halinde, işlem; sebep, konu ve amaç unsurları bakımından yargısal denetime tabidir ve memurun tayin talebinin reddi halinde iptal davası açılması mümkündür. İptal davasında, aile birliğinin korunmasına elverişli atama seçeneklerinin idare tarafından somut olarak incelenip incelenmediği, mazeret belgelerinin gereği gibi değerlendirilip değerlendirilmediği ve hizmet gereklerinin soyut değil, somut verilerle ortaya konulup konulmadığı denetlenir.
Burada dikkat çekmek istediğimiz bir nokta da eş durumu mazereti ile tayin talep etme hakkının yalnızca memur çiftlere tanınan bir hak olmadığıdır. Eşi memur olmayan eş de aile birliğinin korunması ilkesi çerçevesinde tayin talep edebilir. Bu durumda tayin talep eden kişi, eşinin başvuru tarihi itibarıyla son iki yıl içinde 360 gün sosyal güvenlik primi ödemek suretiyle kendi adına veya bir hizmet akdi ile işverene bağlı olarak halen çalıştığını ispatlayan bir belge ile tayin talep etmelidir.
SAĞLIK VE AİLE MAZERETİNE DAYALI TAYİN TALEPLERİNİN REDDİ
Sağlık ve aile (eş) mazeretine dayalı tayin taleplerinin reddi, ancak mevzuatta öngörülen şartların sağlanmaması halinde mümkündür. Sağlık mazeretinde; tam teşekküllü sağlık kurulu raporunun bulunmaması, raporun idareye sunulan mazeretle alakalı olmaması ya da mevcut görev yerinde tedavinin fiilen mümkün olması ret sebebi olarak sayılabilir. Aile birliği kapsamında ise eşin statüsü, görev yeri, çalışma usulü ve kurumlar arası koordinasyon kriterlerine uyulmaması; talep edilen yerde uygun kadro bulunmaması ve aynı bölge içinde aile birliğini sağlayacak alternatiflerin mümkün olmaması gibi nedenler ileri sürülebilir.
Bununla birlikte idarenin ret kararı, gerekçe yükümlülüğüne uygun, somut veri ve belgelere dayalı olmalı; engellilik, çocukların üstün yararı, can güvenliği gibi özel durumlarda ölçülülük ilkesi gözetilerek alternatif çözüm (aynı bölge, geçici görevlendirme, yakın il/ilçe) araştırılmalıdır. Soyut ifadelerle ya da gerekçesiz şablon gerekçelerle veya sunulan belgeler tartışılmadan tesis edilen ret işlemleri hukuka aykırıdır ve iptal davasına konu olabilmektedir.
TAYİN TALEBİNİN REDDİ SONRASINDA NE YAPILMALI?
Memurun tayin talebinin reddi halinde iptal davası açmak en etkili yollardan biridir. Bu durumda memur tayin talebinin reddedilmesinin kendisine tebliğinden itibaren 60 gün içerisinde idare mahkemesinde iptal davası açabilir. Memurun tayin talebinin reddi halinde iptal davası açmadan önce üst makama başvurarak ilgili idari işlemin kaldırılmasını, değiştirilmesini veya yeniden tesis edilmesini talep edebilir. Üst makama başvuru dava süresini durduracaktır. Lakin bunu yapmadan direkt olarak idare mahkemesinde iptal davası açılması da mümkündür.
Bunun dışında Kamu Denetçiliği Kurumu’na (Ombudsman) başvuruda bulunulması da mümkündür. Bu kuruma başvuruda bulunulabilmesi için İdari Yargılama Usulü Kanunu’ndaki yolların tüketilmesi (örneğin üst makama başvuruda bulunulması) gerekmektedir. Lakin bu kurum tarafından verilen kararların bağlayıcılığı bulunmamaktadır. Ombudsmanı yargı kurumlarından ayıran en önemli özelliği kararlarının bağlayıcı olmaması ve kamusal eleştiri ve ikna dışında yaptırım yetkisinin bulunmamasıdır.
