Ticaret Bakanlığı Yeni Reklam Kuralları

Ticaret Bakanlığı Yeni Reklam Kuralları

Ticaret Bakanlığı Yeni Reklam Kuralları (2026)

Ticaret Bakanlığı yeni reklam kuralları mevzuatta yapılan son değişiklikler ile birlikte, 1 Ağustos 2026 tarihinden itibaren reklam verenler, dijital platformlar, e-ticaret işletmeleri, influencer’lar ve reklam ajansları açısından önemli yükümlülükler yürürlüğe girmektedir. Yeni düzenlemelerin temel amacı; tüketicilerin daha doğru bilgilendirilmesini sağlamak, aldatıcı reklam uygulamalarını önlemek ve dijital reklamcılık alanında şeffaflığı artırmaktır.

Özellikle sosyal medya reklamlarının yaygınlaşması, yapay zekâ teknolojilerinin reklam sektöründe kullanılmaya başlanması ve çevrim içi alışveriş alışkanlıklarının değişmesi nedeniyle mevcut düzenlemelerin güncellenmesi zorunlu hale gelmiştir. Bu kapsamda işletmelerin yalnızca reklam içeriklerini değil, reklam hazırlama ve sunma yöntemlerini de yeni kurallara uygun hale getirmeleri gerekmektedir.

İçindekiler

Ticaret Bakanlığı Yeni Reklam Kuralları Nelerdir?

Ticaret Bakanlığı tarafından ticari reklamlar ile haksız ticari uygulamalara ilişkin mevzuatta önemli değişiklikler yapılmıştır. 1 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girecek bu düzenlemeler; özellikle dijital reklamcılık, sosyal medya paylaşımları, influencer iş birlikleri, çevresel beyanlar ve tüketiciyi yönlendiren reklam uygulamaları bakımından yeni yükümlülükler getirmektedir.

Her ne kadar kamuoyunda bu değişiklikler “yeni reklam kuralları” olarak gündeme gelmiş olsa da, düzenlemenin amacı reklam faaliyetlerini sınırlandırmak değil; tüketicinin doğru bilgilendirilmesini sağlamak, haksız rekabeti önlemek ve reklam faaliyetlerinde şeffaflığı artırmaktır.

Bu nedenle yalnızca ulusal markalar değil; internet üzerinden satış yapan şirketler, e-ticaret işletmeleri, reklam ajansları, sosyal medya içerik üreticileri ve ticari tanıtım yapan tüm gerçek ve tüzel kişiler yeni düzenlemeler kapsamında değerlendirilmektedir.

Ticaret Bakanlığı Yeni Reklam Kuralları Hukuki Dayanağı

Söz konusu değişiklikler; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunu, Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği ile Reklam Kurulu’nun denetim yetkisi çerçevesinde hazırlanmıştır.

Reklam hukukunun temel ilkesi değişmemektedir. Buna göre reklamların doğru,dürüst,doğrulanabilir, tüketiciyi yanıltmayan ve haksız rekabete yol açmayan nitelikte olması zorunludur. Yeni düzenleme ise bu ilkelerin özellikle dijital reklamcılık bakımından nasıl uygulanacağını ayrıntılı şekilde ortaya koymaktadır.

Yeni Reklam Kuralları ile İşletmeler Açısından Neler Değişmektedir? 

Yapılan değişiklikler sonrasında reklam verenlerin yalnızca hazırladıkları reklam metinlerinden değil; kullanılan görsellerden, videolardan, yapay zekâ ile oluşturulan içeriklerden, influencer paylaşımlarından ve tüketiciye sunulan çevresel iddialardan da hukuken sorumlu olacağı açık şekilde ortaya konulmuştur.

Başka bir ifadeyle artık reklamın yalnızca doğru olması yeterli değildir. Reklamın tüketicide oluşturduğu algının da gerçeğe uygun olması gerekmektedir. Bu nedenle reklam içeriği teknik olarak doğru olsa bile, tüketiciyi yanlış yönlendirecek bir izlenim oluşturuyorsa Reklam Kurulu tarafından hukuka aykırı kabul edilebilecektir.

Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği’nde Hangi Değişiklikler Yapıldı?

