Tapuda Miras Paylaşımı Nasıl Yapılır? (2026)
Miras paylaşımı nasıl yapılır sorusu, miras bırakanın vefatından sonra geride kalan malvarlığının kimlere ve hangi oranlarda intikal edeceğini merak eden herkesin gündemine gelmektedir. Türk Medeni Kanunu’nda miras paylaşımı ayrıntılı bir biçimde düzenlenmiş olup uygulamada taraflar arasında çoğu zaman bu durumdan kaynaklı uyuşmazlıkların olduğu görülmektedir. Bu uyuşmazlıkların giderilebilmesi açısından sağ kalan eşin, çocukların, kardeşlerin veya diğer yakınların haklarının nasıl korunacağı, hangi oranlarda miras alacağı ve paylaşımın hangi yöntemlerle yapılacağı hukuki açıdan büyük önem taşır. Dolayısıyla miras paylaşımı, yalnızca aile içi bir mesele değil, aynı zamanda hak kaybını önlemek için dikkatle takip edilmesi gereken bir hukuki prosedürdür.
- Miras Paylaşımı Nedir?
- Türk Medeni Kanunu’na Göre Miras Paylaşımı Nasıl Yapılır?
- Baba Vefat Etti, Anne Sağ İken Miras Paylaşımı Nasıl Yapılır
- Anne Vefat Etti, Baba Sağ İken Miras Paylaşımı Nasıl Yapılır?
- Babadan Kalan Miras Paylaşımı
- Kardeşler Arasında Miras Paylaşımı
- Üvey Kardeşler Arasında Miras Paylaşımı
- Anne Baba Vefat Ettikten Sonra Miras Paylaşımı
- Tapuda Miras Paylaşımı Nasıl Yapılır?
- Tapuda Miras Paylaşımı İçin Gerekli Belgeler
- Hisseli Tapu ve Miras Paylaşımı
- Miras Paylaşımı Davası Nedir?
- Miras Paylaşımı Davası Ne Kadar Sürer?
- Kardeşler Arasında Miras Uyuşmazlıkları
- Eşin Miras Hakkı ve Paylaşımı
- Çocuksuz Ailelerde Miras Paylaşımı
- İkinci Evlilikte Miras Paylaşımı
- Miras Paylaşım Oranları (Tablolu Anlatım)
- Miras Paylaşımı (MİRAS TAKSİM) Sözleşmesi Nasıl Yapılır?
- MİRAS TAKSİM SÖZLEŞMESİ ÖRNEĞİ
- İzale-i Şuyu Davası Mallar Nasıl Paylaştırılır?
- İzale-i Şuyu [Ortaklığın Giderilmesi] Dava Dilekçesi Örneği
- VERASET İLAMI DİLEKÇE ÖRNEĞİ
- Sıkça Sorulan Sorular
- Miras paylaşımı nedir?
- Miras paylaşımı için dava açmak zorunlu mu?
- Miras bırakanın borçları mirasçılara geçer mi?
- Tapuda miras paylaşımı nasıl yapılır?
- Eş mirastan ne kadar pay alır?
- Vasiyetname miras paylaşımını değiştirir mi?
- Miras paylaşımı hangi mahkemede yapılır?
- Mirasçılardan biri hakkından vazgeçebilir mi?
- SONUÇ
Miras Paylaşımı Nedir?
Miras paylaşımı vefat eden kişinin hakları ve borçları ile tüm malvarlığının kanuni veyahut vasiyetname ile atanmış kişiler arasında bölüştürülmesidir. Miras bırakan vefat ettiğinde mirası kanunen bir bütün olarak mirasçılarına geçer ve paylaşım yapılıncaya kadar miras bırakanın malları üzerinde miras ortaklığı oluşur. Miras paylaşımı, eğer mirasbırakanın bir vasiyeti yoksa 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre eğer miras bırakanın vasiyeti söz konusuysa saklı paylar korunarak vasiyet kurallarına göre yapılır.
Miras bırakanın ölümü ile birlikte kanuni olarak miras bırakanın tüm malvarlığı mirasçılarına geçmektedir. İlk olarak noterden ya da Sulh Hukuk Mahkemesine başvuruda bulunarak mirasçılık belgesi alınmalı ve kimin hangi oranlarda mirasçı olduğu belirlenmelidir. Bunu takiben mirasçılar kendi aralarında anlaşarak paylaşım yapabilecekleri gibi anlaşamama durumunda uyuşmazlığın çözümü için yargı yoluna başvurarak mirasın paylaşılmasını isteyebilirler.
Türk Medeni Kanunu’na Göre Miras Paylaşımı Nasıl Yapılır?
Türk Medeni Kanunu’na göre miras paylaşımı yapılırken mirasçılar ve oranları zümre (derece) sistemi esas alınarak belirlenmektedir. Birinci zümre mirasçılar miras bırakanın altsoyudur (çocukları ve torunları). İkinci zümre mirasçılar ise miras bırakanın anne ve babası ile onların alt soyudur. Yani, miras bırakanın kardeşleri, kardeş çocukları, kardeş torunları şeklinde aşağıya ve yana doğru sınırsız olmak üzere ikinci zümre oluşmaktadır. Üçüncü zümre mirasçılar ise miras bırakanın büyükannesi ve büyükbabaları ile gerekirse onların altsoyudur. Burada da miras bırakanın amcası, halası, teyzesi, dayısı ve onların alt soyu olmak üzere üçüncü zümre oluşur. Eğer hiçbir zümrede mirasçı bulunmazsa Türk Medeni Kanunu’nun 501. maddesine göre vefat eden kişinin mirası Devlete geçmektedir.
