- NİŞAN HEDİYELERİ GERİ İSTENEBİLİR Mİ? (2026)
- Nişan Hediyeleri Geri İstenebilir Mi?
- Nişanın Sona Ermesi Halinde Hangi Hediyeler Geri İstenebilir?
- Nişan Hediyesi Sayılan Eşyalar Nelerdir?
- Kimler Nişan Hediyelerini Geri İsteyebilir?
- Ailelerin Verdiği Hediyeler Geri İstenebilir Mi?
- Ziynet Eşyalarının İadesi Nasıl Talep Edilir?
- Nişanı Bozan Taraf Hediyeleri Geri İsteyebilir Mi?
- Nişanın Bozulmasında Kusurun İade Talebine Etkisi
- Nişanın Karşılıklı Anlaşmayla Bozulması Halinde Hediyelerin Durumu
- Para, Eşya ve Değerli Hediyelerin İade Kapsamı
- Hangi Hediyeler Geri İstenemez?
- Nişan Hediyelerinin Değeri Nasıl Belirlenir?
- Nişan Hediyelerinin İadesi Davası Nasıl Açılır?
- Görevli ve Yetkili Mahkeme Hangisidir?
- Nişan Hediyelerinin İadesi Davası Zamanaşımı Süresi Nedir?
- Sıkça Sorulan Sorular
- Nişan Hediyeleri Her Zaman Geri İstenebilir Mi?
- Ziynet Eşyaları Nişan Hediyesi Olarak Geri Talep Edilebilir Mi?
- Ailelerin Verdiği Hediyeler İçin İade Talebi Yapılabilir Mi?
- Nişanı Bozan Taraf Hediyeleri Geri Alabilir Mi?
- Hangi Hediyeler Geri İade Kapsamına Girmez?
- Nişan Hediyelerinin İadesi İçin Dava Açma Süresi Nedir?
- Nişanın Bozulması Halinde Ziynet Eşyalarının İadesi Mümkün mü?
- Nişan Hediyeleri Kime Karşı Talep Edilmelidir?
- Nişan Hediyesi Olarak Verilen Para Geri İstenebilir Mi?
- Nişan Hediyelerinin Değeri Nasıl Belirlenir?
- Sonuç
NİŞAN HEDİYELERİ GERİ İSTENEBİLİR Mİ? (2026)
Nişanlanma, hukuken evlilik vaadi olarak kabul edilmekte olup, taraflar arasında bir tür ön sözleşme niteliği taşır. Nişanın bozulması durumunda, nişan sırasında verilen hediyelerin iadesi gündeme gelebilir. Türk Medeni Kanunu ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, nişan hediyeleri, nişanlanmanın bozulması halinde iade edilmesi gereken şeyler arasında yer alır. Bu yazımızda nişanlanma hediyelerinin geri alınması şartlarını 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ve yerleşik Yargıtay içtihatları ile birlikte ele alacağız.
Nişan Hediyeleri Geri İstenebilir Mi?
Nişanlanmaya ilişkin hükümler 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “Aile Hukuku Kitabı” kısmında düzenlenmiştir. Nişanlanma, ileri bir tarihte evlenme niyetinde olan ayrı cinsten iki kişinin bu konuya ilişkin niyetlerini aralarında dile getirmeleridir. Başka bir deyişle ayrı cinsten iki kişinin karşılıklı olarak evlenme vaadinde bulunması ile bu kişiler hukuken nişanlanmış sayılmaktadır. Bu iki kişinin evlenme vaadinde bulunması ile girdikleri hukuki ilişkiye de nişanlılık denir.
Esasında nişanlılık ilişkisi evliliğin ön safhası olarak nitelendirilebilir. Tarafların arasında nişanlılık ilişkisinin kurulması ile birlikte gerek taraflar birbirine gerekse tarafların aileleri ve yakınları bu süreçte nişanlanacak çifte birtakım hediyeler vermektedir. Bu hediyeler zaman zaman nişanlılık ilişkisinde alışılmış olan (örneğin nişan yüzüğü) hediyeler olmakla beraber tarafların ekonomik durumları çerçevesinde nişanlanma sebebiyle alışılmışın dışında da hediyeler verilmesi karşılaşılan bir durumdur.
