SÜRESİZ NAFAKANIN KALDIRILMASI (İPTALİ) DAVASI

İçindekiler

nafaka kaldırma-nasil-kaldirilir suresiz-nafakanin-kaldirilmasi-iptali-davasi

SÜRESİZ NAFAKANIN KALDIRILMASI (İPTALİ) DAVASI(2026)

Nafaka Türleri Nelerdir?

Türk hukukunda nafaka, kişinin geçimini sağlayabilmesi veya çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılımın sağlanması amacıyla mahkeme kararıyla hükmedilen parasal yükümlülüktür. Nafaka yalnızca boşanma sonrası eşe ödenen bir bedelden ibaret değildir; bu kapsamda yakın akrabalar arasında nafaka da gündeme gelebilir.

Uygulamada nafaka türleri genel olarak tedbir nafakası, iştirak nafakası, yoksulluk nafakası ve yardım nafakası olarak ayrılmaktadır.

Tedbir nafakası: Boşanma davası devam ederken görünüşte yoksulluğa düşen eşin veya çocuğun ihtiyaçlarının karşılanması için dava süresince geçici şekilde hükmedilen nafaka türüdür.

İştirak nafakası: Boşanmanın ardından çocuğun velayeti kendisine verilmeyen ebeveynin, çocuğun bakım, eğitim ve geçim giderlerine katılması amacıyla hükmedilen nafaka türüdür.

Yoksulluk nafakası: Boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek eş lehine, diğer eşin mali gücü oranında hükmedilen nafaka türüdür. Süresiz nafaka tartışmaları çoğunlukla bu nafaka türü bakımından gündeme gelir.

Yardım nafakası: Yardım edilmediği takdirde yoksulluğa düşecek altsoy, üstsoy veya kardeşler arasında hükmedilen nafaka türüdür.

Süresiz Nafakanın Kaldırılması Davası Nedir?

Belirtildiği üzere süresiz nafaka denilince kastedilen esas nafaka türü yoksulluk nafakasıdır. Süresiz nafakanın kaldırılması davası, boşanma sonrasında hükmedilen yoksulluk nafakasının devamını gerektiren şartların ortadan kalktığı iddiasıyla açılan aile hukuku davasıdır. Her ne kadar süresiz nafaka adıyla anılsa da yoksulluk nafakası, mutlak veya değiştirilemez bir hak değildir. Nafaka alacaklısının veya yükümlüsünün durumunda meydana gelen önemli değişiklikler, nafakanın kaldırılmasına veya yeniden değerlendirilmesine neden olabilir.

Türk Medeni Kanunu uyarınca nafaka alan kişinin yeniden evlenmesi halinde nafaka kendiliğinden sona erer. Bunun yanında nafaka alacaklısının evliymiş gibi fiilen birlikte yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürmesi gibi durumlarda mahkeme kararıyla nafakanın kaldırılması mümkündür. Benzer şekilde nafaka yükümlüsünün ödeme gücünü ciddi şekilde etkileyen olağanüstü değişiklikler de nafakanın yeniden değerlendirilmesini gündeme getirebilir.

Süresiz nafakanın kaldırılması davasında mahkeme, tarafların güncel ekonomik ve sosyal durumlarını, gelir seviyelerini, yaşam koşullarını ve nafakanın bağlanmasına neden olan şartların devam edip etmediğini ayrıntılı olarak inceler. Yapılan değerlendirme sonucunda nafakanın tamamen kaldırılmasına, miktarının azaltılmasına veya mevcut haliyle devamına karar verilebilir.

Özetle boşanma kararında yoksulluk nafakasına hükmedilmiş olması, nafakanın her koşulda ömür boyu devam edeceği anlamına gelmemektedir. Nafakanın bağlanmasına esas teşkil eden şartların sonradan değişmesi halinde, ilgililer tarafından süresiz nafakanın kaldırılması davası açılması mümkündür.

Nafaka Borcunun Sona Erdiği Durumlar Nelerdir?

