Sel Nedeniyle Tazminat Davası

Sel Nedeniyle Tazminat Davası

Sel Nedeniyle Tazminat Davası (2026)

İçindekiler

Sel Ve Su Baskını Nedeniyle Tazminat Talep Edilebilir Mi?

Sel ve su baskınları neticesinde meydana gelen mal ve can kayıplarının tazmin edilmesi hukuken mümkündür. Anayasa’nın 125. maddesi gereğince kamu idareleri, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Doğa olaylarının varlığı idarenin sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmamakta; altyapı yetersizliği, dere yatağı ıslahının yapılmaması veya imar hataları gibi durumlar idarenin hizmet kusurunu doğurmaktadır.

İdari sorumluluğun yanı sıra, yapının ayıplı inşa edilmesi durumunda müteahhidin Türk Borçlar Kanunu kapsamında hukuki sorumluluğu doğabilmektedir. Ayrıca sel ve su baskını klozunu içeren kasko, konut veya iş yeri sigorta poliçeleri kapsamında sigorta şirketlerinden de tazminat talep edilmesi hukuken imkan dahilindedir.

Sel Nedeniyle Tazminat Davası Açılmasının Şartları

Tazminat talebinin hukuken dinlenebilmesi için öncelikle gerçekleşmiş, somut ve ölçülebilir bir zararın varlığı şarttır. Bununla birlikte zarara sebep olan idari eylem veya ihmal ile ortaya çıkan zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekmektedir. Aşırı yağışın mücbir sebep olarak değerlendirilebilmesi için öngörülemez ve önlenemez nitelikte olması aramakta; idarenin alması gereken tedbirleri almaması halinde illiyet bağı kesilmiş sayılmamaktadır.

Usul şartı olarak, idari yargıda tam yargı davası açılmadan önce 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu‘nun 13. maddesi uyarınca ilgili idareye yazılı başvuruda bulunulması zorunludur. Zararın öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıl ve her halükarda eylem tarihinden itibaren 5 yıl içinde idareye başvuru yapılmalı; idarenin cevabına veya zımni reddine göre yasal dava açma süreleri içerisinde yetkili idare mahkemesinde dava ikame edilmelidir.

Sel Ve Su Baskınından Kaynaklanan Zararlardan Kimler Sorumlu Tutulabilir?

Su tahliye kanallarının bakımını yapmayan, rögar ve kanalizasyon altyapısını eksik veya hatalı kuran yerel yönetimler (belediyeler) ile su ve kanalizasyon idareleri (İSKİ, İZSU vb.) birincil derecede sorumludur. Dere yataklarının ıslahı,taşkın koruma tesislerinin yapımı veya bakımı hususunda ihmali bulunan Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü ile karayollarındaki menfez yetersizliklerinden doğan zararlarda Karayolları Genel Müdürlüğü sorumlu tutulmaktadır.

Yapılaşmaya izin verilen alanlarda imar planı hataları veya denetim eksikliği bulunması halinde Valilikler ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı nezdinde sorumluluk doğabilmektedir. Özel hukuk bakımından ise binadaki eksik/ayıplı imalat veya su yalıtım hatası nedeniyle zarar gerçekleşmişse yapıyı inşa eden müteahhit veya yapı sahipleri adli yargıda sorumlu kılınmaktadır.

Sel Nedeniyle Tazminat Davasını Kimler Açabilir?

Sel ve su baskını neticesinde doğrudan maddi veya bedensel zarara uğrayan gerçek ve tüzel kişiler tazminat davası açma ehliyetine haizdir. Konut, iş yeri, araç veya tarım arazisi gibi taşınır ve taşınmaz malları zarar gören mülk sahipleri ile bu taşınmazları kiracı veya zilyet sıfatıyla kullanan kişiler, meydana gelen zararlarının tazminini talep edebilmektedir.

Sel felaketinde yaralanan veya sakatlanan kişiler beden bütünlüğünün ihlali nedeniyle; vefat eden kişilerin mirasçıları veya desteğinden yoksun kalan yakınları ise destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebiyle dava ikame edebilmektedir. Ayrıca, sigortalılarına ödeme yapan sigorta şirketleri de halefiyet ilkesi uyarınca zarara sebebiyet veren kurumlara karşı rücu davası açabilmektedir.

Sel Felaketinde Mücbir Sebep Ve Kusurun Değerlendirilmesi

Hukuk düzeninde mücbir sebep; önceden öngörülemeyen, karşı konulamayan ve dışsal bir olay olarak tanımlanmaktadır. Danıştay yerleşik içtihatlarında, sel olaylarında yağış miktarının olağanüstü seviyede olmasını tek başına mücbir sebep saymamakta; idarenin altyapı, dere yatağı düzenlemesi ve imar denetimi hususlarındaki yetersizliklerini dikkate alarak illiyet bağının kopmadığını kabul etmektedir.

Yağışın şiddetine bakılmaksızın, idarenin alması gereken önleyici tedbirleri almadığı tespit edildiğinde mücbir sebep savunması geçerlilik kazanmamaktadır. Yağışın tamamen öngörülemez ve engellenemez nitelikte olduğu nadir durumlarda dahi, idarenin hizmetin riskli yapısı nedeniyle “kusursuz sorumluluk” ilkesi uyarınca zararı gütmesi veya tazmin etmesi esası uygulanabilmektedir.

Sel Zararlarında Belediyenin Hizmet Kusuru Ve Tazminat Sorumluluğu

Belediyeler ve bağlı su/kanalizasyon idareleri, mevzuatla kendilerine verilen altyapı tesislerini kurma, bakımlarını yapma ve işler vaziyette tutma yükümlülüklerini yerine getirmediklerinde hizmet kusuru işlemiş sayılmaktadır. Rögarların tıkalı olması, kanalizasyon hattı kapasitesinin yetersizliği veya su tahliye sistemlerinin çalışmaması hallerinde idarenin doğrudan ağır hizmet kusuru bulunmaktadır.

Bunun yanı sıra, dere yataklarının imara açılmasına izin verilmesi, ruhsatsız veya riskli yapılara göz yumulması ve imar planlarının taşkın riskleri gözetilmeksizin hazırlanması belediyelerin sorumluluğunu doğurmaktadır. Hizmetin hiç işlememesi, geç işlemesi veya kötü işlemesi durumlarında ortaya çıkan zararlar idari yargıda açılacak tam yargı davası ile belediyelerden tahsil edilmektedir.

Su Ve Kanalizasyon İdaresinin Su Baskınından Sorumluluğu

Su ve kanalizasyon idareleri (ASKİ, İSKİ, İZSU vb.), görev alanlarındaki atık su ve yağmur suyu altyapı ağlarının projelendirilmesi, inşası, bakımı ve işletilmesinden kanunen sorumludur. Şehir içi ana kanalizasyon hatlarının tıkanması, rögarların yetersiz kalması veya pompaj istasyonlarının arızalanması neticesinde meydana gelen su baskınlarında idarenin açıkça hizmet kusuru bulunmaktadır.

Yağmur suyu tahliye hatlarının yetersiz olduğu önceden bilinmesine rağmen gerekli genişletme ve ıslahat çalışmalarının yapılmamış olması, idarenin sorumluluğunu ağırlaştırmaktadır. Gerçekleşen maddi zararların tespiti için olay hemen akabinde delil tespiti yaptırılması, idareye süresinde başvuru yapılması ve ardından idari yargıda tam yargı davası ikame edilmesi gerekmektedir.

Dere Taşkınlarında DSİ’nin Tazminat Sorumluluğu

Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü; nehirlerin, akarsuların ve dere yataklarının ıslahı, taşkın koruma tesislerinin inşası ve bakımı ile görevli ve yetkili temel kamu kurumudur. Dere yataklarının daraltılması, menfezlerin yetersiz kalması veya gerekli taşkın koruma duvarlarının inşa edilmemesi sebebiyle taşan suların yol açtığı zararlardan DSİ doğrudan sorumlu tutulmaktadır.

DSİ’nin dere yataklarındaki akış rejimini denetleme ve taşkın riskine karşı önlem alma yükümlülüğünü yerine getirmemesi ağır hizmet kusuru olarak kabul edilmektedir. İdarenin bu konudaki teknik yetersizlikleri veya bütçe yetersizliği savunmaları, vatandaşların mülkiyet ve yaşam haklarını koruma ödevini ortadan kaldırmamakta, tazminat sorumluluğunu baki kılmaktadır.

Yol, Alt Geçit Ve Menfezlerde Oluşan Sel Zararlarında Sorumluluk

Karayolları ağı içerisinde yer alan yollar, alt geçitler ve menfezlerde meydana gelen su birikmeleri ve sel baskınlarında Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM); şehir içi bulvar, cadde ve alt geçitlerde ise ilgili büyükşehir veya ilçe belediyeleri sorumlu kılınmaktadır. Altyapı projelerinde su akış kapasitesinin yanlış hesaplanması veya mazgalların düzenli temizlenmemesi kusur teşkil etmektedir.

Özellikle alt geçitlerde su tahliye pompalarının elektrik kesintisi veya arıza nedeniyle çalışmaması sonucu yaşanan araç mahsur kalmaları ve mal kayıplarında idarenin uyarı levhası asma yükümlülüğü tek başına sorumluluğu kaldırmamaktadır. İlgili kurumların teknik standartlara uygun drenaj sistemlerini kurma ve işletme yükümlülüğüne aykırı davranmaları halinde tam yargı davası ile tazminat ödemelerine hükmedilmektedir.

