Hukuki süre hesaplama aracı, dava açma, cevap verme, itiraz, istinaf ve temyiz gibi usul işlemleri için kanunda öngörülen sürelerin hangi tarihte başlayıp hangi tarihte sona ereceğini hesaplamak amacıyla kullanılır. Hukuki süreler çoğunlukla kesin süre niteliğindedir; son günün kaçırılması, haklı bir davanın esasına girilmeden reddedilmesine veya kararın kesinleşmesine yol açabilir. Bu nedenle sürelerin doğru hesaplanması, hak kaybını önlemenin ilk adımıdır.
Hukuki Süre Nedir?
Hukuki süre, bir usul işleminin yapılabilmesi için kanun veya mahkeme tarafından belirlenen zaman dilimidir. Süreler iki ana gruba ayrılır:
Kanuni süreler: Doğrudan kanunla belirlenen sürelerdir. İstinaf ve temyiz süreleri, cevap dilekçesi süresi ve idari dava açma süresi bu gruba girer.
Hâkim tarafından belirlenen süreler: Mahkemenin somut olayda belirlediği sürelerdir. Delil listesi sunulması veya gider avansı yatırılması için verilen süreler örnek gösterilebilir.
Ayrıca süreler, kesin süre ve kesin olmayan süre olarak da ayrılır. Kesin sürenin kaçırılması hâlinde o işlemi yapma hakkı kendiliğinden düşer. Kanunda öngörülen süreler, aksi belirtilmedikçe kesin süredir.
Sürelerin Hesaplanmasına İlişkin Temel Kurallar
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 90 ila 93. maddeleri sürelerin hesaplanmasına ilişkin temel kuralları belirler:
Gün olarak belirlenen süreler: Sürenin başladığı gün hesaba katılmaz; süre son günün tatil saatinde sona erer.
Hafta, ay veya yıl olarak belirlenen süreler: Sürenin başladığı güne son hafta, ay veya yıl içinde karşılık gelen günün tatil saatinde sona erer. Son ayda karşılık gelen gün yoksa süre o ayın son gününde biter.
Tatil günleri: Resmî tatil günleri süreye dahildir. Ancak sürenin son günü resmî tatile rastlarsa süre, tatili izleyen ilk iş günü çalışma saatinin bitiminde sona erer.
Başlangıç tarihi: Süreler, kural olarak tebliğ veya tefhim tarihinden itibaren işlemeye başlar.
Adli Tatil
Adli tatil her yıl 20 Temmuz’da başlar ve 31 Ağustos’ta sona erer (HMK m. 102). Adli tatilde işlemesi gereken süreler, tatilin bitiminden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır (HMK m. 104). Örneğin istinaf süresinin son günü 5 Ağustos’a rastlarsa, süre 31 Ağustos’tan itibaren bir hafta uzar ve 7 Eylül’de sona erer. Ancak nafaka, kira tahliye, iş davaları gibi adli tatilde görülecek işler için bu uzama uygulanmaz. Ceza yargılamasında ve idari yargıda adli tatile ilişkin kurallar farklıdır.
Sık Kullanılan Hukuki Süreler
Cevap dilekçesi: Dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki hafta; zorunlu hâllerde mahkemece bir defaya mahsus ve bir ayı geçmemek üzere ek süre verilebilir (HMK m. 127).
İstinaf (hukuk): Kararın tebliğinden itibaren iki hafta (HMK m. 345).
Temyiz (hukuk): Bölge adliye mahkemesi kararının tebliğinden itibaren iki hafta.
İstinaf ve temyiz (ceza): Hükmün açıklanmasından veya tebliğinden itibaren iki hafta.
İdari dava açma: İdari işlemin tebliğinden itibaren genel olarak altmış gün, vergi mahkemelerinde otuz gün (İYUK m. 7).
İcra takibine itiraz: Genel haciz yoluyla takipte ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün.
İcra mahkemesine şikâyet: İşlemin öğrenilmesinden itibaren yedi gün.
İşe iade: Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvuru.
Hukuki Süre Nasıl Hesaplanır?
Hesaplama aracı, başlangıç tarihi ile süre türünü ve uzunluğunu alarak son günü belirler; ardından son günün resmî tatile veya adli tatile denk gelip gelmediğini kontrol eder.
Örnek 1: İlk derece mahkemesi kararı 10 Mart Salı günü tebliğ edilmişse, iki haftalık istinaf süresi 24 Mart Salı günü mesai bitiminde sona erer. Hafta olarak belirlenen süre, son haftada tebliğ gününe karşılık gelen gün biter.