Nafaka borcu, nafakanın türüne ve tarafların durumlarında meydana gelen değişikliklere bağlı olarak sona erebilir. Özellikle yoksulluk nafakası bakımından kanunda açıkça düzenlenen bazı hallerde nafaka kendiliğinden sona ererken, bazı durumlarda ise mahkeme kararı alınması gerekmektedir.

Türk Medeni Kanunu’nun 176. maddesi uyarınca nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi halinde yoksulluk nafakası kendiliğinden sona erer. Bu durumda ayrıca mahkeme kararı alınmasına gerek bulunmaz. Nafaka alacaklısının ölümü veya nafaka yükümlüsünün ölümü halinde de nafaka borcu sona erer.

Bunun dışında nafaka alan kişinin evli olmaksızın fiilen evliymiş gibi birlikte yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürmesi durumlarında nafakanın kaldırılması talep edilebilir. Ancak bu hallerde nafaka kendiliğinden sona ermez; nafaka yükümlüsünün dava açarak ilgili durumları mahkemede ispatlaması gerekir.

Ayrıca tarafların mali durumlarında meydana gelen önemli değişiklikler de nafakanın yeniden değerlendirilmesine neden olabilir. Nafaka yükümlüsünün gelirinin ciddi şekilde azalması veya nafaka alacaklısının düzenli gelir elde etmeye başlaması gibi durumlarda nafakanın kaldırılması ya da azaltılması için dava açılabilir.

Yoksulluk Nafakasının Kaldırılması Şartları

Yoksulluk nafakasının kaldırılabilmesi için, nafakanın bağlanmasına neden olan şartların sonradan ortadan kalkmış olması gerekir. Türk Medeni Kanunu’na göre nafaka alan kişinin yeniden evlenmesi halinde nafaka kendiliğinden sona ererken; evli olmaksızın fiilen evliymiş gibi birlikte yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürmesi durumlarında mahkeme kararıyla nafaka kaldırılabilmektedir.

Bu kapsamda nafaka alan kişinin düzenli ve yeterli gelir elde etmeye başlaması, çalışma hayatına katılması, emekli maaşı bağlanması, kira geliri elde etmesi veya ekonomik olarak kendi geçimini sağlayabilecek duruma gelmesi uygulamada sıkça nafakanın kaldırılması talebine konu olmaktadır. Ancak tek başına gelir elde edilmesi her zaman nafakanın kaldırılması için yeterli olmayıp, kişinin gerçekten yoksulluk durumundan çıkıp çıkmadığı somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmektedir.

Bunun yanında nafaka yükümlüsünün ekonomik durumunda meydana gelen ağır ve kalıcı bozulmalar da nafakanın yeniden değerlendirilmesine neden olabilir. Mahkeme, tarafların güncel sosyal ve ekonomik durumlarını inceleyerek nafakanın kaldırılmasına, azaltılmasına veya mevcut haliyle devamına karar vermektedir.

Yoksulluk Nafakasının Süresiz Olması Hukuken Zorunlu mudur?

Yoksulluk nafakasının mutlaka ömür boyu devam etmesi yönünde bir hukuki zorunluluk bulunmamaktadır. Türk Medeni Kanunu’nda yoksulluk nafakası için belirli bir süre öngörülmemiş olmakla birlikte, nafakanın bağlanmasına neden olan şartların devam ettiği sürece ödeneceği kabul edilmektedir. Bunun yanında yoksulluk nafakasının belirli bir süre ile sınırlı şekilde ödeneceği veya tek seferlik görece yüksek bir meblağ ödenerek sonlanacağı yönünde verilmiş mahkeme kararları da bulunmaktadır. Ancak genel uygulama yoksulluk nafakası çoğu zaman süre belirtilmeden hüküm altına alınmasıdır.

Yargı kararlarında da belirtildiği üzere yoksulluk nafakasının süresiz olarak hükmedilebilmesinin, nafakanın hiçbir koşulda kaldırılamayacağı anlamına gelmediği bilinmelidir. Tarafların ekonomik ve sosyal durumlarında meydana gelen değişiklikler her zaman mahkeme tarafından yeniden değerlendirilebilir.

