Vergi İncelemesine Giren Şirket Ne Yapmalı?

vergi-odeme-emrinin-iptali

Vergi İncelemesine Giren Şirket Ne Yapmalı?

İçindekiler

Vergi İncelemesi Nedir?

Vergi incelemesi, mükellef tarafından ödenmesi gereken vergilerin doğru şekilde hesaplanıp hesaplanmadığının araştırılması amacıyla yürütülen idari bir denetim sürecidir. Vergi incelemesi sırasında şirketin beyanname, defter, kayıt, belge ve elektronik verileri incelenerek beyan edilen bilgiler ile gerçek faaliyetleri arasında uyumsuzluk bulunup bulunmadığı değerlendirilir.

Vergi incelemesi belirli bir vergi türü, vergilendirme dönemi veya işlemle sınırlı olarak yapılabileceği gibi şirketin vergisel işlemlerinin daha geniş kapsamda değerlendirilmesi şeklinde de gerçekleştirilebilir. İnceleme sırasında özellikle gelir ve gider kayıtları, düzenlenen ve kullanılan faturalar, banka hareketleri ve stoklar karşılaştırılabilir.

Bir şirketin vergi incelemesine alınması, tek başına vergi zıyaına neden olduğunun veya vergi suçu işlediğinin tespit edildiği anlamına gelmez. İnceleme neticesinde şirket hareketlerinin vergi mevzuatına uygun olduğu tespit edilebileceği gibi, vergi zıyaına sebebiyet verildiğinin tespit edilmesi halinde ek vergi tarh edilmesi veya vergi cezası uygulanması mümkündür. Fiilin vergi kaçakçılığı suçu oluşturabileceği değerlendirilirse ayrıca ceza soruşturmasına esas olacak işlemler başlatılabilir.

Vergi İncelemesinin Başlatılma Sebepleri

Vergi incelemesi belirli sebeplerin varlığı halinde başlatılabilir. Bu kapsamda incelemeye alınacak şirketler çoğunlukla vergi idaresinin risk analiz sistemleri, ihbar ve şikayetler, diğer mükellefler nezdinde yapılan incelemelerde elde edilen bulgular veya belirli sektörlere yönelik denetim programları sonucunda belirlenir. Bunun yanında bazı vergi iadesi taleplerinin sonuçlandırılması için de inceleme yapılması gerekebilir.

Vergi idaresi; beyannameler, e-Fatura ve e-Arşiv Fatura kayıtları, banka ve POS hareketleri, gümrük bilgileri, SGK kayıtları ve üçüncü kişilerden elde edilen verileri birlikte değerlendirir. Şirket beyanları ile bu bilgiler arasında önemli şekilde uyumsuzluk bulunması inceleme olasılığını artırır.

Şirket hakkında vergi incelemesine sebebiyet verebilecek başlıca sebepler şunlardır;

• Şirketin cirosuna ve faaliyet hacmine oranla sürekli düşük kar veya zarar beyan etmesi,
• KDV, kurumlar vergisi, gelir vergisi stopajı ve başkaca beyannameler arasında uyumsuzluk bulunması,
• Beyan edilen satışlar ile banka, POS veya elektronik fatura kayıtlarının örtüşmemesi,
• Sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlendiği ya da kullanıldığı yönünde tespitin bulunması.
• Şirketin üretim ve satış hacimleri arasında açık orantısızlık bulunması ve stokların sürekli artması,
• Kayıt dışı satış, hasılatın eksik beyanı veya belgesiz işlem yapıldığı yönünde ihbar bulunması,
• Yüksek tutarlı ya da riskli görülen vergi iadesi talebinde bulunulması,
• Şirketin faaliyet gösterdiği sektörün sektörel inceleme programına alınması.

Vergi İnceleme Sürecinin Hukuki Dayanağı

Vergi incelemesinin temel hukuki dayanağı Anayasa’nın 73. Maddesinde düzenlenen vergi ödevidir. Vergi idaresinin inceleme yetkisi de vergilerin kanuna uygun şekilde hesaplanıp ödenmesini sağlamaya yönelik bir denetim yetkisidir.

Vergi incelemesine ilişkin temel hükümler, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 134 ila 141. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Bu maddeler ile vergi incelemesinin amacı ve incelemenin gerektirdiği yetki ve usul sınırları belirtilmiştir.

İnceleme için personel görevlendirilmesi, incelemenin başlatılması, yürütülmesi ve raporlanmasına ilişkin ayrıntılar ayrıca Vergi İncelemelerinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’te düzenlenmiştir. İnceleme elemanının görevlendirildiği konu ve dönem kapsamında hareket etmesi, mükellefi incelemenin konusu hakkında bilgilendirmesi, kanuni süreleri gözetmesi ve ulaştığı sonuçları somut tespitlere dayandırması gerekir.

Vergi İnceleme Görevinin Verilmesi ve İncelemeye Başlama Bildirimi

Vergi inceleme süreci, yetkili birim tarafından inceleme görevinin vergi müfettişine veya inceleme yapmaya yetkili başka bir görevliye verilmesiyle başlar. Görevlendirmede incelenecek şirket vergi türü, dönem, incelemenin konusu ve kapsamı belirlenir. İnceleme personeli, görevin verilmesinden itibaren en geç on beş gün içinde incelemeye başlamalıdır.

Vergi incelemesi yetkili kişi tarafından düzenlenen İncelemeye Başlama Bildirimi ile başlatılır. Bu bildirimde şirketin bilgileri ile incelemenin gerekçesi, konusu, dönemi, vergi türü ve tam veya sınırlı inceleme olduğu belirtilir.

Yapılacak bildirimin bir örneği şirkete, bir örneği personelin bağlı olduğu birime, diğeri ise ilgili vergi dairesine gönderilir. Vergi incelemesine başlama tarihi, personel tarafından incelemeye başlama bildiriminin düzenlendiği tarihtir.

Vergi Müfettişinin Bilgi ve Belge Talep Yetkisi

Vergi müfettişi, şirketten inceleme kapsamında vergilendirmeye ilişkin her türlü bilgi ve belgeyi talep edebilir. Bu kapsamda sözleşmeler, faturalar, banka kayıtları, stok ve envanter bilgileri, cari hesap dökümleri, bordrolar ve ticari işlemleri açıklayan diğer belgeler istenebilir. Talep edilen bilgi ve belgelerin incelemenin konusu ve dönemiyle bağlantılı olması gerekir.

Bilgi-belge talebi yetkisi yalnızca incelenen şirket ile sınırlı değildir. Bu kapsamda kamu kurumlarından, bankalardan, tedarikçilerden ya da şirket müşterilerinden bilgi ve belge alınması mümkündür. Böylece şirketin sunduğu kayıtlar üçüncü kişilerden elde edilen verilerle karşılaştırılabilir.