Altyapı Yetersizliği Ve Tıkalı Mazgallar Nedeniyle Tazminat Davası

Yağmur suyu drenaj hatlarının şehrin gelişimine ve iklim değişikliğiyle artan ani yağış miktarlarına cevap veremeyecek kadar yetersiz kalması, idarenin hizmet kusurunu oluşturmaktadır. İlgili belediyeler ve su ve kanalizasyon idareleri, yağmur suyu hatlarının projelendirilmesi, genişletilmesi ve periyodik olarak temizlenmesinden hukuken sorumludur.

Mazgalların yaprak, hafriyat veya çöp nedeniyle tıkalı olması ve bu sebeple su tahliyesinin engellenmesi durumunda idarenin denetim ve bakım yükümlülüğünü ihlal ettiği kabul edilmektedir. İdarenin zamanında temizlik ve bakım yapmadığının subap/keşif tutanakları veya bilirkişi raporlarıyla tespiti halinde, açılacak tam yargı davasında maddi ve manevi tazminata hükmedilmektedir.

Dere Yatağına Yapılaşma Ve İmar İzinlerinin Sel Tazminatına Etkisi

Taşkın tehlikesi bulunan dere yataklarının imara açılması, bu alanlarda yapı ruhsatı verilmesi ve denetim yetkisinin kötüye kullanılması, idarelerin sorumluluğunu en üst düzeye çıkaran ağır hizmet kusurları arasındadır. İlgili belediyeler ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, imar planlarını hazırlarken taşkın tehlike haritalarını dikkate almak ve riskli bölgeleri yerleşime kapatmakla yükümlüdür.

Dere yatağına inşa edilen yapıların ruhsatlı olması, idarenin sorumluluğunu ortadan kaldırmamakta; aksine idarenin hukuka aykırı imar izni vererek zararın doğmasına zemin hazırladığını göstermektedir. Bu durumda mülk sahipleri, hem imar iznini veren idareye karşı tam yargı davası açabilmekte hem de ruhsatı veren merci ile yapıyı inşa eden müteahhit hakkında müteselsil sorumluluk kuralları çerçevesinde hukuki yollara başvurabilmektedir.

İnşaat Çalışmalarından Kaynaklanan Su Baskınlarında Tazminat Sorumlulukları

Devam eden altyapı, üst yapı veya bina inşaatı çalışmaları sırasında alınan tedbirlerin yetersizliği nedeniyle meydana gelen su baskınlarında müteahhitler, alt yükleniciler ve projeyi denetleyen yapı denetim kuruluşları sorumlu tutulmaktadır. Kazı çalışmaları sırasında doğal su akış yollarının kapatılması, geçici drenaj kanallarının oluşturulmaması veya hafriyat malzemelerinin dere yataklarına dökülmesi taşkınlara sebebiyet vermektedir.

Özel hukuk tüzel kişileri veya yükleniciler bakımından bu tür zararlar Türk Borçlar Kanunu‘nun haksız fiil hükümleri kapsamında adli yargıda tazmin edilmektedir. İdarenin ihale makamı olarak projeyi denetleme ve kusurlu yükleniciyi uyarma yükümlülüğünü yerine getirmemesi halinde ise idari yargıda idarenin sorumluluğu da gündeme gelebilmektedir.

Sel Nedeniyle Müteahhit Ve Yapı Sahibine Karşı Tazminat Davası

Binanın inşa aşamasında yürürlükteki imar mevzuatına, fen ve sanat kurallarına aykırı imalat yapılması veya su yalıtımının (izolasyonun) ayıplı inşa edilmesi sel ve su baskınlarına karşı yapının direncini düşürmektedir. Türk Borçlar Kanunu hükümleri gereğince, ayıplı eser üreten müteahhitler ile yapı sahipleri, meydana gelen zararlardan haksız fiil ve sözleşmeye aykırılık temelinde adli yargıda müteselsilen sorumlu tutulmaktadır.

Zeminden veya çatıdan su sızmasına elverişli nitelikte inşa edilen binalarda, müteahhidin gizli ayıptan doğan sorumluluğu zamanaşımı süreleri saklı kalmak kaydıyla işletilmektedir. Yapı sahibinin ise taşınmazındaki kusurlu durumu bilmesine rağmen gerekli önlemleri almaması, komşuluk hukukuna aykırılık teşkil etmekte ve tazminat davasının gerekçesini oluşturmaktadır.

Apartman Ve Site Yönetiminin Su Baskınından Sorumluluğu

Kat Mülkiyeti Kanunu uyarınca apartman ve site yönetimleri, ortak alanların bakımı, onarımı ve korunmasından birinci derecede sorumludur. Binanın ortak gider borularının, yağmur suyu inişlerinin ve bodrum kat drenaj sistemlerinin periyodik bakımının yapılmaması veya tıkanıklıkların giderilmemesi neticesinde oluşan su baskınlarında yönetimlerin kusuru bulunmaktadır.

Yönetimin ihmali sebebiyle bodrum katlardaki bağımsız bölümlerde veya ortak alanlarda meydana gelen zararlar, Kat Mülkiyeti Kanunu ve Borçlar Kanunu hükümleri çerçevesinde sulh hukuk mahkemelerinde açılacak tazminat davalarına konu edilmektedir. Yönetim planında yer alan tedbirlerin alınmamış olması, yöneticilerin hukuki sorumluluğunu gündeme getirmektedir.

Sel Nedeniyle Evi Zarar Görenlerin Tazminat Hakları

Evleri sel ve su baskını nedeniyle zarar gören malikler ve kiracılar; taşınmazlarında oluşan maddi hasarlar, eşya kayıpları ve geçici barınma giderleri için tazminat talep etme hakkına haizdir. Zarar görenler, kusurlu duruma göre idari yargıda ilgili kamu kurumlarına karşı tam yargı davası açabileceği gibi, özel hukuk kişilerine karşı adli yargıda haksız fiil davaları ikame edebilmektedir.

Dava sürecinde hak kaybı yaşanmaması adına, zarar miktarının tespiti için sulh hukuk mahkemesinden acilen delil tespiti istenmesi ve olay yerinin fotoğraflarla belgelenmesi önem arz etmektedir. Konut sigortası poliçelerinde sel klozunun bulunması durumunda ise öncelikle sigorta şirketine başvurularak tazmin tahsil edilebilir; sigorta şirketinin ödediği tutar için kusurlu tarafa rücu etme hakkı saklıdır.

Sel Nedeniyle Ev Eşyası Zararlarının Karşılanması

Sel ve su baskınları sonucunda evde bulunan mobilya, beyaz eşya ve kişisel eşyalarda meydana gelen maddi kayıplar, hukuken tazminat talebinin konusunu oluşturmaktadır. Eşya zararlarının tazmini amacıyla, zararın idarenin hizmet kusurundan kaynaklandığı durumlarda idari yargıda tam yargı davası; özel mülk kusurlarından veya üçüncü kişilerin fiillerinden kaynaklandığı durumlarda ise adli yargıda haksız fiil hükümleri çerçevesinde dava açılmaktadır.

Tazminat miktarının tespiti açısından, zarar gören eşyaların faturaları, garanti belgeleri, olay anındaki fotoğrafları ve acilen sulh hukuk mahkemesi aracılığıyla yaptırılacak delil tespiti raporları büyük önem taşımaktadır. Konut sigortası poliçelerinde sel teminatının mevcut olması halinde, sigorta şirketine yapılacak başvuru ile eşya bedelleri poliçe limitleri dahilinde tahsil edilebilmektedir.

Bodrum Katını Su Basan Ev Ve İşyerleri İçin Tazminat Davası

Bodrum katlarında yer alan konut ve iş yerleri, altyapı yetersizliği ve yağmur sularının kot farkı nedeniyle akış yönü açısından en yüksek sel riskine maruz kalan alanlardır. İlgili belediyeler ve su idareleri, bodrum katların taşkın riskine karşı korunması için gerekli ana drenaj ve çek valf (geri tepme vanası) altyapısını kurmakla yükümlüdür.

Yasal mevzuata ve imar planlarına aykırı olarak ruhsatlandırılan veya drenaj tedbiri alınmayan bodrum katlarda meydana gelen zararlar için idari kurumlara karşı dava açılabilmektedir. Ayrıca binanın kendi yalıtım eksiklikleri veya ortak gider hatlarındaki tıkanıklıklar nedeniyle bodrum katı su basması durumunda, kat malikleri kurulu veya bina yönetimi aleyhine adli yargıda tazminat talebinde bulunulabilmektedir.

Sel Nedeniyle Kiracı Ve Ev Sahibinin Tazminat Hakları

Sel felaketinden etkilenen kiralanan taşınmazlarda, Türk Borçlar Kanunu hükümleri gereğince kiracının ve ev sahibinin hak ve sorumlulukları ayrı ayrı düzenlenmektedir. Kiracı, kiralananın kullanımını imkansız kılan sel zararları nedeniyle kira bedelinin orantılı olarak indirilmesini veya sözleşmenin haklı nedenle feshedilmesini talep edebilmektedir.

Ev sahibi, binanın temel yapısından, dış yalıtımından veya demirbaş altyapısından kaynaklanan sel zararlarında sorumluluk taşırken; kiracı ise kendi taşınır eşyalarındaki zararlar için kusurlu tarafa karşı dava açma hakkına sahiptir. İdarenin hizmet kusurundan doğan zararlar bakımından, mülk sahibi mülkteki değer kaybı için, kiracı ise kullanım kaybı ve eşya zararları için bağımsız olarak tazminat davası ikame edebilmektedir.

sel-nedeniyle-tazminat-davasi

Sel Nedeniyle Kullanılamayan Konut İçin Barınma Ve Kira Gideri Talebi

Sel ve su baskını neticesinde yaşanılamaz hâle gelen konutlar nedeniyle mağdur olan malikler ve kiracılar, geçici barınma giderleri ile ödemek zorunda kaldıkları ek kira bedellerini tazminat talebine dâhil edebilmektedir. Türk Borçlar Kanunu ve idari yargı içtihatları çerçevesinde, konutun kullanım dışı kalması doğrudan maddi zarar kalemi olarak değerlendirilmektedir.