Son dönemde süresiz nafaka konusunda önemli hukuki gelişmeler yaşanmış ve mevcut sistemin değiştirilmesine yönelik tartışmalar gündeme gelmiştir. Bununla birlikte, yazının hazırlandığı tarih itibarıyla yoksulluk nafakasının belirli bir süreyle sınırlandırılmasını öngören yeni bir yasal düzenleme henüz yürürlüğe girmemiştir. Bu nedenle süresiz nafakaya ilişkin uyuşmazlıklarda mevcut mevzuat ve güncel yargı uygulaması esas alınmaya devam edilmektedir.

Süresiz Nafakanın İptali İçin Gerekli Şartlar

Süresiz nafakanın iptal edilebilmesi için, nafakanın bağlandığı tarihten sonra tarafların ekonomik veya sosyal durumlarında önemli bir değişiklik meydana gelmiş olması gerekir. Nafaka yükümlüsü, nafakanın devamını haklı kılan şartların artık mevcut olmadığını mahkemede ispat etmekle yükümlüdür.

Ayrıca nafaka alan kişinin yeniden evlenmesi, evliymiş gibi fiilen birlikte yaşaması, yoksulluk durumunun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürmesi halinde nafakanın kaldırılması mümkündür. Bunun yanında nafaka alan kişinin düzenli gelir elde etmeye başlaması ya da nafaka yükümlüsünün mali gücünün önemli ölçüde azalması da nafakanın kaldırılması veya yeniden değerlendirilmesi için gerekçe oluşturabilir.

Nafaka Alan Kişinin Evlenmesi Halinde Süresiz Nafaka Kesilir mi?

Türk Medeni Kanunu’nun 176. maddesi uyarınca yoksulluk nafakası alan kişinin yeniden evlenmesi halinde nafaka kendiliğinden sona erer. Bu durumda nafakanın kaldırılması için ayrıca bir mahkeme kararına ihtiyaç bulunmamaktadır. Ancak uygulamada nafaka ödemelerinin icra takibi veya başka yollarla devam etmesinin önüne geçilebilmesi için, yeniden evlenme durumunun resmi kayıtlarla tespit edilmesi ve gerektiğinde ilgili icra dosyasına veya mahkemeye bildirilmesi faydalı olacaktır.

Nafaka alan kişinin resmi nikah ile evlenmesi halinde nafaka hakkı tamamen ortadan kalkarken, yalnızca nişanlanma veya duygusal birliktelik nafakanın kendiliğinden sona ermesine neden olmamaktadır.

Fiili Birliktelik Nedeniyle Süresiz Nafakanın Kaldırılması

Nafaka alan kişinin evlenmeksizin fiilen evliymiş gibi başka biriyle birlikte yaşaması, yoksulluk nafakasının kaldırılması sebeplerinden biridir. Bu durumda nafaka yükümlüsü, Aile Mahkemesinde açacağı dava ile nafakanın kaldırılmasını talep edebilir.

Fiili birliktelikten söz edilebilmesi için tarafların yalnızca arkadaşlık veya duygusal ilişki içerisinde olması yeterli değildir. Birlikte yaşama, ortak hayat sürme, aynı konutu paylaşma ve dış dünyaya karşı evli çift görüntüsü verme gibi olguların bulunması gerekir. Mahkemeler her somut olayı kendi özelliklerine göre değerlendirmektedir.

Fiili birlikteliğin ispatında nüfus ve adres kayıtları, kolluk araştırmaları, sosyal medya paylaşımları, tanık beyanları, fotoğraf ve video kayıtları gibi çeşitli deliller kullanılabilmektedir. Mahkeme, sunulan deliller doğrultusunda nafaka alacaklısının fiilen evliymiş gibi yaşadığı kanaatine varırsa yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verebilir.

Nafaka Alan Kişinin Çalışmaya Başlaması Nafakayı Etkiler mi?

Nafaka alan kişinin çalışmaya başlaması, yoksulluk nafakasının kendiliğinden sona ermesine neden olmaz. Ancak kişinin elde ettiği gelir sayesinde artık yoksulluk içinde bulunmadığının ortaya çıkması halinde nafakanın kaldırılması veya azaltılması talep edilebilir.