Örnek 2: İdari işlem 15 Ocak tarihinde tebliğ edilmişse, altmış günlük dava açma süresi 16 Ocak’tan itibaren sayılarak 16 Mart’ta sona erer. 16 Mart hafta sonuna rastlarsa süre izleyen ilk iş günü biter.
Tebligatın Süreye Etkisi
Sürelerin başlangıcında tebliğ tarihinin doğru belirlenmesi kritik önemdedir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca elektronik tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Muhtara bırakılan tebligatlarda ise ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih esas alınır. Usulsüz tebligatta muhatap, tebliği öğrendiği tarihi beyan ederek sürenin bu tarihten başlatılmasını isteyebilir.
Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar
Süreler mesai saati bitiminde sona erer; elektronik ortamda yapılan işlemlerde ise süre gün sonunda (saat 24.00’te) dolar.
Özel kanunlarda HMK’dan farklı süreler öngörülmüş olabilir; uygulanacak kanun mutlaka kontrol edilmelidir.
Arife günleri yarım gün tatil olduğundan, sürenin arife günü sona ermesi hâlinde öğleden sonraki çalışma saatlerine dikkat edilmelidir.
Süreyi kaçıran taraf, elinde olmayan sebeplerle süreyi kaçırdığını ispat ederse eski hâle getirme talebinde bulunabilir.
Ceza ve İdari Yargıda Sürelerin Özellikleri
Ceza yargılamasında süreler 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 39. maddesine göre hesaplanır. Gün olarak belirlenen sürelerde başlangıç günü hesaba katılmaz; hafta ve ay olarak belirlenen süreler, başlangıç gününe karşılık gelen günün bitiminde sona erer. Ceza yargılamasında adli tatile rastlayan süreler, tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılır (CMK m. 331/4). Tutuklu işler adli tatilde de görülmekle birlikte, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2022 tarihli kararına göre bu uzama tutuklu dosyalardaki kanun yolu sürelerinde de uygulanır. Hükmün sanığın yokluğunda açıklandığı durumlarda kanun yolu süresi, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren başlar.
İdari yargıda ise 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 8. maddesi uygulanır. İdari yargıda da adli tatil 20 Temmuz ile 31 Ağustos arasında uygulanır ve adli tatile rastlayan süreler, tatilin bittiği günden itibaren yedi gün uzatılmış sayılır. İdari işlemin ilan yoluyla duyurulduğu durumlarda dava açma süresi ilan tarihinden, ilgililere ayrıca tebliğ gereken işlemlerde ise tebliğ tarihinden başlar. İdareye başvurulup cevap beklenmesi gereken hâllerde süre, kanunda belirtilen cevap süresinin dolmasıyla işlemeye başlayabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Eski hâle getirme nedir?
Elinde olmayan sebeplerle kesin süreyi kaçıran taraf, engelin ortadan kalkmasından itibaren iki hafta içinde eski hâle getirme talebinde bulunabilir. Talepte engelin varlığının ve süreyi kaçırmaya neden olduğunun belgelendirilmesi gerekir; mahkeme talebi kabul ederse işlem süresinde yapılmış sayılır.
Hafta sonu süreye dahil midir?
Evet. Hafta sonları ve resmî tatiller süreye dahildir. Yalnızca sürenin son günü tatile rastlarsa süre izleyen ilk iş günü sona erer.
Adli tatil tüm davalarda süreyi uzatır mı?
Hayır. Kanunda adli tatilde görülebileceği belirtilen işler (örneğin nafaka, kira, iş davaları, ihtiyati tedbir) bakımından adli tatile ilişkin süre uzaması uygulanmaz.
Süre kaçırılırsa ne olur?
Kesin sürenin kaçırılması hâlinde o işlemi yapma hakkı düşer. İstinaf süresinin kaçırılması, ilk derece mahkemesi kararının kesinleşmesi sonucunu doğurur. Eski hâle getirme imkânı ise yalnızca kanundaki sınırlı şartlarla mümkündür.
E-tebligatta süre ne zaman başlar?
Elektronik tebligat, alıcının elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır; süre bu tarihten itibaren işlemeye başlar.
Hukuki süre hesaplama aracının sonuçları bilgilendirme amaçlıdır. Hak kaybına yol açabilecek süreli işlemlerde, uygulanacak özel kanun hükümlerinin ve tebligat tarihinin bir avukat tarafından kontrol edilmesi önerilir.
İlgili araç: Dava Harcı Hesaplama Aracı. Hesaplama Araçları sayfamızdan diğer araçlara ulaşabilirsiniz.