İdarenin hizmet kusurundan kaynaklanan durumlarda, idari yargıda açılacak tam yargı davası ile otel masrafları veya geçici konut kiralama bedelleri talep edilebilmektedir. Özel mülk kusurları veya bina kaynaklı arızalarda ise sorumluluğu bulunan müteahhit veya yönetim aleyhine adli yargıda maddi tazminat davaları ikame edilmektedir.

Sel Nedeniyle İşyerini Su Basan Esnafın Tazminat Hakları

İş yerlerini su basması sonucunda ticari faaliyetleri aksayan, makineleri, demirbaşları ve stoklardaki emtiası zarar gören esnaf, uğradığı menfi ve müspet zararların tazmini için yasal yollara başvurabilmektedir. Ticari alanların su baskınından korunması için gerekli altyapı tedbirlerini almayan belediyeler ve su idareleri aleyhine idari yargıda tam yargı davası açılması mümkündür.

Esnafın envanter kayıpları, faturalar ve resmi defter kayıtları ile belgelendirilirken; faaliyetin durduğu süre boyunca elde edilemeyen kazançlar bilirkişi incelemeleri neticesinde hesaplanmaktadır. İş yeri sigortası (koli klozları) bulunan esnaf, sigorta şirketlerinden tazminat alabilmekte olup, sigorta şirketinin ödeme yapmasının ardından kusurlu kurumlara rücu hakkı bulunmaktadır.

Sel Nedeniyle Şirketlerin Uğradığı Zararların Tazmini

Büyük ölçekli ticari işletmelerin ve şirketlerin fabrika, depo veya idari binalarında meydana gelen sel zararları, büyük hacimli maddi kayıplara ve üretim duruşlarına yol açmaktadır. Şirketler, hammadde, mamul ürün, teknolojik altyapı ve bina hasarları ile birlikte üretim kaybından kaynaklanan ticari zararlarını tazminat talebinin konusu yapmaktadır.

Sanayi bölgelerindeki (OSB) altyapı eksiklikleri, dere yatağı taşkın koruma yetersizlikleri veya idari imar izin hataları nedeniyle zarara uğrayan şirketler, organize sanayi yönetimi ve ilgili kamu kurumlarına karşı tazminat davaları açabilmektedir. Delil tespiti sürecinde mahkeme bilirkişileri marifetiyle ticari defterler, mali tablolar ve hasar gören varlıklar ayrıntılı olarak incelenmektedir.

Sel Nedeniyle Ticari Mal, Stok Ve Makine Zararlarının Karşılanması

Üretim tesisleri, depolar ve dükkânlarda sel sularına maruz kalan hammadde, yarı mamul, ticari stoklar ve makine parkı zararları ticari işletmeler açısından büyük finansal kayıplar doğurmaktadır. Bu zararların tazmini için öncelikle sulh hukuk mahkemesi vasıtasıyla acilen delil tespiti yaptırılarak zayi olan malların ve makinelerin durumu resmiyet kazandırılmaktadır.

İdarenin altyapı eksikliği veya dere ıslahı ihmallerinden kaynaklanan durumlarda idari yargıda tam yargı davası açılmakta; üçüncü kişilerin veya yüklenicilerin kusurunda ise adli yargıda haksız fiil hükümleri uygulanmaktadır. Ticari defterlerde ve envanter kayıtlarında yer alan mali değerler, bilirkişi raporları doğrultusunda tazminat hesabına esas alınmaktadır.

Sel Nedeniyle İş Durması Ve Kazanç Kaybı Tazminatı

Sel felaketi neticesinde faaliyetleri geçici veya kalıcı olarak duran işletmelerin uğradığı kâr mahrumiyeti ve iş durması zararları, hukuken tazmin edilebilir niteliktedir. İşletmenin normal şartlarda elde edeceği ticari kazancın gerçekleşmemesi, mülk veya idari kusur sorumlularından talep edilmektedir.

Kazanç kaybının hesaplanmasında işletmenin geçmiş döneme ait bilanço, vergi levhası ve gelir tablosu verileri dikkate alınmakta, faaliyetin durduğu süre bilirkişi marifetiyle somut olarak tespit edilmektedir.

Sel Nedeniyle Tarla, Ürün Ve Hayvan Zararlarının Karşılanması

Tarım arazilerini ve çiftlikleri su basması sonucu ekili ürünlerin zarar görmesi, sera yıkımları ve büyükbaş/küçükbaş hayvan telefleri çiftçiler ile tarımsal üreticiler açısından ağır ekonomik kayıplar yaratmaktadır. DSİ ve yerel yönetimlerin dere yatakları ile tarımsal drenaj kanallarındaki bakım ve ıslahat ihmalleri, tarımsal zararlarda idarenin sorumluluğunu gündeme getirmektedir.

Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesindeki TARSİM (Tarımsal Sigortalar Havuzu) poliçeleri bulunan üreticiler, sel ve su baskını riskine karşı sigorta tazminatlarını tahsil edebilmektedir. Sigortası bulunmayan üreticiler ise uğradıkları ürün ve hayvan kayıpları için ilçe tarım müdürlükleri tutanakları ile birlikte idari yargıda tam yargı davası ikame edebilmektedir.

Sel Nedeniyle Aracı Zarar Görenlerin Tazminat Hakları

Açık alanda, cadde üzerlerinde veya su biriken alt geçitlerde sel sularına kapılarak zarar gören motorlu taşıt sahipleri, uğradıkları maddi zararların tazmini için yasal yollara başvurma hakkına haizdir. Altyapı yetersizliği, mazgalların tıkalı olması veya alt geçitlerdeki su tahliye pompalarının çalıştırılmaması gibi idari ihmaller neticesinde hasar gören araçlar için idari yargıda tam yargı davası açılabilmektedir.

Özel mülkiyete ait otoparklarda veya sitelerde meydana gelen araç zararlarında ise otopark işletmecileri veya site yönetimleri, Türk Borçlar Kanunu’nun sözleşmeye aykırılık ve haksız fiil hükümleri çerçevesinde adli yargıda sorumlu tutulmaktadır. Araç sahibinin kasko sigortası bulunması durumunda, sel ve su baskını teminatı kapsamında sigorta şirketinden tazminat tahsil edilmesi mümkün olup, sigorta şirketi ödediği tutar için kusurlu kuruma rücu etmektedir.

Sel Hasarlı Araç İçin Onarım Bedeli Ve Pert Tazminatı

Sel sularına maruz kalan araçlarda motor, elektronik aksam ve şasi üzerinde meydana gelen ağır hasarlar, araçlarda büyük maddi değer düşüklüklerine yol açmaktadır. Yetkili servisler veya bilirkişiler marifetiyle yapılan incelemeler sonucunda, onarım masraflarının aracın piyasa rayiç değerini aşması veya aracın güvenli bir şekilde onarılamayacak duruma gelmesi halinde araç “pert” (tam zayi) kabul edilmektedir.

Pert işleminde aracın sel öncesi rayiç piyasa değeri esas alınarak, hurda bedeli düşüldükten sonra kalan tutar tazminat olarak talep edilmektedir. Onarımı mümkün olan araçlarda ise orijinal parça ve işçilik maliyetlerini içeren gerçek onarım bedelleri, kusurlu idarelerden veya sorumlu özel tüzel kişilerden talep edilmektedir.

Sel Hasarlı Araçta Değer Kaybı Ve Araç Mahrumiyet Bedeli Talebi

Sel nedeniyle hasar gören ve sonrasında onarılan araçlarda, değişen parçalar ve boya işlemleri nedeniyle piyasa rayicinde kaçınılmaz bir maddi düşüş (değer kaybı) meydana gelmektedir. Araç sahipleri, onarılan araçlarının ikinci el piyasasındaki değer kaybı miktarını, kusurlu taraflardan tazminat olarak talep edebilmektedir.

Bununla birlikte, aracın tamir süresi boyunca kullanılmamasından kaynaklanan günlük kiralama bedelleri üzerinden hesaplanan “araç mahrumiyet bedeli” de talep edilebilir kalemler arasındadır. Ticari faaliyet yürütülen araçlar için ise bu süreçte elde edilemeyen kazançlar (kâr mahrumiyeti) ayrıca hesaplanarak tazminat davasına dâhil edilmektedir.

Kapalı Otoparkta Su Altında Kalan Araç İçin Tazminat Davası

Bina altlarında, sitelerde veya ticari otoparklarda bulunan kapalı otoparkların sel ve su baskını nedeniyle su altında kalması durumunda, otoparkı işletenler veya site yönetimleri hukuken sorumlu tutulmaktadır. Otopark yönetimlerinin, su basma riskine karşı drenaj sistemlerini kurma, otomatik su tahliye pompalarını çalışır vaziyette tutma ve su girişini engelleyici bariyer tedbirlerini alma yükümlülüğü bulunmaktadır.