Bu noktada önemli olan yalnızca kişinin işe girmesi değil, elde edilen gelirin geçim sağlayabilecek düzeyde olup olmadığıdır. Düşük ücretli veya geçici bir işte çalışılması her zaman nafakanın kaldırılmasını gerektirmez. Mahkeme, nafaka alacaklısının güncel gelirini, yaşam koşullarını ve ekonomik durumunu birlikte değerlendirerek karar verir.

Nafaka alan kişinin düzenli ve yeterli gelir elde etmeye başlaması halinde nafaka yükümlüsü, Aile Mahkemesinde dava açarak nafakanın kaldırılmasını veya azaltılmasını talep edebilir. Yapılacak inceleme sonucunda mahkeme, yoksulluk halinin ortadan kalktığı kanaatine varırsa nafakanın kaldırılmasına karar verebilir.

Süresiz Nafaka Alan Kişinin Gelir Elde Etmesi Halinde Ne Olur?

Süresiz nafaka alan kişinin sonradan gelir elde etmeye başlaması, nafakanın devam edip etmeyeceğinin yeniden değerlendirilmesine neden olabilir. Özellikle maaş, emekli aylığı, kira geliri, ticari kazanç veya benzeri düzenli gelirlerin elde edilmesi halinde, nafaka alacaklısının yoksulluk durumunun devam edip etmediği incelenir.

Ancak gelir elde edilmesi nafakanın mutlaka kaldırılacağı anlamına gelmez. Önemli olan, elde edilen gelirin kişinin geçimini sağlayabilecek düzeyde olup olmadığıdır. Mahkeme, nafaka alacaklısının gelirini, giderlerini ve genel ekonomik durumunu birlikte değerlendirerek karar verir. Nafaka alan kişinin ekonomik bağımsızlığını kazanması ve artık yoksulluk içinde bulunmadığının tespit edilmesi halinde, nafakanın kaldırılmasına veya miktarının azaltılmasına karar verilebilir.

Nafaka Borçlusunun Maddi Durumunun Bozulması Nafakayı Etkiler mi?

Nafaka yükümlüsünün ekonomik durumunda sonradan meydana gelen önemli ve olumsuz değişiklikler, nafakanın yeniden değerlendirilmesine neden olabilir. Kişinin işini kaybetmesi, gelirinin ciddi şekilde azalması, çalışma gücünü etkileyen sağlık sorunları yaşaması veya ekonomik yükümlülüklerinin önemli ölçüde artması gibi durumlarda nafakanın azaltılması ya da kaldırılması talep edilebilir.

Ancak gelirde meydana gelen her azalma nafakanın kaldırılması için yeterli değildir. Mahkeme, nafaka yükümlüsünün güncel mali durumunu, gelir ve giderlerini, malvarlığını ve nafaka alacaklısının ihtiyaçlarını birlikte değerlendirerek karar verir.

Süresiz Nafakanın Kaldırılması Davası Nasıl Açılır?

Süresiz nafakanın kaldırılması davası, nafakanın devamını gerektiren şartların ortadan kalktığı iddiasıyla açılır. Nafaka yükümlüsü, nafaka alan kişinin yeniden evlenmesi, fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluktan kurtulması veya tarafların ekonomik durumlarında önemli değişiklikler meydana gelmesi gibi sebeplere dayanarak dava açabilir.

Süresiz nafakanın kaldırılması davalarında görevli mahkeme Aile Mahkemesi, yetkili mahkeme ise nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesidir.

Davayı açan taraf, nafakanın kaldırılmasını gerektiren olguları somut delillerle ispat etmek zorundadır. Bu kapsamda SGK kayıtları, maaş bilgileri, tapu kayıtları, banka kayıtları, adres kayıtları, sosyal medya paylaşımları, fotoğraflar ve tanık beyanları gibi çeşitli deliller mahkemeye sunulabilir.

Mahkeme tarafından yapılacak inceleme sonucunda nafakanın kaldırılmasını gerektiren şartların oluştuğu tespit edilirse nafakanın tamamen kaldırılmasına, bazı durumlarda ise nafaka miktarının azaltılmasına karar verilebilir.

Süresiz Nafakanın Kaldırılması Davası Ne Kadar Sürer?

