BABAM ÖLMEDEN REDDİ MİRAS YAPABİLİR MİYİM?(2026)
Babam ölmeden reddi miras yapabilir miyim sorusu ile gündelik hayatta karşılaşılmakta ancak somut olarak cevap alınamamaktadır. Miras hukukuna ilişkin uygulamalar, bireylerin malvarlığına yönelik iradelerinin ölüm sonrası sonuçlarını düzenlemekte olup, Türk Medeni Kanunu kapsamında belirli kurallara tabi tutulmuştur. Mirasın reddi (reddi miras) kurumu ise, mirasçının kendisine intikal eden terekeyi kabul etmeyerek, hukuken mirasçılık sıfatından feragat etmesi anlamına gelmekte; bu bağlamda, sıklıkla gündeme gelen “ölümden önce reddi miras” sorusu, uygulamada kavramsal ve zamansal bazı karışıklıklara neden olabilmektedir. Bu yazıda reddi miras kavramı ele alınacak, buna yönelik uygulamalara ve başvurulabileek hukuki yollara değinilecektir.
- Reddi Miras Nedir?
- Reddi Miras Süresi Nedir?
- Reddi Miras Şartları Nelerdir?
- Reddi Miras Nasıl Yapılır?
- Babam Ölmeden Reddi Miras Yapabilir Miyim?
- Kimler Reddi Miras Yapamaz?
- Noterde Mirastan Feragat Sözleşmesi Yapılabilir Mi?
- MİRASIN REDDİ DİLEKÇE ÖRNEĞİ
- MİRASIN HÜKMEN REDDİ DAVA DİLEKÇESİ ÖRNEĞİ
- Reddi Miras ile Mirastan Feragat Etme Arasındaki Farklar Nelerdir?
- Çocukların Yaşayan Babaya Miras Davası Açma Hakkı Var Mıdır?
- Reddi Miras Avukatı
- Sık Sorulan Sorular
- Miras Bırakan Ölmeden Reddi Miras Yapılır Mı?
- Noterden Reddi Miras Nasıl Yapılır?
- Mirasçının Borcundan Dolayı Reddi Miras Yapılır Mı?
- Reddi Miras Sonrası Ne Olur?
- Reddi Mirası Geri Almak Mümkün Müdür?
- Reddi Miras İçin Hangi Belgeler Gerekir?
- Reddi Miras Vekil Aracılığıyla Yapılabilir mi?
- Reddi Miras Yapılmadan Önce Veraset İlamı Alınmalı Mıdır?
- Reddi Miras Sonrası Diğer Mirasçılara Ne Olur?
- Reddi Miras Ne Zaman Geçerli Olur?
Reddi Miras Nedir?
Mirasın reddi; mirasçının tek taraflı bir irade beyanıyla miras bırakanın her türlü borç ve alacaklarıyla birlikte oluşan mirasın hak ve yükümlülüklerini reddetmesine denmekte ve halk arasında genellikle reddi miras şeklinde tabir edilmektedir. Miras hukukunda külli halefiyet ilkesi bulunmaktadır. İşbu ilke gereği yasal ve atanmış mirasçılar miras bırakanın ölümüyle kendiliğinden mirasçılık sıfatını kazanmaktadırlar. Mirasçılık sıfatı kazanıldığında ise artık miras bırakanın borçlarından yalnız tereke yani kalan miras ile değil kendi şahsi mal varlıklarıyla da sorumlu hale gelmektedirler. Bundan dolayı reddi miras konusu terekenin akıbeti açısından önem teşkil etmektedir.
Reddi mirasın hukuki niteliği, tek taraflı ve irade beyanına dayalı bir açıklama olarak kabul edilmiştir. Bu beyan, sulh hukuk mahkemesine yapılmak zorunda olup, yazılı veya sözlü şekilde gerçekleştirilebilir. Şekle ve süreye uyulmadığı takdirde, yapılan beyanın geçersiz sayılması söz konusu olabilecektir. Uygulamada, özellikle borca batık tereke söz konusu olduğunda reddi miras yolu sıkça başvurulan bir hukuki korunma aracıdır.
Reddi Miras Süresi Nedir?