Miras paylaşımı yapılırken esas alınan zümre sistemine göre kişinin miracı olabilmesi için miras bırakan ile kan hısımlığı bulunması ve bu sebeple bir zümreye dahil olması gerekmektedir. Aynı zamanda bir önceki zümrede mirasçı bulunması halinde bu durum bir sonraki zümrenin mirasçılığını engellemektedir. Bununla birlikte zümre içerisinde de mirasbırakana daha uzak sırada olan kan hısımlarının mirasçı olabilmesi için daha yakın sırada bir kan hısmının bulunmaması gerekmektedir.
Miras paylaşımı yapılırken sağ kalan eşin miras payı oranı, hangi zümrede mirasçı olduğuna göre Türk Medeni Kanunu’nun 499. maddesinde düzenlenmiştir. İlgili düzenlemeye göre sağ kalan eşin yasal miras payı; birinci zümre ile birlikte mirasçı ise 1/4, ikinci zümre ile birlikte mirasçı ise 1/2, üçüncü zümre ile birlikte mirasçı ise 3/4 ve eğer sağ kalan eş tek mirasçı ise mirasın tamamıdır. Fakat sağ kalan eşin kanuni mirasçı olabilmesi için miras bırakan ile resmi nikahlı eş olması gerekmektedir. Boşanma kesinleşmişse eski eş mirasçı olamaz. Boşanma davası sürerken eşlerden biri ölürse dava sonuçlanmadan sağ kalan eş miras bırakanın kanuni mirasçısı olur ancak miras bırakanın diğer mirasçıları davaya dahil olarak sağ kalan eşin kusuruna ispatlayabilir ve mirasçılığını engelleyebilir.
Yukarıda değindiğimiz tüm bu durumlar, miras bırakanın vasiyetname bırakmamış olması ihtimalinde geçerlidir. Kişi düzenleyeceği vasiyetname ile yasal mirasçılar dışında mirasçı atayabilir ya da miras paylarını değiştirebilir. Lakin bu durumda saklı pay sahibi mirasçıların payları (sağ kalan eş, çocuklar, anne ve baba) kanunen korunur. Saklı pay ihlali olan durumlarda saklı pay sahibi mirasçılar tenkis davası açmalıdır.
Baba Vefat Etti, Anne Sağ İken Miras Paylaşımı Nasıl Yapılır
Babanın vefat etmesi ihtimalinde, sağ kalan eş (anne) ve çocuklar arasında miras paylaşımı durumunda öncelikle sağ kalan eşin evlilik birliğinden doğan katılma alacağının, mirasbırakanın malvarlığından tasfiye edilmesi gerekmektedir. Evliliğe ilişkin mal rejimi tasfiyesi yapıldıktan sonra, Türk Medeni Kanunu’nun 499. maddesindeki düzenleme uyarınca miras paylaşımı yapılır. Sağ kalan anne eş sıfatıyla mirasın 1/4’ünü alır; çocuklar ise geri kalan mirasın 3/4’ünü eşit bir biçimde paylaşır. Her bir çocuk babadan kalan mirasın eşten arta kalan kısmına eşit bir oranda sahip olur.
Babanın ölüm anındaki eşi dışındaki başka birinden çocukları varsa, onlar da mal rejimi tasfiyesi yapıldıktan sonra arta kalan kısma eşit oranda sahiptir. Bu ihtimalde vefat eden babanın tüm çocukları hangi evlilikten doğdukları fark etmeksizin mirasa eşit oranda sahip olurlar.
Anne Vefat Etti, Baba Sağ İken Miras Paylaşımı Nasıl Yapılır?
Annenin vefat etmesi ihtimalinde de benzer kanuni paylaşım uygulanır. Paylaşım öncesinde evlilik birliği gereği sağ kalan eşin katılma alacağı miras bırakanın malvarlığından tasfiye edilir. Tasfiye yapıldıktan sonra, Türk Medeni Kanunu’nun 499. maddesindeki düzenlemeye göre miras paylaşımı yapılır. Sağ kalan eş (baba) sıfatıyla mirasın 1/4’ünü alır; çocuklar ise geri kalan mirasın 3/4’ünü eşit bir biçimde paylaşır. Her bir çocuk anneden kalan mirasın eşten (baba) arta kalan kısmına eşit bir oranda sahip olur.
Annenin ölümü halinde üvey evlat durumu söz konusu olabilir. Annenin babaları farklı çocukları varsa annenin tüm çocukları mirasçıdır ve miras payları eşittir.
Babadan Kalan Miras Paylaşımı
Babanın vefat etmesi durumunda paylaşım durumu farklı senaryolara göre cevabı değişebilecek bir husustur.
-
Babanın vefatı halinde eşi hayatta değilse veya evli değilse; mirasın tamamı çocuklarına kalır. Bu ihtimalde eş olmadığından bir mal rejimi tasfiyesi de gündeme gelmeyeceğinden vefat eden babanın malvarlığı üzerinde çocuklar eşit oranda hak sahibi olurlar.
-
Babanın sağ kalan eşi ve çocukları varsa; yukarıda açıkladığımız şekilde paylaşım önce sağ kalan eşin katılma alacağı tasfiye edilir ve paylaşım Türk Medeni Kanunu’nun 499. maddesinde belirtilen oranlarda yapılır.