Süresiz nafakanın kaldırılması davalarının ne kadar süreceği, her dosyanın özelliklerine göre değişiklik göstermektedir. Davanın süresi; tarafların iddia ve savunmalarının kapsamına, delillerin toplanma sürecine, tanık dinlenip dinlenmeyeceğine ve mahkemenin iş yoğunluğuna bağlı olarak farklılık gösterebilir.

Süresiz nafakanın kaldırılması davaları için kesin bir süre vermek mümkün olmamakla birlikte  ilk derece mahkemesinde davanın ortalama 8-10 ay süreceği söylenebilir. Belirtildiği üzere bu süre çeşitli unsurlara bağlı olarak değişiklik gösterebilecektir.

Süresiz Nafaka İptal Davasında Tedbir Uygulaması

Süresiz nafakanın kaldırılması davasının açılması, mevcut nafaka yükümlülüğünü kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Nafakanın kaldırılmasına ilişkin kesin bir mahkeme kararı verilinceye kadar, daha önce hükmedilmiş olan nafakanın ödenmeye devam edilmesi gerekir.Bu nedenle nafaka yükümlüsünün yalnızca dava açmış olması, nafaka ödemelerini durdurmasına imkan vermez.

Bununla birlikte dava içerisinde nafaka miktarının azaltılması veya nafaka yükümlülüğünün olarak yeniden değerlendirilmesi yönünde tedbir talebinde bulunulabilir. Mahkeme, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarını değerlendirerek gerekli gördüğü hallerde geçici nitelikte tedbir kararı verebilir. Ancak bu tür davalarda tedbir kararı, sık karşılaşılan bir durum değildir.

Süresiz Nafaka İptal Davasında Gerekli Belgeler

Süresiz nafakanın kaldırılması davasında sunulacak belgeler, nafakanın kaldırılması talebinin dayandığı sebebe göre değişiklik göstermektedir. Bu nedenle her dava için geçerli tek bir belge listesi bulunmamaktadır.

Uygulamada en sık kullanılan deliller arasında tarafların gelir durumunu gösteren SGK kayıtları, maaş bordroları, emeklilik kayıtları, vergi kayıtları, tapu kayıtları, araç kayıtları ve banka hesap hareketleri yer almaktadır. Nafaka alan kişinin fiilen evliymiş gibi yaşadığı iddiasına dayanılması halinde ise adres kayıtları, sosyal medya paylaşımları, fotoğraflar, mesajlaşmalar ve tanık beyanları da delil olarak kullanılabilmektedir.

Bunun yanında mahkeme, gerekli gördüğü takdirde tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının araştırılması için ilgili kurumlara müzekkere yazabilir ve resen çeşitli bilgi ve belgeleri dosyaya getirtebilir.

Davanın başarısı büyük ölçüde ispat faaliyetine bağlı olduğundan, nafakanın kaldırılmasını gerektiren durumların mümkün olduğunca somut belge ve delillerle desteklenmesi önem taşımaktadır.

Süresiz Nafakanın Kaldırılması Davasında Deliller ve İspat Süreci

Süresiz nafakanın kaldırılması davalarında en önemli husus, nafakanın devamını gerektiren şartların ortadan kalktığının ispat edilmesidir. Nafakanın kaldırılmasını talep eden taraf, iddialarını somut delillerle desteklemek zorundadır. Bu nedenle davanın sonucu çoğu zaman sunulan delillerin niteliğine ve ispat gücüne bağlı olarak şekillenmektedir.

Davanın dayanağına göre farklı deliller kullanılabilmektedir. Nafaka alan kişinin gelir elde etmeye başladığı iddiasında SGK kayıtları, maaş bordroları, vergi kayıtları ve banka kayıtları önem taşırken; fiili birliktelik iddialarında adres kayıtları, sosyal medya paylaşımları, fotoğraflar, mesajlaşmalar ve tanık beyanları sıklıkla kullanılmaktadır.

Mahkeme, tarafların sunduğu delillerle yetinmeyerek gerekli gördüğü durumlarda sosyal ve ekonomik durum araştırması yaptırabilir, kamu kurumlarından bilgi ve belge talep edebilir veya tanıkları dinleyebilir. Yapılan inceleme sonucunda nafaka alacaklısının artık yoksulluk içinde bulunmadığı ya da kanunda öngörülen diğer kaldırma sebeplerinin gerçekleştiği tespit edilirse nafakanın kaldırılmasına karar verilebilir.