Nişan dolayısıyla verilen bu hediyeler ileride evlenmenin gerçekleşeceği düşüncesiyle yapılmaktadır. Lakin zaman zaman nişanlılardan biri haklı bir sebeple veyahut herhangi bir haklı sebebe dayanmaksızın nişanlılık ilişkisini sona erdirebilmektedir. Bu durumda taraflar arasında verilen hediyelerin geri verilmesi talebi gündeme gelmektedir. Buna ilişkin olarak düzenleme Türk Medeni Kanunu’nun 122. maddesidir. İlgili kanun hükmüne göre; nişanlılık ilişkisinin evlenme dışında bir sebeple sona ermesi halinde alışılmışın dışındaki hediyeler, veren kişi tarafından geri istenebilir. Aynı zamanda hediyelerin aynen veya mislen geri verilmesi imkanı yoksa sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanacaktır.
Nişanlılık ilişkisi içinde verilmiş olan hediyelerin geri istenebilmesi için belirli şartların gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu şartları şu şekilde sıralamak mümkündür:
- Hediye Nişanlılık Sebebi İle Verilmiş Olmalıdır: Öncelikli olarak taraflar arasında hukuken geçerli olan bir nişanlılık ilişkisinin mevcut olması ve hediyelerin verildiği tarihte de nişanlılık ilişkisinin devam ediyor olması gerekmektedir. Başka sebeplere dayalı olarak ya da nişanlılık ilişkisi öncesinde (örneğin sevgililik döneminde) verilmiş olan hediyelerin geri alınması mümkün değildir. Bu durumda nişan hediyelerinin iadesini talep eden davacı hediyelerin nişanlılık sebebi ile verildiğine ispat etmekle mükelleftir.
- Nişanlılık Evlilik Dışında Bir Sebeple Sona Ermiş Olmalıdır: Nişan hediyelerinin geri istenebilmesinin bir diğer şartı da nişanlılık ilişkisinin evlilik dışında bir sebeple sona ermiş olmasıdır. Tarafların birbiri ile evlenmeleri dışında nişanlılık birçok sebeple sona erebilmektedir. Örneğin taraflardan birinin ölümü ya da hakkında gaiplik kararı verilmesi halinde, kesin bir evlenme engelinin çıkması halinde ya da nişanın bozulması (tek taraflı olarak nişandan dönme) halinde nişanlılık ilişkisi sona ermektedir. Evlenme dışında nişanlılığı sona erdiren bir sebebin varlığı halinde nişan hediyelerinin geri verilmesi talep edilebilmektedir. Bu durum aslında hediyelerin geri verilmesi talebini maddi ve manevi tazminattan ayırmaktadır. Zira nişanlılık ilişkisinin sona ermesi sebebiyle maddi ve manevi tazminat talep edebilmek için karşı tarafın kusuru ile nişanlılık ilişkisinin sona erdiğini ispat etmelidir. Lakin hediyelerin geri verilmesi nişanlıların kusurlu olmaları şartına bağlı değildir.
- Alışılmışın Dışında Bir Hediye Söz Konusu Olmalıdır: Hediyenin geri istenebilmesi için önemli bir diğer şart da alışılmışın dışında olması gerekliliğidir. Eğer hediye alışılmış sayılacak bir hediye ise geri istenemeyecektir. Yargıtay’a göre bir hediyenin alışılmışın dışı (mutat dışı) hediye olarak nitelendirilebilmesi için; o hediyenin yöresel örf ve adete göre verilen türden olmaması ve verilen hediyenin maddi değerinin günümüz ekonomik şartları altında fahiş nitelikte olması gerekmektedir. Hediyenin maddi değerinin fahiş olup olmadığı hususunda hiç kuşkusuz tarafların ekonomik durumu da göz önünde bulundurulmalıdır. Yargıtay’ın yerleşik uygulaması, nişan hediyesi olarak takılan altın ve ziynet eşyalarının alışılmışın dışında hediyeler olduğu ve iadesinin talep edilebileceğidir. Bunun haricinde Yargıtay’ın nişan yüzüğü mutat hediye kabul edilerek iadesinin talep edilemeyeceği yönünde kararları mevcuttur. Aynı zamanda elbise, ayakkabı, gelinlik, nişan giysisi, kuaför gideri, pasta, iç çamaşırı, makyaj seti ve çiçek gibi giyilmekle ve kullanılmakla eskiyen ya da tükenen eşyaların iadesi de talep edilemeyecektir.
