TEHDİT EDİLİYORUM NE YAPMALIYIM?

TEHDİT EDİLİYORUM NE YAPMALIYIM?(2026)

Tehdit ediliyorum ne yapmalıyım sorusu kısaca cevaplanacak bir soru olmasa da tehdit durumunda yapılabilecek birtakım tedbirler vardır. Bu kapsamda tehdit telefonla yapılmışsa ses kaydı alınması, mesajla yapılmışsa ekran görüntüsü alınması, bizzat yapılmışsa tanık deliline dayanılması ispat bakımından büyük önem arz eder. Bu kapamda öncelikle tehdit kavramını açıklamak gerekir. Tehdit, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesinde ‘bir başkasına, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına saldırı gerçekleştireceğinden bahsetmek‘ olarak tanımlanmıştır.

Tehdit etmek, herhangi bir kişinin huzurunu ve güven duygusunu ciddi şekilde sarsan bir durumdur. Bu tür bir durumda panik yapmak doğal bir sonuç olup soğukkanlı davranarak atılacak doğru adımları bilmek önem arzetmektedir. Bu yazıda, ‘Tehdit’ suçunun ne olduğu, görünüş şekilleri, cezası gibi detayları ele alınmıştır.

Tehdit Suçu Nedir?

Tehdit suçu, bir kişinin başka bir kişiye veya onun yakınına yönelik gelecekte gerçekleşecek bir zarar vereceğini bildirerek korku ve endişe yaratmasıyla oluşan bir suçtur. Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesinde düzenlenen bu suç, “hürriyete karşı suçlar” başlığı altında yer alır. TCK 106/1’e göre, bir başkasını kendisinin ya da yakınının hayatına, vücut bütünlüğüne veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı yapacağı tehdidinde bulunan kişi tehdit suçunu işlemiş sayılır.

Belirtmek gerekir ki, bu durumda tehdit ile ileri sürülen sonucun gerçekleşip gerçekleşmemesi önemli değildir. Önemli olan, failin karşı tarafa ciddi bir kötülük yapacağı izlenimini vererek mağdurun huzurunu bozması ve onu korkutmak amacıyla hareket etmesidir.

Tehdit suçu, sözle yapılabileceği gibi yazıyla, mesajla, hareketle veya başka herhangi bir araçla da yapılabilir. Örneğin, “Seni öldüreceğim” demek ya da kişinin kapısına korkutucu bir işaret bırakmak da bu kapsamda değerlendirilebilir. Bu suç ile korunan hukuki değer, kişilerin karar verme ve hareket etme hürriyeti ile iç huzurudur. Başka bir ifadeyle kanun, bireylerin korku altında yaşamalarını, bir kötülük korkusuyla özgürlüklerinin kısıtlanmasını engellemek amacıyla tehditi ayrı bir suç olarak tanımlamıştır.

Tehdit suçu sebebiyle ifadeye çağrıldıysanız ‘Savcılıkta İfade Verme‘ makalemize göz atabilirsiniz.

Tehdit Suçunun Unsurları Nelerdir?

Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesi uyarınca, tehdit suçu, bir kimseye karşı zarar veya kötülük vaadinde bulunulması suretiyle suç oluşturmaktadır. Tehdit suçunun varlığından söz edilebilmesi için bazı hukuki unsurların bir arada bulunması zorunlu olup işbu unsurlar, hem maddi hem de manevi açıdan suçun oluşmasına temel teşkil etmektedir.

1-Maddi Unsur

Tehdit suçunun maddi unsuru, mağdura yönelik olarak korku veya endişe yaratacak nitelikte bir zarar veya kötülük vaadinin yapılmış olmasını gerektirmekle birlikte bu unsura ilişkin olarak, eylemin sözlü, yazılı veya davranışla ifade edilmiş olması yeterli kabul edilmektedir. Tehdit eyleminin mağdura ulaşabilir ve anlaşılır biçimde gerçekleştirilmiş olması gerekmektedir.

2-Hukuka Aykırılık Unsuru

Tehdit eyleminin hukuka aykırılığı, suçun bir diğer zorunlu unsurunu oluşturmaktadır. Söz konusu eylemin herhangi bir hukuki dayanağa sahip olmaması gerekmektedir.

Meşru savunma ya da başka bir hukuka uygunluk sebebine dayanılarak gerçekleştirilen eylemler tehdit suçunu oluşturmamaktadır.