Süresiz Nafaka Davasında Tanık ve Sosyal Medya Delilleri

Süresiz nafakanın kaldırılması davalarında tanık beyanları ve sosyal medya paylaşımları önemli deliller arasında yer almaktadır. Özellikle nafaka alan kişinin fiilen evliymiş gibi başka biriyle birlikte yaşadığı, düzenli gelir elde ettiği veya yaşam koşullarının değiştiği yönündeki iddiaların ispatında bu delillere sıklıkla başvurulmaktadır.

Tanıklar, tarafların yaşam düzeni, birlikte yaşama durumu, ekonomik koşulları ve günlük hayatlarına ilişkin gözlemlerini mahkemeye aktarabilmektedir. Ancak tanık anlatımları tek başına her zaman yeterli görülmemekte, diğer delillerle birlikte değerlendirilmektedir.

Sosyal medya paylaşımları da günümüzde nafaka davalarında sıkça kullanılan deliller arasındadır. Ortak yaşamı gösteren fotoğraflar, aynı konutta yaşandığını düşündüren paylaşımlar, birlikte yapılan tatiller veya tarafların ekonomik durumuna ilişkin paylaşımlar; hangi döneme ait olduğu ve iddiaları ne ölçüde desteklediği dikkate alınarak delil olarak değerlendirilebilmektedir.

Süresiz Nafakanın Kaldırılması Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Süresiz nafakanın kaldırılması davalarında görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Aile Mahkemesinin bulunmadığı yerlerde ise davaya Asliye Hukuk Mahkemesi, Aile Mahkemesi sıfatıyla bakmaktadır. Yetki bakımından ise Türk Medeni Kanunu’nun 177. maddesi uyarınca nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.

Görev veya yetki kurallarına aykırı şekilde açılan davalar, yetkisizlik ya da görevsizlik kararları nedeniyle yargılama sürecinin gereksiz şekilde uzamasına neden olabilmektedir.

Süresiz Nafaka Borcu Ne Zaman Sona Erer?

Süresiz nafaka borcu, her durumda ömür boyu devam eden bir yükümlülük değildir. Kanunda öngörülen bazı durumların gerçekleşmesi halinde nafaka kendiliğinden sona erebilir veya mahkeme kararıyla kaldırılabilir.

Türk Medeni Kanunu’na göre nafaka alan kişinin yeniden evlenmesi halinde yoksulluk nafakası kendiliğinden sona erer. Ayrıca nafaka alacaklısının veya nafaka yükümlüsünün ölümü halinde de nafaka borcu ortadan kalkar.

Bunun yanında nafaka alan kişinin evliymiş gibi fiilen birlikte yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürmesi gibi durumlarda mahkemeden nafakanın kaldırılması talep edilebilir. Mahkeme tarafından nafakanın kaldırılmasına karar verilmesi halinde nafaka borcu kararın hüküm ve sonuç doğurduğu tarihten itibaren sona erer.

Sonuç olarak süresiz nafaka, belirli bir süre sonunda kendiliğinden sona eren bir yükümlülük olmayıp belirtilen sebeplerin varlığı halinde yükümlülüğün kendiliğinden sona ermesi veya mahkeme tarafından kaldırılması gündeme gelebilir.

Süresiz Nafakanın Kaldırılması Davasında Yargıtay Uygulamaları

Yargıtay kararlarında, yoksulluk nafakasının süresiz olarak hükmedilmiş olmasının nafakanın hiçbir koşulda kaldırılamayacağı anlamına gelmediği kabul edilmektedir. Bu kapsamda nafakanın bağlanmasına neden olan şartların sonradan değişmesi halinde, nafakanın kaldırılması veya azaltılması talep edilebilmektedir.

Yargıtay uygulamasına göre özellikle nafaka alan kişinin yeniden evlenmesi, evliymiş gibi fiilen birlikte yaşaması, düzenli ve yeterli gelir elde ederek yoksulluk durumundan çıkması veya ekonomik bağımsızlığını kazanması nafakanın kaldırılmasına gerekçe oluşturabilmektedir.