Usulüne uygun şekilde istenen bilgi ve belgelerin süresi içinde sunulmaması özel usulsüzlük cezasına yol açar. Defter ve belgelerin ibraz edilmemesi ise olayın niteliğine göre vergi matrahının resen takdir edilmesine ve vergi kaçakçılığı kapsamında adli sorumluluk doğmasına neden olabilir.

Şirket Vergi İncelemesinde Defter ve Belgelerin İbrazı

Vergi incelemesine alınan şirket tutmak ve saklamak zorunda olduğu defter ve belgeleri, inceleme personelinin yazılı talebi üzerine belirtilen süre içerisinde ibraz etmelidir. Yevmiye defteri, defter-i kebir, envanter defteri, faturalar, gider pusulaları, sözleşmeler ve ödeme belgeleri bu kapsamda istenebilir.

Şirket, talep edilen belgeleri incelenebilir şekilde eksiksiz olarak sunmalıdır. İbrazın haklı bir nedenle süresi içinde yapılamaması halinde mazeret belgelendirilerek ibraz süresi dolmadan ek süre talep edilmelidir.

İnceleme personelinin talep ettiği belgelerin mazeretsiz şekilde ibraz edilmemesi; vergi matrahının resen takdir edilmesine, KDV indirimlerinin reddine ve özel usulsüzlük cezasına neden olabilir. Varlığı sabit olan defter ve belgelerin incelemeye yetkili kişilere sunulmaması VUK m.359 uyarınca kaçakçılık suçları içerisinde gizleme suçu olarak değerlendirilebilir.

Elektronik Defter ve Elektronik Belgelerin İncelenmesi

Şirketin e-Defter, e-Fatura, e-Arşiv Fatura, e-İrsaliye ve benzeri elektronik kayıtları vergi incelemesine konu edilebilir. İnceleme yapan personel, bu kayıtların yanı sıra e-Defter beratlarını, muhasebe kayıtlarını ve elektronik belgelerin dayanağını oluşturan sözleşme, ödeme ve teslim belgelerini de isteyebilir.

Elektronik defter ve belgeler, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından oluşturulan sistem üzerinden elektronik şekilde ibraz edilir. Elektronik belgelerin yalnızca kağıt çıktılarının sunulması elektronik asıllarının ibrazı yerine geçmez. İncelemede kayıtların bütünlüğü, birbiriyle uyumlu olup olmadığı ve sonradan değiştirilip değiştirilmediği teknik veriler üzerinden değerlendirilir.

Elektronik defter ve belgeler vergi mevzuatı bakımından ilgili oldukları takvim yılını takip eden takvim yılından başlayarak beş yıl süre ile saklanmalıdır. Ancak Türk Ticaret Kanunu’nun 82. Maddesinde ticari defter ve belgeler için on yıllık saklama süresi öngörülmüş olup bu sebeple kayıtların her halde on yıl saklanması gerekmektedir.

Şirketin Defterlerinde Sahte Fatura (Naylon Fatura) İncelemesi

Sahte fatura, gerçekte mevcut olmayan bir durumun varmış gibi gösterilerek düzenlenen faturadır. Vergi incelemesinde şirketin kullandığı faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanıp dayanmadığı araştırılır. İnceleme sırasında faturayı düzenleyen şirketin ticari kapasitesi, çalışanları, stok durumu, banka hareketleri, nakliye ve teslim belgeleri ile taraflar arasındaki sözleşme ve yazışmalar beraberce değerlendirilir. Gerekirse faturayı düzenleyen şirket ve karşı taraf nezdinde karşıt inceleme yapılır.

Ödemenin banka kanalıyla yapılmış olması tek başına faturanın gerçek olduğunu kanıtlamaz. Faturanın sahte olduğunun tespit edilmesi halinde bu faturaya dayanan giderler ve KDV indirimleri reddedilebilir; eksik ödenen vergiler, vergi ziyaı cezası ve faizleriyle birlikte istenebilir. Sahte faturanın bilerek kullanıldığı yönünde tespit bulunması halinde ayrıca vergi suçu raporu düzenlenerek cezai soruşturma başlatılabilir.

Vergide Karşıt Vergi İncelemesi Nedir?

Karşıt vergi incelemesi, inceleme altındaki şirketin katır ve beyanlarının doğruluğunu kontrol etmek amacıyla ticari ilişki kurduğu diğer kişilerden bilgi ve belge alınmasıdır. Özellikle mal teslimi veya hizmet ifasına ilişkin durumun gerçek olup olmadığı, satıcı, müşteri, nakliyeci, banka veya diğer ilgili kişiler nezdinde araştırılabilir. Karşıt inceleme sırasında faturalar, sözleşmeler, ödeme kayıtları, sevk ve teslim belgeleri, stok bilgileri ve muhasebe kayıtları karşılaştırılır.

Bir şirket hakkında karşıt inceleme yapılması, şirketin doğrudan usulsüzlük yaptığının tespit edildiği anlamına gelmez. Ancak karşıt incelemede şirketin kendi vergisel işlemlerine ilişkin ciddi bir aykırılık belirlenirse, şirket hakkında vergi ziyaı cezası kesilmesi mümkündür. Hatta tespit edilen usulsüzlüğün kaçakçılık suçunu oluşturduğunun değerlendirilmesi halinde cezai yargılama da gündeme gelebilir.

Muhteviyatı İtibarıyla Yanıltıcı Belge İncelemesi

Muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge, gerçek bir işlem veya duruma dayanmakla birlikte mahiyet veya miktar bakımından gerçeğe aykırı olan belgedir. Sahte belgeden farklı olarak burada işlem tamamen sahte olmayıp gerçek işlem belgeye farklı şekilde yansıtılmıştır. Gerçekte teslim edilen malın türünün, miktarının veya bedelinin faturada olduğundan farklı gösterilmesi örnek gösterilebilir.

İncelemede şüphelenilen belgeler; sözleşmeler, banka hareketleri, stok kayıtları, sevk irsaliyeleri, teslim belgeleri ve tarafların muhasebe kayıtlarıyla karşılaştırılır. Gerektiğinde işlemin diğer tarafı nezdinde karşıt inceleme yapılarak belgedeki bilgiler ile gerçek işlem arasındaki farklılık belirlenir.

Belgenin yanıltıcı olduğunun tespit edilmesi halinde gerçeğe aykırı kısma ilişkin gider veya KDV indirimi reddedilebilir ve vergi ziyaı cezası uygulanabilir. Belgenin bilerek düzenlendiği veya kullanıldığının tespit edilmesi halinde ise kaçakçılık suçları bakımından cezai sorumluluk da gündeme gelebilir.

Kayıt Dışı Hasılat ve Kayıt Dışı Satış İncelemeleri

Kayıt dışı hasılat, şirketin gerçekleştirdiği satış veya hizmetlerden elde ettiği geliri muhasebe kayıtları ile vergi beyannamelerine yansıtmamasıdır. Satış için hiç belge düzenlenmemesi veya tahsilatın şirket kayıtları dışında bırakılması bu kapsamda değerlendirilebilir.