- Babanın sağ kalan eşi ve çocuğu yoksa; zümre sistemi gereği ilk zümreden kimsenin bulunmaması sebebiyle ikinci zümrede bulunan vefat eden babanın annesi ve babasına geçmektedir. Bu durumda vefat edenin anne ve babası miras üzerinde eşit oranda hak sahibi olurlar (her biri 1/2 oranında). Eğer vefat eden babanın anne ve babası sağ değilse bu durumda onların çocukları yani vefat eden babanın kardeşleri miras üzerinde hak sahibi olur.
Kardeşler Arasında Miras Paylaşımı
Kardeşler arasında miras paylaşımı hususu, genellikle anne ve babanın vefat etmesi durumunda önem arz eder. Buradaki “kardeş” kelimesi birinci zümrede bulunan vefat eden anne ve babanın çocuklarıdır. Sağ kalan eş yoksa, mirasın tamamı kardeşler arasında eşit bir biçimde paylaştırılır.
Burada sonucu etkileyen bir diğer durum ise, kardeşlerden birinin anne ve babadan önce vefat etmesi ihtimalidir. Bu durumda Türk Medeni Kanunu’nun 496. maddesinde benimsenen halefiyet prensibi gereği miras payı onların çocuklarına geçer. Vefat eden kardeşin çocukları birden fazla ise miras payı üzerinde eşit bir biçimde hak sahibi olurlar.
Üvey Kardeşler Arasında Miras Paylaşımı
Üvey kardeşler, anne veya babadan sadece biri ortak olan (yarı kan) kardeşlerdir. Bu durumda üvey kardeşin miras payı ortak ebeveyn açısından önem arz eder. Örneğin babaları ortak olan üvey kardeşler, babaları vefat ettiğinde babanın çocukları sıfatıyla miras üzerinde eşit oranda hak sahibidir. Bu durumda paylaşım kardeşler tam kan kardeşi gibi yapılmaktadır. Lakin bir üvey kardeş diğerinin kan bağı olmayan ebeveynine mirasçılığı yoktur. Mirasçılık yalnızca ortak ebeveyn için mümkündür. Uygulamada zaman zaman miras kalan malvarlığı bakımından üvey kardeşlerin uzlaşamadığı görülmektedir. Bu durumda miras hukuku alanında uzman bir avukattan yardım alınarak hukuki sürecin titizlikle yürütülmesi elzemdir.
Anne Baba Vefat Ettikten Sonra Miras Paylaşımı
Anne ve babanın ikisinin de vefat etmesi halinde çocukları birinci zümreden mirasçı olmaktadır. Her ne kadar anne ve babanın vefat zamanlaması paylaşım açısından önem arz etse de (örneğin önce anne vefat ederse onun mirasının belirli bir payı önce babaya, babanın vefat etmesiyle de çocuklara geçer.) nihai durumda tüm miras üzerinde çocuklar eşit bir biçimde hak sahibi olur.
Anne ve babanın vefat etmesinden sonra yasal mirasçı olan çocuklar mirasçılık belgesi almalıdır. Bunu takiben yasal mirasçılar kendi aralarında anlaşarak paylaşma yoluna gidebilir, aralarında miras taksim sözleşmesi yapabilirler. Paylaşım konusunda kardeşler arasında uyuşmazlık çıkması halinde dava yoluyla aralarındaki miras ortaklığının giderilmesini talep etmelidirler. Bu nitelikteki davalar sıkı bir takip gerektirdiğinden miras hukuku alanında uzman bir avukattan danışmanlık alınması gerekmektedir.
Tapuda Miras Paylaşımı Nasıl Yapılır?
Miras yoluyla kalan taşınmazların yasal mirasçılar adına tescil edilmesi ve paylaşılabilmesi için tapuda intikal işlemleri yapılması gerekir. Uygulamada ‘intikal’ olarak adlandırılan bu süreçte, miras bırakanın tapuda kayıtlı taşınmazları mirasçılar adına geçirilir. Tapuda miras intikali için mirasçılardan herhangi birinin tapu müdürlüğüne başvurması yeterlidir; tek bir mirasçının başvurusu üzerine işlem tüm mirasçılar adına ve payları oranında gerçekleştirilir.
İntikal işlemi sonucunda yasal mirasçılar, miras kalan taşınmazlar üzerinde elbirliği mülkiyet ile ortak olur. İntikal işleminden sonra paylaşım tapuda mirasçıların anlaşmaları doğrultusunda gerçekleştirilir. Eğer aralarında anlaşma bulunmazsa tüm mirasçılar taşınmaza belli pay oranlarıyla hissedar olarak kalır. Yasal mirasçılar, miras ortaklığının sona erdirilmesi için ya anlaşarak bir miras taksim sözleşmesi yapabilirler ya da ortaklığın giderilmesi davası açarak tapuda satış veya aynen taksim yoluyla paylaşımın yapılmasını mahkemeden talep edebilirler.
Tapuda Miras Paylaşımı İçin Gerekli Belgeler
Tapuda, miras kalan taşınmazın mirasçılar adına tescil edilmesi (intikali) ve paylaşımının yapılabilmesi için ibraz edilmesi gereken temel belgeler şunlardır:
- Mirasçılık Belgesi: Mirasçıları ve onların paylarını gösteren Sulh Hukuk Mahkemesi’nden veya noterden alınan belgedir.
- Kimlik Belgesi: Tapuda işlem yapmak için başvuruda bulunan kişi açısından gereklidir.
- Ölüm Belgesi: Mirasçılık belgesi alınırken makama sunulan ölüm belgesi tapuda işlem yapılması aşamasında da gereklidir.