Türk Borçlar Kanunu hükümleri çerçevesinde, otopark hizmeti verenlerin araçları güvenli bir şekilde saklama ve koruma borcuna (saklama sözleşmesi) aykırı davranmaları nedeniyle adli yargıda maddi tazminat davaları açılmaktadır. Araç sahipleri, kasko sigortaları üzerinden tazminat alabilmekte olup, sigorta şirketleri de ödedikleri bedelleri rücu yoluyla otopark işletmesinden veya yönetiminden talep etmektedir.

Sel Nedeniyle Yaralanmada Maddi Ve Manevi Tazminat

Sel ve su baskınları esnasında meydana gelen akıntıya kapılma, çökme veya kazalar neticesinde yaralanan veya bedensel bütünlüğü zedelenen kişiler, maddi ve manevi tazminat talep etme hakkına haizdir. İdarenin altyapı eksiklikleri veya önlem almamasından kaynaklanan yaralanmalarda idari yargıda tam yargı davası açılırken; üçüncü kişilerin veya işletmelerin kusurlu eylemlerinde adli yargıda haksız fiil hükümleri uygulanmaktadır.

Maddi tazminat kapsamında, tedavi giderleri, hastane masrafları, geçici veya kalıcı iş gücü kaybı ile kazanç kayıpları hesaplanarak talep edilmektedir. Manevi tazminat ise yaşanan felaket sonucunda kişinin duyduğu fiziksel ve ruhsal acıların, elem ve ıstırabın bir nebze olsun hafifletilmesi amacıyla mahkeme takdiri ile hüküm altına alınmaktadır.

Sel Nedeniyle Ölüm Halinde Destekten Yoksun Kalma Tazminatı

Sel felaketleri sonucunda hayatını kaybeden kişilerin destekten yoksun kalan yasal mirasçıları ve yakınları, maddi ve manevi tazminat davası açma hakkına sahiptir. Ölen kişinin desteğinden yararlanan eş, çocuklar ve bakmakla yükümlü olduğu diğer yakınları, destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilmektedir.

Kamu kurumlarının hizmet kusuru nedeniyle meydana gelen ölüm olaylarında idari yargıda tam yargı davası ikame edilmekte; özel kusur ve ihmallerin varlığında ise adli yargıda tazminat süreçleri yürütülmektedir. Ayrıca, geride kalan yakınların duyduğu derin üzüntü ve elemin telafisi için her bir yakın adına ayrı ayrı manevi tazminat ödenmesine karar verilmektedir.

Sel Nedeniyle Hayatını Kaybedenlerin Yakınlarının Manevi Tazminat Hakkı

Sel ve su baskını felaketleri neticesinde yakınlarını kaybeden kişilerin yaşadığı derin elem, ıstırap ve ruhsal çöküntünün bir nebze olsun telafi edilmesi amacıyla manevi tazminat talep etme hakları bulunmaktadır. Türk Borçlar Kanunu’nun 56.maddesi ve idari yargı içtihatları çerçevesinde, ölüm olayından duyulan acının karşılığı olarak manevi tazminat davası açılması yasal bir haktır.

Ölen kişinin ana, baba, eş ve çocukları ile destekten yoksun kalan yakınları, olayın meydana gelmesinde kusuru bulunan idari kurumlara karşı idari yargıda; özel tüzel kişilere veya şahıslara karşı ise adli yargıda manevi tazminat talebinde bulunabilmektedir. Mahkemeler, tazminat miktarını belirlerken tarafların kusur durumunu, olayın vehametini ve yakınların duyduğu manevi zararın büyüklüğünü dikkate almaktadır.

Sel Zararının Tespiti İçin Hangi Belgeler Toplanmalıdır?

Sel sonrasında açılacak tazminat davalarında hak kaybı yaşanmamış olması ve zararın somut olarak kanıtlanabilmesi için birtakım resmî ve teknik belgelerin eksiksiz toplanması gerekmektedir. Olayın hemen ardından yetkili mahkemelerden talep edilecek delil tespiti raporları, meydana gelen hasarın boyutu açısından temel delil niteliği taşımaktadır.

Bununla birlikte, AFAD, itfaiye, belediye ekipleri veya kolluk kuvvetleri tarafından düzenlenen olay yeri inceleme tutanakları ile hasar tespit raporları sürece esas teşkil etmektedir. Zarar gören eşyalara ait faturalar, garanti belgeleri, tapu veya kira sözleşmeleri, araç ruhsatları, ticari defterler ve olay anını gösteren fotoğraf ve video kayıtları dava dosyasına sunulması gereken belgeler arasında yer almaktadır.

Sel Sonrasında Hasar Tespit Tutanağı Nasıl Düzenlenir?

Sel felaketinin akabinde taşınır veya taşınmaz mallarda meydana gelen zararların resmiyet kazanması için hasar tespit tutanağının usulüne uygun şekilde düzenlenmesi büyük önem arz etmektedir. Genellikle itfaiye, belediye zabıtası, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü veya AFAD ekiplerinin yerinde yaptığı incelemeler neticesinde bu tutanaklar resmiyet kazanmaktadır.

Tutanakta zararın meydana geldiği tarih, saat, su baskınının seviyesi, etkilenen alanın metrekaresi ve zarar gören demirbaş veya eşyaların ayrıntılı dökümü yazılı olarak kayıt altına alınmaktadır. Resmî kurumlar dışında, sulh hukuk mahkemesinden atanacak bilirkişiler marifetiyle yapılan tespitler de hukuki uyuşmazlıklarda mahkemeye sunulacak en güvenilir hasar tespit belgesini oluşturmaktadır.

Sel Nedeniyle Tazminat Davasında Fotoğraf, Video Ve Kamera Kayıtları

Sel ve su baskını neticesinde meydana gelen zararların yargı mercileri önünde somutlaştırılmasında görsel ve dijital deliller büyük bir hukuki öneme haizdir. Olay anında veya hemen sonrasında çekilen fotoğraf, video ve güvenlik kamera kayıtları; suyun ulaştığı seviyeyi, akıntı şiddetini, eşya ve yapı hasarlarının derecesini doğrudan kanıtlamaktadır.

Mahkemeye sunulacak dijital materyallerin çekildiği tarih, saat ve konum bilgilerinin doğrulanabilir olması, delillerin güvenilirliğini artırmaktadır. İdari veya adli yargıda görülen tazminat davalarında bu kayıtlar, bilirkişi raporlarının hazırlanmasına ve illiyet bağının kurulmasına esas teşkil eden vazgeçilmez unsurlar arasında yer almaktadır.

Sel Zararlarında Meteoroloji Kayıtları Ve Önceki Su Baskınlarının Önemi

Sel davasında idarenin “mücbir sebep” savunmasını çürütmek ve hizmet kusurunu kanıtlamak amacıyla Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden resmi yağış raporları temin edilmektedir. Bölgeye düşen yağış miktarının o döneme ait istatistiki normları aşıp aşmadığı, yağışın olağanüstü (öngörülemez) nitelikte olup olmadığı bu resmi verilerle bilimsel olarak incelenmektedir.

Aynı bölgede geçmiş yıllarda da benzer su baskınlarının yaşandığının resmi makam kayıtları, mahkeme tutanakları veya haber arşivleriyle kanıtlanması, idarenin tehlikeyi önceden bildiği halde gerekli altyapı tedbirlerini almadığını göstermektedir. Önceki baskınların varlığı, idarenin kusurunu ve sorumluluğunu ağırlaştıran temel bir olgu olarak kabul edilmektedir.

Sel Nedeniyle Dava Açılmadan Önce Delil Tespiti Yaptırılması

Sel felaketinin ardından temizlik ve onarım çalışmalarına başlanmadan önce, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 400.maddesi uyarınca sulh hukuk mahkemelerine başvurularak acilen delil tespiti yaptırılması zorunludur. Delil tespiti yapılmaksızın zarara uğrayan eşyaların atılması veya binada tadilat yapılması, ileride açılacak tazminat davalarında zararın miktarını ve sebebini kanıtlamayı hukuken imkansız hale getirebilmektedir.

Mahkeme tarafından atanan uzman bilirkişiler marifetiyle yerinde yapılan incelemede, binadaki yapısal kusurlar, suyun tahrip gücü, eşya hasarları ve altyapı eksiklikleri resmi tutanak altına alınmaktadır. Düzenlenen bu resmi rapor, açılacak tam yargı veya haksız fiil tazminat davalarının kazanılmasında en temel hukuki dayanağı oluşturmaktadır.

Sel Zararlarında Ekspertiz Raporu, Fatura Ve Ticari Defterlerin Değerlendirilmesi

Sel felaketleri sonrasında talep edilecek maddi tazminat miktarının gerçeğe uygun şekilde belirlenmesinde ekspertiz raporları, faturalar ve ticari defterler hayati delil niteliği taşımaktadır. Sigorta şirketleri nezdinde görevlendirilen sigorta ekspertizlerinin hazırladığı hasar raporları, zararın boyutunu ve niteliğini somutlaştırarak yargı mercilerine sunulmaktadır.

Bununla birlikte, zarar gören eşyalara ve emtiaya ait alım faturaları, onarım teklifleri ile ticari işletmelerin yasal defter kayıtları, talep edilen tazminat tutarlarının mesnetini oluşturmaktadır. Bilirkişi incelemelerinde bu resmi belgelerin birbiriyle tutarlı olması, tazminatın eksiksiz bir şekilde hüküm altına alınmasında temel ölçüt olarak kabul edilmektedir.

Sel Sonrasında Yapılan Temizlik Ve Onarım Giderleri Nitelikli Talepler

Sel sularının çekilmesinin ardından konut, iş yeri ve ortak alanlarda gerçekleştirilen çamur tahliyesi, dezenfeksiyon, kurutma ve tadilat harcamaları tazminat davasına konu edilebilen zorunlu masraf kalemleridir. Ev sahipleri, kiracılar veya site yönetimleri tarafından yapılan bu acil harcamalara ilişkin fiş, fatura ve hizmet sözleşmeleri özenle saklanmalıdır.