Nişanın Sona Ermesi Halinde Hangi Hediyeler Geri İstenebilir?
Türk Medeni Kanunu’na göre nişanlılık ilişkisinin evlenme dışında bir durumla sona ermesi sebebiyle alışılmışın dışındaki hediyeler, verenler tarafından geri istenebilir. Kanunda alışılmışın dışındaki hediyeler (mutat dışı) demekle yetinilmiş bu hediyeler örnekseme yoluyla sayılmayarak durum yargı uygulamasına bırakılmıştır.
Yargıtay’ın yerleşik içtihatları, altın ve ziynet eşyaların mutat dışı hediyeler kapsamında olduğu ve nişanlılık ilişkisinin evlenme dışında bir olay ile sona ermesi ile bu hediyelerin iadesinin talep edilebileceği yönündedir. Nitekim Yargıtay 3. Hukuk Dairesi vermiş olduğu bir kararda bu yönde hüküm tesis etmiştir: “Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre de altın ve ziynet eşyası mutat hediye kapsamında olmayıp iadesi gereken hediyeler olarak değerlendirilmektedir. Somut olayda altın ziynet eşyaları ve kol saatinin iadesi istendiğine göre, bunların alışılmışın dışındaki hediyeler kapsamında kaldığı kabul edilerek iadesine karar verilmesi gerekirken istemin reddi yönünde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.” (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2007/1431 K. 2007/1841 T. 13.02.2007)
Aynı zamanda gelinlik, elbise, ayakkabı, çiçek, makyaj seti gibi giymekle veya kullanılmakla eskiyen ve tükenen eşyaların iadesinin de talep edilemeyeceği konusunda emsal kararlar mevcuttur: “Alışılmış (mutad) hediyelerden kasıt; giymekle, kullanmakla eskiyen ve tüketilen eşyalardır. Kural olarak giymekle, kullanılmakla eskiyen ve tüketilen (elbise, ayakkabı vs. gibi) eşyaların iadesine karar verilemez. Bu itibarla, davacı kız için alınan gelinlik ve nişan giysisinin iadesi ve düğün davetlilerinin taşınması gideri yönünden verilen kabul kararında bir isabet bulunmamaktadır.” (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/16315 K. 2015/9516 T. 26.05.2015)
Bunun haricinde nişan sebebiyle nişanlıya alınan hediye cep telefonunun yöresel olarak alışılmış hediyelerden olmaması ve hediyeyi alan nişanlının mali gücünü aşarak borç altına sokması durumunda iadesinin talep edilmesi mümkündür. Nitekim Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi vermiş olduğu kararında bu görüşümüzü desteklemektedir: “Dosya kapsamından; dava konusu iki adet cep telefonunun, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporu ile ikinci el toplam değerlerinin 2.450 TL olduğu, davalıya nişan hediyesi olarak verildiği ve davalıda bulunduğu, davacıya iade edilmediği sabit olup, belirtilen açıklamalara göre dava konusu telefonların nitelikleri itibariyle mutad olmayıp iadesi gerektiğinden” (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi, E. 2017/391 K. 2017/453 T. 14.04.2017)
Konuya ilişkin emsal kararlardan da anlaşılacağı üzere nişanlılık sebebi ile diğer tarafa verilmiş olan hediyenin geri istenebilmesi için bu hediyenin alışılmışın dışında olması gerekmektedir. Hediyenin alışılmışın dışı (mutat dışı) hediye olarak nitelendirilebilmesi için; o hediyenin yöresel örf ve adete göre verilen türden olmaması gerekmekle birlikte hediyenin maddi değerinin günümüz ekonomik şartları altında fahiş nitelikte olması gerekmektedir. Hediyenin maddi değerinin fahiş olup olmadığı hususunda tarafların ekonomik durumu da göz önünde bulundurulmalı, eğer hediye taraflardan birinin ciddi bir borç altına girmesi sonucunu doğuruyorsa alışılmışın dışında olduğu kabul edilmelidir.
Nişan Hediyesi Sayılan Eşyalar Nelerdir?