- Emlak Vergisi Borcu Yoktur Yazısı: Taşınmazın bulunduğu belediyeden alınmaktadır.
- Taşınmazın Rayiç Değer Belgesi: Taşınmazın bulunduğu belediyeden alınır ve taşınmazın güncel değerini gösterir.
- Veraset ve İntikal Vergisi İlişik Kesme Belgesi: Vergi dairesinden alınan, mirasçılar adına beyanname verilip verginin ödendiğini veya muaf olduğunu gösteren belgedir
- Vekaletname: Yasal mirasçılar adına üçüncü bir kişi (örneğin avukat) tapuya başvuruda bulunacaksa, noterden düzenlenmiş vekaletname aslı ile işlem yapılabilir.
Hisseli Tapu ve Miras Paylaşımı
Miras kalan bir mal, birden fazla mirasçıya intikal ettiğinde bu mal üzerinde mirasçılar elbirliği mülkiyeti ile ortaktır. Halk dilinde bu duruma “hisseli tapu” denmektedir ve mirasçıların hepsinin adı tek bir tapu belgesinde hissedar olarak yer alır. Bu durumda hiçbir mirasçı, diğer mirasçıların rızası olmadan malın tamamı üzerinde tasarruf işlemi yapamaz. Örneğin hisseli miras kalan bir evde, hiçbir mirasçı tek başına o evin tamamında hak iddia edip evi dilediği gibi kullanma veya kiraya verme yetkisine sahip değildir.
Aynı şekilde, hissedarlardan biri miras kalan taşınmazdan diğer mirasçıları dışlayarak yararlanamaz; aksi halde diğer mirasçılar, evi kullanan kişiden ecrimisil (haksız işgal tazminatı) talep edebilirler. Kanun, mirasçılar arasında elbirliği ile mülkiyetin, paylaşım yapılıncaya dek devam ettiğini öngörür. Bu durumda kararlar oybirliğiyle alınır.
Miras Paylaşımı Davası Nedir?
Miras paylaşımı davası, mirasçıların kendi aralarında mirası paylaşamadıkları durumlarda başvurdukları yasal yoldur. Uygulamada bu davaya ortaklığın giderilmesi davası veya izale-i şüyu da denir. Türk Medeni Kanunu’nun 642. maddesine göre miras bırakanın ölümüyle birlikte kurulan miras ortaklığının sona erdirilmesi için her mirasçının mahkemeye başvurma hakkı mevcuttur.
Dava, miras bırakanın son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesinde açılır ve tüm mirasçılar davaya dahil edilmelidir. Mahkeme, bilirkişi yardımıyla terekeyi belirler, değer tespiti yapar ve mümkünse malları aynen paylaştırır. Aynen paylaşım mümkün değilse satış yoluna gidilir ve bedel mirasçılar arasında paylaştırılır. Sulh Hukuk Mahkemesi satış işleminin İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre (ihale yoluyla) yapılmasına hükmeder.
Miras Paylaşımı Davası Ne Kadar Sürer?
Miras paylaşımı davalarının süresi, terekenin büyüklüğüne, mirasçı sayısına ve mahkemenin iş yoğunluğuna göre değişir. Ortalama olarak, bir miras paylaşım davasının ilk derece mahkemesindeki süresi 1-2 yıl civarındadır. Davanın süresini etkileyen en önemli unsur mirasçı sayısı ve miras kalan malvarlığının niteliğidir. Ayrıca tarafların verilen mahkeme kararlarına karşılık olağan kanun yollarına başvurmaları süreci daha da uzatmaktadır.
Kardeşler Arasında Miras Uyuşmazlıkları
Kardeşler arasında zaman zaman miras kalan malvarlığı üzerinde bu malvarlığının paylaşımı, kullanımı, tasarruf işlemine konu edilmesi gibi hususlarda uyuşmazlık çıkmaktadır.
Miras kalan malın kullanımı açısından yukarıda da belirttiğimiz şekilde kanunen her kardeş pay sahibidir. Dolayısıyla birinin diğerini engellemek suretiyle miras kalan malı tek başına kullanması durumunda hakkının kullanımı engellenen kardeş ecrimisil tazminatı talep edebilmektedir. Bu durumun tamamen engellenmesi için mirasçılardan biri ortaklığın giderilmesi davası açabilir ve miras kalan malın (örneğin bir taşınmaz) satılmasını talep edebilir.
Miras kalan malın satış gibi bir tasarruf işlemine konu olması da kimi zaman kardeşler arasında ihtilafa sebebiyet vermektedir. Kardeşlerden bazıları miras kalan malın satılarak paraya çevrilmesini isterken bazıları da bu durumu manevi sebeplerle kabul etmez. Bu durumda satış isteyen taraf mahkemeye başvurarak satış yolu ile ortaklığın giderilmesini talep etmelidir. Ancak Yargıtay uygulamasının, eğer miras kalan mal aynen taksime elverişli ise ortaklığın satış yoluyla değil, aynen taksim suretiyle giderilmesine karar verilmesi gerektiği yönünde olduğunu belirtmekte fayda vardır.
Miras kalanın mahkemeye başvurması ihtimalinin uzun bir sürece sebebiyet verdiğini yukarıda belirtmiştik. Bu tür davalarda sürecin daha kısa sürede tamamlanması açısından arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanmasında fayda vardır. Lakin bu görüşmelerin, hak kaybı yaşanmaması adına miras hukuku alanında uzman bir avukattan destek alınarak yönetilmesi gerekmektedir.