Reddi miras işleminin geçerli şekilde yapılabilmesi için, Türk Medeni Kanunu’nda öngörülen süre şartına riayet edilmesi gerekmektedir. Kanunun 606. maddesi uyarınca, mirasın reddi, miras bırakanın ölümünün öğrenildiği tarihten itibaren 3(üç) ay içerisinde gerçekleştirilmelidir. Bu üç aylık süre, hak düşürücü nitelikte olup, sürenin kaçırılması halinde miras otomatik olarak kazanılmış sayılmaktadır.
Yasal mirasçılar için bu süre, miras bırakanın ölümünü fiilen öğrendikleri tarihten itibaren işlemeye başlar. Atanmış mirasçılar bakımından ise süre, kendilerine yapılan tayin ve tenfiz bildirimi tarihinden itibaren hesaplanır. Eğer tereke resmi defterle tespit edilmişse ya da mirasçıya resmen bir çağrı yapılmışsa, süre bu bildirimlerin yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar.
Reddi Miras Şartları Nelerdir?
Reddi miras iki şekilde yapılabilmektedir. Birincisi mirasın gerçek reddi durumlarında mümkün olmaktadır. İşbu durum mirasçının, miras bırakanın son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesine, yazılı veya sözlü olacak şekilde, süresi içinde kayıtsız ve şartsız irade beyanı ile yapılmasıdır. İkinci olarak ise mirasın hükmen reddidir. İşbu duruma göre Miras, miras bırakanın ölümü anında ödemeden aczinin açıkça belli olduğu hallerde veya miras bırakanın borçlarını ödemekten aczinin resmen belirlendiği hallerde reddedilmiş sayılır. Bu iki koşulun bulunduğu hallerde mirasçı mirası reddetmese bile miras, kendiliğinden reddolunur. Bu halde mirası kabul etmek isteyen mirasçının, bu yönde bir irade beyanı gereği hasıl olacaktır. Bu bilgiler ışığında reddi miras şartlarını iki başlık olarak ele alınması faydalı olacaktır:
Mirasın Gerçek Reddi Şartları;
- Mirasçılık sıfatı olan mirasçının kendi iradesiyle bu sıfattan vazgeçmesine mirasın gerçek reddi denir. Bu nedenle mirasın reddi ancak mirasın intikalinden sonra yani miras bırakanın ölümü halinde mümkündür. Miras bırakan henüz sağ iken mirası istemeyen mirasçı bunu miras bırakanla yapacağı mirastan feragat sözleşmesi ile gerçekleştirebilir.
- Reddin gerçekleşmesi için mirasçının irade beyanına gerek vardır. Bu beyan bozucu yenilik doğuran bir beyan olmakve niteliği gereği özellik göstermesi için karşı tarafa ulaşması yeterlidir, şekle bağlı değildir. Böylece mirasçının mirası ret için, miras bırakanın son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesine yazılı veya sözlü şekilde başvurması yeterli olmaktadır.
- Ret iradesini açıklayacak olan mirasçı fiil ehliyetine haiz olmalıdır. Mirası ret hakkı kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak olmadığı için ancak özel yetki verilmesi halinde temsilci tarafından da gerçekleştirilebilir. Tam ehliyetsizler için ret beyanı yasal temsilcileri tarafından yapılabilmektedir.
- Ret beyanı kayıtsız ve şartsız olmalıdır (TMK 609/2). Mirasın reddi beyanı şarta bağlı yapılmışsa geçersiz olur ve mirasçı mirası kazanmış olacaktır. Ancak mirası ret süresi içinde kayıtsız ve şartsız olarak yeniden ret beyanında bulunursa bu beyanı geçerli olur.
Mirasın Hükmi Reddi Şartları;
- Miras bırakanın ödemeden aczinin yani borca batık olduğunun açıkça belli olduğu veya resmen belirlenmiş olması gereklidir.
- Ödemeden aczinin açıkça belli olması en az miras bırakanın ailesi ve çevresi bakımından bilinmekte olmasını gerektirir.
- Resmen belirlenmiş olması durumu da miras bırakan hakkında aciz vesikası alınmasının gerekliliğidir.
- Hükmi ret, hali hazırda mirasın reddedildiğine dair bir karine teşkil ettiğinden reddin gerçekleşmesi için ret beyanında bulunulmasına gerek yoktur. Ancak ileride doğması muhtemel uyuşmazlıkları önlemek adına sulh hukuk mahkemesine başvurmakta fayda olacaktır.
Reddi Miras Nasıl Yapılır?
