Boşanma Sonrası Evde Oturma Hakkı

İçindekiler

Boşanma Sonrası Evde Oturma Hakkı

Boşanma Sonrası Evde Oturma Hakkı (2026)

Boşanma sürecinde en çok sorulan soru, evin kime “kalacağı” değil; kimin evde oturmaya devam edeceğidir. Bu iki soru birbirinden farklıdır: mülkiyetin kime ait olduğu ayrı, o evde fiilen kimin yaşayacağı ayrı bir hukuki meseledir. Nitekim eşlerden biri evin maliki olmadığı hâlde belirli koşullarla evde kalmaya devam edebilir; buna karşılık evin yarı değeri üzerinde parasal hak sahibi olan bir eş, o evde oturma hakkına sahip olmayabilir.

Bu yazıda konu, uygulamada karşılaşılan ihtimaller üzerinden ele alınmakta; boşanma davası devam ederken ve boşanma kararı kesinleştikten sonra kimin evde kalabileceği, evden çıkmayan eşe karşı hangi hukuki yollara başvurulabileceği ayrı ayrı açıklanmaktadır.

Dava Devam Ederken ve Kesinleşme Sonrası Evde Oturma Hakkı

Evlilik birliği içinde edinilen taşınmazda ya da kiralanan aile konutunda oturma hakkında dava sürecine göre değişkenlik gösterir.

  • Dava süresince: TMK m.169 uyarınca hâkim, davanın devamı süresince eşlerin barınmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır. Bu dönemde tapu kaydı belirleyici değildir; konut, tedbir kararıyla eşlerden birine tahsis edilebilir. Örneğin tapu baba adına kayıtlı olsa dahi ev kadına ve çocuğa tahsi edilebilir.
  • Karar kesinleştikten sonra: Varsa konut tahsisi kararı kendiliğinden kalkar. Boşanma kararının kesinleşmesi ile birlikte tapu kaydına ya da ev kiraysa kira sözleşmesinin kimin üzerinde olduğuna ve varsa protokol hükmüne göre belirlenir.

Boşanma kararı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden sonra istinaf/temyiz sürelerinin dolması veya kanun yollarının tüketilmesiyle kesinleşir. Kesinleşme anına kadar taraflar hukuken evli sayılır ve tedbir kararları geçerliliğini korur.

Çekişmeli Boşanma Davası Süresince Evde Kim Oturur?

Dava açıldığında taraflardan biri, konutun kendisine tahsisi için tedbir talebinde bulunabilir. Hâkim bu talebi beklemeden de re’sen karar verebilir (TMK m.169). Verilen karar geçici niteliktedir, mülkiyeti etkilemez ve dava süresince yeniden mahkemece verilecek bir kararla değiştirilebilir.

Hâkim Tedbir Kararını Hangi Ölçütlere Göre Verir?

Uygulamada dikkate alınan başlıca ölçütler şunlardır:

  • Müşterek çocukların varlığı, yaşı ve okul düzeni (üstün yarar ilkesi)
  • Tarafların gelir durumu ve alternatif barınma imkânı bulunup bulunmadığı
  • Dava tarihindeki fiilî durum, yani evde hâlihazırda kimin oturduğu
  • Aile içi şiddet iddiası veya 6284 sayılı Kanun kapsamında verilmiş bir tedbir kararının varlığı

Tapunun kimin adına kayıtlı olduğu bu aşamada belirleyici değildir. Malik olan eş, tedbir kararı diğer eş lehine verilmişse, karar yürürlükte olduğu sürece onu evden çıkaramaz.

Tedbir Kararı Yoksa Eşlerden Biri Diğerini Evden Çıkarabilir mi?

Hayır. Evlilik devam ettiği sürece her iki eşin de aile konutunda oturma yetkisi bulunur. Malik eş, diğer eşi tek taraflı olarak evden çıkaramaz. Kilit değiştirmek, eşyaları dışarı çıkarmak veya girişi fiilen engellemek konut dokunulmazlığının ihlali suçunu oluşturabileceği gibi, boşanma davasında kusur değerlendirmesinde de aleyhe sonuç doğurur.