Nişanlılık ilişkisinde değişik sebeplerden ötürü nişanlılar ya da bunların aileleri birbirine hediyeler verebilir. Nişan hediyelerin geri verilmesini düzenleyen kanun hükmünde hediye kavramı açıklanmamıştır. Nişanlılık ilişkisi dolayısıyla ekonomik değeri olan her türlü kazandırma ve malvarlığı unsuru nişan hediyesi olarak tanımlanabilir. Buna örnek olarak nişan yüzükleri, saat, pırlanta, altın, elbise verilebileceği gibi tarafların ekonomik durumu doğrultusunda zaman zaman apartman, yat, arsa gibi değeri yüksek eşyalar da nişan hediyeleri kapsamında sayılabilir.
Nişan hediyeleri öğretide alışılmış hediye ve alışılmışın dışında hediye olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Alışılmış hediyeden kastedilen nişanlılardan birinin diğerine örf ve adete ya da kendi isteğine göre verdiği ve günün koşulları ile maddi değeri fahiş sayılmayacak hediyelerdir. Nişan hediyelerinin alışılmış hediye kapsamında olup olmadığı belirlenirken tarafların yaşadığı yerdeki örf ve adet kuralları gözetileceği gibi aynı zamanda ekonomik koşulları da dikkate alınır. Dolayısıyla alışılmış hediye tespiti yöreden yöreye değişmekle birlikte kişinin sosyal ve ekonomik şartlarına göre de değişkenlik göstermektedir. Örneğin ekonomik açıdan zengin olarak kabul edilen bir kişinin aldığı hediye ile orta halli diyebileceğimiz bir kişinin aldığı hediyenin alışılmış olup olmadığı değerlendirildiğinde farklı bir tespit yapılacaktır.
Kanunda nişan hediyelerinin geri istenebilmesi hediyenin alışılmışın dışında olmasına bağlanmıştır. Dolayısıyla nişanlılık ilişkisinin evlilik dışında sona ermesiyle taraflar alışılmış hediyelerin iadesini talep edemeyecektir. Alışılmışın dışındaki hediyelere örnek olarak nişanlılardan birinin nişanlanma sırasında diğerine taktığı pırlanta küpe, değerli bir gerdanlık ya da altın kolye örnek olarak gösterilebilir.
Kimler Nişan Hediyelerini Geri İsteyebilir?
Eski Medeni Kanunda nişan hediyelerinin geri alınması hususu yalnızca nişanlıların birbirine aldıkları hediyeler bakımından düzenlenmişti. Bu sebeple nişanlının annesinin veya babasının aldığı hediyeyi geri istemesi mümkün değildi. Lakin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nda yer alan düzenlemeye göre; nişanlıların birbirlerine aldıkları veya anne ve babanın ya da onlar gibi davrananların, diğer nişanlıya vermiş oldukları hediyeler veren kişi tarafından geri istenebilmektedir.
Nişanlıların birbirine aldıkları hediyeleri isteme hakkı olmakla birlikte bunun yanında anne ve babasının ya da onlar gibi davrananların aldığı hediyeleri de geri isteme hakkı mevcuttur. Burada üstünde durulması gereken nokta “onlar gibi davrananlar” kavramıdır. Öncelikle belirtmeliyiz ki anne ve baba gibi davranan kişi ile nişanlı arasında muhakkak bir akrabalık ilişkisi olması gerekmemektedir. Söz konusu kişiler nişanlıyı büyüten anneanne, babaanne veya dede olabileceği gibi onu bebeklikten itibaren büyüten komşu ya da süt annesi de olabilmektedir.
Burada sıklıkla akla gelen sorulardan bir tanesi de nişanlılardan birinin anne ve babasının diğer nişanlının anne ve babasına aldığı hediyelerin Türk Medeni Kanunu’nun 122. maddesi uyarınca iadesinin talep edilip edilemeyeceğidir. Belirtmek gerekir ki; nişanlılık ilişkisi sebebiyle bu hediyeler verilmiş olsa bile nişanlılığın evlilik dışı bir sebeple sona ermesi halinde bu hediyelerin talep edilemeyeceğidir. Zira bu durum madde kapsamına alınmamış olup bu hediyelerin geri verilmesi talebi Türk Medeni Kanunu’nun 122. maddesine göre değil genel hükümlere tabi olacaktır. Örnek vermek gerekirse; nişanlı kadının annesinin nişanlı çocuğun annesine nişan ilişkisinden ötürü vermiş olduğu hediyeyi geri talep etmesi TMK m.122 uyarınca mümkün değildir. Bu durumda sebepsiz zenginleşmeye dayalı bir dava açılarak hediyenin iadesinin talep edilebilmesi mümkündür.