Mirasın reddi, mirasçılar tarafından, yasal süresi içinde ve yetkili merciiye başvurularak gerçekleştirilir. Red beyanı, miras bırakanın son yerleşim yeri Sulh Hukuk Mahkemesi’ne sözlü veya yazılı olarak yapılır. Bu beyan, mahkemece tutanağa bağlanır ve resmi kayıtlara geçirilir. Red işlemi, beyanın usulüne uygun şekilde yapılmasıyla hüküm ifade eder.
Red hakkının kullanılabilmesi için, mirasın reddi süresi içinde yapılması zorunludur. Bu süre, yasal mirasçılar açısından, miras bırakanın ölümünün kendilerine bildirildiği veya ölümden haberdar olunduğu tarihten itibaren üç aydır. Atanmış mirasçılar bakımından ise bu süre, mirasçılık sıfatının kendilerine resmen bildirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Süre hak düşürücü nitelikte olup, sürenin geçirilmesi hâlinde miras, zımnen kabul edilmiş sayılır.
Red beyanında bulunan kişi, miras üzerindeki tüm haklardan feragat etmiş sayılır. Mirasın reddiyle birlikte, mirasçı sıfatı sona erer ve miras payı, kanunen kendisinden sonra gelen mirasçılara intikal eder. Red beyanı tek taraflı irade beyanı niteliğindedir ve beyanın yapılmasıyla hüküm doğurur; ancak mahkemece tutanağa geçirilmesi ve kayıt altına alınması gerekir. Beyanın geri alınması veya değiştirilmesi mümkün değildir.
Mirasın hükmen reddi hâli de mevzuatta düzenlenmiştir. Türk Medeni Kanunu’nun 605/2. maddesi uyarınca, miras bırakanın ödemeden aczi açıkça belli ise ya da bu durum resmi şekilde tespit edilmişse, miras reddedilmiş sayılır. Bu durumda ayrıca red beyanında bulunulmasına gerek kalmaksızın, mirasçılar borçlardan sorumlu olmazlar.
Bunun için reddi miras başvurusunda bulunacak kişi işbu konuyla alakalı dilekçesini düzenleyip dilekçe ekinde kendi kimlik fotokopisini ve miras bırakanın ölüm belgesini de eklemelidir.
Babam Ölmeden Reddi Miras Yapabilir Miyim?
Reddi miras, kural olarak miras bırakanın ölümünden sonra ve belirli bir süre içerisinde yapılabilen bir işlemdir. Bu nedenle, mirasın reddi hakkı ancak mirasçılık sıfatının kazanılmasıyla birlikte doğabilmektedir. Mirasçılık sıfatı da yalnızca mirasbırakanın ölümünün ardından kazanılabildiğinden, ölüm gerçekleşmeden önce reddi miras yapılması hukuken mümkün değildir.
Bununla birlikte, mirasçının hayatta olan bir miras bırakanla arasında hukuki sonuç doğuracak başka tür işlemler gerçekleştirmesi mümkündür. Örneğin, mirastan feragat sözleşmesi yoluyla, henüz gerçekleşmemiş bir miras hakkından feragat edilmesi mümkün olabilmektedir. Ancak bu işlem, “reddi miras” değil, “mirastan feragat” olarak tanımlanmakta ve farklı hukuki sonuçlar doğurmaktadır.
Sonuç olarak, “babam ölmeden reddi miras yapabilir miyim?” sorusu teknik olarak olumsuz yanıtlanmalıdır. Zira reddi miras hakkı, ancak ölümün gerçekleşmesiyle birlikte kullanılabilecek bir haktır. Ölümden önce yapılacak işlemlerin ise farklı hukuki niteliği ve şekil şartları bulunmaktadır.
Kimler Reddi Miras Yapamaz?
- Mirası Zımnen (Örtülü) Kabul Edenler reddi miras yapamaz. Türk Medeni Kanunu’nun 610. maddesi uyarınca, mirasçı tarafından mirasın hükmen ya da fiilen kabul edildiğini gösteren davranışlarda bulunulmuşsa, artık reddi miras hakkı düşer. Bu kişilerin mirası reddetmeleri hukuken mümkün değildir. Miras mallarının tasfiyesine başlanması, Miras mallarının satılması veya işletilmesi, Miras borçlarının ödenmesi, Tapuda intikal işleminin yapılması durumlarında bu tür fiiller, zımni (örtülü) kabul anlamına gelir ve miras artık reddedilemez.