3-Manevi Unsur

Suçun manevi unsuru, failin eylemi bilinçli ve iradeli olarak gerçekleştirmiş olmasıyla sağlanmaktadır. Tehdit eyleminin kasıt unsuru taşıması, mağduru korkutma veya endişeye sevk etme amacı güdüldüğünü gösterir.

Taksirli davranışlar (istenmeden, kasıt olmaksızın) bu kapsamda suç teşkil etmemektedir.

4-Mağdur Unsuru

Tehdit suçunun varlığı, belirli bir mağdurun bulunmasına bağlıdır. Tehdit, muhatabı tarafından algılanabilir olmalıdır.

Genel bir kitleye yöneltilmiş olsa dahi, somut bir tehdit algısının oluşması hâlinde suçun gerçekleştiği kabul edilmektedir.

5-Tehdit Konusunun Niteliği

Tehdit, yaşam, sağlık, malvarlığı veya özgürlük gibi hukuka aykırı zararları içermelidir. Kanuni düzenlemelerde öngörülen tehditler, gerçekleşebilir ve somut nitelikte olmalıdır.

Tehdit Suçu Cezası Nedir? 

Tehdit suçunun cezası için Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesinde düzenlenmiş olup farklı durumlara göre değişen hapis cezaları öngörmektedir.

1-Basit Tehdit Cezası

Basit tehdit halinde mağdurun kendisinin veya yakınının hayatına, vücut dokunulmazlığına veya cinsel dokunulmazlığına yönelik saldırı yapma vaadi (yani en ciddi biçimde tehdit) suçun temel halini oluşturmakta ve bu durumda ceza 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası verilmektedir. Örneğin “Seni öldürürüm” şeklinde bir ifade bu suç kapsamdadır. Tehdit suçunun basit hali Cumhuriyet Savcılıkları tarafından şikayete bağlı olmaksızın (re’sen) yani kendiliğinde soruşturulmaktadır.

Ölümle Tehditin Cezası Nedir? Ölümle tehdit basit tehdit kapsamında değerlendirilmekte olup cezası 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasıdır.

2-Malvarlığına Veya Diğer Değerlere Yönelik Tehdit Suçunun Cezası

Malvarlığına veya Diğer Değerlere Yönelik olarak işlenmesi durumunda, tehdit edilen şey mağdurun malvarlığına büyük zarar vermek gibi bir husussa veya yukarıdaki hayat, vücut, cinsel dokunulmazlık dışında başka bir kötülük ise (örneğin “arabanı yakarım” ya da “seni rezil edeceğim” gibi), bu durumda kanun suçu daha hafif cezalandırmaktadır.

Buna göre TCK 106/1 ikinci cümle uyarınca tehdit suçu bu kapsamda işlenirse ceza 2 aydan 6 aya kadar hapis veya adli para cezası olmaktadır. Bu durumda suçun takibi şikayete bağlıdır. Başka bir ifadeyle mağdurun şikayeti olmadıkça re’sen (kendiliğinden) soruşturma açılmamaktadır. Örneğin “Evini barkını başına yıkarım” diye ifade etmek, malvarlığına yönelik bir tehdit olmakta ve mağdurun şikayeti üzerine fail hakkında en fazla 6 aya kadar hapis veya para cezası verilebilmektedir.

3-Tehdit Suçunun Nitelikli Halinin Cezası 

Nitelikli halde (ağırlaştırılmış Haller) oluşması halinde ise kanun koyucu suçu belli şekillerde işlenmesini ağırlaştırıcı neden saymakta ve bu sebeple cezayı ağırlaştırmaktadır. Bu kapsamda TCK 106/2’ye göre eğer tehdit;

  • Silahla,
  • Kimliğin gizlenmesi (maskeyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle),
  • Birden fazla kişiyle birlikte veya var olan/varsayılan bir suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanarak yapılırsa suçun cezası artmaktadır.

Bu hallerde öngörülen ceza 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasıdır. Ayrıca suçun kadına karşı işlenmesi de 2022 yılında yapılan değişiklikle nitelikli hal suçu kapsamına alınmıştır. Kanuna eklenen hükme göre, suçun mağduru kadın ise verilecek cezanın alt sınırı 9 ay hapisten az olmamaktadır. Bu düzenleme, kadına yönelik şiddet vakalarında caydırıcılığı artırmak amacıyla getirilmiştir.