Dijitalleşmenin hız kazanması, elektronik ticaretin yaygınlaşması ve sosyal medya platformlarının reklam faaliyetlerinin merkezine yerleşmesiyle birlikte ticari reklamların kapsamı da önemli ölçüde değişmiştir. Geleneksel reklam yöntemlerinin yerini büyük ölçüde dijital pazarlama faaliyetleri, sosyal medya reklamları, hedefli reklamcılık uygulamaları ve yapay zekâ destekli içerikler almıştır. Bu gelişmeler tüketicilere daha hızlı ulaşılmasını sağlamakla birlikte, aldatıcı reklamlar ve haksız ticari uygulamalar bakımından da yeni hukuki riskleri beraberinde getirmiştir.

Bu doğrultuda Ticaret Bakanlığı tarafından Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği’nde önemli değişiklikler yapılmış; söz konusu değişiklikler 1 Temmuz 2026 tarihli ve 33297 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Yönetmelikte yapılan değişiklikler ise 1 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girecektir.

Yeni düzenleme ile birlikte özellikle; hedefli reklamcılık, sosyal medya etkileyicileri (influencer) aracılığıyla yapılan reklamlar,yapay zekâ ile oluşturulan reklam içerikleri,çevresel beyanlar,indirimli satış kampanyaları,tüketici değerlendirmeleri,takviye edici gıda reklamları, akademik unvanların reklamlarda kullanılması gibi birçok konuda önemli değişiklikler yapılmıştır. Bu değişiklikler yalnızca büyük ölçekli şirketleri değil; internet üzerinden satış yapan işletmeleri, e-ticaret platformlarını, reklam ajanslarını, sosyal medya içerik üreticilerini ve tüketicilere yönelik reklam faaliyeti yürüten tüm gerçek ve tüzel kişileri ilgilendirmektedir.

Yönetmeliğin temel amacı, reklam faaliyetlerini sınırlandırmak değil; tüketicilerin doğru bilgilendirilmesini sağlamak, aldatıcı reklamların önüne geçmek ve dijital reklamcılık alanında şeffaflığı artırmaktır. Özellikle yapay zekâ teknolojilerinin yaygınlaşması ve kişiselleştirilmiş reklamcılık uygulamalarının gelişmesi karşısında mevcut düzenlemelerin güncellenmesi kaçınılmaz hâle gelmiştir.

Ticaret Bakanlığı Yeni Reklam Düzenlemesini Neden Yaptı?

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunu uyarınca ticari reklamların; dürüstlük kurallarına uygun olması, tüketiciyi aldatmaması, yanıltmaması ve haksız rekabete yol açmaması gerekmektedir. Ancak son yıllarda dijital reklamcılıkta yaşanan gelişmeler, mevcut düzenlemelerin bazı alanlarda yetersiz kalmasına neden olmuştur.

Örneğin sosyal medya üzerinden yapılan ürün tanıtımları, yapay zekâ ile oluşturulan dijital karakterler, kişisel veriler kullanılarak hazırlanan hedefli reklamlar ve çevre dostu olduğu iddia edilen ürünlere ilişkin reklamlar bakımından uygulamada birçok hukuki uyuşmazlık ortaya çıkmıştır.

Yeni Yönetmelik ile birlikte Ticaret Bakanlığı, teknolojik gelişmelere uyum sağlayacak yeni kurallar getirerek hem tüketicilerin korunmasını hem de reklam verenler arasında adil rekabet ortamının güçlendirilmesini amaçlamaktadır.

Yeni Reklam Kuralları Kimleri Kapsamaktadır?

Yapılan değişiklikler yalnızca ulusal veya uluslararası ölçekte faaliyet gösteren büyük şirketleri kapsamamaktadır. Aksine; e-ticaret siteleri, internet üzerinden ürün veya hizmet satışı yapan işletmeler,sosyal medya üzerinden satış yapan gerçek kişiler,influencer’lar, reklam ajansları,dijital pazarlama şirketleri,aracı hizmet sağlayıcılar,çevrim içi pazar yerleri, mobil uygulamalar üzerinden reklam faaliyeti yürüten işletmeler de yeni düzenlemelere tabidir.

