MİRAS KALAN EVDE KİM OTURABİLİR?(2026)
Miras kalan evde kim oturabilir konusu, Türk Medeni Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde belirlenmekle birlikte mirasçılar arasındaki paylı mülkiyet ilişkisi esas alınmaktadır. Mirasın intikaliyle birlikte taşınmaz üzerindeki mülkiyet paylı mülkiyet hükümlerine göre mirasçılara geçmekte, bu nedenle taşınmazdan yararlanma ve kullanma yetkisi tüm mirasçılara ait bulunmaktadır. Taşınmazın fiili kullanımının hangi mirasçı tarafından gerçekleştirileceği, öncelikle mirasçılar arasında yapılacak uzlaşma ile belirlenmekte, uzlaşma sağlanamadığı durumlarda hâkim müdahalesiyle kullanım düzeninin tesis edilmesi yoluna gidilmektedir.
Paydaşlardan birinin taşınmazı tek başına kullanması, diğer mirasçıların açık rızası bulunmadıkça hukuki ihtilaf doğurmakta ve ecrimisil talebinde bulunulabilmektedir. Bu çerçevede, miras kalan evin kimin tarafından kullanılabileceği hususu, paydaşlık ilişkisi, rıza şartı ve gerektiğinde yargısal düzenleme mekanizmaları dikkate alınarak belirlenmektedir. İşbu yazıda miras kalan evde kim oturabilir, şartları nelerdir ve yapılabilecek hukuki işlemler ele alınacaktır.
- Miras Kalan Evde Oturma Hakkı
- Mirasçılar Arasındaki Pay Oranları ve Kullanım Hakkı
- Elbirliği (İştirak) Halinde Mülkiyette Kullanım Nasıl Belirlenir?
- Paylı Mülkiyette Mirasçının Evi Kullanma Yetkisi
- Tek Bir Mirasçının Evde Oturması Mümkün Müdür?
- Diğer Mirasçıların Rızası Olmadan Evde Oturmak Hukuka Uygun Mu?
- Mirasçıların Evden Kira Bedeli Talep Etme Hakkı
- Evde Oturan Mirasçıya Ecrimisil (Haksız İşgal Tazminatı) Talebi
- Miras Kalan Evde Kullanımın Belirlenmesi İçin Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davası
- Miras Kalan Evde Oturan Mirasçının Masraf ve Onarım Talepleri
- Mirasçıların Evde Kullanım Hakkını Sözleşmeyle Düzenlemesi
- Tek Mirasçının Evde Yaşaması Halinde Diğerlerinin Hakları
- Evde Oturma Hakkının Devri veya Kaldırılması
- Yargıtay’ın Miras Kalan Evde Kullanım Hakkına İlişkin Görüşü
- Miras Kalan Evde Kullanım Süreçlerinde Hukuki Danışmanlığın Rolü
- Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
- Miras Kalan Evde Her Mirasçı Oturma Hakkına Sahip Midir?
- Tek Bir Mirasçı Diğerlerinin Rızası Olmadan Evde Oturabilir Mi?
- Evde Oturan Mirasçıya Ecrimisil Davası Açılabilir Mi?
- Evde Oturmayan Mirasçı Kira Talep Edebilir Mi?
- Evde Oturma Hakkı İçin Noter Sözleşmesi Yapılabilir Mi?
- Mirasçılar Anlaşamazsa Ev Satılabilir Mi?
- Ortaklığın Giderilmesi Davası Ne Zaman Açılır?
- Evde Oturan Mirasçı Yapılan Masrafları Talep Edebilir Mi?
- Miras Kalan Evde Kullanım Nasıl Paylaştırılır?
Miras Kalan Evde Oturma Hakkı
Miras kalan konutta oturma hakkı, terekenin mirasçılara intikaliyle birlikte paylı veya elbirliği mülkiyeti hükümlerine göre belirlenmekte ve taşınmazdan yararlanma yetkisi tüm mirasçılar arasında ortaklaşa doğmaktadır. Mirasçılardan herhangi birinin taşınmazı tek başına kullanabilmesi, diğer mirasçıların muvafakatinin bulunmasına bağlı olmakta; aksi durumlarda kullanımın hukuka aykırı hale geldiği ve ecrimisil talebine konu olabildiği kabul edilmektedir. Bu nedenle miras kalan evde oturma hakkı, paydaş rızası, fiili kullanımın sınırları ve gerektiğinde yargısal düzenleme esas alınarak şekillenmektedir.