Yukarıda belirtilen ceza aralıklarına göre cezayı tayin etmek hakimin yetkisindedir. Yargılamayı yapacak olan hakim, somut olayın özelliklerine göre (sanıkların daha önce sabıkası olup olmadığı, suçun işleniş şekli, zararın giderilip giderilmediği vb.) cezanın miktarını bu sınırlar arasında belirleyecektir. İlk defa suç işleyen kişiler için, cezanın 2 yıl veya altı olması halinde genellikle hükmün açıklanmasının geriye bırakılması (HAGB) veya erteleme kararı verilebilmektedir.

Tehdit Ediliyorum Ne Yapmalıyım?

Bu durumla karşılaşıldığında yasal hakların korunması ve güvenliğin sağlanması için yapılacak ilk işlem soğukkanlı ve temkinli olmaktır. Çünkü bu durumda tehdidi yapan kişi mağduru paniğe sürüklemek isteyebilir. Şayet tehdit durumunda fiziksel bir saldırı tehlikesi bulunmuyorsa sözlü ifadelere karşı ani ve fevri tepkiler verilmemeli ve kesinlikle suç işleyene aynı şekilde karşılık verilmemelidir. Ardından:

1-Fiziksel Bir Tehdit Durumunda Nefsi Müdafaa Kapsamında Karşılık Vermeniz Hukuka Uygundur.

Fiziksel bir tehdit söz konusuysa, bu tehditi savuşturmak için size uygulanan güç ile orantılı olarak nefsi müdafaa kapsamında karşılık vermeniz hukuka uygundur. Acil durum aşıldıktan sonra ivedilikle kolluk kuvvetlerine bilgi verilmeli, eğer tehdit saldırı boyutuna ulaştıysa mutlaka hastaneye giderek darp raporu alınmalı, mevcut sağlık durumu kayıt altına alınmalıdır.

2-Tehdit Eylemine İlişkin Bütün Deliller Toplanmalıdır. 

Tehdit eylemi kapsamında kamera kayıtları, ses kayıtları, tanık delili gibi bütün delillerin toplanması büyük önem arz etmektedir. Tehdit eyleminin ispatına yarayacak bütün deliller muntazam şekilde toplanmalı ve dijital deliller mutlaka arşivlenmelidir. Tanıkların isim soy isim ve iletişim bilgileir mutlaka not edilmelidir. Suça bizzat şahit olmuş tanıkların beyanı tehdit suçunun ispatında en güçlü delillerden biridir.

Suç telefonla veya elektronik ortamda işlendiyse iletişim kayıtları saklanmalıdır. Ses veya video kaydı durumunda ise eğer tehdit telefonla yapılıyorsa ve başka türlü ispatlama imkanı bulunmuyorsa ses kaydı alınmasında hukuken bir engel yoktur.

Sosyal Medyadan Tehdit Ediliyorum Ne Yapmalıyım?

Günümüzde sosyal medya üzerinden veya internet yoluyla gerçekleştirilen tehdit olayları oldukça yaygın hale gelmiştir. Facebook, Twitter, Instagram, WhatsApp gibi platformlar üzerinden gelen mesajlar veya paylaşımlar yoluyla ciddiye alınması gereken bir durum olmakta sosyal medya üzerinden yapılan tehditler de hukuken tehdit suçunu oluşturmaktadır. Sosyal medyadan tehdit durumunda alınabilecek birtakım önlemler mevcuttur.

1-Bütün Yazışmaların Ekran Görüntüsü Alınmalıdır.

Öncelikle, mesajların ekran görüntüsü alınmalı, mesajın gönderildiği sosyal medya hesabının kullanıcı adı, profil bilgileri, mesajın tarihi ve saati gibi ayrıntıları kaydedilmelidir. İnternet üzerinden işlenen tehdit suçlarında delil olarak en önemli unsurlardan biri suç içerikli mesajın ekran görüntüsünün alınarak muhafaza edilmesidir.

2-Tehdit Eden Hesap Sahibinin Kimlik Verileri ve IP Adresi Tespiti Yapılmalıdır.

Sosyal medya üzerinden tehdit suçunda faillerin sahte hesap kullanması sık rastlanan bir durumdur. Bu durumda, failin kimliğinin tespiti için savcılık tarafından emniyetin siber suçlar birimine görevlendirme yapılmaktadır.