Eşin Miras Hakkı ve Paylaşımı
Sağ kalan eş miras hukukunda herhangi bir zümreye dahil olmamakla birlikte ber zümreyle birlikte kanuni mirasçı olabilmektedir. Sağ kalan eşin miras payı onunla beraber vefat eden kişinin hangi zümreden mirasçısı olduğuna bağlı değişmektedir. Lakin yukarıda da değindiğimiz gibi miras paylaşımı yapılırken sağ kalan eşin evlilik birliğinden doğan katılma alacağı tasfiye edilmelidir. Sağ kalan eşin yasal mirasçı olabilmesi için evliliğin mirasbırakanın ölümü anında yasal olarak devam ediyor olması ve eşin mirasçılıktan çıkarılmamış olması (mirastan yoksunluk sebepleri) gerekmektedir.
Boşanma durumunda ise eğer dava sonucu verilen boşanma kararı kesinleşmişse eş mirasçı olamaz. Fakat boşanma davası devam ederken eşlerden birinin vefat etmesi halinde sağ kalan eş kural olarak yasal mirasçıdır. Bu durumda diğer mirasçılar davaya dahil olarak sağ kalan eşin boşanma davasına konu olayda kusurlu olduğunu ispatlayarak mirasçı sayılmamasını talep edebilirler.
Eğer vefat edenin çocukları varsa sağ kalan eşin miras payı 1/4 oranındadır. Kalan 3/4 oranı çocuklar arasında eşit bir biçimde paylaştırılır. Örneğin vefat eden kişinin 2 çocuğu ve eşi varsa, sağ kalan eş 1/4, her bir çocuk ise 3/8 oranında terekede hak sahibi olurlar.
Eğer vefat edenin alt soyu yoksa; sağ kalan eşin miras payı 1/2 oranındadır. Kalan kısım ise vefat edenin anne ve babası arasında eşit bir biçimde paylaştırılır. Eğer ölen kişinin anne ve babasından biri vefat etmişse onun payını alt soyu (vefat eden kişinin kardeşleri) alır.
Vefat edenin alt soyu, anne-baba zümresi yok, büyükanne-büyükbabalar veya onların çocukları varsa; sağ kalan eşin miras payı oranı 3/4 oranındadır. Kalan 1/4 oran ise büyükbaba ve büyükanneye eşit bir biçimde paylaştırılır.
Vefat eden kişinin hiç akrabası olmaması halinde ise mirasın tamamı üzerinde sağ kalan eş hak sahibidir.
Değinilmesi gereken önemli bir husus da sağ kalan eşin kanunen saklı payının bulunmasıdır. Dolayısıyla miras bırakan, vasiyetnameyle eşi tamamen mirassız bırakamaz; eşin saklı payı kadar hakkı her halükârda saklıdır.
Sağ kalan eş bakımından Türk Medeni Kanunu’nun 652. maddesinde, aile konutu evin ve eşyaların bu eşe özgülenmesi düzenlenmiştir. Bu hak, mirastaki payından mahsup edilerek karşılanır. Yani sağ kalan eş, oturdukları ortak konutun kendisine tahsis edilmesini isteyebilir; bu durumda o konutun değeri mirastaki payından düşülür, gerekirse eksik kısım diğer mirasçılara ödeme yaparak tamamlanır. Bu düzenlemelerin amacı, eşin vefatla birlikte evinden ve düzeninden mahrum kalmasını önlemektir.
Çocuksuz Ailelerde Miras Paylaşımı
Miras bırakanın altsoyunun bulunmadığı durumlarda öncelikle sağ kalan eşe ve sonra ikinci zümre akrabalara arasında bir paylaşım yapılır.
Eşi ve çocukları olmayan biri vefat ettiğinde mirasın tamamı miras bırakanın anne ve babası arasında eşit bir biçimde paylaştırılır. Eğer anne veya babadan biri önceki yıllarda vefat etmişse, onun payı kendi çocuklarına geçer. Örneğin vefat eden kişinin babası da vefat etmişse annesinin miras payı 1/2 oranında olup vefat edenin babasının 1/2 payı, onun altsoyu (yani vefat eden kişinin kardeşleri) arasında paylaştırılır.
Miras bırakanın altsoyu olmaması halinde anne ve babanın yasal olarak saklı payının da bulunması önemlidir. Lakin altsoyu bulunmayan mirasbırakanın mirası anne ve baba arasında eşit olarak paylaştırılacağından bu durumun pratikteki önemi mirasbırakanın kendi annesi ve babasını vasiyetname düzenleyerek miras hakkından yoksun bırakamayacağıdır.
İkinci Evlilikte Miras Paylaşımı
İkinci evliliklerde miras paylaşımı, özellikle bir önceki evlilikten çocukların bulunması halinde, aile içinde önemli bir konu haline gelir. Bu durumda zaman zaman vefat eden kişinin önceki eşinden olan çocukları ile ikinci evlilik yaptığı eşi arasında miras paylaşımı hususunda uyuşmazlıklar yaşanmaktadır.
Kanun koyucu, çocukların hepsini eşit mirasçı kabul ettiği için, farklı evliliklerden olsalar bile tüm çocuklar mirastan eşit pay alır. İkinci evlilikte dünyaya gelen çocuk ile ilk evlilikteki çocuklar arasında miras hukuku yönünden fark yoktur. Bu durum, yukarıda detaylı açıklandığı gibi, çocukların ortak ebeveynleri üzerinden miras hakkı kazanmaları esasına dayanır.