Mirasçılar Arasındaki Pay Oranları ve Kullanım Hakkı
Mirasçılar arasındaki pay oranları, mirasın kanuni veya vasiyetnameye dayalı paylaşım hükümlerine göre belirlenmekte ve taşınmaz üzerindeki hakların kapsamı bu oranlar çerçevesinde oluşmaktadır. Pay oranları, taşınmazın kullanımından elde edilecek yararın paylaşımında etkili olmakta; ancak paylı mülkiyette taşınmazın fiili kullanımının pay oranlarına göre birebir bölünmesi zorunluluğu bulunmamaktadır. Mirasçıların taşınmazdan ortak yararlanma yükümlülüğü, aralarındaki kullanım düzeninin anlaşma yoluyla belirlenmesini zorunlu kılmakta; anlaşma sağlanamadığında ise paydaşlardan birinin talebi üzerine mahkemece kullanım biçimi tespit edilebilmektedir.
Elbirliği (İştirak) Halinde Mülkiyette Kullanım Nasıl Belirlenir?
Elbirliği mülkiyetinde, mirasçılar taşınmaz üzerinde paya bağlı bireysel tasarruf yetkisine sahip olmamakta ve tasarruf ile kullanım konusundaki tüm işlemler oybirliği ile kararlaştırılmaktadır. Taşınmazın kullanım biçimi, mirasçıların ortak iradesiyle belirlenmekte; oybirliği sağlanamadığı takdirde kullanım düzeninin oluşturulması için sulh hukuk mahkemesine başvurulabilmektedir. Elbirliği mülkiyetinde herhangi bir mirasçının taşınmazı tek başına kullanması, açık bir mutabakat bulunmadıkça hukuki uyuşmazlık yaratmakta ve diğer mirasçıların kullanım engelinin kaldırılması veya ecrimisil talebinde bulunması mümkün olabilmektedir. Bu itibarla, elbirliği mülkiyetinde kullanım düzeni, ortak irade, birlik halinde tasarruf ilkesi ve yargısal müdahale mekanizmaları temelinde belirlenmektedir.
Paylı Mülkiyette Mirasçının Evi Kullanma Yetkisi
Paylı mülkiyet rejiminde taşınmaz üzerindeki kullanım yetkisi, mirasçılar arasında pay oranları çerçevesinde doğmakta ve taşınmazdan yararlanma hakkı tüm paydaşlara birlikte tanınmaktadır. Her bir mirasçı, pay sahibi olmasının doğal sonucu olarak taşınmazın ortak kullanımına katılabilmekte; ancak taşınmazın fiili kullanım biçimi konusunda alınacak kararların paydaşlar arasında uzlaşmayla belirlenmesi gerekmektedir. Paylı mülkiyette taşınmazın bölünerek kullanılması mümkün görülmediğinde, kullanım düzeninin belirlenmesi için mahkemeye başvuru yolu açık bulunmaktadır.
Tek Bir Mirasçının Evde Oturması Mümkün Müdür?
Tek bir mirasçının miras kalan taşınmazda tek başına oturması, diğer mirasçıların açık rızasının bulunması durumunda hukuken mümkün olmaktadır. Rıza verildiği takdirde kullanım hakkı fiilen tek mirasçıya bırakılmakta ve bu kullanım hukuka uygun kabul edilmektedir. Ancak rıza sağlanmadığı hâllerde kullanım düzeninin tek taraflı olarak oluşturulması mümkün olmamakta, mirasçılar arasındaki ihtilafın giderilmesi için mahkeme kararı gerekmektedir. Bu kapsamda tek mirasçının taşınmazı münhasıran kullanabilmesi, paydaş muvafakati veya yargısal müdahale şartlarına bağlı bulunmaktadır.
Diğer Mirasçıların Rızası Olmadan Evde Oturmak Hukuka Uygun Mu?
Diğer mirasçıların rızası olmaksızın taşınmazın tek bir mirasçı tarafından kullanılması, paylı mülkiyet hükümlerine aykırılık teşkil etmekte ve hukuka uygun kabul edilmemektedir. Bu tür kullanım, diğer mirasçıların ortak kullanım hakkını engellemekte olduğundan ecrimisil talebine konu olabilmekte ve kullanımın sonlandırılması için yargısal başvuru yapılabilmektedir. Uyuşmazlığın devam etmesi hâlinde mahkeme tarafından kullanım düzeni tesis edilmekte ve böylece taşınmazın hangi mirasçı tarafından, ne şekilde kullanılabileceği hukuken belirlenmektedir. Bu nedenle rıza olmaksızın tek taraflı kullanım, paydaşlar arası hakkaniyet ve ortak mülkiyet ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.