İnceleme sırasında şirketin banka ve POS hareketleri, e-Fatura kayıtları, stokları, alış ve satış miktarları, üretim kapasitesi ve üçüncü kişilerden elde edilen veriler karşılaştırılır. İşbu incelemede banka hesabına giren her para doğrudan hasılat sayılmaz. Hasılat sayılması için tahsilatın ticari faaliyetten kaynaklandığının somut olarak belirlenmesi gerekmektedir.

Kayıt dışı bırakılan hasılatın tespit edilmesi halinde kurumlar vergisi ve KDV matrahları yeniden hesaplanabilir. Gerekli görülmesi halinde vergi ziyaı cezası veya belge düzenine ilişkin başkaca cezalar uygulanabilir. Ancak kayıt dışı hasılatın tespiti, tek başına vergi kaçakçılığı suçunu oluşturmaz. Cezai sorumluluk için ayrıca sahte belge düzenleme, defter ve belgeleri gizleme veya kayıtları tahrif etme gibi başkaca bir fiilin varlığı gerekmektedir.

Transfer Fiyatlandırması Nedeniyle Vergi İncelemesi

Transfer fiyatlandırması incelemesi, şirketin ilişkili kişilerle yaptığı mal veya hizmet işlemlerinde uyguladığı bedellerin emsallare uygun olup olmadığının araştırılmasıdır. Şirket ortakları, grup şirketleri veya yönetim ve denetim bakımından bağlantılı kişilerle yapılan işlemler bu kapsamda incelenebilir.

İncelemede ilişkili işlemlere ait sözleşmeler, faturalar, fiyatlandırma yöntemleri, emsal şirket ve işlem verileri beraber değerlendirilir. Mal veya hizmetin niteliği ve benzer işlemlerde bağımsız taraflar arasında uygulanacak fiyatlar karşılaştırılır.

İlişkili kişiye, emsallere aykırı bedel üzerinden mal veya hizmet sayılması ya da alınması sonucunda kazancın şirket dışına aktarıldığı tespit edilirse, tespit edilen bu tutar transfer fiyatlandırması yoluyla şirket kazancı olarak değerlendirilebilir. Bunun neticesinde ise şirketin toplam kazancı artacağı için kurumlar vergisi matrahı artırılarak vergi ziyaı cezası uygulanabilir.

Ba ve Bs Formları Nedeniyle Başlatılan Vergi İncelemeleri

Ba formu şirketin mal veya hizmet alışlarını, Bs formu ise mal veya hizmet satışlarını bildirmek üzere kullanılan bildirim yöntemidir. Tarafların yaptıkları bildirimlerin arasında farklılık bulunması; eksik hasılat, kayıt dışı işlem veya gerçeğe aykırı belge şüphesi doğurabilir ve vergi incelemesine neden olabilir.

565 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile Eylül 2024 dönemi ve sonrasında Ba ve Bs formu verilmesi uygulaması kaldırılmıştır. Ancak önceki dönemlerde verilen formlardaki uyumsuzluklar, zamanaşımı süresi içinde vergi incelemesine konu edilebilir.

Günümüzde alış ve satışlar; e-Fatura, e-Arşiv Fatura, vergi beyannameleri ve diğer elektronik kayıtlar üzerinden karşılaştırılmaktadır. Tespit edilen her uyumsuzluk doğrudan usulsüzlük yapıldığı anlamına gelmemektedir. Nitekim muhasebe hatası, iade faturası veya dönem farklılığı gibi nedenlerle uyumsuzluk meydana gelebilecek olup bu durumda doğrudan vergi incelemesine başlamak yerine vergi idaresi tarafından uyumsuzluğun izah edilmesi istenebilir.

Vergi İncelemesinde Şirketin Hakları ve Yükümlülükleri

Vergi incelemesine giren şirket öncelikle incelemenin gerekçesini, konusunu, dönemini, vergi türünü ve kapsamını öğrenme hakkına sahiptir. Bunun yanında sürecin avukat, mali müşavir veya yetkili temsilci aracılığıyla takip edilmesi de mümkündür. Şirket incelemeye ilişkin açıklama ve delillerini sunabilir, itirazlarının inceleme tutanağına yazılmasını ve düzenlenen tutanakların bir örneğinin kendilerine verilmesini talep edebilir.

Vergi incelemesi, kanuni süresi içinde tamamlanmalıdır. Bu süre tam incelemelerde bir yıl, sınırlı incelemelerde altı ay, KDV iade incelemelerinde ise üç aydır. Bu süre içinde incelemenin tamamlanamaması halinde inceleme için ek süre verilmesi mümkündür. İnceleme sırasında şirketin vergi mahremiyeti sağlanmalı, alınan defter ve belgeler inceleme sonunda şirkete iade edilmelidir. Şirket, inceleme sırasında iletilen hukuka aykırı veya kapsam dışı taleplere karşı itirazlarını yazılı olarak bildirebilir.

Buna karşılık şirket kanunen tutmak ve saklamak zorunda olduğu defter ve belgeleri süresinde ibraz etmek, vergilendirmeyle ilgili bilgi taleplerini cevaplandırmak ve gerekli inceleme imkanını ilgili kişiye sağlamakla yükümlüdür. Bilgi veya belgelerin mazeretsiz şekilde sunulmaması halinde özel usulsüzlük cezası, resen tarhiyat veya cezai sorumluluk gündeme gelebilir.

Vergi İnceleme Tutanağı ve Vergi Tekniği Raporu

Vergi inceleme tutanağı, inceleme sırasında tespit edilen olayların, şirket temsilcisinin açıklamalarının ve sunulan belgelerin yazılı hale getirildiği belgedir. Şirket, tutanağı imzalamadan önce dikkatle incelemesi, eksik veya hatalı ifadelerin düzeltilmesini ve itirazların tutanağa açıkça geçirilmesini istemelidir. Tutanağın imzalanması bütün tespitlerin kabul edildiği anlamına gelmese de tutanak içeriği ileride açılacak davalarda delil olarak kullanılabilir.

Vergi tekniği raporu ise birden fazla mükellefi, vergi türünü veya vergilendirme dönemini ilgilendiren teknik tespitlerin yapıldığı rapordur. Örneğin sahte belge düzenleme ve kullanmaya ilişkin incelemelerde, faturayı düzenleyen şirketin gerçek olup olmadığına ilişkin teknik değerlendirme ve tespitler vergi tekniği raporunda toplanır. Bu haliyle vergi tekniği raporu, genellikle daha sonra düzenlenecek vergi inceleme raporunun dayanağını oluşturur.

Vergi İnceleme Raporunun Düzenlenmesi ve Değerlendirilmesi

Vergi incelemesi tamamlandığında tespit edilen hususlar vergi inceleme raporu ile açıklanır. Raporda incelenen vergi türü, dönem, maddi tespitler, şirket açıklamaları, hukuki değerlendirmeler, hesaplanan matrah ve vergi farklarına yer verilir. Herhangi bir aykırılığın bulunmaması halinde ise raporda bu husus açıklanır.