- Süreyi Kaçıranlar (3 Aylık Süre Dolduktan Sonra) reddi miras yapamaz. TMK m. 606 gereğince, miras, ölümün veya mirasçılık sıfatının öğrenildiği tarihten itibaren üç ay içinde reddedilmelidir. Bu süre hak düşürücü süre olup, geçtikten sonra miras reddedilemez. Süresi içinde red beyanında bulunmayan kişiler, mirası kazanmış sayılır ve artık reddi miras hakkını kullanamaz.
- Tereke Açıkça Borca Batık Olmasına Rağmen Red Etmeyenler reddi miras yapamaz. Eğer terekenin borca batık olduğu açıkça belli ise, mirasçıların mirası reddetmesi bir yükümlülük haline gelir. Ancak bu durumdaki bir mirasçı, süresinde red beyanında bulunmazsa, yine mirasın zımnen kabulü söz konusu olur ve sonradan red yapılamaz.Buna rağmen, bazı durumlarda mahkemeye başvurularak iptal veya tenkis davası açılması mümkün olabilir.
- Fiil Ehliyeti Bulunmayanlar (Doğrudan) yani; kısıtlılar (vesayet altındaki kişiler),ergin olmayan çocuklar (küçükler), akıl hastaları reddi miras yapamazlar. Bu kişiler adına doğrudan reddi miras yapılamaz. Ancak yasal temsilcileri (veli veya vasi), sulh hukuk mahkemesinden izin almak suretiyle reddi miras beyanında bulunabilir. Bu durumda, reddi miras yapılabilir, ancak işlemin doğrudan kişi tarafından yapılması mümkün değildir.
- Kanunen Mirası Redde Yetkili Olmayanlar reddi miras yapamazlar. Mirasçı olmayan kişiler (örneğin, mirastan çıkarılanlar veya miras hakkı bulunmayan akrabalar) Mirası reddetmiş olan kişiler (bir kez geçerli şekilde red yapan kişi, sonradan yeniden red beyanında bulunamaz). Bu kişiler hukuken mirasçı olmadıklarından, mirası reddetmeleri de söz konusu değildir.
Noterde Mirastan Feragat Sözleşmesi Yapılabilir Mi?
Mirastan feragat, mirasçı ile miras bırakanın karşılıklı olarak yapacakları sözleşme ile miras haklarından vazgeçmelerini sağlayan özel bir miras hukuku sözleşmesidir. Bu sözleşme ile mirasçı, ileride doğacak olan muhtemel miras hukuku haklarından vazgeçmiş olur.
Miras haklarından feragat sözleşmesi ile mirasçı, miras hukukundan doğan haklarından kendi rızası ile vazgeçer. Miras bırakan da yapılan vazgeçmeyi kabul eder. Böylece mirasçılıktan feragat eden kişi, doğması muhtemel miras haklarından vazgeçmiş olur. Bu kişi mirasçılık sıfatından yoksun kalır.
Miras hakkından feragat sözleşmesi miras bırakanın sağlığında yapılan bir sözleşmedir. Bu sebeple mirasçının tek taraflı iradesiyle gerçekleşmemektedir. Mirasçılıktan feragat sözleşmesi Türk Medeni Kanununun 528. maddesinde düzenlenmiştir.
Mirastan feragat sözleşmesi iki taraflı sözleşmelerdendir. Bu nedenle mutlaka miras sözleşmesi şeklinde resmi memur önünde düzenleme şeklinde yapılması gerekir.
Türk Medeni Kanun’un 532. maddesinde “Resmi vasiyetname, iki tanığın katılmasıyla resmi memur tarafından düzenlenir. Resmi memur, sulh hakimi, noter veya kanunla kendisine bu yetki verilmiş diğer bir görevli olabilir.” denilmektedir.