Savcılık tarafından ilgili sosyal medya sağlayıcısından kullanıcının IP adresi ve hesap bilgilerini temin edilebilir. Ancak pratikte, özellikle Facebook, Twitter gibi yurt dışı merkezli şirketler bu taleplere her zaman yanıt vermemektedir. Bu durumda savcılık ve emniyet açık kaynak araştırması, kullanıcıların eski paylaşımları, mağdurun elindeki yazışmalar vb. delillerden yola çıkarak çoğu zaman failin kimliğini tespit edebilmektedir. WhatsApp gibi uygulamalarda ise mesajlaşma uçtan uca şifreli olsa da, telefon numarası bellidir ve GSM operatörü üzerinden kullanıcı bilgilerine ulaşılabilir.

3-İlgili Sosyal Medya Platformuna Şikayette Bulunulmalıdır.

Sosyal medya platformlarının kendi topluluk standartları da tehdit mesajlarını yasaklamaktadır. Bu nedenle, ilgili mesaj veya tehdit eden hesap platforma şikayet edilebilmektedir. Örneğin Facebook veya Instagram’da “Report” (Şikayet Et) özelliğini kullanarak tehdit içerikli mesajı bildirip kaldırılmasını sağlanabilmektedir. Ancak hukuki süreç açısından bakıldığında, mesajın platformdan silinmesi delilin yok olması anlamına gelebilir. Bu nedenle önce delili kaydedip sonra platforma şikayet edilmesi daha doğru olacaktır.

4-Savcılığa Suç Duyurusunda Bulunulmalıdır.

Sosyal medyadan gelen tehdit vakit kaybetmeden savcılığa bildirilmelidir. Sosyal medya üzerinden işlenen suç da aynı şikayet prosedürlerine tabidir. Eğer tehdit mesajı mağdurun hayat veya vücut bütünlüğüne yönelikse soruşturma re’sen yapılır. Tehdit measjı, mağdurun malvarlığına yönelikse şikayete tabidir.

Telefonla Tehdit Ediliyorum Ne Yapmalıyım? Telefonla Tehdidin İspatı Nasıl Yapılır?

Telefon aracılığıyla tehdit edilmek de sık rastlanan bir durumdur. Biri, telefon görüşmesi sırasında sözlü olarak  ediyorsa veya sürekli arayarak suç içerikli sözler söylüyorsa, bu da TCK 106 kapsamında suçtur. Telefonda, yüz yüze tehdide göre delillendirmesi biraz daha zor olabilen bir durumdur çünkü genellikle ortada yazılı bir iz bırakmaz. İşbu tehdit durumuyla karşılaşılması durumunda:

1-Konuşma Kayıt Altına Alınmalıdır.

Eğer bir kişi telefonda ciddi biçimde tehdit ediyorsa ve konuşmadan başka delil yoksa, o anki konuşmayı kayıt altına almak düşünülebilir. Türk hukukunda, tarafı olduğunuz bir görüşmeyi karşı tarafın rızası olmasa bile delil amaçlı kaydetmek bazı şartlarda kabul edilebilir. Yargıtay, başka türlü kanıt elde etme imkanı bulunmayan ve ani gelişen bu gibi durumlarında, mağdurun kendi telefon görüşmesini kaydetmesini hukuka uygun delil sayabilmektedir. Bu nedenle, eğer suç işleyen kişiyle yapılan telefon görüşmesi kayıt edebilecek bir cihaz varsa kayıt alınmalıdır.

2-Telefon Görüşmeleri Tanık Eşliğinde Yapılmalıdır.

Tehdit eden kişiyle yapılan görüşmelerin tanık yanında yapılması ispat bakımından büyük önem arz etmektedir. Eğer ses kaydı almak mümkün değilse ya da ses kaydı olsa dahi iddiaların daha da güçlendirilmesi adına tanık beyanı güçlü bir delildir. Bu kapsamda görüşmeleri bir yakınınızın, arkadaşınızın yanında yapmanız ve görüşmeleri hoparlöre alıp yanınızdakilerin de duymasını sağlamanız iddiaların ispatı için menfaatinize olacaktır.

3-Savcılığa Suç Duyurusunda Bulunulmalıdır.

Sosyal medyadan gelen tehdit vakit kaybetmeden savcılığa bildirilmelidir. Sosyal medya üzerinden işlenen suç da aynı şikayet prosedürlerine tabidir. Eğer tehdit mesajı mağdurun hayat veya vücut bütünlüğüne yönelikse soruşturma re’sen yapılır. Tehdit measjı, mağdurun malvarlığına yönelikse şikayete tabidir.