Vergi incelemesi raporu, doğrudan vergi dairesine gönderilmeden önce rapor değerlendirme komisyonu tarafından mevzuata ve inceleme usulüne uygunluk yönünden değerlendirilir. Komisyon, raporu uygun bulabileceği gibi eksikliklerin giderilmesini veya hatalı değerlendirmelerin düzeltilmesini isteyebilir. Değerlendirme sonucunda uygun bulunan rapor ilgili vergi dairesine gönderilir.

Vergi inceleme raporu tek başına vergi borcu doğurmaz. Vergi dairesi tarafından rapora dayanılarak tarhiyat yapılması ve vergi/ceza ihbarnamesi düzenlenmesi gerekir. Mükellefin dava açma süresi kural olarak ihtarnamenin tebliği ile başlar.

Şirket Hakkında Resen Tarh İşlemi Yapılması

Resen tarh, vergi matrahının şirketin defter, belge ve beyanlarından doğru biçimde belirlenememesi halinde matrahın vergi idaresi tarafından resen tespit edilmesidir. Matrah, vergi inceleme raporunda belirlenen tutar veya takdir komisyonu kararı esas alınarak hesaplanabilir. Yapılacak tarhiyat varsayıma değil, somut tespitlere ve hukuken geçerli hesaplama yöntemlerine dayanmalıdır.

Resen tarh çeşitli nedenlerle uygulanabilir. Örneğin vergi beyannamesinin verilmemesi, defter ve belgelerin ibraz edilmemesi veya muhasebe kayıtlarının gerçek durumu yansıtmadığının tespit edilmesi halinde resen tarh uygulanabilir.

Resen tarh edilen vergi ve buna bağlı cezalar vergi/ceza ihbarnamesi ile tebliğ edilir. Tarhiyatın dayanağına, matrah hesabına veya uygulanan cezalara karşı dava açma süresi ihbarnamenin tebliği ile başlar.

Vergi İnceleme Raporuna İtiraz

Vergi inceleme raporu, inceleme sonucunda ulaşılan tespitleri ve önerilen tarhiyatları içerek bir hazırlık işlemidir. Raporun düzenlenmesi tek başına şirket adına vergi tarh edilmesi veya ceza kesilmesi sonucunu doğurmaz. Bu nedenle kural olarak vergi inceleme raporuna karşı doğrudan itiraz veya dava yolu bulunmamaktadır.

Şirket, raporda yer alan tespitlere ilişkin açıklama ve itirazlarını inceleme sürecinde veya rapor değerlendirme aşamasında sunabilir. Ancak rapor resmen düzenlendikten sonra doğrudan rapora karşı itiraz süreci işletmek mümkün değildir. Raporun devamında vergi ve ceza ihbarnamesi düzenlenmesi durumunda; rapordaki maddi hatalar, eksik incelemeler ve hukuka aykırı değerlendirmeler ihbarnameye karşı açılacak davada ileri sürülmelidir.

Takdir Komisyonu Kararına Karşı Başvuru

Takdir komisyonu kararı, matrahın veya matrah farkının belirlenmesine ilişkin bir işlem olup tek başına vergi borcu doğurmaz. Vergi idaresi, komisyonun belirlediği matrah üzerinden vergi tarh ederek sonucu mükellefe ihbarname ile bildirir. Bu nedenle takdir komisyonu kararı hazırlık işlemi niteliğinde olup buna karşı doğrudan dava açılamaz.

Komisyonun yeterli araştırma yapmadığı, kararın somut verilere dayanmadığı veya matrahın varsayım üzerine belirlendiği yönündeki itirazlar, takdir komisyonu kararına dayanılarak düzenlenen vergi ve ceza ihbarnamelerine karşı açılacak davada ileri sürülmelidir.

Vergi İncelemesi Sonrasında Vergi Ceza İhbarnamesi

Vergi inceleme raporunda şirket adına ek vergi tarh edilmesi veya ceza kesilmesi önerilmişse ilgili vergi dairesi tarafından vergi/ceza ihbarnamesi düzenlenerek mükellefe tebliğ edilir. İhbarnamede verginin türü, dönemi, matrahı, tutarı, uygulanan ceza ve işlemin dayanağı gösterilmelidir.

Tarhiyata dayanak oluşturan vergi inceleme raporu, ihbarnameye ek olarak eklenmelidir. Böylece şirket, kendisi hakkında verilen kararın hangi maddi ve hukuki gerekçelere dayandığını öğrenebilir.

İhbarnamenin tebliği ile birlikte şirkete tanınan başvuru süreleri işlemeye başlar. Şirket, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde vergi mahkemesinde dava açabilir. Bunun haricinde şartları bulunuyorsa uzlaşma ya da cezada indirim yoluna gitmek de mümkündür. Süresi içinde herhangi bir işlem yapılmazsa vergi ve cezalar tahakkuk ederek ödenmesi gereken kamu alacağı haline gelir.

Vergi Ziyaı Cezası ve Usulsüzlük Cezalarının Uygulanması

Vergi ziyaı, şirketin vergilendirmeye ilişkin yükümlülüklerini zamanında veya doğru şekilde yerine getirmemesi nedeniyle verginin eksik ya da geç tahakkuk etmesidir. Bu durumda kural olarak kayba uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilir. Vergi ziyaına kaçakçılık suçunu oluşturan fiillerden biri ile sebebiyet verilmesi halinde kayba uğratılan verginin üç katı oranında vergi ziyaı cezası kesilir.

Usulsüzlük cezaları ise vergi kaybı oluşup oluşmadığına bakılmaksızın belirli yükümlülüklerin ihlali nedeniyle uygulanır. Örneğin defterlerin usulüne uygun tutulmaması genel usulsüzlük cezasına; fatura düzenlenmemesi, bilgi taleplerine cevap verilmemesi veya elektronik bildirim yükümlülüklerine uyulmaması ise özel usulsüzlük cezasına neden olmaktadır.

Vergi ziyaı, genel usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları vergi dairesi tarafından düzenlenen ihbarnameyle şirkete tebliğ edilir. Tarhiyata dayanak oluşturan vergi inceleme raporu da ihbarnameye eklenmelidir. Şirket, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde dava açabilir veya şartları varsa uzlaşma ya da cezada indirim yoluna başvurabilir. Bu süre içinde herhangi bir başvuru yapılmaması halinde vergi ve cezalar tahakkuk eder.

Vergi İncelemesine Giren Şirket Ne Yapmalı

Vergi incelemesine alınan şirket öncelikle İncelemeye Başlama Bildirimi’ni kontrol ederek incelemenin vergi türünü, dönemini ve kapsamını belirlemelidir. Şirket yönetimi, mali müşavir ve vergi avukatı arasında koordinasyon sağlanmalı, inceleme personeliyle yapılacak yazışmalar belirlenecek temsilci aracılığıyla yapılmalıdır.