Dolayısıyla mirasçılıktan feragat sözleşmesi noterde yapılması mümkündür. Bunun için örnek bir sözleşme:
REDDİ MİRAS SÖZLEŞMESİ
REDDİ MİRAS EDEN: İsim-Soyisim, T.C Kimlik Numarası, Adres
VEKİLİ: İsim-Soyisim, Baro Sicil Numarası, Adres, UETS Numarası
AÇIKLAMALAR: İşbu belgeyle, ……… T.C. Kimlik numarası … olan merhûmun vefatı sebebiyle diğer mirasçılarla birlikte, tarafımıza intikal etmesi gereken … adresinde bulunan ve …. ünvanlı işyerinin işletme hakkına dair tüm mirasçılık hak ve hisselerimizden vazgeçtiğimizi, bu hakların tamamını T.C. kimlik numarası … olan ve yine mirasçılarımız arasında bulunan … adlı şahıs lehine bedelsiz olarak feragat ettiğimizi beyan ederiz. Ayrıca, ilgili işyerinin adına kayıt ve tescil işlemleri için gerekli olan vergi daireleri, ticaret sicili, esnaf sicili gibi kamu ve özel kurum ve kuruluşlarda yapılmak üzere, söz konusu şahsın işyerini temsil etmesine ilişkin tüm resmi makamlarda gereken işlemleri gerçekleştirmesine muvafakat ettiğimizi kabul ve beyan ederiz.
İşbu belge tek nüsha şeklinde olup mirasçının, mirastan hür ve özgür bir irade ile feragat ettiğini beyan ve taahhüt eder.(…../……../……)
Bu dilekçe mirastan feragat için de uygulanabilmekte, miras bırakan vefat etmeden önce karşılıklı olarak da düzenlenebilmektedir.
MİRASIN REDDİ DİLEKÇE ÖRNEĞİ
İSTANBUL ( ) SULH HUKUK MAHKEMESİNE
DAVACI :
VEKİLİ : Av. AYSEL İREM KAP & Av.FERDİ KURNAZ& Av. BERKAY BAŞCI
MURİS :
KONU : Mirasın reddi taleplerine havidir.
AÇIKLAMALAR
Muris ………… , ……… tarihinde vefat etmiştir. Muristen intikal eden mirası kayıtsız ve şartsız reddettiğimizi Türk Medeni Kanunu’nun 606. maddesinde öngörülen yasal sürede sayın mahkemenin bilgilerine sunuyoruz. Mirasın kayıtsız şartsız reddi için işbu davayı ikame etmek gerekmiştir.
HUKUKİ NEDENLER : TMK m.605 ve devamı hükümler, HMK , diğer ilgili mevzuat hükümleri.
HUKUKİ DELİLLER :
Nüfus kayıtları,
Tarafların sosyal ve ekonomik ekonomik durumunu belgeleyen kayıtlar,
ödeme emirleri,
bilirkişi,
ilgili Kurumlardan istenecek müzekkere cevapları,
icra takipleri,
Vergi Ceza İhbarnameleri,
tanık beyanları,
yemin ve diğer sair deliller.
SONUÇ VE İSTEM : Fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla yukarıda açıklandığı üzere; murisin ölümü ile mirasçı oldukları tespit edilen müvekkil davacının mirası kayıtsız şartsız reddettiğine dair istemin kabulü ile ilgili sicile tesciline karar verilmesini vekaleten talep ederim.
Davacı Vekili
Av. AYSEL İREM KAP & Av.FERDİ KURNAZ& Av. BERKAY BAŞCI
MİRASIN HÜKMEN REDDİ DAVA DİLEKÇESİ ÖRNEĞİ
İSTANBUL ( ) ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE
İHTİYATİ TEDBİR TALEPLİDİR.
DAVACI :
VEKİLİ : Av. AYSEL İREM KAP & Av.FERDİ KURNAZ& Av. BERKAY BAŞCI
DAVALI :
MURİS :
KONU : Mirasın hükmen reddi ile borçlu müteveffanın terekesinin borca batık olduğunun tespiti taleplerine havidir.
AÇIKLAMALAR
1-Müvekkilin müteveffa abisi .. TC kimlik numaralı … 2023 yılında vefat etmiştir. Müvekkil, müteveffanın yasal mirasçıdır. Müteveffa, amme borçlarını ödemeden vefat ettiğinden müvekkil davacıya davalı tarafın rücu etme imkanı doğmuştur.
Davalı idare müteveffanın vadesinde ödemediği amme alacağına ilişkin müvekkil hakkında cebren tahsil ve takip edilmesi hasebiyle Amme Alacaklar Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre müvekkile 15/12/2023 tarihinde ödeme emirleri tebliğ edilmiştir. (EK-1: Ödeme Emirleri)
2-Kural olarak mirasçılar üç aylık sürede mirası reddetmedikleri takdirde mirası kabul etmiş sayılırlar. Ancak Türk Medeni Kanunu 605/2. Maddesi “Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır.” hükmünü havidir. Mevzuattan da anlaşılacağı üzere, mirasın hükmen reddi, yasal olarak herhangi bir süreye bağlanmamıştır.