Mirasçıların Evden Kira Bedeli Talep Etme Hakkı
Mirasçılar arasında paydaşlık ilişkisi devam ettiği sürece taşınmazın kullanımından doğan gelir veya kullanım değerinin mirasçılara eşit biçimde yansıması gerekmektedir. Taşınmazın bir mirasçı tarafından münhasıran kullanılması durumunda, diğer mirasçılar kullanım hakkından yoksun bırakıldıkları ölçüde kira bedeline eşdeğer bir talepte bulunabilmektedir. Bu talep, çoğunlukla ecrimisil niteliğinde değerlendirilmekte olup, kullanımın paydaş rızasına dayanmaması hâlinde hukuki dayanak kazanmaktadır. Kira bedeli talebi, mirasçıların pay oranlarıyla uyumlu olarak hesaplanmakta ve haksız kullanımdan doğan ekonomik dengenin sağlanmasını amaçlamaktadır.
Evde Oturan Mirasçıya Ecrimisil (Haksız İşgal Tazminatı) Talebi
Ecrimisil, taşınmazın hak sahibinin rızası olmaksızın kullanılması sonucunda talep edilebilen haksız işgal tazminatını ifade etmekte olup miras hukukunda sıkça uygulanmaktadır. Mirasçıların rızası olmaksızın taşınmazı tek başına kullanan mirasçı, diğer paydaşların kullanım haklarını ihlal etmiş sayılmakta ve bu nedenle ecrimisil talebine konu olabilmektedir. Ecrimisil miktarı, taşınmazın emsal kira değerleri, kullanım süresi ve taşınmazın fiili kullanım koşulları dikkate alınarak belirlenmektedir. Talep, geçmişe dönük olarak da ileri sürülebilmekte ve haksız kullanımın tazmin edilmesini amaçlamaktadır.
Miras Kalan Evde Kullanımın Belirlenmesi İçin Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davası
Mirasçılar arasında taşınmazın kullanımından kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümlenememesi durumunda ortaklığın giderilmesi davasına başvurulabilmektedir. Bu dava, paylı veya elbirliği mülkiyetinin tasfiyesini hedeflemekte ve taşınmazın aynen taksimi mümkün değilse satış yoluyla paylaşılması sonucunu doğurmaktadır. İzale-i şuyu davası, mirasçıların taşınmaz üzerindeki ortaklıklarının sürdürülemez hâle gelmesi, kullanımın belirlenememesi veya uzun süreli ihtilafların giderilememesi hâllerinde başvurulabilecek en etkili yargısal mekanizmalardan birini oluşturmaktadır. Dava sonucunda elde edilen satış bedeli, mirasçıların pay oranlarına göre dağıtılmakta ve böylece kullanım konusundaki uyuşmazlık kökten çözümlenmektedir.
Miras Kalan Evde Oturan Mirasçının Masraf ve Onarım Talepleri
Miras kalan taşınmazın bakım ve korunmasına yönelik zorunlu masraflar, paydaşlar arasında mülkiyet oranları çerçevesinde ortak yükümlülük olarak kabul edilmekte ve bu masrafların yapılması hâlinde diğer mirasçılardan payları oranında katkı talep edilebilmektedir. Taşınmazın değerini koruma amacı taşıyan zorunlu ve faydalı giderler, oturan mirasçı tarafından karşılanmışsa, bu giderlerin denkleştirilmesi miras hukukunun genel ilkeleri gereği mümkün olmaktadır.
Ancak lüks veya kullanım tercihini yansıtan giderlerin talep hakkı doğurmamakta olduğu kabul edilmekte, bu tür harcamalar oturan mirasçının kişisel tasarrufu kapsamında değerlendirilmektedir. Giderlerin niteliği, taşınmazın somut koşulları ve mirasçıların pay oranları dikkate alınarak yargısal denetim çerçevesinde belirlenmektedir.
Mirasçıların Evde Kullanım Hakkını Sözleşmeyle Düzenlemesi
Paydaşlar arasında taşınmazın kullanımına ilişkin düzenlemelerin yazılı bir sözleşmeyle belirlenmesi mümkündür ve bu sözleşme, kullanım hakkı, gider paylaşımı ve kullanım süreleri gibi hususların açıkça kararlaştırılmasını sağlamaktadır. Yapılan sözleşme, mirasçıların iradelerini yansıtan bağlayıcı bir belge niteliği taşımakta ve kullanım sırasında doğabilecek uyuşmazlıkların önlenmesine katkı sağlamaktadır.