Telefonla işlenen tehdit suçlarında arayan numaranın tespiti büyük önem arz etmektedir. Suç işleyen kişi numarasını gizleyerek arıyor olabilir. GSM operatörleri ve emniyet birimleri, gerekli hallerde arayanın numarasını ve arama kayıtlarını (HTS kayıtları) tespit edebilir. Telefonla yapılan işbu ifadelerde, savcılık soruşturma aşamasında operatörden HTS kayıtlarını (arama geçmişini) isteyerek belirli tarihte kimin kimi aradığını tespit edebilir. Mağdurun yapması gereken,  tehdit eden aramaların tarih ve saatlerini not edip şikayet sırasında bildirmektir.

Mesajla Tehdit Ediliyorum Ne Yapmalıyım? 

1-Bütün Yazışmaların Ekran Görüntüsü Alınmalıdır.

Öncelikle, mesajların ekran görüntüsü alınmalı, mesajın gönderildiği sosyal medya hesabının kullanıcı adı, profil bilgileri, mesajın tarihi ve saati gibi ayrıntıları kaydedilmelidir. İnternet üzerinden işlenen tehdit suçlarında delil olarak en önemli unsurlardan biri suç içerikli mesajın ekran görüntüsünün alınarak muhafaza edilmesidir.

2-Mesajla Tehdit Sosyal Medyadan Yapılmışsa Tehdit Eden Hesap Sahibinin Kimlik Verileri ve IP Adresi Tespiti Yapılmalıdır.

Sosyal medya üzerinden tehdit suçunda faillerin sahte hesap kullanması sık rastlanan bir durumdur. Bu durumda, failin kimliğinin tespiti için savcılık tarafından emniyetin siber suçlar birimine görevlendirme yapılmaktadır.

Savcılık tarafından ilgili sosyal medya sağlayıcısından kullanıcının IP adresi ve hesap bilgilerini temin edilebilir. Ancak pratikte, özellikle Facebook, Twitter gibi yurt dışı merkezli şirketler bu taleplere her zaman yanıt vermemektedir. Bu durumda savcılık ve emniyet açık kaynak araştırması, kullanıcıların eski paylaşımları, mağdurun elindeki yazışmalar vb. delillerden yola çıkarak çoğu zaman failin kimliğini tespit edebilmektedir. WhatsApp gibi uygulamalarda ise mesajlaşma uçtan uca şifreli olsa da, telefon numarası bellidir ve GSM operatörü üzerinden kullanıcı bilgilerine ulaşılabilir.

3-Savcılığa Suç Duyurusunda Bulunulmalıdır.

Sosyal medyadan gelen tehdit vakit kaybetmeden savcılığa bildirilmelidir. Sosyal medya üzerinden işlenen suç da aynı şikayet prosedürlerine tabidir. Eğer tehdit mesajı mağdurun hayat veya vücut bütünlüğüne yönelikse soruşturma re’sen yapılır. Tehdit measjı, mağdurun malvarlığına yönelikse şikayete tabidir.

Eski Eşim/ Sevgilim Tarafından Tehdit Ediliyorum Ne Yapmalıyım?

Tehdit, en yakın ilişkilerde karşımıza çıkabilmektedir. Özellikle duygusal ilişkinin dahil olduğu durumlarda tehdit eylemine sıkça rastlanmaktadır. Bu durum TCK m. 106 kapsamında suç olduğu gibi mağdur taraf kadınsa Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi Kanunu (6284) kapsamında koruyucu tedbirler almayı da gerektirebilir.

Bu durumda yapılması gerekenler, genel tehdit durumlarındaki adımlarla benzer olsa da ek bazı hususlar bulunmaktadır:

1-Ciddi Fiziksel Şiddet Tehlikesi Varsa Koruma Talebinde Bulunulmalıdır.

Eğer suç işleyen kişi eski eşi ise veya eski sevgili ise ve bu kişi tarafından şiddet görme tehlikesi varsa, kaymakamlık/valilik, polis veya aile mahkemesine başvurarak koruma kararı (uzaklaştırma) talep edilebilmektedir. 6284 sayılı Kanun, sadece evli eşler için değil, aynı zamanda boşanan eş, nişanlı, sevgili gibi yakın ilişki içinde olunan kişiler tarafından gelen tehdit ve şiddet tehlikelerini de kapsar. Bu kanun kapsamında, hakim veya gerekli durumlarda kolluk amiri, tehdit eden kişinin belirli bir mesafeden size yaklaşmasını yasaklayabilir, iletişim kurmasını engelleyebilir, evden uzaklaştırabilir, silahını varsa teslim etmesini emredebilir gibi çeşitli tedbir kararları alabilir.