Mirasın hükmen reddi müessesesine başvurulabilmesinin koşulu, murisin ölüm tarihindeki borçlarının alacakları ve tüm hakları da dahil olmak üzere malvarlığından fazla olmasıdır. Yani mirasbırakanın ölümü tarihinde, tereke kapsamındaki pasiflerin aktiflerden fazla olması durumunda, borca batıklık durumundan söz edilecektir. Terekenin borca batıklığı, murisin ölümü tarihinde söz konusu olmalıdır. Söz konusu borca batıklığın resmen tespit edilmiş veya tespit edilebiliyor olması gerekmektedir. Ölen kişinin malvarlığının borçlarını karşılayamayacak halde olduğu, mirasçıları ve yakınları tarafından biliniyorsa da mirasın hükmen reddini talep etmeleri mümkündür.
3-Somut olayda ölüm tarihi itibariyle müteveffa borçlunun malvarlığının pasifi, aktifinden fazladır. Hatta ve hatta müteveffanın ölüm tarihi itibariyle taşınır, taşınmaz veya nakdi herhangi bir malvarlığı bulunmamaktadır. Mahkemece tensiple birlikte borçlu müteveffa adına kayıtlı taşınmaz bulunup bulunmadığının tespiti için Tapu Müdürlüğü’ne, müteveffanın adına kayıtlı taşınır(araç) bulunup bulunmadığının tespiti için Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Bürosuna müzekkere yazılarak terekenin borca batıklığı tespit edilebilir. Borçlu müteveffanın banka hesaplarının incelenmesi ve herhangi bir mevduatının bulunup bulunmadığının tespiti için müteveffanın son kayıtlı olduğu yerdeki tüm bankalara müzekkere yazılması neticesinde malvarlığının pasifinin aktifinden fazla olduğu tespit edilebilecektir.
Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 11.04.2018 Tarih 2017/438E. 2018/770K. Sayılı kararına göre;
“Somut olayda, mirasçılar defi yolunu tercih etmişlerdir. Açılan bu mirasbırakanın ödemeden aczinin açıkça belli olduğunu dile getirmişlerdir. İşte bu halde mirasın reddedilmiş olduğunun kabulü gerekir.” (HGK.nun 16.04.2008 tarih 2008/332-436 E.K.sayılı kararı)
Hakiki redde, red süresi içinde mirasın kayıtsız şartsız reddedildiğinin sulh hâkimine açıklanması ve reddin tescil ettirilmesi gerekmesine, bu konuda iş yapılmamasının veya suskun kalınmasının mirası kabul etmiş olunacağı kuralına karşın, terekenin borca batık olmasının herkesçe, mirasçılarca bilinmesi, bu konunun sabit olması hâlinde suskunluk, terekeye sahip çıkmama mirasın reddedildiği anlamına gelmektedir.
Mirasçı alacaklılara karşı bir süreye bağlı kalmaksızın terekenin borca batık oldu tesbitini açacağı bir dava ile isteyebilir. Hükmen red adından da anlaşıldığı gibi ancak alacaklılara karşı açılacak bir dava ile tesbit edilebilir. İtiraz veya savunma yolu ile de ileri sürülebilecektir ” ( Özuğur, A.İ. : Türk Medeni Kanunundan Önce ve Sonra Miras Hukuku, Cilt I,Ankara 2016, s.345,346). Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.04.2008 tarih ve 2008/4-332 E., 2008/336 K. sayılı kararı da bu yöndedir.
Yine Türk Medeni Kanunu’nun 605. maddesine göre, ölüm tarihinde miras bırakanın ödemeden aczi, açıkça belli veya tespit edilmiş ise ancak o zaman miras reddedilmiş sayılacaktır. Ödemeden aczin varlığı ise miras bırakanın ölüm tarihi itibari ile mal varlığındaki aktif ve pasiflerin net bir şekilde ortaya konulması ile tespit edilebilecektir.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun kararında da görüleceği üzere müteveffanın borca batıklığının tespiti noktasında davacının talebiyle bağlı olduğu ve işbu hususun aydınlatılması gerektiği ve bu talebe ilişkin herhangi zaman sınırı bulunmadığına vurgu yapılmıştır.