Dolayısıyla bir işletmenin küçük ölçekli olması veya yalnızca sosyal medya hesabı üzerinden satış yapması, reklam mevzuatına ilişkin yükümlülüklerini ortadan kaldırmamaktadır.

Özellikle dijital reklam faaliyetlerinde kullanılan yöntemlerin çeşitlenmesi nedeniyle reklam verenlerin yalnızca reklam metinlerinden değil; kullanılan görsellerden, videolardan, tüketici yorumlarından, yapay zekâ içeriklerinden ve influencer iş birliklerinden kaynaklanan hukuki riskleri de dikkate almaları gerekmektedir.

Çocuklara Yönelik Hedefli Reklamların Yasaklanması

Yönetmelikle getirilen en önemli yeniliklerden biri de çocuklara yönelik hedefli reklamlara ilişkin sınırlamadır. Yeni düzenleme uyarınca, tüketicinin çocuk olduğunun bilindiği veya makul olarak bilinmesinin beklendiği durumlarda, kişisel verilere dayalı profilleme yöntemleri kullanılarak hedefli reklam yapılması yasaklanmıştır.

Günümüzde birçok dijital platform; kullanıcıların yaş bilgisi, ilgi alanları, internet kullanım alışkanlıkları ve çevrim içi davranışlarını analiz ederek kişiye özel reklamlar sunmaktadır. Yönetmelik ile birlikte bu uygulamanın çocuklar bakımından sınırlandırılması amaçlanmıştır.

Düzenleme yalnızca çocuklara yönelik reklam yapılmasını değil, çocukların kişisel verileri kullanılarak reklam stratejisi oluşturulmasını da engellemektedir. Böylece çocukların ticari amaçlarla profillenmesinin ve satın alma davranışlarının yönlendirilmesinin önüne geçilmesi hedeflenmektedir.

Çocukların kişisel verileri, hem 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu hem de uluslararası veri koruma ilkeleri bakımından özel koruma altında kabul edilmektedir. Yönetmelikle getirilen bu düzenleme de aynı yaklaşımın reklam hukuku alanındaki yansımasıdır.

Özellikle çocuklara yönelik mobil uygulamalar, oyun platformları, eğitim uygulamaları ve dijital içerik sağlayıcılarının reklam politikalarını bu değişiklik doğrultusunda gözden geçirmeleri önem arz etmektedir. Aksi hâlde yalnızca reklam mevzuatı bakımından değil, kişisel verilerin korunmasına ilişkin mevzuat kapsamında da hukuki sorumluluk gündeme gelebilecektir.

Influencer Reklamlarında Yeni Dönem

Son yıllarda ürün ve hizmet tanıtımlarının önemli bir kısmı sosyal medya etkileyicileri (influencer) aracılığıyla gerçekleştirilmektedir. Ancak birçok paylaşımda reklam ilişkisinin açıkça belirtilmemesi, tüketicilerin söz konusu içerikleri kişisel tavsiye olarak algılamasına neden olmakta ve bu durum örtülü reklam tartışmalarını beraberinde getirmektedir.

Yönetmelikle birlikte sosyal medya etkileyicileri aracılığıyla yapılan reklamlar ilk kez ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. Buna göre influencer tarafından yapılan paylaşımın reklam niteliğinde olması hâlinde, bu durumun tüketiciler tarafından ilk bakışta anlaşılabilecek şekilde açıkça belirtilmesi zorunludur.

Hangi Paylaşımlar Reklam Sayılacaktır?

Yönetmeliğe göre aşağıdaki durumlar reklam olarak kabul edilmektedir:

  • Reklam verene ait ürün veya hizmete yönlendirme yapılması,
  • Reklam verenden ücret alınması,
  • Ücretsiz ürün veya hizmet temin edilmesi,
  • İndirim, hediye veya benzeri ekonomik menfaat sağlanması,
  • Reklam amacıyla düzenlenen çekiliş, kampanya veya yarışmalara ilişkin paylaşım yapılması,
  • Bir etkinliğe davet edilmesi karşılığında paylaşım yapılması.