İnceleme personeli tarafından istenen defter ve belgeler süresi içinde, eksiksiz ve incelenebilir şekilde ibraz edilmelidir. İbraz edilen defter ve belgelere karşılık teslim tutanağı alınmalıdır. İnceleme sırasında faturalar, sözleşmeler, banka hareketleri, sevk ve teslim belgeleri ile muhasebe kayıtları birbiriyle karşılaştırılmalı; sonradan belge oluşturmak, kayıt değiştirmek veya mevcut belgeleri yok etmek gibi hukuka aykırı işlemlerden kesinlikle kaçınılmalıdır.

İnceleme sırasında şirket adına verilecek açıklamalar somut belgelere dayanmalı, tahmine dayalı veya çelişkili ifadelerden kaçınılmalıdır. İnceleme tutanakları imzalanmadan önce dikkatle okunmalı, hatalı tespitler düzeltilmeli ve varsa şirket itirazları eksiksiz şekilde tutanağa yazdırılmalıdır. İnceleme sürecinin doğru şekilde yürütülmesi, kesin biçimde tarhiyat yapılmasını engellemese de şirketin hak kaybına uğramasını önleyecek ve gelecekte yapılacak savunmalara doğru şekilde zemin hazırlayacaktır.

vergi-incelemesine-giren-sirket-ne-yapmali

Vergi İncelemesi Sonrasında Tarhiyat Öncesi Uzlaşma

Tarhiyat öncesi uzlaşma, vergi incelemesi devam ederken henüz vergi ve ceza ihbarnamesi düzenlenmeden başvurulabilen bir idari çözüm yoludur. Talep, incelemenin başlamasından son inceleme tutanağının düzenlenmesine kadar inceleme personeline veya bağlı bulunduğu birime yazılı şekilde yapılabilir.

Kanun gereği vergi aslı uzlaşma kapsamına girmemektedir. Aynı şekilde kaçakçılık fiilleri sebebiyle kesilen vergi ziyaı cezaları da uzlaşma kapsamının dışındadır. Uzlaşmaya genel olarak vergi incelemesi sonucunda kesilmesi önerilen vergi ziyaı cezaları ile kanuni sınırı aşan genel ve özel usulsüzlük cezaları konu edilebilir. Bu sınır 2026 yılı için 40.000 TL’dir.

Mükellef ile vergi idaresi arasında uzlaşma sağlanırsa tutanak kesinleşir ve uzlaşılan ceza hakkında dava açma imkanı ortadan kalkar. Eğer görüşme neticesinde uzlaşma sağlanamazsa ayrıca tarhiyat sonrası uzlaşma yoluna başvurulamaz. Ancak dava açma ve diğer kanuni hakların kullanılmasının önünde bir engel yoktur.

Vergi İncelemesi Sonrasında Tarhiyat Sonrası Uzlaşma

Tarhiyat sonrası uzlaşma, vergi inceleme raporuna dayanılarak ceza ihbarnamesi düzenlenip şirkete tebliğ edildikten sonra başvurulabilen bir idari yoldur. Başvuru, ihbarnamenin tebliğinden itibaren otuz gün içinde yetkili uzlaşma komisyonuna yapılmalıdır.

Tarhiyat öncesi uzlaşma ile aynı şekilde vergi aslı ve kaçakçılık fiilleri sebebiyle kesilen cezalar uzlaşma kapsamına girmemektedir. Uzlaşmaya genel olarak vergi incelemesi sonucunda kesilmesi önerilen vergi ziyaı cezaları ile kanuni sınırı aşan genel ve özel usulsüzlük cezaları konu edilebilir. Bu sınır 2026 yılı için 40.000 TL’dir.

Şirket, aynı tarhiyat için hem tarhiyat öncesi hem de tarhiyat sonrası uzlaşmadan yararlanamaz. Eğer uzlaşma gerçekleşirse üzerinde anlaşılan ceza kesinleşir ve bu cezaya karşı dava açılamaz, cezada indirim talep edilemez. Uzlaşma sağlanamazsa şirket, kalan dava açma süresi içinde vergi mahkemesinde dava açabilir.

Vergi İncelemesi Sonrasında Açılabilecek Vergi Davaları

Vergi inceleme raporu ve vergi tekniği raporu kural olarak hazırlık işlemi niteliğindedir. Bu sebeple bunların doğrudan dava konusu edilmesi mümkün değildir. Ancak inceleme neticesinde vergi dairesince düzenlenen vergi/ceza ihbarnamesiyle şirkete ek vergi ve ceza uygulanması halinde, tarhiyatın iptali istemiyle vergi mahkemesinde dava açılabilir.

Açılacak davada; incelemenin yetki ve usul yönünden hukuka aykırı olduğu, matrah farkının yanlış hesaplandığı, ticari işlemin yanlış değerlendirildiği, raporun somut delillere dayanmaması veya cezanın kanuni şartlarının oluşmaması gibi gerekçeler ileri sürülebilir.

İşbu dava, ihbarnamenin tebliğinden itibaren otuz günlük dava açma süresine tabidir. Süresinde açılan dava, davaya konu edilen vergi ve cezaların tahsilini kural olarak kendiliğinden durdurur. Buna karşılık borcun kesinleşmesinden sonra düzenlenen ödeme emrine karşı açılan dava tahsil işlemini otomatik olarak durdurmaz, bunun için ayrıca yürütmenin durdurulması kararı alınması gerekir.

Vergi/ceza ihbarnamesi veya ödeme emri tebliğinin yanı sıra inceleme sonrasında iade talebinin reddi, ihtiyati tahakkuk veya diğer kesin ve uygulanabilir vergisel işlemlerin tesis edilmesi halinde, işlemin niteliğine göre ayrıca dava açmak mümkündür. Açılacak olan dava, her işlem bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.

Vergi/Ceza İhbarnamelerine Karşı İptal Davası

Vergi incelemesi sonucunda düzenlenen vergi/ceza ihbarnamesine karşı, ihbarnamenin tebliğini izleyen günden itibaren otuz gün içinde yetkili vergi mahkemesinde iptal davası açılabilir. İşbu dava, vergi ve cezanın tamamına karşı açılabileceği gibi yalnızca belirli bir kısma ya da yalnızca cezaya karşı da açılabilir.

Davada vergi inceleme raporundaki maddi tespitlerin gerçeğe aykırılığı, matrahın hatalı hesaplanması, işlemlerin hukuki nitelendirmesinin hatalı olması, zamanaşımı, yetki ve usul hataları gibi pek çok gerekçe öne sürülebilir. Bu kapsamda dava içerisinde ihbarname, vergi inceleme raporu, vergi tekniği raporu veya takdir komisyonu kararında bulunan hukuka aykırılıkların tamamı gerekçe olarak ileri sürülmelidir. Zira mahkeme, ihbarname sonucunu doğuran vergisel işlemleri bir bütün olarak kabul eder ve buna göre değerlendirme yapar. Zincirin bir yerinde bulunan hukuka aykırılık nihai işlemin hukuka aykırı olması sonucunu doğurabilir.