Aile Konutu Şerhi Dava Süresince Ne Sağlar, Ne Sağlamaz?

TMK m.194 uyarınca malik eş, diğer eşin açık rızası olmadıkça aile konutunu devredemez, üzerinde ipotek kuramaz ve aile konutuna ilişkin kira sözleşmesini feshedemez. Tapuya işlenen aile konutu şerhi bu korumayı üçüncü kişilere karşı görünür kılar.

Buna karşılık şerh, malik olmayan eşe evde oturma hakkı vermez yalnızca malik eşin tasarruf yetkisini sınırlar. Oturma, ayrıca tedbir kararıyla veya anlaşmayla sağlanır. Şerh ayrıca taşınmazın malik eşin borçları nedeniyle cebri icra yoluyla haczedilip satılmasını da tek başına engellemez.

Şiddet İddiası Varsa: 6284 Sayılı Kanun Yolu

Aile içi şiddet veya şiddet tehlikesi bulunan hâllerde, boşanma davası açılmış olmasa dahi 6284 sayılı Kanun kapsamında şiddet uygulayanın müşterek konuttan uzaklaştırılmasına ve konutun korunan kişiye tahsisine karar verilebilir. Bu karar mülkiyetten bağımsızdır; ev şiddet uygulayan eşin kişisel malı olsa dahi uzaklaştırma kararı verilebilir. Başvuru mülki amire, kolluğa veya aile mahkemesine yapılabilir.

Çekişmeli Boşanmada Kredili Ev Kime Kalır?

Boşanmada kredili evin mülkiyeti, kural olarak tapuda malik görünen eşte kalır; diğer eşin hakkı taşınmaz üzerinde mülkiyet değil, tasfiye sonunda doğan parasal bir alacaktır. Evlilik birliği içinde konut kredisi kullanılarak edinilen taşınmaz, yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminde edinilmiş mal sayılır (TMK m.219).

Tasfiyede taşınmazın tasfiye anındaki sürüm (rayiç) değeri esas alınır. (TMK m.232, m.235) Yargıtay uygulamasında bu değer, karara en yakın tarihteki piyasa değeridir. Bu değerden ödenmemiş kredi borcu, edinilmiş mallara ilişkin borç olarak düşülür ve kalan artık değerin yarısı diğer eşin katılma alacağını oluşturur (TMK m.231, m.236/1).

Örneğin tasfiye anındaki değeri 6.000.000 TL olan ve üzerinde 1.000.000 TL kredi borcu bulunan bir konutta artık değer 5.000.000 TL, diğer eşin alacağı ise kural olarak 2.500.000 TL olur; tapu kaydı değişmez.

Kredi taksitlerinin hangi dönemde ödendiği, hesabın en kritik unsurudur. Boşanma hâlinde mal rejimi, kararın kesinleşmesiyle değil dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer (TMK m.225/2). Bu nedenle dava tarihine kadar ödenen taksitler edinilmiş mal kapsamında değerlendirilirken, dava tarihinden sonra ödenen taksitler ödemeyi fiilen yapan eşin kişisel malından yapılmış sayılır ve tasfiyede bu eş lehine dikkate alınır.

Taksitlerin bir bölümü kişisel malla (miras kalan para, evlilik öncesi birikim gibi) ödenmişse oranlama yapılır ve ilgili eş lehine denkleştirme alacağı doğar (TMK m.230); konut evlilik öncesinde alınmış, yani kişisel mal niteliğindeyse, evlilik süresince ödenen taksitler bakımından katılma alacağı değil değer artış payı alacağı gündeme gelir (TMK m.227). Son olarak, boşanma kararının bankaya karşı sorumluluğu kendiliğinden sona erdirmediği unutulmamalıdır.

Eşler kredi sözleşmesinde birlikte borçlu veya kefil ise banka, borcun tamamını taraflardan her birine yöneltebilir; evin bir eşe bırakılması kredi borçlusunu değiştirmez, bunun için bankanın onayıyla borç üstlenimi yapılması gerekir. Dolayısıyla boşanmada kredili ev, tapu malikinde kalmakta; diğer eş ise kredi borcu düşüldükten sonra kalan net değer üzerinden parasal alacağını talep etmektedir.