Bunun yanında Yargıtay, nafaka yükümlüsünün mali durumunda meydana gelen önemli ve kalıcı olumsuz değişikliklerin de dikkate alınması gerektiğini kabul etmektedir. Ancak nafakanın kaldırılabilmesi için iddiaların somut ve inandırıcı delillerle ispat edilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Özellikle fiili birliktelik iddialarında tanık anlatımları, adres kayıtları, sosyal medya paylaşımları ve diğer somut deliller birlikte değerlendirilmekte; yalnızca varsayıma dayalı iddialar nafakanın kaldırılması için yeterli görülmemektedir.

Süresiz Nafakanın Kaldırılması Sonrası İcra Takibi Süreci

Süresiz nafakanın kaldırılmasına karar verilmesi halinde, nafaka yükümlüsünün geleceğe yönelik nafaka ödeme borcu sona erer. Ancak nafakanın kaldırılması kararı, kural olarak daha önce doğmuş ve ödenmemiş nafaka alacaklarını ortadan kaldırmaz.

Nafakanın tahsili amacıyla başlatılmış bir icra takibi bulunuyorsa, kaldırma kararının kapsamı ve kesinleşme durumu dikkate alınarak icra dosyasının durumu ayrıca değerlendirilmelidir. Karar tarihinden önce biriken ve muaccel hale gelen nafaka alacakları bakımından takip işlemleri devam edebilecekken, kaldırma kararından sonraki dönemlere ilişkin nafaka talepleri artık ileri sürülemeyecektir.

Bu nedenle nafakanın kaldırılmasına karar verilmesinin ardından mevcut icra dosyalarının incelenmesi, gerekli başvuruların yapılması ve icra işlemlerinin karar doğrultusunda güncellenmesi önem taşımaktadır. Özellikle devam eden icra takiplerinde hak kaybı yaşanmaması için mahkeme kararının kapsamı dikkatle değerlendirilmelidir.

Süresiz Nafaka Anayasa Mahkemesi İptal Kararı

Anayasa Mahkemesi, 4 Haziran 2026 tarihinde Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde yer alan ve yoksulluk nafakasının “süresiz olarak” istenebilmesine imkan tanıyan düzenlemeye ilişkin önemli bir iptal kararı vermiştir. İşbu karar ile iptal edilen husus, yoksulluk nafakasının herhangi bir süre sınırı olmaksızın talep edilebilmesine imkân tanıyan “süresiz olarak” ibaresidir. Bu kapsamda boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek ve kusuru daha ağır olmayan eşin nafaka talep etme hakkı tamamen ortadan kalkmamıştır.

Ayrıca ilgili kararın hemen uygulanmaya başlamadığı da özellikle belirtilmelidir. Açıklanan bilgilere göre Anayasa Mahkemesi, iptal hükmünün yürürlüğe girmesi için dokuz aylık süre öngörmüştür. Bu süre, gerekçeli kararın Resmî Gazete’de yayımlanması ve kararın yürürlük tarihinin netleşmesiyle uygulamada belirleyici olacaktır. Bu nedenle kararın açıklandığı tarihten itibaren mevcut nafaka borçlarının kendiliğinden sona erdiğini söylemek doğru değildir.

Mevcut durumda kesinleşmiş nafaka kararları kendiliğinden ortadan kalkmaz. Nafaka yükümlüsünün yalnızca Anayasa Mahkemesi kararına dayanarak ödeme yapmayı bırakması, icra takibi ve birikmiş nafaka borcu gibi ciddi hukuki sonuçlar doğurabilir. Mevcut nafaka kararlarının nasıl etkileneceği, iptal kararının yürürlüğe girmesi ve sonrasında yapılacak yasal düzenlemeyle daha açık hale gelecektir.

Süresiz Nafaka Yeni Düzenleme

Süresiz nafakaya ilişkin olarak son dönemde verilen AYM kararı ile beraber ciddi tartışmalar gündeme gelmiştir. Ancak mevcut durumda yürürlüğe girmiş yeni bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle yoksulluk nafakasına ilişkin uyuşmazlıklarda halen yürürlükteki mevzuat ve mevcut yargı uygulaması esas alınmaktadır.