Süresince açılan dava, dava konusu vergi ve cezaların tahsilini kendiliğinden durdurur. Ancak dava açılmaması veya yalnızca belirli bir kısım için dava açılması halinde, dava edilmeyen kısım kesinleşir ve tahsil işlemleri başlatılır. Bu sebeple dava dilekçesinde iptali istenen vergi, ceza, dönem ve tutarların anlaşılabilir şekilde açıkça belirtilmesi gerekmektedir.

Vergi Ödeme Emrine İptal Davası

Kesinleşen ve vadesinde ödenmeyen vergi borçları için şirket adına ödeme emri düzenlenip tebliğ edilebilir. Ödeme emrine karşı, tebliği izleyen günden itibaren on beş gün içinde yetkili vergi mahkemesinde iptal davası açılabilir.

Ödeme emrine karşı açılacak davada yalnızca şirketin böyle bir borcunun bulunmadığı, verginin usulüne uygun tebligat yapılmadan kesinleştirildiği, borcun kısmen veya tamamen ödendiği ya da borcun zamanaşımına uğradığı ileri sürülebilir. Ancak kesinleşmiş vergi tarhiyatının esasına ilişkin itirazlar ödeme emri aşamasında tekrar incelenmez. Bu kapsamda ödeme emrine karşı açılacak iptal davasında savunma sınırlı şekilde yapılabilmektedir.

Ödeme emrine karşı açılacak dava, dava konusu borcun tahsil işlemlerini kendiliğinden durdurmaz. Bu sebeple dava devam ederken uygulanacak haciz ve diğer takip işlemlerinin önlenmesi için yürütmenin durdurulması kararı alınmalıdır.

Vergi İncelemesinde Zamanaşımı Süreleri

Vergi incelemesi, tarh zamanaşımı süresi içinde yapılmalıdır. Vergi Usul Kanunu’nun 114. Maddesine göre vergi alacağının doğduğu takvim yılını izleyen yılın başından itibaren beş yıl içinde verginin tarh edilerek şirkete tebliğ edilmesi gerekmektedir. Örneğin 2021 yılı içerisinde doğan bir vergi alacağı, kural olarak 31 Aralık 2026 tarihine kadar tarh ve tebliğ edilmelidir.

Vergi incelemesine başlanması, tarh zamanaşımını kendiliğinden durdurmaz. Bu nedenle incelemenin başlaması tek başına yeterli olmayıp zamanaşımı süresi dolmadan vergi/ceza ihbarnamesinin tebliğ edilmesi gerekmektedir. Bunun yanında matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulması ise zamanaşımını durdurur, ancak duran süre bir yılı aşamaz.

Ceza kesme zamanaşımı vergi ziyaı cezaları ile özel usulsüzlük cezaları bakımından beş yıl; genel usulsüzlük cezaları bakımından ise usulsüzlüğün yapıldığı yılı izleyen yılın başından itibaren iki yıldır.

Kesinleşen vergi borçlarında ayrıca tahsil zamanaşımı uygulanmaktadır. Eğer bir kamu alacağı, vadesinin bulunduğu yılı izleyen takvim yılının başından itibaren beş yıl içinde tahsil edilemezse alacak zamanaşımına uğrar. Ancak ödeme emrinin tebliği, haciz, kısmi ödeme gibi işlemler zamanaşımını keser ve bu sürenin yeniden başlamasına neden olur.

Vergide KAŞİF Uygulaması Nedir? Şirketlere KAŞİF Yazısı

KAŞİF, Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından kullanılan yapay zeka destekli bir risk analiz uygulamasıdır. Bu sistem ile vergi iadesi; mükellefiyet, fatura, beyanname, tahakkuk, ödeme, çalışan, üretim kapasitesi, ithalat ve ihracat gibi verileri karşılaştırarak özellikle sahte belge düzenleme ve haksız KDV iadesi yönünden riskli görülen şirketleri belirlemeyi amaçlamaktadır. Riskli bulunan şirketler yoklama, bilgi ve belge talebi veya vergi incelemesi gibi işlemler ile karşılaşabilmektedir.

KAŞİF uygulaması tarafından yapılan tespitlere istinaden şirketlere belirli yazılar gönderilmesi mümkündür. Bu kapsamda gönderilecek tek tip bir yazı bulunmamakta olup yazının hukuki niteliği, içeriğine göre belirlenmektedir. Bu kapsamda gönderilen yazı bir açıklama talebi, bilgi ve belge istemi, yoklama sürecine ilişkin bildirim veya başkaca bir idari işlem niteliğinde olabilir. Şirketin KAŞİF tarafından riskli bulunması, sahte belge düzenlediğini veya vergi kaybına neden olduğunu tek başına kanıtlamaz.

KAŞİF uygulamasının tespitlerine dayanılarak kendisine yazı gönderilen şirket, yazıyı cevapsız bırakmamalı; ilgili işlemlere ilişkin fatura, beyanname, ödeme kayıtları ve ticari faaliyete ilişkin belgeleri kontrol ederek süresi içinde tatmin edici bir açıklama yapmalıdır. Gönderilen cevabın yeterli görülmemesi halinde şirket hakkında vergi incelemesi yapılması mümkündür.

Vergide KURGAN Uygulaması Nedir? Şirketlere KURGAN Yazısı

KURGAN (Kuruluş Gözetimli Analiz), Vergi Denetim Kurulunun sahte belgeyle mücadele amacıyla geliştirdiği işlem odaklı bir risk analiz sistemidir. Sistem, şirketin tamamını doğrudan riskli ilan etmek yerine e-belge ve beyanname verilerini inceleyerek belirli alım ve satım işlemlerinin riskini değerlendirir. Bu yönüyle KURGAN, erken uyarı ve bilgilendirme sistemi olarak çalışır.

Şirketlere gönderilen KURGAN yazılarında genellikle riskli görülen satıcılardan yapılan alımların gerçek bir mal teslimine veya hizmet alımına dayanıp dayanmadığı, defterlere kaydedilip kaydedilmediği ve KDV indirimine konu edilip edilmediği sorulur. KURGAN yazısı, tek başına sahte belge kullanıldığının tespit edildiği veya vergi incelemesine başlanılacağını göstermez. Ancak ileride yapılabilecek bir vergi incelemesinin habercisi olabileceğinden işbu yazı cevapsız bırakılmamalıdır.

Şirket, bildirilen işlemleri fatura, sözleşme, banka ödemesi, sevk irsaliyesi, teslim tutanağı ve ticari yazışmalarla birlikte değerlendirmelidir. İşlem gerçekse bunu destekleyen belgelerle açıklama yapılmalıdır.

Şirketlerin Vergi İncelemesi Sürecinde Vergi Avukatı

Vergi avukatı, incelemenin başlamasından raporların düzenlenmesine kadar şirketin haklarını korur ve sürecin hukuka uygun yürütülmesini takip eder. Bilgi ve belge taleplerini, incelemenin kapsamını, süreleri ve düzenlenen tutanakları hukuki yönden değerlendirerek şirketin idareye sunacağı açıklamaların hazırlanmasına yardımcı olur.