İdarenin hizmet kusurundan kaynaklanan durumlarda idari yargıda açılacak tam yargı davası ile bu masrafların tamamı talep edilebilirken; özel mülk kusurlarında ise adli yargıda haksız fiil hükümleri uyarınca tazminat talebinde bulunulmaktadır. Yapılan temizlik ve onarım giderlerinin belgelendirilmesi, tazminatın tahsil kabiliyeti açısından büyük önem arz etmektedir.

Sel Zararlarında Zarar Görenin Kusuru Ve Tazminatın Azaltılması

Türk Borçlar Kanunu ve idari yargı ilkeleri gereğince, zarar gören kişinin (müterafik) kusurunun bulunması halinde ödenecek tazminat miktarında indirime gidilebilmektedir. Taşınmaz sahibinin bodrum katlardaki menfezleri bilerek kapatması, su baskını uyarısı yapılmasına rağmen gerekli kişisel tedbirleri almaması veya binanın yalıtım eksikliklerini bilerek gidermemesi zarar görenin müterafik kusuru olarak değerlendirilmektedir.

Yargılama sürecinde bilirkişi raporlarıyla tespit edilen zarar gören kusuru, idarenin veya sorumlu üçüncü kişilerin sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırmamakta, yalnızca tazminat miktarında hakkaniyete uygun bir indirim yapılmasını sağlamaktadır. Önleyici tedbirlerin alınması, tazminatın tam olarak tahsil edilebilmesi bakımından hukuki bir zorunluluktur.

Sel Nedeniyle Belediyeye Ve İlgili İdareye Tazminat Başvurusu

İdarenin eylem ve işlemlerinden doğan zararların tazmini amacıyla dava açılmadan önce, idari yargı usulü gereğince ilgili kamu kurumuna ön başvuru yapılması zorunludur. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (İYUK) 13. maddesi uyarınca, sel ve su baskınına sebep olan belediyeye, büyükşehir belediyesine, su ve kanalizasyon idaresine veya ilgili bakanlığa yazılı müracaatta bulunulması şarttır.

Başvuru dilekçesinde zararın niteliği, miktarı, olayın meydana geldiği tarih ve idarenin hizmet kusuruna ilişkin dayanaklar açıkça belirtilmelidir. İdarenin bu başvuruyu kabul etmesi durumunda tazminat ödenmekte; ancak talebin reddedilmesi veya 30 gün içinde cevap verilmeyerek zımni reddin gerçekleşmesi halinde yargı yoluna başvurma hakkı doğmaktadır.

Sel Tazminatı Başvurusunda Süreler Nasıl Hesaplanır?

İdari başvurularda ve dava açılış süreçlerinde hak düşürücü sürelerin doğru hesaplanması, davanın usulden reddedilmemesi açısından hayati önem taşımaktadır. İYUK 13. maddesi gereğince, zarar gören kişinin zararı ve sorumlu idareyi öğrendiği günden itibaren 1 yıl ve her halükarda eylem tarihinden itibaren 5 yıl içinde ilgili idareye yazılı başvuruda bulunulması zorunludur.

İdarenin başvuruyu zımni veya açıkça reddetmesi durumunda ise, ret cevabının tebliğ edildiği veya 30 günlük sürenin bittiği tarihten itibaren 60 günlük yasal dava açma süresi başlamaktadır. Bu süreler kamu düzenine ilişkin olup ,mahkemeler tarafından resen dikkate alınmaktadır.

Sel Nedeniyle Tazminat Başvurusunun Reddedilmesi Halinde Dava Açılması

İdarenin tazminat talebini tamamen veya kısmen reddetmesi ya da 30 günlük yasal sürede cevap vermemesi durumunda,idari yargıda tam yargı davası ikame edilmektedir. Görevli ve yetkili mahkeme, sel olayının meydana geldiği yerin idari yargı sınırlarında bulunan İdare Mahkemesidir.

Dava dilekçesinde, idarenin altyapı eksikliği, bakım ihmali veya imar hataları gibi hizmet kusurları hukuki gerekçeleriyle ortaya konulmakta; delil tespiti raporları, faturalar ve hasar tutanakları delil olarak sunulmaktadır. Mahkeme yapılacak yargılama ve bilirkişi incelemeleri neticesinde idarenin kusur oranına göre maddi ve manevi tazminata hükmetmektedir.

Sel Tazminatı Başvurusuna Cevap Verilmemesi Ve Zımni Ret

İlgili idareye yapılan yazılı tazminat başvurusuna, kanuni süre olan 30 gün içinde herhangi bir cevap verilmemesi durumunda talep zımnen reddedilmiş sayılmaktadır. İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) gereğince, bu zımni ret hali başvuru sahibine dava açma hakkı tanıyan idari bir işlem niteliği kazanmaktadır.

Zımni reddin gerçekleştiği tarihten itibaren yasal dava açma süresi işlemeye başlamaktadır. Hak kaybı yaşanmaması adına, idarenin suskunlukla verdiği bu ret yanıtının ardından öngörülen süreler içerisinde yetkili idare mahkemesinde tam yargı davasının ikame edilmesi gerekmektedir.

Sel Nedeniyle İdareye Karşı Tam Yargı Davası

Kamu kurumlarının altyapı yetersizliği, dere yatağı ıslahı ihmalleri veya imar kusurları nedeniyle meydana gelen sel zararlarının tahsili amacıyla idari yargıda tam yargı davası açılmaktadır. Tam yargı davası, idarenin hukuka aykırı eylem ve işlemlerinden ötürü kişilerin uğradığı zararların nakden tazmin edilmesini sağlayan temel idari dava türüdür.

Dava dilekçesinde idarenin hizmet kusuru somut delillerle açıklanmakta; maddi hasarlar, eşya kayıpları, tedavi masrafları ve manevi tazminat talepleri ayrı ayrı kalemler halinde talep edilmektedir. Mahkeme, idari eylem ile zarar arasındaki illiyet bağını ve kusur oranını bilirkişi incelemeleri vasıtasıyla tespit ederek tazminata hükmetmektedir.

Sel Nedeniyle Tazminat Davasında Görevli Ve Yetkili Mahkeme

Sel ve su baskınları neticesinde kamu idarelerinin sorumluluğuna gidilmesi durumunda uyuşmazlığı çözümlemeye görevli ve yetkili yargı mercii, sel olayının meydana geldiği yerin İdare Mahkemesidir. İdari eylemin niteliği gereği yetki kuralları kamu düzeninden olup, davanın doğru yer mahkemesinde açılması yargılamanın hızı açısından önem taşımaktadır.

Buna karşın, zararın özel hukuk tüzel kişilerine, müteahhitlere, site yönetimlerine veya sigorta şirketlerine karşı ileri sürülmesi halinde görevli ve yetkili mahkemeler Asliye Hukuk veya Sulh Hukuk Mahkemeleri olmaktadır. Davanın husumet yönünden doğru tarafa ve doğru yargı kollarında (idari veya adli yargı) açılması hukuki süreçlerin selameti bakımından zorunludur.

Sel Nedeniyle Tazminat Davasında Dava Açma Süresi Ve Zamanaşımı

Sel ve su baskınları neticesinde açılacak tazminat davalarında, davanın yöneltileceği tarafa (idari kurumlar veya özel hukuk tüzel kişileri) göre farklı başvuru ve dava zamanaşımı süreleri uygulanmaktadır. İdarenin hizmet kusurundan kaynaklanan zararlarda, 2577 sayılı İYUK’un 13. maddesi gereğince öncelikle 1 yıl ve her halükarda 5 yıl içinde idareye yazılı başvuru yapılmalı; idarenin ret cevabından veya zımni redden (30 gün) itibaren ise 60 günlük yasal dava açma süresi içinde idari yargıda tam yargı davası ikame edilmelidir.

Özel hukuk tüzel kişilerine, müteahhitlere, site yönetimlerine veya sigorta şirketlerine karşı adli yargıda açılacak haksız fiil veya sözleşmeye aykırılık davalarında ise Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanmaktadır. Buna göre, zarar verenin ve zararın öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halükarda fiilin işlendiği tarihten itibaren 10 yıllık zamanaşımı süreleri içerisinde adli yargıda dava açılması zorunludur.

Sel Nedeniyle Tazminat Davasında Arabuluculuk Şartı

Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Kanunu uyarınca, özel hukuk kişilerine, şirketlere, müteahhitlere veya site yönetimlerine karşı adli yargıda açılacak tazminat davalarında dava açmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu bir dava şartıdır. Arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamaması durumunda düzenlenen son tutanak dava dilekçesine eklenerek Asliye Hukuk veya Sulh Hukuk Mahkemelerinde dava açılabilmektedir.

Buna karşın, kamu idarelerinin (belediyeler, su ve kanalizasyon idareleri vb.) hizmet kusurundan ötürü idari yargıda açılacak tam yargı davalarında arabuluculuk şartı bulunmamaktadır. İdari yargıda arabuluculuk yerine, dava açılmadan önce ilgili kamu kurumuna Kanun gereği zorunlu yazılı ön başvuru yapılması şartı aranmaktadır.

Sel Nedeniyle Tazminat Davası Dilekçesi Nasıl Hazırlanır?