Dolayısıyla influencer’ın yalnızca para alması değil, ücretsiz ürün gönderilmesi veya etkinliğe davet edilmesi gibi dolaylı menfaatler de reklam ilişkisinin varlığı için yeterli kabul edilmektedir.

“Reklam” veya “Tanıtım” İbaresi Kullanılması Zorunludur

Yönetmelik, reklam niteliğindeki paylaşımlarda yalnızca reklam olduğunun belirtilmesini yeterli görmemiş; kullanılacak ifadeleri de açık şekilde belirlemiştir.

Buna göre paylaşımda mutlaka “Reklam” veya “Tanıtım” ifadelerinden biri kullanılmalı; ayrıca reklam verenin adı ya da ticaret unvanına yer verilmesi veya yönetmelikte örnek olarak belirtilen açıklamalardan birinin eklenmesi gerekmektedir.

Bu açıklamanın; kolay okunabilir olması, arka fondan ayırt edilebilmesi, tüketicinin paylaşımı gördüğü anda fark edilebilmesi, ekranı kaydırmadan görülebilecek konumda yer alması, paylaşım birden fazla bölümden oluşuyorsa her bölümde bulunması zorunludur.

Yeni düzenleme ile birlikte influencer pazarlaması tamamen serbest bırakılmış değildir. Aksine, reklam ilişkisinin tüketiciden gizlenmesi engellenmek istenmiştir. Artık reklam niteliği taşıyan içeriklerin günlük yaşam paylaşımı veya tarafsız kullanıcı deneyimi gibi sunulması önemli hukuki riskler doğurabilecektir. Özellikle markaların yalnızca içerik üreticilerinin açıklamalarına güvenmeleri yeterli olmayıp, hazırlanan reklam kampanyalarının Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde yürütülmesini sağlamaları gerekmektedir.

Yapay Zekâ ile Oluşturulan Reklamlara İlişkin Yeni Düzenleme

Yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte reklam sektöründe dijital karakterler, sentetik sesler ve gerçeğinden ayırt edilmesi güç görseller kullanılmaya başlanmıştır. Bu teknolojiler reklamcılık açısından önemli fırsatlar sunmakla birlikte, tüketicilerin yanıltılması riskini de beraberinde getirmektedir.

Bu nedenle Yönetmelikte ilk kez yapay zekâ ile oluşturulan reklam içeriklerine ilişkin özel hükümler kabul edilmiştir.

Yeni düzenlemeye göre reklamlarda yapay zekâ veya benzeri yazılımlar kullanılarak insandan ayırt edilemeyecek dijital karakterlere yer verilmesi hâlinde, bu durumun açık, anlaşılır ve ayırt edilebilir şekilde belirtilmesi zorunludur.

Bunun yanında, gerçek bir kişinin yapay zekâ teknolojileri kullanılarak oluşturulan dijital kopyasının, gerçeğe aykırı şekilde bir mal veya hizmeti kullanmış, deneyimlemiş veya tavsiye etmiş gibi gösterildiği reklamların yapılması da açıkça yasaklanmıştır. Aksi hâlde reklamın yanıltıcı nitelikte olduğu gerekçesiyle Reklam Kurulu tarafından idari yaptırımlar uygulanması söz konusu olabilecektir.

İndirimli Satış Reklamlarında Yeni Kurallar

İndirim kampanyaları, tüketicilerin satın alma kararını etkileyen en önemli reklam yöntemlerinden biridir. Ancak uygulamada gerçekte uygulanmayan fiyatların “eski fiyat” olarak gösterilmesi veya sürekli indirim varmış izlenimi oluşturulması nedeniyle birçok uyuşmazlık ortaya çıkmaktadır. Yönetmelikte yapılan değişikliklerle birlikte bu alandaki belirsizlikler önemli ölçüde giderilmeye çalışılmıştır.

Yeni düzenlemeye göre, mal satışına ilişkin indirimli reklamlarda indirimden önceki fiyat, kampanyanın başladığı tarihten önceki on gün içerisinde uygulanan en düşük fiyat esas alınarak belirlenecektir. Meyve ve sebze gibi çabuk bozulabilen ürünler ile hizmetlere ilişkin reklamlarda ise indirimli fiyattan bir önceki fiyat dikkate alınacaktır.