Ailelerin Verdiği Hediyeler Geri İstenebilir Mi?
Nişanlılar, birbirlerine verdikleri hediyeleri geri isteyebilecekleri gibi, anne ve babalarının ya da onlar gibi hareket eden kişilerin verdiği hediyelerin iadesini de talep edebilirler. Burada önem taşıyan nokta, “onlar gibi davrananlar” ifadesinin kapsamıdır. Anne ve baba gibi davranan kişilerle nişanlı arasında mutlaka bir akrabalık bağı bulunması şart değildir. Bu kişiler, nişanlıyı büyüten anneanne, babaanne veya dede olabileceği gibi, çocukluğu boyunca bakımını üstlenen bir komşu ya da süt anne de olabilir.
Uygulamada sıkça karşılaşılan bir başka soru ise, nişanlılardan birinin anne ve babasının diğer nişanlının anne ve babasına verdiği hediyelerin Türk Medeni Kanunu’nun 122. maddesi kapsamında geri istenip istenemeyeceğidir. Nişanlılık ilişkisinden kaynaklanarak bu hediyeler verilmiş olsa dahi, nişanın evlilik dışında bir nedenle sona ermesi durumunda bu hediyelerin iadesi TMK m.122 kapsamında talep edilemez. Çünkü kanun, bu ihtimali madde metnine dahil etmemiştir. Dolayısıyla bu tür hediyelerin geri alınması, TMK m.122’ye değil, genel hükümlere tabidir. Örneğin, nişanlı kızın annesinin, nişan sebebiyle nişanlı erkeğin annesine verdiği hediyeyi TMK m.122 çerçevesinde geri istemesi mümkün değildir. Bu durumda hediyenin iadesi, sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılarak açılacak bir dava ile talep edilebilir.
Ziynet Eşyalarının İadesi Nasıl Talep Edilir?
Nişanlılık durumunda sıklıkla verilen hediyelerden biri de ziynet eşyasıdır. Nişanlılığın evlilik dışında bir durumla bitmesi halinde uygulamada en fazla bu eşyaların iadesinin talep edildiğini söylemek mümkündür. Kanundaki düzenlemeye göre nişan hediyelerinin iadesinin talep edilebilmesi için hediyenin alışılmışın dışında nitelikte olması gerekmektedir. Bu sebeple alışılmış nitelikte olan nişan hediyelerinin iadesi talep edilemeyecektir.
Ziynet eşyalarına ilişkin olarak Yargıtay’ın yerleşik içtihadı, bu hediyelerin alışılmışın dışında (mutat olmayan) hediyeler olduğudur. Bu sebeple nişan hediyeleri kapsamında hediye edilen ziynet eşyalarının iadesi, nişanlılığın evlilik dışında bir sebeple sona ermesi halinde talep edilebilmektedir.
Nitekim Yargıtay kararlarında defaatle bu durumu belirtmektedir: “davacının nişan hediyelerine ilişkin istemi, nişanda takılan takıların mutad nişan hediyeleri olduğu gerekçe gösterilerek reddedilmiştir.Dinlenen tanık beyanları, bilirkişi incelemesi ve tüm dosya kapsamından, davalıya nişan yüzüğü, beşibiryerde, bilezik ve altın küpe gibi ziynet eşyaları takıldığı anlaşılmaktadır.TMK.nun 122.maddesine göre; nişanın bozulması halinde, alışılmışın dışındaki hediyelerin aynen, mevcut değil ise, karşılığı olan bedel sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri verilir. Yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre de, nişan yüzüğü dışındaki altın ve ziynet eşyası mutad hediye kapsamında olmayıp, iadesi gerekmektedir.” (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2012/11396 E., 2012/16375 K., 28.06.2012 T.)