Sözleşmede belirlenen hükümler, taraflar arasında geçerli olmakta; ancak üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesi bazı şekil şartlarına bağlı olabilmektedir. Bu kapsamda kullanım ilişkilerinin sözleşmeyle düzenlenmesi, paydaşlık ilişkisinin yönetilmesinde etkin ve hukuken güvenli bir yöntem oluşturmaktadır.
Tek Mirasçının Evde Yaşaması Halinde Diğerlerinin Hakları
Miras kalan evde kim oturabilir konusunda tek bir mirasçının taşınmazda yaşaması durumunda diğer mirasçıların ortak mülkiyetten doğan kullanım hakkı ortadan kalkmamakta ve bu haklar korunmaya devam etmektedir. Rıza verilmemişse, evde oturan mirasçıdan ecrimisil talep edilmekte ve diğer mirasçıların kullanım haklarının ihlali tazmin edilmektedir. Ayrıca diğer mirasçılar, kullanımın ortaklık hükümlerine aykırı olduğunu ileri sürerek kullanımın durdurulmasını veya mahkeme aracılığıyla kullanım düzeninin belirlenmesini talep edebilmektedir. İhtilafın sürmesi hâlinde ortaklığın giderilmesi yoluna başvurulabilmekte ve taşınmazın paylaşımı ya da satış yoluyla tasfiyesi sağlanmaktadır. Böylece tek mirasçının fiili kullanımından kaynaklanan dengesizliklerin giderilmesi için hukuki mekanizmalar devreye sokulmaktadır.
Öncelikle bilinmelidir ki tek bir mirasçının, diğer mirasçıların izni olmadan evi tek başına kullanma hakkı yoktur. Mirasçılardan biri evde yaşamaya devam etse bile, bu durum ona özel bir mülkiyet hakkı kazandırmaz; tüm mirasçılar taşınmaz üzerinde eşit derecede hak sahibidir. Bu nedenle evden yararlanamayan ya da evi kullanmayan mirasçıların talep edebileceği çeşitli hukuki yollar bulunmaktadır.
Evin Kullanımından Kaynaklı “Ecrimisil” (Kullanım Bedeli) Talebi:Eğer bir mirasçı, diğerlerinin rızası olmaksızın evde tek başına yaşıyorsa, evi fiilen kullanan kişi diğer mirasçılara ecrimisil, yani kullanım bedeli ödemekle yükümlü olabilir. Ecrimisil, haksız işgal tazminatıdır ve mirasçının evi tek taraflı olarak işgal etmesi, diğer mirasçıların evden yararlanamaması, kullanımın belli bir süre devam etmiş olması şartlarının gerçekleşmesi hâlinde talep edilebilir. Ecrimisil bedeli; evin bulunduğu bölgedeki kira rayiçlerine göre hesaplanır ve geçmişe dönük olarak 5 yıla kadar talep edilebilir.
Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şüyu) Davası Açma Hakkı: Eğer mirasçılar evin paylaşımı konusunda anlaşamıyorsa ve tek mirasçının evde yaşaması sürekli sorun yaratıyorsa, diğer mirasçılar ortaklığın giderilmesi davası açabilir. Bu dava iki şekilde sonuçlanabilir:
1.Aynen Taksim: Evin bölünmesi mümkünse (genelde mümkün olmaz), paylaştırılarak her mirasçıya ayrı bir bölüm verilmesi.
2.Satış Yoluyla Paylaşım: Uygulamada en sık rastlanan yöntemdir. Mahkeme, evin açık artırma yoluyla satışına karar verir ve satıştan elde edilen bedel miras payları oranında dağıtılır.
Tek mirasçı ne kadar dirense de, diğer bir mirasçı dahi talep ettiğinde bu dava açılabilir; mahkeme satışa karar vermekten kaçınamaz.
Mirasçıların Evi Kullanma Sırasını Belirleme veya Kira Üzerinden Uzlaşma Hakkı: Taraflar aralarında anlaşırsa evi dönüşümlü kullanma, kiraya verip gelirini paylaşma,evde oturan mirasçının diğerlerine kira ödemesi gibi pratik çözümler de uygulanabilir. Anlaşma sağlanmışsa yazılı bir protokol yapılması ileride doğabilecek uyuşmazlıkların önüne geçer.