Sel nedeniyle açılacak tazminat davası dilekçesi, davanın idari yargıda veya adli yargıda görülmesine göre ilgili usul kanunlarına uygun ve teknik bir hukuki üslupla kaleme alınmalıdır. Dilekçede davacı ve davalının bilgileri, olayın meydana geldiği tarih, yer ve somut olgular eksiksiz bir şekilde açıklanmalıdır.

Dilekçenin içeriğinde, altyapı eksikliği veya kusurlu imalat gibi hukuki gerekçeler detaylandırılmalı; talep edilen maddi, manevi, eşya, araç veya kira tazminatı kalemleri net rakamlarla ifade edilmelidir. Delil tespiti raporları, hasar tutanakları, faturalar, fotoğraflar ve meteorolojik kayıtlar dilekçenin ekinde mahkemeye sunulmalıdır.

Sel Nedeniyle Tazminat Davası Dilekçe Örneği

– Duruşma Taleplidir-

– İdarenin Cevap Süresinin Kısaltılması Taleplidir – 

İstanbul İdare Mahkemesi Başkanlığına

Davacı: [Ad Soyad, T.C. Kimlik No, Adres]

Vekil:  Av. Ferdi Kurnaz & Av. Aysel İrem Kap & Av. Berkay Başcı 

Davalı: [İlgili İdarenin Tam Unvanı ve Adresi]

Dava Konusu: [Tarih] tarihinde meydana gelen sel ve su baskını neticesinde uğranılan [Miktar] TL maddi ve [Miktar]TL manevi zararın, idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemidir.

Olay ve Açıklamalar:

  1. Davalı idarenin sorumluluk sahasında bulunan [Adres] adresindeki taşınmazımız, [Tarih] tarihindeki yağışlarda yetersiz altyapı ve bakım eksikliği sebebiyle su baskınına uğramıştır.
  2. Durum derhal yetkili mercilere bildirilmiş, olay yerinde resmi tutanaklar tutulmuş ve yasal süresi içinde [Tarih]tarihinde davalı idareye yazılı başvuruda bulunulmuştur.
  3. Davalı idare başvurumuza zımnen/açıkça ret cevabı vermiş olup, idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan zararlarımızın tazmini için işbu tam yargı davasının açılması zarureti hâsıl olmuştur.

Hukuki Nedenler: Anayasa, İYUK ve İlgili Mevzuat.

Sonuç ve İstem: Açıklanan nedenlerle, haklı davamızın kabulü ile [Miktar] TL maddi ve [Miktar] TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla bilvekale talep ederiz.[Tarih]

Davacı Vekili

Av. Aysel İrem Kap & Av. Berkay Başcı & Av. Ferdi Kurnaz

Ekler:

  1. İdareye Başvuru Dilekçesi ve Ret Cevabı

  2. Hasar Tespit Tutanakları ve Deliller

Sel Nedeniyle Tazminat Davasında Keşif Ve Bilirkişi İncelemesi

Sel tazminat davalarında, zararın miktarını, niteliğini ve illiyet bağını somut olarak ortaya koymak amacıyla mahkeme tarafından keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması esastır. Uzman bilirkişiler (inşaat mühendisi, çevre mühendisi, makine mühendisi veya mali müşavir), olay yerinde bizzat inceleme yaparak altyapı eksikliklerini ve bina kusurlarını tespit etmektedir.

Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan rapor, mahkemenin hüküm kurmasında temel dayanak teşkil etmekte olup, zararın gerçek boyutu ile kusur oranlarının dağılımını gözler önüne sermektedir. Tarafların rapora karşı beyan ve itiraz hakları saklı tutulmakta, gerektiğinde ek rapor veya heyet değişikliği talep edilebilmektedir.

Sel Nedeniyle Tazminat Miktarı Nasıl Hesaplanır?

Sel nedeniyle hükmedilecek tazminat miktarı, zarar gören mal veya hizmetin türüne göre uzman bilirkişiler tarafından piyasa rayiçleri esas alınarak hesaplanmaktadır. Taşınmazlarda meydana gelen yapısal hasarlar için onarım bedelleri, taşınır eşyalarda fatura veya rayiç değerler, araçlarda ise onarım maliyeti, pert değeri veya değer kaybı tutarları dikkate alınmaktadır.

Ticari işletmelerde stok ve makine kayıpları ile birlikte kâr mahrumiyeti (kazanç kaybı) ticari defterler üzerinden incelenmekte; yaralanma veya ölüm hallerinde ise aktüerya hesaplama yöntemleriyle destekten yoksun kalma ve tedavi giderleri belirlenmektedir. Tespit edilen toplam maddi zararlara, varsa müterafik kusur indirimleri uygulanarak nihai tazminat rakamına ulaşılmaktadır.

Sel Tazminatı Davasında Faiz Talebi Ve Faizin Başlangıcı

Sel ve su baskınları neticesinde açılacak tazminat davalarında, hükmedilecek alacaklar için yasal faiz talep edilmesi mümkündür. İdarenin hizmet kusurundan kaynaklanan tam yargı davalarında faizin başlangıcı, genellikle idareye yapılan yazılı ön başvuru tarihi veya davanın açıldığı tarih olarak kabul edilmekte; idari yargı mercileri bu tarihlerden itibaren yasal faiz işletilmesine karar vermektedir.

Özel hukuk tüzel kişilerine, müteahhitlere veya site yönetimlerine karşı adli yargıda açılan haksız fiil davalarında ise faiz, haksız fiilin (sel olayının) gerçekleştiği tarihten itibaren işlemeye başlamaktadır. Dava dilekçesinde faiz talebinin açıkça “olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte” şeklinde belirtilmesi, hak kaybının önlenmesi bakımından zorunludur.

Sel Nedeniyle Tazminat Davasında Yargılama Giderleri Ve Avukatlık Ücreti

Sel tazminat davalarında, yargılama süresince yapılan harçlar, masraflar, delil tespiti giderleri, keşif ve bilirkişi ücretleri yargılama gideri olarak kabul edilmektedir. Davanın davacı lehine sonuçlanması durumunda, yapılan tüm bu yargılama giderleri ile mahkeme ilamında belirlenen vekâlet ücreti, davalı tarafa (idareye veya kusurlu özel kişilere) yükletilmektedir.

Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince, avukat aracılığıyla temsil edilen davacılar lehine nispi veya maktu vekâlet ücretine hükmedilmektedir. Davanın kısmen kabul edilmesi halinde ise yargılama giderleri ve avukatlık ücreti, tarafların kabul ve ret oranlarına göre hakkaniyete uygun olarak paylaştırılmaktadır.

Sel Ve Su Baskını Zararlarında Sigorta Teminatı

Konut, iş yeri, araç ve sınai tesislerde sel ve su baskını risklerine karşı güvence sağlamak amacıyla yapılan konut sigortası, kasko veya iş yeri sigortası poliçeleri büyük bir finansal koruma sunmaktadır. Sigorta poliçelerinde “sel ve su baskını” teminatı veya klozunun yer alması durumunda, meydana gelen hasarlar sigorta şirketleri tarafından poliçe limitleri dahilinde karşılanmaktadır.

Sigorta şirketine yapılan hasar ihbarı ve ekspertiz incelemelerinin ardından tazminat ödenmekte; sigorta şirketi ödediği bu bedeli, zarara sebebiyet veren kusurlu kamu kurumlarına veya üçüncü kişilere karşı halefiyet ilkesi uyarınca rücu davası açarak tahsil etmektedir. Sigorta teminatının bulunmadığı durumlarda ise doğrudan idari veya adli yargı yollarına başvurulması gerekmektedir.

Konut Ve İşyeri Sigortasında Sel Ve Su Baskını Zararları

Konut ve iş yeri sigortası poliçelerine ilave edilen “sel ve su baskını” teminatı; aşırı yağışlar, dere taşkınları veya altyapı patlamaları neticesinde taşınmazda ve içerisindeki eşya, makine veya ticari emtiada meydana gelen zararları güvence altına almaktadır. Hasarın gerçekleşmesinin ardından sigorta ettiren tarafından poliçede öngörülen bildirim süresi içerisinde sigorta şirketine ihbarda bulunulması ve ekspertiz sürecinin başlatılması gerekmektedir.

Sigorta ekspertizi marifetiyle yapılan inceleme sonucunda hasar tutarı tespit edilmekte ve poliçe limitleri dahilinde tazminat ödemesi gerçekleştirilmektedir. Sigorta şirketi, sigortalısına ödediği tazminat tutarı oranında hukuken sigortalının haklarına halef olarak, zarara sebebiyet veren kusurlu idarelere (belediye, DSİ vb.) veya üçüncü kişilere karşı rücu davası ikame etme hakkına haizdir.

Kasko Sigortasında Sel Hasarı Ve Tazminat Başvurusu

Motorlu taşıt kasko sigorta poliçelerinde sel ve su baskını teminatının yer alması durumunda, aracın sel sularına maruz kalması sonucu motor, şasi veya elektronik sistemlerinde oluşan hasarlar kasko teminatı kapsamında karşılanmaktadır. Hasar meydana geldikten sonra aracı çalıştırmaya çalışmayarak zararı artırmamak ve derhal sigorta şirketine ihbarda bulunarak çekici vasıtasıyla yetkili servise çektirmek hukuki ve cezai sorumluluklar açısından önem arz etmektedir.

Ekspertiz raporu doğrultusunda aracın repair (onarım) bedeli hesaplanmakta veya onarım masrafının aracın rayiç değerine yaklaşması durumunda araç pert (tam zayi) işlemine tabi tutularak piyasa rayiç değeri sigortalıya ödenmektedir. Kasko sigortası bulunmayan hallerde veya sigortanın karşılamadığı bakiye zararlarda ise altyapı eksikliği bulunan idarelere karşı idari yargıda tam yargı davası açılması gerekmektedir.