Vergi incelemesi yalnızca muhasebe kayıtlarının kontrolünden ibaret değildir. İnceleme sonucunda vergi ziyaı cezası, usulsüzlük cezası, sahte belge kullanma iddiası veya kaçakçılık suçu kapsamında adli soruşturma gündeme gelebilir. Bu nedenle mali müşavir ile vergi avukatının birlikte çalışması; mali verilerin doğru açıklanması ve şirket aleyhine sonuç doğurabilecek beyanlardan kaçınılması bakımından önemlidir.

Vergi avukatı ayrıca inceleme tutanaklarına çekince konulması, tarhiyat öncesi veya sonrası uzlaşma, vergi ve ceza ihbarnamelerine karşı dava açılması ve ödeme emrine itiraz gibi sonraki aşamaları da yürütür. Hukuki destek alınması vergi veya cezanın mutlaka kaldırılacağı anlamına gelmez; ancak şirketin savunmasının zamanında, delillere dayalı ve usulüne uygun biçimde hazırlanmasını sağlar.

Danıştay Kararları Işığında Vergi İncelemesi Süreci

Danıştay kararlarında vergi incelemesinin yalnızca vergi kaybını ortaya çıkarmaya yönelik olmadığı; incelemenin usulüne uygun yürütülmesi, mükellefin savunma hakkının korunması ve tarhiyatın somut delillere dayanması gerektiği vurgulanmaktadır. Vergi incelemesi sürecine yön veren başlıca kararlar şunlardır:

1. Vergi İnceleme Raporu Kural Olarak Tek Başına Dava Konusu Edilemez

Danıştay Üçüncü Dairesi, vergi inceleme raporunun kural olarak tarhiyata hazırlık niteliğinde olduğunu ve tek başına icrai sonuç doğurmadığını belirtmiştir. Bu nedenle vergi inceleme raporuna doğrudan iptal davası açılamaz. Raporda yer alan tespitlere ilişkin hukuka aykırılıklar, rapora dayanılarak düzenlenen vergi ve ceza ihbarnamelerine veya mükellefin hukuki durumunu doğrudan etkileyen başka bir kesin işleme karşı açılacak davada ileri sürülmelidir. (Danıştay 3. Daire, 26.09.2022, E.2019/6120, K.2022/3341)

2. Defter ve Belge İsteme Yazısı Usulüne Uygun Tebliğ Edilmelidir

Vergi Dava Daireleri Kurulu, şirketin bilinen adreslerinde tebliğ denenmeden doğrudan kanuni temsilcinin ikametgâh adresi olduğu ileri sürülen başka bir adrese gönderilen defter ve belge isteme yazısını hukuka aykırı bulmuştur. Vergilendirmeyle ilgili belgelerin genel tebligat hükümlerine göre değil, Vergi Usul Kanunu’ndaki özel hükümlere uygun şekilde tebliğ edilmesi gerekir. Usulüne uygun tebliğ edilmiş bir isteme yazısı bulunmadan, defter ve belgelerin ibraz edilmediği gerekçesiyle vergi tarh edilmesi ve ceza kesilmesi hukuka uygun değildir. (Danıştay VDDK, 23.10.2024, E.2024/352, K.2024/968)

3. İncelemede Sunulmayan Defter ve Belgeler Dava Aşamasında İncelenebilir

Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu, mücbir sebep bulunmaksızın inceleme elemanına ibraz edilmeyen defter ve belgelerin mahkemeye sunulabileceğinin belirtilmesi halinde, mahkemenin bu belgeleri istemesi gerektiğine karar vermiştir. Mahkeme; defter ve belgeleri incelemeli, vergi idaresinin görüş ve tespitlerini almalı ve KDV tarhiyatının doğruluğunu buna göre değerlendirmelidir.

Bununla birlikte defter ve belgelerin dava sırasında sunulması, inceleme aşamasındaki ibraz etmeme fiiline bağlı özel usulsüzlük veya ceza hukuku sonuçlarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Bu sonuçların somut olayın şartlarına göre ayrıca değerlendirilmesi gerekir. (Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu, 08.02.2019, E.2013/3, K.2019/1)

4. Arama Kararı Olmadan Defter ve Belgelere El Konulamaz

Vergi Dava Daireleri Kurulu, şirketin mali müşavirinin iş yerinde yürütülen inceleme sırasında bulunan şirket defterlerine, Vergi Usul Kanunu’nda öngörülen arama usulüne ve hâkim kararına dayanmadan el konulmasını hukuka aykırı bulmuştur. Hakkında arama kararı bulunmayan şirketin defterlerine fiilen el konularak bunların başka bir vergi incelemesine aktarılması mümkün değildir. Defterlerin incelemede kullanılabilmesi için şirkete iade edilmesi ve usulüne uygun bir isteme yazısıyla, kanuni süre verilerek ibrazının talep edilmesi gerekir. (Danıştay VDDK, 08.03.2023, E.2021/1393, K.2023/162)

5. Sahte Fatura İddiası Kuşku ve Varsayıma Dayandırılamaz

Uyuşmazlıkta bölge idare mahkemesi, her satıcı ve işlem dönemi yönünden ayrı değerlendirme yapmıştır. Bazı şirketler hakkında yalnızca kuşku ve varsayıma dayanan tespitler yeterli görülmemiş; buna karşılık çalışan, emtia ve ticari organizasyon bulunmaması, sürekli adres değişikliği, Ba-Bs uyumsuzlukları, alışların riskli mükelleflerde yoğunlaşması ve sermayeyle açıklanamayacak ölçüde yüksek ciro gibi tespitlerin birlikte bulunduğu şirket yönünden faturaların sahte olduğu kabul edilmiştir. Danıştay Dokuzuncu Dairesi bu ayrımı yapan bölge idare mahkemesi kararını onamıştır.

Karar, faturanın sahte olup olmadığının tek bir risk göstergesine göre değil, satıcı ve işlem dönemi özelindeki somut tespitlerin birlikte değerlendirilmesiyle belirlenmesi gerektiğini göstermektedir.

(Danıştay 9. Daire, 25.05.2022, E.2019/2627, K.2022/2093)

6. Takdir Komisyonuna Sevkin Zamanaşımına Etkisi

Karara göre takdir komisyonuna başvurulması tarh zamanaşımını durdurur. Duran zamanaşımı, komisyon kararının vergi dairesine teslimini takip eden günden itibaren yeniden işlemeye başlar; ancak zamanaşımının işlemeyeceği süre bir yılı geçemez. (Danıştay VDDK, 05.02.2025, E.2023/276, K.2025/63)

Bu kararlar birlikte değerlendirildiğinde, vergi incelemesinin hukuka uygunluğu yalnızca bulunan matrah farkına göre belirlenmemektedir. Defter ve belge taleplerinin usulüne uygun tebliğ edilmesi, şirketin savunma imkanına sahip olması, delillerin hukuka uygun elde edilmesi ve tarhiyatın somut tespitlere dayanması gerekir. Bu kurallara aykırılıklar, vergi ve ceza ihbarnamelerine karşı açılacak davada tarhiyatın kaldırılmasını sağlayabilecek önemli hukuki nedenlerdir.