Eğer miras bırakanın ikinci evliliğinden çocuğu yok, sadece ilk evlilikten çocukları varsa; sağ kalan ikinci eş, mirasın kanunen 1/4’üne hak kazanır, ilk evlilik çocukları kalan 3/4’ü eşit şekilde paylaşır.
Eğer miras bırakanın hem ikinci evlilikten hem de ilk evlilikten de çocukları varsa; miras bırakanın tüm çocukları hangi evlilikten olduğuna bakılmaksızın eşit şekilde miras hakkına sahiptir. Aynı zamanda ikinci eş Türk Medeni Kanunu’nun 499. maddesi uyarınca mirasın 1/4’üne hak kazanmaktadır.
Miras Paylaşım Oranları (Tablolu Anlatım)
| Mirasçı Grubu | Mirasçılar Kimlerdir? | Paylaşım Oranları |
|---|---|---|
| 1. Zümre (Altsoy) | Çocuklar, torunlar | Eş varsa: eş 1/4, çocuklar kalan 3/4’ü eşit paylaşır. Eş yoksa: tüm malvarlığı çocuklara eşit bölünür. |
| 2. Zümre (Anne – Baba ve Altsoyu) | Anne – baba, kardeşler | Eş varsa: eş 1/2, anne ve baba kalan 1/2’yi eşit paylaşır. Anne/baba ölmüşse, onların payı kardeşlere geçer. |
| 3. Zümre (Büyükbaba – Büyükanne ve Altsoyu) | Dede, nine, amca, teyze, hala, dayı | Eş varsa: eş 3/4, kalan 1/4 bu zümreye gider. Eş yoksa: miras, dede ve nine arasında eşit paylaşılır, ölmüşlerse altsoylarına (hala, teyze vb.) geçer. |
| Sağ Kalan Eşin Tek Başına Mirasçılığı | Altsoy, anne-baba ve büyükbaba-büyükanne yoksa | Eş, tüm mirasın tamamına sahip olur. |
| Devletin Mirasçılığı | Hiçbir mirasçı yoksa | Tüm malvarlığı Hazine’ye geçer. |
| Sağ Kalan Eşin Yanında Bulunduğu Zümre | Pay Oranı |
|---|---|
| Çocuklarla birlikte | 1/4 |
| Anne-babayla birlikte | 1/2 |
| Büyükanne-büyükbabayla birlikte | 3/4 |
| Tek başına (başka mirasçı yok) | Tamamı |
Miras Paylaşımı (MİRAS TAKSİM) Sözleşmesi Nasıl Yapılır?
Miras taksim sözleşmesinin geçerli olabilmesi için kanunun aradığı iki temel şart vardır. Sözleşme yazılı şekilde yapılmalı ve tüm mirasçılar bu sözleşmeye onay vermelidir. Yazılı şekille kast edilen adi yazılı şekildir ancak ispat kolaylığı sağlanması açıdan sözleşme noterde de yapılabilir.
Miras taksim sözleşmesi terekenin yani miras bırakanın malvarlığının tamamını kapsayabileceği gibi bir kısmını kapsayacak şekilde de yapılabilir. Örneğin mirasçılar taşınmazların taksimi hususunda anlaşıp nakit veya diğer mal varlığı için daha sonra dava yoluna gidebilir.
Tüm mirasçıların katılımı ile geçerli bir miras taksim sözleşmesi imzalanırsa bu durum miras ortaklığını sona erdirir ve el birliği mülkiyetini paylı mülkiyete dönüştürür. Mirasçıların her biri paylaşım sonucu kendi paylarına düşen malın sahibi olur ve ortaklığın giderilmesi davası açamaz. Mirasçılardan birinin taksim sözleşmesine aykırı davranması durumunda diğer mirasçılar mahkemeye başvurarak o malın kendi adlarına tescil edilmesini isteyebilir. Mahkeme taksim sözleşmesini inceleyerek koşulları oluşmuşsa aynen ifa yönünde bir karar verebilir.
Taksim sözleşmesi geçerli bir şekilde yapıldıktan sonra herhangi bir mirasçı pişman olduğunu, sözleşmenin geçersiz olduğunu iddia edemez. Ancak geçerlilik şartlarına aykırılık varsa (örneğin sözleşmenin yazılı şekilde yapılmaması) ortada geçerli bir sözleşme bulunmadığından her mirasçının buna dayanamsı mümkün olacaktır. Yine de dikkat çekmek gerekir ki taksim tamamen yerine getirilmişse sonradan şekle aykırılığın ileri sürülmesi dürüstlük kuralına aykırılık oluşturabilir. Yargıtayın şekil eksikliğine rağmen sözleşmeden doğan borçların tamamının ifa edildiği durumda daha sonra şekle aykırılığı ileri sürmeyi dürüstlük kurallarına aykırı bulduğu kararları mevcuttur. Ancak bu istisnai bir durumdur ve somut olaydaki tüm koşulların birlikte değerlendirilmesini gerektirir.
Taksim sözleşmesinin iptali veya geçersizliği ancak Türk Borçlar Kanunu’nun genel hükümlerine (yanılma, aldatma,korkutma, gabin vb.) dayanılarak ileri sürülebilir. Bunun çok istisnai bir yol olduğu unutulmamalıdır. Örneğin bir mirasçı kandırıldıysa TBK’nın hile hükümlerine dayanarak dava açabilir ancak ortada geçerli bir sözleşmenin bulunduğu varsayımında malın sonradan değerlendiği bu sebeple sözleşmenin iptal edilmesi gerektiğini ileri sürmek mümkün değildir.