Bununla birlikte, önümüzdeki dönemde süresiz nafaka konusunda yeni bir kanuni düzenleme yapılması beklenmektedir. Yapılacak düzenleme ile yoksulluk nafakasının süresi, şartları ve uygulanma esaslarının yeniden belirlenmesi gündeme gelebilecektir. Ancak şu an itibarıyla bu konuda yasalaşmış ve yürürlüğe girmiş bir düzenleme mevcut değildir.

Bu kapsamda süresiz nafakanın tamamen kaldırıldığı, belirli bir süreyle sınırlandırıldığı veya mevcut nafaka borçlarının kendiliğinden sona erdiği yönündeki açıklamalar hukuken doğru değildir. Yeni sistemin nasıl şekilleneceği ve mevcut nafaka kararlarının bu süreçten nasıl etkileneceği, ilerleyen dönemde yapılacak yasal düzenlemelerle netlik kazanacaktır.

Aile Hukuku hakkında daha fazla bilgiye buradan ulaşabilir ve destek için Aile Hukuku Avukatı başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz…

Evet. Nafakanın bağlanmasına neden olan şartların sonradan değişmesi halinde, nafaka yükümlüsütarafından nafakanın kaldırılması veya azaltılması talebiyle dava açılabilir.

Nafaka alan kişinin yeniden evlenmesi, evliymiş gibi fiilen birlikte yaşaması, yoksulluk durumunun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürmesi gibi durumlarda nafakanın kaldırılması mümkündür. Ayrıca tarafların ekonomik durumlarındaki önemli değişiklikler de nafakanın yeniden değerlendirilmesine neden olabilir.

Çalışmaya başlamak tek başına nafakanın kaldırılması için yeterli değildir. Ancak kişinin elde ettiği gelir sayesinde yoksulluk durumundan çıktığının tespit edilmesi halinde mahkeme nafakanın kaldırılmasına veya azaltılmasına karar verebilir.

Hayır. Nafaka alan kişinin yeniden evlenmesi halinde yoksulluk nafakası kanun gereği kendiliğinden sona erer.

Evet. Nafaka alan kişinin başka biriyle evliymiş gibi birlikte yaşadığının ispat edilmesi halinde mahkeme kararıyla yoksulluk nafakası kaldırılabilir.

Dosyanın özelliğine göre tanık beyanları, SGK kayıtları, maaş bordroları, banka kayıtları, adres kayıtları, sosyal medya paylaşımları, fotoğraf ve mesajlaşmalar gibi çeşitli deliller kullanılabilmektedir.

Süresiz nafakanın kaldırılması davası, nafaka alacaklısının yerleşim yerindeki Aile Mahkemesinde açılır.

Davanın süresi; delillerin kapsamına, tanık dinlenip dinlenmeyeceğine, yapılacak araştırmalara ve mahkemenin iş yoğunluğuna göre değişmektedir. Ancak kesin olmamakla birlikte davanın ortalama 8-10 ay süreceği söylenebilecektir.

Gelir kaybı tek başına nafakanın kaldırılmasını gerektirmez. Ancak nafaka yükümlüsünün mali durumunda önemli ve kalıcı bir bozulma meydana gelmişse mahkemeden nafakanın azaltılması veya kaldırılması talep edilebilir.

Süresiz nafaka kural olarak kendiliğinden sona ermez. Ancak nafaka alan kişinin yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü gibi kanunda düzenlenen hallerde nafaka kendiliğinden sona erebilir.

Kural olarak kaldırılan yoksulluk nafakası yeniden talep edilemez. Ancak her somut olayın özellikleri farklı olduğundan, yeni bir hukuki sebebin ortaya çıkması halinde durum ayrıca değerlendirilmelidir.

Nafakanın kaldırılması davasının açılması, mevcut nafaka kararını ve icra takibini kendiliğinden durdurmaz. Mahkeme tarafından nafakanın kaldırılmasına karar verilinceye kadar nafaka yükümlülüğü devam eder