DASK Sel Ve Su Baskını Zararlarını Karşılar Mı?

Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) tarafından sunan Zorunlu Deprem Sigortası, temel olarak yalnızca deprem ve depremden kaynaklanan yangın, infilak, dev dalga (tsunami) ve heyelan zararlarını teminat altına almaktadır. Dolayısıyla, doğrudan aşırı yağış, dere taşkını veya altyapı yetersizliği gibi nedenlerle meydana gelen sel ve su baskını zararları DASK teminatı kapsamında yer almamaktadır.

Sel ve su baskını risklerine karşı binalarını ve konutlarını güvence altına almak isteyen taşınmaz sahiplerinin, DASK’tan bağımsız olarak özel sigorta şirketlerinden sel klozunu içeren isteğe bağlı konut veya iş yeri sigortası yaptırmaları gerekmektedir. DASK kapsamı dışında kalan bu tür zararlarda idarenin hizmet kusuruna dayanılarak tam yargı davası açılması hukuki çözüm yolunu oluşturmaktadır.

Sigorta Şirketinin Sel Hasarı Talebini Reddetmesi

Sigorta şirketlerinin, poliçede sel ve su baskını teminatının bulunmasına rağmen zararın “mücbir sebep”, “bakımsızlık” veya “kapsam dışı istisnalar” gibi gerekçelerle ödenmesini reddetmesi durumunda sigortalıların hukuki yollara başvurma hakkı mevcuttur. Ret kararının yazılı olarak bildirilmesinden sonra, poliçe şartları ve olay verileri titizlikle incelenerek haksız bulunan ret gerekçelerine karşı hukuki itiraz süreci başlatılmaktadır.

Sigorta şirketinin haksız ödememe veya eksik ödeme kararlarına karşı, mahkeme süreçlerinden önce Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulabileceği gibi doğrudan adli yargıda alacak davaları da ikame edilebilmektedir. Uzman bilirkişi incelemeleri ve poliçe teminat kapsamı delil gösterilerek sigorta şirketinden hak edilen tazminatın tahsili sağlanmaktadır.

Sel Hasarında Eksik Sigorta Ödemesine İtiraz

Sigorta şirketlerinin ekspertiz raporları neticesinde gerçek zarar miktarının altında (eksik) tazminat ödemesi yapması halinde, sigortalıların aradaki fark alacağını talep etme hakkı saklıdır. Eksik ödemelerde, piyasa rayiçleri, güncel parça ve işçilik maliyetleri ile delil tespiti raporları dikkate alınarak ödenmeyen bakiye tutar hesaplanmaktadır.

Eksik ödemeye itiraz amacıyla sigorta şirketine yazılı ihtarnamede bulunulması ve uyuşmazlığın çözülmemesi durumunda Sigorta Tahkim Komisyonuna veya mahkemelere başvurulması gerekmektedir. İtiraz sürecinde, zararın tamamının poliçe limitleri içerisinde kaldığının somut fatura ve belgelerle kanıtlanması büyük önem arz etmektedir.

Sel Zararlarında Sigorta Tahkim Komisyonuna Başvuru

Sigorta şirketleri ile sigortalılar arasında sel hasarlarından kaynaklanan uyuşmazlıkların mahkemelere göre çok daha hızlı ve etkin bir şekilde çözümlenmesi amacıyla Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yapılabilmektedir. Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurabilmek için öncelikle sigorta şirketine yazılı olarak başvurulmuş ve şirketin talebi kısmen veya tamamen reddetmiş ya da 15 gün içinde cevap vermemiş olması şarttır.

Komisyon nezdinde atanan bağımsız hakemler tarafından dosya üzerinden yürütülen incelemeler neticesinde, kısa sürede bağlayıcı kararlar verilmektedir. Tahkim Komisyonu kararlarına karşı hukuki yollar açık olmakla birlikte, mahkeme süreçlerine kıyasla uyuşmazlıkların çok daha kısa sürede sonuçlandırılması bu yöntemi cazip kılmaktadır.

Sigortadan Ödeme Alınmasının Sel Tazminatı Davasına Etkisi

Sel felaketi sonrasında konut, iş yeri veya kasko sigortasından tazminat alınmış olması, zarar görenlerin kusurlu kamu kurumlarına (belediye, su idaresi vb.) veya üçüncü kişilere karşı dava açma hakkını doğrudan ortadan kaldırmamaktadır. Sigorta şirketinden tahsil edilen tazminat miktarı, zararın tamamını karşılamadığı takdirde, aşan kısım (bakiye zarar) için sorumlular aleyhinde tam yargı veya tazminat davaları ikame edilebilmektedir.

Bununla birlikte, sigorta şirketine sigortalısı tarafından alınan ödemeler sonrasında, sigorta şirketinin halefiyet ilkesi uyarınca ödediği tutar kadar kusurlu idareye rücu etme hakkı bulunmaktadır. Davacıların mahkemede mükerrer tahsile (aynı zarar için birden fazla tam ödeme almaya) yol açmamak adına, sigortadan aldıkları tutarları ve bakiye zarar miktarını dava dilekçesinde açıkça belirtmeleri hukuki bir zorunluluktur.

Afet Yardımı Alınmasının Sel Tazminatı Talebine Etkisi

Devlet kurumları, belediyeler veya sivil toplum kuruluşları tarafından selzedelere yapılan nakdi afet yardımları, bağışlar veya sosyal destek ödemeleri, idarenin veya sorumluların tazminat borcunu tamamen ortadan kaldırmamaktadır. Afet yardımları, sosyal devlet ilkesi gereği acil ihtiyaçların karşılanması amacıyla yapılan karşılıksız yardımlar olup, hukuki tazminat niteliği taşımamaktadır.

Yargı mercileri nezdinde görülen tazminat davalarında, yapılan afet yardımlarının mahiyeti gözetilerek bu tutarların tazminat alacağından mahsup edilip edilmeyeceği somut olayın şartlarına göre değerlendirilmektedir. Genellikle zararın gerçek miktarından, tazminatın mahiyetine uygun olmayan sosyal yardımlar düşülmemekte; ancak mükerrer zenginleşmeye yol açacak nakdi tazminat niteliğindeki yardımlar hakkaniyet indirimlerinde dikkate alınabilmektedir.

Sel Nedeniyle Tazminat Davasında İstinaf Ve Temyiz

İdare mahkemeleri veya asliye hukuk mahkemeleri tarafından sel tazminat davaları sonucunda verilen kararlara karşı,kanuni süreler içerisinde üst yargı mercilerine başvurulabilmektedir. İlk derece mahkemesi kararlarının hukuka ve usule uygunluğunun denetlenmesi amacıyla bölge idare mahkemelerine (istinaf) veya bölge adliye mahkemelerine başvurulması mümkündür.

İstinaf incelemesi neticesinde verilen kararlara karşı, dava değerinin kanuni sınırları aşması durumunda Danıştay veya Yargıtay nezdinde temyiz kanun yoluna gidilebilmektedir. Üst yargı aşamalarında, mahkeme kararının bozulması veya onanması süreçleri yürütülmekte olup, bu aşamalarda avukat aracılığıyla hukuki takibin sürdürülmesi hak kayıplarının önüne geçmektedir.

İdare Hukuku hakkında daha fazla bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

Sel Nedeniyle Tazminat Davası

Sıkça Sorulan Sorular

Sel Nedeniyle Zarar Gören Kişi Tazminatı Kimden İsteyebilir?

Zararın kaynağına bağlı olarak tazminat; altyapı yetersizliği ve hizmet kusuru durumunda belediyeler, su ve kanalizasyon idareleri veya DSİ’den; bina veya özel mülkiyet kusurlarında müteahhit veya site yönetiminden; teminat varlığında ise sigorta şirketlerinden talep edilebilir.

Sel Nedeniyle Belediyeye Tazminat Davası Açılabilir Mi?

Evet, belediyelerin ve su/kanalizasyon idarelerinin yağmur suyu hatları, mazgallar ve drenaj altyapısını kurma ve bakımlı tutma yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu görevlerin yerine getirilmemesi idarenin hizmet kusurunu oluşturur ve açılacak tam yargı davası ile tazminat istenebilir.

Her Su Baskınında Belediye Sorumlu Tutulabilir Mi?

Her su baskınında belediye otomatik olarak sorumlu tutulamaz. Zararın tamamen binanın kendi iç tesisatından, mülk sahibinin kendi kusurundan veya idarenin hiçbir şekilde önleyemeyeceği olağanüstü mücbir sebeplerden kaynaklandığı hallerde belediyenin sorumluluğu doğmayabilir.

Şiddetli Yağış Olması Tazminat Alınmasını Engeller Mi?

Şiddetli yağış idarelerce sıklıkla “mücbir sebep” olarak ileri sürülse de tek başına tazminat alınmasını engellemez. Yağış miktarının o bölge için istatistiki olarak öngörülebilir sınırlar içinde kalması veya idarenin gerekli altyapı önlemlerini almaması durumunda tazminat hakkı devam eder.

Mazgalların Temizlenmemesi Nedeniyle Oluşan Zarar Kimden İstenir?

Yağmur suyu mazgallarının temizlenmesi, bakımı ve açık tutulması ilgili belediyelerin ve su/kanalizasyon idarelerinin sorumluluğundadır. İhmal nedeniyle oluşan tüm maddi zararlar bu kamu kurumlarından talep edilmektedir.

Dere Taşkını Nedeniyle DSİ’ye Dava Açılabilir Mi?