Bunun yanında, bir ürünün farklı satış kanallarında farklı fiyatlarla satışa sunulması hâlinde, indirim hesabı yalnızca indirimin uygulandığı satış kanalındaki fiyat esas alınarak yapılacaktır. Bir internet sitesindeki fiyatın veya fiziksel mağazadaki fiyatın başka bir satış kanalı bakımından referans alınması mümkün değildir.

Yönetmelik ayrıca, tüketiciye indirim veya başka bir avantaj sağlanmasını belirli bir alışveriş şartına bağlayan kampanyaların da indirimli satış reklamlarına ilişkin hükümlere tabi olacağını açıkça düzenlemiştir. Böylece “2 al 1 öde”, “500 TL üzeri alışverişe indirim” veya benzeri koşullu kampanyalar da belirli kurallara bağlanmıştır.

Dolayısıyla reklam verenler açısından yalnızca indirim oranının doğru olması yeterli olmayacak; indirime esas alınan fiyatın da Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde belirlenmiş olması gerekecektir.

Çevresel Beyan İçeren Reklamlara Yeni Düzenleme

Son yıllarda tüketicilerin çevreye duyarlı ürünlere yönelmesiyle birlikte birçok işletme reklamlarında “çevre dostu”, “doğaya zarar vermez”, “sürdürülebilir”, “karbon nötr”, “geri dönüştürülebilir” veya benzeri ifadeleri kullanmaya başlamıştır.

Ancak bu ifadelerin önemli bir kısmı somut verilere dayanmamakta ve tüketicilerde gerçekte bulunmayan çevresel faydalar bulunduğu yönünde yanlış bir algı oluşturmaktadır. Yönetmelikte yapılan değişikliklerle birlikte çevresel beyan içeren reklamlar bakımından önemli yükümlülükler getirilmiştir.

Buna göre çevresel beyanlara ilişkin sertifika ve onayların; yetkili kurum ve kuruluşlar, üniversitelerin ilgili bölümleri veya akredite ya da bağımsız araştırma ve test kuruluşlarından alınan belgelerle ispatlanması zorunlu hâle getirilmiştir.

Ayrıca “çevre dostu”, “yeşil”, “ekolojik” gibi genel nitelikteki ifadelerin herhangi bir açıklama yapılmaksızın kullanılması da yasaklanmıştır. Reklamda kullanılan çevresel beyanın ürünün hangi özelliğine veya üretim sürecinin hangi aşamasına ilişkin olduğu açık şekilde belirtilmelidir. Bunun yanında tüketicilerin ayrıntılı bilgiye ulaşabilmesi amacıyla internet bağlantısı veya benzeri yönlendirmelerin de sunulması gerekmektedir.

Özellikle kozmetik, tekstil, otomotiv, ambalaj, temizlik ürünleri ve gıda sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin reklam stratejilerini bu değişiklik doğrultusunda yeniden değerlendirmeleri önem arz etmektedir.

Tüketici Değerlendirmeleri ve İnternet Yorumlarına İlişkin Yeni Kurallar

İnternet üzerinden alışveriş yapan tüketicilerin büyük çoğunluğu satın alma kararı vermeden önce ürün yorumlarını ve kullanıcı puanlarını incelemektedir. Bu nedenle tüketici değerlendirmeleri, reklam faaliyetlerinin ayrılmaz bir parçası hâline gelmiştir.

Ancak uygulamada gerçeği yansıtmayan yorumların yayımlanması, sahte kullanıcı hesapları oluşturulması veya yalnızca olumlu değerlendirmelerin öne çıkarılması gibi uygulamalar tüketicilerin yanıltılmasına neden olabilmektedir.

Yönetmelikle birlikte bu alanda da önemli değişiklikler yapılmıştır.

Öncelikle, yalnızca ilgili mal veya hizmeti satın alan kişilerin değerlendirme yapmasına izin verilebileceği açıkça düzenlenmiştir. Satın alma sürecinin doğrulanmasının mümkün olmadığı platformlardan alınan yorumların yayımlanması ise yasaklanmıştır.