Vergi Hukuku hakkında daha fazla bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Vergi İncelemesine Alınan Şirkete Önceden Bildirim Yapılmakta mıdır?

Vergi incelemesinin yapılacağının şirkete önceden haber verilmesi zorunlu değildir. Ancak inceleme başladığında, incelemenin konusu ve başlangıç tarihi şirkete yazılı olarak bildirilmelidir.

Vergi İncelemesi Hangi Nedenlerle Başlatılmaktadır?

Vergi incelemesi; risk analizleri, ihbar ve şikayetler, beyanname ve bildirim uyumsuzlukları, sahte fatura şüphesi, kayıt dışı hasılat tespitleri veya başka mükellefler hakkında yapılan incelemelerde ulaşılan bulgular nedeniyle başlatılabilir. Şirketin incelemeye seçilmesi, tek başına vergi kaybı bulunduğu anlamına gelmez.

Vergi İncelemesi Sırasında Hangi Belgelerin İbraz Edilmesi Gerekmektedir?

İncelemenin konusu ve dönemiyle ilgili kanuni defterler, faturalar, sözleşmeler, banka kayıtları, bordrolar, envanter kayıtları ve diğer tevsik edici belgeler istenebilir. Şirket, usulüne uygun olarak talep edilen ve kanunen saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgeleri verilen süre içinde ibraz etmelidir.

Vergi Müfettişi Tarafından Şirket Merkezinde İnceleme Yapılabilmekte midir?

Vergi incelemeleri kural olarak inceleme elemanının görev yaptığı dairede yürütülür. Ancak şirketin talep etmesi ve iş yerinin uygun olması halinde inceleme şirket merkezinde de yapılabilir; ayrıca dairede yürütülen inceleme sırasında iş yerinde tespit yapılması mümkündür.

Elektronik Defter ve Belgeler İncelemeye Konu Edilebilmekte midir?

E-defterler, berat dosyaları, e-faturalar, e-arşiv faturaları ve diğer elektronik kayıtlar vergi incelemesine konu edilebilir. Şirketin bu kayıtları okunabilir, doğrulanabilir ve incelemeye elverişli biçimde ibraz etmesi gerekir.

Sahte Fatura Kullanıldığı İddiasıyla Vergi İncelemesi Başlatılabilmekte midir?

Şirketin sahte fatura düzenlediği veya kullandığı yönündeki tespitler vergi incelemesi başlatılmasına neden olabilir. Ancak bir faturanın sahte olduğunun kabulü için yalnızca risk kodu veya satıcı hakkındaki genel şüpheler yeterli olmayıp somut tespitler bulunmalıdır.

Kayıt Dışı Hasılat Tespiti Nedeniyle Vergi İncelemesi Yapılabilmekte midir?

Banka hareketleri, POS kayıtları, stok farklılıkları, karşıt inceleme sonuçları veya şirketin beyanlarıyla fiili faaliyetleri arasındaki uyumsuzluklar kayıt dışı hasılat incelemesine yol açabilir. Tespit edilen her para hareketinin doğrudan hasılat sayılması mümkün değildir; işlemin niteliği ayrıca araştırılmalıdır.

Vergi İncelemesi Sırasında İfade Verilmesi Zorunlu Tutulmakta mıdır?

Vergi incelemesinde ceza soruşturmasındaki anlamıyla şüpheli ifadesi verilmesi zorunlu değildir. Bununla birlikte müfettiş, Vergi Usul Kanunu kapsamında şirketten bilgi ve açıklama isteyebilir; hukuka uygun bilgi taleplerinin karşılanması gerekir.

Vergi İnceleme Tutanağı İmzalanmadan Önce İtiraz Edilmesi Mümkün müdür?

Şirket, tutanakta yer alan tespitlere ilişkin itiraz ve açıklamalarının tutanağa geçirilmesini isteyebilir. Tutanak imzalanmadan önce dikkatle incelenmeli; eksik, yanlış veya şirketin kabul etmediği hususlar açıkça şerh edilmelidir.

Vergi Tekniği Raporu Düzenlenmesi Ne Anlama Gelmektedir?

Vergi tekniği raporu, bir mükellef veya belirli işlemler hakkında yapılan teknik ve mali tespitleri içeren rapordur. Bu rapor başka mükellefler hakkında yapılacak incelemelere dayanak oluşturabilir; ancak kural olarak tek başına vergi veya ceza doğuran nihai bir işlem değildir.

Vergi İncelemesi Sonrasında Vergi Ziyaı Cezası Uygulanabilmekte midir?

İnceleme sonucunda verginin eksik tahakkuk ettirildiği veya zamanında tahakkuk ettirilmediği belirlenirse vergi ziyaı cezası kesilebilir. Ceza kural olarak kayba uğratılan verginin bir katıdır; Vergi Usul Kanunu’nun 359. maddesindeki kaçakçılık fiilleriyle vergi kaybına yol açılması halinde ceza üç kat olarak uygulanır.

Tarhiyat Öncesi Uzlaşma Talebinde Bulunulabilmekte midir?

İncelemenin başlamasından son tutanağın düzenlenmesine kadar tarhiyat öncesi uzlaşma talep edilebilir. Güncel düzenlemeye göre vergi aslı uzlaşma kapsamında değildir; belirli vergi ziyaı cezaları ile kanuni sınırı aşan usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları uzlaşmaya konu olabilir. Kaçakçılık fiilleri nedeniyle kesilecek vergi ziyaı cezaları uzlaşma kapsamı dışındadır.

Vergi Ceza İhbarnamesine Karşı Dava Açılabilmekte midir?

Vergi ve ceza ihbarnamesiyle bildirilen tarhiyat ve cezalara karşı yetkili vergi mahkemesinde dava açılabilir. Dava açma süresi, kural olarak ihbarnamenin tebliğini izleyen günden itibaren 30 gündür.

Vergi İncelemesi Ne Kadar Sürede Tamamlanmaktadır?

İncelemenin, başlangıç tarihinden itibaren tam incelemede en fazla bir yıl, sınırlı incelemede altı ay ve KDV iade incelemelerinde üç ay içinde tamamlanması esastır. İncelemenin süresinde bitirilememesi halinde gerekçesi açıklanarak ek süre verilebilir.

Vergi İncelemesi Sürecinde Avukatla Temsil Edilmek Mümkün müdür?

Şirket, vergi incelemesinin her aşamasında avukatla temsil edilebilir. Avukat; bilgi ve belge taleplerini değerlendirebilir, tutanaklara şerh verilmesini sağlayabilir, uzlaşma sürecini takip edebilir ve inceleme sonrasında açılacak vergi davalarını yürütebilir.