SIKÇA SORULAN SORULAR
Memurun Tayin Talebinin Reddi Halinde İptal Davası Açılır Mı?
Memurun tayin talebinin reddi halinde iptal davası açabilmesi mümkündür. Bu durumda ret kararı kendisine tebliğ edilen memur 60 gün içerisinde idare mahkemesinde dava açabilir.
Tayin Talebim Reddedildi Ne Yapabilirim?
Memurun tayin talebinin reddi halinde iptal davası açarak idarenin ret kararını kaldırması mümkündür. Bunun dışında çok tercih edilmese de Kamu Denetçiliği Kurumu’na başvuru da yapılabilir.
Tayin Talebi Neden Reddedilir?
Memurun tayin talebi genellikle idarenin takdir yetkisi kapsamında veya tayin şartlarının gerçekleşmemesi sebebiyle reddedilmektedir.
Tayin Talebinin Reddi Hukuka Aykırı Sayılır Mı?
Gerekli şartların sağlanması halinde memurun tayin talebinin reddedilmesi hukuka aykırıdır. Memurun tayin talebinin reddi halinde iptal davası açılarak ilgili idari işlemin iptal edilmesi sağlanabilir.
Tayin Talebinin Reddi İçin Dava Nasıl Açılır?
Memurun tayin talebinin reddi halinde iptal davası idare mahkemesine başvurarak açılmaktadır. Bunun için ret kararının tebliğinden itibaren 60 gün içerisinde iptal davası açılmalıdır. Ayrıca davanın yetkili mahkemede açılması önemlidir. Bu sebeple mevcut görev yerindeki idare mahkemesine iptal davası açılması gerekir.
Tayin Talebinin Reddi Davasında Süre Ne Kadardır?
Memurun tayin talebinin reddi halinde iptal davası, ret kararının memura tebliğinden itibaren 60 gün içerisinde açılmalıdır.
Tayin Talebi Reddedilen Memur Nerede Dava Açabilir?
Memurun tayin talebinin reddi halinde iptal davası memurun güncel görev yerindeki idare mahkemesinde açılmalıdır.
Aile Birliği Nedeniyle Tayin Talebi Reddedilirse Ne Olur?
Aile birliği nedeniyle memurun tayin talebinin reddi halinde iptal davası açılarak idarenin ret kararı kaldırılabilir. Bu durumda dava dilekçesine özellikle eş devlet memuru değilse prim günlerinin dolduğunu gösteren evrakları eklemelidir.
Sağlık Mazeretiyle Tayin Talebi Reddedilirse Dava Açılabilir Mi?
Sağlık mazereti sebebiyle memurun tayin talebinin reddi halinde iptal davası açılır ve kanunun aradığı sağlık kuruluşlarından alınacak raporlarla idarenin ret kararının iptali sağlanır.
Tayin Talebi Reddedilen Memur İdari Başvuru Yapmak Zorunda Mı?
Memurun tayin talebinin reddi haklinde iptal davası açmadan önce üst makama başvurarak ilgili idari işlemin kaldırılması, değiştirilmesi veya yeniden tesis edilmesi sağlanabilir. Lakin üst makama başvuru iptal davası açılması için zorunlu değildir.
Tayin Talebi Reddedilen Memur Dava Açarsa Ne Sonuç Alabilir?
Memurun tayin talebinin reddi halinde iptal davası açarak talep attığı tayin kararını sağlayabilir.
Danıştay Tayin Talebi Reddedilen Memur Hakkında Nasıl Kararlar Veriyor?
İncelenen kararlar bütünüyle değerlendirildiğinde, devlet memurunun tayin talebinin reddine karşı açılan iptal davalarında yargının, idarenin takdir yetkisi ile memurun anayasal hakları arasında bir denge kurmaya çalıştığı görülmektedir. İdarenin takdir yetkisi, özellikle personel planlaması ve kamu hizmetinin etkin yürütülmesi açısından vazgeçilmez bir araç olarak kabul edilmekle birlikte, bu yetkinin keyfiliğe dönüşmesini önlemek amacıyla yargısal denetim etkin bir şekilde işletilmektedir.