Bunun yanında ürün, teslimat, satıcı, sağlayıcı gibi farklı başlıklar altında yapılan değerlendirmelerin tamamına aynı alanda açık ve kolay erişilebilir şekilde yer verilmesi zorunlu tutulmuştur.

Yönetmelik ayrıca olumlu ve olumsuz değerlendirmeler arasında ayrım yapılmasını da engellemektedir. Buna göre tüketici yorumları gerekli kontroller yapıldıktan sonra herhangi bir yönlendirme yapılmaksızın en az bir yıl süreyle objektif kriterlere göre yayımlanmalıdır.

Bunun yanı sıra, ürün satışını artırmak amacıyla gerçeğe aykırı değerlendirme yaptırılması veya ücret karşılığında sahte yorum hizmeti satın alınması da açık şekilde yasaklanmıştır.

Bu değişiklikler özellikle e-ticaret platformları, çevrim içi pazar yerleri ve işletmelerin kendi internet siteleri bakımından önemli sonuçlar doğurmaktadır. Artık yalnızca olumlu yorumların yayımlanması, olumsuz değerlendirmelerin sistematik olarak gizlenmesi veya sahte kullanıcı yorumlarıyla ürünün olduğundan daha başarılı gösterilmesi reklam mevzuatı bakımından ciddi hukuki risk oluşturabilecektir.

Bu nedenle işletmelerin yorum yönetim sistemlerini gözden geçirmeleri, değerlendirme süreçlerini objektif esaslara göre yürütmeleri ve tüketici yorumlarının doğruluğunu denetleyebilecek mekanizmalar oluşturmaları önem taşımaktadır.

Takviye Edici Gıda Reklamlarında Değişiklik

Takviye edici gıdalar, son yıllarda en yoğun reklam faaliyetlerinin yürütüldüğü ürün gruplarından biri hâline gelmiştir. Özellikle sosyal medya platformları üzerinden yapılan tanıtımlar, bu ürünlerin tüketiciler nezdinde ilaç niteliğinde algılanmasına neden olabilmektedir. Yönetmelikte yapılan değişikliklerle birlikte, takviye edici gıda reklamlarına ilişkin mevcut sınırlamalar daha da genişletilmiştir.

Yeni düzenlemeye göre, takviye edici gıdaların normal beslenme kapsamında tüketilen gıdaların yerine geçtiği izlenimini oluşturacak şekilde reklamının yapılması yasaklanmıştır. Ayrıca bu ürünler bakımından sağlık beyanı niteliğinde olmayan hususlarla sınırlı olmak üzere karşılaştırmalı reklam yapılabilmesine imkân tanınmıştır.

Başka bir ifadeyle, bir takviye edici gıdanın günlük beslenmenin yerine geçebileceği, tek başına sağlık sağlayacağı veya tedavi edici etki göstereceği yönünde reklam yapılması mümkün değildir. Özellikle e-ticaret siteleri, sosyal medya üzerinden satış yapan işletmeler ve influencer iş birlikleriyle tanıtım gerçekleştiren firmaların reklam içeriklerini yeniden gözden geçirmeleri önem taşımaktadır.

Akademik Unvanların Reklamlarda Kullanılmasına İlişkin Düzenleme

Yönetmelikte yapılan dikkat çekici değişikliklerden biri de akademik unvanların ticari reklamlarda kullanılmasına ilişkindir.

Yeni düzenleme ile birlikte, tüketicilerin bilgi ve tecrübe eksikliğinin istismar edilmesini önlemek amacıyla akademik unvanların yanıltıcı veya aldatıcı şekilde kullanılmasının önüne geçilmesi hedeflenmiştir. Bu kapsamda Yönetmeliğin ilgili hükmüne “akademik unvanlar” ibaresi eklenmiştir.

Bu değişiklik, özellikle sağlık sektörü, eğitim hizmetleri, danışmanlık faaliyetleri, güzellik merkezleri ve estetik uygulamaları bakımından önem taşımaktadır.