Nişanı Bozan Taraf Hediyeleri Geri İsteyebilir Mi?
Nişanlılardan birinin, nişanlılık ilişkisini tek taraflı irade açıklamasıyla sona erdirmesi haline nişanlanmadan dönme ya da yerleşmiş deyimiyle nişanın bozulması denilmektedir. Haklı sebebin varlığı halinde nişanlıya nişanı bozma hakkı tanımaktadır. Lakin nişanlılık ilişkisinin aile hukukundan kaynaklı bir ilişki olması sebebiyle nişanı bozmak isteyen nişanlı haklı bir sebep olmadan da bu hakkını kullanabilmektedir. Zira aksinin kabulü nişanlıları evlenmeye zorlama olarak yorumlanmaktadır. Lakin haklı sebep olmaksızın nişanı bozan taraf tazminatla yükümlü olabilmektedir.
Nişanı bozan tarafın da nişan hediyelerinin iadesi davası açması mümkündür. Zira ilgili kanun hükmünde nişan hediyelerinin iadesi talebinin kusura bağlamamıştır. Bu sebeple nişanı bozan taraf da diğer şartların da mevcut olması ile nişan hediyelerinin iadesini talep edebilmektedir. Diğer bir deyişle hediye nişanlanma sebebiyle verilmiş, nişanlanma evlilik dışında sona ermiş ve verilen hediye alışılmışın dışındaysa nişanı bozan taraf da nişan hediyelerini geri isteyebilir.
Nişanın Bozulmasında Kusurun İade Talebine Etkisi
Nişanlılardan birinin tek taraflı bir irade beyanıyla ilişkiyi sona erdirmesi nişanın bozulması olarak adlandırılır. Hukuken geçerli bir gerekçe (haklı sebep) bulunduğunda kişi, bu sebeple nişanı sona erdirebilir. Bununla birlikte nişan, aile hukukuna özgü bir kurum olduğu için taraflar, haklı bir neden olmasa bile evlenmeye zorlanamayacaklarından, nişanı diledikleri anda bitirme özgürlüğüne sahiptir. Ancak herhangi bir geçerli sebep olmaksızın nişanı sona erdiren taraf, diğer nişanlıya karşı tazminat sorumluluğu ile karşılaşabilir. Aynı zamanda nişanın bozulmasına bir tarafın kusurlu bir davranışı da sebep olmuş olabilir. Bu durumdan dolayı nişanın bozulması halinde nişanlı kişi, kusurlu olan taraftan tazminat talep edebilmektedir.
Nişanın evlilik dışı bir sebeple sona ermesi halinde nişan hediyelerinin iadesi talebine kusur unsurunun bir etkisi bulunmamaktadır. Bu sebeple kendi kusuru ile nişanın bozulmasına sebebiyet veren kişi de nişanın bozulmasından sonra diğer şartların varlığı halinde (örneğin iadesi talep edilen nişan hediyelerinin alışılmışın dışında olması) iade talep edebilecektir. Bu durum nişan hediyelerinin iadesi ile nişanın bozulması sebepli tazminat davalarını ayıran en önemli noktadır.
Nişanın Karşılıklı Anlaşmayla Bozulması Halinde Hediyelerin Durumu
Nişanın karşılıklı anlaşma ile sona erdirilmesi de mümkündür. Bu durumda taraflar yaptıkları anlaşmada nişan hediyelerinin kimde kalacağını, hangilerinin iade edilip edilmeyeceğini kararlaştırabilmektedir. Tarafların bu yönde bir anlaşma yapması halinde bu anlaşma doğrultusunda hediyelerin durumu belirlenecektir. Bunun haricinde tarafların nişan hediyeleri konusunda anlaşmaması halinde, nişanın sona ermesi tarihinden itibaren 1 yıl içinde diğer şartların da var olması koşuluyla hediyelerin iadesi talep edilebilir.