Miras Payı Üzerinde Tasarruf Hakkı: Evde oturmayan mirasçılar kendi miras payları üzerinde Paylarını diğer mirasçıya satabilir, Üçüncü kişilere devredebilir, Pay devri karşılığında bedel talep edebilir.Bu durum, evde kalan mirasçı üzerinde baskı oluşturabilir; çünkü paydaş çoğaldıkça ortaklığın giderilmesi davası daha makul bir çözüm hâline gelir.
Evde Oturma Hakkının Devri veya Kaldırılması
Miras kalan evde üzerindeki oturma hakkının devri veya kaldırılması, paydaşlar arasında mevcut olan ortak mülkiyet ilişkisinin niteliğine göre belirlenmektedir. Paylı mülkiyette kullanım hakkı, paydaşların ortak iradesiyle başka bir mirasçıya veya üçüncü kişiye devredilebilmekte; ancak bu devir işlemlerinin hukuken geçerli olabilmesi için tüm paydaşların açık muvafakatinin bulunması gerekmektedir. Elbirliği mülkiyetinde ise devrin veya kaldırılmanın ancak oybirliğiyle mümkün olduğu kabul edilmektedir.
Kullanım hakkının kaldırılması, taşınmazın ortak kullanım ilkelerine aykırı kullanılması, diğer mirasçıların kullanım hakkının ihlal edilmesi veya haksız işgal niteliği taşıyan durumların ortaya çıkması hâlinde mahkeme kararıyla da gerçekleştirilebilmektedir. Bu kapsamda oturma hakkının devamı, paylaşım düzenine uygunluk, paydaş rızası ve kullanımın hukuka uygunluğuna bağlı olarak değerlendirilmektedir.
Yargıtay’ın Miras Kalan Evde Kullanım Hakkına İlişkin Görüşü
Miras kalan evde kim oturabilir konusunda Yargıtay’ın içtihatlarında miras kalan taşınmazın kullanımına ilişkin temel yaklaşım, paydaşların taşınmazdan eşit ve ortak yararlanma hakkına sahip olduğu yönünde şekillenmektedir. Yargıtay, bir mirasçının taşınmazı diğer mirasçıların rızası olmaksızın münhasıran kullanmasını ortak mülkiyet hükümlerine aykırı görmekte ve bu durumda diğer mirasçıların ecrimisil talebinde bulunabileceğini kabul etmektedir. Ayrıca Yargıtay, kullanımın uzun süre tek taraflı şekilde devam etmesinin, diğer mirasçıların haklarından feragat ettiği anlamına gelmeyeceğini vurgulamakta ve paydaş rızasının açık bir irade beyanıyla ortaya konulması gerektiğini belirtmektedir.
Yine Yargıtay uygulamasında, mirasçılar arasında kullanım düzeninin sağlanamaması hâlinde ortaklığın giderilmesi davasının çözüm yolu olarak benimsenmekte olduğu görülmektedir. Bu çerçevede Yargıtay, kullanım hakkına ilişkin uyuşmazlıkların paydaşlar arasında sözleşmeyle düzenlenmesini teşvik eden bir yaklaşım benimsemekte ve uyuşmazlıkların mümkün olduğunca anlaşma yoluyla çözülmesini hukuken uygun bulmaktadır.
Miras Kalan Evde Kullanım Süreçlerinde Hukuki Danışmanlığın Rolü
Miras kalan evde kullanımına ilişkin süreçler, paydaşlık ilişkilerinin niteliği, kullanım hakkının sınırları, ecrimisil talepleri, masraf ve giderlerin denkleştirilmesi gibi çok yönlü hukuki değerlendirmeler gerektirmektedir. Bu alanlarda yapılacak işlemlerin, ilgili mevzuat hükümleri ve yerleşik yargı içtihatları çerçevesinde yürütülmesi zorunluluk arz etmektedir.
Sürecin doğru yönetilebilmesi için hukuki çerçevenin açık şekilde anlaşılması, tarafların hak ve yükümlülüklerinin tespit edilmesi ve yapılacak işlemlerin usul hükümlerine uygun olarak yerine getirilmesi önem taşımaktadır. Özellikle paydaş rızasının belirlenmesi, ortak kullanım düzeninin oluşturulması, ecrimisil hesaplamalarının değerlendirilmesi ve gerektiğinde ortaklığın giderilmesi davasına ilişkin adımların hukuka uygun şekilde atılması gerekmektedir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Miras Kalan Evde Her Mirasçı Oturma Hakkına Sahip Midir?