2-Telefonla ya da Mesajla Tehdit Mevcutsa Bütün Görüşme ve Yazışma Kayıtları Kaydedilmelidir. 

Yukarıda diğer başlıklar ifade edildiği üzere telefonla tehdit durumunda görüşmenin kayda alınması, mesajla tehdit durumundan bütün yazışmaların ekran görüntülerinin alınması büyük önem arz etmektedir.

3-Tehdit Edenle Tanıkların Yanında İletişim Kurulmalıdır. 

Tehdit eden kişiyle yapılan görüşmelerin tanık yanında yapılması ispat bakımından büyük önem arz etmektedir. Eğer ses kaydı almak mümkün değilse ya da ses kaydı olsa dahi iddiaların daha da güçlendirilmesi adına tanık beyanı güçlü bir delildir. Bu kapsamda görüşmeleri bir yakınınızın, arkadaşınızın yanında yapmanız ve görüşmeleri hoparlöre alıp yanınızdakilerin de duymasını sağlamanız iddiaların ispatı için menfaatinize olacaktır.

Borç Nedeniyle Tehdit Ediliyorum Ne Yapmalıyım?

Borç-alacak ilişkilerinde bazen alacaklı tarafın, borcunu tahsil etmek amacıyla yasa dışı yollara başvurduğu, borçluyu tehdit ettiği durumlar mevcut olmaktadır. Örneğin “Borcu ödemezsen seni öldürürüm” ya da “Evinizi başınıza yıkarım” gibi sözlerle suç teşkil eden sözler bulunulması halinde, bu durum alacaklı bile olsa suç teşkil etmektedir. Hukuk sistemimizde ihkak-ı hak öngörülmemekte ve bu sebeple yapılacak iş ve eylemler hukuk düzenine uygun şekilde düzenlenmelidir.

Suça başvuran kişi alacaklı olsa bile kanun kimseye tehdit etme hakkı vermemektedir.Bilakis borç ayrı bir konudur, suçla tahsil etmeye çalışmak ayrı bir suçtur. Hatta bu gibi durumlarda yargı mercileri alacaklıyı haksız bulabileceği gibi işbu suçtan mahkum da edebilmekte olduğundan önemli olan, can ve mal güvenliğinizi sağlamak ve hukukun dışına çıkmamaktır.

Komşum Beni Tehdit Ediyor Ne Yapmalıyım?

Günlük hayatta komşular arasında anlaşmazlıklar olabilse de bu anlaşmazlıkların suç boyutuna varması durumunda atılacak adımlar önemlidir.  Komşu tarafından (örneğin gürültü, bahçe sınırı, apartman yönetimi gibi herhangi bir sebeple) gerekçesi ne olursa olsun tehdit edilme durumunda bu durumda tehdit suçunu oluşturmakta olup mağdurun şikayet hakkı vardır.

Komşu tehditleri bazen sürekli rahatsız etme (taciz) şeklinde de olabilmekte, bu durumda hem tehdit suçu hem de gerekirse işyeri ve konut dokunulmazlığının ihlali veya huzur ve sükunu bozma gibi suçlar dahi gündeme gelebilmekte olduğundan sırasıyla öncelikle olay delillendirilmeli ve bilahare savcılığa şikayetçi olunmalıdır.

Tehdit Suçu Sebebiyle Şikayet 

Tehdit suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesi uyarınca düzenlenmiş olup bir kişinin başka bir kişiyi korkutacak nitelikte sözlü, yazılı veya davranışsal fiillerle hedef alması suretiyle meydana gelmektedir. Suçun oluşabilmesi için mağdurda, belirli bir davranışı yapmaya veya yapmamaya zorlayacak şekilde korku uyandırılması yeterlidir.

Şikâyet süreci, suçun soruşturulması ve kovuşturulması açısından önemlidir. Tehdit suçu sebebiyle şikâyet Cumhuriyet savcılığına yazılı olarak iletilmelidir. Bu yazılı başvuruda olayların tüm ayrıntıları açık bir şekilde belirtilmeli ve bütün deliller sunulmalıdır.

Savcılık tarafından şikâyetin alınmasının ardından, delillerin toplanması, tanık ve taraf beyanlarının kayda geçirilmesi sağlanmakta ve suç unsurlarının tespiti hâlinde iddianame düzenlenmektedir. Savcılığın hazırladığı iddianamenin mahkeme tarafından kabul edilmesi ile kamu davası (ceza davası) açılmış olmaktadır.