5-Sonuç olarak, muris sağlığında birçok harcama yapmış ve yüklü miktarda borç altına girmiştir. Dolayısı ile müteveffanın terekesi borca batık olup, mirasın hükmen reddi için işbu davayı ikame etme zorunluluğu hasıl olmuştur. Ayrıca alacaklıların haciz işlemine geçip geri dönüşü olmayan hak kayıpları yaşatmaması adına muaccel olan ve olacak olan borçlara ilişkin teminatsız olarak İhtiyati Tedbir kararı verilmesini, ayrıca ilgili Vergi Dairelerine müzekkere yazılarak borçların tahsilinin dava sonuna kadar “Tedbir Olarak Durdurulmasına” karar verilmesini talep ederiz.
HUKUKİ NEDENLER : TMK m.605 ve devamı hükümler, HMK , diğer ilgili mevzuat hükümleri.
DELİLLER :
Nüfus kayıtları,
Tarafların sosyal ve ekonomik ekonomik durumunu belgeleyen kayıtlar,
ödeme emirleri,
bilirkişi,
ilgili Kurumlardan istenecek müzekkere cevapları,
icra takipleri,
Vergi Ceza İhbarnameleri,
tanık beyanları,
yemin ve diğer sair deliller.
SONUÇ VE İSTEM : Fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla yukarıda açıklandığı üzere;
1-İhtiyati tedbir talebimizin KABULÜNE,
2-Müvekkilin mirası hükmen reddi isteminin KABULÜ ile borçlu müteveffanın terekesinin borca batık olduğunun TESPİTİNE,
3-Yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa YÜKLETİLMESİNE,
Karar verilmesini vekaleten talep ederim. ../../…
Davacı Vekili
Av. AYSEL İREM KAP & Av.FERDİ KURNAZ& Av. BERKAY BAŞCI
EKLER
Ödeme Emirleri,
Vekaletname.
NOT: Mirasın reddi dilekçe örneği ve mirasın hükmen reddi dilekçe örneği genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup örnek mahiyetindedir. Miras bırakanın terekesi, miras bırakanın vefat tarihi, mirasçı sayısı vb. hususlar farklılık göstermekte olup dava dilekçesinin davanın temelini oluşturduğu hususu gözetildiğinde hukuki yardım alınması önem arz etmektedir.
Reddi Miras ile Mirastan Feragat Etme Arasındaki Farklar Nelerdir?
| Kriter | Mirastan Feragat | Reddi Miras |
| Tanım | Mirasçı olma hakkından, miras bırakan henüz hayattayken yapılan yazılı feragat | Miras bırakanın ölümünden sonra mirasın kabul edilmemesi |
| Zaman | Miras bırakan sağ iken yapılır | Miras bırakanın ölümünden sonra, 3 ay içinde yapılır |
| Şekil | Resmi vasiyetname şeklinde ve noterde düzenleme şeklinde yapılması gerekir | Sulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı beyan ile yapılır |
| Taraflar | Miras bırakan ile mirasçı arasında yapılır | Yalnızca mirasçının beyanı ile gerçekleşir |
| Süre sınırı | Süre sınırı yoktur | 3 aylık hak düşürücü süre vardır (TMK m. 606) |
| Sonuçları | Mirasçılık sıfatı doğmaz; sanki hiç mirasçı olmamış gibi işlem görür | Mirasçılık doğar, ancak reddedilerek sona erdirilir |
| Miras bırakanın onayı | Gerekir | Gerekmez |
| Bedelli / Bedelsiz olma durumu | Bedelli veya bedelsiz olabilir | Reddi miras karşılıksızdır |
| Altsoya etkisi | Feragat altsoyu da etkiler (istisnalar dışında) | Red, altsoyu etkilemez; miras, altsoya geçer |
| İptali / Geri alınması | Tarafların rızasıyla yeni sözleşme yapılabilir | Red beyanı yapıldıktan sonra geri alınamaz |
| Hukuki dayanak | TMK m. 528 | TMK m. 605-618 |
Çocukların Yaşayan Babaya Miras Davası Açma Hakkı Var Mıdır?
Türk Medeni Kanunu’na göre, çocukların yaşayan babaya miras davası açma hakkı yoktur. Sadece yaşlı ve mallarına kontrol edecek durumu yoksa vesayet davası ile kısıtlanabilir. Çünkü miras, kişinin ölümünden sonra başlar. Mirasın geçişi, yalnızca kişinin ölümü ile gerçekleşir. Eğer baba hayattaysa, miras hakkı ile ilgili bir durum söz konusu olmaz.