Miras kalan evde her mirasçı, paylı veya elbirliği mülkiyeti hükümlerine göre kullanım hakkına sahip bulunmaktadır. Taşınmazdan yararlanma yetkisi tüm paydaşlar arasında eşit ve ortak olarak doğmakta; kullanımın şekli ise mirasçılar arasında uzlaşma veya mahkeme kararıyla belirlenmektedir.
Tek Bir Mirasçı Diğerlerinin Rızası Olmadan Evde Oturabilir Mi?
Diğer mirasçıların rızası olmaksızın taşınmazda tek başına oturmak hukuka uygun görülmemektedir. Bu durumda, oturan mirasçı ecrimisil talebine konu olabilmekte ve diğer mirasçılar kullanımın durdurulmasını veya kullanım hakkının belirlenmesini mahkemeden talep edebilmektedir.
Evde Oturan Mirasçıya Ecrimisil Davası Açılabilir Mi?
Diğer mirasçıların rızası olmaksızın taşınmazı kullanan mirasçıya karşı ecrimisil davası açılabilmektedir. Ecrimisil, taşınmazın kullanım bedelinin tazmini amacıyla talep edilmekte ve mirasçıların pay oranları çerçevesinde hesaplanmaktadır.
Evde Oturmayan Mirasçı Kira Talep Edebilir Mi?
Evde oturmayan mirasçılar, taşınmazın tek taraflı kullanımı nedeniyle ekonomik olarak zarar gördüklerinde kira veya eşdeğer bedel talebinde bulunabilmektedir. Bu talep, paydaş rızasının sağlanmadığı durumlarda hukuken mümkün bulunmaktadır.
Evde Oturma Hakkı İçin Noter Sözleşmesi Yapılabilir Mi?
Mirasçılar, taşınmazın kullanım hakkını ve diğer kullanım koşullarını yazılı şekilde düzenlemek amacıyla noter sözleşmesi yapabilmektedir. Böyle bir sözleşme, taraflar arasında bağlayıcı olup, kullanım süresi, gider paylaşımı ve kullanım şekli gibi hususların hukuken güvenli biçimde belirlenmesini sağlamaktadır.
Mirasçılar Anlaşamazsa Ev Satılabilir Mi?
Mirasçılar arasında kullanım ve paylaşım konusunda anlaşma sağlanamazsa, ortaklığın giderilmesi yoluna başvurulabilmekte ve taşınmazın satışına karar verilebilmektedir. Satıştan elde edilen bedel, mirasçıların pay oranlarına göre dağıtılmaktadır.
Ortaklığın Giderilmesi Davası Ne Zaman Açılır?
Miras kalan evde kim oturabilir konusunda ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davası, paydaşlar arasında taşınmazın kullanım düzeninin sağlanamadığı, uzlaşma sağlanamadığı veya paydaşlar arasında sürekli ihtilaf bulunduğu durumlarda açılmaktadır. Mahkeme, taşınmazın aynen taksimi mümkün değilse satışını ve paydaşlara bedel dağıtımını gerçekleştirmektedir.
Evde Oturan Mirasçı Yapılan Masrafları Talep Edebilir Mi?
Miras kalan evde kim oturabilir konusunda taşınmazın korunması ve değerinin korunmasına yönelik zorunlu masraflar, oturan mirasçı tarafından karşılanmışsa diğer mirasçılardan payları oranında talep edilebilmektedir. Lüks veya kişisel kullanım giderleri ise talep hakkı doğurmamakta olup, oturan mirasçının kendi tasarrufu kapsamında değerlendirilmektedir.
Miras Kalan Evde Kullanım Nasıl Paylaştırılır?
Miras kalan evde kim oturabilir konusunda taşınmazın kullanımının paylaştırılması, mirasçıların pay oranları, rızaları ve fiili kullanım koşulları dikkate alınarak belirlenmektedir. Uzlaşma sağlanamazsa mahkeme, kullanım düzenini tespit etmek veya ortaklığın giderilmesi yoluna başvurmak suretiyle paylaştırmayı gerçekleştirmektedir. Miras paylaşımı hakkında detaylı bilgi için Miras Paylaşımı Nasıl Yapılır? başlıklı makaleye göz atabilirsiniz.