Ayrıca, tehdit suçuna ilişkin şikâyetlerin alınması durumunda mağdurun korunmasına yönelik tedbirlerin uygulanması da mümkün kılınmaktadır. Bu kapsamda, uzaklaştırma veya iletişim yasağı gibi önlemler mahkeme kararıyla sağlanmaktadır. Yargılama sürecinde failin kastı, mağdurun uğradığı korku ve tehdidin niteliği dikkate alınarak ceza tayini yapılmaktadır.

Tehdit Suçu Sebebiyle Zamanaşımı

Tehdit suçu, TCK m. 106 uyarınca şikâyete bağlı suçlar arasında yer almaktadır. Suçun soruşturma ve kovuşturma aşamalarında zamanaşımı süreleri, suçun basit veya nitelikli oluşuna göre değişiklik göstermektedir. Basit tehdit suçları için genel soruşturma ve dava açma zamanaşımı süresi 2 yıldır.

Nitelikli tehdit hallerinde, cezai yaptırımın artması nedeniyle zamanaşımı süresi daha uzun olarak uygulanabilmektedir. Zamanaşımı süresinin dolması hâlinde, suç nedeniyle herhangi bir dava açılması veya ceza uygulanması mümkün olmamaktadır.

Tehdit Suçunda Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)

Tehdit suçunda, failin kastı, suçun işleniş şekli ve mağdurun zararının boyutu dikkate alınarak, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) karar verilmesi mümkündür. Bu uygulama, ceza mahkemesinin fail hakkında hüküm kurmakla birlikte, belirli bir denetim süresi (beş yıl) sonunda hükmün kesinleşmesini ertelediği bir mekanizmadır. HAGB kararı verilmesi hâlinde, failin denetim süresi boyunca suç işlememesi koşulu aranmakta ve koşullar sağlandığında hüküm açıklanmamış sayılmaktadır.

Tehdit Suçunda Tazminat Davası Açılabilir mi?

Tehdit suçundan kaynaklanan mağduriyet, yalnızca cezaî sorumluluk doğurmakla kalmayıp, maddi ve manevi tazminat taleplerine de konu olabilmektedir. Mağdur, özel hukuk kapsamında uğradığı zararların giderilmesi için tazminat davası açabilir. Tazminatı davaları hukuk mahkemelerinde görülmekte olup ceza davasından bağımsız yürütülmektedir.

Tehdit Suçunda Koruma Kararı Almak Mümkün mü?

Belirli durumlarda tehdit suçu mağdurları için koruma kararı (uzaklaştırma kararı) almak mümkün olmaktadır. Özellikle tehdidin, bir kadına karşı, aile içinden birine karşı veya ısrarlı takiple bağlantılı olarak gerçekleştiği hallerde, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi Kanunu uygulanabilme imkanu mevcuttur.

Elbette 6284 sayılı Kanunun tehdit suçu durumunda uygulama alanı yukarıda sayılanlar ile sınırlı değildir. Tehdit suçu sebebiyle somut olayın gerektirdiği her durumda 6284 sayılı Kanun kapsamında uzaklaştırma kararı verilebilir.

Tehdit Suçu İçin Şikayette Avukatın Rolü

Tehdit suçu nedeniyle şikayet süreci ve sonrasındaki kamu davası sürecü teknik hukuki bilgi ve takip gerektiren bir süreçtir. Delillerin sunulması, tanıklara soru sorulması, savcılık mütaalasına karşı savunma hazırlanması gibi hususlar avukatın sorumluluğundandır. Bu nedenle tecrübeli bir ceza avukatından hukuki destek alınması hak kayıplarının önüne geçilmesi bakımından menfaatinize olacaktır.

Sık Sorulan Sorular

1-Tehdit Suçu Şikayete Tabi Midir?

Tehdit suçunun temel hali (hayata, vücut bütünlüğüne yönelik tehdit) şikayete bağlı değildir. Savcılık bu tür suçları şikayet olmasa da resen soruşturmakla yükümlüdür. Ancak malvarlığına yönelik veya sair (daha hafif) tehditler şikayete bağlıdır. Bu tip suçlarda mağdur şikayetçi olmadığı sürece soruşturma açılması mümkün değildir.

2-Tehdit Suçu İçin Şikayet Süresi Ne Kadardır?

Tehdit suçunun şikayete tabi türlerinden mağdur, faili ve fiili öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde şikayetçi olmalıdır. Bu süre geçtikten sonra yapılan şikayetler dikkate alınmaz. Tehdit suçunun şikayete tabi olmayan türlerinde ise, şikayet için 6 ay şartı yoktur.