Ancak, eğer baba vefat etmişse ve çocuklar yasal mirasçılarsa, o zaman miras davası açabilirler. Yani çocuklar, babalarının ölümünden sonra miras paylaşımı için dava açma hakkına sahip olurlar. Miras davaları genellikle mal paylaşımı, vasiyetname ile ilgili anlaşmazlıklar veya mirasın reddi gibi durumlarla ilgilidir.
Hayatta olan bir babaya yönelik herhangi bir “miras davası” açılması, hukuk açısından mümkün değildir. Ancak, miras hukuku dışında başka bir konuda (örneğin nafaka veya babalık davası gibi) bir dava açılabilir.
Reddi Miras Avukatı
Reddi miras işlemi, teknik ve hukuki bir süreçtir ve yanlış yapılması durumunda ciddi hukuki sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle, avukat desteği almak oldukça önemlidir. Avukat, mirasçının doğru bir şekilde bilgilendirilmesini sağlar, işlem sırasında dikkat edilmesi gereken hususları açıklar ve hukuki süreci takip eder. Ayrıca, mirasın borçlu olup olmadığını değerlendirerek reddi mirasın gerekliliği konusunda rehberlik eder.
Avukat, reddi mirasın doğru zamanda ve yasal şekilde yapılmasını sağlayarak, mirasçının olası borçlardan korunmasına yardımcı olur. Ayrıca, mirasın diğer mirasçılara geçişi ve paylaşımı konusunda da hukuki güvence sunar. Reddi mirasın geri alınamayacak bir işlem olduğu göz önünde bulundurulduğunda, bir avukatın rehberliği, doğru kararlar almayı kolaylaştırır ve mirasçıyı olası hukuki sorunlardan korur. Bu konuda daha detaylı bilgi edinmek isterseniz ” Reddi Miras (Mirasın Reddi) Davası” başlıklı makalemize göz atabilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Miras Bırakan Ölmeden Reddi Miras Yapılır Mı?
Miras bırakan kişi ölmeden önce reddi miras yapılabilmesi mümkün olmamakla birlikte tek taraflı olarak mirastan feragat edilebilmektedir. Unutulmamalıdır ki reddi miras, miras bırakanın ölümü ile ortaya çıkan bir hak olmaktadır.
Noterden Reddi Miras Nasıl Yapılır?
Miras bırakanın ölüm belgesi ile notere gidilerek ve gerekli beyanlarda bulunarak reddi miras yapılabilmektedir.
Mirasçının Borcundan Dolayı Reddi Miras Yapılır Mı?
Mirasçı, miras bırakanın borcundan dolayı reddi miras yapabilmektedir.
Reddi Miras Sonrası Ne Olur?
Reddi miras yapan kişi, o mirasa ilişkin herhangi bir hakka sahip olamaz ve mirasçılıktan çıkar. Miras, reddedenin yerine diğer mirasçılara geçer.
Reddi Mirası Geri Almak Mümkün Müdür?
Reddi miras işlemi geri alınamaz. Bir kez reddedilen miras, geri kabul edilemez.
Reddi Miras İçin Hangi Belgeler Gerekir?
Reddi miras için nüfus cüzdanı, ölüm belgesi ve mirasçı olduğunu gösteren belgeler gereklidir. Noter talep ederse ek belgeler de istenebilir.
Reddi Miras Vekil Aracılığıyla Yapılabilir mi?
Evet, reddi miras, noter aracılığıyla vekâlet ile de yapılabilir. Vekil, mirasçı adına reddi miras beyanı yapar.
Reddi Miras Yapılmadan Önce Veraset İlamı Alınmalı Mıdır?
Reddi miras için veraset ilamı alınması zorunlu değildir, ancak bazen veraset belgesi de gerekebilir. Noter, bu konuda ek bilgi verebilir.
Reddi Miras Sonrası Diğer Mirasçılara Ne Olur?
Reddi miras sonrası, reddedenin payı diğer yasal mirasçılara geçer. Bu paylaşım, yasal miras sırasına göre yapılır.
Reddi Miras Ne Zaman Geçerli Olur?
Reddi miras, noter tarafından beyanın kayda geçirilmesinin ardından geçerli olur.