Son olarak miras taksim sözleşmesi yapılırken miras bırakanın hayatta olmaması gereklidir. Kişinin sağlığında yapılan miras paylaşımına ilişkin anlaşmalar “miras sözleşmesi” veya “miras bırakma vaadi” gibi ayrı hukuki kurumları oluşturur ve bunlar farklı hükümlere tabiidir. Taksim sözleşmesi miras bırakanın ölümü sonrası mirasçılar arasında yapılan bir anlaşmadır. Miras bırakanın ölümünden önce mirasçıların yaptığı taksim sözleşmeleri geçersizdir zira ortada açılmış bir miras yokken yapılan bölüşme kanuna aykırıdır.
MİRAS TAKSİM SÖZLEŞMESİ ÖRNEĞİ
I. Taraflar
Bir tarafta …………. (T.C. Kimlik No: ………….), diğer tarafta …………. (T.C. Kimlik No: ………….), …………. miras bırakanın mirasçıları olarak işbu sözleşmeyi akdetmiş bulunuyoruz.
II. Konu
Bu sözleşmenin konusu, …………. tarihinde vefat eden ………….’a ait mirasın, Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca mirasçılar arasında paylaşımına ilişkindir.
III. Paylaşıma Konu Malvarlığı
Miras bırakanın terekesinde yer alan malvarlığı unsurları şunlardır:
-
…………. adresinde bulunan taşınmaz (Tapu Bilgisi: …………)
-
…………. Bankası …………. şubesinde bulunan …………. nolu hesap
-
…………. plakalı araç
-
Diğer menkul ve haklar
IV. Paylaşım Şekli
Taraflar, yukarıda belirtilen miras unsurlarını aşağıdaki şekilde paylaşmayı kabul ederler:
-
…………. adresindeki taşınmazın …………. isimli mirasçıya bırakılması,
-
…………. bankadaki mevduatın mirasçılar arasında eşit olarak paylaştırılması,
-
…………. plakalı aracın …………. isimli mirasçıya bırakılması,
-
Diğer menkul ve hakların …………. şeklinde paylaşılması.
V. Beyan ve Kabul
Taraflar, bu taksim sözleşmesi ile mirastan doğan tüm hak ve alacaklarını karşılıklı olarak aldıklarını, birbirlerinden ayrıca hak ve alacak taleplerinin kalmadığını kabul ve beyan ederler.
VI. Yürürlük
İşbu sözleşme …………. tarihinde düzenlenmiş ve taraflarca imza altına alınmıştır.
Taraflar
Adı Soyadı – İmza
Adı Soyadı – İmza
İzale-i Şuyu Davası Mallar Nasıl Paylaştırılır?
İzale-i Şuyu davasında paylaşım taşınmazın durumuna veya tarafların taleplerine göre birçok farklı açıdan gerçekleşebilir.
- Aynen Taksim Suretiyle Ortaklığın Giderilmesi
Eğer taraflar paylaşma biçiminde anlaşamazlarsa, paydaşlardan birinin istemi üzerine hâkim, malın aynen bölünerek paylaştırılmasına, bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi hâlinde eksik değerdeki parçaya para eklenerek denkleştirme sağlanmasına karar verecektir. Örneğin taşınmazın niteliği aynen taksimle paylaşıma uygun ise taşınmaz satılmadan herkese payı oranında aynen bölünerek paylaştırılacak, denk gelmeyen kısımlar için ise yapılan paylaşıma para eklenerek denkleştirme yapılacaktır. Burada taşınmazın niteliğinin aynen taksime uygun olup olmadığı hakim tarafından her somut olay için ayrı ayrı değerlendirilecektir. Aynen taksimde tek bir paydaşın istemi yeterli olup burada tüm paydaşların rızası gerekmemektedir.
- Satış Yoluyla Ortaklığın Giderilmesi
Eğer aynen taksim yolu ile bölme istemi durum ve koşullara uygun görülmezse ve özellikle paylı malın önemli bir değer kaybına uğramadan bölünmesine olanak yoksa, açık artırmayla satışa karar verilecektir. Satışın paydaşlar arasında artırmayla yapılmasına karar verilmesi, bütün paydaşların rızasına bağlıdır.
- Taşınırlarda Teslimle Ortaklığın Giderilmesi
Taşınırlarda ortaklığın giderilmesi, malın türü aynı nitelikte olup aynen taksime uygun ise aynen taksim yolu ile eğer farklı nitelikte ve aynen taksime uygun değil ise satış yolu ile yapılacaktır.
Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davası konusunda daha detaylı bilgi edinmek isterseniz ” İzale-i Şuyu Davası” başlıklı makalemize göz atabilirsiniz.
İzale-i Şuyu [Ortaklığın Giderilmesi] Dava Dilekçesi Örneği
… SULH HUKUK MAHKEMESİNE
DAVACI : [Adı Soyadı, T.C. Kimlik No, Adres]
VEKİLİ : Av. AYSEL İREM KAP& Av. FERDİ KURNAZ & Av. BERKAY BAŞCI
DAVALI : [Adı Soyadı, T.C. Kimlik No, Adres]
KONU : Ortaklığın giderilmesi davasıdır.
AÇIKLAMALAR:
Davacı müvekkil ile davalıların murisi .. TCKN’lu … … tarihinde vefat etmiştir. Geriye mirasçı olarak davacı ile davalıların kaldığına dair veraset ilamı ekte sunulmuştur. Davacı ve davalılar murislerinden intikal eden dava dilekçesi ekinde fotokopisini sunduğumuz İstanbul ili … İlçesi… Mh. … Mevkiinde … sayılı parselde, … kat … no’lu bağımsız bölüm olarak kayıtlı daireyi aralarında rızaen taksim edememişlerdir.