Boşanma Kesinleştikten Sonra Evde Kim Oturur? 

Karar kesinleştiğinde TMK m.169 tedbirleri sona erer ve aile konutu vasfı ortadan kalkar. Bu andan itibaren sonuç, aşağıdaki ihtimallerden hangisinin somut olayda gerçekleştiğine göre değişir.

Durum Dava süresince Karar kesinleşince Başvurulacak yol
Tapu tek eş adına ise Hâkim tedbirle kime tahsis ettiyse o eş oturur. (TMK m.169) Malik eş kesinleşme sonrası taşınmazı tahliye hakkına sahiptir. İcra yoluyla tahliye sağlanabilir.
Tapu her iki eş adına paylı mülkiyette ise Hâkim tedbirle kime tahsis ettiyse o eş oturur. (TMK m.169) Her iki eş de oturabilir; tahliye istenemez. El atmanın önlenmesi davası açılması gerekir. Ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu) davası
Kira sözleşmesi oturan eş adına ise Hâkim tedbirle kime tahsis ettiyse o eş oturur. (TMK m.169) Kiracı eş oturmaya devam eder İcra yoluyla tahliye sağlanabilir.
Kira sözleşmesi ayrılan eş adına ise Hâkim tedbirle kime tahsis ettiyse o eş oturur. (TMK m.169) Bildirim yapılmadıysa tahliye istenebilir İcra yoluyla tahliye sağlanabilir.
Konut üçüncü kişiye ait ise Hâkim tedbirle kime tahsis ettiyse o eş oturur. (TMK m.169) Malik kesinleşme sonrası taşınmazı tahliye hakkına sahiptir. İcra yoluyla tahliye sağlanabilir.
Protokolde kullanım düzenlenmiş ise Protokole hükümlerine göre ilgili eş oturur. Protokol hükmü uygulanır (ilam niteliğinde) İcra yoluyla tahliye sağlanabilir.
Tapuda sükna hakkı tescilli ise Sükna hakkı sahibi eş oturur. Sükna hakkı sahibi eş oturur. Ev satılsa dahi yeni malike karşı ileri sürülebilir. Tapu kaydına dayanılır.

Ev Tapuda Yalnızca Bir Eşin Üzerine Kayıtlı

Malik eş, kesinleşmeden sonra taşınmaz üzerindeki kullanım ve tasarruf yetkisini tam olarak geri kazanır ve diğer eşten konutu boşaltmasını talep edebilir. Evin evlilik öncesinde mi yoksa evlilik içinde mi alındığı bu sonucu değiştirmez.

Evin evlilik içinde edinilmiş olması hâlinde diğer eşin doğan hakkı, taşınmaz üzerinde mülkiyet değil; mal rejiminin tasfiyesi sonunda ödenmesi gereken parasal bir alacaktır. Bu alacak, kişiye o evde oturma yetkisi vermez. Bu konuyla ilgili ‘katılma alacağı’ başlıklı makalemize göz atabilirsiniz.

Malik olmayan eşe taşınma için makul bir süre verilir. İcra hukuku bu süre uygulamada 2 hafta olarak kabul edilmektedir.

Ev Tapuda Her İki Eş Adına Paylı Mülkiyetli İse 

Her iki eş de payı oranında maliktir ve her ikisinin de taşınmazı kullanma yetkisi devam eder. Bu nedenle eşlerden hiçbiri diğerini tek taraflı olarak evden çıkaramaz. Malik olmayan bir taraf söz konusu değildir.

Fiilen çoğunlukla taraflardan biri evden ayrılır. Ayrılan paydaş, evde kalan paydaştan kendi payına düşen kullanım bedelini (ecrimisil) talep edebilir. Ecrimisil ve el atmanın önlenmesi davası ile ilgili detayları için ‘el atmanın önlenmesi davası‘ makalemize göz atabilirsiniz.

Bu ihtimalde kalıcı çözüm, ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu) davasıdır. Bu dava HMK m.4 uyarınca sulh hukuk mahkemesinde görülür; taşınmaz aynen taksim edilebiliyorsa aynen taksime, aksi hâlde satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilir ve bedel paylar oranında dağıtılır.