Para, Eşya ve Değerli Hediyelerin İade Kapsamı
Yargı kararlarında, nişan hediyesi olarak verilen paranın ve değerli hediyelerin, alışılmışın dışında bir hediye niteliği taşıması halinde geri istenebileceği kabul edilmektedir. Giymekle veya kullanmakla eskiyen ve tüketilen eşyalar (elbise, ayakkabı, yiyecek vb.) “mutad” (alışılmış) hediye sayılır ve iadesi istenemez. Ancak para, ziynet eşyası gibi kalıcı ve ekonomik değeri olan bir varlık olarak değerlendirildiğinde, “alışılmışın dışındaki hediye” kapsamında kabul edilmekte ve iadesi mümkün görülmektedir. Nitekim Yargıtay bir kararında davacının nişan hediyesi olarak gönderdiği 6.996 Euro’nun iadesine karar verilmesini hukuka uygun bulmuştur. (Bknz. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/2934 K. 2016/837 T. 27.01.2016)
Hangi Hediyeler Geri İstenemez?
Nişanın evlilik dışı bir nedenle sona ermesi halinde alışılmış olan hediyelerin iadesi talep edilemeyecektir. Nişan hediyelerinin alışılmış olup olmadığı, örf ve adetlere ve tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına göre belirlenmektedir. Özellikle bir tarafı maddi anlamda oldukça borç altına sokan bir hediye alışılmışın dışında (mutat olmayan) kabul edilir ve bu hediyenin iadesi talep edilebilir. Ayrıca takılan altınların ve ziynet eşyaların mutat olmadığı kabul edilmektedir.
Bunun dışında nişan yüzüğünün mutat hediye olduğu Yargıtay tarafından da kabul görmektedir. Ayrıca kullanmakla eskiyen ve tüketilen eşyalar (örneğin elbise, gelinlik) da mutat hediye kapsamında olup iadesinin talep edilmesi mümkün değildir.
Nişan Hediyelerinin Değeri Nasıl Belirlenir?
Nişan hediyelerinin iadesi davası açıldığında hediyenin aynen iadesi mümkün olmadığı takdirde nakden ödenmesi gerekmektedir. Bu durumda mahkeme tarafından bilirkişi görevlendirilerek nişan hediyelerinin değerinin belirlenmesi mümkündür.
Nişan Hediyelerinin İadesi Davası Nasıl Açılır?
Nişan hediyelerinin geri verilmesi konusunda tarafların anlaşamaması halinde dava açılması gerekmektedir. Bu konuda alacak davası açılması gerekir. Nişan hediyelerinin geri verilmesine ilişkin davalarda davacı nişanlıya hediye veren kişidir. Bu kişilerin kapsamına; diğer nişanlı, nişanlının annesi veya babası ya da onlar gibi hareket eden kişiler girmektedir. Davalı da kendisine hediye verilen nişanlıdır. Nişanlı dışında onun annesi veya babasına karşı bir dava açılamaz.
Hediyelerin iadesi Türk Medeni Kanunu’nun 122. maddesi uyarınca şu şekilde gerçekleştirilir:
- Aynen veya Mislen İade: Kural, hediyelerin öncelikle “aynen” yani mevcut haliyle iade edilmesidir. Aynen iade mümkün değilse “mislen” iade yoluna gidilir.
- Sebepsiz Zenginleşme Hükümleri: Hediye aynen veya mislen geri verilemiyorsa, “sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır”. Bu durumda, hediyenin bedelinin ödenmesine karar verilir. İade edilecek bedelin, “nişanın bozulduğu tarihteki değerlere göre” belirlenmesi gerektiği ifade edilmiştir.
- Hükmün Açıklığı: Mahkeme kararında, infazda tereddüt yaratmamak adına iadesine karar verilen her bir eşyanın cins, nitelik, miktar, gramaj ve değerinin ayrı ayrı belirtilmesi zorunludur.
Görevli ve Yetkili Mahkeme Hangisidir?
4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun madde 4 hükmü gereği; aile mahkemeleridir. Bu doğrultuda nişanın sona ermesinden kaynaklı olarak açılacak maddi tazminat, manevi tazminat ve hediyelerin iadesi davalarının aile mahkemesinin görev alanına girdiğini söylemek mümkündür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince “görev” hususu, kamu düzenine ilişkin olup; nişanın sona ermesinden doğan hediyelerin geri verilmesi davalarının aile mahkemelerinde görülmesi gerekmektedir.
Yetkili mahkeme ise 6100 sayılı HMK’nın 6. maddesinde yer alan genel yetki kuralı çerçevesinde, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.