Miras olarak kalan tek dairenin ; mirasçılara payları oranında aynen taksimi mümkün olmadığından satılarak paraya çevrilip payları oranında paylaşım yapılması için işbu davayı açmak zorunluluğu doğmuştur.
HUKUKSAL NEDENLER: İlgili mevzuat hükümleri
HUKUKSAL DELİLLER : Tapu kayıtları, Veraset ilamı, Keşif, Bilirkişi, Yemin incelemesi ve her tür deli.
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenlerle:
İstanbul ili … İlçesi… Mh. … Mevkiinde … sayılı parselde, … kat … no’lu bağımsız bölüm olarak kayıtlı daire olarak bulunan hisseli taşınmazın satış sureti ile ortaklığının giderilmesine ve elde edilen paranın ortaklar arasında, veraset belgelerinden anlaşılan kanuni hisseleri oranında taksimine karar verilmesini , dava sonuna kadar taşınmazdaki hisselerin satılmaması için TAPU KAYDINA İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA , TAPU KAYDINA DAVALIDIR ŞERHİNİN İŞLENMESİNE ayrıca yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalılara hisseleri oranında yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep ederiz.
NOT : İzale-i şuyu dava dilekçesi örneği genel bilgiler ışığında örnek olması için hazırlanmıştır. Dilekçelerin, ortak sayısı, malın niteliği, hukuki ilişkiler vb. tüm hususlar dikkate alınarak kişiye özel hazırlanması gerekir. İzale-i şuyu dava dilekçesi örneğinde önemli hususların öne sürülmemesi ya da eksik öne sürülmesi sonradan toparlanması mümkün olmayan sorunlara sebebiyet vermektedir. Bu sebeple alanında uzman bir İzale-i şuyu avukatından destek alınmalıdır. Ortaklığın giderilmesi dava dilekçesi örneği her durum için yeterli gelmeyebilir.
VERASET İLAMI DİLEKÇE ÖRNEĞİ
………………SULH HUKUK MAHKEMESİNE
DAVACI : Ad Soyad- TC Kimlik No
DAVALI : HASIMSIZ
DAVA : Veraset İlamı. (Mirasçılık Belgesi Verilmesi)
AÇIKLAMALAR
1-Annem/babam ………………tarihinde vefat etmiştir. Geriye kanuni mirasçı olarak annem/babam (murisin eşi)…………………….., çocukları olarak ben ve kardeşim …………….. kalmıştır.
2-Murisin başkaca mirasçısı bulunmamaktadır. Bu sebeple muris …………………………’nın mirasçılarını gösterir mirasçılık belgesinin (veraset ilamı) tarafıma verilmesini talep ederim.
HUKUKİ NEDENLER: TMK‘nun ilgili maddeleri, tanık ve sair yasal delil.
SONUÇ : Yukarıdaki açıklamalar kapsamında, muris ………………’nın mirasçılarını gösterir Veraset Belgesinin tarafıma verilmesini saygıyla talep ederim. (Tarih)
Sıkça Sorulan Sorular
Miras paylaşımı nedir?
Miras paylaşımı, miras bırakanın vefatından sonra geride kalan malvarlığının yasal veya atanmış mirasçılar arasında bölüştürülmesidir.
Miras paylaşımı için dava açmak zorunlu mu?
Hayır. Mirasçılar aralarında anlaşarak miras taksim sözleşmesi yapabilirler. Anlaşmazlık olursa dava yoluna gidilir.
Miras bırakanın borçları mirasçılara geçer mi?
Borçlar da mirasın bir parçasıdır. Ancak mirasçılar “reddi miras” yaparak borçlardan sorumluluktan kurtulabilir.
Tapuda miras paylaşımı nasıl yapılır?
Mirasçılar anlaşırsa tapuda resmi taksim sözleşmesi yapılır. Anlaşmazlık halinde mahkeme kararı gerekir.
Eş mirastan ne kadar pay alır?
-
Çocuklarla birlikteyse: 1/4
-
Anne-baba ile birlikteyse: 1/2
-
Büyükbaba-büyükanne ile birlikteyse: 3/4
-
Başka mirasçı yoksa: tüm mirası alır.
Vasiyetname miras paylaşımını değiştirir mi?
Evet, miras bırakan vasiyetnameyle paylaşımı belirleyebilir. Ancak saklı paylı mirasçıların (çocuk, eş, anne-baba) hakları korunur.
Miras paylaşımı hangi mahkemede yapılır?
Miras davaları, miras bırakanın son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesinde açılır.
Mirasçılardan biri hakkından vazgeçebilir mi?
Evet. Mirasçı, miras payını diğer mirasçılara devredebilir veya resmi olarak feragat edebilir.
SONUÇ
Miras paylaşımı teknik bilgi ve titizlik gerektiren bir alandır. Türk Medeni Kanunu’nda mirasın kimlere ve hangi oranlarda geçeceği açıkça düzenlenmiş olsa da, uygulamada kardeşler, eşler veya üvey akrabalar arasında uyuşmazlıkların yaşanması sık rastlanan bir durumdur. Bu noktada hak kaybı yaşamamak ve süreci hızlı, adil biçimde tamamlamak için profesyonel hukuki destek almak büyük önem taşır.