Evet, dere yataklarının ıslahı, taşkın koruma tesislerinin inşası ve bakımı Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü’nün yetki ve görev alanındadır. Dere taşkınlarından doğan zararlar için DSİ aleyhine idari yargıda dava açılabilir.

Aynı Sel Zararı İçin Birden Fazla Kuruma Dava Açılabilir Mi?

Zararın oluşumunda birden fazla kamu kurumunun (örneğin hem Büyükşehir Belediyesi hem DSİ hem de İlçe Belediyesi) müteselsil kusuru bulunuyorsa, husumet her iki veya üç kuruma birlikte yöneltilerek dava açılabilir.

Sel Nedeniyle Dava Açılmadan Önce Belediyeye Başvurulması Zorunlu Mudur?

Evet, 2577 sayılı İYUK’un 13. maddesi gereğince, idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan zararlarda idare mahkemesinde dava açmadan önce ilgili idareye yazılı olarak ön başvuru yapılması zorunlu bir dava şartıdır.

Belediye Tazminat Başvurusuna Cevap Vermezse Ne Zaman Dava Açılabilir?

İdareye yapılan yazılı başvurudan itibaren 30 gün içinde cevap verilmezse talep zımnen reddedilmiş sayılır. Bu 30 günlük sürenin bittiği tarihten itibaren 60 gün içinde idare mahkemesinde dava açılmalıdır.

Sel Nedeniyle Tazminat Davası Kaç Gün İçinde Açılmalıdır?

İdarenin hizmet kusurunda zararın ve sorumlu idarenin öğrenilmesinden itibaren 1 yıl (her halde 5 yıl) içinde idareye başvurulmalı, ret cevabından veya zımni rettikten sonra 60 gün içinde dava açılmalıdır. Özel hukuk kişilerine karşı adli yargı davalarında ise zamanaşımı 2 yıl ve her halde 10 yıldır.

Sel Zararları İçin İdare Mahkemesine Mi, Hukuk Mahkemesine Mi Başvurulur?

Kamu kurumlarının (belediye, DSİ vb.) altyapı ve hizmet kusurları için İdare Mahkemesinde tam yargı davası; müteahhit, site yönetimi veya otopark işletmesi gibi özel hukuk kişileri ile sigorta şirketlerine karşı ise Asliye/Sulh Hukuk Mahkemelerinde tazminat davası açılır.

Sel Nedeniyle Evi Su Basan Kiracı Tazminat İsteyebilir Mi?

Evet, kiracı sel nedeniyle zarar gören kendi eşyalarının, ürünlerinin veya ticari stoklarının bedelini kusurlu idareden veya sorumlulardan tazmin edebilir; ayrıca konutun kullanılamaması nedeniyle geçici barınma masraflarını talep edebilir.

Bodrum Katta Oturulması Sel Tazminatı Alınmasını Engeller Mi?

Bodrum katta oturulması tazminat hakkını tek başına engellemez. İdarenin bodrum katları koruyacak altyapı ve çek valf sistemlerini teşvik etme/kurma yükümlülüğü vardır. Ancak bina sahibinin gerekli yalıtım ve tahliye önlemlerini almamış olması durumunda müterafik kusur indirimi yapılabilir.

Ruhsatsız Binada Oluşan Sel Zararı İçin Tazminat İstenebilir Mi?

Binanın ruhsatsız veya imara aykırı olması zayi olan eşyalar, araçlar veya bedensel zararlar bakımından tazminat hakkını tamamen ortadan kaldırmaz. Ancak yapının yasal durumunun zararın doğmasında etkisi varsa tazminat miktarından hakkaniyet indirimi yapılabilir.

Sel Nedeniyle Zarar Gören Ev Eşyalarının Bedeli Nasıl İspatlanır?

Eşya bedelleri faturalar, garanti belgeleri, banka/kredi kartı ekstreleri, olay anı fotoğraf ve videoları ile mahkemece yerinde yaptırılacak sulh hukuk delil tespiti bilirkişi raporları ile ispatlanır.

Zarar Gören Eşyaların Faturası Yoksa Tazminat Alınabilir Mi?

Faturanın bulunmaması durumunda da tazminat alınabilir. Bilirkişiler eşyaların marka, model, yaş ve durumunu tespit ederek serbest piyasa rayiç değerleri üzerinden emsal bedel hesabı yapmaktadır.

Selden Sonra Evin Veya İşyerinin Temizlenmesi Delil Kaybına Neden Olur Mu?

Evet, resmi tespitten veya mahkemece delil tespiti yapılmadan temizlik yapılması zararın miktarını ve kaynağını ispatlamayı zorlaştırabilir. Temizlik öncesinde mutlaka fotoğraf, video çekilmeli ve resmi tutanak tutturulmalıdır.

Sel Hasarı Onarılmadan Önce Delil Tespiti Yaptırılması Gerekir Mi?

Hak kaybı yaşanmaması ve zararın miktarının mahkemece resmen kayıt altına alınması için onarıma veya temizliğe başlanmadan önce Sulh Hukuk Mahkemesinden acilen delil tespiti istenmesi hukuken en sağlıklı yoldur.

İşyeri Su Basan Esnaf Kazanç Kaybı İsteyebilir Mi?

Evet, su baskını nedeniyle ticari faaliyeti duran veya aksayan esnaf, mahkemeden kâr mahrumiyeti (kazanç kaybı) tazminatı talep edebilir. Bu tutar geçmiş yıl bilanço ve vergi kayıtları esas alınarak hesaplanır.

Sel Nedeniyle Faaliyetini Durduran Şirket Hangi Zararlarını Talep Edebilir?

Şirketler; bina hasarları, makine ve teçhizat zararları, hammadde ve stok kayıpları, temizlik ve onarım giderleri ile üretimin durması nedeniyle oluşan kâr mahrumiyeti ve ticari zararlarını talep edebilir.

Selde Zarar Gören Araç İçin Kasko Yoksa Tazminat Alınabilir Mi?

Kasko sigortası olmasa dahi, aracın sel sularına kapılmasında altyapı ihmali olan belediye ve idarelerden ya da aracın bulunduğu kapalı otoparkın işletmesinden tazminat talep edilebilir.

Sel Hasarlı Araç İçin Belediyeden Değer Kaybı Talep Edilebilir Mi?

Evet, idarenin hizmet kusuru sonucu hasar gören ve onarılan araçlarda oluşan ikinci el piyasa değer kaybı miktarının belediyeden tazmin edilmesi mümkündür.

Kapalı Otoparkta Aracı Su Basan Kişi Kime Başvurabilir?

Araç sahibi; saklama ve koruma borcunu ihlal eden kapalı otopark işletmesine, site yönetimine, kasko sigortasına veya altyapı yetersizliği bulunan belediyeye başvurabilir.

Kasko Sigortası Sel Nedeniyle Oluşan Motor Hasarını Karşılar Mi?

Kasko poliçesinde “sel ve su baskını” teminatı yer alıyorsa, sel suyuna maruz kalan veya su birikintisinden geçerken motoru zarar gören araçların hasarı kasko tarafından karşılanır.

Sigorta Şirketi Sel Hasarını Ödemezse Nereye Başvurulur?

Sigorta şirketinin reddetmesi veya eksik ödeme yapması halinde, ret bildiriminden itibaren Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurulabilir veya adli yargı mahkemelerinde alacak davası açılabilir.

Sigortanın Karşılamadığı Zararlar Belediyeden İstenebilir Mi?

Evet, sigorta poliçe limitini aşan veya sigorta teminatı dışında kalan bakiye zararlar, hizmet kusuru bulunan belediye ve kamu kurumlarından idari yargı yoluyla talep edilebilir.

DASK Kapsamında Sel Hasarı Ödemesi Yapılır Mı?

Hayır, DASK (Zorunlu Deprem Sigortası) sadece deprem ve deprem kaynaklı hasarları kapsar; sel ve su baskını zararları DASK teminatı dışındadır.

Afet Yardımı Alınmışsa Ayrıca Tazminat Davası Açılabilir Mi?

Evet, devlet kurumları veya sivil toplum kuruluşları tarafından yapılan afet yardımları sosyal destek niteliğinde olduğundan, eksik kalan gerçek zararlar için ayrıca tazminat davası açılabilir.

Sel Nedeniyle Yaralanan Kişi Manevi Tazminat İsteyebilir Mi?

Evet, sel nedeniyle bedensel bütünlüğü zedelenen veya yaralanan kişiler yaşadıkları acı, elem ve ıstırap için kusurlu idarelerden veya sorumlulardan manevi tazminat talep edebilir.

Selde Hayatını Kaybeden Kişinin Yakınları Hangi Tazminatları Talep Edebilir?

Mirasçılar ve ölenin desteğinden yoksun kalan yakınları; defin ve tedavi giderleri, destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talep etme hakkına haizdir.

Sel Nedeniyle Tazminat Davası Ne Kadar Sürer?

Davanın türüne, idari veya adli yargıda görülmesine, bilirkişi raporlarının hazırlanma süresine ve mahkemelerin iş yüküne bağlı olarak sel tazminatı davaları ortalama 1 ila 2.5 yıl arasında sonuçlanmaktadır.

Sel Nedeniyle Tazminat Davasında Avukat Tutulması Zorunlu Mudur?

Kanunen bireysel davalarda avukat tutma zorunluluğu bulunmamakla birlikte; sürelerin hak düşürücü niteliği, idari başvuru şartları, delil tespiti teknikleri ve bilirkişi raporlarına itiraz süreçleri göz önüne alındığında uzman bir avukatla çalışmak hak kaybını önler.