3-Tehdit Suçu Uzlaşma Kapsamında Mıdır?

Tehdit suçunun basit hali uzlaştırma kapsamındadır. Soruşturma aşamasında tarafların uzlaşması halinde kamu davası açılmaz. Ancak tehdit suçunun nitelikli hali uzlaştırmaya tabi değildir. Bu durumda savcılık nezdinde suçun işlendiğine dair makul şüphe oluşmuşsa iddianame düzenlenir ve iddianamenin kabülü ile ceza davası açılmış olur.

4-Tehdit Edildiğimde Polise mi Yoksa Savcıya mı Gitmeliyim?

Soruşturma savcılık tarafından yürütülür. Şikayet polise yapılsa dahi dosya her ihtimalde savcılığa gönderilir. Savcılık soruşturma başlatıp emniyete yapılmasını istediği işlerde talimat verir. Bu kapsamda şikayetlerin doğrudan adliyeye gidilerek Cumhuriyet Savcılığı’na yapılması hukuki sürecin daha hızlı ilerlemesini sağlar.

5-WhatsApp, SMS Gibi Mesajlar Delil Olarak Geçerli Midir?

Suç unsuru teşkil eden WhatsApp, SMS, sosyal medya mesajları mahkemede delil olarak sunulabilir. Bu kayıtların asıl olduğunun ispatı için noter onayı (e-tespit) yaptırılabilir.

6-Telefon Görüşmesini Gizlice Kaydedip Delil Olarak Kullanabilir Miyim?

Başka türlü kanıt elde etme imkanı bulunmuyorsa yapılan telefon konuşmasının kaydedilmesi hukuka uygun delil olarak değerlendirilmektedir.

7-Tehdit Eden Kişiye Karşı Uzaklaştırma Kararı Alabilir Miyim?

Özellikle suçu işleyen kişi eş, eski eş, sevgili, aile bireyi veya ısrarlı takipçi ise 6284 sayılı Kanun kapsamında mahkemeden koruma/ uzaklaştırma kararı alınabilmektedir. Bu karar failin mağdura yaklaşmasını, iletişim kurmasını yasaklar.

8-Tehdit Suçu Cezası Mutlaka Hapis Mi? Paraya Çevrilebilir Mi?

Kanunda hapis öngörülse de, verilecek ceza miktarına, sanığın sabıkasına göre cezanın ertelenmesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) veya adli para cezasına çevrilmesi mümkün olabilmektedir.

9-Tehdit Suçu Zamanaşımı Süresi Nedir?

Tehdit suçunda dava zamanaşımı süresi, suçun niteliğine göre değişir. Basit ve nitelikli tehdit suçlarında 8 yıl zamanaşımı uygulanmakta, malvarlığına yönelik ve diğer tehdit suçları için  ise 5 yıl zamanaşımı süresi geçerlidir. Bu süreler içinde kamu davası açılmazsa veya açılan dava bu süre sonunda bitmezse dava düşmektedir. Ayrıca şikayete bağlı suçlarda şikayet süresi tehdit eyleminin gerçekleştiği tarihten itibaren 6 aydır.

10-Tehdit Şikayetinden Vazgeçersem Ne Olur?

Eğer tehdit olayı şikayete tabi ise (malvarlığına yönelik) ve mağdur şikayetten vazgeçerse, bu durumda dosya kapanır ve fail yargılanmaz. Ancak tehdit suçunun resen kovuşturulan türlerinden biri söz konusuysa (basit ya da nitelikli tehdit), şikayetten vazgeçilmesi soruşturmanın kapatılmasını sağlamaz ve kamu davasını düşürmez. Şikayete tabi olmasa dahi mağdurun şikayetini çektiğine dair beyanı sanığın daha az ceza almasına imkan verir.

11-Tehdit Eden Birini Nereye Şikayet Edebilirim?

Tehdit suçunu işleyen birisi en yakın Cumhuriyet Savcılığı’na şikayet edilebilir. Böyle bir imkanın bulunmaması halinde de en yakın kolluk kuvvetine bildirim yapılabilir. Şayet bu tehdit durumu kadına karşı şiddeti ilgilendiriyorsa Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının bir projesi olan KADES sayesinde de en yakın kolluğa saniyeler içerisinde bildirim yapılabilmesi mümkündür.

TEHDİT EDİLİYORUM NE YAPMALIYIM?

Bu yazıyı faydalı bulduysan paylaş !