Ev Kiralık, Sözleşme Evde Kalan Eşin Üzerineyse

Bu durumda kiracılık sıfatı devam eder, kira ilişkisi boşanmadan etkilenmez. Boşanmanın kesinleşmesiyle konutun aile konutu vasfı sona erdiğinden, TBK m.349‘daki fesih sınırlaması da ortadan kalkar. Kiracı eş sözleşmeyi artık tek başına feshedebilir.

Ev Kiralık, Sözleşme Evden Ayrılan Eşin Üzerine

Kira sözleşmesinin tarafı olmayan eşin konutta kalabilmesi için, TMK m.194/4 uyarınca kiraya verene bildirimde bulunarak sözleşmenin tarafı hâline gelmesi gerekir. Bildirim yapıldığı andan itibaren her iki eş kiracı sıfatını taşır ve kira borcundan müteselsilen sorumlu olur.

Bu bildirimin boşanma kesinleşmeden önce, yani konut hâlâ aile konutu iken yapılması gerekir. Aile konutu vasfı sona erdikten sonra artık TMK m.194/4‘e dayanılamaz. Bu durumda evde kalmak isteyen eşin kiraya verenle yeni bir sözleşme yapması gerekir. Bildirimin yapıldığının ispatlanamaması hâlinde de sözleşmeden doğan haklardan yararlanılamaz.

Bildirim yapılmışsa, sözleşmeden çıkmak isteyen eşin tek taraflı beyanı yeterli değildir. Kiraya verenin de kabulü gerekir. Aksi hâlde evden ayrılan eş, ödenmeyen kiralardan sorumlu olmaya devam eder ve hakkında icra takibi başlatılabilir. Kira ilişkisine dair ayrıntılar için kira hukuku alanındaki çalışmalarımıza bakılabilir.

Ev Eşlerden Birinin Ailesine veya Üçüncü Kişiye Ait

Konut, kayınpeder, kayınvalide gibi bir üçüncü kişiye aitse ve eşlere bedelsiz olarak kullandırılıyorsa, hukuki ilişki kural olarak ariyet (kullanım ödüncü) niteliğindedir. Malik üçüncü kişi, boşanmadan sonra taşınmazı geri isteyebilir. Eğer konutun tahsisi kararı yoksa boşanma davası devam ederken dahi tahliye talep edilebilir. Konut tahsisi kararı varsa boşanmanın kesinleşmesi ile birlikte malik taşınmazın tahliyesini talep edebilir.

Protokolde Konutun Kullanımı Düzenlenmişse

Anlaşmalı boşanmada taraflar, mülkiyeti bir eşte bırakıp kullanımı diğer eşe tanıyabilir. Hâkim tarafından onaylanan protokol hükmü ilam niteliği kazanır ve icra edilebilir.

Protokolde “ev kadına/ erkeğe bırakılacaktır” gibi belirsiz ifadeler kullanılması ciddi risk doğurur. Bu ifadeden mülkiyetin mi devredildiği, yoksa yalnızca kullanım hakkının mı tanındığı anlaşılamaz. Bu sebeple kullanım hakkı mı yoksa alacak haklarından da feragat edilip edilmediği hususları mutlaka yazılmalıdır.

Tapuda Sükna (Oturma) Hakkı Tescil Edilmişse

Malik olmayan eş bakımından en güçlü koruma budur. Tapuya tescil edilmiş oturma hakkı, taşınmaz üçüncü kişiye satılsa dahi yeni malike karşı ileri sürülebilir. Protokolde kalan bir kullanım taahhüdü ise yalnızca eski eşe karşı ileri sürülebilir.

Malik eş evi satarsa yeni malik tahliye talep edebilir.

Mal Paylaşımı Davası Devam Ederken Evde Oturulabilir mi?

Uygulamada en yaygın yanılgı, “evin yarısı benim, hakkımı alana kadar çıkmam” düşüncesidir. Bu görüş hukuken doğru değildir.

Yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi, diğer eşe taşınmaz üzerinde ayni (mülkiyet) hakkı değil, tasfiye sonunda doğan parasal bir alacak hakkı verir. Bu nedenle mal rejiminin tasfiyesi davası derdest olsa dahi, tapu maliki eş diğer eşin tahliyesini talep edebilir; devam eden dava tek başına oturma hakkı doğurmaz.

Buna karşılık taşınmaz tapuda her iki eş adına da hisseli olarak tescil edilmişse durum değişir. Bu durumda her iki taraf da malik olduğundan tahliye talep edilemez. Bu durumda çözüm ortaklığın giderilmesi davasıdır.

Çocuğun Velayetini Almak Evde Oturma Hakkı Verir mi?

Tek başına hayır. Velayetin bir eşe verilmesi, diğer eşin mülkiyet hakkını sınırlandırmaz. Boşanma kesinleştikten sonra “çocukların velayeti bende, bu evde oturmaya devam ederim” savunması hukuki dayanaktan yoksundur.

Bununla birlikte çocuğun barınma ihtiyacı, dava süresince verilecek tedbir kararında ve iştirak nafakasının miktarı belirlenirken dikkate alınır. Velayeti alan eşin kira ödemek zorunda kalması, nafaka takdirinde lehe bir unsurdur. Kalıcı çözüm isteniyorsa, bunun protokolle veya sükna hakkı tesisiyle güvenceye alınması gerekir.

Aile Konutu Şerhi Boşanmadan Sonra Ne Olur?

Aile konutu vasfı evlilik birliğinin varlığına bağlıdır. Boşanma kararının kesinleşmesiyle birlikte ortada hukuken bir aile birliği kalmadığından, TMK m.194 koruması da sona erer.

Tapudaki şerh kendiliğinden silinmez. Malik eşin, kesinleşme şerhli boşanma ilamıyla tapu müdürlüğüne başvurarak şerhin terkinini talep etmesi gerekir. Terkinden sonra malik eş taşınmaz üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabilir. Şerh terkin edilmemiş olsa dahi, evlilik sona erdiği için şerhin koruyucu etkisi devam etmez.

Eski Eş Evden Çıkmıyorsa Ne Yapılabilir?

Boşanma kesinleşmiş, tapu malik eş adına kayıtlı, ancak eski eş konutu boşaltmıyorsa izlenecek yol tamamen hukukidir. Aşağıdaki adımlar sırasıyla değerlendirilmelidir.

İhtarname Gönderilmesi

İlk işlem, eski eşe noter aracılığıyla ihtarname göndermektir. İhtarnamede boşanma kararının kesinleştiği, konutta oturma yetkisinin sona erdiği belirtilmeli, tahliye için makul bir süre (uygulamada genellikle 15–30 gün) tanınmalı ve süre sonunda hukuki yollara başvurulacağı ile işgal süresi için bedel talep edileceği ihtar edilmelidir.

El Atmanın Önlenmesi ve Ecrimisil (Haksız İşgal Tazminatı) Davası

Malik eş, mülkiyet hakkına dayanarak el atmanın önlenmesi ve taşınmazın tahliyesi talebiyle dava açabilir. Dava asliye hukuk mahkemesinde görülür ve ecrimisil talebiyle birlikte açılabilir. Kesinleşen hükmün icra dairesi aracılığıyla infazı ile tahliye gerçekleştirilir.

Verilen süreye rağmen konut boşaltılmazsa, eski eş haksız işgalci konumuna düşer. Bu durumda el atmanın önlenmesi davası açılır. Malik eş, taşınmazın emsal kira bedeli üzerinden ecrimisil talep edebilir. Ecrimisil bir ceza değil, haksız kullanımın karşılığıdır ve kural olarak asliye hukuk mahkemesinde talep edilir.

Taşınmaz paylı mülkiyette ise, paydaşlar arasında ecrimisil istenebilmesi için kural olarak intifadan men koşulunun gerçekleşmiş olması, yani ihtar çekilmiş bulunması aranır. İhtar tarihinden önceki dönem için talepte bulunulması kural olarak mümkün değildir.

Bu yol, sonucu en kesin olan ancak süre bakımından en uzun süren yoldur. Bu nedenle uygulamada, koşulları varsa öncelikle idari yola başvurulması tercih edilmektedir.