Bir kişinin gerçekten sahip olmadığı akademik unvanı kullanması zaten farklı hukuki ve cezai sorumluluklar doğurabilecek niteliktedir. Bunun yanında, gerçekte mevcut olan bir akademik unvanın tüketiciyi yanıltacak biçimde reklam unsuru hâline getirilmesi de Yönetmelik kapsamında değerlendirmeye konu olabilecektir.Dolayısıyla reklamlarda kullanılan unvanların gerçeğe uygun olması kadar, tüketicide hatalı bir güven algısı oluşturmayacak şekilde kullanılması da önem taşımaktadır.

Yasa Dışı Şans Oyunlarına İlişkin Reklam Yasağı Düzenlenmesi

Yönetmelikte yapılan değişiklikle birlikte reklam yasağının kapsamı genişletilmiş ve daha önce yalnızca yasa dışı bahis faaliyetlerini kapsayan düzenleme, yasa dışı şans oyunlarını da içine alacak şekilde yeniden düzenlenmiştir.

Bu kapsamda, yasa dışı şans oyunlarını özendiren, tanıtan veya bu faaliyetlere yönlendiren reklamların yapılması mümkün değildir.

Özellikle internet siteleri, sosyal medya hesapları ve dijital yayın platformlarında yapılan tanıtımlar bakımından bu düzenleme önem taşımaktadır. Reklam verenlerin yalnızca doğrudan reklam faaliyetlerinden değil, dolaylı yönlendirmelerden ve sponsorlu içeriklerden de sorumlu tutulabileceği unutulmamalıdır.

Reklam Verenlerin Hukuki Sorumluluğu 

Yeni düzenleme, özellikle dijital pazarlama faaliyetlerinde “ben bilmiyordum”, “ajans hazırladı” veya “influencer paylaştı” şeklindeki savunmaları büyük ölçüde ortadan kaldırmaktadır. Reklam faaliyetine katılan kişi ve kuruluşlar, hazırlanan reklamın mevzuata uygun olmasından müştereken sorumlu olabilecektir.

Bu nedenle şirketlerin reklam kampanyalarını yayımlamadan önce hukuki denetimden geçirmeleri, ileride uygulanabilecek idari para cezalarının önüne geçilmesi bakımından önem taşımaktadır.

Reklam Kurulu Hangi Yaptırımları Uygulayabilir?

6502 sayılı Kanun uyarınca Reklam Kurulu, reklam mevzuatına aykırılık tespit etmesi halinde reklamın durdurulmasına, reklamın düzeltilmesine, reklamın yayından kaldırılmasına, idari para cezası uygulanmasına, gerekli görülmesi halinde erişimin engellenmesine yönelik ilgili süreçlerin işletilmesine karar verebilmektedir.

İhlalin sosyal medya platformunda veya internet ortamında gerçekleşmiş olması bu yaptırımların uygulanmasına engel teşkil etmez.

Sıkça Sorulan Sorular

Ticaret Bakanlığı’nın Yeni Reklam Kuralları Ne Zaman Yürürlüğe Girecek?

Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan düzenlemeler 1 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girecektir. Bu tarihten itibaren reklam verenler, reklam ajansları, dijital platformlar ve sosyal medya üzerinden ticari tanıtım yapan kişiler yeni kurallara uygun hareket etmekle yükümlü olacaktır.

Yeni Reklam Kuralları Kimleri Kapsamaktadır?

Düzenleme yalnızca büyük ölçekli şirketleri kapsamamaktadır. Tüketicilere yönelik ürün veya hizmet tanıtımı yapan gerçek kişiler, şirketler, e-ticaret siteleri, reklam ajansları, sosyal medya içerik üreticileri (influencer’lar) ve diğer tüm reklam verenler yeni kurallara tabidir.

Influencer Paylaşımları da Yeni Düzenleme Kapsamında Mıdır?

Evet. Ticari amaç taşıyan influencer paylaşımları yeni düzenleme kapsamında değerlendirilmektedir. Bir ürün veya hizmet karşılığında ücret alınması, ücretsiz ürün gönderilmesi ya da başka bir ticari menfaat sağlanması hâlinde reklam niteliğinin tüketici tarafından açıkça anlaşılabilecek şekilde belirtilmesi gerekmektedir.

Yapay Zekâ ile Hazırlanan Reklamlar Yasaklandı mı?