Nişan Hediyelerinin İadesi Davası Zamanaşımı Süresi Nedir?
Nişan hediyelerinin iadesi istemiyle açılacak olan alacak davası açısından Türk Medeni Kanunu’nun 123. maddesinde zamanaşımı süresi öngörülmüştür. Bu maddeye göre nişanlılığın sona ermesi tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde nişan hediyelerinin iadesi davası açılması gerekmektedir.
Sıkça Sorulan Sorular
Nişan Hediyeleri Her Zaman Geri İstenebilir Mi?
Hayır, nişan hediyeleri nişanın sona ermesinden itibaren 1 yıl içerisinde açılacak olan bir dava ile istenebilir.
Ziynet Eşyaları Nişan Hediyesi Olarak Geri Talep Edilebilir Mi?
Evet, ziynet eşyaları mutat olmayan hediye kapsamında sayıldığından nişanın evlilik dışı bir sebeple sona ermesiyle iadesi talep edilebilir.
Ailelerin Verdiği Hediyeler İçin İade Talebi Yapılabilir Mi?
Ailelerin nişanlılardan birine verdiği hediyeler açısından da iade talep edilebilmektedir.
Nişanı Bozan Taraf Hediyeleri Geri Alabilir Mi?
Evet, nişanı bozan taraf da nişan hediyelerini geri alabilmektedir.
Hangi Hediyeler Geri İade Kapsamına Girmez?
Alışılmışın dışında olan hediyelerin iadesi talep edilebilirken; giymekle, kullanmakla eskiyen ve tüketilen eşyalar olan alışılmış eşyaların iadesi mümkün değildir.
Nişan Hediyelerinin İadesi İçin Dava Açma Süresi Nedir?
Nişanlılığın sona ermesinden itibaren 1 yıl içinde nişan hediyelerinin iadesi için dava açılması gerekmektedir.
Nişanın Bozulması Halinde Ziynet Eşyalarının İadesi Mümkün mü?
Evet, ziynet eşyaları Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre alışılmışın dışında hediye olarak kabul edilir ve iadesi mümkündür.
Nişan Hediyeleri Kime Karşı Talep Edilmelidir?
Nişan hediyeleri, kendisine hediye verilen kişiye karşı talep edilmelidir.
Nişan Hediyesi Olarak Verilen Para Geri İstenebilir Mi?
Yargı kararlarında, nişan hediyesi olarak verilen paranın, alışılmışın dışında bir hediye niteliği taşıması halinde geri istenebileceği kabul edilmektedir.
Nişan Hediyelerinin Değeri Nasıl Belirlenir?
Bu durumda mahkeme tarafından bilirkişi incelemesi yapılması gerekir. Bilirkişi incelemesinde değer tespit edilirken nişanın sona erdiği tarih esas alınmalıdır.
Sonuç
Nişanlanma, taraflar arasında bir evlilik vaadi olarak kabul edilmekte ve hukuki olarak bir ön sözleşme niteliği taşımaktadır. Nişanın bozulması durumunda, nişan sırasında verilen hediyelerin iadesi gündeme gelebilir. Yargıtay içtihatlarına göre, nişan hediyeleri, nişanlanmanın bozulması halinde iade edilmesi gereken şeyler arasında yer alır ve bu durum, tarafların nişanlanma sırasında birbirlerine karşılıklı olarak verdikleri menfaatlerin iadesi yükümlülüğü doğurur. Bu bağlamda, nişanlılık süresince verilen hediyelerin, nişanın bozulması halinde haksız zenginleşmenin önlenmesi amacıyla iade edilmesi gerektiği kabul edilmektedir.
Nişan hediyelerinin iadesi açısından mutat olmayan hediyelerin tespit edilmesi, kişinin dava açma hakkının olup olmadığının ve açılacak olan davanın kime karşı yöneltilmesi gerektiğinin tespit edilmesi, davanın kanunda belirtilen süre içerisinde açılması gibi durumlar önemlidir. Bu sebeple nişan hediyelerinin geri verilmesi davası açılırken aile hukuku alanında çalışan bir avukattan destek almak elzemdir. Bu durum kişinin haklarını en etkin şekilde kullanmasını sağlamakla birlikte hak kaybı yaşamasını önlemektedir.