3091 Sayılı Kanun Kapsamında Kaymakamlığa Başvuru

3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanun, yargı yoluna göre çok daha hızlı işleyen bir idari koruma yolu öngörür. Başvuru, taşınmazın bulunduğu yerin kaymakamlığına (il merkezlerinde valiliğe) yapılır ve soruşturmanın tamamlanmasının ardından kararın on beş gün içinde verilmesi gerekir.

Ancak bu yolun sınırları vardır ve uygulamada gözden kaçırılmaktadır:

  • Başvuru, tecavüz veya müdahalenin öğrenildiği tarihten itibaren 60 gün içinde yapılmalıdır; her hâlde müdahalenin oluşundan itibaren bir yıl geçtikten sonra başvurulamaz.
  • Taraflar arasındaki taşınmaz uyuşmazlığı dava konusu yapılmışsa veya mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilmişse, 3091 sayılı Kanun hükümleri uygulanmaz. Bu nedenle derdest bir el atmanın önlenmesi veya tapu iptali davası varsa idari yol kapanır.
  • Kanun, mülkiyet hakkında karar vermez; verilen karar yalnızca zilyetliğin korunmasına yönelik bir idari zabıta tedbiridir ve idari yargı yolu açıktır.
  • Kan ve sıhri hısımlar tarafından zilyet adına yapılan başvurular işleme alınmaz; başvurunun bizzat hak sahibi veya kanuni temsilcisi tarafından yapılması gerekir.

Bu nedenle 3091 yolu, tahliyenin garantili kısayolu değil; koşulları oluştuğunda değerlendirilecek hızlı bir seçenektir. Somut olayda hangi yolun izleneceği, açılmış davaların durumuna göre belirlenmelidir.

Yapılmaması Gerekenler

Kilitleri değiştirmek, eşyaları kapı önüne çıkarmak, elektrik ve suyu kestirmek veya konuta girişi fiilen engellemek, haklı olan tarafı haksız duruma düşürür.

Bu eylemler konut dokunulmazlığının ihlali ve hakkın kullanılmasının engellenmesi gibi suçlara vücut verebilir.

Anlaşmalı Boşanmada Konut Kullanımı Nasıl Düzenlenmeli?

Konut kullanımına ilişkin uyuşmazlıkların büyük bölümü, protokolün eksik veya belirsiz yazılmasından kaynaklanır. Protokolde asgari olarak aşağıdaki unsurların bulunması gerekir:

  • Taşınmazın il, ilçe, ada, parsel ve bağımsız bölüm bilgisiyle açıkça belirlenmesi
  • Mülkiyetin kimde kalacağı ile kullanım hakkının kime tanındığının ayrı ayrı ve tereddüde yer bırakmayacak biçimde yazılması
  • Kullanımın süresi: belirli bir tarih, en küçük çocuğun 18 yaşını doldurması gibi somut ve tespiti mümkün bir ölçüt
  • Sürenin sonunda konutun ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın tahliye edileceğine ilişkin taahhüt
  • Elektrik, su, doğal gaz, aidat ve rutin bakım giderlerinin kime; emlak vergisi ve DASK priminin kime ait olacağı
  • Oturma hakkının tapu kütüğüne tescil edilip edilmeyeceği ve tescil masraflarının kimin tarafından karşılanacağı
  • Konut kredisi varsa taksitlerin kimin tarafından ödeneceği ve borç üstlenimi için bankaya başvurulup başvurulmayacağı

Protokolün hazırlanmasına ilişkin ayrıntılar için anlaşmalı boşanma protokolü nasıl hazırlanır ve anlaşmalı boşanma protokolü örneği başlıklı çalışmalarımız incelenebilir.

Boşanma Sonrası Evde Oturma Hakkı

Sıkça Sorulan Sorular

Boşanma Davası Devam Ederken Eşim Beni Evden Çıkarabilir Mi?

Hayır. Evlilik devam ettiği sürece her iki eşin de aile konutunda oturma yetkisi vardır. Malik eş, diğer eşi tek taraflı olarak evden çıkaramaz; aksi davranış hürriyeti tahdit ya da yaralama gibi suçlara vücut verebilir.