Hayır. Yapay zekâ teknolojilerinin kullanılması tek başına hukuka aykırı değildir. Ancak yapay zekâ ile oluşturulan görsel, video veya ses kayıtlarının tüketiciyi yanıltacak şekilde kullanılması, gerçekte bulunmayan özelliklerin varmış gibi gösterilmesi veya tüketicinin ekonomik davranışını etkileyecek aldatıcı içeriklerin oluşturulması hukuki yaptırımlara neden olabilir.

Yanıltıcı Reklam Nedir?

Yanıltıcı reklam; tüketiciyi yanlış yönlendiren, gerçeğe aykırı bilgi içeren, önemli bilgileri gizleyen veya ürün ya da hizmet hakkında gerçeğe uygun olmayan bir izlenim oluşturan reklamlardır. Reklamın açıkça yanlış bilgi içermemesi tek başına yeterli değildir. Reklamın tüketicide oluşturduğu genel algı da hukuka uygun olmalıdır.

Reklam Kurulu Hangi Yaptırımları Uygulayabilir?

Reklam Kurulu, mevzuata aykırı reklamların tespit edilmesi hâlinde reklamın durdurulmasına, düzeltilmesine veya yayından kaldırılmasına karar verebilir. Ayrıca ihlalin niteliğine göre idari para cezası uygulanması da mümkündür. Her somut olay, kendi özellikleri çerçevesinde ayrı ayrı değerlendirilmektedir.

E-ticaret İşletmeleri Yeni Düzenlemeden Etkilenecek mi?

Evet. İnternet üzerinden ürün veya hizmet satışı yapan işletmeler de reklam faaliyetlerinde yeni kurallara uymak zorundadır. Ürün açıklamaları, indirim kampanyaları, tanıtım görselleri ve sosyal medya reklamları da reklam mevzuatı kapsamında denetlenebilmektedir.

Reklam Ajansı Hazırladığı Reklamdan Sorumlu Olur mu?

Reklam faaliyetlerinde sorumluluk, somut olayın özelliklerine göre reklam veren, reklam ajansı, mecra kuruluşu veya diğer ilgili kişiler bakımından ayrı ayrı değerlendirilebilir. Bu nedenle reklam sürecinde yer alan tüm tarafların mevzuata uygun hareket etmesi önem taşımaktadır.

Reklamların Hukuki Denetimi Neden Önemlidir?

Yayınlanan bir reklamın sonradan hukuka aykırı olduğunun tespit edilmesi; idari para cezalarının yanı sıra reklamın durdurulması, kaldırılması ve işletmenin ticari itibarının zarar görmesi gibi sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle özellikle geniş kitlelere ulaşacak reklam kampanyalarının yayımlanmadan önce hukuki açıdan değerlendirilmesi, olası risklerin önlenmesi bakımından önem taşımaktadır.

Reklam Mevzuatına Aykırı Hareket Edilmesi Hâlinde Ne Yapılmalıdır?

Bir reklamın mevzuata aykırı olduğu değerlendiriliyorsa, ilgili reklamın içeriği ve hazırlanış süreci hukuki açıdan incelenmelidir. Reklam Kurulu tarafından başlatılan bir inceleme veya idari yaptırım sürecinde ise, olayın özelliklerine göre hukuki destek alınması hak kayıplarının önlenmesi açısından önem arz etmektedir.

Sonuç 

Son yıllarda Reklam Kurulu’nun özellikle dijital reklamlar bakımından denetim faaliyetlerini önemli ölçüde artırdığı görülmektedir. Yeni düzenleme de bu yaklaşımın devamı niteliğindedir. Özellikle e-ticaret yapan şirketlerin, influencer iş birlikleri yürüten markaların, reklam ajanslarının ve sosyal medya üzerinden ticari tanıtım gerçekleştiren kişilerin reklam süreçlerini yalnızca pazarlama stratejileri açısından değil, hukuki uygunluk bakımından da değerlendirmeleri gerekmektedir.

Aksi halde tek bir reklam paylaşımı dahi idari para cezası, reklamın durdurulması veya ticari itibarın zedelenmesi gibi önemli sonuçlar doğurabilecektir.