Boşanma Kesinleştikten Sonra Evden Çıkmak Zorunda Mıyım?

Ev tapuda yalnızca diğer eşin üzerine kayıtlıysa ve protokolde ya da tapuda size tanınmış bir oturma hakkı yoksa bu durumda ev tahliye edilmelidir. Tapuda sizin de adınız varsa başka bir ifadeyle ev paylı mülkiyetli ise tahliye etme zorunlulu yoktur.

Mal Paylaşımı Davam Sürüyor, Evde Kalabilir Miyim?

Devam eden mal rejimi davası tek başına oturma hakkı vermez. Katılma alacağı, taşınmaz üzerinde mülkiyet değil parasal alacak doğurur.

Ev Evlilik İçinde Alındı ve Tapu Eşimin Üzerine, Hiç Hakkım Yok Mu?

Taşınmaz üzerinde oturma hakkınız doğmaz ancak mal rejiminin tasfiyesi kapsamında evin rayiç değerinin yarısını tazminat olarak talep edebilirsiniz. Bu iki hak birbirinden bağımsızdır.

Kiralık Evde Sözleşme Eşimin Üzerine, Ne Yapmalıyım?

Boşanma kesinleşmeden önce, konut hâlâ aile konutu iken kiraya verene TMK m.194/4 uyarınca noter kanalıyla bildirimde bulunarak sözleşmenin tarafı hâline gelmelisiniz. Bu bildirim yapılmazsa kiraya veren tahliye talep edebilir.

Eski Eşim Evden Çıkmıyor, Polis Zorla Çıkarabilir Mi?

Kolluk kendiliğinden tahliye yapamaz. Önce noter ihtarnamesi gönderilmeli, ardından koşulları varsa 3091 sayılı Kanun kapsamında kaymakamlığa başvurulmalı veya el atmanın önlenmesi ve tahliye davası açılmalıdır. Tahliye, idari karar ya da mahkeme kararının infazı ile kolluk nezaretinde gerçekleştirilir.

Evden Çıkmayan Eski Eşten Kira Alabilir Miyim?

Noter ihtarnamesi gönderildikten sonra, emsal kira bedeli üzerinden ecrimisil talep edebilirsiniz. İhtar çekilmeden geçmiş dönem için talepte bulunulması kural olarak mümkün değildir.

Aile Konutu Şerhi Varken Evimi Satabilir Miyim?

Boşanma kesinleştikten sonra kesinleşme şerhli ilamla tapu müdürlüğüne başvurup şerhin terkinini sağladıktan sonra satabilirsiniz. Evlilik devam ederken satış, diğer eşin açık rızasına bağlıdır.

Çocukların Velayeti Bende, Evde Oturmaya Devam Edebilir Miyim?

Velayet tek başına oturma hakkı vermez. Bu ancak protokolle veya tapuya tescil edilecek bir sükna hakkıyla güvenceye alınabilir. Çocuğun barınma gideri ise nafaka miktarında dikkate alınır.

Sükna Hakkı Protokolde Yazılı ama Tapuya İşlenmedi, Sorun Olur Mu?

Evet. Tapuya tescil edilmeyen oturma hakkı yalnızca eski eşe karşı ileri sürülebilir. Malik eş taşınmazı satarsa yeni malik tahliye talep edebilir.

Ev Kayınvalidemin Üzerine Kayıtlı, Boşanınca Çıkmak Zorunda Mıyım?

Malik üçüncü kişi, kural olarak taşınmazı geri isteyebilir. Bu ihtimalde eski eşe karşı değil, doğrudan taşınmaz malikine karşı bir korumanız bulunmaz. Konuta yaptığınız esaslı harcamalar bakımından ayrıca talepte bulunulması değerlendirilebilir.

Kusurlu Eş Evde Oturma Hakkını Kaybeder Mi?

Kusur, boşanma sonrası oturma hakkını doğrudan belirlemez. Dava süresince verilecek tedbir kararında ve şiddet iddiası bulunan hâllerde 6284 sayılı Kanun kapsamında alınacak uzaklaştırma kararında ise kusur ve şiddet olgusu belirleyici olabilir.